Davut Karaman

Davut Karaman


Suskunluk, halı altına süpürülen pislikler gibidir

28 Eylül 2020 - 09:45


          Dr. Öğr. Üyesi Davut Karaman
     Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
           davut.karaman@alanya.edu.tr

Mutluluk ekip, huzur biçen ailelerin temeli sağlıklı iletişim ve karşılıklı değerden geçmektedir. Tam tersi olarak ayrılıkların başlangıcı da iletişimsizlik ve değersizleştirmeyle başlamaktadır. Evlilik sonrası eşler sen dili, ben dili yerine biz dilini kullanamadıkça ortak paydada buluşamaz. Mutlu bir aile olabilmenin yolu; bireysel mutluluktan geçmekle birlikte, bu tek başına yeterli değildir. Çekirdek aile içindeki tüm bireylerin de mutlu olması için gereken çabanın gösterilmesi, emeğin harcanması gerekmektedir.

Eşler günümüzde iletişim yerine sadece iletmek, değer vermek yerine de değer verilmeyi beklemektedir. Bu nedenle de başlayan kıvılcımlar maalesef ki birlikteliğin küllerine gebe olmaktadır. Temel iki sorun olan iletişim ve değerde yaşanan çatışmaların aynı anda ortaya çıkması demek, gözün üstünde kaşın var boyutuna geçiş köprüsüdür.

Bizce dilini kullanan eşlerin birlikteliği daha uzun ömürlü olacaktır. Çünkü bizce dilinde eşlerin arasına hiçbir şey girmez, giremez. Neredeyse aldıkları nefes bile ortaktır. Sen ben yok, biz varız diyebilen eşler; hayata farklı pencerelerden baksalar bile aynı hayalleri kurabilmektedirler. Ne zaman ki eşler arasına üçüncü şahıslar nüfuz etmeye başladı işte o zaman iletişimsizlik ve değer çatışmaları gün yüzüne çıkacaktır.  

Ama o benim annem, o benim kuzenim, o benim … diye başlayan zincirin sonu hiçbir zaman gelmeyecektir. Evlilikte eşler dışındaki herkes üçüncü şahıstır, kan bağı dışındaki kişiler ise dördüncü, beşinci… şahıslardır. Özellikle de ebeveynler eşlerin arasında değil, yanında olmalıdır. Hiçbir ebeveyn aile konularında eşe, eşinden daha yakın olmamalıdır. Aksi halde kendisinde bile sefa tohumları bitmeyen çekirdek ailenin, çevresine cefadan başka başak vermesi beklenemez.

Eşler birbirlerine karşı savcı, başkalarına karşı avukat olabilmelidir. Başka bir ifade ile içeride eş, eşinin daha iyi olması için sorgulayıcısı, dışarıda ise başkalarına karşı savunucusu olabilmelidir. Günümüzde öyle aileler var ki tam tersi olarak, eşini dışarıda kötüleyerek “aman bizim heriften de adam olmaz veya böyle hanım olacağına olmaz olsun” gibi sözlerle evlilik hayatını çekilmez hale getirmektedirler. Eşini değersizleştiren bu davranışlara ilave olarak; aile içinde olduğu kadar aile dışında da eşiyle ilgili olumlu paylaşımlarda bulunmamak, eşlerin kendisini değersiz hissetmesine neden olmaktadır. Değer vermek öncelik vermektir. Eşlerin önceliği de sadece ve sadece eşi olmalıdır.

İletişimsizlik, devamında değer kaybını da getirir. Bu yüzden eşler tartışsa bile iletişime devam etmelidir. En azından (seviyeli) tartışma sonucunda bir karara varma ihtimali, bir ders çıkarma tecrübesi vardır. Ama susmak ise en tehlikeli durumlardan biridir. Çünkü suskunluk; halı altına süpürülen pislikler gibidir, gün gelir ev çöplükten geçilmez olur. Tabi ki gerginlik içinde iken tartışma yanlış yöne gitmemesi için susma durumu farklıdır, eşler birbirine daha fazla zarar vermemek için bir süre konuşmayıp, sakinleşince konuşmayı tercih edebilirler.
Sorunlu ailelerin hemen hemen tamamına yakınında iletişimsizlik yaşandığı görülmektedir. İletişimsizlik demek (sadece) tartışma demek değildir. Eşler birbirine karşı iletişimde net olursa anlaşılmayan bir durum söz konusu olmaz. Ancak birçok ailede sera altı iletişim ya da gizli iletişim olarak ifade edebileceğimiz brüt iletişimin tercih edilmesi ise eşlerin karşılıklı olarak anlaşılmaz olmasına ve değersizlikle sonuçlanan bir duruma gitmektedir.

Şöyle ki evde çöpleri atmak istemediğini dürüstçe ve net bir şekilde ifade etmek yerine; eşine, işte aşırı yorulmaktan ve stresli bir gün geçirdiğinden bahsederek çöpü eşinin atmasını ve bu ifadeden de eşinin bunu anlamasını beklemektedir. Peki, böyle bir durumda eşi anlamadığı için çöpü atmaz ise bu sefer de “eşim beni anlamıyor, bana değer vermiyor” gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Buna benzer örnekler günlük hayatımızda maalesef oldukça fazla ve bedeli de ağır olmaktadır.

Her ailede sinirlerin yay gibi gerildiği, sözlerin ok gibi fırladığı, gönüllerin yaralandığı durumlar yaşanmaktadır. Önemli olan bu durumlarla başa çıkabilmektir. Bu nedenle etkili bir iletişimin olması gergin anların asgari düzeyde yaşanmasını, yaşandığı anda da daha kolay aşılmasını sağlayacaktır.

Mutlu bir yuva için aile meclisi kurarak ortak kararların alınması eşleri birbirine kenetleyecektir. Böylece eş ve üçüncü şahıslarla alınan gizli kararlara diğer eşin uyma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Şöyle ki iletişimsizliği ve değersizliği güçlendiren, masum gibi görünen alışkanlıklardan biri de herhangi bir eş ve ebeynleri, kardeşleri, yakın arkadaşları arasında önceden belli planlar yapılmasına rağmen  (kasıtlı olarak) diğer eşin bundan hiç haberinin olmamasıdır. Buna rağmen de sanki her şey tesadüfen gelişmiş gibi bihaber eşe yansıtılması durumudur. Herkes iletişimde iken bihaber eş, iletişim dışı kalmıştır. Bu gibi olayların rutin bir şekilde devamlılık göstermesi ise bihaber eşin durumu gizliden fark etmesi ama yansıtmaması ile iletişimsizlik ve değersizlik daha da derinleşmektedir.

Ayrıca ailede belirli kurallar olmalı ama bu kurallarda duruma ve şartlara göre esnetilebilmelidir. Birçok ailedeki temel sorunlardan biri ya kuralın hiç olmaması ya da kuralların çok katı olmasıdır. İdeal olanı ise ailenin yararına olabilecek esnek, objektif kuralların aile meclisinde görüşülerek karşılıklı değerler ekseninde oluşturulmasıdır. Ortak ve özel yaşam alanları oluşturarak, bu kurallara göre aile düzeninin tesis edilmesi oldukça yararlı olacaktır.

Huzurlu bir aile için iş ve ev hayatının birbirinden ayrı tutulması gerekmektedir. İş dışı zamanlarda aile fertleri ile nitelikli zaman geçirmek, ortak paylaşımlarda bulunmak aile bireylerinin karşılıklı değerini arttıracaktır. Başka bir ifade ile işinizle, aşkınızı karıştırmamak kırmızı çizgilerinizden biri olmalıdır. İşkoliklik de farklı bir bağımlılık türüdür ve huzurlu aileye giden yolda önemli bir engeldir. Hiçbir eş; akşama kadar işinizde yaşadıklarınızı sabaha kadar dinlemek zorunda değildir, çünkü eşiniz işinizden daha kıymetlidir. İşle ilgili sadece özet bilgi paylaşımı yeterli olacaktır.

Sonuç olarak; zaman zaman “el” gibi davrandığınız, üçüncü şahıslara verdiğiniz öncelikle aranıza duvarlar ördüğünüz eşiniz, aslında sizin en kıymetliniz. Bunun farkına varın, hayatınızda onu herkesten farklı bir yere koyun ve bunu ona hissettirin. Mesela; ona herkes gibi ismiyle hitap etmeyin, ona özgü bir sevgi ifadenizle onu herkesten farklı kılın. Çünkü o herkes değil. Yaş günü, evlilik yıl dönümü gibi özel günleri asla unutmayın. Pahalı değil düşünceli jestlerdir kıymetli olan, o yüzden özel biri olan eşinize özelliğini hissettirmek en güçlü iletişim ve değer kaynağıdır. Özel günlerin dışında da küçük sürprizlerle (karşılıklı olarak) eşinizi hatırlayın, onu önemseyin. O sizin için, siz onun için varsınız ve sizi bir arada tutanda eşinize yüklediğiniz anlamdır. Bu anlam ise iletişim ve değerde gizlidir. Önceliğinizin eşiniz olduğu, iletişimle güçlenen, değerle beslenen mutlu aileler dileğiyle…

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum