Dolgu Uygulamaları İle Gençleşin

Yaş almaya bağlı olarak cilt altı yağ tabakasında ve kolajen lifler gibi yapısal dokularda azalmalar meydana gelir. Azalmalar sonucunda ciltte kırışıklıklar ve sarkmalar oluşur ve bu oluşumların giderilmesinde dolgu prosedürlerinden yararlanılabilir.

Dolgu Uygulamaları İle Gençleşin
Editör: Karamanca
21 Mayıs 2021 - 15:35








Dolgu İstanbul başta olmak üzere tüm illerimizde en sık uygulanan medikal estetik prosedürlerin başında gelir. Dolgu prosedürü sarkmaların, çizgilerin ve kırışıklıkların giderilmesinin yanı sıra dokulara şekil verme yani estetik açıdan iyileştirme amacına yönelik olarak da uygulanabilir. Dolgu enjeksiyonları yüzdeki ince kırışıklıkların ve çizgilerin giderilmesi, dudakların dolgunlaştırılması, elmacık kemiklerinin belirginleştirilmesi gibi farklı amaçlara yönelik olarak kullanılabilir. Pratik ve güvenilir bir yöntem olan dolgu cilt altına enjeksiyon yoluyla uygulanır. Dolgu uygulamaları kişilerdeki yaşlanma belirtilerinin giderilmesini, daha genç ve canlı görünen bir cilde sahip olunmasını sağlar.

Yüz Dolgu Enjeksiyonlarında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tüm medikal estetik prosedürlerde olduğu gibi yüz dolgu enjeksiyonlarında da en başarılı sonuçların alınabilmesi için hastanın ihtiyacı ve beklentisi çok iyi anlaşılmalıdır. Ardından beklentilerini karşılayacak en uygun prosedürlere doktor tarafından yönlendirme yapılmalı, dolgu enjeksiyonları doğru şekilde uygulanmalıdır.

Yüzün bazı bölgelerinde gerçekleştirilen prosedürlerin komşu anatomik bölgeleri etkilemesi söz konusu olabilir. Orta yüz bölgesindeki derin yağ planlarının hacmi artırıldığında gözyaşı oluğu bölgesinde ya da burun yanı nazolabial katlantıda bulunan sorunlar azalabilir. Elmacık kemiklerinde hacim artışı olduğunda alt çene hattındaki cilt sarkmasının azalması mümkündür. Bu nedenle eğer gözyaşı oluğuna ışık dolgusu prosedürü uygulanacaksa öncelikle orta yüz bölgesindeki problem düzeltilmeli ya da alt çene hattına müdahale edilmeden önce elmacık kemiğinin durumu değerlendirilip gerektiği takdirde bu bölgeye uygulama yapılması önceliklendirilmelidir.

Yüzde Hangi Dolgu Materyalleri Kullanılır?

Yüze dolgu enjeksiyonunda kullanılabilecek farklı materyaller bulunsa da en çok tercih edilen dolgu malzemeleri hyaluronik asit ile kişinin kendi vücudundan alınan ve işlemden geçirilen yağ dokusudur.

Hyaluronik asit ciltteki kolajenin yapısında doğal olarak bulunan bir maddedir. Laboratuvar ortamında ise sentetik olarak ve moleküller arasında farklı özellikteki çapraz bağları içeren formlar şeklinde üretilebilmektedir. Bu çeşitlilik sayesinde hyaluronik asit farklı uygulama bölgelerinde ve farklı amaçlara yönelik olarak kullanılabilmektedir.

Orta yüz bölgesindeki derin yağ planlarının artırılması için sert yapıda ve güçlü bağlar içeren hyaluronik asit formları kullanılırken gözyaşı oluğunda yumuşak ve güçlü bağlar içermeyen hyaluronik asit formları tercih edilir.  Hyaluronik asit formlarının yüksek ölçüde sus tutma özelliği vardır. Uygulandıkları bölgede cildi nemlendirirler ve cilt kalitesinin artmasını sağlarlar. 

Hyaluronik asit vücutta bulunan organik ve doğal bir madde olduğu, hayvansal kaynaklı olmadığı için alerjiye neden olmaz. Genelde 6-12 ay arasında etki süresine sahip olsa da bu süre kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Hyaluronik asit enjeksiyonundan sonra birkaç gün ciltte şişkinlik, kızarıklık ve enjeksiyon bölgesinde hafif bir acı olabilir. 

Dolgu Enjeksiyonu Ağrılı mıdır?

İğne ile yapılan enjeksiyonlar olan dolgu uygulamaları belirgin bir ağrı ya da rahatsızlık hissi oluşturmazlar. Genellikle lokal anestezi altında uygulandıklarından kişi dolgu enjeksiyonu sırasında ağrı ya da acı hissetmez. Ancak dudak gibi hassas bölgelere uygulanan dolgu enjeksiyonlarından sonra belirli bir süre hafif sızlama hissedilmesi normaldir. 

Dolgu Uygulamalarının Tehlikesi Var mı?

Hyaluronik asit vücutta doğal olarak bulunan bir madde olması nedeniyle herhangi bir zarar teşkil etmez. Ancak hyaluronik asit dolgu uygulaması esnasında ve sonrasında bazı komplikasyonlarla nadiren de olsa karşılaşılabilir. Bunlar arasında en önemlisi enfeksiyondur. Enfeksiyon enjeksiyon öncesinde cilt dezenfektasyonuna dikkat edilmesi ve uygulamanın steril bir ortamda yapılması durumunda çok nadir görülen bir durumdur.

Granülom denilen geç dönem doku reaksiyonları, uygulama yapılan bölgede cilt altında sert hassas kitleler şeklinde izlenir. Kaliteli dolgu malzemelerinin kullanılması durumunda granülom oluşumu çok nadirdir.

Dolgu enjeksiyonundan sonra uygulama bölgesinde asimetri oluşabilir. Bu durum genelde ek dolgu uygulamaları ile kolaylıkla düzeltilir. Eğer olması gerekenden fazla dolgu enjeksiyonu yapıldıysa uygulama bölgesine Hyaluronidaz enzimi enjekte edilip hyaluronik asitin eritilmesi sağlanabilir. 

Yağ Enjeksiyonu Nedir?

Yüze dolgu uygulamalarında sıklıkla kullanılan diğer materyal kişinin kendi yağ dokusudur. Bu yöntemde kalça, göbek, bacak gibi vücudun uygun görülen bölgelerinden alınan yağ çeşitli işlemlerden geçirilir. Daha sonra hacim kaybı olan bölgelere yağ enjeksiyonu yapılır. Yağ transferinde enjeksiyonu yapılan yağ hücreleri uygulandıkları bölgede kısmen kalıcı olmakla birlikte içerdikleri kök hücreler sayesinde uygulama bölgesindeki doku kalitesinin artırılmasında önemli rol oynarlar.

Dolgu enjeksiyonlarının yanı sıra göz kapağı estetiği İstanbul ve diğer metropollerde sıkça uygulanan medikal prosedürler arasında yer almaktadır. Uzm. Dr. Şafak Göktaş ameliyatsız göz kapağı estetiği ve dolgu enjeksiyonları başta olmak üzere tüm medikal prosedürleri steril bir ortamda ve titizlikle gerçekleştirmektedir. Hastalarının ihtiyaçlarını ve beklentilerini detaylı bir şekilde analiz ettikten sonra en uygun çözümleri öneren Uz. Dr. Şafak Göktaş ile iletişime geçerek siz de ameliyatsız güzelliğe ve genç görünüme giden yolda ilk adımınızı atabilirsiniz. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum