Karmatiler ve Yüce Natık

Namazları 2 rekât olan Karmatiler’in Ramazan Ayı yerine oruçları farklı günlerdedir. Kıbleyi Kâbe olarak kabul etmeyen Karmatiler’de gusül abdesti de yoktur. ‘Yüce Natık’ diye adlandırılan kişi O’nlar için peygamberdir. İşte Karmatiler hakkında yayımlanan eser ve görüşlerden derlenen bazı bilgiler;

Karmatiler ve Yüce Natık
Editör: Karamanca
30 Kasım 2021 - 11:09 - Güncelleme: 17 Ocak 2022 - 13:34








Karmatilik, İsmailiye mezhebinin içinden çıkmış, Fatımilerin imamlığını kabul etmeyenlerin oluşturduğu bir şii mezhebidir. Kurulduğu dönemlerde genellikle ‘Yediciler’ olarak anılırlardı. Kufe’li Hamdan Karmat’tan isim alan mezhep, ismali mezhebi öğretilerine de sadık kalmıştır. İbn-i Manzur’a göre Karmatiler ayrı bir kavimdir. Mesudi ile Makdisi’ye göre ise Karmatiler, bir Sudan halkdıır. Bu özelliklere göre bazı araştırmacılar Karmatîler’in, söz konusu halkın Herodotos’un da zikrettiği (Tarih, IV, 174, 183, 184) Libya’dan getirilen Garamalılar yahut Garamantlar olduğunu ve adlarının Arap diline Karâmita yahut Karmatiyyûn şeklinde geçtiğini ileri sürerler.

Bazı Karmati kolları et yemez

295 (907-908) yılında Sevâd Karmatîleri arasında aktif olan Hint asıllı Ebû Hâtim ez-Zuttî et yemeyi yasakladığı için mensupları Bakliyye adıyla anılmış ve bu isim daha sonra Sevâd’da bulunan Karmatîler’in hepsini kapsamına almıştır. Karmati dini doktrini, genellikle Fatımi İsmaililiği’nin ortaya çıkışından önceki Batıniyye’nin dini anlayışına benzer. IV. (X.) yüzyılda Basra’da ortaya çıkan İhvan-ı Safa’nın Resail’indeki esaslara paralel bir anlayış sergileyen Karmati dini doktrini şöyle özetlenebilir:

İnanç ve ibadetler

Karmatî doktrininde nur önemli bir yer işgal eder. Başlangıçta ve sonda tek ve yalnız olan Allah’ın zâtı ''şa'şaâni nur'' ile ''kâhir nur''un sudûr ettiği ulvi bir nurdur. Kâhir nurdan külli akıl ve kâinatın nefsi ortaya çıkar. Kâinatın nefsi nebi, imam ve seçkinlerin akılları gibi beşeri akıllara kaynaklık eder, diğer akıllar ise yok sayılacak belirtilerdir. Şa'şaâni nur ikinci derecede olup gökteki felekler ve yerdeki cisimler gibi çeşitli görüntüler verebilen karanlıkla ilgili nuru yahut maddeyi meydana getirir. Külli akıl yahut sabık yaratıcı durumundadır. İmam külli aklın süfli alemdeki temsilcisidir, bundan dolayı ibadet Allah’ın kendisiyle hicaplandığı, diğer bir ifadeyle şekle bürünen ve ilâhi özellikler taşıyan imama tahsis edilmiştir.

Vahiy yok, akıl var

Karmatiler'e göre peygamber sabıktan tâli vasıtasıyla kendisine kutsi ve saf kuvvet intikal eden kişidir. Vahiy getiren ise Cebrâil değil peygamber üzerine taşan akıldır. Kur'an, Hz. Muhammed’in külli akıldan gelen bilgileri ortaya koyduğu kendi ifadelerinden oluşur. Bu bakımdan Kur'an'ın Allah'ın kelâmı diye adlandırılması mecazi anlamdadır.

Yedili sistem ‘Yüce Natık’

Bu sistemde dünyanın oluşumundan itibaren insanlığın dini tarihini keşif, fetret ve setr devrelerini içeren yedili bir sistem çerçevesinde mütalaa edilmiştir. Keşif devrinde iyilik hâkim olduğu için zâhir şeriata ihtiyaç yoktur, batın devresi de açıkça başlatılmıştır. Bunu takip eden fetret döneminde iyilik halk üzerindeki gücünü kaybeder ve şeriat kesintiye uğrar. Setr devresinde ise peygamber vahiy telakki edip şeriatı ortaya koyar ve batıni anlayışı belirleyecek olan vasisini tayin eder. Bu son devirde imamlar gizli kalırlar. Halk onların ortaya çıkışına hazır duruma gelince zuhur edip önceki şeriatı iptal eder ve yeni dönemi başlatırlar. Böylece yeni bir keşif devresi başlamış olur. Yedi büyük devre bu üç merhaleden geçerek gelişme gösterir. Her yedili devre peygamber yahut Karmatîler’in ifadesiyle ''natık''la başlar. Natıktan sonra gelen altı imam ise nâtıkın kitap ve şeriatının zahiri ve bâtınî gerçeklerini muhafaza ile yükümlüdür. Her nebinin devrindeki altı imamı takip eden yedinci kişi gelecek devrenin natıkı mertebesine yükselip önceki şeriatı iptal eder ve yeni bir devreyi başlatır. İlk peygamber Adem'den sonra gelen yedi vasi veya imamın sonuncusu Nuh'tur. Nuh, natık olması hasebiyle Adem devrinin kanunlarını ortadan kaldırarak yeni bir dönem başlatmıştır. Nuh'tan sonra gelen vasilerin yedincisi olan İbrahim de natık olması dolayısıyla eski devreyi iptal edip yeni bir dönemi uygulamaya koymuştur. Daha sonra sırasıyla Musa, İsa ve Hz. Muhammed devresi için de aynı durum söz konusudur. Hz. Peygamber'in ardından gelen, Ali, Hasan, Hüseyin, Zeynelabidin, Muhammed el-Bakır ve Cafer es-Sadık'tan sonra yedinci kişi olan ve imamet kendisine intikal eden Muhammed b. İsmail el-Mektum, yeni devrenin natıkı yani peygamberi olarak kendisinden önceki bütün şeriatların hükümlerini ortadan kaldırmış, önceki dinlerin gizli hakikatlerini ilan ve ifşa etmiş, yedinci ve son natık, aynı zamanda kaim ve mehdi olması dolayısıyla kıyamete kadar sürecek son devreyi başlatmıştır. O yeni bir şeriat getirmemiş, fakat kendisine gelen ilâhi mesaj daha önceki peygamberlere gönderilen haberlerin hepsinin ötesindeki bâtınî gerçekleri ihtiva etmiştir.

Namaz, oruç ve kıbleleri

Namaz, güneşin doğuşundan önce ve batışından sonra olmak üzere kılınan ikişer rekattan ibarettir. Namaz kılan kimse, her rekatta Ahmed b. Muhammed b. Hanefiyye'ye nâzil olduğuna inanılan İstiftâh sûresini okur. Kıble Beytülmakdis’tir (Mescid-i aksa). Oruç sadece Nevruz ve Mihrican günlerinde olmak üzere yılda iki gün tutulur. Bununla birlikte Ebû Said el-Cennâbi'den itibaren namaz ve orucun tamamen ilga edildiği nakledilir. Zekât genellikle imamın hakkı olarak anlaşılmış, muayyen nisbette ve yılda bir defa tahsil edilmiştir. Hac ibadeti zâhirî ve batıni olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Zahiri hac herkesin yaptığı, bâtınî anlamdaki hac ise imamı ziyaret olarak kabul edilmiştir. Cennâbiler zamanında haccın Mekke'ye değil Hecer'e yapılması için çaba sarfedilmiş, bu maksatla Ebu Tahir el-Cennâbi Kâbe baskınından sonra Hacerülesved'i alıp oraya götürmüştü.

Gusül abdesti yok

Bunların dışında Karmatiler'in cünüplük sebebiyle gusletmeyip sadece namaz abdesti gibi abdest aldıkları, içkiyi helâl, azı dişli ve pençeli hayvanların yenilmesini haram saydıkları, kendilerine muhalif olanların cizyeye bağlanmasını gerekli gördükleri nakledilen bilgiler arasındadır. Mezhep içinde 9 aşamalı hiyerarşik bir yapı vardır. Kendileri tarafından yazılan eserlerin başında İhvân-ı Safâ'nın Resâil'i gelir. Diğer bir kitap, Hamdân Karmat'ın kayınbiraderi ve Karmatî hareketinin önemli liderlerinden olan Ebû Muhammed Abdân’ın Şeceretü'l-yaḳin'i olup  bazı ayet ve hadislerin batıni yorumlarından ibarettir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum