Ayşenur İnan

Ayşenur İnan

Diyetisyen Ayşenur İnan

Ramazan Bayramı'nda beslenme

10 Mayıs 2021 - 12:34

Yeterli ve dengeli beslenme hayatımızın her döneminde büyük bir önem taşıdığı gibi bayram sürecinde de büyük önem taşımaktadır. Bir aylık oruç sürecinden sonra bayramla gelen beslenme düzenindeki ani değişim nedeniyle kişiler psikolojik olarak daha fazla yeme eğilimi göstermektedir. Ramazan boyunca uzun süren açlık nedeniyle metabolizma yavaşlar buna bağlı olarak kilo alımı olabilir. Bu nedenle bayramı toparlanma dönemi olarak değerlendirebiliriz.

Bayramda ve bayramdan sonraki süreçte az ve sık yemek yiyerek metabolizmayı hızlandırmak mümkündür. Öğünlerde porsiyon miktarları bir anda arttırılmamalı, ana öğünler günlük ihtiyacımız olan kaloriyi dikkate alarak ara öğünlerle desteklenmelidir.

Bayrama günün en önemli öğün olan kahvaltı ile başlanmalı ve sofralarda kaliteli protein kaynaklarına (yumurta, peynir) yer verilmelidir. Kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemi ile pişirilmiş besinlere mümkün olduğunca yer verilmemelidir.  Börek, poğaça, kurabiye gibi hamur işlerinden ve salam-sucuk-sosis gibi işlenmiş etlerden sakınılmalıdır. Ekmek olarak beyaz ekmek yerine esmer ekmek (tam tahıllı, çavdar ekmeği, siyez unlu, kepekli) tercih edilmelidir. Besinler olabildiğince yavaş ve çok çiğnenmelidir.

Gün boyunca öğün atlanılmamalı ve sindirim siteminin düzenli çalışması için lif içeriği yüksek meyve ve sebzeye öğünlerde sıklıkla yer verilmelidir. Akşam yemeğinde çok yağlı yemekler tercih edilmemeli, porsiyon ölçülerine dikkat edilmeli ve çok geç saatlere bırakılmamalıdır.

Genel olarak bayramlarda yılın hiçbir döneminde olmadığı kadar tatlı ve çikolata tüketimi olmaktadır. Bayram süresince aşırı tatlı tüketimi birçok sağlık problemini beraberinde getirmektedir. Bu sebeple tatlı ve çikolata tüketimine dikkat edilmeli, şerbetli tatlılar yerine daha hafif olan sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Eğer şerbetli tatlı tüketilecekse mutlaka porsiyon miktarı yarıya düşürülmelidir.

Porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır. Ayrıca 0-12 yaş grubu bebeklerin ve çocukların gelişimine herhangi bir katkısı olmayan, şeker düzeyi yüksek ama besin değeri düşük olan şeker ve şekerli besinlerden uzak tutulmalı, tüketiminden sonra diş temizliğine özen gösterilmelidir.

       Ramazan ayı boyunca azalan su tüketimi böbrek hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları ve deri hastalıkları gibi pek çok hastalığa neden olabilmektedir. Su sindirimi kolaylaştırmaya, vücudun ısı dengesini ayarlamaya ve zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı olmaktadır. Bu yüzden bayram ve bayramdan sonraki süreçte su tüketimi arttırılmalı, günlük tüketim miktarı minimum 8-10 bardak olmalıdır.

Gün içerisinde kahve ve çay tüketiminde aşırıya kaçıldığında çarpıntı, mide problemleri ve kalp ritim bozukluklarına neden olduğu için miktarına dikkat edilerek  tüketilmelidir. Bunun yanında asitli içecekler yerine bitki çayları tercih etmek, sıvı olarak ev yapımı limonata, ayran ve kefir tüketmek kişinin sağlığı açısından  daha uygun olacaktır.

Bütün bunlara ek olarak alınan enerjiyle harcanan enerji dengesini sağlamak için egzersize fırsat oluşturulmalıdır. Egzersiz Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için de oldukça etkilidir. Diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlığı bulunan, özel beslenme tedavisi uygulayan kişiler bayram süresinde ve daha sonrasında tedavilerine uygun beslenmelidir.
Sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim.

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum