Ayşenur İnan

Ayşenur İnan

Diyetisyen Ayşenur İnan

Sirkadiyen ritim ve beslenme ilişkisi

15 Kasım 2021 - 16:29

Sirkadiyen ritim; dünyanın kendi ekseni etrafında yaklaşık 24 saat süren dönüşünün canlılar üzerinde oluşturduğu biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal ritimlerin tekrar edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Sirkadiyen sistemler bir hiyerarşi içinde olup, merkezi ve perifer olmak üzere iki yapı tarafından kontrol edilmektedir. Hipotalamusta yer alan merkezi zamanlayıcı suprakiazmatik nükleus için ışık en önemli zamanlayıcıdır.

Işığın yanı sıra melatonin, sıcaklık, jet-lag ve vardiya değişim durumu da ritmi etkileyen etmenler arasındadır. Karaciğer, pankreas, iskelet kasını içine alan birçok periferal doku içerisindeki periferik zamanlayıcılar suprakiazmatik nükleustan gelen sinyaller ile yönetilmektedir.

Ancak, suprakiazmatik nükleus ile birlikte beslenme de periferal dokular için potansiyel bir zamanlayıcıdır. “Yanlış” sirkadiyen zamanda enerji alımı sonucu gelişen sirkadiyen bozulma, vücut ağırlığının artışına neden olabilir ve bu durum beslenme zamanının sirkadiyen bozulma ile görülen metabolik bozulmaya neden olan önemli bir faktör olduğunu destekler.

Modern teknoloji ile beraber vardiyalı ve gece çalışan işçi sayısı artmakta, bunun paralelinde yanlış sirkadiyen zamanda beslenme sıklığı da artabilmektedir.

Sirkadiyen ritmin düzensizliği metabolik sendrom, obezite ve Tip 2 diyabetin başlangıcı, kardiyovasküler hastalıklar, vücut ağırlığı ve lipit düzeyleri ile ilişkilidir. Beslenme, hem saat çıktısı hem de periferal dokular için saat girdisi olan sirkadiyen bir olaydır. Grelin, leptin, glukoz, insülin aracılığıyla periferik dokulardan beyne geri dönüş yaptığı için sirkadiyen beslenme metabolik denge için önemli olan metabolizma ve saatin iç içe geçmesine katkı sağlar.

Beslenme zamanı metabolizmayı önemli bir şekilde etkilemektedir ve periferal dokular için potansiyel bir zamanlayıcıdır. Zamanla kısıtlanmış beslenme modeli veya dengeli bir kahvaltı, periferik dokulardaki sirkadiyen saatleri ciddi bir şekilde etkileyebilir ve bu sayede güçlendirebilirken, alışılmadık saatlerde beslenme veya yüksek yağlı bir diyet bu sirkadiyen saatleri zayıflatabilmektedir.

Obezite, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde karşılaşılan ciddi sağlık problemlerindendir. Her akşam geç saatte yemek yeme ve kahvaltıyı atlama alışkanlıklarının obezite prevalansı ile ilişkisinin incelendiği bir çalışma yapılmıştır. Yaşları 40-74 arasında farklılık gösteren toplam 19.687 Japon kadının boyları ve kiloları tespit edilmiş; kişilere akşam yemeğini geç saatte yeme, yatmadan önce bir şeyler atıştırma ve kahvaltıyı atlama gibi alışkanlıklarının olup olmadığı sorulmuştur.

Çalışmanın sonucunda geç saatte akşam yemeği veya yatmadan önce atıştırmalıklar tüketen kişilerin kahvaltıyı atlama eğiliminde olduğu, bunun da ağırlık artışıyla ilişkili olduğu bulunmuştur. Sirkadiyen ritim; obezitenin gelişiminde ve iştahın düzenlemesinde etkili olan insülin, glukagon, leptin, adiponektin, ve ghrelin hormonlarının salınımında etkilidir.

Sirkadiyen saatin yanlış zamanlanması; beslenme, davranış ve fizyoloji arasındaki uyuşmazlığa ve olumsuz sağlık sonuçlarına yol açmaktadır. Yapılan bir araştırmada, uykuda az saat geçiren bireylerde leptin ve ghrelin düzeylerinin düştüğü, bu düşüş ile birlikte iştahın yükseldiği görülmüştür. Sonuç olarak kısa uyku zamanının BKI (Beden Kitle İndeksi)  yükselme ile ilişkili olduğu söylenmektedir.

Kaynakça
KESER, A., & KARATAŞ, E. (2015). Sirkadiyen ritim ve metabolizma: Obezite üzerine etkileri. Sağlık Bilimleri Dergisi, 24(2), 113-119.
Başak, Ö. N. E. Y., & BALCI, Ç. Sirkadiyen Ritmin Sağlıktaki Rolü. Türkiye Sağlık Bilimleri ve Araştırmaları Dergisi, 4(2), 64-75.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum