Hüseyin Oprukçu'mu, Akçaşehir'mi kazanacak?
Editör: Karamanca
29 Temmuz 2026 - 07:13 - Güncelleme: 29 Temmuz 2026 - 07:57
Belediyenin resmi görüşü ''Olumsuz'', Başkan eylemlerde en ön safta. Peki kamuoyuna servis edilen tek sayfalık yazı neyin belgesi?
Karaman'ın Akçaşehir Beldesi'nde planlanan mermer ocağı projesi, günlerdir kamuoyunun en sıcak gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Tartışmaların odağında ise Akçaşehir Belediye Başkanı Soner Yeşildaş bulunuyor. Ancak dosyadaki resmi belgeler ve bugüne kadar yaşanan süreç birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıyla resmi kayıtların birbirini doğrulamadığı görülüyor.
Akçaşehir Belediyesi, 18 Eylül 2025 tarihli resmi kurum görüşünde mermer ocağına açık şekilde karşı çıktı. Belediye, projenin belde halkının sağlığını tehdit edeceğini, tarım ve hayvancılığa zarar vereceğini, su kaynaklarını olumsuz etkileyeceğini ve arkeolojik sit alanına risk oluşturacağını ayrıntılı gerekçelerle ilgili kurumlara bildirdi.
Yetmedi..
Başkan Soner Yeşildaş, mermer ocağına karşı düzenlenen protestolara bizzat katıldı, vatandaşlarla birlikte yürüdü ve yaptığı konuşmalarda projenin karşısında olduğunu kamuoyuna defalarca ilan etti. Hal böyleyken sosyal medyada dolaşıma sokulan ve yalnızca ''Mermer ocağı açılmasında sakınca görülmemiştir'' ifadesini içeren tek sayfalık yazı doğal olarak birçok soruyu da beraberinde getirdi.
Hayatın olağan akışına aykırı
Ortada dikkat çekici bir tablo bulunuyor. Bir belediye önce onlarca gerekçeyle ''Olumsuz görüş'' verecek, Başkanı meydanlarda mermer ocağına karşı mücadele edecek, Vatandaşlarla birlikte eylemlere katılacak, Sonra da aynı belediye başkanının hiçbir gerekçe olmadan tam tersini söyleyen tek cümlelik bir yazıyı imzaladığı iddia edilecek.
Belediyenin ayrıntılı resmi görüşü ortadayken, tek sayfalık söz konusu yazının hangi idari süreç kapsamında hazırlandığı, başka bir işlem veya yol çalışmasına ilişkin değerlendirmeyle karışıp karışmadığı da tartışılıyor. Çünkü resmi dosyanın bütünü incelendiğinde belediyenin mermer ocağına yönelik temel yaklaşımının değişmediği görülüyor.
Tanıdık bir isim: Hüseyin Oprukçu
Öte yandan mermer ocağını planlayan şirketin sahibi, uzun yıllar Ereğli Belediye Başkanlığı yapan Hüseyin Oprukçu. Projeye yönelik tepkiler büyüdükçe, tartışmanın şirketten uzaklaştırılıp Akçaşehir Belediye Başkanı üzerinden yürütülmeye çalışıldığı yönünde çeşitli değerlendirmeler kamuoyunda dillendiriliyor. Bu iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak tartışmaların odağının projeden çok belediye başkanına çevrilmeye çalışılması herkes tarafından dikkat çekiyor.
Akçaşehir Belediyesi'nin ayrıntılı gerekçelerle verdiği resmi olumsuz görüş mü esas alınacak, yoksa bağlamı kamuoyuna tam olarak açıklanmayan tek sayfalık bir yazı üzerinden bir algı mı oluşturulacak?
Süreci başından bu yana tüm kamuoyu takip ediyor. Başkan Soner Yeşildaş'ın ortaya koyduğu tavır değişmedi. Belgelerde, Meydanda, Mikrofonda ve vatandaşın yanında verilen mesaj hep aynı oldu: ''Akçaşehir'de mermer ocağı istenmiyor.''
Şansını Akçeşehir'de zorluyor
Ereğli'de uzun yıllar belediye başkanlığı yapan Hüseyin Oprukçu, son yerel seçimlerde seçmenin desteğini kaybederek görevinden ayrıldı. Seçim sonuçlarının nedenlerine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak Akçaşehir'de yaşanan süreç, siyasetin en temel gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor: Halkın açık iradesine rağmen yürütülen projeler, hangi gerekçeyle savunulursa savunulsun kamu vicdanında karşılık bulmuyor.
Akçaşehir'de vatandaşın büyük çoğunluğu mermer ocağına karşı çıkarken, tartışmanın odağını projeden uzaklaştırıp belediye başkanına çevirmeye dönük her girişim, kamuoyunda yeni soru işaretleri oluşturuyor. Oprukçu, Akçaşehir'de siyasi mühendislik ve algı yönetimi mi yapıyor?
Siyasetin temel ilkesi bellidir; halk için siyaset yapılır, halka rağmen değil. Yerel yönetimlerin varlık sebebi de vatandaşın ortak menfaatini korumaktır. Hüseyin Oprukçu'nun, yıllarca belediye başkanlığı yapmış bir isim olarak bu gerçeği herkesten iyi bilmesi beklenir. Çünkü yerel yönetimlerde en güçlü referans, makamlar değil, toplumun güvenidir. Bu güven zedelendiğinde sandığın verdiği mesaj da gecikmez.
Öte yandan, kamuoyunda milliyetçi-muhafazakâr siyasi gelenekle özdeşleşmiş isimlerden biri olarak görülen Oprukçu'nun, Akçaşehir'de halkın karşı çıktığı bir projede ısrarcı görünmesi, yalnızca şahsı açısından değil, mensubu olduğu siyasi anlayış açısından da tartışmalara neden olabilecek bir tablo ortaya çıkarabilir. Siyasi partiler, yerelde oluşan toplumsal hassasiyetleri dikkate almak durumundadır. Çünkü hiçbir siyasi hareket, halkın sesine rağmen kalıcı bir başarı elde edemez.
Akçaşehir'de bugün verilen mücadele yalnızca bir mermer ocağı meselesi değildir; yerel iradenin, çevrenin, tarımın ve halkın ortak yaşam alanlarının korunmasına ilişkin bir irade beyanıdır. Tartışılması gereken, belediye değil mermer ocağıdır. İrdelenmesi gereken, Soner Yeşildaş değil, Hüseyin Oprukçu'dur.
Karaman'ın Akçaşehir Beldesi'nde planlanan mermer ocağı projesi, günlerdir kamuoyunun en sıcak gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Tartışmaların odağında ise Akçaşehir Belediye Başkanı Soner Yeşildaş bulunuyor. Ancak dosyadaki resmi belgeler ve bugüne kadar yaşanan süreç birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıyla resmi kayıtların birbirini doğrulamadığı görülüyor.
Akçaşehir Belediyesi, 18 Eylül 2025 tarihli resmi kurum görüşünde mermer ocağına açık şekilde karşı çıktı. Belediye, projenin belde halkının sağlığını tehdit edeceğini, tarım ve hayvancılığa zarar vereceğini, su kaynaklarını olumsuz etkileyeceğini ve arkeolojik sit alanına risk oluşturacağını ayrıntılı gerekçelerle ilgili kurumlara bildirdi.
Yetmedi..
Başkan Soner Yeşildaş, mermer ocağına karşı düzenlenen protestolara bizzat katıldı, vatandaşlarla birlikte yürüdü ve yaptığı konuşmalarda projenin karşısında olduğunu kamuoyuna defalarca ilan etti. Hal böyleyken sosyal medyada dolaşıma sokulan ve yalnızca ''Mermer ocağı açılmasında sakınca görülmemiştir'' ifadesini içeren tek sayfalık yazı doğal olarak birçok soruyu da beraberinde getirdi.
Hayatın olağan akışına aykırı
Ortada dikkat çekici bir tablo bulunuyor. Bir belediye önce onlarca gerekçeyle ''Olumsuz görüş'' verecek, Başkanı meydanlarda mermer ocağına karşı mücadele edecek, Vatandaşlarla birlikte eylemlere katılacak, Sonra da aynı belediye başkanının hiçbir gerekçe olmadan tam tersini söyleyen tek cümlelik bir yazıyı imzaladığı iddia edilecek.
Belediyenin ayrıntılı resmi görüşü ortadayken, tek sayfalık söz konusu yazının hangi idari süreç kapsamında hazırlandığı, başka bir işlem veya yol çalışmasına ilişkin değerlendirmeyle karışıp karışmadığı da tartışılıyor. Çünkü resmi dosyanın bütünü incelendiğinde belediyenin mermer ocağına yönelik temel yaklaşımının değişmediği görülüyor.
Tanıdık bir isim: Hüseyin Oprukçu
Öte yandan mermer ocağını planlayan şirketin sahibi, uzun yıllar Ereğli Belediye Başkanlığı yapan Hüseyin Oprukçu. Projeye yönelik tepkiler büyüdükçe, tartışmanın şirketten uzaklaştırılıp Akçaşehir Belediye Başkanı üzerinden yürütülmeye çalışıldığı yönünde çeşitli değerlendirmeler kamuoyunda dillendiriliyor. Bu iddialar bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak tartışmaların odağının projeden çok belediye başkanına çevrilmeye çalışılması herkes tarafından dikkat çekiyor.
Akçaşehir Belediyesi'nin ayrıntılı gerekçelerle verdiği resmi olumsuz görüş mü esas alınacak, yoksa bağlamı kamuoyuna tam olarak açıklanmayan tek sayfalık bir yazı üzerinden bir algı mı oluşturulacak?
Süreci başından bu yana tüm kamuoyu takip ediyor. Başkan Soner Yeşildaş'ın ortaya koyduğu tavır değişmedi. Belgelerde, Meydanda, Mikrofonda ve vatandaşın yanında verilen mesaj hep aynı oldu: ''Akçaşehir'de mermer ocağı istenmiyor.''
Şansını Akçeşehir'de zorluyor
Ereğli'de uzun yıllar belediye başkanlığı yapan Hüseyin Oprukçu, son yerel seçimlerde seçmenin desteğini kaybederek görevinden ayrıldı. Seçim sonuçlarının nedenlerine ilişkin farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak Akçaşehir'de yaşanan süreç, siyasetin en temel gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor: Halkın açık iradesine rağmen yürütülen projeler, hangi gerekçeyle savunulursa savunulsun kamu vicdanında karşılık bulmuyor.
Akçaşehir'de vatandaşın büyük çoğunluğu mermer ocağına karşı çıkarken, tartışmanın odağını projeden uzaklaştırıp belediye başkanına çevirmeye dönük her girişim, kamuoyunda yeni soru işaretleri oluşturuyor. Oprukçu, Akçaşehir'de siyasi mühendislik ve algı yönetimi mi yapıyor?
Siyasetin temel ilkesi bellidir; halk için siyaset yapılır, halka rağmen değil. Yerel yönetimlerin varlık sebebi de vatandaşın ortak menfaatini korumaktır. Hüseyin Oprukçu'nun, yıllarca belediye başkanlığı yapmış bir isim olarak bu gerçeği herkesten iyi bilmesi beklenir. Çünkü yerel yönetimlerde en güçlü referans, makamlar değil, toplumun güvenidir. Bu güven zedelendiğinde sandığın verdiği mesaj da gecikmez.
Öte yandan, kamuoyunda milliyetçi-muhafazakâr siyasi gelenekle özdeşleşmiş isimlerden biri olarak görülen Oprukçu'nun, Akçaşehir'de halkın karşı çıktığı bir projede ısrarcı görünmesi, yalnızca şahsı açısından değil, mensubu olduğu siyasi anlayış açısından da tartışmalara neden olabilecek bir tablo ortaya çıkarabilir. Siyasi partiler, yerelde oluşan toplumsal hassasiyetleri dikkate almak durumundadır. Çünkü hiçbir siyasi hareket, halkın sesine rağmen kalıcı bir başarı elde edemez.
Akçaşehir'de bugün verilen mücadele yalnızca bir mermer ocağı meselesi değildir; yerel iradenin, çevrenin, tarımın ve halkın ortak yaşam alanlarının korunmasına ilişkin bir irade beyanıdır. Tartışılması gereken, belediye değil mermer ocağıdır. İrdelenmesi gereken, Soner Yeşildaş değil, Hüseyin Oprukçu'dur.






YORUMLAR