Kışın vazgeçilmezi boza, raflarda yerini aldı

Zengin besin değeri ve tadıyla bağışıklık sisteminin dostu olan bozanın satışları havaların soğumasıyla birlikte yeniden canlandı..

Kışın vazgeçilmezi boza, raflarda yerini aldı
Kışın vazgeçilmezi boza, raflarda yerini aldı
Advert

Zengin besin değeri ve tadıyla bağışıklık sisteminin dostu olan bozanın satışları havaların soğumasıyla birlikte yeniden canlandı.
Tarihçesi 8 bin yıl öncesine dayanan bozanın faydaları saymakla bitmiyor. Mısır veya bulgurla hazırlanan geleneksel bir Türk içeceği olan boza, içinde onlarca vitamin barındırıyor. Hem kronik hem de mevsimsel hastalıklara karşı güçlü bir korunma kalkanı sağlayan boza, soğuk havalarda genç-yaşlı pek çok insana şifa oluyor. Eskişehir’in simgesel kuruluşlarından olan Karakedi Bozacısı çalışanlarından Necati Aslan, bozanın faydalarının saymakla bitmeyeceğini ifade etti. Aslan, “Başta probiyotik özelliği, lohusa hanımlar için süt yapıcı özelliği var. Vitamin deposu; A vitamini, B vitamini, ekşimesinden dolayı C vitamini, fosfor, demir, kalsiyum içerir. Kış aylarında soğuk algınlıklarından, gripten, nezleden korur. Koruyucu içermediği için bozamızın özelliği bu” dedi.

“Özü olan bakliyatların hepsinden boza yapılır”
Boza yapımında çeşitli bakliyatların kullanıldığını ifade eden Aslan, “Biz mısırı tercih ediyoruz boza yapımında. Onun haricinde buğdaydan, darıdan, nohuttan, pirinçten, bulgurdan yani özü olan bakliyatların hepsinden boza yapılır. Eskişehir ve İç Anadolu bölgesinin yerli mısırlarından yapıyoruz. GDO’suz mısırlardan yapıyoruz. Özellikle üreticilerimizi özenle seçiyoruz” diyerek vatandaşların bozayı rahatlıkla tüketebileceklerini iletti.

“Bir ürün pakete giriyorsa o üründe muhakkak kimyasal vardır”
Genç nesillerin boza kültürüne yabancı kaldığını söyleyen Necati Aslan, “Bozayı tüketmelerini öneriyorum. ‘Neden?’ derseniz, diğer içeceklerden çok faydalı. Gazlı içeceklere nazaran bizim bozamız bir hayli faydalı. Grip olan, nezle olan, öksürüğü olan gençlerin bozayı tüketmelerini öneriyorum. Bir ürün pakete, ambalaja giriyorsa o üründe muhakkak kimyasal vardır. Bizim ürünümüzde kimyasal kesinlikle olmadı, olmayacak da. Bizim ürünümüz doğal bir üründür. Evde yapmış olduğumuz, annemizin yapmış olduğu yoğurt nasıl doğalsa bizim bozamız da o kadar doğal” şeklinde konuştu.

“Bu mesleğe, diğer mesleklere göre pek rağbet gösterilmiyor”
Günümüz sorunlarından olan çırak yetiştirememe konusuna da değinen Aslan, “Bu sektör dar bir sektör. Üretim aşamasından bugüne gelişi meşakkatli bir meslek. O yüzden günümüz Türkiye’sinde zaten usta çırak ilişkileri kısıtlı, artık çırak ilişkisi pek kalmadı diyebiliriz. Bu her sektörde aynı. Bizim boza sektöründe olduğu gibi diğer sektörlerde de maalesef kalifiye eleman yetişmiyor. Gençleri çalıştırmak istiyoruz; gençler iki ay çalışıyorlar, üçüncü ay bırakıp gidiyorlar. Bu mesleğe diğer mesleklere göre pek rağbet gösterilmiyor. Eskiden çıraklık, kalfalık, ustalık ilişkileri vardı, şimdi o günümüzde kalmadı maalesef kaybolmak üzere. Gelecek nesillere mesleği aktarabilecek gençler artık bu işlere yönelmiyorlar. Kolay para kazanmanın yollarını arıyorlar. Maalesef bu sektörde kalifiye eleman sıkıntısı yaşıyoruz” diye konuştu.
Bozanın bardağı 2.50 TL’den kilosu ise 10 TL’den satışa sunuluyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uşak’ta 532 adet sikke ele geçirildi
Uşak’ta 532 adet sikke ele geçirildi
″Seni seviyorum″ dedikten sonra başına sıktı, 8 gün sonra öldü
″Seni seviyorum″ dedikten sonra başına sıktı, 8 gün sonra öldü