Sığla yağı ve Sığla Buhuru üretimi başladı

Sığla yağı ve Sığla Buhuru üretimi başladı
Editör: Karamanca
23 Haziran 2026 - 12:28

MUĞLA'nın Köyceğiz ilçesinde binlerce yıllık geçmişe sahip sığla ağacından elde edilen sığla yağı ve sığla buhuru için 2026 yılı üretim sezonu başladı. Bu yıl 1 ton sığla yağı ve 3 ton sığla buhuru üretilmesinin hedeflendiği bildirildi.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde, Köyceğiz'in Kavakarası Mahallesi'nde 2026 yılı sığla yağı ve sığla buhuru üretim çalışmaları başladı. Binlerce yıllık geçmişe sahip sığla ağacından elde edilen ve ekonomik değeri yüksek ürünler arasında yer alan sığla yağı ile sığla buhuru için bu yıl 50 hektarlık sığla ormanında üretim gerçekleştirilecek. Planlama kapsamında 1 ton sığla yağı ve 3 ton sığla buhuru üretimi hedefleniyor. Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, Beyobası Orman İşletme Şefliği sınırlarında bulunan üretim sahasında kabuk kızıllatma ve kabuk kazıma işlemlerini yerinde takip etti. Ardından Kavakarası Mahallesi'ndeki üretim tesisine geçen ekip, kabukların kaynatılması, preslenerek sığla yağının elde edilmesi ve son aşamada sığla buhuruna dönüştürülmesi süreçlerini inceledi.

YENİ SİSTEM KULLANILIYOR

Daha önce açık alanda yakılan ateşle gerçekleştirilen kaynatma işlemleri, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle kurulan kapalı ısıtma sistemiyle yürütülmeye başlandı. Nisan ayında başlayıp ekim ayına kadar devam eden üretim döneminde, sığla ağaçlarından elde edilen kabuklar Kavakarası'ndaki tesiste işlenerek sığla yağı ve sığla buhuruna dönüştürülüyor. Üretim sürecinde Kavakarası ve çevresindeki mahallelerde yaşayanlar istihdam edilirken, iç ve dış piyasaya sunulan ürünlerle hem orman köylüsüne gelir sağlanıyor hem de ülke ekonomisine katkıda bulunuluyor.

'BÜTÜN AŞAMALARDA KÖYLÜLERİMİZ ÇALIŞIYOR'

Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, ''Sığla ağacı, dünyada Amerika ve Çin'den sonra ülkemizde Anadolu'nun güneybatı kısmında bulunan endemik bir türümüz. Müdürlüğümüz bünyesinde 1408 hektar sığla ormanlarımız bulunmakta. Bunlar daha çok Köyceğiz başta olmak üzere Fethiye, Dalaman, Marmaris ve Ula bölgesinde yoğunlaşmış durumda. Sığla yağı üretiminde sahadan, ağaçlardan yağın elde edilmesinden, üretim tesislerinden yağ dönüştürülmesine kadar ki bütün aşamalarda köylülerimiz çalışıyor. Böylelikle hem yöre halkına hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış bulunmaktayız" diye konuştu.

Sığla yağı

Muğla’nın bereketli topraklarında binlerce yıldır kök salan endemik sığla ağacı (Liquidambar orientalis), insanlık tarihine yön veren en gizemli ve değerli şifa kaynaklarından birini saklar. Bu ağacın gövdesinden süzülen sığla yağı ve onun ayrılmaz bir parçası olan sığla buhuru (günlük kabuğu), sadece birer bitkisel ürün değil; Antik Mısır’dan Osmanlı saraylarına uzanan devasa bir kültürel mirasın taşıyıcısıdır.Firavunların Ölümsüzlük Sırrı ve Kleopatra’nın GüzelliğiSığla yağının tarihi, insanlığın en büyük gizemlerinden biri olan Antik Mısır mumyalarına kadar uzanır.

Arkeolojik ve tarihi kayıtlar, sığla yağının o dönemde "mumyalama" işlemlerinin en kritik bileşenlerinden biri olduğunu gösterir. Güçlü antiseptik ve koruyucu özellikleri sayesinde firavunların bedenleri, sığla yağı ile yıkanarak asırlara meydan okuyacak şekilde korunmuştur.Sadece ölümden sonraki yaşamda değil, yaşamın tam merkezinde de sığla yağı vardı. Efsanevi Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın, dillere destan güzelliğini ve cildinin pürüzsüzlüğünü korumak için sığla yağı ile hazırlanan aşk iksirlerini ve kremleri kullandığı bilinmektedir.Şifa ve Kozmetiğin Kadim Merkezleri: Hipokrat ve Rodoslu TacirlerTıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat, ilaç formüllerinde sığla yağına geniş yer ayırmıştır. Antik çağlarda Marmaris ve Fethiye bölgelerinden toplanan bu değerli yağ, Rodoslu tacirler aracılığıyla Akdeniz dünyasına pazarlanır; Fenikeliler tarafından en kıymetli ticaret mallarından biri olarak gemilerle taşınırdı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde de saray hekimlerinin vazgeçilmezi olmuş, padişahların fermanlarıyla koruma altına alınmıştır.Sığla Yağı Nedir? (Doğanın Mucizevi Balzamı)Sığla ağacının gövdesine dikey yarıklar açılarak elde edilen sığla yağı; gri-kahverengi tonlarında, oldukça yoğun ve balsam kıvamında doğal bir sıvıdır. Kokusu odunsu, tatlı ve son derece kalıcıdır.Mide Dostu: Geleneksel olarak mide ülseri, gastrit ve reflü gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarında destekleyici olarak kullanılır.Cilt Yenileyici: Hücre onarıcı etkisiyle yaraların hızla kapanmasını sağlar, akne ve cilt lekelerine karşı savaşır.Koku Sabitleyici (Fiksatif): Dünyaca ünlü parfüm üreticileri, kokunun kalıcılığını artırmak için sığla yağını hammadde olarak kullanır.

Sığla Buhuru Nedir?
(Bin Yıllık Kadim Tütsü)Sığla yağı ağacın gövdesinden sıyrılırken, geriye kalan kokulu ağaç kabukları ve bitki parçaları güneşte kurutulur. İşte bu kurutulmuş kabuklara sığla buhuru veya halk arasında günlük kabuğu denir.Mekan Temizliği: Kor ateş üzerine atıldığında etrafa mistik, rahatlatıcı ve odunsu bir duman yayar. Ortamdaki negatif enerjiyi ve kötü kokuları temizlediğine inanılır.

Doğal Haşere Kovucu: Antik çağlardan beri bataklık alanlardaki sivrisinekleri ve tatarcıkları uzaklaştırmak için en etkili doğal yöntem olarak yakılmaktadır.Solunum Rahatlığı: Buhur dumanının, solunum yollarını rahatlatıcı ve göğsü yumuşatıcı etkileri vardır.Doğanın Anadolu’ya en büyük armağanlarından biri olan sığla, geçmişte firavunlara ölümsüzlük arayışında eşlik ederken, bugün modern dünyada hem bedensel şifa hem de ruhsal arınma arayanların vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.


YORUMLAR

  • 0 Yorum