Ebu Kalicar, Büveyhi hükümdarı Ebu Kalicar kimdir

1009 yılının Şevval ayında Basra’da dünyaya gelen Büveyhi hükümdarı Ebu Kalicar’ın künyesi, Emirü'l-Ümera Muhyiddin Ebu Kalicar Merzüban bin Sultaniddevle bin Bahaiddevle’dir. Ebu Kalicar henüz 12 yaşına gelmişti ki babası Sultanüddevle tarafından ahvaz valiliği ile görevlendirildi. İşte çok küçük yaşlarda tarih sahnesine çıkan Ebu Kalicar'ın hayatından bazı kesitler.

Ebu Kalicar, Büveyhi hükümdarı Ebu Kalicar kimdir
Editör: Karamanca
06 Eylül 2022 - 18:42 - Güncelleme: 29 Ekim 2022 - 12:56











Babası hayatını kaybettikten sonra hanedanın fars kolunun liderliğini yapan Ebu Kalicar, Kirman emiri olan amcası Ebü’l Fevaris Kıvamüddevle’nin Türk askerlerinin desteğini alarak Kirman’ı ele geçirmesiyle sarsıldı. İki yıl boyunca verdiği mücadeleler sonucunda Fars şehrini yeniden ele geçiren Ebu Kalicar, diğer amcası Müşerrifüddevle’nin ölümüyle boşalan Büveyhilerin Irak kolunu ele geçiremedi. Şöyle ki bu kolu ele geçirebilmesi için Türk askerlerinin yanı sıra Abbasi halifesi de yardım etmişti.

Daha sonra (1025) bu kolun başına geçen amcası Celâlüddevle’nin iktidarının ilk 17 ayında Bağdat’ta onun adına hutbe okundu. Ebu kalicar 1027’de Kirman’ı ele geçirmek için harekete geçtiyse de başarılı olamadı ve Ebü’l-Fevâris Kıvamüddevle’ye yıllık 20.000 dinar haraç vermek şartıyla aralarında anlaşma sağlandı. Fakat ertesi yıl Kıvamüddevle’nin ölümü üzerine Kirman’ı kolayca topraklarına kattı.

Ebu Kalicar daha sonra Irak Büveyhi tahtını da ele geçirmek için seferber oldu. 419’da (1028) Basra’yı, ertesi yıl Vasıt’ı topraklarına kattı. Ancak daha sonra Celalüddevle ile yaptığı savaşta yenildi ve Ahvaz’a çekilerek Vasıt’ı rakibine bırakmak zorunda kaldı. Celalüddevle 421’de (1030) Batiha, Mezar ve Basra’yı ele geçirdiyse de Ebu Kalicar son iki şehri geri almayı başardı. 423 (1032) ve 428 (1036-37) yıllarında Celâlüddevle’ye karşı isyan eden Türk askerleri her iki isyanda da hutbeyi Ebu Kalicar adına okutarak onu Bağdat’a davet ettiler. Ebu Kalicar, Bars Doğan liderliğinde yapılan ikinci isyanı desteklemek için Irak’a bir ordu gönderdi. Bu ordu Vasıt’ı ele geçirmekle beraber daha ileri gidemedi. Zira Celalüddevle, Bağdat’ta zayıf bir Büveyhi emirinin iş başında bulunmasını tercih eden mahalli emirlerin yardımıyla tahtına geri dönmeye ve hatta Vasıt’ı tekrar ele geçirmeye muvaffak oldu. Bu mücadelelerden sonuç alamayan taraflar 428’de (1036-37) evlilik bağlarıyla da güçlendirilen dostluk ve saldırmazlık antlaşması imzaladılar.

Ebu Kalicar, 433 (1041-42) yılında çıkan karışıklıklar sebebiyle Uman’ı doğrudan kendi idaresine aldı. Aynı yıl Oğuzlar’ın Hemedan’a yaptıkları bir saldırıyı püskürttü. Kakuyiler’den (Kakeveyhiler) Alaüddevle’nin ölümünden sonra çıkan taht kavgalarından faydalanarak İsfahan’ı ele geçirmek istediyse de başarılı olamadı.

Mart 1044’te Celalüddevle’nin ölümü üzerine oğlu el-Melikü’l-Aziz’e biat eden Türk askerlerini büyük paralar vererek kendi tarafına çekti ve Eylül 1044’te Bağdat’ta adına hutbe okuttu. Büveyhiler’e tâbi olan Annaziler, Mervaniler ve Mezyediler de onu metbu tanıdılar. Böylece Büveyhi hânedanının başına geçen Ebu Kalicar aynı yıl Bağdat’a girdi ve Abbasi halifesinden Muhyiddin unvanını alarak emirü’l-ümera oldu.

Ebu Kalicar daha sonraki dört yıl boyunca, süratle genişleyen Selçuklu gücüne karşı topraklarını korumaya çalıştı. Şiraz’ın etrafını surlarla çevirdi. 1044’te Hemedan, 1045’te İsfahan Kakuyiler’i Ebu Kalicar’ı metbu tanıyarak Tuğrul Bey’in adına okunmakta olan hutbeye son verdiler. Ebu Kalicar, aynı yıl Cibal’in güneybatısına karşı saldırıya geçen İbrahim Yınal’ın emrindeki Selçuklu kuvvetlerine karşı koymak istediyse de salgın hastalık yüzünden nakil hayvanlarından çoğunun telef olması sebebiyle planını gerçekleştiremedi. Fakat daha sonra Selçuklular’la baş edemeyeceğini anlayarak 439’da (1047-48) Tuğrul Bey ile bir barış antlaşması imzaladı ve kızını Tuğrul Bey’e verip Selçuklular’la akrabalık kurdu.

Bunun üzerine Tuğrul Bey İbrahim Yınal’a, Büveyhi topraklarına bir askerî harekete kalkışmaması talimatını verdi. Ancak bu barış imparatorluğun doğusunda bozuldu. 1048’de Kavurd Bey kumandasındaki Selçuklu kuvvetleri Kirman’a saldırdı. Büveyhiler’in Kirman valisi Kavurd’un emrine girdi. Bunun üzerine Ebu Kalicar, asi valiyi cezalandırmak ve Kirman’da otoritesini yeniden kurmak için harekete geçti; fakat hedefine ulaşamadan 4 Cemzziyelevvel 440’ta (15 Ekim 1048) Kirman’ın Cennab mevkiinde vefat etti.

Ebu Kalicar Şiraz’da iken Müeyyed-Fiddin adlı bir Fatımi daisinin etkisinde kalarak bir kısım Deylemli askerlerle birlikte İsmaililiğe girmişti; fakat dört yıl sonra bu hareketin Abbasi halifesiyle olan münasebetlerine zarar vereceğini düşünerek söz konusu daiyi topraklarından uzaklaştırdı. Ebu Kalicar’ın vefatından sonra büyük oğlu Hüsrev Firuz, el-Melikü’r-Rahim lakabıyla Bağdat’ta emirü’l-ümera olurken diğer bir oğlu Ebu Mansur Fülad Sütun da Büveyhiler’in Fars kolunun başına geçti.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum