Uçurum
Sefa Yaşar

Uçurum

Bir deniz…Maviden de mavi gökyüzünden de gökyüzü.Kıyısında bir adam.Yaşı bir üveyik kadar.Saçları, ardındaki deniz kadar dalgalı.

Bir deniz…Maviden de mavi gökyüzünden de gökyüzü.Kıyısında bir adam.Yaşı bir üveyik kadar.Saçları, ardındaki deniz kadar dalgalı.Gözleri, uçları yanık bir kağıtta yazılı şiirin renginden.Bir deniz…Kıyısında semaya baş kaldırmış bir uçurum.Uçurumun göğsünde bir kadın.


Saçları görünmüyor.Gözleri daima mavilerin buluştuğu noktada.Ufukta.Kıyıdaki adamdan habersiz bir zaman.Adam ise çırpınıyor bir kez olsun uçurumdan kıyıya baksın diye kadın.Uçurumun zirvesindeki kadına tutulmuş heyhat.Bir zaman geçiyor böyle.Adam hala arayışlarda.Kimi zaman lodos oluyor denizden.Esip de çıkayım istiyor kadının yanına içinden.Kimi zaman ince bir kum oluyor sahilden.Dalgalarla beraber savrulayım istiyor kadının yanına inceden.İstiyor ama olmuyor,olmuyor.Kaç zaman geçer böyle bilinmez.Adam parmak uçlarından merdiven döşüyor uçuruma.


Bin bir zahmet ve güçlükte ulaşıyor sonunda.Tutuyor ellerinden kadının.Sesi dalgaların hışırtısından da gür haykırıyor sevdiğini.Kadın fark ediyor.Fark ediyor ki kaç zamandır ufuklarda gözlediği bu adamın dilinden dökülen nağmeler.Ruhunu okşuyor tabi bu sözler haliyle kadının.O da tutuluyor adama.Ve böylelikle uçurumun kıyısında bir rüya başlıyor.Ne denizden kopan fırtınalar ne dalgaların kayalıklardaki hırsı kendilerini bu rüyadan uyandırmasın istiyorlar.Adam ve kadın yaşıyor gönüllerine ne düşerse.Sonu olmayan şiirlerini burada yazıyor adam.En güzel dokunuşu burada hissediyor kadın.


Sen deyip susmalar hep bu uçurumun kenarında yaşanıyor.Birbirlerine ayak basabildikleri her yerde ve nefesleri yettiğince ‘seni seviyorum’lar ını eksik etmiyorlar.Fakat öyle bir gün geliyor ki bir gün birbirlerine sevgilerini haykırmadıkları tek bir metrekare bile kalmıyor uçurumun kıyısında.Dudaklarına dokunmadıkları bir parmak ucu kadar bile yer kalmıyor.Hayretler içersinde kalıyorlar bir süre.Fark ediyorlar ki konuşulmadık tek bir kelimeleri dahi yok.Adamın şiirleri çoktan kaybetmiş zaten kendini.


Artık gün boyu sadece ufku izler hale geliyorlar.Bazen titriyor dudakları adamın ‘Seviyorum’ demeye cesareti yok, fark ediyor.Çünkü karşılığını alamamaktan korkuyor haliyle.Geçen bin yılın ardından bir çığlık uyandırıyor adamı rüyasından.Rüyadan uyanmak değil de uyandığında sevdiği kadını yanında görememek ürkütüyor adamı.Dört bir tarafta göz gezdiriyor fakat ne hacet.En sonunda aklına bile getirmek istemediği şeyi yapıyor.Uzanıyor uçurumun kenarından.


O vücudunu kanla içinde bırakan,zirvesindeki kadına ulaşabilmek için beklediği uçurumdan.Görmeyesi gözleri görüyor kadını.Kadın gündoğumundan da önce uyanmış çoktan.Hala bilmediğim bir nedenden dolayı adamı bir başına bırakıyor kadın.Kollarını ilk ve son defa sevdiği adamdan bir başkasına –denize- açıyor ve bırakıyor kendini uçurumdan.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tüfekle vurduğu genci ölüme terk etti
Tüfekle vurduğu genci ölüme terk etti
Aksaray’da minibüs devrildi: 1 ölü ,2 yaralı
Aksaray’da minibüs devrildi: 1 ölü ,2 yaralı