Başkan Yeşildaş: Bu anlayışa katılmam mümkün değil!
Geçtiğimiz günlerde partisinden istifa ederek, bağımsız olarak yoluna devam edeceğini açıklayan Akçaşehir Belediye Başkanı Soner Yeşildaş, hakkında yapılan yorumlara karşı bir açıklama yayımladı. Başkan Yeşildaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
''31 Mart 2024'te sizlerin teveccühüyle Akçaşehir Belediye Başkanı seçildiğim gün, ilk yaptığım işlerden biri göğsümde taşıdığım parti rozetini çıkarmak oldu. Çünkü o andan itibaren bana oy veren ya da vermeyen herkesin belediye başkanı olduğumun idrakindeydim.
Bugüne kadar hiçbir vatandaşımıza hangi partiye gönül verdiğini sormadık. Kimsenin siyasi görüşüne göre kapısını çalmadık, kimseyi siyasi düşüncesinden dolayı birbirinden ayırmadık. Akçaşehir'in her sokağına, her hanesine ve her insanına aynı samimiyetle ulaşmaya çalıştık.
Birkaç gün önce kamuoyuyla paylaştığım istifa kararımın ardından farklı değerlendirmeler yapıldığını görüyorum. Eleştiri, demokrasinin en doğal hakkıdır. Yapıcı her eleştiriyi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da saygıyla karşılamaya devam edeceğim. Ancak hakarete, ayrıştırıcı ve provoke edici dile, "yalnızca bizim oylarımızla seçildi" anlayışına katılmam mümkün değildir.
Çünkü beni sadece bir siyasi partinin seçmeni değil; Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren hemşehrilerimin yanı sıra, AK Parti'ye, Milliyetçi Hareket Partisi'ne, İYİ Parti'ye, Yeniden Refah Partisi'ne ve farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda vatandaşımız da destekledi. Daha da önemlisi, hiçbir parti aidiyeti olmadan yalnızca şahsıma güvenerek oy veren hemşehrilerim oldu. Ben onların da Belediye Başkanıyım ve tüm hemşehrilerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bizim ortak paydamız siyasi kimliklerimiz değil, dün olduğu gibi bugün de Akçaşehir'dir. Hepimizin bildiği gibi ülkemiz son dönemde yoğun bir siyasi gündemden geçiyor. Yerel yönetimlerin ihtiyaç duyduğu iş birliği, zaman zaman bu gündemin gölgesinde kalabiliyor. Göreve geldiğimiz günden bu yana hizmet noktasında birlikte çalışmayı planladığımız kardeş belediyelerimizin de yaşadığı olağanüstü süreçler nedeniyle beklediğimiz destekleri sağlayamadığımız bir tablo ortaya çıktı. Aynı şekilde, bu süreçte parti teşkilatının da doğal olarak kendi gündemlerine yoğunlaşması, Akçaşehir adına yürütmek istediğimiz bazı girişimlerin istediğimiz hızda ilerlemesini epey zorlaştırdı.
Ben hiçbir kurumu, hiçbir belediyeyi ve hiçbir siyasi yapıyı suçlama niyetinde değilim. Ancak Belediye Başkanı olarak benim önceliğim, yaşanan şartların değişmesini beklemek değil; mevcut şartlar içerisinde Akçaşehir'e en fazla hizmeti getirebilecek yolu tercih etmektir.
Akçaşehir'in bir gün bile kaybetmesini istemiyorum. Çünkü bizim beklemeye tahammülümüz yok. Çocuklarımızın beklemeye zamanı yok. Gençlerimizin beklemeye zamanı yok. Üreticimizin, esnafımızın, emeklimizin beklemeye zamanı yok.
Bizim çözmemiz gereken sorunlarımız, yapılmayı bekleyen yollarımız, doğalgazımız, sosyal alanlarımız, spor yatırımlarımız, istihdamımız ve geleceğimiz var.
Göreve geleli henüz iki yılı biraz aşkın bir süre oldu. Bütün ekonomik zorluklara, tüm imkânsızlıklara rağmen Akçaşehir olarak hep birlikte çok güzel işlere imza attık.
Kapalı Pazar Alanımızı hizmete açtık. Şehit Bülent Erkaradaş Parkımızı kasabamıza kazandırdık. Eleme Tesisimizi tamamen yeniledik. Yaklaşık 5 milyon liralık yatırımla Un Değirmenimizi yeniden ayağa kaldırdık. Belediyemize yeni araçlar kazandırdık. Hizmet binamızı yeniledik, dış cephesini modernleştirdik ve asansör ilavesi yaptık. Yeni çocuk oyun alanları oluşturduk. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sofralarına sıcak yemek ulaştırdık. Yaz spor okulları açtık.
Öğrencilerimize burs, kırtasiye ve gıda desteği sağladık. Milli bayramlarımızı coşkuyla kutladık. Tiyatrodan konsere, kültür sanat etkinliklerinden fuarlara kadar Akçaşehir'in adını çok daha geniş kitlelere duyurduk. Elma Kültür ve Sanat Festivalimizi sadece bölgemizin değil, Türkiye'nin konuştuğu bir organizasyona dönüştürdük. Kasabamızda yeni iş yerlerinin açılmasına öncülük ettik. Uzun yıllardır eksikliği hissedilen eczane, şarküteri, pastane ve lokanta gibi işletmelerin faaliyete geçmesini sağladık. Tarihi Kentler Birliği'ne üye olarak Akçaşehir'in geleceğine yeni kapılar araladık.
Bunların hiçbiri tek başına Belediye Başkanı olarak şahsımın başarısı değildir. Bunlar; belediye çalışanlarımızın emeği, meclis üyelerimizin kıymetli katkısı ve en önemlisi Akçaşehir halkının desteğiyle ortaya çıkan ortak başarılardır.
Şimdi önümüzde çok daha büyük hedefler var. Yaklaşık 15 milyon TL bütçeli Mesire Alanımızı, Kasaba Konağı ve Kültürel Miras Evimizi, Yeni Kasaba Giriş Kapımızı en kısa sürede hizmete açacağız.
Ardından doğalgaz, kasaba içi ve dışındaki yollarımızın asfaltlanması, sosyal tesislerimiz, spor kompleksimiz ve yeni yatırımlarımız için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Özellikle DOĞALGAZ konusu ile ilgili olarak çok kısa süre içerisinde kasabamıza inşallah güzel bir müjde vereceğiz.
Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değil, memleket mücadelesidir. Ben inanıyorum ki en büyük milliyetçilik; yaşadığın memlekete aşkla hizmet etmektir. En büyük Atatürkçülük; O'nun yaptığı gibi millet için durmadan, yorulmadan çalışmaktır. En büyük demokratlık ise insanların hangi görüşten olduğuna bakmadan her kapıya aynı samimiyetle gidebilmektir.
Benim siyasi görüşümden önce gelen tek şey Akçaşehir'dir. Dün de öyleydi. Bugün de öyle. Yarın da öyle olacak.
Bu nedenle enerjimi tartışmalara değil, hizmete ayırmaya devam edeceğim. Kapı çalmaya, Ankara'nın yollarını aşındırmaya, yatırım aramaya, projeler üretmeye ve Akçaşehir'in hakkını her platformda savunmaya devam edeceğim.
Çünkü bu kasaba her şeyin en iyisini hak ediyor. Ve Allah ömür verdiği sürece, tarafım da yolum da sevdam da yalnızca Akçaşehir olacaktır. Sevgi ve saygılarımla.''