Şeref Albayrak tutuklandı, peki Savaş Kalaycı?
Editör: Karamanca
10 Haziran 2026 - 12:15 - Güncelleme: 10 Haziran 2026 - 12:55
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde kayyım dönemine ilişkin yürütülen soruşturma, yalnızca bölgesel bir adli dosya olmaktan çıktı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bazı şirket ilişkileri, farklı belediyelerde yapılan ihaleleri de yeniden gündeme taşıdı.
Nitekim Halfeti Belediyesi'nin önceki yönetim dönemine ilişkin ''Suç işlemek amacıyla örgüt kurma'' ve ''Edimin ifasına fesat karıştırma'' iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında eski Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da aralarında bulunduğu 29 kişinin tutuklanmasıyla dosya yeni bir boyut kazandı. Soruşturma kapsamında 51 kişi hakkında işlem yapıldığı, bunların 28'inin kamu görevlisi olduğu açıklandı. Operasyon 24 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilirken, tutuklama kararları 28 Nisan 2026 tarihinde verildi.
Ancak asıl dikkat çekici nokta, Halfeti soruşturmasında adı geçen bazı şirketlerin başka belediyelerle olan ticari ilişkilerinin de inceleme konusu olduğuna yönelik iddialar oldu.
Karaman'a kadar uzanıyor!
İddialara göre savcılık, soruşturmaya konu şirketlerin yalnızca Halfeti Belediyesi ile ilişkilerini değil, Türkiye'nin farklı şehirlerinde aldıkları kamu ihalelerini de mercek altına aldı. Bu noktada dikkatler Karaman Belediyesi'nin 2024 yılında gerçekleştirdiği biyosidal ürün alım ihalesine çevrildi. Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ve 2024/147485 kayıt numarasıyla yayımlanan ihale sonuçlarına göre, biyosidal ürün alımı üç ayrı kısım halinde sonuçlandırıldı.
İhalenin bir kısmı 4 milyon 496 bin 800 TL bedelle Orjin Çevre Sağlığı İlaçları Peyzaj Tarım İnşaat ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verildi. İkinci kısmı 11 milyon 220 bin TL bedelle Vekon İlaçlama Temizlik Peyzaj İnşaat ve Ajans Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aldı. Üçüncü kısmı ise 7 milyon 398 bin TL bedelle Promise Çevre Sağlığı İlaçları ve Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verildi. Böylece yaklaşık 23 milyon liralık alım üç şirket arasında paylaştırılmış oldu.
Kronolojiye dikkat!
Karaman Belediyesi'nin söz konusu ihalesi 12 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirildi. Sözleşmeler ise 28 Mart 2024 tarihinde imzalandı. Aradan geçen süreçte Halfeti'deki soruşturma genişledi. 2025 yılında kamuoyuna yansıyan haberlerde İçişleri Bakanlığı'nın eski Halfeti kayyımı hakkında soruşturma izni verdiği bilgisi yer aldı. Kamuoyuna yansıyan haberler dolayısıyla muhtemelen ''Sıra bize geliyor'' diye düşünenler oldu ve ters algı oluşturup ön almaya çalışıldı.
Algı yönetimi
Kalaycı ve ekibi, göreve geldikleri günden itibaren kendilerini Cumhur İttifakı'na yakın medyanın eleştirmeyeceğini biliyordu. Dolayısıyla kamuoyunda muhalif gözüken özellikle sol görüşlü medya gruplarının temsilcileriyle gizli ama yakın ilişkiler kurmaya çalıştı. Ne zaman halk desteği azalsa, bu muhalif yayın organlarından bazıları ortaya ''O kadar şaibeli iş varken bu olay ne alaka'' denilecek türden bir konu atar ve Kalaycı'yı halkın desteklemesini sağlardı. Örneğin geçmiş yıllarda, tam da bahsettiğimiz bir dönemde yine muhalif bir yayın organı, Karaman Belediyesi'nin hayata geçirdiği '70 metrelik Bayrak direği' için harcanan parayı eleştiren ''MHP'li belediye 1,2 milyon liraya bayrak direği dikecek'' başlıklı bir haber yapmıştı. Haberden kimsenin haberi olmayınca, belediyeye yakın kimseler linki gruplarda paylaşarak; ''Bakın bizi nelerle eleştiriyorlar, bayrağımıza can feda'' gibi yorum akışına ve dolayısıyla halk nezdinde azalan itibara güç vermek istemişlerdi.
Velhasıl bu ihale-şirket-kayyım konuları gündeme geldiğinde de Karaman'da benzer bir manzara ortaya koyuldu. Sözde muhalif bir sitenin ''MHP'li Belediyede ihale skandalı!'' başlığıyla verilen haberinde; belediyede gerçekleştirilen ihale nedeniyle bir müdürün hedef gösterildiği, sorumluluğun ilgili bürokrata yüklenmeye çalışıldığı ve Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'nın durumdan haberdar olunca hemen olaya el attığı, dolayısıyla 'Hakkı savunan kahraman bir belediye başkanı' gibi lanse edilmeye çalışıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Bahse konu haberde Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'nın kamu zararını önlediği ve ihale sürecine müdahale ettiği yönünde bir anlatı oluşturuldu.
Ancak belediye kulislerinde farklı yorumlar dillendirildi. Belediyenin satın alma ve ihale süreçlerinin başkanlık makamından bağımsız yürüyemeyeceğini savunanlar, böylesine yüksek bedelli bir alımda siyasi ve idari sorumluluğun yalnızca bir müdür üzerinden açıklanamayacağını ileri sürdü. Hatta ''Savaş Kalaycı'dan habersiz belediyeye iğne alamazsın, ne yani milyonlarca liralık alım kararını müdür kendi başına mı vermiş'' diyenler bile oldu.
Bugün gelinen noktada kamuoyunun önünde duran temel sorular var:
1 - Halfeti soruşturmasında incelendiği öne sürülen şirketlerin Karaman Belediyesi ile yaptığı işlemler herhangi bir resmi incelemeye tabi tutuldu mu?
2 - Eğer tutulduysa sonuç ne oldu?
3 - Mülkiye müfettişleri veya Sayıştay tarafından bu ihalelerle ilgili özel bir inceleme yapıldı mı?
4 - Savcılık tarafından Karaman ayağına ilişkin herhangi bir değerlendirme gerçekleştirildi mi?
5 - Karaman Belediyesi'nden bilgi ve belge talep edildi mi?
6 - Kamuoyuna anlatıldığı gibi tüm sorumluluk tek bir müdüre mi ait, yoksa süreç kurumsal bir karar mekanizmasının sonucu mu?
Sadir Durmaz ne diyor bu işe?
Kulislerde konuşulan bir başka iddia ise konunun Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi'ne kadar ulaştığı yönünde. İddialara göre MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz'a bilgi verildi ve Savaş Kalaycı başta olmak üzere bazı isimler Genel Merkeze çağırılarak görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak bu konuda kamuoyuna yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor. Dolayısıyla bu bölüm de cevap bekleyen iddialar arasında yer alıyor.
Halfeti'de başlayan soruşturma yargının önünde ilerliyor. Şeref Albayrak dahil çok sayıda kişinin tutuklanmasıyla birlikte dosya artık Türkiye'nin dikkatle izlediği soruşturmalardan biri haline geldi. Ancak uzmanlara göre ''Kamu yönetiminde esas olan yalnızca suçun cezalandırılması değil, şüphelerin de açıklığa kavuşturulmasıdır''. Bu nedenle Karaman Belediyesi ile ilgili bölümde cevaplanmamış soruların kamuoyu adına sorulması, demokratik denetimin ve yerel yönetim şeffaflığının doğal gereğidir.
Şimdi konuyu şöyle bir toparlayalım. Halfeti'de soruşturma var. Tutuklamalar var. İhale kayıtlarında da görüldüğü üzere aynı şirketlerin Karaman Belediyesi ile ilişkileri var. Ancak Karaman ayağıyla ilgili kamuoyuna açıklanmış bir soruşturma veya yaptırım bilgisi yok. Garip değil mi?
Nitekim Halfeti Belediyesi'nin önceki yönetim dönemine ilişkin ''Suç işlemek amacıyla örgüt kurma'' ve ''Edimin ifasına fesat karıştırma'' iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında eski Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da aralarında bulunduğu 29 kişinin tutuklanmasıyla dosya yeni bir boyut kazandı. Soruşturma kapsamında 51 kişi hakkında işlem yapıldığı, bunların 28'inin kamu görevlisi olduğu açıklandı. Operasyon 24 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilirken, tutuklama kararları 28 Nisan 2026 tarihinde verildi.
Ancak asıl dikkat çekici nokta, Halfeti soruşturmasında adı geçen bazı şirketlerin başka belediyelerle olan ticari ilişkilerinin de inceleme konusu olduğuna yönelik iddialar oldu.
Karaman'a kadar uzanıyor!
İddialara göre savcılık, soruşturmaya konu şirketlerin yalnızca Halfeti Belediyesi ile ilişkilerini değil, Türkiye'nin farklı şehirlerinde aldıkları kamu ihalelerini de mercek altına aldı. Bu noktada dikkatler Karaman Belediyesi'nin 2024 yılında gerçekleştirdiği biyosidal ürün alım ihalesine çevrildi. Karaman Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ve 2024/147485 kayıt numarasıyla yayımlanan ihale sonuçlarına göre, biyosidal ürün alımı üç ayrı kısım halinde sonuçlandırıldı.
İhalenin bir kısmı 4 milyon 496 bin 800 TL bedelle Orjin Çevre Sağlığı İlaçları Peyzaj Tarım İnşaat ve Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verildi. İkinci kısmı 11 milyon 220 bin TL bedelle Vekon İlaçlama Temizlik Peyzaj İnşaat ve Ajans Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aldı. Üçüncü kısmı ise 7 milyon 398 bin TL bedelle Promise Çevre Sağlığı İlaçları ve Hizmetleri İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verildi. Böylece yaklaşık 23 milyon liralık alım üç şirket arasında paylaştırılmış oldu.
Kronolojiye dikkat!
Karaman Belediyesi'nin söz konusu ihalesi 12 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirildi. Sözleşmeler ise 28 Mart 2024 tarihinde imzalandı. Aradan geçen süreçte Halfeti'deki soruşturma genişledi. 2025 yılında kamuoyuna yansıyan haberlerde İçişleri Bakanlığı'nın eski Halfeti kayyımı hakkında soruşturma izni verdiği bilgisi yer aldı. Kamuoyuna yansıyan haberler dolayısıyla muhtemelen ''Sıra bize geliyor'' diye düşünenler oldu ve ters algı oluşturup ön almaya çalışıldı.
Algı yönetimi
Kalaycı ve ekibi, göreve geldikleri günden itibaren kendilerini Cumhur İttifakı'na yakın medyanın eleştirmeyeceğini biliyordu. Dolayısıyla kamuoyunda muhalif gözüken özellikle sol görüşlü medya gruplarının temsilcileriyle gizli ama yakın ilişkiler kurmaya çalıştı. Ne zaman halk desteği azalsa, bu muhalif yayın organlarından bazıları ortaya ''O kadar şaibeli iş varken bu olay ne alaka'' denilecek türden bir konu atar ve Kalaycı'yı halkın desteklemesini sağlardı. Örneğin geçmiş yıllarda, tam da bahsettiğimiz bir dönemde yine muhalif bir yayın organı, Karaman Belediyesi'nin hayata geçirdiği '70 metrelik Bayrak direği' için harcanan parayı eleştiren ''MHP'li belediye 1,2 milyon liraya bayrak direği dikecek'' başlıklı bir haber yapmıştı. Haberden kimsenin haberi olmayınca, belediyeye yakın kimseler linki gruplarda paylaşarak; ''Bakın bizi nelerle eleştiriyorlar, bayrağımıza can feda'' gibi yorum akışına ve dolayısıyla halk nezdinde azalan itibara güç vermek istemişlerdi.
Velhasıl bu ihale-şirket-kayyım konuları gündeme geldiğinde de Karaman'da benzer bir manzara ortaya koyuldu. Sözde muhalif bir sitenin ''MHP'li Belediyede ihale skandalı!'' başlığıyla verilen haberinde; belediyede gerçekleştirilen ihale nedeniyle bir müdürün hedef gösterildiği, sorumluluğun ilgili bürokrata yüklenmeye çalışıldığı ve Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'nın durumdan haberdar olunca hemen olaya el attığı, dolayısıyla 'Hakkı savunan kahraman bir belediye başkanı' gibi lanse edilmeye çalışıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldı. Bahse konu haberde Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı'nın kamu zararını önlediği ve ihale sürecine müdahale ettiği yönünde bir anlatı oluşturuldu.
Ancak belediye kulislerinde farklı yorumlar dillendirildi. Belediyenin satın alma ve ihale süreçlerinin başkanlık makamından bağımsız yürüyemeyeceğini savunanlar, böylesine yüksek bedelli bir alımda siyasi ve idari sorumluluğun yalnızca bir müdür üzerinden açıklanamayacağını ileri sürdü. Hatta ''Savaş Kalaycı'dan habersiz belediyeye iğne alamazsın, ne yani milyonlarca liralık alım kararını müdür kendi başına mı vermiş'' diyenler bile oldu.
Bugün gelinen noktada kamuoyunun önünde duran temel sorular var:
1 - Halfeti soruşturmasında incelendiği öne sürülen şirketlerin Karaman Belediyesi ile yaptığı işlemler herhangi bir resmi incelemeye tabi tutuldu mu?
2 - Eğer tutulduysa sonuç ne oldu?
3 - Mülkiye müfettişleri veya Sayıştay tarafından bu ihalelerle ilgili özel bir inceleme yapıldı mı?
4 - Savcılık tarafından Karaman ayağına ilişkin herhangi bir değerlendirme gerçekleştirildi mi?
5 - Karaman Belediyesi'nden bilgi ve belge talep edildi mi?
6 - Kamuoyuna anlatıldığı gibi tüm sorumluluk tek bir müdüre mi ait, yoksa süreç kurumsal bir karar mekanizmasının sonucu mu?
Sadir Durmaz ne diyor bu işe?
Kulislerde konuşulan bir başka iddia ise konunun Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi'ne kadar ulaştığı yönünde. İddialara göre MHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz'a bilgi verildi ve Savaş Kalaycı başta olmak üzere bazı isimler Genel Merkeze çağırılarak görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak bu konuda kamuoyuna yapılmış resmi bir açıklama bulunmuyor. Dolayısıyla bu bölüm de cevap bekleyen iddialar arasında yer alıyor.
Halfeti'de başlayan soruşturma yargının önünde ilerliyor. Şeref Albayrak dahil çok sayıda kişinin tutuklanmasıyla birlikte dosya artık Türkiye'nin dikkatle izlediği soruşturmalardan biri haline geldi. Ancak uzmanlara göre ''Kamu yönetiminde esas olan yalnızca suçun cezalandırılması değil, şüphelerin de açıklığa kavuşturulmasıdır''. Bu nedenle Karaman Belediyesi ile ilgili bölümde cevaplanmamış soruların kamuoyu adına sorulması, demokratik denetimin ve yerel yönetim şeffaflığının doğal gereğidir.
Şimdi konuyu şöyle bir toparlayalım. Halfeti'de soruşturma var. Tutuklamalar var. İhale kayıtlarında da görüldüğü üzere aynı şirketlerin Karaman Belediyesi ile ilişkileri var. Ancak Karaman ayağıyla ilgili kamuoyuna açıklanmış bir soruşturma veya yaptırım bilgisi yok. Garip değil mi?







YORUMLAR