alanya tıkanık açma
Ali Güler

Ali Güler


Kazım Karabekir Paşa'nın yabancı dil bilgisi

11 Ocak 2021 - 10:00


Ali GÜLER

Çok Yönlü Bir Lider
23 Temmuz 1882 tarihinde Babasının görevi dolayısı ile bulundukları İstanbul, Zeyrek’te (Kocamustafapaşa) doğan ve 66 yaşında, 26 Ocak 1948’de Ankara’da TBMM Başkanı iken geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini kapatan Hemşehrimiz Musa Kazım Karabekir Paşa’yı kaybedeli 73 yıl geçmiş… 26 Ocak 2021’de onu aramızdan ayrılışının 73. Yılında anacağız. Bu vesile ile O’nun birikimini, eserlerini ve şahsiyetini bir dizi yazı ile huzurlarınıza getirmek istiyoruz.

Hakkında güzel bir eser yazan Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Hoca’nın belirttiği gibi “Kâzım Karabekir Paşa, ömrü boyunca, doğruluğun çalışkanlık ve yetenekliliğin, vazifeseverliğin, haksızlıklara karşı koymanın, çok temiz ahlak ile aile geleneklerimize bağlılığın, kimsesiz ve yetim çocukları koruma ve yetiştirmede bir veli (evliya) gibi davranmanın, eşsiz timsali idi. XX. Yüzyılda, büyük Türk çocuk terbiyecisi ve üç yabancı dil bilip, en çok eser veren kumandanımız olarak, varlığını gösterdiği gibi; karakalem, suluboya, yağlıboya resim yapmak, şiirler ve marşlar yazıp bestelemek, keman çalmak gibi güzel sanatlardaki mahareti ile de örnek bir derin kültürlü ‘millî Kahraman Paşamız’ idi.

Karabekir Paşa, öncelikle iyi bir baba ve aile reisidir. Ardından başarılı bir asker, temayüz etmiş bir komutan, devlet adamı ve diplomat nihayet iyi bir eğitimcidir. Aşağıda Paşa’nın bu özellikleri tanıklar ve olaylar çerçevesinde ana hatları ile incelenmiştir.

Yabancı Dil Eğitimi

Kâzım Karabekir Paşa Fransızca, Rusça, Almanca, Bulgarca ve Arapça dillerini biliyordu. Askeri Rüştiye, İdadi, Harp Okulu ve Harp Akademileri öğrencilik not çizelgelerine bakıldığında ilk yabancı dil olarak Fransızca, ikinci yabancı dil olarak da Rusça dersleri aldığı görülmektedir. Fransızcadan Rüştiye üçüncü sınıfta 44 (tam nottan bir eksik), İdadi birinci sınıfta 45 (tam not), ikinci sınıfta 45 (tam not) ve üçüncü sınıfta da 45 (tam not) almıştır.

Harp Okulu’nda birinci ve ikinci sınıfta Fransızca ve Rusçadan tam not (45) almıştır. Üçüncü sınıfta Fransızcadan tam nottan iki eksik (43), Rusçadan ise tam nottan bir not eksik (44) almıştır.

Kâzım Karabekir Harp Akademisi’ni 1.533 toplam not ile birincilikle bitirmiştir. Her üç sınıfta da Rusçadan tam not (45) almış; Fransızcadan ise sırasıyla 30, 37, 39 notlarını almıştır. Anılarında bu durumu, “Fransızca ve riyaziyeden büyük haksızlığa maruz kaldım” diyerek açıklamaktadır.

Merhum Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu, “Genç Musa Kâzım, Harbiye ve Erkanıharbiye’de, Almanca ve Fransızca öğrenimi yanında, Rusçaya da ihtiyaç duymuş ve 1918-1921 arasında bu yabancı dili de geliştirip, tercüme yapacak seviyeye ulaşmıştı. Bu yüzden, resmi hal tercümelerinde, kendi el yazısıyla: ‘Almanca, Fransızca, Rusça’ bildiği yazılıdır.” demektedir. Resmi belgelere, not çizelgelerine bakıldığında Harp Okulu ve Harp Akademilerinde öğrencilerin esas yabancı dillerinin Fransızca,  ikinci yabancı dillerinin ise ya Rusça ya da Almanca olduğu görülmektedir. Karabekir ikinci yabancı dil olarak Rusça okumuştur. Dolayısı ile Almanca ve Bulgarcayı sonradan görev yıllarında öğrenmiştir.

Nitekim anılarında Harp Okulu’na girişinden bahsederken bu konuda şunları söylemektedir: “… Sekiz kısım yaptılar. Topçu Mektebi’ne de bazı efendiler gitti. Tek kısımlar Almanca, çift kısımlar da Rusça okuyacak. Rusçanın pek zor olduğunu ve sonu da ölü olduğunu işiterek çift kısma düşenler çok sıkılıyorlardı. Alman muallimlerin bulunuşu ve Almanya’da tahsil görmüş bazı muallimlerimizin cakalı Almanca görüşmeleri tek kısımlara düşenleri sevindiriyordu. Ben o kadar sıkılmadım… Esasen tabiatımda fazla sevinmek ve fazla sıkılmak yok. Buna talihim dedim. Mesele Rusçayı iyi öğrenebilmek idi. Aynı zamanda Fransızca da okuyorduk. Ben ve kardeşim piyadeye ayrıldık. Kısmımızda süvariler de vardı. Harbiye birinci sınıfın en güç dersleri Rusça ile Hendese-i Resmiye idi. Ben o kadar zahmet çekmiyordum fakat efendileri bu dersler pek eziyordu… Rusçanın bellenmez kaidelerini Kuleli’deki gibi vezinliyordum. Ve sorulara yanlışsızca seri cevaplar verdiğime muallimlerim de hayret ediyordu…

Yabancı Dilleri Kullanımı

Aşağıda bazı örneklerini vereceğimiz gibi yaşadığı olaylardan anlaşılıyor ki, Kâzım Karabekir Paşa Fransızca, Rusça ve Almancayı çok iyi derecede, Bulgarcayı da konuşulanları anlayabilecek seviyede bilmektedir.

Daha Harbiye’deki öğrencilik yıllarında yabancı dil öğrenimine büyük önem veren Karabekir, öğrenciliği sırasında Fransızcadan tercüme yapıp yayınlatacak kadar bu dili iyi öğrenmiştir. Görevli olarak Birinci Dünya Savaşı öncesi Paris’e gittiği zaman da Paris’teki hariciye memurlarımızdan şöyle bir yakınmada bulunmaktadır: “… Şu Paris’te pek elemli bir hatıra kaydediyorum. Gerek sefirimizin ve başkâtibimizin davetlerinde resmi dilimiz Fransızca idi. Çünkü aileleri birinin Rus, ötekinin Macar’dı, bir kelime Türkçe bilmiyorlardı.” Ayrıca, Karabekir Paşa Erzurum’da İngiliz yarbay ile hep Fransızca olarak yazışmıştır.

Karabekir Paşa Rusçayı da iyi derecede bilmektedir. Aşağıda anlatılacağı gibi kendisi anılarında bir Bulgar papazı ile Rusça anlaştığını belirtmektedir. Yine aşağıda belirtileceği gibi bir “tahkikat komisyonuna” Rusça bildiği için görevlendirilmiştir. Ayrıca Karabekir, Erzincan ve Erzurum’un işgali sırasında, oradaki Rus esirlerle ve Ermenilerle Rusça konuşmuştur. Sarıkamış’ta ele geçirdiği muazzam kütüphanede çok önemli Rusça haritalar ve ve kitaplar bulunuyordu. Bunlar için şöyle diyor: “… Rusça öğrendiğimin mükâfatını elimize geçen harita ve bu gibi kıymetli kitapları anlamakla toplamış oluyordum.

Karabekir Paşa iyi derecede Almanca bilmektedir. Bu yüzden de Liman von Sanders’in Türk Genelkurmayında görev aldığı yıllarda, Genelkurmay İstihbarat Şubesi’ne bir Alman yarbay getirilince, iyi Almanca bildiği için Karabekir de bu şubenin müdür yardımcılığına getirilmiştir.

Kâzım Karabekir, yeni atandığı Kafkas Kolordu Komutanlığı merkezinin bulunduğu Refahiye’ye gitmektedir. Yolda, Ergani maden ocaklarına da uğrar ve bu madenler hakkında bilgi alır. Madenleri Alman mühendisler işletmektedir. Alman işçi çavuşu, madenden çıkan bir parçayı Karabekir’e verir. Madendeki parçaların Türklerin eline geçmesini istemeyen Alman mühendisleri çavuşa çok kızarlar (zira işletilen bakır madenleri içinde altın cevherinin de olduğu söylenmektedir.). Alman çavuşa Almanca ağır sözler söylerler. Karabekir şöyle diyor: “… Ben parçayı hemen cebime attım. Mühendisin sözlerini anlamamazlıktan geldim...

Kâzım Karabekir Paşa Bulgarcayı da anlayacak kadar biliyordu. Genelkurmay Başkanlığı, Rusça ve Bulgarcayı bildiği için Balkan Savaşı sırasında, Rusya tebaasına ait olarak, zarar ve ziyana uğrayan çiftliklerdeki tazminat miktarını tayin edecek komisyona 1913’te Karabekir’i göndermiştir. Karabekir, Trakya’da görevli iken Florina civarındaki Bulgar köylerine bir tatbikat için gider. Rosne köyünde Robe isminde bir Bulgar Karabekir’i evine davet eder ve bir hayli görüşürler. Yine Karabekir, Trakya’da bazı Bulgar komitelerinin trenle sürgüne gönderilirken hep bir ağızdan, “yaşasın bizim Bulgar milletimiz” diye Bulgarca haykırdıklarını belirtmektedir. Ancak Karabekir’in Bulgarcasının çok ileri seviyede olmadığı anlaşılıyor. Zira 26 Şubat 1906’da Manastır’a giderken trende bir Rum zengini ve bir Bulgar papazı ile aynı kompartımanda olduğunu, Rum’un Fransızca, Bulgar’ın da Rusça bildiğini belirterek, “… Her ikisiyle de bu dillerde konuşarak ahbap olduk” demektedir.
  

SEÇİLMİŞ KAYNAKÇA

GÜLER, A., “Emrinizdeyim Paşam” Kazım Karabekir (Soyu, Ailesi, Ata Yurdu ve Kişiliği), Halk Kitabevi, İstanbul, 2015.
KARABEKİR, Kazım, Günlükler (1906-1948), C: I-II., Çeviri Yazı: Budak Kayabek, Hazırlayan: Yücel Demirel, İstanbul, 2009.
KARABEKİR, Kazım, Hayatım, Yapı Kredi Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2009.
KIRZIOĞLU, M. F., Kâzım Karabekir, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1991.
TAŞKIRAN, C., Kâzım Karabekir Paşa, Askerî Hayatı ve Komutanlığı, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1993.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum