<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>POLİTİKA</title>
         <link>https://www.karamanca.net/politika/</link>
         <description></description><item>
			<title>MHP'de Olağan Kurultay tarihi açıklandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partinin 15'inci Olağan Kurultayı'nın 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirileceğini açıkladı.

MHP'li Yalçın, yazılı açıklamasında MHP'nin, Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihi misyonu 57 yıldır sürdürdüğünü belirtti. Yalçın, "O dönemden beri milletimizin birlik ve bütünlüğü, devletimizin bekası uğrunda verdiği kutlu siyasi mücadelede MHP; kimi zaman bir kutup yıldızı, kimi zaman da istikamet pusulası işlevi üstlenmiştir.

MHP, 57 yılı aşan siyasi yürüyüşünde ihanetlerle sınanmış, fitne ve tefrikalarla imtihan edilmiştir. Bölünmelere, kopmalara, ayrışmalara uğramıştır. Karalama kampanyalarına, itibar suikastlarına ve ayak oyunlarına maruz kalmıştır. Entrikalarla engellenip yolundan döndürülmek istenmiştir. Buna rağmen, Türk milliyetçiliği davasının ana gövdesi ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ve esas merkezi olma hususiyetini kaybetmeden yoluna devam etmiştir" dedi.

MHP'nin, Türk siyasi hayatındaki mümtaz yerini daima muhafaza ederken, gövdesinden kopan dalların zaman içinde birer birer kuruduğunu kaydeden Yalçın, "MHP’yi oluşturan ana gövde; asli ve fıtri özelliklerini yitirmeden yeni filizler vererek büyümeye, yurdun dört bir tarafında kök salmaya devam etmiştir. Kendini iğva edici beşeri menfaat ve maceraların kollarına bırakıp baştan çıkarıcı dünya heveslerinin hafifliğinde kaybolan sadakatsizlerse başkalaşmıştır. MHP ne zaman zor süreçlerden geçse, aidiyet hissi ve bağlılık şuuru yüksek ülkücülerden oluşan kadrolar davaya ve kurumsal kimliğimize sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı.

'ŞARTLAR OLGUNLAŞTIĞINDA DÜZENLEMELER YAPILACAK'

Yalçın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından ortaya atılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle devlet politikası haline gelen 'Terörsüz Türkiye' hamlesinin, siyasi partiler için bir turnusol kağıdı işlevi gördüğünü belirtti. Milletin, 'Terörsüz Türkiye' sürecine sahip çıktığını kaydeden Yalçın, "Milletimiz terörsüz bir dünyayı hak etmektedir. Ülkemiz toplumsal barış ve huzura layıktır. Öte yandan 'Terörsüz Türkiye'; politika sahnesinde bazıları için bir fırsat kapısı, bazıları içinse telaş ve endişe vesilesi olmuştur.

Şimdi zaman, bu fırsatı toplumsal barış lehinde değerlendirmek isteyenlerin aktif olma zamanıdır. Dem; Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin, sözlerini yerine getirme 'Dem'idir. Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir. 'Terörsüz Türkiye', aynı zamanda bir samimiyet ve hüsnüniyet imtihanıdır. Şartlar olgunlaştığında TBMM de devreye girecek ve gereken düzenlemeler yapılacaktır. Bu arada gözlerimiz, 'Terörsüz Türkiye' seçeneği devreye girip propaganda ve istismar silahı elinden alınınca sudan çıkmış balığa dönen sahte kahramanların üzerindedir" açıklamasında bulundu.

'KONGRE TAKVİMİ BELİRLENMİŞTİR'

27 Nisan 2026 günü yapılan Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) alınan kararlara işaret eden Yalçın, "MHP’nin teşkilat faaliyetleri kapsamında yeni bir takvim belirlenmiştir. Buna göre; MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca, kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15'inci Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür. Bu vesileyle çok kıymetli emekçi ve işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü gönülden kutlarız" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/mhp-de-olagan-kurultay-tarihi-aciklandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/mhp-de-olagan-kurultay-tarihi-aciklandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/mhp-de-olagan-kurultay-tarihi-aciklandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/mhp-de-olagan-kurultay-tarihi-aciklandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mhp-de-olagan-kurultay-tarihi-aciklandi/614290/</link>
			<pubDate>Fri, 01 May 2026 09:00:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Konya İl Teşkilatı'nda 'mezar taşlı' gerginlik</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Konya İl Teşkilatı'nın, il gençlik kolları ve bazı ilçe başkanlarının görevden alındığını öne süren partili gençler, il başkanlığı binası önünde toplanıp yönetime, mezar taşı ile tepki gösterdi. Sloganlarla mevcut yönetimi istifaya çağıran gençler, parti binasına girmek isteyince arbede yaşandı.

CHP İl Teşkilatı'nın il gençlik kolları ve bazı ilçe başkanlarının görevden alındığını, usulsüz atamalar yapıldığını öne süren gençlik kolları üyesi bir grup genç, il başkanlığı binası önünde yönetimi protesto etti, mezar taşı gösterdi.

Kendi iradelerinin yok sayıldığını belirten gençlik kolları üyeleri, görevden almaların demokrasiden uzak olduğunu savundu. Yönetimi istifaya çağırarak parti binasına girmek isteyen grup ile yöneticiler arasında gerginlik yaşandı. Yaşanan arbedede tarafları polis ekipleri, yatıştırmaya çalıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/chp-konya-il-teskilatinda-mezar-tasli-gerginlik-380382.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/chp-konya-il-teskilatinda-mezar-tasli-gerginlik-380382.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/chp-konya-il-teskilatinda-mezar-tasli-gerginlik-380382-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/chp-konya-il-teskilatinda-mezar-tasli-gerginlik-380382.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/chp-konya-il-teskilati-nda-mezar-tasli-gerginlik/614259/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:09:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP Genel Merkezi, 1 il ve 39 ilçe teşkilatını feshetti</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatını feshettiklerini duyurdu.

MHP'li Yalçın, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52 ve 54'üncü maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34'üncü maddesi uyarınca feshedilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" dedi.

İL BAŞKANLIĞINA ATAMA YAPILDI

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’na atama yapıldığını duyurdu. Yalçın, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Tüzüğümüzün 52 ve 54'üncü maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır" dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/mhp-genel-merkezi-1-il-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/mhp-genel-merkezi-1-il-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/mhp-genel-merkezi-1-il-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/mhp-genel-merkezi-1-il-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mhp-genel-merkezi-1-il-ve-39-ilce-teskilatini-feshetti/614216/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 07:48:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Gürlek'ten 'Avukatlar Günü' mesajı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ADALET Bakanı Akın Gürlek, "Hukukun rehberliğinde vatandaşlarımızın haklarını savunarak adaletin gerçekleşmesine katkı sunan avukatlarımızın her daim yanında yer alacak, avukatlık mesleğini daha da güçlendirecek adımları kararlılıkla hayata geçireceğiz" dedi.

Bakan Gürlek, '5 Nisan Avukatlar Günü' nedeniyle sanal medya hesabından bir video mesaj yayımladı. Gürlek, adaletin tesis edilmesinde büyük bir fedakarlıkla görev yapan avukatların 5 Nisan Avukatlar Günü'nü kutladığını belirtti. Yargının kurucu unsurlarından olan ve savunmayı temsil eden avukatların, bilgi ve vicdanıyla kamu hizmeti niteliğinde önemli bir görevi yerine getirdiğine dikkat çeken Gürlek, şunları kaydetti:

"Hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürüttükleri bu görev, adil yargılanma hakkının korunmasına önemli katkılar sunmaktadır. Vatandaşlarımızın haklarını savunmak adına emek veren avukatlarımızın gayreti, yargı hizmetlerinin etkinliği ve güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Daha hızlı işleyen ve güven veren yargı sistemi hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalarda tüm hukuk camiamızın katkısını önemsiyoruz. Hukukun rehberliğinde vatandaşlarımızın haklarını savunarak adaletin gerçekleşmesine katkı sunan avukatlarımızın her daim yanında yer alacak, avukatlık mesleğini daha da güçlendirecek adımları kararlılıkla hayata geçireceğiz."

E-AVUKAT UYGULAMASI İLE SAVUNMADA DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Öte yandan Adalet Bakanlığı, Avukatlar Günü nedeniyle adalet hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında geliştirilen e-Avukat uygulamasını tanıttı. Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Adalet hizmetlerinde e-Avukat uygulaması hayata geçirilerek adalete erişim kolaylaştırılmaktadır. Uygulama sayesinde avukatlar ile hükümlüler ve tutuklular; toplamda 30 dakika olmak kaydıyla, haftada iki görüşme yapılabilecektir. Hafta içi 09.00-17.00 saatleri arasında faydalanılabilecektir. Savunma hakkının daha etkin kullanılmasına ve yargılama süreçlerinin hızlandırılmasına katkı sağlayacak çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir" denildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bakan-gurlekten-avukatlar-gunu-mesaji-370746.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bakan-gurlekten-avukatlar-gunu-mesaji-370746.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bakan-gurlekten-avukatlar-gunu-mesaji-370746-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bakan-gurlekten-avukatlar-gunu-mesaji-370746.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-gurlek-ten-avukatlar-gunu-mesaji/614205/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 05:31:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta muktediriz''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Kara Harp Okulu'na (KHO) girişinin 127'inci yıl dönümü için Kara Harp Okulu'nda tören düzenlendi. Atatürk'ün geleneksel adıyla 'Mekteb-i Harbiye-i Şahane' olan Kara Harp Okulu'na girişinin yıl dönümünde gerçekleştirilen törene; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Harbiyeli öğrenciler ve davetliler katıldı. Salona girişinde öğrencileri 'Harbiyeliler, merhaba' diyerek selamlayan Bakan Güler ile komutanların yerlerini almasının ardından tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından törende Tümgeneral Levent Sabahattin Güldağı bir konuşma yaparak, Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu'nda devlete ve millete bağlı subayları yetiştirdiklerini kaydetti.

YOKLAMADA; '1283' İÇİMİZDE

Törende; geleneksel olarak her yıl yapılan yoklamaya geçildi. Yoklamada numaraları okunan Kara Harp Okulu öğrencileri sırayla kalkıp 'burada' diye bağırdı. Sıra, Atatürk'ün Kara Harp Okulu'ndaki numarası '1283'e geldiğinde ise tüm Kara Harp Okulu öğrencileri ayağa kalkarak hep birlikte 'içimizde' diye bağırdı. Törende, Kara Harp Okulu öğrencileri tarafından konser dinletisi ve Kara Harp Okulu Halk Oyunları Ekibi tarafından halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi. Törende, Harbiyeliler tarafından Kara Harp Okulu Marşı ve Yüzüncü Yıl Marşı'nın okunmasının ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler konuşma yaptı.

'HARBİYELİ ÜNVANI TAŞIMAKTAN GURUR DUYDUM'

Konuşmasına Harbiyelilerle birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek ve Atatürk'ü anarak başlayan Bakan Güler, tarihin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Kara Harp Okulu'nun nice komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği milletin kaderinde söz sahibi olmuş nesillerin yoğrulduğu bir ocak olduğunu belirtti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatının değil, aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğunun da başladığını aktaran Bakan Güler, "Harbiye'de kazandığı disiplin, düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele'yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye'de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir. Ben de bu sıralarda eğitim alıp 52 yıl önce mezun olmuş bir komutanınız olarak Harbiyeli ünvanı taşımaktan daima gurur duydum. İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi.

'ÇATIŞMALAR BÖLGEMİZİ KRİZ SARMALINA SÜRÜKLEMİŞTİR'

Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğini belirten Bakan Güler, "Uluslararası sistemde dengeler hızla değişmekte, güç merkezleri arasındaki rekabet giderek sertleşmektedir. Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte, küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte, diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu'dan Karadeniz'e, Doğu Akdeniz'den Kafkasya'ya uzanan geniş bir hatta savaşlar, vekalet çatışmaları, enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" ifadelerini kullandı.

'MİLLİ GÜVENLİĞİ İLGİLENDİREN HER KONUDA GEREKLİ TEDBİRLERİ ALIYORUZ'

Türkiye olarak ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edip milli güvenliği ilgilendiren her konuda gerekli tedbirleri kararlılıkla aldıklarını kaydeden Bakan Güler, şunları söyledi:

"Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte, bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir. Çok iyi biliyoruz ki dünyanın en zorlu jeopolitik kuşaklarından birinde yer alan ülkemizin güvenliği güçlü bir devlet yapısını, etkin bir diplomasiyi ve caydırıcı bir askeri kapasiteyi gerektirmektedir. Bu kapsamda binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini, savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır. Şüphesiz siz Harbiyeliler için de bu gelişmeler yalnızca takip etmeniz gereken hadiseler değil, geleceğin komutanlarına çıkarılacak dersler sunan askeri tecrübe kaynağı mahiyetindedir."

'SÜREÇ ASIRLIK OYUNLARI BOZACAKTIR'

İçinde bulunulan kritik süreçte 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedefinin ne kadar gerekli ve stratejik olduğunun bir kez daha açıkça görüldüğünün altını çizen Bakan Güler, "Şu hususu özellikle vurgulamalıyım ki bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" diye konuştu.

'KENDİNİZİ HER AÇIDAN İYİ YETİŞTİRMELİSİNİZ'

Bakan Güler, Harbiyeli öğrencilere de seslenerek şöyle devam etti:

"İçinde bulunduğumuz bu kritik dönemde sizler milletimizin güvenliğini sağlayacak, devletimizin bekasını koruyacak, bayrağımızın hür dalgalanmasını teminat altına alacak, caydırıcı güce sahip ordumuzu yönetecek komutan adaylarısınız. Unutmayınız ki güçlü bir ordunun temeli; iyi yetişmiş, yüksek karakter sahibi ve stratejik düşünebilen subaylardır. Bu nedenle kendinizi her açıdan en iyi şekilde yetiştirmelisiniz. Şüphesiz ki bilgi sahibi olmadan güçlü olunamayacağı gibi disiplin olmadan da başarı sağlanamaz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi kahraman ordumuzun en temel niteliği ve Türk askerini diğer ordulardan ayıran en belirgin özelliklerden biri mutlak itaat ve sarsılmaz disiplin anlayışıdır. Binlerce yıllık askeri geleneğimizden süzülüp gelen bu kültür ordumuzun en büyük gücüdür. Disiplinle birlikte önemli bir husus da liderlik ve komutanlık özellikleridir. İyi bir lider ve gerçek komutan öncelikle iyi bir karaktere sahip olmalıdır. Aynı zamanda en zor şartlarda dahi soğukkanlılığını koruyabilmeli, gelişmeleri neden-sonuç ilişkisi kurarak okuyabilmeli, doğru kararları verebilmeli ve astlarına güvenip onlara örnek olmalıdır. İşte şanlı yuva Harbiye de sizlere yalnızca askeri bilgiyi değil aynı zamanda bu liderlik ruhunu da kazandırmayı amaçlamaktadır."

Törenin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve beraberindeki TSK komuta kademesi, Harbiyelilerle iftar yaptı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/bekamiza-yonelebilecek-ihlallere-karsi-koymakta-muktediriz-360343.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/bekamiza-yonelebilecek-ihlallere-karsi-koymakta-muktediriz-360343.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/bekamiza-yonelebilecek-ihlallere-karsi-koymakta-muktediriz-360343-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/bekamiza-yonelebilecek-ihlallere-karsi-koymakta-muktediriz-360343.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bekamiza-yonelebilecek-ihlallere-karsi-koymakta-muktediriz/614154/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 06:51:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yavuz Ağıralioğlu: Memleketin iki yakasını bir araya getirmeye talibiz</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANAHTAR Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Biz memleketin iki yakasını bir araya getirmeye talibiz. Kavgaya kurulmadık. Siyasi dedikodu yapmayacağız. Ama sofraya kavuşacağız, umuda kavuşacağız, çocuklarımızın eğitimine kavuşacağız" dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Samsun'da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Ağıralioğlu'nun eşi Bilge Bilgin Ağıralioğlu'nun yanı sıra Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali ile Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güntülü Kavuncu Demirtaş da katıldı. Programın ev sahipliğini ise Samsun İl Başkanı Ahmet Karkucak ve Samsun Kadın Kolları Başkanı Neslihan Koyuncu yaptı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik eden Ağıralioğlu, kadınların yaşadığı sorunların daha çok konuşulması gerektiğini belirtti. Kadınların memlekette yaşanan her sorundan ilk etkilenen kesim olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, "Memlekette işler yolundaysa memleketin huzurundan en çok payı alan da kadınlardır. Ama işler bozulursa, ekonomi bozulursa, hukuk bozulursa, güvenlik bozulursa bundan ilk huzursuz olan yine kadınlardır. Enflasyon olunca pazarda ilk zorlanan kadınlardır. Sofra bozulunca ilk derdi hisseden kadınlardır. Şehit annelerinin toplumdaki yeri ayrıdır.

Sözün başı evladını şehit veren analardır. Çünkü onlar evlatlarını bu vatan için feda etmiş analardır. Piyasa bozulunca, enflasyon artınca ilk vurulan kadınlardır. Sokak güvenliği bozulunca tehdit altında kalan kadınlardır. Eğitim bozulunca çocuklarının geleceği için en çok endişelenen yine kadınlardır. Anahtar Parti olarak Türkiye'nin sorunlarını çözmeye talibiz. Siyaset kavga değil, çözüm üretmesi gerekir. Biz memleketin iki yakasını bir araya getirmeye talibiz. Kavgaya kurulmadık. Siyasi dedikodu yapmayacağız. Ama sofraya kavuşacağız, umuda kavuşacağız, çocuklarımızın eğitimine kavuşacağız. Güvenli sokaklar ve adil bir çalışma hayatı için mücadele edeceğiz" diye konuştu.

'SİYASETİ TERBİYE HATTINA ÇEKECEĞİZ'

Ağıralioğlu, siyasette nezaket ve çözüm odaklı bir anlayış inşa etmek istediklerini ifade ederek, şunları söyledi:

"Ben siyasete bir terbiye hattı kazandırmaya çalışıyorum. Hakaret etmeden tenkit, kavga etmeden eleştiri içinde çözüm üreten bir siyaset mümkün. Öte yandan dünya önümüzdeki yıllarda daha fazla kriz ve çatışma yaşayacak. İran'da savaş var, Suriye'de sorun var, bölgemizde büyük bir gerilim var. Böyle bir dönemde Türkiye'yi güçlü hale getirmek zorundayız. Samsun'dan söz veriyoruz. Türkiye'yi daha güçlü, daha adil ve daha huzurlu bir ülke yapmak için gece gündüz çalışacağız."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/yavuz-agiralioglu-memleketin-iki-yakasini-bir-araya-getirmeye-talibiz-356967.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/yavuz-agiralioglu-memleketin-iki-yakasini-bir-araya-getirmeye-talibiz-356967.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/yavuz-agiralioglu-memleketin-iki-yakasini-bir-araya-getirmeye-talibiz-356967-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/yavuz-agiralioglu-memleketin-iki-yakasini-bir-araya-getirmeye-talibiz-356967.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yavuz-agiralioglu-memleketin-iki-yakasini-bir-araya-getirmeye-talibiz/614137/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 07:43:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Yargıyı tehdidin nedeni iddiaların vahameti ve ciddiyetidir''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Özellikle son aylarda yargı mensuplarımızı hedef alan, hatta çoğu zaman tehdide varan sorumsuz bir üslubun siyasete hakim olduğu görülüyor. Bunun sebebi muhatap olunan iddiaların vahameti ve ciddiyetidir. Her fırsatta hakim ve savcılara parmak sallayarak, tehdit ve taciz ederek, adalet sistemini felç etmeye çalışanların en büyük korkusu, adalet önünde maskelerinin düşmesinden duydukları derin endişedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 28'inci Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile 18'inci Dönem İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni'ne katıldı. Konuşmasına, törenin ülke, millet ve adalet teşkilatı için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, eğitim ve staj dönemlerini başarıyla tamamlayarak mesleğe adım atmaya hazırlanan 712 hakim, 492 Cumhuriyet savcısı ve 147 idari hakimi tebrik etti.

'ÖZGÜRLÜKLERİN EŞİT UYGULANDIĞI TÜRKİYE'Yİ HERKES KABUL EDECEK'

Halihazırda ülke genelinde 2 bin 415'i idari yargıda olmak üzere toplam 25 bin 449 hakim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirten Erdoğan, "25 bini aşkın hakim ve Cumhuriyet savcımızın 9 bin 812'sini kadın yargı mensuplarımızın teşkil etmesini ayrıca önemli buluyorum. 28 ve 18'inci dönemde dereceye giren 8 genç arkadaşımızdan 5'inin kadın olması ayrıca takdire şayandır. Türkiye, kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtuldukça hamdolsun çok farklı bir atmosfer yakaladı. Kılık kıyafet yasakları başta olmak üzere önlerinde duran engelleri tek tek kaldırdıkça, büyük memnuniyetle ifade etmek isterim ki kadınlar kamu bürokrasisinde daha fazla yer almaya, daha görünür olmaya başladı. Ancak bazı çevrelerin bu değişime henüz ayak uyduramadığını görüyoruz. Başörtülü yargı mensuplarımız konusunda edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklara zaman zaman hepimiz şahit oluyoruz. Akıl, vicdan ve hukukla bağdaşmayan bu tepkileri, sadece derin bir teessüf ve taaccüple takip ettiğimizin bilinmesini isterim. Türkiye artık bunları geride bırakmıştır. Geride bırakmak zorundadır. Belki biraz zaman alacak, belki biraz hazım problemi çekilecek ama özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı yeni Türkiye'yi herkes kabul edecek. Bilhassa kadınların, kamu-özel ayrımı olmadan, hayatın farklı alanlarında, onurluca yer almalarına herkes alışacak" diye konuştu.

'FİKRİNİZ DE ZİKRİNİZ DE ADALET OLSUN'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ataması yapılacak yargı mensuplarına hassasiyet çağrısında bulunarak, "Maaşını alıp köşesine çekilen, mesaisi bitince arabasına binip evine dönen biri olarak değil; adalet için, adaletin tecellisi için vicdanı hür, aklı hür, kalbi hür birer vatan evladı olarak inşallah fedakarca çalışacaksınız. Önünüze gelecek her dosyanın içinde en az bir insanın hikayesi, en az bir insanın istikbali, umudu, hayalleri ve kaderi olduğunu lütfen unutmayın. Her birinizin, bugünden itibaren artık bu yüksek hassasiyetlerle vazifenizi yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Duam odur ki meslek hayatınız boyunca fikriniz de zikriniz de hükmünüz de daima adalet olsun. Şurası muhakkak ki adalet, devlet ve toplum düzenimizin mihveridir. Varlığı en yüksek fazilet, yokluğu ise toplum hayatı için felakettir. Memlekette huzur, refah, saadet ve kalkınmanın köşe taşı adalettir. Bunun için biz, inancımızın da bir gereği olarak 'Mülk Allah'ındır' diyor, adaleti de mülkün temeli olarak kabul ediyoruz. Adalet mülkün temeli olduğu gibi dostluğun, kardeşliğin, barış ve huzurun da güvencesidir. Milletimizi asırlardır maruz kaldığı tehdit ve saldırılardan koruyan en güçlü kalkan, hiç kuşkusuz adalete verdiği önemdir. Ülkeyi yönetme sorumluluğunu omuzlandığımızda Türkiye'yi eğitim, sağlık, adalet ve emniyet üzerinde yükselteceğimizin sözünü vermiştik. Bu sözümüzün arkasında durduk" ifadelerini kullandı.

'PEK ÇOK AVRUPA ÜLKESİNİ GERİDE BIRAKTIK'

23 yıl boyunca en büyük yatırımların adalet alanında yapıldığını işaret ederek, yargı alanındaki istatistikleri paylaşan Erdoğan, "En büyük reformları yine bu alanlarda hayata geçirdik. Adil ve etkin işleyen, toplumun bütün fertlerine güven veren bir yargı sistemi için reform irademizi ilk günden beri daima canlı tuttuk. Reform çalışmalarını toplumsal talep ve ihtiyaçlar temelinde yenilediğimiz strateji belgeleri ve eylem planlarıyla, takvime dayalı süreli hedefler haline getirdik. Bir yandan adalet teşkilatımızın personel yapısını güçlendirirken diğer yandan yeni mahkemeler ihdas ettik. Göreve geldiğimizde 26 bin 274 olan adalet personeli sayımız, yüzde 262 artışla bugün 95 bin 224'e çıktı. Müstakil adliye binalarımızın sayısı 78'den 391'e yükseldi. 2002'de 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayımız birazdan çekeceğimiz kurallarla birlikte 26 bin 803'e ulaşacak. Adli yargıda faaliyet gösteren mahkemelerimizin sayısını 3 bin 581'den 8 bin 681'e, idari yargıdaki sayıyı ise 146'dan 239'a çıkardık. Sadece son 2,5 yılda adli ve idari yargıda 3 bin 474 mahkeme ve istinaf dairesi kurduk. Yargıda dosyaların kapatılma süresini kısalttık. Bu alanda pek çok Avrupa ülkesini geride bıraktık. Artık hem adli hem de idari yargı mahkemelerimiz davaları çok hızlı bir şekilde çözüme ulaştırıyor. Sadece şu iki istatistiğin bile bu konuda aldığımız mesafenin görülmesine yardımcı olacağına inanıyorum. Avrupa Konseyi Adaletin Etkinliği Komisyonu raporlarına göre; ülkemizde idari yargı mahkemelerinde ortalama dosya görülme süresi 168 gündür. Dikkatinizi çekiyorum, bu süre Fransa'da 314, Almanya'da 308, İtalya'da ise 574 gündür. Bölge idare mahkemelerinde, dosyaların görülme süresi ülkemizde 136 gün iken İspanya'da 325, Fransa'da 329, Almanya'da ise 460 gündür. Türkiye bu aşamaya büyük bir özveriyle gelmiştir. Bu olumlu tabloya rağmen, önümüzde halen uzun bir yol var" dedi.

'SORUMSUZ BİR ÜSLUBUN SİYASETE HAKİM OLDUĞU GÖRÜLÜYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı mensuplarının sükunetinin zafiyet olarak algılanmaması ve siyasetle ayrımının yapılması gerektiğine dikkat çekerek, "İstikbalimizden emin olmak istiyorsak, hep beraber bunları korumak ve güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Burada şunu da özellikle hatırlatmak istiyorum; yargının kendi doğal mecrasındaki işleyişine, siyaset kurumu ve medya dahil herkesin saygı duyması gerekiyor. İşini yapan, işini doğrulukla, dürüstlükle yapan anayasa ve kanunlar çerçevesinde iyi niyetle yapan yargı mensuplarımıza destek olmalıyız. Ancak ve sadece kararlarıyla konuşabilen yargı mensuplarının sükuneti, zafiyet olarak algılanmamalı, bunu hiç kimse istismar etmemeli. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu konuda yeterince özenli davranılmıyor. Özellikle son aylarda yargı mensuplarımızı hedef alan, hatta çoğu zaman tehdide varan sorumsuz bir üslubun siyasete hakim olduğu görülüyor. Bunun sebebi muhatap olunan iddiaların vahameti ve ciddiyetidir. Her fırsatta hakim ve savcılara parmak sallayarak, tehdit ve taciz ederek, adalet sistemini felç etmeye çalışanların en büyük korkusu, adalet önünde maskelerinin düşmesinden duydukları derin endişedir. Hukukun temel prensiplerinden biri şudur; rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma gibi nitelikli suçların işlendiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşan savcılık makamı için kamu davası açmak bir tercih değil, yasal bir mecburiyettir. Her fırsatta yargıya parmak sallayanların öncelikle bu hukuk kaidesini öğrenmelerinin şart olduğuna inanıyorum. Yargıya 'siyasallaştı' ithamında bulunanlar, aslında çirkin üsluplarıyla yargı mensuplarımızı tartışmaların içine çekerek yargıyı bizzat kendileri siyasallaştırıyor. Bunu son derece tehlikeli bulduğumu burada ifade etmek isterim. Kabahati sürekli başkalarında arayanlar, çıkarlarına dokunulduğunda üsluplarını kirletenler, artık yargıyı ve işini yapan yargı mensuplarını hedef göstermekten vazgeçmelidir" değerlendirmesinde bulundu.

DERECEYE GİRENLERE PLAKET

Konuşmaların ardından dereceye giren hakim ve savcılara plaket verildi. Ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet eşliğinde kura çekimi gerçekleştirildi. Erdoğan, ataması gerçekleşen 8 yargı mensubunun isimlerini okuyarak tebrik etti.

Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra; Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Birinci Başkanı Ömer Kerkez, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Danıştay Cumhuriyet Başsavcısı Cevdet Erkan, Hakimler Savcılar Kurulu Başkan Vekili Fuzuli Aydoğdu, kurul üyeleri ile çok sayıda yargı mensubu ve adaylar katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/yargiyi-tehdidin-nedeni-iddialarin-vahameti-ve-ciddiyetidir-309836.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/yargiyi-tehdidin-nedeni-iddialarin-vahameti-ve-ciddiyetidir-309836.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/yargiyi-tehdidin-nedeni-iddialarin-vahameti-ve-ciddiyetidir-309836-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/yargiyi-tehdidin-nedeni-iddialarin-vahameti-ve-ciddiyetidir-309836.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yargiyi-tehdidin-nedeni-iddialarin-vahameti-ve-ciddiyetidir/613849/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 06:04:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sırf bizi çıldırtmak için ihraç ediyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Atatürk’ün ordusunda 100’üncü yılda üç kadın teğmen var. O kadın teğmenlerden birini ve dört arkadaşını; ilk başta niyet bütün sınıf. Tepkilerden sonra sırf bizi çıldırtmak için dört teğmeni ordudan ihraç ediyorlar. Öbür tarafta Tuzla’da Atatürk’e söveni değil, ona ‘dur’ diyeni ordudan ihraç ediyorlar" dedi.

CHP Kastamonu İl Başkanlığı’nın 39’uncu Olağan Kongresi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongreye partililer yoğun ilgi gösterirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Parti Meclisi Üyesi Hikmet Erbilgin, İl Başkanı İlke Karabacak, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı. Başkanlık divanı seçiminin ardından il başkanlığı, yönetim kurulu, il disiplin kurulu ve kurultay delegelerinin seçimleri yapıldı. Kongreye tek listeyle giren mevcut İl Başkanı İlke Karabacak, yeniden seçilerek güven tazeledi.

Kongrede konuşan Özgür Özel, 2007 yılından beri Kastamonu’ya gelip- gittiğini belirterek, "Geldiğimde bu güzel cumhuriyet şehrini bir Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetmesini arzu ederdim. Bugün ne mutlu ki bana, biraz önce hatırlatıldı: 2018 yılında Divan Başkanlığını yaptığım kongrede grup başkan vekiliydim, 2023 yılında grup başkanı olarak ve genel başkan adayı olarak katıldım. Ve her yürüyüşümüzü birlikte gerçekleştirdiğimiz iki yol arkadaşımı, sevgili Hasan Baltacı’yı bugün burada belediye başkanı olarak, sevgili Hikmet Erbilgin’i parti meclisi üyemiz, örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcımız olarak, partimize önemli katkılarda bulunan bir yol arkadaşım olarak aynı salonda yan yana görüyorum. Onların dayanışması, inancı partimizi Kastamonu’da büyüttü. Belediye devralındığında 505 milyon lira borcu vardı, şimdi 170 milyona indirdi. Kastamonu Akademisi’nde ekonomik durumu iyi olmayan 677 öğrenciye eğitim veriliyor. 'CHP gelirse yardımlar kesilir' diyorlardı. Geldik, bırakın kesmeyi sosyal yardımları üç katına çıkardık. 'Hoş Geldin Bebek' uygulamasıyla yeni doğan bebekler ailelerinde ziyaret ediliyor, 'Hoş Geldin Bebek' paketleri veriliyor. 'Süt Kuzusu' projesiyle 355 çocuğa ayda 8 litre süt ulaştırıyoruz. Kastamonu Belediyesi 28 yıldır toplu taşıma görmemişti. Şimdi 12 sarı otobüsle, 150 milyon lira yatırımla hizmet başladı. Halktan yana, rantı değil halkı önceleyen belediyecilik anlayışımız büyüyor" dedi.

'BİZ 47 YIL SABRETTİK, AMA AK PARTİ 47 GÜN BİLE SABREDEMEDİ'

Özel, konuşmasının devamında, "Cumhuriyet Halk Partisi olarak 47 yıldır birinci parti olamamıştık. Sabrettik. Kusuru kendimizde aradık. 'Daha çok çalışmalıyız' dedik. 47 yıl sonra doğru adaylarla, gençlerle, kadınlara alan açarak, kadın kotalarını uygulayarak, bilimsel yöntemlerle belirlenmiş adaylarla Türkiye’nin karşısına çıktık ve 47 yıl sonra seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başardık. Biz 47 yıl sabrettik, ama Adalet ve Kalkınma Partisi 47 gün bile sabredemedi. Ülkede biz birinci parti olduktan sonra dedik ki, 'Madem ki birinci partiyiz, toplumun her kesimini kucaklayalım.' Şehit cenazelerinde elimizi sıkmayanları bile Anıtkabir’de gördüğümüzde yüzlerine baktık, saygı gösterdik. Bayramda aradık, kutladık, genel merkezlerine gittik, tüm siyasi parti liderlerini ziyaret ettik. Dedik ki; 'Siz genel iktidardasınız, biz yereldeyiz. Gelin el ele verelim. Emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın durumu kötü. Gençler umutsuz. Gelin siz maaşlarını artırın, biz de iyi hizmet üretelim. Millet bizden kavga değil, hizmet bekliyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni birlikte iyi günlere taşıyalım" diye konuştu.

'AK PARTİ’Lİ BELEDİYELERİN BORÇLARINI BİZİM PARAMIZDAN KESİYORLAR'

Son anketlere değinen Özgür Özel, "Eğri oturup doğru konuşalım. Yüzde 52 oyla seçilen Kastamonu Belediye Başkanının memnuniyeti yüzde 64 çıktı. Türkiye’de belediye başkanlarımızın ortalama memnuniyet oranı yüzde 59’a ulaştı. Bütün anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti çıktı. İşte o dakikadan itibaren rahatsız oldular. 'Bu süreç muhalefete yarıyor' dediler. İşte o yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Cumhuriyet Halk Partililerin nasırına basmaya başladılar. Fol yok, hiçbir şey yok ortada. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ülkede, kurduğu orduda, 100’üncü yılında tarihte ilk sefer kara, deniz ve havada okul birincileri; kadın teğmenler. Tören yapılıyor, gelip sıraya geçiyorlar. Selam veriyorlar, Erdoğan selamı alıyor. Ödülünü veriyor, kalem, saat hediye ediyor. Sohbet ediyor, yerlerini alıyorlar. Tören bitiyor, ‘Mustafa Kemal’in askeriyiz’ diye aralarında kılıç çatıyorlar. Sekiz gün geçiyor, işte sana fırsat; o teğmenlere soruşturma açıyorlar. Kendisine selam çakan, ‘Cumhurbaşkanım’ diyen, saygıda kusur etmeyen, Atatürk’ün ordusunda 100’üncü yılda üç kadın teğmen var. O kadın teğmenlerden birini ve dört arkadaşını; ilk başta niyet bütün sınıf. Tepkilerden sonra sırf bizi çıldırtmak için dört teğmeni ordudan ihraç ediyorlar. Öbür tarafta Tuzla’da Atatürk’e söveni değil, ona ‘dur’ diyeni ordudan ihraç ediyorlar. Bakanlara 'CHP’li belediyeleri silkeleyin biraz' deniyor. Tamam diyen Sosyal Güvenlik Bakanı, AK Partili belediyelerin yıllardır ödemediği borçları görmezden gelirken, CHP’li belediyelerin borcunu faiziyle birlikte bir seferde istiyor. Maliye Bakanı da aynı şeyi yapıyor. AK Partili ve MHP'li belediyelerin borçlarını faiziyle bizim paramızdan kesiyorlar. Amaç ne silkeleyerek hizmeti durdurmak" dedi.

'CESARETİ VARSA KARŞIMIZA ÇIKSIN'

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında TOKİ aracılığıyla Cumhuriyet yurtlarını bir yıl içinde bitireceklerini söyleyerek, "Her mahallede devletin kreşleri yapılacak. Yoksul öğrenciler için yurt, yoksul küçük çocuklar için kreş, ücretsiz bir kamu hizmeti olarak sağlanacak. Gençler kimsenin kapısında köle, gelecek ideolojisine malzeme olmayacak. Herkes partisini, inancını, yaşama biçimini özgürce seçecek. Cumhuriyet özgürlüklerin teminatı olacak. Şimdi bu noktalarda bizimle yarışmaya takati olmayan, ben Sayın Erdoğan’ın yaşına laf etmem. Sağlığına laf etmem. Edenler oluyor, ayıplı buluyorum. Ama bu ayıplamadan kendisinin de nasibini almasını tarih önünde bekliyorum. O benim yaşımdaydı, Necmettin Erbakan 73 yaşındaydı. Diyordu ki Erbakan Hoca’ya, ‘Yaş 70, iş bitmiş. Birazcık kenara çekil.’ Ecevit 76 yaşındaydı, rahmetli Ecevit. Ecevit için diyordu ki ‘Sayın Başbakan’ın sağlık sorunları ülkenin gelecek sorunu haline gelmiştir. Ölünce mi bırakacaksın be adam?’ diyordu. Ben Sayın Erdoğan’ın sağlığına, yaşına, herhangi bir laf etmiyorum. Ama kendisi benim yaşımdayken, onun yaşında olanlara ettiği kabalıkları unutmayalım, gördüğümüz kötülükleri rakibimize yapmayalım. Cesareti varsa karşımıza çıksın. Ben size 100 yıl önce olduğu gibi şartlar ne kadar zor olursa olsun, rakip ne kadar zalim olursa olsun karşımızdaki iş birliği ne kadar güçlü, ne kadar gözü dönmüş, ne kadar dışarıya bağlı olursa olsun, ben size cesaretle mücadele vaat ediyorum. Cesaret ve mücadele vaat ediyorum. Dikenlerin üstüne basa basa yürüyeceğimiz bir yol ama teslim olmamak, ezilmemek, ezilsen de teslim olmamak, yenilmemeyi vaat ediyorum. 100 yıl öncesinde olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurtuluş yolculuğuna katılmaya hazır mısınız? Var mısınız? Bir kez daha memleketi kurtaracak mıyız? Bir kez daha demokrasiyi kuracak mıyız? Bir kez daha başaracak mıyız? Buna inanıyor musunuz? O zaman size söylüyorum; aynı Fatih Sultan Mehmet’in yola çıkıp da İstanbul’a varıp bir devri kapatıp bir devri açtığı gibi bir dönemi kapatmaya, bir dönemi açmaya var mısınız? O zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sevenler arkamdan gelsin. Ekrem Başkan’ı sevenler arkamdan gelsin. Beni seven arkamdan gelsin" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/sirf-bizi-cildirtmak-icin-ihrac-ediyorlar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/sirf-bizi-cildirtmak-icin-ihrac-ediyorlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/sirf-bizi-cildirtmak-icin-ihrac-ediyorlar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/sirf-bizi-cildirtmak-icin-ihrac-ediyorlar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sirf-bizi-cildirtmak-icin-ihrac-ediyorlar/613706/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 06:03:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Lübnan tezkeresi kabul edildi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin tezkere, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu Meclis Başkan Vekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da milletvekillerine verilen 1 dakikalık bölümde söz alan AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül, "Ali Mahir Başarır'ın, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik alçakça Silivri tehdidi ve iğrenç hakaretleri ahlaksızlığın ve çirkefliğin zirvesidir. Bu hadsiz sözler ne demokrasiye ne de milletimizin değerlerine sığar. Sadece CHP'nin kin kusan kaos tüccarı zihniyetini ifşa eder. Cumhurbaşkanımıza yani milletimizin iradesine yapılan bu aşağılık saldırıdır" ifadelerini kullandı.

BAŞARIR VE KIRATLI BİRBİRİNİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ

AK Parti'li Gül'ün konuşması esnasında CHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu ve sataşmalarda bulundu. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı karşılıklı sataşmaların ardından birbirlerinin üzerine yürüdü. Başarır, “Sen kimsin lan. Terbiyesiz. Ayar mı veriyorsun bir de buraya” derken Kıratlı ise “Lan sensin lan, yavşak. Lan ne olacak, artist. Oğlum, oradaki yaptığın konuşmayı çıkıp burada yapsana lan, yap bakayım, hadi yap, yap hadi lan” dedi. İki isim arasındaki sataşmalar sürerken Meclis Başkan Vekili Celal Adan araya girerek, milletvekillerine temiz dil kullanmaları konusunda uyarıda bulundu.

'MECLİS'İN SEVİYESİNİ DİP NOKTAYA GETİRİYOR'

Ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, partisinin Bursa İl Kongresi'nde yaptığı konuşma ile ilgili algı yaratıldığını kaydetti. Başarır, "Konuşmayla ilgili televizyonda ayrıntılarıyla söylediklerimi belirttim ama diyelim ki yanlış bir dil kullandım, bunu anlatırken, 'Alçak' diye bir ithamda bulunmak nasıl bir şey? Soruyorum size. Medya İletişim Başkanınız konuşmayı alıyor, üstüne, 'Hoşşt' yazıyor. Bu, doğru bir dil mi? Ya, soruyorum. Dava açıldı, gece jet hızıyla soruşturma başlatıldı, manevi tazminat davası açıldı. Ya, ne yapılacaksa yapılsın ama burada, 'Alçak' kelimesini kullanmak maalesef ki Meclis'in seviyesini dip noktaya getiriyor" dedi.

'BU NASIL BİR ÇELİŞKİ'

Siyasi parti grup başkanvekillerini söz aldığı bölümde AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in grup toplantısında yargı ile ilgili sözlerini eleştirdi ve siyasetin en önemli paradigmasının üslup olduğunu ekledi. Gül, "Grup Başkan Vekili az önce de ifade edildi, bir gündem oldu. Kullanmış oldukları dil gerçekten demokrasiye de CHP'ye yakışmayan bir dil. Toplumu, seçmenleri ayırt eden ve Cumhurbaşkanımıza yönelik kabul edemeyeceğimiz ifadeleri kullanan bu dilin hiçbir şekilde kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Öncelikle, şunu ifade etmek isterim ki yani hem bağımsız yargıdan bahsedeceksiniz hem, 'CHP iktidara geldiğinde sizi yargılayacağız, yargı düzenimizde siz hesap vereceksiniz' bu nasıl bir çelişki" dedi.

'HERKES EŞİT OLARAK YARGILANSIN'

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti'li Gül'e cevaben, "Bakın, kesinlikle hiç kimsenin hiç kimseye hakaret etme hakkı yok. Dünden beri bazı paylaşımlara bakıyorum, hakaret ettiğimiz iddiasıyla ağza alınmayacak küfürler ediliyor. Şimdi, eğer ki bir yargı varsa, bu yargı her hakareti destekleyecekse o zaman hep beraber yapalım. Bakın, 'Kudurun' lafını ben söylemiyorum, bunu Cumhurbaşkanı söylüyor. Bu ülkenin muhalefet partisine, 'Alçaklar' diyen kendisi. O zaman herkes eşit olarak yargılansın ki ben böyle bir kelime, buna benzer bir kelime kullanmadım. Benim konuştuğum her şey açıkça belli. Her şey belli ama önce sosyal medyadan bir algı; gece bir de soruşturma. Savcı sabahı bekleyemiyor, uyuyamayacak çünkü sabaha kadar, sabaha kadar uyuyamayacak adam, 'Aman, yapayım görevimi' diyor" değerlendirmesinde bulundu.

'TEZKERENİN OLUMLU YÖNDE OLDUĞUNU İFADE ETMEK İSTİYORUM'

Genel Kurul'da ardından TBMM Başkanlığı'na sunulan, 'TSK unsurlarının Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl daha uzatılmasına' ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'nin görüşmelerine başlandı. Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, "BM Barış Gücü, BM Geçici Görev Gücü kapsamında UNIFIL'in orada görev yaptığını ifade ediyor. Fakat son tahlilde biliyoruz ki oradaki geçici görev gücünün herhangi bir şekilde Lübnan'da barışı sağlamak gibi bir vasfı maalesef yok. Ama tabii, askerimizin orada bulunması, Lübnan'la olan tarihi ilişkilerimizin hatırlatılması, bir yumuşak güç unsuru olarak orada görev yapması anlaşılabilir. Bu noktada, zaten 2027 yılı itibarıyla tedricen tasfiyesine karar verilmiş, son kez uzatıldığını anlıyoruz. Bu anlamda, yumuşak gücümüzün Lübnan'da var olması gerekçesiyle bu tezkerenin olumlu yönde olduğunu ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı

'TEZKEREYİ NEDEN İKİ SENE UZATIYORUZ'

İYİ Parti grubu adına söz alan Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise İsrail'in dilediği zaman Lübnan'ı bombaladığını aktararak, "BM UNIFIL gücü Lübnan-İsrail sınırında devriye gezmeye devam ediyor. Ama bu güç ne gerçekten tarafsız bir barış gücü ne de Lübnan'ı koruyan bir kuvvet yani aslında ateşi söndürmüyor. Lübnan tezkeresinin süresini uzatmak istiyorsunuz. Peki, ben size hatırlatayım: 7 Ekim 2023 sabahı bölgede cehennemin kapıları aralanmıştı ve hemen ardından 11 Ekim'de biz de Mecliste Lübnan tezkeresinin bir yıl uzatılmasını kabul etmiştik. Peki, ne değişti o günden bugüne kadar? İsrail Lübnan'ın içinden geçti, başkentini bombaladı. UNIFIL ne yaptı? Hiçbir şey, sadece seyretti. Bugün İsrail isterse Beyrut'ta, hatta Şam sokaklarında bile istediği operasyonu çekebiliyor. Hal böyleyken bu tezkereyi neden iki sene uzatıyoruz? Neyi, kimi kimden koruyoruz? İki yıl içerisinde nelerin gerçekleşmesini öngörüyorsunuz" diye konuştu.

'KABUL OYU KULLANACAĞIZ'

MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak ise tezkereyi olumlu bulduklarını kaydederek, "Cumhurbaşkanlığı tezkeresinde belirtilen gerekçeleri yerinde bulduğumuzu, TSK'nın uluslararası barışa katkı sunan bu görevi sonuna kadar sürdürmesini destekliyoruz. Dolayısıyla tezkereye kabul oyu kullanacağımızı beyan ediyor, alacağımız bu kararın başta Lübnan olmak üzere bölgemizdeki tüm ülkelere ve barışsever tüm milletlere hayırlar getirmesini diliyorum" dedi.

'TEZKERE HİÇBİR İŞE YARAMAYACAK'

BM Barış Gücü'nün Bosna, Somali, Afganistan gibi bölgelerde görev aldığını ancak barış sağlayamadığını ifade eden DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, "Hiç kimse bu tezkereyle birlikte Lübnan'da barışın geleceğine kuşkusuz inanmıyor. Neden inanmıyor, oradaki halklar da inanmıyor çünkü deneyim sabit. Tüm denetim mekanizmalarıyla en ufacık bir saldırıyı önleme şansı varsa kuşkusuz bunun önünde engel olunamaz ama bu tezkerenin metninde bütün inisiyatif tek kişiye, Cumhurbaşkanlığına bağlanıyor. 'Bölge barışı, dünya barışı' dediğimiz yerde arkada savaş hayallerinin de kurulduğunu bildiğimiz bir yerde bu kadar önemli bir konuda sadece tek adamın inisiyatifiyle bir tezkere gerçekten hiçbir işe yaramayacak" değerlendirmesinde bulundu.

'TUTUMUMUZU DEĞİŞTİRMEMİZİ GEREKTİREN BİR DURUM YOK'

CHP grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise partisinin BM kararları ile ilgili tezkerelere olumlu oy kullandıklarını hatırlatarak, "Bugün de bu tutumumuzu değiştirmemizi gerektiren bir durum yok ancak bir konuyu dikkatinize sunmak istiyorum. Bakın, yıllardır bu tezkereleri Meclis'te konuşuyoruz ve ben defalarca şunu hatırlattığımı biliyorum: Meclis böyle bir tezkereyle bu yetkiyi yani Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışına gönderilmesi yetkisini bir kişiye veriyor, Cumhurbaşkanına veriyor ve büyük bir ciddiyetsizlikle aslında Cumhurbaşkanı tarafından şurada gördüğünüz gibi bir sayfalık yazıyla bu yetki isteniyor" ifadelerini kullandı.

'MAZLUMUN YANINDA DURUYORUZ'

AK Parti grubu adına değerlendirmelerde bulunan Sinop Milletvekili Nazım Maviş, "Biz vicdanın olduğu yerde duruyoruz, hak ve adalet çizgisinde duruyoruz, mazlumun yanında duruyoruz. Kudüs'ün, Mescid-i Aksa'nın yanında duruyoruz, 'Nehirden Denize Özgür Filistin'in yanında duruyoruz. Şeyh Ahmed Yasin'in, Abdülaziz Rantisi'nin, İsmail Haniye'nin, Yahya Sinvar'ın yanında duruyoruz. Yahudi, Hristiyan, Müslüman fark etmez; barışı tercih eden herkesle barışın yanında duruyoruz tıpkı Osmanlı döneminde 3 dinin kutsal şehrini barış ve esenlikle yönettiğimiz gibi" diye konuştu.

TEZKERE KABUL EDİLDİ

Siyasi parti temsilcilerinin tezkere üzerine yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkan Vekili Celal Adan, tezkereyi oylamaya açtı. AK Parti, MHP, CHP, Yeni Yol Partisi ve İYİ Parti tezkereye 'evet' oyu verirken DEM Parti 'çekimser' kaldı. Oylama sonucunda tezkere, Genel Kurul'da kabul edildi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/lubnan-tezkeresi-kabul-edildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/lubnan-tezkeresi-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/lubnan-tezkeresi-kabul-edildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/lubnan-tezkeresi-kabul-edildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/lubnan-tezkeresi-kabul-edildi/613705/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 05:57:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TBMM'de 'mandacı' ve 'alçak' tartışması</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti ve CHP'li milletvekilleri arasında 'mandacı' ve 'alçak' tartışması yaşandı.

TBMM Genel Kurulu, 'Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündem dışı konuşmalar bölümünde söz alan AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, "Bir CHP'li milletvekilimiz NATO Parlamenter Asamblesine 28 sayfalık bir rapor sundu. Efendim, bu çok acı bir şeydi. Burada çok önemli bir olay var. Rapor şunu içeriyor; Türkiye'nin derhal İsrail ile beraber anlaşmasını, hemen aralarını iyileştirmesini, kötü adam olarak İran'ın ortaya koyulup Rusya, Çin ve Güney Kore'yle birlikte aynı kefenin içerisine koyulup dışlanması ama en önemli şeylerden bir tanesi, 2 yıldır devam eden bir savaşın sonunda bir katliam yaşandığının gözden çıkarılması, bunun hiç duyulmaması, bundan bahsedilmemesi. Sanki bir anda bir emir mi geldi, bir istek mi oldu? Ne olduğunu anlamak istiyorum. Niye? Çünkü bu ilk olan bir şey değil, bunun daha önceleri de var. Kuzum, hangi aklı taşıyorsunuz Allah aşkına. Vallahi üzülüyorum, bir insan kendi ülkesine bu kadar düşmanlık yapar mı her ortamda, her bulunduğu ortamda? Aynı şekilde, ben küçük muhalefete de söylemek istiyorum; siz onlarla birlikte girdiniz. Yapmayın, Allah aşkına yapmayın, elinizi vicdanınıza koyun" ifadelerini kullandı.

'İSTİSMAR ETMEYE ÇALIŞIYORSUN'

Ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "İlk önce şunun bir hesabını ver: 'Senin Cumhurbaşkanın daha 1 Ekim 2025 tarihinde 30 İranlı kişi ve kuruluşa Birleşmiş Milletler kararı doğrultusunda yaptırım kararını imzaladı mı, imzalamadı mı?' Ne anlatıyorsun sen. NATOPA kararı raportörün kararı mıdır, yoksa NATOPA kararı NATO'nun bugüne kadar birleşmiş kararlarının birikimi midir? Raportörün yazdığını sen kişisel görüşü mü sayıyorsun? Bu kadar mı uluslararası ilişkilerden bihabersin sen? Onlar NATO'nun raporudur, raportör NATO'nun görüşünü karara bağlamak zorundadır. NATOPA'nın kararı ancak NATO'nun kararıdır, Utku Çakırözer'in kişisel raporu değildir. Yazıklar olsun, bunu istismar etmeye çalışıyorsun" diye konuştu.

'MUGALATA SANATININ ÖRNEĞİNİ SERGİLEMİŞ OLDU'

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen'in açıklamaları esnasında CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ile AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı. Ardından Ekmen, "Hatip siyasette veya hitabette mugalata sanatının çok numune bir örneğini sergilemiş oldu, performansı için kendisini tebrik ediyorum. Bu kadar ilişkisiz meseleyi bu kadar ilişkisiz paydaşlar arasında bir noktaya bağlamaya çalışmakta da tabii ki zorlanınca birdenbire muhalefeti de 'Küçük' ve 'Büyük' diye ayırt etmeye çalıştı" dedi.

'BU İŞİ YAPANLAR ZATEN PİŞMANLAR'

AK Parti'li Kaynak yeniden söz alarak, "Ben, 'küçük muhalefet' dedim ya, kusura bakmayın, hakikaten ona alındıysanız ama tekrar ikinci bir kelime bulamadım. Birinciden, 'ikinci muhalefet' diyelim o zaman olur mu? Onu öylece gidermiş olalım. Bir diğer taraftan ise efendim, söylemiş olduklarınızın hiçbiri 28 sayfalık rapordaki bizi incitici ve acıtıcı, bu milleti rencide edici hiçbir kelimeyi ortadan kaldırmıyor. Bu işi yapanlar kendileri de zaten pişmanlar ama bakın Türkiye öyle kritik bir dönemde ki biz, 'Türk, Kürt, Arap barışı' dediğimiz ve bölgede tek güç olarak kaldığımız bir dönemde bizim karşımıza kendi içimizden birilerinin çıkmaması lazım" ifadelerini kullandı.

'İNGİLTERE ANCAK SENİN GİBİ ALÇAKLARI YAPABİLİR'

Genel Kurul'da AK Parti ve CHP'li milletvekilleri arasında sataşmalar sürerken CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Burada Birleşmiş Milletlerin kararı doğrultusunda, 30 tane İran firmasına ve şirketine yaptırım uygulayan 1 Ekim 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'nı gösteriyorum. Bu kararname Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi fikri mi yoksa Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararının uygulanması mı? Eğer azıcık uluslararası ilişkiyi biliyorsan buna ilişkin bir yanıt üretirsin" derken, AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldırım, 'siz İngiltere'yle ancak' diyerek araya girdi. Günaydın, Yıldırım'a cevaben, "İngiltere ancak senin gibi alçakları yapabilir, anlatabiliyor muyum, doğru konuş. İngiltere ne, ne İngiltere'si, ağzınızda bir İngiltere, İngiltere kim lan, İngiltere ancak senin olur, Amerika ancak senin olur" değerlendirmesinde bulundu.

'MANDACILIK, EN BÜYÜK ALÇAKLIKTIR'

Yaşanan gerginlik üzerine Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi. Aranın ardından yeniden toplanan Genel Kurul'da, Yeni Yol Partisi'nin TBMM Başkanlığına sunduğu önergenin görüşmeleri sürerken AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, yaşanan tartışmayı yeniden hatırlattı ve CHP'li Günaydın'ın, 'alçaksın' sözleri nedeniyle Genel Kurul'dan özür dilemesi gerektiğini belirtti. Bunun üzerine söz alan Günaydın, TBMM'de herkesin temiz bir dil kullanması gerektiğini söyledi ve AK Parti'li Yıldırım'ın kendisine, 'İngiliz mandacısı' dediğini ekledi. Cevap vermek üzere kürsüye gelen AK Parti'li Yıldırım, "Cumhurbaşkanımızın Trump'la görüşmesi üzerinden bir ithamda bulundu. Ben de dedim, senin Genel Başkanın İngiltere'den medet umuyor, mandacılığa soyunmuş dedim, git, önce onu konuş dedim ve onun üzerine bana, 'alçak' ifadesini kullandı. Eğer, ben çok daha farklısını verebilirdim ama şunu söylüyorum; alçaklık ifadesini kendisine aynen iade ediyorum, özür için mikrofon açılmıştır, özür dilememiştir. Alçaklık, mandacılık en büyük alçaklıktır" ifadelerini kullandı.

'BANA KİM, 'MANDACI' DERSE ALÇAK OĞLU ALÇAKTIR'

AK Parti'li Yıldırım kürsüde konuşurken sataşmalarda bulunan Günaydın, "Kendisi, 'İngiliz mandacılığıyla bir yere varılmaz dedim' diyor. Niye bu tutanakta yok? Utanmıyor musunuz ya? Utanmıyor musunuz? Herifin kendi ifade ettiğini tutanağa almıyorsunuz. Bu kulaklar, 'manda' sözünü duyuyor, 'sen alçaksın' diyor. Anlatabiliyor muyum? Bana kim, 'mandacı' derse alçak oğlu alçaktır, bir kere daha söylüyorum" diye konuştu.

'BÖYLE RUH HASTALIĞI OLMAZ'

Genel Kurul'da sataşmalar sürerken söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, tutanaklara müdahale edilmediğini belirtirken AK Parti'li Yıldırım yeniden, 'En büyük alçaklık mandacılıktır' derken CHP'li Günaydın ise, 'terbiyesiz oğlu terbiyesiz' dedi. Ardından Usta, "Böyle ruh hastalığı olamaz. Kişisel haklarına, kendi siyasi görüşüne insanların laf söylemek bir Grup Başkanvekiline yakışmıyor Sayın Başkanım. Kendisi istediği gibi konuşur, hakaret eder, küfreder, bunların hepsi çok normal kabul edilebilir" değerlendirmesinde bulundu.

'BİRLEŞİME ARA VERİLDİ'

Genel Kurul'da sataşmalar yaşanırken AK Parti'li Yıldırım siyasi kariyerini anlatırken CHP'li Günaydın, 'Oynak adam' dedi. Bunun üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ve Günaydın arasında tartışma yaşandı. Tartışmaların sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/tbmmde-mandaci-ve-alcak-tartismasi-287172.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/tbmmde-mandaci-ve-alcak-tartismasi-287172.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/tbmmde-mandaci-ve-alcak-tartismasi-287172-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/tbmmde-mandaci-ve-alcak-tartismasi-287172.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tbmm-de-mandaci-ve-alcak-tartismasi/613681/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 06:01:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Ankara'da 6,5 yılda bir damla yeni su kaynağı üretilmedi''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Ankara'da geçen hafta yaşanan su kesintileri ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı eleştirerek, "Ankara'da 6,5 yıldır bir damla yeni ek su kaynağı üretememiş, kaynaklarını; konserlerde, tabutlarda, karton bardaklarda maalesef heba etmiştir" dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, TBMM'de yanında getirdiği su bidonlarıyla basın toplantısı düzenledi. Gökçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı eleştirerek, "Ankara'da 6,5 yıldır bir damla yeni ek su kaynağı üretememiş, kaynaklarını; konserlerde, tabutlarda, karton bardaklarda maalesef heba etmiştir. Bugün Ankaralılar çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkama noktasında ciddi sıkıntılar yaşıyor ve maalesef burada gördüğünüz su bidonlarına mahkum edilmiştir" dedi.

'ANKARALININ PARASI HEBA EDİLDİ'

Gökçek, 'Ankara-Polatlı İçme Suyu Projesi' adı altında Ankaralıların parasının konserlerde olduğu gibi katbekat para harcanarak heba edildiğini savundu. Gökçek, "Sayın Mansur Yavaş, Ankara'dan Polatlı'ya su götürmek için bir ihale yapıyor; bu ihaleyi 549 milyon TL'ye sonlandırıyorlar, ihalenin yapımı için 900 gün süre veriyorlar. Daha sonra ihale için 'zeyilname' yayınlanıyor. Yani hava şartları nedeniyle çalışılmayacak gün sayısının söylenmesidir. İhale için ilk başta 120 gün veriliyor. Ardından ek süreyle bu 67 güne düşürülüyor. Sayın Yavaş'ın yayınlandığı zeyilnameden sonra 2020 yılında 78, 2021 yılında 298, 2022'de 298, 2023'te 226 gün, toplamda 900 günü yani 2023 yılını doldurmaları gerekiyor. Yalnız Sayın Mansur Yavaş, 549 milyon TL'lik ihaleyi 2024 yılında bitirdiğini söylüyor ve ASKİ'nin internet sitesinden aldığım rakama göre 2,5 milyar liraya bitiriyor" ifadelerini kullandı.

Gökçek, AK Parti döneminde yapılan 384 kilometrekarelik Kesikköprü su hattı ile Ankara-Polatlı içme suyu hattının ihale süreçlerini kıyaslayarak, "Kabiliyetsiz olabilirsiniz, bir işi beceremiyor da olabilirsiniz; ama AK Parti, döneminde 387 kilometre hattı 7,5 ayda yapıyorsa; 107 kilometrelik Polatlı hattını nasıl 5 yılda yapamazsınız? Bunu hangi mantık kabul eder? Burada bir vurgun vardır. Bu vurgun nedir; yıllar içerisinde enflasyon oranlarında hem borulardan hem yapım maliyetlerinden işin maliyetini yükseltip birilerine Ankara'nın parasının peşkeş çekilmesidir" diye konuştu.

Gökçek ayrıca Ankara-Polatlı içme suyu ihalesini kazanan şirketin, Devlet Su İşleri'nin düzenlediği ihaleye sahte yeterlilik belgesi ile katılması nedeniyle ihalelere katılma yasağı bulunduğunu belirtti ve Mansur Yavaş'a çağrıda bulunarak, şirketin yeterlilik belgesini kamuoyu ile paylaşması gerektiğini söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ankarada-65-yilda-bir-damla-yeni-su-kaynagi-uretilmedi-282011.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ankarada-65-yilda-bir-damla-yeni-su-kaynagi-uretilmedi-282011.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ankarada-65-yilda-bir-damla-yeni-su-kaynagi-uretilmedi-282011-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ankarada-65-yilda-bir-damla-yeni-su-kaynagi-uretilmedi-282011.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ankara-da-6-5-yilda-bir-damla-yeni-su-kaynagi-uretilmedi/613636/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 07:23:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özgür Özel, CHP'ye üye olan Ayşe Kulin'e rozet taktı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisine üye olan gazeteci ve yazar Ayşe Kulin'e rozet takıp, üyelik formunu imzaladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gazeteci ve yazar Ayşe Kulin ile CHP Genel Merkezindeki makamında bir araya geldi. Özel, CHP'ye üye olan Kulin'e rozet takıp, üyelik formunu imzaladı. Kabulde, eski CHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka da yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ozgur-ozel-chpye-uye-olan-ayse-kuline-rozet-takti-282096.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ozgur-ozel-chpye-uye-olan-ayse-kuline-rozet-takti-282096.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ozgur-ozel-chpye-uye-olan-ayse-kuline-rozet-takti-282096-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/ozgur-ozel-chpye-uye-olan-ayse-kuline-rozet-takti-282096.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ozgur-ozel-chp-ye-uye-olan-ayse-kulin-e-rozet-takti/613634/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 07:23:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ümit Özdağ'dan Diyarbakır Baro Başkanı hakkında suç duyurusu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na katıldıktan sonra yaptığı açıklamalar nedeniyle Diyarbakır Baro Başkanı Avukat Abdulkadir Güleç hakkında Ankara Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu.

Adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan Özdağ, TBMM'de kurulan komisyonda farklı kişilerin ve kuruluşların davet edilerek görüşlerinin alındığını, kayda alındığını, bunlardan birisinin Diyarbakır Baro Başkanı olduğunu söyledi. Özdağ, Diyarbakır Baro Başkanının daha sonra bir yayın organında açıklamalarda bulunduğunu söyleyerek, "Türkiye'nin hiçbir bölgesi Kürdistan değil.

Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde Kürdistan'dan bahsetmek, Türkiye'nin belirli barolarını bir başka ülkenin barosu gibi göstermek aslında karşı karşıya olduğumuz zihniyetin amacının ne olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu zihniyet; bölücü, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletine düşman olan bir zihniyettir. Bu açıklama suçtur.

Zafer Partisi olarak bu açıklamayla ilgili olarak bugün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir suç duyurusunda bulunduk. Bundan sonra da bu tür, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü hedef alan bütün eylem ve açıklamalarla ilgili Zafer Partisi olarak siyasi açıklamaların ve cevapların dışında hukuki anlamda da gereken adımları atacağız" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/umit-ozdagdan-diyarbakir-baro-baskani-hakkinda-suc-duyurusu-266900.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/umit-ozdagdan-diyarbakir-baro-baskani-hakkinda-suc-duyurusu-266900.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/umit-ozdagdan-diyarbakir-baro-baskani-hakkinda-suc-duyurusu-266900-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/umit-ozdagdan-diyarbakir-baro-baskani-hakkinda-suc-duyurusu-266900.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/umit-ozdag-dan-diyarbakir-baro-baskani-hakkinda-suc-duyurusu/613521/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 07:03:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Bugün Türkiye'de önemli bir günü yaşıyoruz''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "Bugün Türkiye'de önemli bir günü yaşıyoruz. Saat 11.00'de Meclis Başkanımızın açılış konuşması, gerçekten tarihi bir konuşmaydı. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu en iyi şekilde özetleyen; nasıl çıkılacağını, çıkıldığı takdirde nasıl koşar adımlarla hedefe hızlı bir şekilde ilerleyeceğini gösteren bir konuşma şekliydi" dedi.

Büyükşehir Belediyesi tarafından Talas ilçesinde 'Talas Mevlana Sosyal Yaşam Merkezi Tanıtım Programı' gerçekleştirildi. Programa AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Garnizon Komutanı Volkan Ersun Acar ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç katıldı. Ankara- Kayseri Hızlı Treni'nin 139 artı 3 kilometrelik bağlantı yolunu incelediklerini aktaran Elitaş, "Maşallah çok hızlı gidiyor.

Toplam olarak baktığımızda yüzde 10 da 9'luk kısmı tamamlanmış. Sanat yapılarının nezdinde baktığımızda yüzde 40'lık kısmı tamamlanmış ki inşallah hızlı bir şekilde hızlı trenimiz hayata geçecek. O zaman Kayseri- Ankara 1 saat 45 dakika, İstanbul- Ankara Süper Hızlı Treni de hayata geçtiği takdirde 2,5 saatlik İstanbul- Ankara, demek ki uçakla gider gibi hızlı trenle İstanbul'a ulaşmak mümkün olacak. Kayseri- Ankara otoyolunun bağlantı yolu 98 artı 12 kilometrelik yolda projesi ihale edildi. Bir proje yapılması demek, o projenin bitmesi demek artık yolun yapımının en önemli kısmının aşılması demek. İnşallah bunları da en kısa zamanda hayata geçirerek değerli Kayserili hemşehrilerimizin hizmetine sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.

'MECLİS BAŞKANIMIZIN AÇILIŞ KONUŞMASI, TARİHİ BİR KONUŞMAYDI'

Bugün, Türkiye'de önemli bir günü yaşadıklarını belirten Elitaş, "Bugün Türkiye'de önemli bir günü yaşıyoruz. Meclis Başkanımızın başkanlığında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 48 üyenin katıldığı, TBMM'de grubu olan siyasi partilerin yanında, bir milletvekili ile dahil olsa temsil edilen siyasi partilerin temsilcileriyle birlikte 48 komisyon üyesi arkadaşımız toplantı yaptılar. Saat 11.00'de Meclis Başkanımızın açılış konuşması, gerçekten tarihi bir konuşmaydı. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu en iyi şekilde özetleyen; nasıl çıkılacağını, çıkıldığı takdirde nasıl koşar adımlarla hedefe hızlı bir şekilde ilerleyeceğini gösteren bir konuşma şekliydi" diye konuştu.

'TBMM'DEKİ İLK TOPLANTISINI YAPAN TERÖRLE MÜCADELE KOMİSYONU ÇOK ÖNEMLİ'

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 102'nci yılında olunduğuna değinen Elitaş, "Ama terörle tanıştığımızdan bu yana 41 yıllık bir süre geçmiş. O 41 yıllık süre içerisinde teröre harcadığımız paranın yatırıma dönüştüğünü düşünün. Terörle mücadeleye harcadığımız enerjimizin başka alanlara kalkınma için, büyüme için yapıldığını düşünün.

Onun için bugün TBMM'deki ilk toplantısını yapan terörle mücadele komisyonu çok önemli. Bütün milletimizin terörün bitmesi için hamasetle uğraşanlara değil, gerçeklerle ve geleceği görenlerle birlikte olup insanların zihnini karıştıranların düşüncelerine değil, Türkiye'yi ileri bir seviyeye barışık bir şekilde 86 milyonun kucaklaştığı bir ülke için elinden gelen gayreti gösteren, 48 milletvekili tarafından temsil edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki o üyelerin çalışmalarına gönülden destek verip inşallah hayra vesile olmasını dilemekten başka yapacak bir şeyimiz yok" dedi.

'BURADA ÇOK ÖNEMLİ İKİ PROJEYİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ'

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ise "Burada çok önemli iki projeyi gerçekleştiriyoruz. Bu konuda değerli başkanvekilimizin ve milletvekillerimizin, belediye başkanımızın zaman zaman bakanlığımızdaki yaptığı toplantılar neticesinde Yozgat'tan Ankara- Kayseri hızlı tren hattında yaklaşık 119 kilometre ilerleme gerçekleştirdik. 140 kilometrelik bir hattı en kısa zamanda inşallah Kayserili vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Buradan bindiği zaman İstanbul'a, Ankara'ya, Türkiye'nin değişik yerlerine konforlu bir seyahat yapacak.

Ankara- Niğde Otoyolu'nun devamı için gerçekten büyük bir mücadele ettiğine şahidim başkanımın da. Onun da neticesi geçtiğimiz günlerde de proje ihalesi yapıldı. Proje ihalesinin yapılması demek, bir proje için çok önemli ve kıymetli. İnşallah onun da tamamlanmasını göreceğiz" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bugun-turkiyede-onemli-bir-gunu-yasiyoruz-252203.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bugun-turkiyede-onemli-bir-gunu-yasiyoruz-252203.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bugun-turkiyede-onemli-bir-gunu-yasiyoruz-252203-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bugun-turkiyede-onemli-bir-gunu-yasiyoruz-252203.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bugun-turkiye-de-onemli-bir-gunu-yasiyoruz/613409/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:44:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Asla Anayasa tartışması yapılmayacak''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Herkesin içi rahat olsun ki CHP'nin olduğu komisyonda asla Anayasa tartışması yapılmayacak. Cumhuriyet'in temel nitelikleri tartışmaya açılmayacak. Özgürlük, demokrasi ve adalet mücadelesi sonuna kadar verilecek" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de yeni kurulan komisyonun 8 saat süren ilk toplantısı sonrası bir açıklama yaptı. Grup Başkanvekili Emir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Komisyonun çalışma usul ve esaslarına dönük olarak yaptığımız toplantıda CHP'nin talepleri büyük oranda karşılandı diyebiliriz. Özellikle Anayasa yapımına dönük olarak herhangi bir çalışma yapılmayacağı Meclis başkanı ve diğer siyasi partilerinin ağzından duyulmuş oldu. Bunun dışında sadece Kürt sorununa odaklanan değil, aynı zamanda özgürlük demokrasi ve hukuk devletine odaklanan bir komisyon çalışması yapılacağı karara bağlandı. Aynı şekilde muhalefetin komisyona çağırılacak kişilerin belirlenmesinde ve gündeme ortak olacağının saptanmış olması kıymetli bir öneriydi.

Kararların nitelikli çoğunlukla üye tam sayısının 5'te 3'ü ile alınması önemli bir aşama. Biz aslında 3'te 2 olmasını arzu etmiştik. Ama yapılan müzakereler sonucunda 5'te 3 noktasına gelmek durumunda kalındı. Komisyon çalışmalarının tam tutanak altında yapılması ve tutanakların açık olması esas kabul edildi. Aynı zamanda çalışmaların basına açık olması da bizim şeffaflık açısından olmazsa olmazımızdı. Bunun kabul edilmiş olması da bizim açımızdan memnuniyet verici bir gelişmedir. Herkesin içi rahat olsun ki CHP'nin olduğu komisyonda asla Anayasa tartışması yapılmayacak. Cumhuriyetin temel nitelikleri tartışmaya açılmayacak. Özgürlük, demokrasi ve adalet mücadelesi sonuna kadar verilecek."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/asla-anayasa-tartismasi-yapilmayacak-252238.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/asla-anayasa-tartismasi-yapilmayacak-252238.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/asla-anayasa-tartismasi-yapilmayacak-252238-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/asla-anayasa-tartismasi-yapilmayacak-252238.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/asla-anayasa-tartismasi-yapilmayacak/613407/</link>
			<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:44:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ormanlar için seferberlik: Ülkü Ocakları gönüllüleri göreve hazır</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, yaz mevsimiyle birlikte artan orman yangınlarına karşı kamuoyuna önemli bir çağrıda bulundu.

Başkan Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamada hem vatandaşları duyarlılığa davet etti hem de teşkilatlarının gönüllü ekipleriyle sahada olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Başkan Yıldırım’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Türk milletinin en kıymetli hazinelerinden biri olan ormanlarımız, yalnızca yeşil örtümüz değil; nefesimiz, yuvamız, geleceğimizdir. Yanan her ağaç, kaybedilen bir can gibidir. Yanan her orman, sönmeye yüz tutmuş bir umut demektir. Ormanlarımızı gözümüz gibi korumak, emanete sadakatimizin gereği, ülkemizin istikbaline dair vazifemizdir.

Bu bilinçle hareket eden Ülkü Ocakları, her yaz mevsiminde karşı karşıya kaldığımız orman yangınlarına karşı en yüksek hassasiyeti göstermekte; yeşilin yanmaması, milletimizin ciğerlerinin sönmemesi için var gücüyle mücadele etmektedir.

Bugün buradan açıkça ilan ediyoruz:
Ülkü Ocakları olarak, teşkilatlarımız bünyesinde eğitimden geçirilmiş gönüllü ekiplerimizle, orman yangınlarının çıktığı bölgelerde görev alan itfaiye ve diğer devlet birimlerimizin yanında, koordineli biçimde çalışmaya hazırız. Devletimizin her kurumuyla omuz omuza, bu yeşil vatana sahip çıkmak boynumuzun borcudur.

Ayrıca vatandaşlarımızı da bu konuda daha dikkatli, daha sorumlu ve daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Ormanda yakılan bir izmarit, unutulan bir şişe, ihmal edilen bir ateş; bin yıllık ağaçları, binlerce canlının yuvasını yok etmek, geleceğimize sahip çıkmamak demektir.

Unutulmamalıdır ki:
Vatanı en çok seven, görevini en iyi yapandır.
Ve bu görev bugün, ormanlarımızı korumaktır!

Bu vesileyle çağrımızdır:
Tüm teşkilatlarımız alarm durumunda olacak, çevre duyarlılığı konusunda gençlerimizi bilgilendirmeye ve gerekli müdahalelerde devletimizin yanında olmaya devam edecektir.

Yeşil vatan yanarsa, sadece ağaçlar değil, geleceğimiz de yanar!”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/ormanlar-icin-seferberlik-ulku-ocaklari-gonulluleri-goreve-hazir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/ormanlar-icin-seferberlik-ulku-ocaklari-gonulluleri-goreve-hazir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/ormanlar-icin-seferberlik-ulku-ocaklari-gonulluleri-goreve-hazir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/ormanlar-icin-seferberlik-ulku-ocaklari-gonulluleri-goreve-hazir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ormanlar-icin-seferberlik-ulku-ocaklari-gonulluleri-goreve-hazir/613246/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 10:57:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ümit Özdağ hakkında 7 yıl 10 aya kadar hapis cezası istendi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Özdağ hakkında 'Zincirleme Biçimde Basın ve Yayın Yoluyla Halkı Kin ve Düşmanlığa Alanen Tahrik Etme' suçundan 7 yıl 10 aya kadar hapis cezası istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında 'Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği tarafından tanzim edilen rapora göre, Kayseri ilinde meydana gelen olaylarda yaklaşık 15 bin 100 kişinin protesto eylemlerine katıldığı, olayların meydana geldiği mahallelerde 263 ikamet ve işyeri ile 166 araçta zarar meydana geldiği, yine olaylar neticesinde 25 emniyet personeli ve 1 itfaiye personelinin yaralandığı, olaylara katılanların Zafer Partili ve müzahir şahıslar tarafından sosyal platformlarda yapmış oldukları paylaşımlardan etkilendikleri kaydedildi.

İDDİANAMEDE 34 FARKLI SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMINA YER VERİLDİ

Ümit Özdağ’ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğinin belirtildiği iddianamede, Ümit Özdağ'ın 2 resmi sosyal medya hesabından yapılan, halkı kin ve nefrete sürükleyici olduğu düşünülen, 34 farklı paylaşımına yer verildi. Şüpheli Ümit Özdağ'ın söz ve beyanlarının kışkırtıcı tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler içerdiği ve halkın bir kesiminin, diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, paylaşımların birçok hesap ve grup tarafından yorumlar ile birçok defa paylaşılarak medyada gündem oluşturduğu belirtildi.

Paylaşımlar sebebiyle tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde bir etki oluşturarak kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığı belirtilen iddianamede, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği tarafından tanzim edilen rapora atıfta bulunularak, 'Kayseri ilinde meydana gelen ve 25 emniyet personeli ile 1 itfaiye personelinin yaralanmasıyla neticelenen olayların oluşumunda etkili olduğu; bu itibarla atılı suçun somut tehlike unsurunun da gerçekleştiği' değerlendirmesi yapıldı.

7 YIL 10 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ

İddianameyi hazırlayan cumhuriyet savcısı, şüpheli Ümit Özdağ'ın paylaşımlarının ayrımcılığı gerektirecek, nefrete yönlendirici nitelikte olduğuna kanaat getirerek, 'Basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilte halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçunun işlendiği hususunda yeterli suç şüphesinin bulunduğunu kaydetti. Özdağ'ın, belirtilen suçtan 1 yıl 10 aydan 7 yıl 10 aya kadar hapis ile cezalandırılması talep edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/umit-ozdag-hakkinda-7-yil-10-aya-kadar-hapis-cezasi-istendi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/umit-ozdag-hakkinda-7-yil-10-aya-kadar-hapis-cezasi-istendi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/umit-ozdag-hakkinda-7-yil-10-aya-kadar-hapis-cezasi-istendi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/umit-ozdag-hakkinda-7-yil-10-aya-kadar-hapis-cezasi-istendi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/umit-ozdag-hakkinda-7-yil-10-aya-kadar-hapis-cezasi-istendi/612950/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 06:48:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erdoğan: ''Heybedeki büyük turplar saçıldığında..?''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANI ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul'un CHP'li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız, Brezilya dizilerinden daha fazla malzemeyle karşılaşırsınız. Üstelik bunlar henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmeden CHP'nin bizzat içinden belge ve bilgiler ışığında güvenlik güçlerinin ve yargının elde ettiği suçlar. Heybede büyük turplar ortaya saçıldığında bırakın milleti, kendi yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri dahi kalmayacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde Türkiye'ye en çok hizmet eden parti olduklarını belirterek, "Yola çıktığımız ilk günden beri biz, milletimizle gönül bağımızı güçlendirmeye çalıştıkça birileri de aramıza girip nifak çıkartmanın peşinden koştu. Bu çabaların bir kısmı ideolojik saplantılardan kaynaklanıyordu. Zaman içinde bu tür endişelerin boş olduğu, kendileri de bunu anladılar ama 'hata yapmışız' deme erdemini gösteremediler. Bize yönelik husumetlerin bir kısmı da çeşitli maskeler altında, ülkeyi sömürenlerin soygun çarkını bozmamızdan kaynaklanıyordu. 23 yıl boyunca en büyük tepkiyi, en büyük nefreti de bunlardan gördük. Kimi zaman Gazi Mustafa Kemal'i, kimi zaman Batı'yı kimi zaman da milletimizin çeşitli kesimlerinin inanç ve köken hassasiyetlerini istismar eden bu yağmacıların kuyruk acısı hala dinmedi. Türkiye'ye ve Türk milletine varoluşsan düşmanlık besleyen çevreler ise her iki cenahı da kendi amaçları doğrultusunda tepe tepe kullanmışlardır. Türk ekonomisinin batırılması için çalışmak dahil, beşinci kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın ve pervasız yürütülmesinin sebeplerinden biri kendi çıkarını her şeyin önünde tutan köksüzlerin sayıca fazla olmasıdır" dedi.

'HER TÜRLÜ SABOTAJIN HESABI SORULACAKTIR'

Erdoğan, "Bunca yılı yıkılmadan dimdik ayakta geçirdik; ama karanlık cinayetlerle kaos çıkarma niyetinde olanları da bizi cumhurbaşkanı seçtirmemek için darbe çığlıkları atanları da FETÖ'nün ihanetlerine piyonluk yapıp, tanklarına alkış tutanları da terör örgütlerinin sınırlarımıza ve şehirlerimize saldırılarından medet umanları da asla unutmadık. Aynı şekilde, başları her sıkıştığında ülkemize uluslararası müdahale çağrısında bulunanları, siyasi mücadeleyle beceremediklerini ekonomiyi çökerterek elde etme hesabı yapanları, her fırsatta inanç, köken, siyasi ve sosyal farklılıklar üzerinden milleti birbirine düşürmeye çalışanları, deprem gibi bir felaketi dahi hezeyanlarına alet etmeye kalkanları, bizi gayrimeşru yollarla alt etmeye gayret edenleri, ülkeyi ve milleti ateşe atacak kadar gözü dönmüşleri asla unutmadık, unutmuyoruz. Bugüne kadar milletimize edilen hürmetsizliklerin, demokrasimize yapılan saldırıların, milli iradeye yönelik ihanetlerin hesabı hukuk önünde ve meşru zeminde tek tek sorulmuştur. Bundan sonra da Türkiye ekonomisine, milletin refah ve huzuruna yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır" diye konuştu.

'YANIMIZDA DOLAŞAN RİYAKARLARI ÇOK İYİ BİLİYORUZ'

İhanete bulaşanların eninde sonunda adalete hesap vereceğini dile getiren Erdoğan, "Bunun adı kör düşmanlık değil, milli iradenin refleksi, devlet olmanın gereği, ebet müddet ilkesinin şartıdır. Siyasetçi olarak, herkes gibi siyasetçilerin değişeceğini kabul ediyor, örneklerini de bizzat görüyoruz. Kuzu postuna bürünmüş sırtlanları, kuşağındaki hançeri sırtımıza saplamak için yanımızda dolaşan riyakarları da çok ama çok iyi biliyoruz. AK Parti'nin kapısını çalıp, selam veren herkesi içeriye buyur etmekle mükellefiz. Hatta sokak sokak, ev ev dolaşıp insanları bu çatının altına davet etmek en başta gelen vazifemizdir. Bize gelen insanlara da Allah'ın onlara soracağı soruları değil, ülkeyi yönetmekle sorumlu siyasi teşekkülün mensuplarının soracağı soruları yöneltmek mecburiyetindeyiz. Partimize teşrif eden kişilere inancını, kökenini, meşrebini, günahını, sevabını değil; ihtiyacını, beklentisini, sıkıntısını sorup bunların çözümü için gayret göstermekle sorumluyuz" dedi.

'ŞEHİRLERİMİZ, HİÇBİR ÇALIŞMA GÖREMEDİLER'

Türkiye'nin kaderiyle AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın kaderinin iç içe geçerek, bütünleştiğini söyleyen Erdoğan, "Son dönemde yaşanan gelişmeler, bu tespiti bir kez daha ve çok çarpıcı bir şekilde ispatlar niteliktedir. Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı vizyonuyla 2023 seçimlerini kazanıp cumhurbaşkanlığını aldık ve Meclis'te çoğunluğu sağladık. Ancak geçen yıl yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde arzu ettiğimiz neticelere ulaşamadığımız gibi, hiç olmayacakmış gibi kayıplarla da karşı karşıya kaldık. Bir kısmı 2019 yılına kadar uzanan belediyelerde yaşadığımız kayıpların hem şehirlerimize hem ülkemize nasıl büyük maliyetler getirdiğini görüyorsunuz. Türkiye bir anda belediyeler bağlamında, 1989-1994 yılı dönemine geri döndü. Şehirlerimiz ve oralarda yaşayan 10 milyonlarca insanımız eser ve hizmet namına hiçbir çalışma göremedikleri gibi üstüne bir de hakaret işitiyorlar, oy verdiklerinden hizmet bekledikleri için aşağılanıyorlar. Yanan otobüslerin, çalışmayan merdivenlerin, aksayan hizmetlerin suçu bile seçmene, İstanbullu kardeşlerimize yükleniyor. Milletimizin dişinden tırnağından artırarak ödediği vergilerle aktarılan kaynakların eser ve hizmet yerine birilerinin şahsi hırsları ve çıkarları için kullanıldığı ortaya çıkıyor" diye konuştu.

'BREZİLYA DİZİLERİNDEN FAZLA MALZEMEYLE KARŞILAŞIRSINIZ'

Erdoğan, CHP'nin bizzat içinden belge ve bilginin aktarıldığını ifade ederek, "Üniversite sınavını kazanan yüz binlerce gencin hakkının yenildiği, usulsüz diplomayla başlayıp bütün şehri adeta bir ahtapot gibi saran rüşvet ve haraç çarkıyla devam eden rezilliklerin boyutu son operasyonla birlikte gün yüzüne çıkmış oldu. Güya, yakıt tankeriyle taşınan milyonlarca liralık sebze meyveden İstanbul halkının en mahrem bilgilerinin 3-5 milyon dolar için yabancılara peşkeş çekilmesine, tutarı yüz milyarlarca lirayı bulan hırsızlıklardan, basında ve sosyal medyada halkın parasıyla beslenen tetikçilere varıncaya kadar her türlü gayrimeşruluk her türlü hukuksuzluk var. İstanbul'un CHP'li belediyelerindeki yolsuzlukları dizi yapmaya kalksanız, Brezilya dizilerinden daha fazla malzemeyle karşılaşırsınız. Üstelik bunlar henüz heybede duran büyük turplar ortaya dökülmeden CHP'nin bizzat içinden belge ve bilgiler ışığında güvenlik güçlerinin ve yargının elde ettiği suçlar. Heybede büyük turplar ortaya saçıldığında bırakın milleti, kendi yakınlarının suratlarına bakacak yüzleri dahi kalmayacak. Ortada bunca yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, sahtekarlık varken hakkı, hukuku, adaleti dilinden düşürmeyen CHP yönetimi, yargının iddialarını aydınlatmak yerine ucuz siyasete yönelmeyi tercih etti" ifadelerini kullandı.

'BİZ, BÖYLE BİR İÇ HESAPLAŞMANIN NERESİNDE OLABİLİRİZ?

CHP'nin insanları sokağa döküp kaos çıkarmaya çalıştığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yargının iddialarının hiçbirine cevap veremeyen CHP yönetimi, insanları sokağa döküp ülkede kaos çıkarmaya çalışarak, skandalı örtbas etme çabasına girişti. Çalana değil, yakalayana kızıyorlar. Görevini yapanları değil, yolsuzluğa bulaşanları savunuyorlar. Belediye başkanlarının kurduğu haraç ve rüşvet düzeninin bedelini sokaklara döktükleri seçmenlerine ödetmeye kalkıyorlar. İş birliği yaptıkları, marjinal örgütlerin yol açtıkları rezaletleri sahiplenerek, girdikleri tehlikeli yolu iyice içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Bütün bunların faturasını bize, şahsımıza, hükümetimize ve partimize keserek gerçekleri ters yüz etmeye çalışıyorlar. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP'lilerin bizzat kendileridir. Yolsuzluk ve rüşvet parasının taksimatında anlaşmazlık çıkınca birileri gidip yargıya olup biteni anlatmıştır. Yolsuzluğu yapan, rüşveti alan, paraşütle diploma sahibi olup, yüz binlerce gencin hakkını yiyenler CHP'li. Bu paraların bir kısmını siyasi ajandaları için kullanan, bir kısmını da kurdukları suç örgütü üzerinden şirketlerine aktaranlar da CHP'li. Soruşturma başlatılınca hem emniyette hem savcılıkta itirafçılık sırasına girenler CHP'li. Soruşturma derinleştikçe savcılığa yeni belge ve bilgi yağdıranlar CHP'li. Suç örgütünün medyada ve sosyal medyada kullandığı tetikçilerden, trol ordularından yılan, bıkan, yorulanlar CHP'li. 'Kurultay'da şaibe var' diyerek, mahkemeye şikayette bulunanlar CHP'li; ama suçlu AK Parti. Biz, böyle bir iç hesaplaşmanın neresinde olabiliriz? Sizin paylaşım kavganız sebebiyle başlayan yargı sürecini niye bize mal ediyorsunuz?" diye konuştu.

'SOKAKLARI TERÖRİZE ETMEKTEN VAZGEÇİN'

Yürütülen soruşturmanın sonuçlanmasını beklediklerini söyleyen Erdoğan, "Ortakları birbirini satmış, gidip polise ve yargıya ihbar etmiştir. Şu an bunun artçı sarsıntılarına şahit oluyoruz. Herkes gibi biz de güvenlik güçlerimizin ve yargının görevini yapmasını, yürütülen soruşturmanın neticelenmesini, mahkemeler tarafından suçlu bulunanların cezalandırılmasını bekliyoruz. Yürütmenin başı olarak, elbette her kurumun işini en iyi şekilde yapmasını gözetiyoruz. 'Cumhur'un Reisi' olarak; tabii ki vatandaşımızın hakkının, hukukunun, evladının boğazından kısarak verdiği kaynakların 3-5 haydut tarafından gasp edilmemesi için her türlü adımın atılmasını sağlıyoruz. Fakat bunları yaparken, Anayasa'nın bize verdiği yetkilerin, görev ve sorumlulukların dışına asla çıkmıyoruz. Buradan, başta muvazeneyi iyice yitiren CHP Genel Başkanı olmak üzere, CHP yönetimine şunu hatırlatıyorum; Seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün, boşuna. Macun bir defa tüpten çıkmıştır. CHP'deki iç savaş sebebiyle de olsa, yolsuzluk çarkınız deşifre olmuştur. Pisliklerin üzerini örtemezsiniz. Dolayısıyla sağa sola çamur atmayı bırakın. Partiniz içindeki bilek güreşinde bizden destek alma hinliğini terk edin. Ağzı bozuk müptezellerle, sokakları terörize etmekten artık vazgeçin. Bodoslama daldığınız çukura bizi ve milletimizi çekmeye çalışmayın. Şayet kendinize zerre kadar saygınız varsa, biraz dürüst olun, şeffaf olun. Sadece koltuklarınızı borçlu olduğunuz para babalarına değil, millete karşı da sorumluluklarınızın olduğunu unutmayın' dedi.

'MASKELİ TERÖRSİTLERİ TESPİT EDİP, ÜZERİNE GİDECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e tepki göstererek, "Türkiye'nin ana muhalefet partisinin içine düştüğü bu içler açısı hal, bizi hem üzüyor hem öfkelendiriyor. Kalkıyor, tüm medya gruplarını tek tek isim vererek, şikayet ediyor. Bizi, dünyaya şikayet ediyor. Benim, Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet ediyor. Sen kimsin? Her şeyden önce senin gramın ne? Sen nasıl oluyor da Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet ediyorsun? Hepsinden öte, bu marjinal grupları Şehzade başına toplayıp, Şehzade Başı Camii'nin yanındaki kabristanı adeta yerle bir ediyorlar. Özgür Özel, herhalde senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayacaklar ve senin de kabrini birileri gelip ya kazar ya yıkar. Bu nasıl iştir? Bu kabristanları yıkmanın kime ne faydası var? Bunu hangi hakla, nasıl yapıyorsunuz? Bunların hepsi tarih, hepsi eser olarak muhteşem eserler ve bu eserleri ne yazık ki bu ahlaksızlar, bu edep yoksunu namussuzlar orada gelip yıkıyorlar. Bunlara 'eyvallah' etmek mümkün değil. Onun içinde şu anda biz yargımızla da bu işin üzerine gidiyoruz ve bu eylemlere katılanların da tespitini yapmak suretiyle, bu yüzü maskeli olan teröristleri tespit edip, onların da üzerine gideceğiz. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin marjinal sol örgütlerin, millete hakaret eden ağzı bozuk tiplerin, belediyeleri soyup soğana çeviren haramilerin oyuncağı haline gelmesi, bizi gerçekten rahatsız ediyor. CHP'nin genel başkanının polise taş atan, molotof atan, baltayla saldıran, ecdat yadigarı camilerimize hürmetsizlik eden soysuzlara kol kanat germesi, milletimiz gibi bizi de rencide ediyor. Şimdi çıkmışlar, pazartesi akşamı İstanbul'da yaşanan alçaklıkla ilgili nedamet cümleleri kuruyorlar. Laf cambazlıklarıyla, kelime oyunlarıyla, sosyal medyadan ahlakçılık yaparak, güya, küfürbazlarla aralarına mesafe koymaya çalışıyorlar" diye konuştu.

'CHP GENEL BAŞKANI 'SİYASİ MÜFLİS' GİBİ DAVRANMAKTADIR'

CHP'nin yerli ve milli markalarının boykot çağrısını eleştiren Erdoğan, "İsrail, 471 gün boyunca Filistinlilerin üzerine bomba yağdırırken, siyonist destekçisi kimi şirketler için 'boykot' kelimesini telaffuz dahi etmediler. Soykırımcılara şirin gözükmek adına olmadık taklalar attılar. Hatta insanlarımızın hassasiyetleriyle utanmadan alay ettiler. Şimdi çıkmışlar, ülkenin yerli-milli markalarını boykottan bahsediyorlar. Hoş onu da her zamanki gibi yine ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Sayın Özel, CHP Genel Başkanı gibi değil, hırsları ve korkuları aklını esir almış bir 'siyasi müflis' gibi davranmaktadır. Sayın Özel'in ne tuttuğu yol, yoldur; ne ağzından çıkan sözü, kulağı duymaktadır. Çıksın, cesareti varsa; şu akıl ve vicdan tutulmasını millete izah etsin. Türkiye'yi uluslararası basına şikayet etmek, bir CHP geleneği midir? Ülkenizi yabancılara kötülemekten hiç mi utanmıyorsunuz? Allah aşkına, 'Türk ekonomisine zarar vereceğim' diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu? Böyle bir siyasetçiden bıraktım ülkesini, milletini; kendi partisine hayır gelir mi? Böyle şuursuz cümleler kurabilen birinin, akılla, mantıkla hareket ettiğine kim inanır?" dedi.

'İTİRAFLAR GELDİKÇE BAZI ŞEYLERİ DAHA NET ANLAYACAĞIZ'

Erdoğan, CHP'yi aklı selime, sağduyuya, basiret ve ferasetle davranmaya davet ettiklerini söyleyerek, "Bu rüşvet ve yolsuzluk çarkının içinde kimlerin olduğu zamanla, şüphesiz, ortaya çıkacaktır. Başı İstanbul'da olan ahtapotun kollarının nerelere uzandığı, elbette, yakında görülecektir. İtiraflar geldikçe, yeni deliller bulundukça, soruşturmalar derinleştikçe, biz de bazı şeyleri daha net anlayacağız. İnanıyorum ki, o zaman mevcut yönetim tarafından CHP'nin nasıl tepe tepe kullanıldığını daha iyi kavrayacağız. Parayı verenin, CHP'yi ve mevcut yönetimi nasıl parmağında oynattığını, inşallah daha net görebileceğiz. Umarız bütün bunlar; CHP'de, bilhassa CHP'nin ülkesini ve milletini seven kadrolarında bir uyanışa, muhasebeye, özeleştiriye sebep olur. İnşallah bu süreç; CHP'yi bir tefekküre, bir iç sorgulamaya yöneltir ve ardından Cumhuriyetimize yakışır bir dönüşüme vesile olur. Aksi takdirde CHP; Atatürk maskesiyle hırsızlık, çağdaşlık maskesiyle ahlaksızlık, modernlik maskesiyle değersizlik, siyaset maskesiyle millete düşmanlık, sivil toplum maskesiyle provokatörlük, gazetecilik maskesiyle borazanlık yapanların kalesi olduğu müddetçe, hiçbir zaman bu ülkenin ve milletin partisi konumuna gelemez. Kendi iç kavgasını Türkiye'nin demokrasi sorunu gibi gösterme kurnazlığı, CHP'ye sokakta gürültü çıkartmak için belki yetebilir; ama gerçek bir siyasi teşekkül vasfı asla vermez, veremez. Her ne kadar başındakilerin bu yaklaşımdan yoksun olduğunu bilsek de yine milletimize karşı saygımızın bir gereği olarak, CHP'yi aklıselime, sağduyuya, basiret ve ferasetle davranmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, grup toplantısının ardından çıkışta basın mensuplarının "ABD ziyareti olabilir mi?" sorusuna, "İnşallah" cevabını verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erdogan-heybedeki-buyuk-turplar-sacildiginda-186411.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erdogan-heybedeki-buyuk-turplar-sacildiginda-186411.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erdogan-heybedeki-buyuk-turplar-sacildiginda-186411-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erdogan-heybedeki-buyuk-turplar-sacildiginda-186411.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/erdogan-heybedeki-buyuk-turplar-sacildiginda/612905/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 03:41:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özgür Özel: Partiyi Olağanüstü Kurultay'a götürüyorum</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Tüzüğümüzün Genel Başkan sıfatıyla bana verdiği yetkiye dayanarak, 48. maddesinin altıncı fıkrasına dayanarak 15 gün sonra olağanüstü kurultay kararı aldığımızı ilan ediyoruz" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane'de yaptığı açıklamada olağanüstü kurultay kararı aldıklarını açıkladı. Çankaya Yüksek Seçim Kurulu'na başvurduklarını bildiren Özel, 31 Mart'ta delege listesinin asılacağını duyurdu.

'RESMİ BAŞVURU OLACAĞI GÜNEKADAR ADAYIMIZDIR'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Artık buradan sonra Ekrem İmamoğlu aday mı? Seçimi yapacak mısınız? Evet dedik. Kararlıyız dedik. Ya tutuklanırsa yine adayımızdır dedik. Diplomasi iptal adayımızdır. Hukuk mücadelesi sürer, resmi başvuru olacağı güne kadar adayımızdır. O gün resmi başvuru yapılmıyorsa bütün CHP üyeleri Ekrem İmamoğlu'dur. Birimiz girer seçimi alırız dedik. Yeter ki adayı belirleyelim. O adayı belirletmemek için bugün bir tenezzül, yeni bir tasarruf, yeni bir girişim, Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayyum atayarak pazar gün ki seçime engel olmaya çalışanların yazı yazanların, binalar dışında oy kullanılamaz, halk oy kullanamaz, bilmem ne yapamaz bu hazırlıklarını da gördük ve buna karşı bugün içinde aldığımız bir kararı, yaptığımız ve resmi kayıtlara girmiş olan bir başvuruyu büyük bir memnuniyetle size açıklamak isterim. Tüzüğümüzün genel başkan sıfatıyla bana verdiği yetkiye dayanarak tüzüğümüzün 48'inci maddesinin 6. fıkrası gereğince orada tayin edilen en kısa süreyi kullanarak 15 gün sonrasına olağanüstü kurultay kararı aldığımızı olağanüstü kurultaya götürmek suretiyle kayyum girişimlerinin önünü kestiğimizi tüm Türkiye'ye ilan ederiz. Bundan sonraki süreçte 15 gün sonra 6 Nisan günü her birinin kişisel ve partili namuslarına ayrı ayrı kefil olduğum Cumhuriyet Halk Partisi'nin delegeleri olağanüstü kurultay sandığının başına geçip bu süreçte sırf hırsttan, ihtirastan, gözü dönmüşlükten bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı yapmamak için Atatürk'ün kurduğu partiye kayyım atamaya bile kalkışan, niyetlenenlere inat o sandığın başında iradelerini tazeleyecekler. O gün 6 Nisan günü ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı olarak delegelerimizin 5 Kasım 2023 günü verdikleri o yetkiye bugüne kadar onları utandırmadan geldiğimiz bu süreçte onların yeniden yetkilendirilmesine, onların Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesini tazelemelerine talibim. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı olarak partiyi olağanüstü kurultaya götürüyorum ve bunu 23 Mart günü yapacağımız Cumhurbaşkanı seçimine engel olmaya çalışan kötü hakla haydi işinize diyerek yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'6 NİSAN OLAĞANÜSTÜ KURULTAY GÜNÜDÜR'

Özel, "Kurultay takvimimiz en erken 15 gün içerisinde en çok 45 gün içerisinde olağanüstü kurultayın yapılacağı karara bağlanmıştır. Biz 21 Mart 2025 günü genel başkanca olağanüstü kurultay kararının alınmasını gerçekleştirdik. Ve Çankaya ilçe seçim kuruluna gün içinde gerekli başvurumuzu yaptık, kaydımızı yaptırdık. Yine bugün olağanüstü kurultay kararının alın. Ne bugün olağanüstü Kurultay kararının bilgileri duyurulması üzerine hem burada yaptığımız toplantıyla tüm Türkiye'ye duyururuz hem de ilgili evrakı ilgili gazetelere ilan edilmek üzere yolladık. Yarın 22 Mart tarihi ile gazetelerde ilan edilecek. 30 Mart 2025 günü olağanüstü Kurultay delege listelerinin askıya çıkarılması, 1 Nisan günü Kurultay delege listesinin askıdan indirilmesi, itirazların değerlendirilmesi ve kesinleşmesi 6 Nisan 2025 günü olağanüstü Kurultay günüdür. Genel başkanlık, parti meclisi, bilim yönetim kültür platformu ve yüksek disiplin kurulu üyelerinin üyeliklerinin seçimi yapılacaktır. Hem Cumhuriyet Halk partisine hem de tüm Türkiye'ye hayırlı uğurlu olsun" dedi.

CHP İLÇE BAŞKANLIĞINDA SANDIK HAZIR SİZİ BEKLİYOR

Özgür Özel, "Ancak yaptığımız değerlendirmede bu hafta içinde biz başvurunuzu yapmasaydık mesai bitimine doğru bir Kayyum ataması yapılarak bizim seçim sağlığımıza neden almaya çalışacaklardı ve bu hazırlıklardan dolayı zaten ihtiyaç duyduğumuz bu şekilde 23'ündeki demokrasi devrimini garanti altına almak korkulu rüya görmemek, Yüksek motivasyondan dolayı Ekrem İmamoğlu'na oy vermek için sokaklarda dökülmeye kilometrelerce kuyruklar oluşturmaya hazırlanan, o yüzden de bir yer de kurduğumuz sandıkları mahallelere kadar dağıtmak zorunda kaldık. Bu motivasyonu kırmalarına engel olmak için bu kararı aldık. 23'e pazar günü tüm Türkiye'yi bir sonraki cumhurbaşkanımıza yapılan darbe girişimine en demokratik tepkiyle ön seçimde kendisine oy vererek hangi partiden olursa olsun seçme hakkını, haber verilme hakkına kullanmak üzere bütün vatandaşlarımıza sandık başına bekliyoruz. Tüm CHP üyeleri bundan sonra komşunu, eşini, dostunu haberdar et, teşvik et, sandığa kadar eşlik et yaklaşımı içinde komşusunun, arkadaşının koluna girip ön seçim sandığına Türkiye'yi taşıyacaklar. Biz başvuran herkese en yakın oy vereceği yeri göstereceğiz. Hiçbir yeri bilmiyorsanız ilçenizdeki CHP ilçe başkanlığında sandık hazır sizi bekliyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin bugün yaşadığı atmosferi görüyoruz. Bugün de bir adayın çıkabileceği formatta kurultayımızı yeniliyoruz. Eğer bir iddia koyacak arkadaşımız olursa tüm demokratik yollar açıktır. Biz hazırız. Ben Kurultay'da adayım, arkadaşlarım adaydır. Biz delegenin bize verdiği görevi yere bırakmadan, sakatlatmadan, kirli kayyumların eline bırakmadan Atatürk'ün partisine Kayyum atatmadan yolumuza devam ediyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/ozgur-ozel-partiyi-olaganustu-kurultay-a-goturuyorum.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/ozgur-ozel-partiyi-olaganustu-kurultay-a-goturuyorum.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/ozgur-ozel-partiyi-olaganustu-kurultay-a-goturuyorum_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/ozgur-ozel-partiyi-olaganustu-kurultay-a-goturuyorum.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ozgur-ozel-partiyi-olaganustu-kurultay-a-goturuyorum/612876/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 01:10:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP milletvekillerinden İmamoğlu'na destek yürüyüşü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANKARA'da CHP milletvekilleri, gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek olmak için TBMM'den, 1'nci Meclis binasına yürüdü.

TBMM Genel Kurulundaki çalışmalara katılan CHP milletvekilleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Milletvekilleri, Genel Kurul'daki çalışmaların ardından İmamoğlu'na destek olmak için TBMM'den 1'nci Meclis binasına kadar olan mesafede yürüdü.

'19 MART'TA UTANÇ VERİCİ BİR DARBE YAŞANDI'

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 1'nci Meclis önünde açıklama yaptı. Başarır, "TBMM'den çıktık. 1'nci Meclis'e geldik. Burası çok önemli; Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi mutlakiyetten aldı, millete verdi. Ama şimdi tek adam, iradenizi alıp mutlakiyete, kendisinde toplamak istiyor. Hayır izin vermeyeceğiz. Bu ülkede 12 Mart'ta, 12 Eylül'de, 19 Mart'ta utanç verici darbeler yaşandı. Seçilmiş İstanbul Belediye Başkanımızı, 3 kez seçilmiş belediye başkanımızı gözaltına aldılar. Neden? Kaybetme korkusu, koltuk korkusu. Ama ne yaparsan yap; kaybedeceksin, zulmünle boğulacaksın" ifadelerini kullandı.

'DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAĞIZ'

Başarır, kimseye mecbur olmadıklarını belirterek, "O yüzden direnmek anayasal bir haktır. Toplanmak anayasal bir haktır. Asla suç değil. Bakın Recep Tayyip Erdoğan sizden, toplananlardan konuşanlardan ve yürüyenlerden korkuyor. Onu korkutmaya devam edeceğiz. Üniversitelerde, sokaklarda anayasal hakkını kullanan 86 milyona teşekkür ediyorum. Demokrasiye, hukuka sahip çıkacağız. Bu zorbalara darbecilere eğilmeyeceğiz. Pazar günü sandığa gidip Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na oy vereceğiz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/chp-milletvekillerinden-imamogluna-destek-yuruyusu-183912.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/chp-milletvekillerinden-imamogluna-destek-yuruyusu-183912.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/chp-milletvekillerinden-imamogluna-destek-yuruyusu-183912-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/chp-milletvekillerinden-imamogluna-destek-yuruyusu-183912.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/chp-milletvekillerinden-imamoglu-na-destek-yuruyusu/612857/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 22:52:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TBMM Genel Kurulu'nda 'diploma' tartışması</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal etmesi tartışmalara neden oldu.

TBMM Genel Kurulu, 'Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Yeni Yol Grubu'nun TBMM Başkanlığına sunduğu 'ABD'nin Yemen saldırısının ve İsrail'in bölgesel barışa karşı oluşturduğu tehdidin durdurulması için alınabilecek etkili ve caydırıcı önlemlerin tespit edilmesi' başlıklı araştırma önergesinin görüşüldüğü sırada milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

'YİĞİTSENİZ TRUMP'I VE AMERİKA'YI KINAYIN'

CHP Grubu adına önerge üzerine söz alan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, "ABD, Filistin devletinden arınmış bir Gazze istiyor. Ey Erdoğan, ey AK Parti vekilleri, yiğitlik burada muhalefete bağırmayla, gazetecileri tutuklamayla, cezaevine atmayla olmaz. Bir insanlık katliamı var, yiğitseniz ne yaparsınız? Çıkın, meydan okuyun, Trump'ı ve Amerika'yı kınayın. 'Bu katliamın arkasında Trump var' deyin, 'Bu katliamın arkasında ABD var' deyin; yiğitseniz söyleyin. Bakın, yiğitliğiniz nasıl biliyor musunuz? Öyle kararlar alıyorsunuz ki Netanyahu'nun dizleri titriyor, ne yapıyorlar? Mecliste İsrail mallarını yasaklıyorlar. Bakın, yiğitlik muhalefete bağırmayla olmaz, yiğitlik bu katliamı yapanlara, bu katillere, destek verenlere bağırmayla olur, meydan okumayla olur" ifadelerini kullandı.

'FİLİSTİN KİM, CHP KİM'

AK Parti Grubu adına söz alan Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin ise İsrail'in Gazze şeridindeki saldırıları ile ilgili, "Filistin kim, CHP kim ya; siz kimsiniz? İsrail 7 Ekim'den bu yana Gazze şeridinde Orta Çağ'da bile olmayan katliamı uyguluyor. 50 binden fazla Filistinliyi, 'çocuk, kadın' demeden katlediyor. Dünyada ilk defa bir canlı soykırım izleniyor. Dünya ve Avrupa sessiz; sesi hem İslam ülkeleri içinde hem de devletler arasında en güçlü çıkan Türkiye Cumhuriyeti ve onun lideri Recep Tayyip Erdoğan'dır. Sadece Gazze'de soykırım yaşanmıyor. Gazze'deki yoğunluğa bakıyoruz ama Batı Şeria'da da katliam yaşanıyor, Gazze nüfusunun yüzde 80'ini oluşturan Filistinliler yerlerinden göç ettiriliyor. Farkındaysanız her gün bir yerden bir yere göçü izliyoruz. 10 kilometre eninde, 40 kilometre uzunluğunda ve burada bir katliam yaşanıyor. O katliamı, Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsü başta olmak üzere, Recep Tayyip Erdoğan dile getiriyor" diye konuştu.

'TAYYİP BEY'DE FİLİSTİN VE İSRAİL'LE İLGİLİ TRUMP'A BİR ŞEY SÖYLEYECEK CESARET YOK'

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin'in açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Muhalefetin hepsi Filistin'le, Gazze'deki dramla ilgili düşüncelerini söyledi, eleştirilerini yaptı. Eğer ki bir akademisyen muhalefete, 'Boş yapıyorsunuz, boş konuşursunuz' diyorsa ona yazıklar olsun. Bu dil, bu Meclise yakışmıyor. Şimdi, herkes biliyor ki; İsrail ve Amerika eliyle Yemen ve Suriye'de olaylar yaşanıyor. Trump'ın açıklamaları var, 'Gazze'ye dönmeyin, ölürsünüz' diyen bir adamı arayan Cumhurbaşkanı var. Ben buradan soruyorum: Hasan Doğan çıksın ve açıklasın, Recep Tayyip Erdoğan pazar günü Trump'la ne konuşmuş? Bir hukuk devletinde, demokrasi olan bir ülkede eğer böyle bir telefon konuşması varsa Beyaz Saray da açıklar, Tayyip Bey de açıklar. Ama Tayyip Bey'de Filistin ve İsrail'le ilgili Trump'a bir şey söyleyecek cesaret yok; o, kendisine, 'budala' diyen Trump'a, 'hoş geldin Trump' diyecek kadar basiretsiz davranmış bir cumhurbaşkanıdır" dedi.

'ÖNERGEMİZİN ÖZNESİ FİLİSTİN'DE UYGULANAN ZULÜMDÜR'

Genel Kurul'da söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, "Ramazan ayındayız. Bir sahur vakti masum insanlar bombalanıyor ve bu konuyu gündeme getirmemizin tek bir sebebi var: Filistin'le dayanışma halinde olmak. Birbirimizle olan siyasi rekabetlerimizi bir tarafa bırakarak, Filistinli kardeşlerimizin hiç olmazsa sesini duyurabilme kaygısıdır. Dolayısıyla, önergemizin öznesi Filistin'de uygulanan zulümdür, İsrail'in barbarlığıdır, Amerika'nın hukuk tanımaz tavrıdır. Böyle bir gündemi iç politikaya çekip, Sayın Erdoğan'ı övme üzerine getirip, Sayın Erdoğan tartışılıyormuş gibi konunun buraya çekilmesini; Filistin davasına da haksızlık olarak görüyorum, Sayın Erdoğan'a da haksızlık olarak görüyorum" dedi.

'BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI ASLA KORKAK DEĞİLDİR'

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın AK Parti'li milletvekillerine hakaret ettiğini belirtmesi üzerine CHP'li Ali Mahir Başarır ile tartışma yaşadı. Zengin, "Korkak insana, 'korkak' denir. Ne AK Parti ne grubumuz ne de bu ülkenin Cumhurbaşkanı asla korkak değildir, sizler de asla bunu söyleyemezsiniz. Bunu size aynen iade ediyoruz, korkak olan varsa sizlersiniz. Biraz evvel yaptığınız konuşmada bir soru sordunuz. Ben de burada İletişim Başkanlığına telefon edip, bizzat görüşerek cevap verdim. Dedim ki: Filistin meselesi de dahil olmak üzere bu konu, telefonda gündeme gelmiştir. Kaldı ki bütün uluslararası toplantılarda, Birleşmiş Milletlerde, NATO'da yapılan bütün toplantılarda en yüksek perdeden yapılan konuşmaların tamamını Sayın Cumhurbaşkanımız yapmıştır. Yani buraya gelip konuşup hiçbir konuşmacıyı dinlemeyen, her kürsüye geldiğinde gerginlik yapan hatibinize dönüp bakmanız lazım. Teessüf ediyorum size. Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanımızın bu kadar öncü olduğu bir konuda buraya çıkıp yalan söylüyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

'SİZDEN DAHA İKİYÜZLÜ, DAHA KIVIRTAN SİYASET DÜNYAYA GELMEMİŞTİR'

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e cevaben, "İsrail katliamı, Gazze'ye saldırısı başladıktan sonra tüm Türkiye; AK Parti'ye, 'İsrail'le ticareti kesin' diye konuşuldu. Hatta burada, bu kürsüde bir milletvekili konuşması esnasında, 'İsrail'le ticaret yapıyorsunuz' diye şehit oldu. Yalanı kim söylüyor? Sizden daha büyük yalancı var mı? Sizden daha ikiyüzlü bir siyaset var mı? Bir taraftan Gazzeli çocuklar için ağlıyorsunuz, diğer taraftan İsrail'le iş tutuyorsunuz. Sonra, kim yalan söyler? Önce, 'Ticaret yok' denildi, bir gün bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı, 'İsrail'le ticareti yasaklıyoruz' diye. Yalancı kim? Yalancı sizsiniz, ikiyüzlüsünüz, ikiyüzlü. Sizden daha ikiyüzlü, sizden daha yalancı, sizden daha kıvırtan bir siyaset dünyaya gelmemiştir" ifadelerini kullandı.

Genel Kurul'da AK Parti ve CHP'li vekiller arasında tartışmalar sürerken, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, birleşime 15 dakika ara verdi.

'ÖFKEMİZ İSRAİL VE AMERİKA'YA YÖNELMELİ'

Genel Kurul, aranın ardından yeniden toplandı. Genel Kurul'da söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Gerçekten çok derin bir nefes alarak konuşuyorum. Aslında farklı, ağır şeyler söyleyebilirim fakat şunu görüyorum, dünya çok önemli bir şey yaşıyor. Binlerce çocuk ölüyor, 24 saat içerisinde 500 insan hayatını kaybetti. Biz asıl öfkemizi yöneltmemiz gereken yeri bırakıyoruz. Bizim öfkemiz nereye yönelmeli? İsrail'e yönelmeli, bizim öfkemiz Amerika'ya yönelmeli. Bunu burada defaatle söyledik. Trump'a yönelmeli, 'Orayı turistik bir yer haline getireceğini söyleyen', bu katliama yol veren Trump'a yönelmeli. Fakat Genel Kurulda ne oluyor? Buraya çıkılıyor ve her seferinde burada problem yaratmanın piri olan bir milletvekili geliyor, Genel Kurulda bize hakaret ediyor. Bunun için, bu konuya hayatını vakfetmiş insanlar. Hepimize hakaret ediyor. Hakaret etmeden konuşamaz mıyız? Fikirlerimizi birbirimize, 'aşağılık' 'korkak' 'zavallı' demeden söyleyemez miyiz yani? Neden bunu yapamıyoruz? Neden öfkemizi olması gereken yere yönlendirmiyoruz?" diye konuştu.

'SEÇTİĞİNİZ ADAMIN MİLLETVEKİLİ OLUP OLMADIĞINA BAKIN'

Genel Kurul'da AK Parti'li Zengin ile CHP'li Başarır arasında, 'korkak' tartışması yaşandı. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin yeniden söz alarak, "Benim profesörlüğüme bakacağınıza seçtiğiniz adamın milletvekili olup olmadığına bakın. Siz istediğinizi söyleyeceksiniz. Tekrar söylüyorum: Doğru bildiğimiz hiçbir düşünceyi söylemekten geri duymayacağız, devam edeceğiz" dedi.

'SEN BU ÜLKENİN ASKERLERİNİ, FETÖ'YE HEDEF GÖSTERDİN'

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Şahin'e cevaben, "Az önce konuşan milletvekiline söylüyorum, ben seni 2010'da, 2011'de, 2012'de, 2013'te FETÖ'nün bu ülkede en fazla kıyım yaptığı dönemde, televizyonlarda görüyordum. Senin laf ettiğin benim milletvekilim var ya, o Veli Ağbaba, dün de bugün de bu Mecliste aslanlar gibi muhalefet ediyordu. Sen düne kadar FETÖ'yü savunan bir adamdın. Sen düne kadar FETÖ'ye bu ülkenin aydınlarını hedef gösteren bir adamdın. Sen mi benim milletvekilimin duruşunu, durumunu tespit edeceksin? Hadi oradan. Seni çok iyi biliyorum ben. Sen bu ülkenin askerlerini FETÖ'ye hedef gösterdin" değerlendirmesinde bulundu.

'FETÖ KONUSUNDA MEHMET ŞAHİN'E SÖZ SÖYLEYECEK BİR KİŞİ YOK'

Başarır'ın sözlerine yanıt veren Şahin, "FETÖ konusunda 2008 yılında, 'ABD'nin Müslüman Savaşçıları' makalesini yazdım. Benim FETÖ konusundaki bir tek kelimemi bulursanız, bir tek kelime bulursanız geleceğim sizden özür dileyeceğim. Ama sizin, bak, 'senin' demiyorum, sizin Sayın Grup Başkanvekili ve grup üyeleri ve milletvekilleri, 17- 25 Aralıktan sonra böyle kollarınızı açıp FETÖ kurumlarının önüne ve FETÖ'cülerin önüne, 'Gitmeseydiniz kurban olduklarım' diyen sizlersiniz. FETÖ konusunda Mehmet Şahin'e söz söyleyecek içinizde bir kişi yok" ifadelerini kullandı.

Genel Kurul'da yaşanan tartışmanın ardından İYİ Parti Grubunun Meclis Başkanlığına sunduğu, 'Türkiye'nin, Suriye ile ilişkilerini yeniden şekillendirme ihtimali, oluşturulması gereken yeni güvenlik stratejileri ve bölgesel istikrar politikalarının kamuoyu ile paylaşılması' başlıklı araştırma önergesi görüşmelerine geçildi.

'BU ÜLKEDE HUKUK VE SARAYIN TALİMATLARI DOĞRULTUSUNDA DARBE YAPILMAKTADIR'

Bu bölümde söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Bu ülkede tartışmalar bitmiyor çünkü gün geçmiyor ki tuhaf, hukuksuz, ahlaki ve hukuki dayanaktan yoksun bir karar çıkmasın. Şimdi aldığımız bir haber, hafta sonu cumhurbaşkanlığı seçimi için partimize ön seçime girecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edildiğini görüyoruz. İşte, ülkenin geldiği durum budur ve bunu alkışlayacak kadar hukuktan, nezaketten eksik, nezaketten uzak insanlar var. Bu ülkede hukuk kalmamıştır, bu ülkede üzülerek söylüyorum ki hukuk ve sarayın talimatları doğrultusunda darbe yapılmaktadır. Biz CHP Grubu olarak bu durumu değerlendirmek üzere sizden kısa bir süre ara verilmesini talep ediyoruz. Ona göre grubun ne yapacağına karar vereceğiz" diye konuştu.

'SİZE YAZIKLAR OLSUN'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ise diplomanın iptal edilmesi nedeniyle mağduriyetler yaşandığını kaydederek, "Bu diploma iptaline sevinç naraları atmak, hukuku tanımamak bu ülkeyi görmemek demektir. Yazıklar olsun size ya. Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi değil, kaç insan bu işten mağdur biliyor musunuz, baktınız mı? Belki o diplomayı alanlar içinde kaymakamlar var, valiler var. Böyle ülke mi yönetilir ya. Siz nasıl bir şuura, anlayışa sahipsiniz? Size yazıklar olsun" dedi.

'DİPLOMA İPTALİNİ YANLI BİR KARAR OLARAK GÖRÜYORUZ'

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise yaşanan süreç ile birlikte geçmişten ders alınmadığını vurgulayarak, "Siyasetçileri ancak millet devre dışı bırakır ve siyasetçileri ancak millet baş tacı yapar, o açıdan hiç kimsenin önünü kesmemek lazım. Bu ülkede milli iradeye saygı esassa milli irade kavgası veren siyasetçileri ancak milli iradenin cezalandırması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin artık, 'muhtar bile olamaz' denilen bir kişi tarafından yönetildiği bu dönemde; bir kişinin cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili tartışmalar ve yargı kararları ya da idari soruşturmalar üzerinden cezalandırılmasını doğru bulmadığımı ifade ediyoruz. Bu haksızlığa Yeni Yol Grubu olarak karşı çıktığımızı ve tasvip etmediğimizi, milli iradeye saygı gereği Sayın İmamoğlu'nun diplomasının iptalini yanlı bir karar olarak gördüğümüzü buradan bir kez daha ifade ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

'BU UTANÇLARI FAZLASIYLA YAŞARIZ'

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise yeni bir utanç ile karşı karşıya kaldıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Bu diploma mevzusunun bu Mecliste günlerce konuşulması bile büyük bir utançtı. Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasının konuşulması gibi Sayın İmamoğlu'nun diplomasının konuşulması da siyaseten kabul edilecek bir şey değil. Bu insanlar halkın oyuyla geliyorlar, aldıkları diplomayla gelmiyorlar ama diplomayı malzeme edenlerin niyeti aslında yargı eliyle siyaseti dizayn etmektir, seçme, seçilme hakkı başta olmak üzere birçok hakkın ortadan kaldırılmasıdır. Kaldı ki hukuk güvenliği elden gidiyor. Bu konuda Meclis gerekli duyarlılığı göstermezse daha bu gibi utançları fazlasıyla yaşarız."

CHP VEKİLLER SIRA KAPAKLARINA VURDU, BİRLEŞİME ARA VERİLDİ

Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder açıklama yapması için AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e söz verdi. Ancak CHP'li milletvekilleri, sıra kapaklarına vurmaya başladı. Meclis Başkanvekili Önder'in uyarılarına rağmen CHP'liler eylemlerine devam etti. Bunun üzerine Önder, birleşime 10 dakika ara verdi.

BİRLEŞİME BİR KEZ DAHA ARA VERİLDİ

Birleşime verilen aranın ardından Genel Kurul yeniden toplandı. Meclis Başkanvekili Önder, İYİ Parti Grup önerisinden önce yoklama yapılacağını söyledi. Toplantı yeter sayısı bulunamadığı için birleşime bir kez daha ara verildi. Aranın ardından CHP'li milletvekilleri Meclis Başkanı'nın kürsüsü önünde toplanarak, 'hak, hukuk, adalet' sloganları attı, DEM Partili vekiller ise ayakta alkışladı. Önder gelişmeler üzerine birleşime 30 dakika ara verdi.

GENEL KURUL KAPANDI

CHP'li milletvekilleri kürsü önünde eylemlerini sürdürürken Meclis Başkanvekili Önder, toplantı yeter sayısı için oylama açtı. Önder, toplantı yeter sayısının bir kez daha bulunamadığını belirterek birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tbmm-genel-kurulunda-diploma-tartismasi-182867.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tbmm-genel-kurulunda-diploma-tartismasi-182867.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tbmm-genel-kurulunda-diploma-tartismasi-182867-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tbmm-genel-kurulunda-diploma-tartismasi-182867.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tbmm-genel-kurulu-nda-diploma-tartismasi/612845/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 20:45:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Turizmde yıl sonunda 65 milyon ziyaretçi hedefi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin Uluslararası Turizm Fuarı’nda (ITB), "Türkiye, turizmde rekorlarla yoluna devam ediyor. 2025 yılı sonunda 65 milyon ziyaretçi ve 64 milyar dolar gelir hedefini gerçekleştirmeye kararlıyız" dedi.

Bakan Ersoy, dünya turizminin en önemli buluşmalarından biri olan ITB Berlin'deki Türkiye Ulusal Standında düzenlenen basın toplantısında turizmdeki yükseliş ivmesini değerlendirdi. Bakan Ersoy, turizmde 2024 yılını 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolar gelirle kapattıklarını, 2025 için hedefin 65 milyon ziyaretçi ve 64 milyar dolar gelir olduğunu belirtti. Türkiye’nin her yıl turizmde rekorlar kırmaya devam ettiğini vurgulayan Ersoy, kişi başı gecelik gelirin de 2017’de 83 dolardan 2024’te 108 dolara çıktığını ve yüzde 31'lik bir artış sağlandığını ifade etti.

'ALMANYA VE RUSYA'DA 7 MİLYON HEDEFİNİ YAKALAYACAĞIZ'

Bakan Ersoy, 2024'te Rusya’dan 6,7 milyon, Almanya’dan ise 6,6 milyon ziyaretçi geldiğini ve iki ülkenin başa baş ilerlediğini belirterek İngiltere’nin ise 4,4 milyon ziyaretçiyle 3'üncü sırada yer aldığını söyledi. Almanya’dan gelen erken rezervasyon verilerinin oldukça güçlü olduğunu ve Türkiye’nin Alman turistler için İspanya’dan sonra 2'nci en büyük destinasyon olmaya devam ettiğini vurgulayan Bakan Ersoy, 2025 yılında da bu sıralamanın korunacağını dile getirdi. Rusya pazarında erken rezervasyonların geçen yılın üzerinde olduğunu belirten Ersoy, rublenin son dönemde yüzde 20 değer kazanmasının Türkiye’ye olan ilgiyi artırdığını ifade etti. Bakan Ersoy, her iki pazarda da 2025 sonunda 7 milyonun üzerinde ziyaretçi beklendiğine dikkati çekti.

İNGİLTERE PAZARI GÜÇLENİYOR

Bakan Ersoy, İngiltere’den gelen erken rezervasyonların geçen yıla göre daha hızlı arttığını ve 2024’te 4,4 milyon olan ziyaretçi sayısının 2025’te 4,8 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi. Turizmi tüm yıla yaymak ve Türkiye'nin 81 iline turizmi taşımak amacıyla gastronomi, kültürel miras ve alternatif turizm ürünlerinin öne çıkarıldığını belirten Ersoy, arkeolojik kazılar ve gece müzeciliği gibi projelerin de büyük ilgi gördüğünü ifade etti.

Türkiye’nin dünyada en fazla kazı yapılan ülke konumuna geldiğini söyleyen Ersoy, 2026 itibarıyla kazı yapılan nokta sayısının 800’e çıkartılacağını duyurdu. Ersoy, son 60 yılda yapılan kazı çalışmaları kadar bir çalışmayı önümüzdeki 4 yılda tamamlamayı hedeflediklerini, kültürel turizmin Türkiye’nin en güçlü alanlarından biri olduğuna işaret etti.

ABD ve Çin gibi uzak pazarlardaki gelişmelere de değinen Bakan Ersoy, Çin pazarında geçen yıl yüzde 60’ın üzerinde bir büyüme yaşandığını söyleyerek uçuşların artırılmasıyla bu yükselişin devam edeceğine dikkati çekti. Bakan Ersoy, ABD pazarında ise ocak ayı itibarıyla yüzde 20 büyüme kaydedildiğini belirtti.

'HAVA YOLU KAPASİTESİ ARTIRILMALI'

Türkiye’ye ziyaretçilerin yüzde 70’inin havayoluyla geldiğini hatırlatan Bakan Ersoy, gelecekte 100 milyon ziyaretçi ve 100 milyar dolar gelir hedefi doğrultusunda hava yolu kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti. Türk Hava Yolları ile ortak projeler ve yeni stratejiler üzerinde çalışıldığını söyleyen Bakan Ersoy, gelecek yıllarda havacılık sektöründeki büyümenin turizm hedeflerine ulaşmada kritik rol oynayacağını vurguladı. Türkiye Turizm, Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) Türkiye turizmine sağladığı katkılara da değinen Bakan Ersoy, ajans ile birlikte sürdürdükleri çalışmalar neticesinde Türkiye’nin artık krizlere rağmen turist sayısını artıran ve turizmde istikrarı sağlayan bir ülke konumuna ulaştığını dile getirdi. Bakan Ersoy, konuşmasında 2025 yılı sonunda 65 milyon ziyaretçi ve 64 milyar dolar gelir hedefini gerçekleştirmeye kararlı olduklarını belirtti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turizmde-yil-sonunda-65-milyon-ziyaretci-hedefi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turizmde-yil-sonunda-65-milyon-ziyaretci-hedefi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turizmde-yil-sonunda-65-milyon-ziyaretci-hedefi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turizmde-yil-sonunda-65-milyon-ziyaretci-hedefi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turizmde-yil-sonunda-65-milyon-ziyaretci-hedefi/612741/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 10:11:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Tunç: 1 milyon 854 bin dosyada uzlaşma sağlandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, alternatif çözüm yöntemlerinden uzlaştırma ile bugüne kadar 1 milyon 854 binin üzerinde dosyada anlaşma sağlandığını belirtti.

Bakan Tunç, yaptığı yazılı açıklamada, ceza hukukunda alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri olan uzlaştırmayla adalete erişimi güçlendirip, toplumsal barışa katkı sunduklarını söyledi. Tunç, "Onarıcı adalet anlayışını yansıtan, mağdurun zararının hızla giderilmesini ve failin suçtan doğan sorumluluğunu kabul etmesini sağlayan uzlaştırma müessesesi kapsamında, müzakere edilen dosyaların yüzde 83'ünü uzlaşmayla sonuçlandırdık. 2017 yılından bugüne toplam 1 milyon 854 bin 932 dosyada uzlaşma sağladık. İhtilafların büyümeden, barışçıl ve yapıcı bir şekilde çözümlenmesine önemli katkı sunan 32 bin 315 uzlaştırmacımıza emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyorum" dedi.

'ALTERNATİF ÇÖZÜM YÖNTEMLERİNİ GELİŞTİRİLMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Hukukun üstünlüğünü esas alan, öngörülebilir ve gecikmeyen bir adalet sistemi vizyonuyla hazırlanan 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde de uzlaştırmanın geniş yer aldığını belirten Bakan Tunç, "Türkiye Yüzyılı'nın ilk belgesi olan Yargı Reformu Strateji Belgemizde de önemli yer ayırdığımız alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımıza kesintisiz devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ceza muhakemesi alanında alternatif çözüm yolu olan uzlaştırma ile yargının iş yükünün hafiflediğini ayrıca yaşanan olayların yeni ihtilaflar oluşmadan çözüme kavuşturulduğunu kaydetti. Uzlaştırmada, anlaşmazlığın taraflarca belirlenen koşullar doğrultusunda karşılıklı anlaşması ile çözüme kavuşturulduğunu vurgulayan Bakan Tunç, mağdur tarafın suç nedeniyle uğramış olduğu tüm zararların giderilmesi ile dosyaların çözüme kavuştuğunu belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bakan-tunc-1-milyon-854-bin-dosyada-uzlasma-saglandi-176269.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bakan-tunc-1-milyon-854-bin-dosyada-uzlasma-saglandi-176269.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bakan-tunc-1-milyon-854-bin-dosyada-uzlasma-saglandi-176269-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bakan-tunc-1-milyon-854-bin-dosyada-uzlasma-saglandi-176269.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-tunc-1-milyon-854-bin-dosyada-uzlasma-saglandi/612739/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 10:00:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Türkiye, iletişimde küresel düzeyde aktör haline geldi''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 'Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli'nde konuştu. Altun, "Bugün Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda, iletişim alanında edilgen bir aktör olmaktan çıkmış, küresel düzeyde strateji üreten bir güçlü aktör haline gelmiştir" dedi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli'nde konuştu. Altun, 'Stratejik İletişimde Yeni Akımlar', 'Stratejik İletişim Terimleri Sözlüğü' ve 'Yeni Medyada Kriz İletişimi Rehberi' adlı 3 eseri adil ve sağlıklı bir iletişim ortamının inşasına destek sunabilmek amacıyla yayına hazırladıklarını söyledi. Altun, "Bugün artık uluslararası siyaseti, krizleri ve küresel ekonomiyi etkileyen başat unsurlardan biri iletişimdir. Gerçekten iletişim bugün asli bir politika alanıdır. Stratejik iletişim yalnızca devletlerin güvenlik ve kamu diplomasisi alanlarında kullanılan bir araç değildir, aynı zamanda hakikatin korunması ve insan haklarıyla da doğrudan bağlantılı bir alandır.

Belirsizliğin hakim olduğu bu çağda ayakta kalabilmek, güçlenebilmek, büyüyebilmek için en hayati unsurlardan biri muhkem, etkin ve sürekli gelişen iletişim stratejilerine sahip olmaktır. Stratejik iletişim sadece mesaj iletmekle ilgili bir mefhum da değildir. Stratejik iletişim, kendi hikayemizi anlatmak, ulusal güvenliğimizi ve istikrarımızı korumak, toplumsal birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek ve küresel gelişmeler karşısında belirlenen değil, belirleyici olmak için merkezi, asli bir araçtır. 'Yüksek teknoloji ve inovasyon', 'Dijital dönüşüm ve sanayi hamlesi', 'Girişimcilik', 'Beşeri sermaye' ve 'Altyapı' olmak üzere, 5 ana bileşenden oluşan milli teknoloji hamlemizin değeri, tam da burada kendisini gösteriyor" dedi.

'ÜLKEMİZİN HAKLI İDDİALARINI GÜÇLÜ ŞEKİLDE ANLATIYORUZ'

Altun, Türkiye olarak, bir yandan ulusal Ar-Ge çalışmalarını güçlendirerek, teknolojik yetenekleri geliştirirken; öte yandan 'Büyük Türkiye' mücadelesini, iletişim stratejileri ile taçlandırdıklarını söyleyerek, "Ülkemizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine koşut bir biçimde, bir küresel hakikat mücadelesi veriyoruz. Bugün Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda, iletişim alanında edilgen bir aktör olmaktan çıkmış, küresel düzeyde strateji üreten bir güçlü aktör haline gelmiştir. Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, iletişim yüzyılı bilinciyle emin adımlarla ilerliyoruz. Bu bilinç, yalnızca ülkemizin iletişim stratejilerinin güçlendirilmesini değil, aynı zamanda küresel düzeyde bir model oluşturulmasını içeriyor. İşte tam da bu noktada, Türkiye İletişim Modeli'ne kritik bir anlam atfediyoruz. Türkiye İletişim Modeli, iletişimdeki değişimleri takip etmekle kalmayan, bunun yanı sıra değişime yön vermeyi de amaçlayan özgün bir perspektifin tezahürüdür. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldığımız ilhamla, stratejik iletişimi; milli güvenlik politikamızın, birliğimizin ve bütünlüğümüzün mütemmim bir cüzü olarak kabul ediyor, ülkemizin haklı tez ve iddialarını her koşulda güçlü bir şekilde anlatıyoruz" diye konuştu.

'BİZE DÜŞEN DEZENFORMASYONLARI BOŞA ÇIKARMAKTIR'

Altun, Türkiye'nin terörle mücadelesindeki başarılarını gölgelemeye yönelik kara propaganda girişimleriyle mücadele ettiklerini dile getirerek, "MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin çağrısı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesi ve aziz milletimizin desteğiyle başlayan 'Terörsüz Türkiye' sürecine tüm stratejik iletişim araçlarıyla destek veriyoruz. Suriye iç savaşı yıllar yılı Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak üzere kullanılmaya çalışıldı. Ne var ki Allah'ın yardımı, Sayın Cumhurbaşkanımızın sağladığı stratejik liderliği ve Suriye halkının cesur mücadelesiyle Suriye özgürleşti. Suriye'deki yeni statüko Türkiye'nin stratejik imkanlarını artırdı. Türkiye'nin askeri, teknolojik, diplomatik ve istihbarı mücadelesi neticesinde bugün ülkemiz tarihi bir şafağın eşiğine geldi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde önemli bir aşamaya gelinmiş oldu. Bölgesinde, küresel çatışmalarda barışın anahtarı konumuna gelen devletimiz, bu tarihi süreçte kardeşliği kuşanarak küresel liderlik yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ne yazık ki bu süreci zehirlemek, tersine çevirmek isteyen aktörlerin çabaları devam ediyor. Bu unsurların her zamanki gibi yine dezenformasyon silahına sarıldığını görüyoruz. Devletimizi bir pazarlık süreci içinde göstermeye yönelik kara propaganda faaliyetleri yürüten bu unsurlara karşı gerekli cevapları en hızlı şekilde veriyoruz. Bize düşen bu dezenformasyonları boşa çıkarmaktır. Biz, milletimizin aklıselim ile hareket ettiğini ve bu türden bilgi kirliliğine itibar etmediğini, devletine, devletimizin kurumlarına güvendiğini biliyoruz. Birlik ve beraberlik ruhuyla 'Terörsüz Türkiye' hedefine kavuşmak için çalışmalı, Cumhurbaşkanımızın belirttiği üzere son dönemde iyice pervasızlaşan emperyalist niyetleri tam anlamıyla boşa çıkarmalıyız. Bütün gayretimiz bu yöndedir" dedi.

İletişim Başkanlığı'nca kaleme alınan 'Stratejik İletişimde Yeni Akımlar' kitabının, alandaki tecrübe ve birikimlerle akademik veriler ışığında, değişen ulusal ve küresel eğilimleri ayrıntılarıyla ortaya koyan bir eser olduğunu ifade eden Altun, "Bu eser, stratejik iletişimin tüm araçlarını ele alırken, yapay zekadan kamu diplomasisine, halkla ilişkilerden kriz iletişimine kadar geniş bir yelpazeye yayılan konuları, stratejik iletişim bağlamında ele alıyor ve literatüre çok önemli bir katkı sunuyor. 'Stratejik İletişim Terimleri Sözlüğü' ile de bir ilke imza atıyoruz. Alanında önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlayan bu eser, 400'ün üzerinde iletişim terimini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Bu yayınımız, özellikle stratejik iletişim alanındaki tartışmalara yön veren kavramların altını çizerek, ortak dil ve kavrayış zemininin inşasına katkı sunuyor. 'Yeni Medyada Kriz İletişimi Rehberi' adlı eserimiz ise hakikat ötesi çağın getirdiği sorunları merkezine alarak akademik bilgiyle sahadaki deneyimleri birleştiren bir kılavuz niteliğinde" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turkiye-iletisimde-kuresel-duzeyde-aktor-haline-geldi-176348.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turkiye-iletisimde-kuresel-duzeyde-aktor-haline-geldi-176348.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turkiye-iletisimde-kuresel-duzeyde-aktor-haline-geldi-176348-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/turkiye-iletisimde-kuresel-duzeyde-aktor-haline-geldi-176348.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-iletisimde-kuresel-duzeyde-aktor-haline-geldi/612738/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:59:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Zafer Partisi'nde yeni görev dağılımı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın tutuklanmasının ardından toplanan Başkanlık Divanı'nda yeni görevlendirme yapıldı. Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şehirlioğlu Genel Başkan Vekili, Divan Üyesi Musa Ertugan ise Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevine getirildi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın tutuklanmasının ardından Zafer Partisi Başkanlık Divanı, Parti Genel Merkezi'nde toplandı. Zafer Partisi Genel Sekreteri Cezmi Polat, Başkanlık Divanı Toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şehirlioğlu'nun Genel Başkan Vekili olarak görevlendirildiğini bildirdi. Polat, ayrıca Divan Üyesi Musa Ertugan'ın Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevine getirildiğini ifade etti.

Genel Başkan Vekilliği'ne getirilen Mehmet Ali Şehirlioğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

'TÜRK MİLLETİNİN VİCDANI TUTUKLANDI'

"Bugün Türk milletinin vicdanı tutuklandı, ruhu tutuklandı, geleceği tutuklandı. Bugün torunlarımızın çocuklarımızın mutlu geleceği tutuklandı. Bugün Genel Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ümit Özdağ tutuklandı. Her şey gözünüzün önünde cereyan etmekte. İktidar ve paydaşlarının artık yasa, etik ve Türk devlet geleneğine aykırı bir biçimde kararlar alıp uygulamakta olduğunu hepiniz görüyorsunuz. Bu durumu size şikâyet ediyoruz ve Büyük Türk Milleti'nden talebimiz Zafer Partisi'nin mensuplarına sahip çıkmanız."

'26 OCAK 2025 TARİHİNDE İZMİR MİTİNGİMİZİ HEP BİRLİKTE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ'

Parti çalışmalarının aralıksız devam edeceğini kaydeden Şehirlioğlu, "Terörist başının muhatap alınmasına karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Anayasamızın Türk Milletinin milli bütünlüğüne ve hükmü şahsiyetine zarar verecek bir değişikliğe asla razı olmayacak bununla birlikte uyarıcılık görevimizi ifa etmeye devam edeceğiz. Bu sebeple yarından itibaren çalışmalarımıza aynen devam edecek ve 26 Ocak 2025 tarihinde İzmir mitingimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bundan sonra her bir Zafer Partili birer Ümit Özdağ'dır. Büyük Türk Milleti, yapılan haksızlığı affetmeyecek ve bunun hesabını günü geldiğinde sizden soracaktır" dedi.

Öte yandan Zafer Partisi'nden yapılan açıklamada, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, Silivri Cezaevi'ne götürüldü belirtildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/zafer-partisinde-yeni-gorev-dagilimi-156057.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/zafer-partisinde-yeni-gorev-dagilimi-156057.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/zafer-partisinde-yeni-gorev-dagilimi-156057-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/zafer-partisinde-yeni-gorev-dagilimi-156057.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/zafer-partisi-nde-yeni-gorev-dagilimi/612507/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 10:00:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Soylu: Bu dönemin sonunda aktif siyaseti bırakacağım</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, "Allah nasip ederse bu dönemin sonunda aktif siyaseti bırakacağım. Bu konuda net bir değerlendirmem var. Bu dönem sonu itibarıyla bırakacağım. Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha seçilmesi için canhıraş mücadele ortaya koyacağım" dedi.

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Anadolu Yayıncılar Federasyonu'nun 'Anadolu Sohbetleri' programında medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Soylu, Gazze'deki ateşkes anlaşmasına ilişkin, "Dün Gazze'de benim kanaatimce mazlumun, masumun, haklı olanın direnişinin yenilmeyeceği ortaya çıktı. Ne kadar büyük olursanız olun, ne kadar güçlü olursanız olun, zalimliğiniz ne kadar büyük bir kuvvete sahip olursa olsun, galip edemeyeceğinin de altı çiziliyor. Bence dünya tarihinde önemli bir noktadır Suriye'ye peşi sıra gelen Gazze meselesi" dedi.

'İKİ DÖNEM KURALINI YANLIŞ BULUYORUM'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ndeki iki dönem kuralı hakkındaki görüşü sorulan Soylu, "İki dönem kuralını çok yanlış buluyorum. Merkel'den sonra Almanya ne oldu? Herkes kendine bu soruyu sorsun. Aşağı doğru gidiyor, göçüyor yani. Sadece otomotiv endüstrisi, sadece Çin'den kaynaklanan bir etkiyle değil. Aslında bütün sistemi çöktü. Çok basit politikalar olarak nitelendirdiğimiz, örneğin insanların niteliklendirilmesi dahil, yatırım ortamlarının iyileştirilmeleri dahil yatay politikalar; bu politikaların hiçbirisinde en ufak bir adım atabilecek kabiliyet söz konusu değil. '400 bin-500 bin ev yapacağım' dedi Scholz geldiği zaman, hiçbir şey yapamadı. Ve göç dahil, enerji dahil birçok politikada, tedarik zincirlerinin yönetimi dahil olmak üzere hiçbir politikada başarılı olamadılar" dedi.

'HEM PKK, HEM YPG'NİN LİDERİ'

DEM Parti'nin İmralı ziyareti ve görüşmelere ilişkin değerlendirmesi ve bu süreç sonunda terörün son bulması noktasında umutlu olup olmadığı sorulması üzerine Soylu, "PKK'nın kurulduğu günden itibaren statükosu aynıdır. Burada ne demek istiyorum? PKK, 4 ana unsurla kuruldu. Türkiye, Kandil, Suriye ve Avrupa. PKK bu 4 ana unsurunda bir değişikliğe gidebildi mi? PKK'yı kuran Abdullah Öcalan, 25 yıldır cezaevinde. Dünya 25 yıldır çok değişti; terör değişti, terörün şekli değişti, biçimi değişti, ülkeler değişti, devlet anlayışları değişti, savunma anlayışları değişti, her şey değişti, PKK değişikliğe gidemez. PKK'yı 'Apo' kurmuştur. Bütün canilikleri 'Apo' yapmıştır. Kurucu aklının izni olmadan PKK'da hiç kimse bir adım atamaz. Apo, acımasız bir katildir ve bunu en iyi Kandil'dekiler bilir. Ben, Devlet Bey'in ve Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu bu adımın Türkiye'nin geleceği açısından en önemli adım olduğunu düşünüyorum. Büyük liderler büyük çözümler bulurlar, büyük adımlar atarlar. Bana göre iki lider de büyük adım attılar" dedi.

Soylu, "ABD'nin etkisinde olan YPG Abdullah Öcalan'ı dinler mi?" sorusuna, "Apo hem PKK'nın hem YPG'nin lideri" cevabını verdi.

'2 MİLYON BAKANLIK KAMERASIYLA RESİM ÇEKTİRMİŞİM'

Soylu, suç karışmış bazı kişilerle fotoğraflarının sosyal medyada yer almasıyla ilgili soruya, "Beni birçok organize suç örgütü ile ilişkilendiriyorlar. Partiye gidiyorum, birisiyle resim çektiriyorum, herkes çektiriyor benimle resim. Ben 2 milyon İçişleri Bakanlığı kamerasıyla resim çektirmişim. Dışarıda çektirilenler hariç. Millet diyor ki 'gel resim çektirelim.' Ben dün akşam bir düğüne gittim. Düğünde nikah şahidiyim. 3 tane çocuk geldi, 'resim çektirebilir miyiz?' Ne diyeyim, çektiririm. Ama ben ona eğer bir hukuksuzluk ve kanunsuzluk yaparken iltimas geçiyorsam o zaman suçluyum. Tanımam bilmem de birçoğunu tanımıyoruz. Havalimanının açılışında birisiyle fotoğraf çektiriyoruz. Adam ondan sonra bir meselenin konusu oluyor. Herkesle fotoğraf çektirmiş ama benim fotoğrafım öne çıkıyor. Ben ekşi yemedim ki midemi ağrısın" diye konuştu.

'YOLUNDAN DÖNENİN KAŞIĞI KIRILSIN'

Siyaseti bırakıp bırakmayacağına ilişkin sorulan soruya da Soylu, şu yanıtı verdi:

"Biz siyasette bir tarafız. Ve bizim tarafımız çok net. Bugün Tayyip Erdoğan hangi ilkeleri çiziyorsa bizim tarafımız o. Erdoğan da Türkiye'ye yüzyıllık bir politik yol çizdi, bir Erdoğan politikası oluştu. Bu çok net. Ben daha önce de Tayyip Erdoğan'ın siyaseti bıraktığı gün siyaseti bırakacağımı söyledim. Benim siyasi parantezim Tayyip Erdoğan'la birliktedir. Ben bırakmıştım, beni siyasete tekrar dahil etti. Allah binlerce kere razı olsun. Liderimiz liderimizdir, davamız da davamızdır. Yolundan dönenin kaşığı kırılsın. Benim bu sene 4'üncü dönemim milletvekilliğinde.

Bu dönem milletvekilliği de benim son dönemim. Ben bir de faydalı olamıyorum milletvekilliğinde, işin doğrusu. Milletvekilliği başka bir şey oldu, sistematiğe döndü. Ben faydalı olamıyorum. Benim böyle bir kendime ait de bir özeleştirim var. Bana bugün deseler 'bugün ne olursunuz' diye. 'Beni azat' edin diyeceğim, bu noktadayım. Bu sistemden dolayı değil. Ben kavlime sadığım, Allah nasip ederse bu dönemin sonunda aktif siyaseti bırakacağım. Bu konuda net bir değerlendirmem var. Bu dönem sonu itibarıyla bunu bırakacağım. Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha seçilmesi için canhıraş mücadele ortaya koyacağım."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/soylu-bu-donemin-sonunda-aktif-siyaseti-birakacagim-153609.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/soylu-bu-donemin-sonunda-aktif-siyaseti-birakacagim-153609.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/soylu-bu-donemin-sonunda-aktif-siyaseti-birakacagim-153609-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/soylu-bu-donemin-sonunda-aktif-siyaseti-birakacagim-153609.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/soylu-bu-donemin-sonunda-aktif-siyaseti-birakacagim/612486/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jan 2025 15:47:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ekonominin gidişatını arabaşı ve etli ekmek hesabıyla anlattı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Emekliler için geçim haktır. Bir asgari ücret şarttır. Bunu oylarınıza sunacağız. Eğer ki bu Meclis'i, bu bakana ezdirirlerse, bundan sonra o eli, bakanın dediği gibi kaldıranların gidip de emeklilerin yüzüne bakacak halleri olmaz. Bir kişi karar veriyor, herkes el kaldırıyor. Bunun için mi gidiyoruz Meclis'e? Bir emeklinin kaç katı maaş alıyorsunuz? Oylamaya gelince milletin gözüne değil, bakanın sözüne bakıyorsunuz" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimi'nin ardından partisi tarafından kazanılan Cihanbeyli ve Ereğli ilçe belediye başkanlıklarını ziyaret etmek için bugün Konya'ya geldi. Özel, ilk olarak Cihanbeyli Belediye Başkanlığı'nı ziyaret etti. Daha sonra belediye önünde toplanan kalabalığa seslenen Özel, "Türkiye'nin neresine gitsem bu enflasyon hesabını iki şeyle anlatıyorum. Bir; hiç şaşmaz diyorum ki çeyrek altın hesabı bozulmaz. Tayyip Bey kızıyor. Çeyrek altın hesabı şu; 2002 yılında Tayyip Bey geldiğinde bir emekli, tam sekiz çeyrek altın alabiliyordu. Aldığı en düşük emekli maaşıyla. Şu anda en düşük emekli maaşı 12 bin lira, ancak 2,5 çeyrek altın alabildi. Bunu asla unutmayın, unutturmayın. Tayyip Bey'in geldiği gün, en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 2,5 çeyrek altın" dedi.

AK PARTİ GRUBUNA SESLENDİ

Özel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın dün en düşük emekli maaşını 14 bin 469 TL'ye çıkardıklarını duyurmasını eleştirerek, "Dün hadsiz bakan açıklama yapmış. En düşük emekli maaşını 14 bin 400 küsur lira yaptım diye. En düşük emekli maaşını Meclis arttırabilir. Kanun teklifi verilecek. Komisyonda görüşülecek. Aşağıya inecek. Değişiklik önergeleri verilecek. Kararı, milletin vekili verecek. 14 bin 500 olduğunda bu milletin vekilleri 'evet' derse o fiyat olacak. 'Hayır' derse 20 bin olsun derse, 20 bin olacak. Yetki sözde parlamentoda ama o kadar şımarmışlar ki Tayyip Bey, 'En düşük emekli maaşını 12 bin 500'den 14 bin 500 yapalım' demiş. Bakan açıklama yapıyor, yaptı diye. Meclis'e soracağız.

Meclis'ten bekleyeceğiz. 'Meclis'in 14 bin 500 yapmasını bekliyoruz' diyecek nezaketi bile göstermiyor. Buradan AK Parti'ye, Abdullah Güler'e, Meclis'teki AK Parti grubunun başkanına, grup başkanvekillerine sesleniyorum. Eğer şu kadarcık haysiyetimiz varsa, bu adamın bu yaptığının altında kalmazsınız. Çıkacak atanmış bakan, seçilmiş 600 tane milletvekiline daha Meclis'e kanun teklifi verilmeden 14 bin 400 bilmem kaç diye küsuratına kadar emekli maaşı söylüyor. Siz de bunun altına imza atıp, el kalkacaksınız öyle mi? Buradan Meclis'in onurlu, çalışkan, haysiyetli, kendini bu bakana ezdirmeyecek, emeklisini bu bakana ezdirmeyecek bütün milletvekillerinin vicdanına sesleniyorum.

Emekliler için geçim haktır. Bir asgari ücret şarttır. Bunu oylarınıza sunacağız. Eğer ki bu Meclis'i, bu bakana ezdirirlerse, bundan sonra o eli, bakanın dediği gibi kaldıranların gidip de emeklilerin yüzüne bakacak halleri olmaz. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Bir kişi karar veriyor, herkes el kaldırıyor. Bunun için mi gidiyoruz Meclis'e? Bunun için mi bu millet yemiyor, yediriyor, içmiyor, içiriyor, maaşlarınızı günü gününe ödüyor. Bir emeklinin kaç katı maaş alıyorsunuz? Oylamaya gelince milletin gözüne değil, bakanın sözüne bakıyorsunuz" diye konuştu.

'FAİZİYLE BİRLİKTE BİZE ÖDETİYORLAR'

CHP'li belediyelerin SGK'ya olan borcuna da değinen Özel, "Tayyip Bey altın hesabını sevmiyor. Dün bana demiş ki 'Hazır elinde hesap makinesi, sarraf sarraf gezip altın hesabı yapıyorken bir de hesapla bakalım demiş, CHP'li belediyelerin borcunu. Hesapladık. SGK'ya olan bütün borcu altına çevirdik. Vallahi SGK'nın 9 kamyon, 10 kamyon altın alacağı var. Bunun 9 kamyonu Tayyip Bey'e yakın şirketlerden, bir kamyonu bütün belediyelerden. Kamyonun 3'te 1'i de AKP'li belediyelerin borcu. 3'te 2'si geri kalan bütün belediyelerin borcu.

Ama bizim 3'te 2'sinin de yarısı AK Parti'li belediyeler buradaki gibi yemişler, yemişler; ödememişler. Faiziyle birlikte bize ödetiyorlar. Tayyip Bey'e dün söyledim. Bak SGK'nın önüne, o yandaşlarının borcu olan 9 kamyon altını çek, kamyonun 3'te 1'i bizim borcumuz, getirmeyen namerttir. Ama CHP'li belediyelerden faiziyle alıp, CHP'yi silkeleyip, buradaki işçinin, memurun maaş alamaz hale getirip, 1 ay sonra yapılandırma yapmaya niyetleniyor. Yandaşın faizini silecek, anaparayı bilmem kaç parçaya bölecek" dedi.

ARABAŞI VE ETLİ EKMEK HESABI

Özel, ekonominin gidişatıyla ilgili Konya'da altın hesabı yerine kentin yöresel yemekleri arabaşı ve etli ekmekle hesap yaptı. Özel, "Altın hesabına kızıyorsun; Malatya'da kayısı. Erzurum'da cağ kebabı, Manisa'da üzüm, Tekirdağ'da buğday, gittiğimiz her yerde, Antep'te fıstık fiyatı üzerinden hesap yaptım. Peki, Cihanbeyli'de ne üzerinden yapalım? Birazcık Tayyip Bey'i şaşırtalım. Arabaşı çorbasına bakalım. Ne var çorbanın içinde? Un var, tavuk var, salça var, tereyağı var. Tayyip Bey, tavuk 1 yılda yüzde 95 zamlanmış. Un, yüzde 87 zamlanmış. Salça yüzde 207 zamlanmış. Tereyağı yüzde 103 zamlanmış. Geçen sene arabaşı yapmak için un, tavuk, salça, tereyağını koydun mu, 238 lira tutuyormuş. Bu sene 506 lira olmuş.

Tayyip Bey, 17 bin lira verdiğin asgari ücretle 71 sefer kaynarmış. Bu sene verdiğin asgari ücretle 44 tane kaynıyor. Nerede 71, nerede 44? Tayyip Bey, altın hesabını beğenmedin, al sana arabaşı hesabı. Bir hesap daha yapayım. Bir de ne var Konya'da? Etli ekmek var. Tayyip Bey, etli ekmeği geçen yıl porsiyonu 120 liraymış. Doğru mu? Bu sene olmuş 220 lira. Yüzde 84 zamlanmış. Geçen sene bir emekli aldığı maaşla 83 porsiyon etli ekmek alırmış. Bu sene verdiğin maaşla 66 porsiyon alabiliyor.

Altın hesabı da şaşmıyor, kayısı hesabı da şaşmıyor. Dönüyorsun arabaşı da sen şaşmıyor. En son etli ekmek de şaşmıyor. Şaşan bir tek şey var. Bu sana oy veren galiba Konyalılar, 'Ya oyu alırken yüzümüze gülüyor da sonra bize nasıl sırtını dönüyor diye bu Tayyip Bey' diye sana şaşıyorlar. Ama bir daha şaşırmayız. 'Önümüze gelen sandıkta hesabını soracağız' diyorlar" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/ekonominin-gidisatini-arabasi-ve-etli-ekmek-hesabiyla-anlatti-149850.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/ekonominin-gidisatini-arabasi-ve-etli-ekmek-hesabiyla-anlatti-149850.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/ekonominin-gidisatini-arabasi-ve-etli-ekmek-hesabiyla-anlatti-149850-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/ekonominin-gidisatini-arabasi-ve-etli-ekmek-hesabiyla-anlatti-149850.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ekonominin-gidisatini-arabasi-ve-etli-ekmek-hesabiyla-anlatti/612468/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jan 2025 14:59:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahçeli, klasik otomobilinde Ferdi Tayfur'u andı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, Ferdi Tayfur'un 'Bu Bana Yeter' isimli şarkısını klasik otomobilinde çalarak hayatını kaybeden sanatçıyı andı.

Klasik otomobil tutkusu ve Ferdi Tayfur'a olan hayranlığı ile bilinen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tayfur'un hayatını kaybetmesinin ardından 06 TCD 009 plakalı klasik otomobilinin direksiyonuna geçip, trafiğe çıktı. Bahçeli, trafikte seyir halindeyken Ferdi Tayfur'un 'Bu Bana Yeter' şarkısını dinledi.

Ferdi Tayfur'un şarkısı eşliğinde şehirde gezerken çekilen video, MHP tarafından paylaşıldı. Videoda; Bahçeli'nin parmağındaki yüzük, tespih ile otomobilin dikiz aynasında asılı nazar boncuklu muska görüldü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bahceli-klasik-otomobilinde-ferdi-tayfuru-andi-147955.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bahceli-klasik-otomobilinde-ferdi-tayfuru-andi-147955.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bahceli-klasik-otomobilinde-ferdi-tayfuru-andi-147955-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bahceli-klasik-otomobilinde-ferdi-tayfuru-andi-147955.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bahceli-klasik-otomobilinde-ferdi-tayfur-u-andi/612438/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 16:58:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Bolat: 2025'te enflasyondaki düşüş devam edecek</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TİCARET Bakanı Ömer Bolat, "Ekonomi programımızın kararlılıkla uygulanması sonucunda, enflasyon oranı 2024'ün 2'nci yarısında hızla düşmeye başladı. 2025'te enflasyondaki düşüş devam edecek" dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Aralık 2024 dönemi enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bolat, "Ekonomi programımızın kararlılıkla uygulanması sonucunda, enflasyon oranı 2024'ün 2'nci yarısında hızla düşmeye başladı. 2025'te enflasyondaki düşüş devam edecek. Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 44,4 ile son 1,5 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Böylelikle 2024 Mayıs ayına kıyasla enflasyon son 7 ayda 31,1 puan düşmüştür" dedi.

'YAPISAL POLİTİKALARA ÖNCELİK VERECEĞİZ'

Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak uyguladıkları politikalar ve aldıkları tedbirlerle dış ticaret açığını ve cari işlemler açığını düşürerek makro-finansal istikrarı güçlendirdiklerini ve enflasyonun düşürülmesine katkı sağladıklarını kaydederek, "İç ticarette ise hem vatandaşlarımızın fahiş fiyat artışları sonucunda mağdur olmasını engellemek, hem de piyasada adil ve şeffaf bir ticaret düzenini tesis etmek amacıyla mücadelemizi kararlılıkla devam ediyoruz.

Ekonomik temellerle açıklanmayacak bir şekilde fahiş fiyat artışlarına yönelenlerin ve adil rekabet koşullarını tüketicinin aleyhine koordineli bir şekilde hareket ederek bozmaya tevessül edenlerin üzerine gidilmeye devam edilecektir. 2025 yılında dezenflasyon sürecini güçlendirmek adına ilgili bakanlıklarımız ile işbirliği içinde yapısal politikalara öncelik vereceğiz" açıklamasında bulundu.

'ENFLASYONUN ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA DA GERİLEMESİNİ BEKLİYORUZ'

TÜFE'deki değişimin 2024 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,03 olarak gerçekleştiğini söyleyen Bolat, "Böylece yıllık enflasyon yüzde 44,4 ile son 1,5 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Aylık bazda gerçekleşen artış ise, son 19 ayın en düşük seviyesi olarak kaydedilmiştir. Böylelikle 2024 Mayıs ayına kıyasla enflasyon son 7 ayda 31,1 puan gerilemiştir. Çekirdek enflasyon C (enerji, gıda ve içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç, TÜFE) aylık bazda yüzde 1,06 oranında artmış olup, aylık artış hızı son 40 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir.

Ataletin yüksek olduğu hizmet enflasyonunda aylık yüzde 1,05 artış gerçekleşirken, son çeyrekteki gerileme daha da belirgin hale gelmiş ve enflasyondaki katılığın zayıflamakta olduğunu teyit etmiştir. Yıllık enflasyondaki gerilemenin önümüzdeki aylarda da gerilemesini bekliyoruz" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bakan-bolat-2025te-enflasyondaki-dusus-devam-edecek-147749.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bakan-bolat-2025te-enflasyondaki-dusus-devam-edecek-147749.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bakan-bolat-2025te-enflasyondaki-dusus-devam-edecek-147749-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bakan-bolat-2025te-enflasyondaki-dusus-devam-edecek-147749.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-bolat-2025-te-enflasyondaki-dusus-devam-edecek/612434/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jan 2025 13:28:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TBMM Genel Kurulu'nda 'Diyanet İşleri' ve 'Alevilik' tartışması</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, Cumhurbaşkanlığı ve ona bağlı kurumların 2025 yılı bütçesini görüşmek üzere toplandı. Genel Kurul'da, milletvekilleri arasında, 'Diyanet İşleri Başkanlığı' ve 'Aleviler' ile ilgili tartışma çıktı.

TBMM Genel Kurulu, Cumhurbaşkanlığı ve ona bağlı kurumların 2025 yılı bütçelerini görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da bütçe ile ilgili söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başkenti Washington'daki yatırımları ile ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yönelttiği soru önergesini hatırlattı. Çömez, "Şimdi, Türkiye Diyanet Vakfı'nın Washington'da yaptığı yatırımlardan biraz söz edeceğim. 100 milyon dolarlık bir yatırım yapılmış. Ek harcamalarla birlikte bugünün parasıyla TL olarak 4 milyar liradan bahsediyoruz. Nereye yapılmış bu? Washington'a, Beyaz Saray'ın dibine yapılmış. Peki, ne için yapılmış? Dini yaymak için yapılmış.

İçerisindeki müştemilatta neler var? Türk hamamı var, görüyorsunuz, Anadolu'dan gitmiş mermerlerden yapılmış Türk hamamı var; inanılmaz paralar harcanmış. Bilemiyorum, hangi amacı güttüler. Tam 11 tane muhteşem villa var, her biri 4- 5 milyon dolar değerinde. Bunun yanında yüzme havuzları var; villalar var, tenis kortları var ve buna dair çok daha fazla yatırım da yapılmış. Oteller var mesela. Şimdi, bu tamamen denetim dışı ve Diyanetin 130 milyarlık bütçesinin dışında olan bir şey, Diyanet Vakfına ait. Bu paraların nasıl toplandığının, nasıl harcandığının biz hesabını soramıyoruz" ifadelerini kullandı.

'DİYANET İŞLERİ'NİN YAPTIĞI ÇALIŞMALARI TAKDİR ETMEMİZ LAZIM'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in açıklamaları üzerine söz alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın itibarını ve konumunu korumanın iktidar ve muhalefetin görevi olduğunu belirterek, "Dünyada Diyanet İşleri veya Diyanet İşleri Vakfı'nın yaptığı çalışmaları bence takdir etmemiz lazım. Bu çalışmaları Diyanet İşleri Başkanlığımız değil de FETÖ veya FETÖ'vari yapılar gerçekleştirdiğinde ülkemize ve inancımıza ne tür maliyetler oluşturduğunu herhalde siz de takdir edersiniz. Dolayısıyla, son olarak şunu söylemek isterim, bahsettiğiniz merkez yeni bir merkez değildir.

2013 yılında temeli atılmış, 2016 yılında tamamlanıp açılmış bir merkezden bahsediyoruz. Bugünün ekonomik şartlarıyla ilişkilendirerek eleştirdiğiniz için söylüyorum. 2016 yılında açılmış yani 8 sene önce açılmış bir merkezdir. Burada, 'villa' diye bahsettiğiniz yerler, 10 tane konut, öğrencilerin, gençlerin, Türkiye'den giden akademisyenlerin, araştırmacıların kullandığı altyapılardır. Bu külliye sadece ibadet hizmeti değil, Türk kültürünü tanıtma; restoranıyla, yemekleriyle, motifleriyle, orada Türk kültürünü tanıtma fonksiyonu da icra etmektedir. Dolayısıyla, çok boyutlu bir faaliyet yürütmektedir ve bütçeden de hiçbir gelir almadan gelir getirici faaliyetleriyle işletme giderlerini finanse etmektedir. Diyanet İşleri Vakfıyla ilişkilidir" diye konuştu.

'DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ YAPTIĞI HİZMETLERİN DENETLENEBİLİR OLMASI ÖNEMLİ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın ardından söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın saygınlığının korunması konusunda Yılmaz'a katıldığını belirterek, "Ancak bu yatırımı niye eleştirdim? Bakın, Türkiye'de bu kadar ciddi açlık ve sefalet varken, 4 milyar liralık bir yatırımdan bahsediyoruz. 2022 yılında bu yatırım 2,5 milyon dolar zarar etmiş. Öte yandan, sadece 1 yıllık personel gideri 700 bin dolar. Yani buradaki personel nasıl alınıyor, 2,5 milyon dolar niye zarar ediyor, burada hamamlar niye var yani hamamın tanıtılması mıdır Diyanetin vazifesi; benim eleştirdiğim bu.

Öte yandan, diyorsunuz ki, '2013 yılında yapıldı.' O gün de hataydı yani bugün eleştiriyorsak o gün de yapılanın hata olduğunu eleştiriyoruz. Bir kere daha altını çizerek söylüyorum: Diyanetin yapacağı hizmetlerin arkasındayız ama bu hizmetlerin hakkaniyetli olması ve denetlenebilir olması çok önemli. Mesela, siz biliyor musunuz; bu binaları kim yaptı, ihale yapıldı mı, bu 100 milyon dolarlık yatırım nasıl yapıldı? O paraların nasıl toplandığını biliyorum ben" dedi.

'DİYANET İŞLERİ İLE İLGİLİ HER TÜRLÜ YALAN VE MANİPÜLASYON VAR'

Cumhurbaşkanlığı ve ona bağlı kurum ile kuruluşlar üzerine CHP, AK Parti, Saadet Partisi, İYİ Parti gruplarının değerlendirmelerinin ardından sıra MHP Grubu'na geldi. MHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Diyanet Başkanlığı üzerinden İslam dinine saldırılar yapıldığını vurgulayarak, "Diyanet İşleri ile ilgili akla hayale gelmemiş her türlü iftira, her türlü yalan, her türlü manipülasyon var; medyada, sosyal medyada. Yapanlar kim? Haçlı artıkları. Bilenler de bilmeyenler de bu modaya uyuyor. Bilerek veya bilmeyerek sanatçımızdan siyasetçimize, akademisyenimize kadar herkes bu ağın içinde, bu şeklin içinde.

Şimdi bakıyorsunuz, bir haber: Efendim, Diyanet İşleri Başkanı Arapça soruya cevap veremedi, ne oldu? Tercüman kullandı. Bu nedir? Bu, diplomasi nezaketinin bir kuralıdır. Kimse kalkıp kendi diliyle dışarıda konuşmaz, o memleketin diliyle konuşmaz, tercüman kullanır. Dönüyoruz, efendim, Diyanet İşleri Başkanımız avucunun içine dua yazmış. Bizim müezzinimiz, imamımız, müftümüz, hepsi on beş dakika irticalen dua edecek şekilde eğitim almış kapasiteye sahiptir. Diyanet İşleri Başkanı avucuna mı bakar? Nedir maksat? İtibarsızlaştırma, İslam'a olan güveni sarsma, İslam'a olan güveni yerle bir etme, toplumumuzun içerisinde İslam'ı zayıflatma ama İslam'a direkt saldırı yok" değerlendirmesinde bulundu.

'ALEVİLERE OY POTANSİYELİ GÖZÜYLE BAKMIYORUZ'

Ardından Yıldırım, Alevilerin başının tacı olduğunu ve Alevilerin seçim malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, "Biz sadece Alevileri senede bir gün, seçimde bir gün olarak da hatırlamıyoruz, onlara oy potansiyeli gözüyle de bakmıyoruz. Alevilerin inançlarını, Alevilerin geleneklerini de yaşatmaları gerekir. Dünyada İngiltere tarafından, Almanya tarafından üretilen bir şey var: Ali'siz Alevilik, İslam'ın dışında bir Alevilik. Alevilik, İslam'ın içindedir. Lübnan'da, Gazze'de, İsrail öldürürken Alevi Müslüman, Sünni Müslüman, Şii Müslüman diye bakmıyor; kesiyor, kesiyor. Onun için bizim Alevilere sahip çıkmamız gerekir. Çıkıyor muyuz? Çıkıyoruz. Sadece lafla Alevi'ye sahip çıkılmaz, kürsüden konuşmayla da Alevi'ye sahip çıkılmaz; gidin, Alevi'ye nasıl sahip çıkıldığını Hacıbektaş'ta görün. Alevi'ye böyle bakacaksınız; Alevi'ye sadece işkembeyikübradan, lazım olduğu zaman, 'Oy ver', 'Ceketimi de asarım oy verirsiniz' değil, biz Alevi'ye böyle bakıyoruz, kalıcı bakıyoruz; çadır kurmuyoruz Hacıbektaş'a, Hacıbektaş'a yatırım yapıyoruz, insanımızı kucaklıyoruz" ifadelerini kullandı.

'DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA PARTİMİZİN OLUMSUZ GÖRÜŞ VERİP YIPRATMASI İMKANSIZ'

MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım'ın açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Diyanet İşleri Başkanlığına partimizin herhangi bir şekilde olumsuz görüş verip yıpratması imkansız çünkü bu kurumu Gazi Mustafa Kemal Atatürk kurmuş. Diyanetin duruşu, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği görüşler, fetvalar, açıklamalar toplumu genellemeli ve toplumu, dini geliştirmeli, öne çıkarmalı, adalet demeli, israfa karşı çıkmalı. Şimdi, üzülerek bir şey söylemek istiyorum ki maalesef İslami makaleler ve araştırmalar da biz Avrupa'nın gerisindeysek burada bir sıkıntı var. Bugün İngiltere, İsveç, İsviçre, Almanya araştırmalar yapıyor ve dünyayla paylaşıyor, birçok bilim adamı İngiltere'de. Oysa bunu Türkiye yapmalı, Orta Doğu'ya ışık olmalı; bunu hep söylüyoruz" diye konuştu.

'ALEVİLER CEKETE OY VERMEZ'

Başarır, Alevilerle ilgili atılan güzel adımların da olduğunu ve teşekkür ettiğini söyledi. Başarır, "Üzülerek söylüyorum, bir ayrıştırma yapmak istemiyorum ama sormak isterim: 81 ilde kaç Alevi vali var? Milyonlarca Alevi yurttaşımız var. Kaç başsavcı var? Kaç emniyet müdürü var? Yok. Bu, bir tesadüf mü? Bazı mülakatlarda, bazı sınavlarda insanlar mezhebinden, isminden dolayı elenebiliyor. İşte bunu aşabilirsek, gerçekten inanca, mezhebe göre değil liyakata göre, bilgiye göre, akla göre valiyi, kaymakamı, emniyet müdürünü atayabilirsek ülkede çok şey düzelecektir. Şuna da üzüldüm, 'Ceketimi koysam Aleviler oy verir', vermez, Aleviler vermez, vermez, cekete oy vermez. Yeri geldiğinde en önemli tepkiyi bize, partimize de verir, eleştiriyi ama bu konuda hepimiz samimi olalım, ayrıştırmayalım. Bugün bir valinin bile Alevi kökenli olmaması aslında hepimizin ayıbı diyorum" dedi.

'ALEVİLE BELLİ MAKAM VERİLMEDİĞİNİ NEREDEN BİLİYORSUNUZ'

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Aleviliğin bir mezhep olmadığını belirterek, "Alevilik bir mezhep değildir, bir yoldur. Bir de biz, nüfus sayımlarında ya da atamalarda, 'Siz Alevi misiniz, Sünni misiniz?' diye sormuyoruz. Yani bunu nereden biliyorsunuz, Alevilerin belli bir yere getirilmediğini, belli bir makam verilmediğini? Onu da merak ettiğim için sizlere soruyorum. Sayın Yaşar Bey de şu anda Diyanetle ilgili mevcut olan durumu bize aktardı ve asla, burada sizi rahatsız edecek bir durum da söz konusu olmadı. Zaten siz de büyük bir çoğunluğuna katıldığınız, hakkını verdiniz" değerlendirmesinde bulundu.

'ALEVİ İNANCINA SAHİP VALİMİZ YOK'

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç'ın ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "81 tane ilimiz var. Nüfus sayımında ya da herhangi bir şekilde Alevi- Sünni buna bakılmadığını ben de biliyorum. Bakılmaması gerektiğine de inanıyorum ama siz bana şunu söyleyebilir misiniz? Uzun yıllardır beri 81 ilden birinde neden Alevi inancına sahip bir valimiz yok ya da başsavcılardan yok. Antalya'yı, Mersin'i, Adana'yı, Hatay'ı, Bursa'yı, İstanbul'u, Ankara'yı; uzun süreden beri valileri biliyoruz, bu ülkede yaşıyoruz. Her gittiğim yerde valiyle konuşuyorum, sohbet de ediyorum, soruyorum. Bu konuda özel bir araştırma yapmıyorum ama maalesef ki böyle" ifadelerini kullandı.

'HERKESİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN ONURLU VE EŞİT VATANDAŞI OLARAK GÖRÜYORUZ'

Genel Kurul'da karşılıkla sataşmalar sürerken söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Bizim ortak birliğimiz, beraberliğimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hiç kimsenin dinine, inancına, mezhebine bakmadan 85 milyonu kuşatan bir anlayıştır. Hem hükümetimizin hem partimizin yaklaşımı bu şekildedir ve inançlar önünde, düşünceler önünde, Alevi vatandaşlarımızın da kendi kimliklerini ifade etmekte yaşadığı zorlukları AK Parti hükümetleri döneminde, Cumhur İttifakı olarak bizler ortadan kaldırdık. Herkesin kendi inancını kendi inandığı şekilde yaşaması ve inançlarının, kültürlerinin önündeki engelleri ortadan kaldırmak için hiçbir ayrımcılığa tabi tutmadan siyasetimizi ortaya koyduk. Biz Alevi'siyle, Sünni'siyle, Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Çerkez'iyle 85 milyon bu farklılıklarla zenginlik olduğumuzu bu zenginlikleri de bir ayrımcılık olarak görmeden, gerek kamu çalışmalarında gerekse diğer faaliyetlerde kimliğine, düşüncesine, inancına bakmadan herkesi Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu ve eşit vatandaşı olarak görüyoruz" diye konuştu.

'ALEVİLERİN İNANCI KABUL EDİLMİYOR'

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'ün ardından söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, "Mevkidaşım Abdulhamit Başkanın gerçekten görüşlerine katılmayı çok isterdim, sözler güzel ama gerçekler ve pratikler ne yazık ki buna denk gelmiyor. Şimdi, bu ülkede yaşayan milyonlarca Alevi var, 20 milyondan fazla Alevi var ve halihazırda Alevilerin inancı kabul edilmiyor, hala bu ülkede cemevleri ibadethane olarak kabul edilmiyor, Aleviler hala dünya kadar sorun yaşıyor, bu ülkede AİHM kararına rağmen zorunlu din derslerinde Alevi çocukları asimile edilmeye devam ediliyor. En son olarak da Alevilerin cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeyen AKP hükümeti cemevlerini götürdü, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi- Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurumunu kurdu ve oraya bağladı. Şimdi, burada lafla peynir gemisi yürümüyor. Öncelikle lafa bakıyoruz, bir de pratiğe bakıyoruz, arada 180 derece fark olduğunu görüyoruz" dedi.

'DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ ELEŞTİRİLERİ DİKKATE ALIP GEREĞİNİ YAPMASI KIYMETLİ'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Diyanet İşleri Başkanlığının saygın bir kurum olduğunu kaydederek, "Muhalefet partisi milletvekilleri olarak, zaman zaman devletin işleyişiyle ilgili, kurumların işleyişiyle ilgili hataları, yanlışları dile getiriyoruz ve bunu yaparken de iyi niyetle o kurumların rehabilite olması, daha güçlü olması, daha düzgün çalışması niyetiyle yapıyoruz. Tabii, Diyanet İşleri Başkanlığının temsil ettiği kimlik itibarıyla dilimize daha çok özen gösteriyoruz, daha çok itibar gösteriyoruz. Atatürk'ün kurduğu bir kurum ve bir inancın aynı zamanda ülkede varlığını sürdürebilmesi ve o inanç sahiplerinin muhafaza edilebilmesi açısından üstlendiği misyon bakımından değerli görüyoruz ama Diyanet İşleri Başkanlığının da yapılan eleştirileri dikkate alıp alınganlık göstermeden onları dikkate alıp gereğini yapması son derece kıymetli. Öte yandan, bugün bu güzel ülkede hala etnik kimlik, inanç ya da buna benzer tartışmalar oluyor olması hakikaten bizim için büyük bir eksiklik ve yetersizlik" değerlendirmesinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/tbmm-genel-kurulunda-diyanet-isleri-ve-alevilik-tartismasi-140262.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/tbmm-genel-kurulunda-diyanet-isleri-ve-alevilik-tartismasi-140262.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/tbmm-genel-kurulunda-diyanet-isleri-ve-alevilik-tartismasi-140262-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/tbmm-genel-kurulunda-diyanet-isleri-ve-alevilik-tartismasi-140262.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tbmm-genel-kurulu-nda-diyanet-isleri-ve-alevilik-tartismasi/612368/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Dec 2024 09:39:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti'li Yıldırım'dan rögar kapaklı tepki</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, TBMM Genel Kurulu'nda bütçe görüşmelerinde elinde rögar kapağı ile kürsüye çıkarak, İstanbul'da yerinden fırlayan rögar kapağının metrobüsün kapısını kırması sonucu meydana gelen kazaya dikkat çekti.

TBMM Genel Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçelerini görüşmek üzere Meclis Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Görüşmeler sırasında AK Parti İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, konuşma üzere kürsüye rögar kapağı ile çıktı. Muhalefet milletvekilleri, rögar kapağı ile kürsüye çıkılmasına tepki gösterdi. Meclis Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder tepkiler üzerine, "İç Tüzük 160'ıncı maddenin 16 veya 5'inci fıkrasında bu iş düzenlenmiş.

Birtakım kriterler koyulmuş, bütün arkadaşlar bakabilirler. Meclis'i yöneten başkan vekilleri, bu durumun oturumun huzurunu bozup bozmadığına takdir ile yetkili, ben bu konudaki inisiyatifimi ve takdirimi, anlatımı kuvvetlendirecek her türlü görsel öğelerin vekil tarafından kullanılmasından yana kullanıyorum" ifadelerini kullandı. Muhalefet milletvekillerinin önceki oturumları hatırlatması üzerine Önder, "Bekir Bozdağ dünde kaldı. Bugün ben varım" dedi.

AK Parti'li Adem Yıldırım, Sayıştay Başkanlığı'nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında usulsüzlük tespit ettiğini, belediyenin iç ve dış borçlarının katlanarak arttığını söyleyerek, "Hani, bize torba yasayla ilgili eleştiri getiriyorsunuz ya, bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi torba ihale yapıyor, önce kendi şirketine ihale ediyor, onu alt şirketlere 50 milyara veriyor, 50 milyarı cukka yapıyor. Nereye yapıyor? Kendi yandaşlarına ve parti içi operasyon yapmak için bu parayı kullanıyorlar. Depreme gitmesi gereken para Ekrem'e gidiyor.

O yüzden diyorum ki, İstanbul'un depremden daha büyük Ekrem problemi var. Diğer taraftan 2019 yılında araçlarla alakalı Yenikapı'da böyle gösterişler, nümayişler yaptılar, araç arayışına çıktılar. Sayıştay araç aramış, bin 137 tane aracı bulamamış. Burada Sayıştay'ın hata yaptığını düşünüyorum. Bin 137 araç değil bin 136 araçtır; çünkü aracın biri Sayın Gökhan Günaydın'da. Ben buraya kapak getirdim. Kapak budur, bu rögar kapağı. Biliyorsunuz, metrobüste, rögar kapağı metrobüs kapısını kırarak insanımızın yaralanmasına sebep oldu. Bu aslında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ve CHP belediyeciliğinin beceriksizliğinin, iş bilmezliğinin resmidir" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise "Bu iftirayı atan adamı zaten mahkemeye verdim, mahkemede süründüreceğim. Benim eski şoförümü satın alıp, iftira atarak bir yere varamazsınız, beni kendinizle karıştırmayın" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ak-partili-yildirimdan-rogar-kapakli-tepki-139524.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ak-partili-yildirimdan-rogar-kapakli-tepki-139524.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ak-partili-yildirimdan-rogar-kapakli-tepki-139524-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ak-partili-yildirimdan-rogar-kapakli-tepki-139524.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ak-parti-li-yildirim-dan-rogar-kapakli-tepki/612358/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 16:19:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Lütfü Savaş, CHP'den ihraç edildi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ESKİ Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, partisi CHP'den ihraç edildi.

Lütfü Savaş, 3 Kasım 2024'te sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, CHP'nin İstanbul Esenyurt'ta DEM Parti eş genel başkanlarının katılımıyla düzenlediği mitinge tepki göstererek, "Terör örgütleri üzerinden içimize fitnelik sokan, etnik çatışma hayalleri görenler için bugün bu ülkenin kurucu iradesinin partisine her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç var.

Ve bugünün CHP'si DEM'lenmekle meşgul. Parti olarak, terör ile bağ kuran ve terörden siyasi rant devşirenleri her kim olursa olsun ya da hangi oluşum olursa olsun savunamayız" ifadelerini kullandı.

Savaş, açıklamaları nedeniyle CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi. CHP'den bugün yapılan açıklamada ise Savaş'ın kesin çıkarma cezası ile partiden ihraç edildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Önceki dönem Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş hakkında, Merkez Yönetim Kurulumuzun 6 Kasım 2024 tarihli sevk kararı, Yüksek Disiplin Kurulumuzun 11 Aralık 2024 günlü olağan toplantısında görüşülmüştür.

Yüksek Disiplin Kurulumuz, Lütfü Savaş'ın 3 Kasım 2024 tarihinde sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımı, 'Partide aldıkları görev ve sorumluluk ve üyelikle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmak' ve 'Partinin temel ilkelerine aykırı siyasal çalışmalara ve eylemlere katkıda bulunmak' eylemi olarak değerlendirmiş, kesin çıkarma cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile karar verilmiştir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/lutfu-savas-chpden-ihrac-edildi-137297.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/lutfu-savas-chpden-ihrac-edildi-137297.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/lutfu-savas-chpden-ihrac-edildi-137297-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/lutfu-savas-chpden-ihrac-edildi-137297.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/lutfu-savas-chp-den-ihrac-edildi/612326/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 15:42:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fahiş fiyat ve stokçuluk cezaları 10 kat artırıldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TİCARET Bakanı Ömer Bolat, "Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı cezaları, kanunun ilk defa çıktığı sene olan 2020'yle mukayese ettiğimizde tam 10 kat artırdık" dedi.

Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı'nda düzenlenen '27'nci Geleneksel Tüketici Ödülleri Töreni'ne katıldı. Bolat, hedeflerin, tüm vatandaşların her türlü hizmetlerden en üst düzeyde, en makul fiyatlarda ve en iyi kalitede yararlanabilmesini sağlamak olduğunu, ticaretin güvenilir ve kolay bir şekilde yapılmasını temin etmek olduğunu söyledi. Reklam Kurulu tarafından tüm televizyon, radyo, yazılı basın ve internet reklamlarının titizlikle kontrol edildiğini ve denetlendiğini belirten Bolat, "Reklam yoluyla tüketicilerimizi aldatan, istismar eden, haksız rekabete yol açan, kamu düzenini bozan reklam ve tanıtımlara karşı Reklam Kurulu dosya dosya incelemesini yapıyor ve haksız durumlarda etkin cezalar uyguluyor.

Bu açıdan vatandaşlarımızın sağlığı, güvenliği, emniyeti, bir şekilde alışverişini temin konusunda, ekonomik çıkarlarını koruma konusunda azami bir gayretin içindeyiz. Başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri olmak üzere otomotiv, emlak, kuyumculuk, çimento, hazır beton, ekmek, un, su gibi, yumurta gibi, kırmızı et, beyaz et gibi temel ihtiyaç maddeleri noktasında yoğun denetim faaliyetleri gerçekleştiriyoruz ve göreve geldiğimizden bu yana İç Ticaret Genel Müdürlüğümüzün bu 18 aylık denetimlerinde 832 milyon lira idari para cezaları uygulanmış ve tahsil edilmiştir. Bunun yanında bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatları tüketici mevzuatları kapsamında bu 18 aylık denetimlerde 5 milyar liranın üzerinde idari para cezası uygulamıştır" ifadelerini kullandı.

'REKABET KURUMU'NUN SORUŞTURMA SÜRELERİ KISALTILDI'

Bakan Bolat, 29 Mayıs'ta Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da yapılan değişiklikler ile 'haksız fiyat' uygulamalarının tanımını yaptıklarını ifade ederek, "Fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı cezaları, kanunun ilk defa çıktığı sene olan 2020'yle mukayese ettiğimizde tam 10 kat artırdık. Fahiş fiyatta üst sınırı 1 milyon liraya, stokçulukta üst sınırı 12 milyon liraya ve 3 defa 1 yıl içinde yapıldığı takdirde kapatma cezasına kadar bu yeni uygulamalar yürürlüğe girdi. Rekabet Kurumu'nun da yine 29 Mayıs'ta kanunlaşan yeni yasal düzenlemeyle soruşturma süreleri kısaltıldı.

1 ila 1,5 yıla varan soruşturma süreleri artık 4 ile 6 ay arasına indirildi. Tabii cezalar oldukça etkili ve ağır oluyor. Bu noktada da 1,7 milyar lira gıda sektöründe, 1,3 milyar lira dijital pazarlarda, 591 milyon lira sağlık sektöründe, 530 milyon lira çimento ve hazır beton sektöründe, 91 milyon lira da iş gücü piyasalarında olmak üzere Rekabet Kurumu sadece 2024'te 5 milyar liraya yakın ceza uygulaması yapmıştır. Vatandaşlarımızın yaşadıkları tüketici sorunlarına, uzun sürebilecek mahkemeye gitmeden, tüketici hakem heyetlerine başvurmak suretiyle çözüm bulunması konusunda da büyük ilerleme sağlanmıştır. 2024 Kasım itibarıyla baktığımızda bu yıl tam 700 bin tüketicimiz, satıcı ve tedarikçilerle yaşadığı sorunlarda 6 milyar liranın üzerindeki sorunlar mahkeme gitmeden uzlaşmayla tatlıya bağlanmıştır. Böylece yargının da iş yükü azaltılmıştır" diye konuştu

DHA'YA ÖDÜL

Konuşmaların ardından Bakan Bolat, tüketici bilincinin geliştirilmesi, tüketicilerin yasal haklarını kullanmaları konusunda özendirilmesi, tüketici talep ve tercihlerini dikkate alan firmaların teşvik edilmesi amaçlarıyla 5 kategoride 32 firmaya ve kişiye tüketici ödülü verdi. Demirören Haber Ajansı'na da 'Tüketici Özel Ödülü' verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/fahis-fiyat-ve-stokculuk-cezalari-10-kat-artirildi-136759.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/fahis-fiyat-ve-stokculuk-cezalari-10-kat-artirildi-136759.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/fahis-fiyat-ve-stokculuk-cezalari-10-kat-artirildi-136759-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/fahis-fiyat-ve-stokculuk-cezalari-10-kat-artirildi-136759.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/fahis-fiyat-ve-stokculuk-cezalari-10-kat-artirildi/612325/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 10:37:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Artık sandık milletin önüne konulmalıdır''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde gerçekleştirdiği konuşmada, "Bu iktidar, ilk seçimde tecelli edecek milletin kararına hukuk dışı yöntemlerle direnmeyi amaçlamaktadır. Bu şahsi beka direnişi tarihin hiçbir döneminde başarılı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bu yüzden artık sandık milletin önüne konulmalıdır, kararı halk vermelidir. Kararı millet vermelidir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri başladı. CHP Grubu adına kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bugün milletimiz kendi menfaatini Türkiye'nin menfaatinin üstünde gören bir iktidara ve onun adaletsiz politikalarına muhataptır. Yerel seçimlerden bu yana tam da bu amaçla hem bize hem de millete suni gündemler dayatılmaktadır. Önce 'yeni anayasa' denilerek gerçek gündeme sis etkisi yapacak yapay bir tartışma başlatıldı, 86 milyon insan yalnızca tek bir kişinin siyasi ikbalinin anayasal kılıfa uydurulması için meşgul edildi. Bunun için Anayasa'nın ilk 4 maddesi bile hedef alındı, tartışmaya açılmaya çalışıldı. Bu tartışmayla vatandaşın gerçek gündemi ve gerçek sorunları üzerine bir sis perdesi çekilmek istendi. Bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi şekerle kaplanan zehri yutmamış, millete de yutturmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi mevcut Anayasa'ya uymayanlarla Anayasa masasına oturmamıştır, oturmayacaktır. İktidar bundan sonuç alamayınca, millet hayat pahalılığı altında ezilirken, kadınlar, çocuklar, bebekler şiddete uğrarken dikkatleri başka yöne çekmek için 'İsrail bize saldıracak' tartışmasını başlatmayı tercih ettiler. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunun anlatılması için Mecliste kapalı oturum talep etti. Kamuoyunun bilmediği hiçbir şeyin söylenmediği kapalı oturumla kurmaca ortaya çıktı ve bu gündem üzerinden vatandaşın sırtına yeni vergiler yüklemeyi de amaçlayan kanun teklifi dahi geri çekildi. Ardından 'Türkiye'de Kürt sorunu yoktur' diyen iktidar 'Öcalan gelsin, Mecliste konuşsun, bu iş çözülsün' diyerek başka bir tartışmayı başlatmayı tercih etti. 'Ben yaptım oldu' anlayışıyla yeni bir dayatma içine girdiler. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi tarihsel birikimiyle Kürt sorununun çözümünün doğru tarifini Türkiye'nin önüne koymaktadır. Bu sorun demokratik, barışçıl yollarla mutlaka çözülmelidir. Önerimiz, samimi, şeffaf, toplumsal mutabakata dayalı bir sürecin, hiçbir aktör dışlanmadan, 86 milyonu temsil eden Meclis zemininde yürütülmesidir. Cumhuriyet Halk Partisi aynı zamanda, şehit aileleri ve gazilerin rızasının alınmadığı, onların 'Evet' demeyeceği hiçbir sürecin de içinde olmayacağını daha ilk günden ifade etmiştir" dedi.

'BU BİR SİYASİ HAZIMSIZLIKTIR'

Özel, belediyelere kayyım atanmasıyla ilgili, "Partimiz Cumhuriyet Halk Partisi, DEM Parti, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Yeniden Refah Partisi, Emek Partisi ve Türkiye İşçi Partisi kayyım düzenlemesinin kaldırılması için Meclise ortak bir kanun teklifi verdi. Milliyetçi Hareket Partisi'nin de bu alanda bir düzenleme talebini dile getirmesini çok önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Kanun teklifine verilecek destek ya da amaca matuf yapılacak ortak bir çalışma bu hukuksuzluğu ortadan kaldıracak ve Türkiye'nin önünü açacaktır. Artık bu demokrasi ayıbına son vermenin zamanı gelmiştir. Belediyelerimize yapılan saldırıların en ağırı şüphesiz kayyımlardır ama bununla sınırlı değildir. Milletin gönlünden düşen iktidar, belediyelerimize karşı her alanda topyekün bir saldırı başlatmıştır. Seçim gecesi 22 yıl sonra ilk defa kaybeden Sayın Erdoğan balkona çıkıp 'Dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz' dese de milletin bu beklemediği davranışıyla dikleşmeden bir an bile durmamaktadır; bu bir siyasi hazımsızlıktır. İktidar bu hastalığını tedavi etmek yerine, kendine oy vermeyen seçmenleri cezalandırmayı, millete adeta meydan okumayı tercih etmektedir. Milletin gönlünden düşersiniz, geri kazanmanın yolu çalışmaktır. Milletin gönül kapısı kendini anlayana, çalışana, anlamaya çalışana açıktır ama milleti yok sayarsanız, onun kararlarına direnirseniz gözünden düşersiniz, işte bunun çaresi yoktur. AK Parti bu yaptıklarıyla milletin gözünden düşmüştür. Geçen hafta Tayyip Bey 'Cumhuriyet Halk Partisi nasıl oluyor da bu kadar oy alabiliyor, bu kadar belediye kazanabiliyor?' demekteydi. Nasıl bu kadar belediye kazandığımızı söylerken derin bir sorgulama içinde olduğunu samimiyetle ortaya koymuştur, haksız da değildir. Sayın Erdoğan da ölçmektedir, biz de ölçüyoruz. Tayyip Bey'in şaşırdığı, 31 Mart sonuçları değil, 31 Ekim sonuçlarıdır" ifadelerini kullandı.

'30 BİN LİRANIN ALTINDA YOKUZ'

Özel, 2025 yılı asgari ücret taleplerini yineleyerek, "Diğer yandan, asgari ücrete adaletli bir zam talebi 3 büyük işçi sendikası konfederasyonunun ortak talebidir. DİSK'in, TÜRK-İŞ'in, HAK-İŞ'in söyledikleri artık alın terinin daha fazla sömürülmemesine yöneliktir. Bugün için asgari ücretlinin gerçek enflasyonu yüzde 80'i aşmışken yani bir asgari ücretlinin standart harcamaları bir yıl öncesine göre yüzde 80 artmışken, TÜİK enflasyonu bile yüzde 47'yken işçiye yüzde 25-30 zammın makul olduğunu ifade eden insafsızlar vardır. Aç kalan asgari ücretli bu rakamlara alıştırılmaya çalışılmaktadır, biz bu oyuna gelmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Parti'sinin 2025 yılının sadece ilk yarısı için asgari ücret önerisi 30 bin liradır. 'Bizim asgari ücret teklifimiz 30, bunun altında yokuz' demekteyiz" diye konuştu.

En düşük emekli maaşının bir asgari ücret olması gerektiğini de vurgulayan Özel, "Şimdi, emeklilerimize karşı yeni bir ihanet planının içinde olanlar var. En düşük emekli maaşının 13 bin 500 ile 15 bin lira arasında olmasını dillendirmeye kalkıyorlar, 2025 yılında da açlık sınırının altında kalsın istiyorlar. Torununa harçlık veremeyen, yılda bir kez memleketine bile gidemeyen, pazar dağıldıktan sonra ezilmiş sebze meyveleri toplarken yüzünü kapayan emeklileri görmüyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tartışmasız talebimiz şudur: Emekliye geçim haktır, bir asgari ücret şarttır" dedi.

'İNSANCA BİR REJİM KURMANIN ZAMANIDIR'

Suriye'deki gelişmelerle ilgili konuşan Özel, Suriyelileri temsil eden bir hükümetin kurulması gerektiğini ifade ederek, "Komşumuz Suriye'yi senelerdir otoriterlikle yöneten Esad dün devrildi, tıpkı Irak'ta, tıpkı Libya'da olduğu gibi. Atatürk'ün bir tek adam rejimi değil, otoriter bir rejim değil de bizlere demokratik bir cumhuriyet bırakmasının, her ne kadar yıpratılsa, aşındırılsa da ayakta olan kurumları ve kurallarıyla bir demokrasiyi bize emanet etmiş olmasının önemini bir kez daha hatırlamakta fayda var. Yanı başımızda bir ülke paramparça hâle geldi, her parça bir başka küresel gücün elinde oyuncak olma riskiyle karşı karşıya. Şimdi, artık, Suriye'de daha fazla kan dökülmeden, iç savaşı kesin bir şekilde sonlandırmanın, tüm Suriyelileri temsil eden bir geçiş hükûmeti kurmanın zamanıdır. Suriye'de şimdi yaraları sarmanın, demokrasiyi inşa etmenin, insanca bir rejim kurmanın zamanıdır. Biz Suriye halkı için iyi olanın yanındayız. Biz Suriye'nin komşularını, bölgedeki uluslararası aktörleri iç savaşın bitirilmesine katkı vermeye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı tüm Suriye'yi temsil edecek demokratik bir rejimin kurulmasına yardımcı olmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

'BU BÜTÇE, UÇAKLARDAN KONVOY YAPANLARIN BÜTÇESİDİR'

2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesini eleştiren Özel, "Bu bütçe kimin bütçesi biliyor musunuz? Bu bütçe maaşları asgari ücretle eşitlensin diye 66 milyar bulunamayan emeklilerin değil, 701 milyar lira vergisi silinen zenginlerin bütçesidir. Bu bütçe atanmayan öğretmenler için kaynak yaratma bütçesi değil, ihalelere servet transfer etme bütçesidir. Bu bütçe sözde tasarruf yapmak için bir öğün yemek verilmeyen yoksul öğrencilerin değil, lüks araçların yanı sıra artık uçaklardan konvoy yapanların bütçesidir. Bu bütçe açlık sınırının altında maaşla geçinen emeklinin, asgari ücretlinin değil, bugüne kadar Kur Korumalı Mevduat'tan 1.8 trilyon lira ödenenlerin bütçesidir. Bu bütçe staj ve çıraklık mağdurlarının, emeklilikte adalet isteyenlerin değil, kamuda 3-4 kıyak maaş alanların, yönetim kurulu üyeliği kapanların bütçesidir. Bu bütçe hakkı olan desteği alamadığı için ürünü tarlada kalanların, ürününü yola dökenlerin değil, adrese teslim ihaleler verilenlerin, teşviklerle semirtilenlerin bütçesidir. Bu bütçe ekmek parası için yerin yüzlerce metre altında ter döken madencilerin değil, 'Madencilerin fıtratında ölüm var' diyenlerin bütçesidir. Bu bütçe yoksulluk nedeniyle derme çatma bir barakada yanarak ölen 5 kardeşin değil, 'Yoksulluğa isyan etmeyin, sabredin' derken lüks makam arabalarından sıra sıra dizenlerin bütçesidir. Bu bütçe depremzedelerin bütçesi değil, rezerv alan uygulamasıyla rant peşinde koşanların, tevazunun değil kibrin ve şatafatın bütçesidir" dedi.

'BU ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRMAYA GELİYORUZ'

Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

"Millet 31 Mart seçimlerinde Türkiye'de bir iktidar değişim sürecini başlatmıştır. İktidara düşen, milletin iradesine saygı duymaktır. Saygı duymamanın iktidara da, millete de hiçbir faydası yoktur. Bu yanlış yoldan bir an önce dönülmeli, kayyım atayarak, hukuktan uzaklaşarak, yoksulları ezerek bu ülkeye daha fazla zarar verilmemelidir. Bu ülkenin insanına daha fazla yazık edilmemeli, Türkiye hızla hukuka dönmeli, adalet hakim kılınmalı, Meclis'in seçilmiş bir milletvekili daha fazla hapiste tutulmamalı, gençler konuşmalı, itiraz edebilmeli, kayırmacılığa son verilmeli, mülakat derhal kaldırılmalı, eğitimde bilim esas alınıp her ne kadar ihtiyaç varsa o kadar öğretmen atanmalı, emekli, asgari ücretli, memur artık hakkını almalıdır. Demokratik bir ülkede iktidardan bunları yapması beklenir. Ama bu iktidar, ilk seçimde tecelli edecek milletin kararına hukuk dışı yöntemlerle direnmeyi amaçlamaktadır. Bu şahsi beka direnişi tarihin hiçbir döneminde başarılı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bu yüzden artık sandık milletin önüne konulmalıdır, kararı halk vermelidir. Kararı millet vermelidir. Bu millete daha fazla zulüm edilmemelidir. Biz bunları yapmaya geliyoruz. Gülmeyen yüzleri güldürmeye, doymayan karınları doyurmaya, olmayan adaleti getirmeye, eşitliği getirmeye geliyoruz. Bu ülkeyi ayağa kaldırmaya geliyoruz. Yüzyıl önce olduğu gibi yine kurtarmaya, yine halkın iktidarını kurmaya geliyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/artik-sandik-milletin-onune-konulmalidir-136480.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/artik-sandik-milletin-onune-konulmalidir-136480.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/artik-sandik-milletin-onune-konulmalidir-136480-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/artik-sandik-milletin-onune-konulmalidir-136480.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/artik-sandik-milletin-onune-konulmalidir/612315/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 09:58:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Ülkemizin uzattığı elin değeri bilinmemiş, manası anlaşılmamıştır''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye ihtilafını diyalog yoluyla çözme çağrılarımız eski rejim tarafından küstahça reddedilmiş, ülkemizin uzattığı elin değeri bilinmemiş, manası anlaşılmamıştır. Esed, arkasında 1 milyona yakın insanın katledildiği, 12 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığı, birçok şehri enkaza dönmüş bir Suriye bırakarak kaçmıştır. 'Zulüm ile abad olunamayacağı' hakikati, Suriye'de bir kez daha tecelli etmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Isparta'da meydana gelen helikopter kazasına ilişkin, "Bu sabah Isparta Keçiborlu'da eğitim uçuşu esnasında kaza kırıma uğrayan askeri helikopterde şehit olan 6 kahramana Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin ailelerine, sevenlerine, silah arkadaşlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun" dedi.

'TÜRKİYE'Yİ HER ALANDA YÜCELTMENİN GAYRETİNDEYİZ'

Erdoğan, 'Türkiye Yüzyılı'nı, içeride ve dışarıda attıkları adımlarla günbegün gerçeğe dönüştürdüklerini belirterek, "Üstat Necip Fazıl'ın, kabinemizin misyonunu da belirleyen şu önemli sözlerini kendimize rehber kıldık. 'Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.' Biz de, hem bugün halkımızın hem de yarın Ruz-i Mahşer'de hakkın huzuruna görevini layıkıyla yerine getirmiş, geride hayır dualarla anılan eserler bırakmış olarak çıkmanın derdindeyiz; bunun peşindeyiz. İnsanımızın şöyle içinden gelerek söylediği bir 'Allah ondan razı olsun' cümlesi, bizim için en büyük payedir, şereftir, gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bugüne kadar 'Halka hizmet hakka hizmettir' düsturuyla ülkemize ve milletimize aşkla hizmet ettik. Şimdi de diplomatik temaslarla, iyi hesaplanmış stratejik hamlelerle, açılışını yaptığımız proje, yatırım, hizmet ve eserlerle Türkiye'yi her alanda yüceltmenin gayretindeyiz" diye konuştu.

'UMUDU BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Türkiye'nin, ayağına ve iradesine vurulan zincirleri tek tek parçaladığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye; öz güvenli, kararlı ve sabırlı bir şekilde hedeflerini gerçekleştirmektedir. Türkiye; güçlü demokrasisiyle, büyüyen ekonomisiyle, köklü kurumlarıyla, dünya meselelerinin seyrini değiştiren barışçı ve aktif politikalarıyla tarihe yön vermekte, hem kendi tarihini ve hem de insanlık tarihini yeniden yazmaktadır. Allah'a binlerce kez hamdolsun ki; bugün dünden daha güçlüyüz. Bugün dünden daha özgürüz. Bugün dünden daha itibarlıyız. Bugün dünden daha öz güvenliyiz. İnşallah yarın her alanda çok daha iyi yerlerde olacağız. Milletimizi sığ sulara hapsetmek isteyen vizyonsuzlara inat; umuda tutunmaya, umudu büyütmeye devam edeceğiz. Siyasi hayatımızın hiçbir döneminde milletimize hayal kırıklığı yaşatmadık. Bundan sonra da aziz milletimize mahcup olmayacak, milletimizi sükutu hayale bi-iznillah uğratmayacağız. Son 22 yıldır olduğu gibi Türkiye'yi başarıdan başarıya koşturacak; Türkiye'ye yeni rekorları, yeni sevinçleri, yeni heyecanları yaşatacağız" ifadelerini kullandı.

'ALLAH'IN İZNİYLE BU MİLLET, HER ENGELİ AŞACAK'

85 milyon olarak, muazzam ve muhteşem bir aile olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Hepimiz daha mutlu, daha müreffeh, daha kudretli bir Türkiye hayal ediyoruz. Gerçekleştirdiğimiz her hedefi, daha büyük hedeflerin mihenk taşı, başlangıç noktası olarak görüyoruz. Tamamladığımız, hizmete verdiğimiz, şehirlerimize kazandırdığımız her eser; yeni hizmetler, yeni projeler için azmimizi kamçılıyor; heyecanımızı artırıyor. Kalbimizdeki vatan ve millet aşkı, gökte bir şimal yıldız gibi parlıyor; 'Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye' davamızda yolumuzu aydınlatıyor. Allah'ın izniyle bu millet, her engeli aşacak, her saldırıyı savuşturacak güce ve iradeye ziyadesiyle sahiptir. Kardeşliğimize sıkıca sarıldığımız, istikrar ve güven ortamını koruduğumuz, iç cephemizi tıpkı aşılmaz bir kale gibi sağlam tuttuğumuz müddetçe, çok daha güzel günler göreceğimizden asla şüphe duymuyoruz. Ülkemizin istikrarlı yürüyüşünü rayından çıkarmak, ilerleyişini kesmek veya yavaşlatmak isteyenlere de millet olarak fırsat vermeyeceğimize inanıyorum" dedi.

'YUVAMIZI HAK SAHİBİ KARDEŞLERİMİZE TESLİM ETMENİN SEVİNCİNİ YAŞADIK'

Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana, iç siyasette ve dış politikada yoğun bir gündemle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydederek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın her 5 yılda bir düzenlediği Din Şuralarının 7'ncisinde hocalarımızla ve kanaat önderlerimizle bir araya geldik. 'Dijitalleşen Dünyada Diyanet Hizmetleri' başlığıyla gerçekleştirilen Şura'nın küresel kültürün teşvik ettiği 'yapay din' tehdidiyle mücadelede bir uyanışa vesile olmasını ümit ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri Ödüllerini takdim ettiğimiz üstat ve ustalarımızı bu vesileyle tekrar tebrik ediyorum. 28 Kasım'da Umman'dan ülkemize devlet başkanı seviyesinde ilk resmi ziyareti gerçekleştiren Umman Sultanı Heysem Bin Tarık'ı Türkiye'de misafir etmenin bahtiyarlığını yaşadık. Bu tarihi ziyareti; dış ilişkiler, ekonomi, sanayi, yatırım, sağlık, kültür, tarım ve hayvancılık gibi alanlarda imzaladığımız 10 anlaşmayla taçlandırdık. Umman'ın krizlerin çözümünde üstlendiği yapıcı rolü takdir ediyor; inşallah bundan sonra Ummanlı kardeşlerimizle daha yakın çalışmayı umuyoruz. Aynı zamanda Filistin Halkıyla Dayanışma Günü olan 29 Kasım'da artık kendi alanında bir marka haline gelen TRT World Forumun 8'incisine iştirak ettik. 'Küresel Ticaret Burada' temasıyla tertiplenen 20'nci MÜSİAD EXPO Fuarı ise 88 ülkeden iş adamlarını, tüccarları, girişimcileri ülkemizde bir araya getirdi. 1990 yılından bu yana Türkiye'nin ekonomide, ticarette ve demokraside şaha kalkması için emek veren MÜSİAD camiasını bir kez daha kutluyorum. 30 Kasım Cumartesi günü Kahramanmaraş'taydık. Maraş'ta hem partimizin il kongresini yaptık, hem de deprem konutlarının kura ve anahtar teslim törenini icra ettik. Tören alanından canlı bağlantıyla; Hatay'ımızda 5 bin 900, Malatya'mızda 2 bin 313, Adıyaman'ımızda 6 bin 912, Gaziantep'imizde 257, Diyarbakır'ımızda 674, Adana'mızda 668, Şanlıurfa'mızda 2 bin 929, Elazığ'ımızda bin 407, Kahramanmaraş'ımızda 3 bin 499 olmak üzere toplamda 24 bin 559 yuvamızı daha hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin sevincini yaşadık. 2024 sonuna kadar 39 bin 136'sı Maraş'ta olmak üzere; 11 ilimizde toplam 201 bin 688 bağımsız bölümü afetzede kardeşlerimize teslim edeceğiz" diye konuştu.

'SON DEPREMZEDE YUVASINA KAVUŞANA KADAR BİZE DURMAK YOK'

Bir depremzedenin elinden tutmak yerine kimi zaman hakaret ederek, kimi zaman afaki sözler vererek bu sürece köstek olanları tarihin affetmeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "'Erdoğan, bu enkazın altında kalır' diyerek tüm umudunu milletin sıkıntılarının çoğalmasına bağlayan kifayetsizleri, hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyoruz. Son depremzede hak sahibi kardeşimiz de güvenli yuvasına kavuşana kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. İnşallah devlet-millet birlikteliğiyle yaralarımızı saracak, deprem bölgemizi eskisinden daha dayanıklı bir şekilde ayağa kaldıracağız" dedi.

'ENGELLİLERİMİZİN YANINDA OLDUK, AYNI ANLAYIŞLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ'

2 Aralık Pazartesi günü Karadağ Cumhurbaşkanı Yakov Milatoviç'i Türkiye'de ağırladıklarını hatırlatan Erdoğan, "Aynı gün partimiz tarafından düzenlenen 'Engelsiz Türkiye Programı'nda engel tanımayan kardeşlerimizle bir araya geldik. Hükümetlerimizin, engelli vatandaşlarımızın hayata katılımı noktasında gösterdiği samimi çabalar, herkesin malumudur. Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı dahil kamudan özel sektöre, spordan çeşitli sosyal haklara kadar geniş bir yelpazede engellilerimizin yanında olduk. İnşallah bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. 3 Aralık tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzce yapımı tamamlanan 564 tesis, proje ve hizmeti resmen devreye aldık. Toplam yatırım bedeli 98 milyar lira olan bu tesislerin, ülkemize ve milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Bu sene Japonya'yla diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 100'üncü yıl dönümünü kutluyoruz. Bu anlamlı yıl dönümü münasebetiyle Japonya Veliaht Prensi Fumihito Akişino ve refikasını ülkemizde misafir ettik. 6 Şubat deprem felaketinin ardından Japon hükümeti ve halkının milletimizle sergilediği dayanışmayı her zaman şükranla yad ediyoruz. 7 Aralık Cumartesi günü Gaziantepli kardeşlerimizin misafiriydik. Milli Mücadelemizin meşale şehirlerinden olan Antep, bugün de üretim ve ticaret başta olmak üzere pek çok alanda adeta destan yazıyor. Gaziantep halkının, Suriyeli mazlumlara sahip çıkması zaten her türlü takdirin üzerindedir. Gaziantep'te ilk önce 5 bin 113 konutun anahtar ve tapu teslim törenini yaptık. Ardından partimizin 8'inci Olağan İl Kongresini, her zamanki gibi yine büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Türkiye'nin ikinci büyük kütüphanesi olan Şahinbey Millet Kütüphanesini açarak, gençlerimizle hasbihal ettik" diye konuştu.

'YENİ BURS MİKTARLARI HAYIRLI OLSUN'

Erdoğan, Gaziantep'te 2024-2025 Akademik Yılında üniversite öğrencilerine verilen burs ve kredi tutarında yüzde 50 oranında artışa gittiklerinin müjdesini paylaştıklarını söyleyen Erdoğan, "Buna göre; ön lisans ve lisans için 2 bin lira olan rakamı 3 bin liraya, yüksek lisansta 4 bin lira olan miktarı 6 bin liraya, doktora öğrencilerimiz için 6 bin lira olan tutarı 9 bin liraya çıkardık. Yeni burs miktarlarının üniversite öğrencilerimize ve ailelerine hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

'TEL RIFAT VE MÜMBİÇ'İN TERÖRİSTLERDEN ARINDIRILMASINI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ'

Bölgenin; ancak 'dönüm noktası' ifadesiyle tarif ve tahlil edilecek evsafta kritik gelişmelere sahne olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Komşumuz Suriye'de 13 yıldır devam eden iç savaş, dün itibarıyla artık yeni bir boyut kazandı. Halep, Hama, Humus ve son olarak Şam, Suriye'nin asıl sahiplerinin kontrolüne geçerken; 61 yıldır kanla, zulümle, baskıyla ve zorbalıkla ayakta kalan Baas diktatörlüğü de tamamen çöktü. Verilen sözlere rağmen yıllardır bölücü örgütün işgali altında bulunan Tel Rıfat ve Mümbiç'in teröristlerden arındırılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Tabii eski Rejimin, çekilirken dahi kimi şehirleri bölücü terör örgütünün Suriye uzantısına bırakması, aralarındaki kirli ittifakı bir kez daha teyit etmiştir. Ülkemizdeki ana muhalefetin son ana kadar umudunu kesmediği Esed Rejimi, bu süreç boyunca 'Türkiye karşıtı' tutumunu bir an olsun terk etmemiştir. Suriye ihtilafını diyalog yoluyla çözme çağrılarımız eski Rejim tarafından küstahça reddedilmiş, ülkemizin uzattığı elin değeri bilinmemiş, manası anlaşılmamıştır. Esed, arkasında 1 milyona yakın insanın katledildiği, 12 milyon insanın göç etmek zorunda kaldığı, birçok şehri enkaza dönmüş bir Suriye bırakarak kaçmıştır. 'Zulüm ile abad olunamayacağı' hakikati, Suriye'de bir kez daha tecelli etmiştir."

'SURİYE'YLE İLGİLİ HASSASİYETİMİZ HİÇBİR ZAMAN MENFAAT EKSENLİ OLMADI'

Türkiye'nin, Suriye ihtilafının başından beri komşuluk hukukunun ve büyük devlet olmanın icaplarını harfiyen yerine getirdiğini ifade eden Erdoğan, "Daima barıştan, özgürlükten, diyalogdan, adaletten, Suriye'nin bir an önce huzura kavuşmasından yana olduk. 'Devrik Rejimin' hasmane tutumuna rağmen, her şart altında Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunmasını savunduk. Elbette haksızlığa, hukuksuzluğa, baskıya, zulme karşı sesimizi yükseltmekten, tepkimizi ortaya koymaktan hiçbir zaman çekinmedik. Ama bunu açık bir düşmanlığa, kör bir husumete de asla dönüştürmedik. Suriye'deki hadiselerin 13 yıllık serencamını bilen herkes, Türkiye'nin adil bir barış için verdiği hasbi mücadelenin en yakın şahididir. Şunu da en başından beri tekrar tekrar ifade ediyoruz; Suriye'yle ilgili hassasiyetimiz hiçbir zaman menfaat eksenli olmadı. Biz bu konuya hep vicdan penceresinden baktık; hep merhamet nazarından yaklaştık; insani mülahazalarla hareket ettik. Bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Tekrar söylüyorum; Suriye halkı bizim kardeşimizdir, tüm kesimleriyle, tüm inanç gruplarıyla can dostumuzdur. Bir uçtan diğer uca Suriye'yi karış karış süsleyen türbeler, köprüler, çeşmeler, hanlar, camiler bizim ezelden ebede uzanan kardeşliğimizin nişaneleridir. Evet, sınırlar ülkeleri fiziken birbirinden ayırabilir; ama kalplere hangi güç sınır çizebilir? Asırlardır birlikte yaşadığımız, 910 kilometrelik sınırı paylaştığımız komşularımıza, sırtımızı dönmemizi bizden kim bekleyebilir? Kalbimizin bir yarısı Antep'se, Hatay'sa, Şanlıurfa'ysa; diğer yarısı Afrin'dir, Halep'tir, Hama'dır, Humus'tur, Şam'dır" diye konuştu.

'SURİYELİ MUHACİRLERE, 13 YIL BOYUNCA ENSAR'LIK YAPTIK'

Tarihin ve coğrafyanın kendilerine hatırlattığı bu gerçekleri, son 13 yıldır ülke ve millet olarak bizzat yaşadıklarını, bilfiil tecrübe ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Komşumuzun evinde yangın çıktığında, ilk koştuğu yer biz olduk. Devrik Rejimin ve terör örgütlerinin saldırılarından kaçan Suriyeli kardeşlerimiz, canlarını kurtarmak için ilk önce bizim kapımızı çaldı, bize sığındı. Az değil, 4,5 milyon Suriyeli bizim evimizde misafir oldu. Bir dönem nüfusu 3 milyon 700 bine ulaşan, ancak şimdi sayıları 2,9 milyona düşen Suriyeli muhacirlere, 13 yıl boyunca biz Ensar'lık yaptık. Bunu da, açık söylüyorum, yüksünerek, şikayet ederek değil, inancımızın ve komşuluk hukukumuzun gereği olarak memnuniyetle yerine getirdik. Yüzyıllardır 'mazlumların aman bulduğu' bu ülke, Allah'a hamdolsun, Suriyeli mazlumlara da güvenli, korunaklı, müşfik bir liman oldu. Bu emsalsiz misafirperverlik, insanlık tarihine altın harflerle yazılacaktır" ifadelerinin kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin zor bir dönemde, zor bir imtihanı alnının akıyla vermeyi başardığını belirterek, "Türk Milleti, kara günlerinde Suriyeli mazlumlara kucak açmasının izzetini, bir şeref payesi olarak ebediyen taşıyacaktır. Bugün bir kez daha, muhalefetin kışkırtmalarına aldırmadan mazluma kol kanat geren necip milletimin her bir ferdine teşekkür ediyorum. Cumhur İttifakı'ndaki ortaklarımıza, bu süreçte sergiledikleri merhametli duruş için aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Fakat, oy hesabıyla nefret söylemlerine baş vuran ırkçı lümpenleri, vatanını kaybetmiş yetim ve öksüzlere kin kusan vicdan fukaralarını, sırf mecliste 3-5 koltuk kapabilmek uğruna, faşizmin en pespaye biçimine haftalarca sessiz kalanları ise önce Allah'a; sonra haklarına girdikleri Suriyeli mazlumlara ve elbette maşeri vicdana havale ediyorum. Suriye'de zalim Esed rejimiyle beraber, ülkemizde mülteci düşmanlığını körükleyen necis zihniyet de kaybetmiştir" dedi.

'HADİSELERİ 'ANKARA MERKEZLİ' OKUMAYI DENESİNLER'

Erdoğan, Suriye'yi etkisi altına alan kuvvetli değişim rüzgarının, başta muhacirler olmak üzere tüm Suriye halkı için hayırlı sonuçlara vesile olacağına inandığını belirterek, "Suriye istikrara kavuştukça, inşallah gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşler de artacaktır. Suriyeli kardeşlerimizin 13 yıldır süren vatan hasreti, inancım ve duam odur ki, artık yavaş yavaş son bulacaktır. Bunun şimdiden emarelerini görmeye başladık. Yığılmaları önlemek ve trafiği kolaylaştırmak amacıyla Yayladağı Hudud Kapısını da bugün itibarıyla geçişlere açıyoruz. Muhacirlerin gönüllü geri dönüş sürecini de yine tarihimize, kültürümüze ve 13 yıllık müstesna ev sahipliğimize yaraşır şekilde yöneteceğiz. Hiç kimsenin bu insani sürece leke bulaştırmasına müsaade etmeyeceğiz. Suriye kriziyle ilgili politikası dün itibarıyla iflas eden ana muhalefet, kendilerini hesaba çekmek, hatalarıyla yüzleşmek yerine, çok çirkin ırkçı bir dille Suriyeli mazlumlar üzerinden yeni istismar alanları oluşturmaya çalışıyor. Ana muhalefetin eski ve yeni yönetimine, Devrik Şam Rejiminin yasını tutmaktan süratle vazgeçip, Suriye halkının sevincine ortak olmalarını tavsiye ediyorum. Kendilerini hapsettikleri cam fanustan çıksınlar; dünyada ve bölgede olanlara kulak kabartsınlar; bir kez olsun hadiseleri 'Ankara merkezli' okumayı denesinler. Yoksa partilerini trajikomik duruma düşürmeye devam ederler" ifadelerini kullandı.

'SURİYE'NİN GELECEĞİNE DE KARAR VERECEK OLAN SURİYE HALKIDIR'

Dün itibarıyla artık Suriye'de bir dönem kapandığını, yeni bir dönem başladığını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye, binlerce yıllık tecrübeyle billurlaşan devlet aklıyla hadiseleri okumakta; Suriye'deki duruma çok geniş bir perspektiften bakmaktadır. Şunu bir kez daha ifade etmek arzusundayım; Türkiye'nin başka bir ülkenin toprağında ve egemenliğinde gözü yoktur. Sınır ötesi harekatlarımızın yegane amacı vatanımızı ve vatandaşlarımızı terör saldırılarından korumaktır. Ne PKK ve Suriye'deki uzantıları, ne de DEAŞ; ülkemizin muhatabı değildir, bilakis muarızıdır. Suriye'nin toprak bütünlüğünün mutlaka ama mutlaka korunması gerekiyor. Suriye; tüm etnik, dini, mezhebi kimlikleriyle Suriyelilerindir. Suriye'nin bugününe de, geleceğine de karar verecek olan Suriye halkıdır. Komşuları ve kardeşleri olarak bize düşen; Suriye halkının ülkelerini yeniden toparlama, yeniden ayağa kaldırma, yeniden mamur etme çabalarına güçlü bir şekilde destek olmaktır. Tekrar söylüyorum; Arap, Türkmen, Kürt, Sünni, Alevi, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin Suriyelilerin tamamının sulh içinde yaşadığı bir Suriye, Türkiye'nin en büyük özlemi, hayali ve hedefidir" dedi.

'ÇAKAL NE KADAR HİLE BİLİRSE, KURT DA O KADAR YOL BİLİR'

İstikrara kavuşmuş bir Suriye'nin, hem kendi vatandaşları hem de bölgedeki diğer ülkeler için güven kaynağı olacağını kaydeden Erdoğan, "Komşu ülkelerin güvenliği yine Suriye'nin güven içinde, istikrar içinde olmasından geçiyor. Öte yandan bölücü örgütün Suriye uzantısının, kargaşayı fırsata çevirmeye dönük aşırı heveskar tutumunu da dikkatle takip ediyoruz. Kendi akıllarınca faklı hesap yapanlara şunu hatırlatmak zorundayım; çakal ne kadar hile bilirse, kurt da o kadar yol bilir. Türkiye, sınırlarının ötesinde yeni terör çıbanbaşlarının ortaya çıkmasına göz yummayacaktır. 13 yıldır her türlü zulme maruz kalan Suriyeli kardeşlerimize yeni acılar, yeni sıkıntılar, yeni dramlar yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur" dedi.

'KANINIZLA, CANINIZLA, DİŞİNİZ, TIRNAĞINIZLA DESTAN YAZDINIZ'

Erdoğan, konuşmasının devamında, "Buradan, kardeş Suriye halkına da seslenmek istiyorum; Türkiye ve Türk milleti, dün olduğu gibi bugün de, yarın da yanınızdadır. Siz, tüm imkansızlıklara rağmen kanınızla, canınızla, dişiniz, tırnağınızla destan yazdınız. Zulme ve zalime asla boyun eğmediniz. Yeise kapılmadınız. İlk günden itibaren hep 'Allah büyüktür' dediniz; 'o Rahman ve Rahim olandır' dediniz; 'O alemlerin Rab'bidir' dediniz; yalnız ona güvendiniz, yalnız ondan yardım dilediniz. Düştünüz yerden çok daha güçlü bir şekilde tekrar ayağa kalktınız. Böylece nesilden nesile gururla aktarılacak muhteşem bir kahramanlık hikayesine imza attınız. Men sabera, zafera. 'Yenilgi yenilgi büyüyen' bu şanlı zaferin asıl sahibi sizlersiniz. Sizleri, ülkem ve milletim adına saygıyla selamlıyorum. Zaferiniz hayırlı mübarek olsun diyorum. Hürriyet ve adalet mücadelenizde sizi nasıl yalnız bırakmadıysak, inşallah kalkınma mücadelenizde de tüm imkanlarımızla sizi destekleyeceğiz. Gönül gönüle verecek, zorlukların, sıkıntıların üstesinden birlikte geleceğiz. Suriye'nin kalıcı barışa, istikrara ve güvenliğe kavuşması için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. Hama katliamından beri Suriye'nin özgürlüğü yolunda can veren şehitleri bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Suriye'nin esaretten kurtulan şehirlerinde sevinç gözyaşları döken, dua eden, şükür secdesine kapanan; yıllar sonra evlerine, yuvalarına, ailelerine, sevdiklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm kardeşlerime selam ediyorum" diye konuştu.

'SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI PROGRAMI'NI HAYATA GEÇİRİYORUZ'

Bugünkü kabine toplantısında Suriye'deki güncel gelişmelerin yanı sıra enerjiden eğitime ve sağlığa çeşitli konuları da ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimin alt yapısına 22 yıldır yaptığımız devasa yatırımların, eğitimin kalitesine de olumlu yansıdığını görüyoruz. Uluslararası İzleme Araştırmalarında matematik ve fen bilimlerinde 4'üncü ve 8'inci sınıf öğrencilerinde ülkemizin grafiği sürekli yükseliyor. 2023 yılının oranları bunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yeni eğitim modelimiz sayesinde bu iyileşme inşallah hızlanacaktır. Koronavirüs döneminde güçlü sağlık altyapımızın önemini tecrübe etmiştik. Şimdi bu alanda yeni bir adım daha atıyoruz. Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli ile 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Programı'nı hayata geçiriyoruz. Üçlü Sarmal Modelimiz ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'mız TÜSEB öncülüğünde, üniversitelerimizi ve özel sektörümüzü buluşturuyoruz. Kritik ilaç, aşı, kit ve tıbbi cihaz ürünlerimizi belirledik. Üreten Sağlık Modelimiz, ülkemizin ekonomik büyümesine ve kalkınmasına katkı sunacak, marka ve katma değer oluşturacak bir süreci geliştirecektir. Yeni modelimizin şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.

'MUHALEFETİ SGK'YA OLAN BİRİKMİŞ BORÇLARINI ÖDEMEYE DAVET EDİYORUM'

Yarından itibaren asgari ücret tespit komisyonunun görüşmelere başlayacağını da söyleyen Erdoğan, "Hem çalışanlarımızın beklentilerini gözetecek, hem de ülkemiz ekonomisine taşınması ağır bir yük getirmeyecek bir anlayışla sürecin yürütüleceğini ümit ediyorum. 'Açık artırma' usulüyle asgari ücret açıklayan muhalefeti de, ülke ve millet hayrına bir iş yapacaklarsa, SGK'ya olan birikmiş borçlarını ödemeye davet ediyorum" dedi.

'SENSÖRLÜ CİLT ALTI GLİKOZ İZLEM CİHAZLARINI GERİ ÖDEME KAPSAMINA ALIYORUZ'

Erdoğan, bir diğer güzel haberinin; Tip-1 Diyabet hastalığıyla mücadelede eden evlatların ve ailelerine yönelik olduğunu kaydederek, "Daha önce bilindiği gibi diyabet hastalarımızın glikoz takibi için gerekli cihazlar geri ödeme kapsamındaydı. Buna ilave olarak artık 18 yaş altındaki Tip-1 Diyabet hastası evlatlarımız için sensörlü cilt altı glikoz izlem cihazlarını, Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından geri ödeme kapsamına alıyoruz. Acil şifa dileklerimle, evlatlarımıza ve ailelerine hayırlı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ulkemizin-uzattigi-elin-degeri-bilinmemis-manasi-anlasilmamistir-136461.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ulkemizin-uzattigi-elin-degeri-bilinmemis-manasi-anlasilmamistir-136461.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ulkemizin-uzattigi-elin-degeri-bilinmemis-manasi-anlasilmamistir-136461-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ulkemizin-uzattigi-elin-degeri-bilinmemis-manasi-anlasilmamistir-136461.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ulkemizin-uzattigi-elin-degeri-bilinmemis-manasi-anlasilmamistir/612314/</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 09:58:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özel: Bu ülkeyi yeniden gençlerin ülkesi haline getireceğiz</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gençler Avrupa standartlarında bir eğitim, teknoloji ve ekonomik güce kavuşana kadar mücadele edeceklerini belirterek, "Bu ülkeyi yeniden gençlerin ülkesi haline getireceğiz" dedi.

CHP''nin 'Gelecek ve Umut' sloganıyla düzenlediği 17'nci Olağan Gençlik Kolları Kurultayı, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda başladı. Kurultaya; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, milletvekilleri ve belediye başkanları ile 81 ilden gençlik kolları üyeleri katıldı. Divan başkanı oy birliğiyle Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara seçildi. Cem Aydın, Genel Başkanlık için adaylığını açıklayan tek isim oldu. Mevcut Genel Başkan Gençosman Killik ise tüzükteki yaş sınırı nedeniyle yeniden aday olamadı.

'BİZ İKTİDARA YÜRÜYEN CUMHURİYET HALK PARTİSİ'YİZ'

Kurultayda konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bundan sonra verecekleri her mesajın, atacakları her adımın kazanmaya dair olduğunu belirterek, "Biz iktidara yürüyen Cumhuriyet Halk Partisi'yiz. Biz birlikte girdiğimiz ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra hep birlikte birinci parti yaptık. Nasıl mı yaptık? Gençleri siyasetin merkezine koyan bir gelenekten geliyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, canı pahasına kurtardığı bu ülkeyi ve kendisine teklif edilen, hangisini tercih etse kimsenin itiraz etmeyeceği başkanlık ya da krallık ya da padişahlığa devam eden tek adam rejimleri olabilecekken bu ülkeyi önce bir Cumhuriyete teslim etti. Sonra da bu Cumhuriyeti kime teslim etti? Bir dönüp bakarsanız başarılı bir askerdi, genelkurmay başkanlarına teslim edebilirdi. Öyle yapmadı. İyi bir devlet adamıydı, kendisinden sonraki cumhurbaşkanlarına bırakabilirdi. Öyle yapmadı. Ne partinin genel başkanına, ne milletvekillerine, ne bir başkasına. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu Cumhuriyeti en çok güvendiklerine, gençlere, sizlere emanet etti" diye konuştu.

'ESAS BEKA SORUNU, GENÇLERİNİN DÜNYANIN GELİŞMİŞ ÜLKELERİNDE HAYAL KURMASI'

Türkiye'de gençlerin büyük sorunlarla boğuştuğunu söyleyen Özel, "Bu boğuşmanın sonucu olarak da maalesef anketlerin ortalamasında gençlerin yüzde 70'i 'İmkan bulursam yurt dışına giderim, orada yaşarım' demektedir. Ben onu şöyle anlatıyorum; 4 gençten 3 tanesi kafada valizleri toplamış. Bakın işin zor ve ürkütücü tarafı valizlerin kafada toplanmasıdır. Sonra o gün gelince yatağın üstüne atarsın valizi, 15 dakikada toplarsın. Ama 4 gençten 3'ü, düşüne taşına anacığının gözünün içine baka baka, belki yitirdiği babacığının mezarının başına gidip düşünüp eğer bu memleketten gitmeyi kafaya koyduysa işte gerçek beka sorunu budur. Kimse, Cumhur İttifakı, Erdoğan, Bahçeli beka sorununu bir başka yerde düşünmesinler. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Türkiye üzerinde hayal kurmaları, Türkiye'yi işgal etmek istemeyi düşünmeleri emin olun bu beka sorunu değildir. Çünkü bunu denediler, geldiler ve Gazi'nin dediği gibi 'Geldikleri gibi gittiler.' Yine giderler. O beka sorunu değildir. Esas beka sorunu, dünyanın gelişmiş ülkelerinin o ülke üzerinde hayal kurması değil, o ülkenin gençlerinin dünyanın gelişmiş ülkelerinde hayal kurmasıdır. Bu yüzden bu salonun en önemli görevi seçilecek olan yeni genel başkanın, yeni MYK'nın görevi; bu ülkeden umudunu kesmiş olan gençlerin yeniden bu ülkede hayal kurmasını sağlayacak bir ortamı yaratmaktır, bu en büyük mücadelemizdir. Bunu başaracağız. Türkiye'de 18-24 yaş arası yüz gençten 31'ine ne okulda eğitim verebiliyoruz ne de istihdam yaratabiliyoruz. Bu rakam Almanya'da sadece yüzde 9. Amerika'da bile bu rakam yüzde 14. Türkiye'de ise bu rakam yüzde 31. Ne işte ne eğitimde olanların aklı yurt dışında oluyor" ifadelerini kullandı.

'İSTANBUL'DA ÖĞRENCİNİN ENFLASYONU YÜZDE 57'

Gençlerin yaşam maliyetlerinin arttığını dile getiren Özgür Özel, "İstanbul Planlama Ajansı'nın son çalışmasına göre; geçen yıl İstanbul'da özel yurtta kalan öğrencinin aylık yaşam maliyeti 14 bin 500 lirayken, bu yıl yüzde 57 artışla 22 bin 920 oldu. Yani İstanbul'daki öğrencinin enflasyonu yüzde 57. Geçen yıl İstanbul'da öğrenci evinde kalan bir öğrencinin aylık yaşam maliyeti 12 bin 500 lira iken şimdi 18 bin 750 lira oldu. Özel yurtta kalan öğrencinin aylık barınma ücreti 10 bin 360 liradan 16 bin 341 liraya çıktı. Kredi ve Yurtlar Kurumu üniversite öğrencilerini 2 bin lira veriyor. Yani günlük 66 lira 66 kuruş. İstanbul'da bir kaşarlı tostun fiyatı 70 lira. Yani verdikleri parayla bırakın 3 öğünü, bir öğünde bir kuru tost yenilemiyor. Ve bu durumda Recep Tayyip Erdoğan geçmişe atıfla diyordu ki 'Biz geldiğimizde kredi 45 liracıktı, şimdi 2 bin lira yaptık'. Bakın o 45 liracık krediyle 205 tane simit alınıyordu. Bugün övündüğü 2 bin liraya sadece 133 tane simit alabiliyor. 45 lira diye küçümsediği Bülent Ecevit hükümetinin verdiği öğrenci bursu 1,5 çeyrek altın alıyordu. Bugünkü 2 bin lira çeyrek çeyrek altın alıyor. Yani o günden bugüne bakınca tam 8 katlık bir erime var. Eğer Erdoğan olmasaydı bugün 8 bin 300 lira kredi parası alacaktı öğrenciler. İstanbul'da 100 öğrenciden sadece 2,6'sına yurt var. Türkiye'de 100 öğrenciden sadece 14'üne yurt var. Ve şunu söylemek gerekir ki; 'Köprüler yaptım, yollar yaptım, büyük büyük şehir hastaneleri yaptım' diyenler niçin yurt yapmıyorlar? Yapmıyorlar çünkü öğrenciler sokakta kalmayacağına göre başka yerlere gitmelerini; tarikatların, cemaatlerin kucaklarına gitmelerini ve oradan kendilerine güya bir nesil devşirmeyi planlıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında her şehirde TOKİ'nin en öncelikli görevi, 'Cumhuriyet Yurtları'nı inşa etmek ve hiçbir öğrencimizi cemaatlere ve tarikatlara muhtaç etmemektir" diye konuştu.

'KAMUDA MÜLAKATLARI KALDIRACAĞIZ'

Yükseköğretim Kurulu'nu kaldırıp üniversiteleri özgürleştireceklerini ifade eden Özel, şunları kaydetti:

"Nitelikli eğitimi sadece zengin ailelerinin ulaşabildiği bir imkan olmaktan çıkaracağız. Gençler arasında ayrımcılığı ortadan kaldıracağız. İktidarımızda liseyi bitiren her genç, çok iyi bir yabancı dil bilecek ve dünyayla rekabet edecek teknolojik donanıma sahip olacak. Kamuda mülakatları mutlaka kaldıracağız. Öğrencilerimize nitelikli eğitim, güvenli, sağlıklı, mutlu yaşam ve insanca barınma olanakları sunacağız. Öğrenci burs ve kredi tutarlarını yükseltecek, ihtiyaç sahibi öğrencilerin tamamının kredi değil, burs kullanmasını sağlayacağız. Gençlerin iletişim özgürlüğünü, ulaşım özgürlüğünü, sosyal aktivite özgürlüğünü ve bunlara kolay erişimlerini mutlaka sağlayacağız. Hepsi Avrupa standartlarında bir eğitim, teknoloji ve ekonomik güce kavuşana kadar mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi yeniden gençlerin ülkesi haline getireceğiz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ozel-bu-ulkeyi-yeniden-genclerin-ulkesi-haline-getirecegiz-132454.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ozel-bu-ulkeyi-yeniden-genclerin-ulkesi-haline-getirecegiz-132454.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ozel-bu-ulkeyi-yeniden-genclerin-ulkesi-haline-getirecegiz-132454-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/12/ozel-bu-ulkeyi-yeniden-genclerin-ulkesi-haline-getirecegiz-132454.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ozel-bu-ulkeyi-yeniden-genclerin-ulkesi-haline-getirecegiz/612296/</link>
			<pubDate>Sun, 01 Dec 2024 19:05:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, mazbatasını aldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SAADET Partisi Genel Başkanlığına seçilen Mahmut Arıkan, parti genel merkezinde düzenlenen törenle mazbatasını aldı. Arıkan, "Her gerçeğin hayalle başladığını biliyoruz ve bütün hayalleri gerçekleştirmek için çok kararlıyız, azimliyiz. Yapılacak ilk seçimde Saadet Partimizi iktidar yapabilmek için birbirimize söz verdik" dedi.

Saadet Partisi'nin pazar günü gerçekleştirilen 9'uncu Olağan Büyük Kongresi'nde genel başkanlığa seçilen Mahmut Arıkan, mazbatasını Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya'nın elinden aldı. Arıkan, parti genel merkezinde gerçekleşen törenle resmi olarak Saadet Partisi'nin Genel Başkanı oldu. Törende konuşan Arıkan, tarihe altın harflerle yazılacak bir kongre icra ettiklerini söyleyerek, "İnşallah bu kongremiz Türkiye'mizin yaşanabilir bir Türkiye olabilmesi için, yeniden büyük Türkiye'yi kurabilmek için, yeni bir dünyayı kurabilmek için işaret çiçeklerinden bir tanesi olacak" diye konuştu.

'MİLLİ GÖRÜŞE ÇOK ACİL İHTİYAÇ VAR'

Ardından dünyadaki gelişmelere değinen Arıkan, sadece Gazze'den bahsetmek istediğini belirterek, "Türkiye'nin durumu ortada, dünyanın durumu ortada; Milli Görüşe çok acil ihtiyaç var. Milli Görüş prensiplerinin hakim olabilmesi için, Milli Görüş düşüncesinin iktidara gelebilmesi için çok az zaman içerisinde bunu başarabilmemiz lazım. Aksi takdirde yine Erbakan Hocamızın deyimiyle, 'Toprağın ayağımızın altından kaydığını net bir şekilde görüyoruz.' Gazze'deki katliam 450 güne yaklaştı. Maalesef dün akşamdan bu tarafa gelişen hadiseleri baktığımızda Lübnan'da olan ateşkesten bahsediliyor ama Gazze'deki gelişmelerden bahsedilmediğine üzülerek şahitlik ediyoruz. Eğer biz Saadet Partisi olarak, Milli Görüş Hareketi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bugün 9 milletvekili değil de 99 milletvekili ile temsil edilir olabilseydik size bütün samimiyetimle söylüyorum, İsrail bu kadar pervasız olamazdı" ifadelerini kullandı.

'KAVGA SİYASETİ YAPMAYACAĞIZ'

Arıkan, yapılacak ilk seçimlerde Saadet Partisi'ni bugünkü durumundan çok daha güçlü şekilde temsil etmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "Aksi takdirde 'Büyük Orta Doğu Projesi' planı tıkır tıkır işlemekle. Bu plan bozabilecek tek bir güç var, o da Milli Görüş zihniyeti. Yeni dönemde aktif çalışmalar içerisinde olacağız. 81 ilimizde, 973 ilçemizde, 50 bin mahallemizde ve 240 bin sandığımızda teşkilatlanma mecburiyetindeyiz. Bu işler bizim için kolay işler, biz geçmişte bunu başardık. Sadece geçmişte yaptığımız başarıyı tekrar edeceğiz. Bu inanç, bu azim bütün arkadaşlarımızın yüreğinde en güzel şekilde hissediliyor. Bir 'Bismillah' dedik pazar günü. Önümüzdeki günlerde başkanlık divanımızı açıklayacağız. Daha sonrasında hep beraber Milli Görüş kuruluşlarımızla bütün genel merkez kademelerimizle, bütün il, ilçe teşkilatlarımızla beraber sahaya çıkacağız, prensiplerimizi ve projelerimizi anlatacağız. Her şeyden önce, sürekli vurguladığım; kavga siyaseti yapmayacağız, kavga eden muhalefet yapmayacağız. Bizim işimiz iddialaşmak değil, ikna etmek; bunu bilerek insanlarımızın yüreğine dokunmanın gayreti içerisinde olacağız" diye konuştu.

'HER GERÇEĞİN HAYALLE BAŞLADIĞINI BİLİYORUZ'

Arıkan, Türkiye'de kararsız seçmenin oy oranının yüzde 34 olduğunu, bu nedenle de Türkiye'nin en büyük partisinin 'kararsızlar partisi' olduğunu kaydederek, "Bu insanların geçmişteki başarılarla karşılarına çıkacak, geçmişteki başarılarını anlatarak oy isteyebilecek tek parti Saadet Partimiz, Milli Görüş hareketimiz. 1969'da başlayan bu kutlu yolculuk 1974'te 'Kıbrıs Barış Harekatı' zaferiyle devam etmişti. 1977 yılına gelindiğinde ağır sanayi hamlesiyle Türkiye'nin dört bir tarafını fabrikalarla donatmıştı. 1996 yılına geldiğimizde Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk ve son kez denk bütçe yapma başarısını ortaya koymuştuk. D8 gibi bir dünya projesini hayata geçirebilmiştik. Bütün bunlar yapılırken ne denmişti, 'Yahu Milli Görüşçüler hayal görüyorlar, bunları gerçekleştiremezler' demişlerdi. Onların hayal gördüğü şeyleri hayata geçirdik. Bazılar bize yine 'Saadet Partisi hayal görüyor' diyor. Her gerçeğin hayalle başladığını biliyoruz ve bütün hayalleri gerçekleştirmek için çok kararlıyız, azimliyiz. Yapılacak ilk seçimde Saadet Partimizi iktidar yapabilmek için birbirimize söz verdik. Bu sözleri yerine getirmek için de 'Haydi bismillah' diyoruz" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-mazbatasini-aldi-130700.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-mazbatasini-aldi-130700.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-mazbatasini-aldi-130700-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-mazbatasini-aldi-130700.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/saadet-partisi-genel-baskani-arikan-mazbatasini-aldi/612280/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 16:29:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Bahçeli ile tam bir mutabakat halindeyiz</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 14 Kasım'da yaptığımız görüşme dahil her istişaremizde Sayın Bahçeli ile sadece iç siyasete değil, dış politikaya dair pek çok konuyu samimiyetle ele alıyor, fikir teatisinde bulunuyoruz. Ülkenin ve milletin hayrına olan her meselede Sayın Bahçeli ile tam bir mutabakat halindeyiz. Uyum ve eş güdüm içinde hareket ediyoruz. Cumhur İttifakımız yoluna ruhla pekleşerek devam ediyor" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, sadece bölgenin değil, tüm dünyada barışın, huzurun hakim olması için gece-gündüz koşturduklarını söyledi. Erdoğan, "Türkiye, küresel siyasette kutup başı olma rolünü günden güne güçlendirmektedir. Rusya-Ukrayna arasındaki çatışma ve 14'üncü ayına ulaşan Gazze soykırımı olmak üzere tüm krizlerin çözümü için yoğun çaba içindeyiz. İsrail-Lübnan ateşkesinden memnuniyet duyuyoruz. Gazze'de kalıcı ateşkes için Türkiye olarak her türlü katkıya hazırız" diye konuştu.

'ÖNÜMÜZE ÇIKAN ENGELLERİN ÜSTÜNE YÜRÜDÜK'

Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin haklı gururu, gayreti içerisinde olduklarını dile getiren Erdoğan, "Söz verdik, sarsılmaz inançla hedefimize kilitlendik. Türkiye Yüzyılı hedefimize Allah'ın izni ile mutlaka kavuşacağız. Ülkemizde maalesef kendisi tuğla üstüne tuğla koymadığı gibi yapılan işleri engelleyen muhalefet anlayışı mevcut. Yaptığımız her hizmeti ülkemizin hanesine kazandırdığımız her kazanımı bu zihniyete rağmen kazandık. Millete mahcup olmamak için düş ile çalıştık. Önümüze çıkan engellerin üstüne üstüne yürüdük. Çıkarcılara rağmen Türkiye'ye en başarılı yılları yaşattık. Bugün de bu hastalıklı yapının yeni hezeyanları ile uğraşıyoruz. Bunlara hak ettikleri cevabı vermeyince densizlik çıtasını artırıyorlar. CHP'nin eski genel başkanının mahkeme salonunda freni boşalmış kamyon gibi savurduğu zırvalar, hakaretler bunun en son örneğidir. Karşımıza çıktığı tüm seçimleri kaybeden bu zat şaibeli kurultayla devrilen bir siyasetçi eskisi. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Karanlık ittifaklar peşinde koşarken gündeme gelme yolunu bize sataşma yolunda görüyor. Bunu da FETÖ'nün eline tutuşturduğu malzemeler ile yapmaya kalkıyor. 17-25 Aralık'ta milli iradeyi savunurken koşa koşa nasıl FETÖ'cülere desteğe gittiğini hatırlıyoruz. Montaj olduğunu ikrar ettiği kasetlere partisinin kürsüsünü açtığını unutmadık. Darbecileri bozguna uğratınca zoraki olarak İstanbul'daki mitinge gelip sonra fabrika ayarlarına dönüp, FETÖ'nün borazanını çaldı. ABD'de hamburgercide ne yaptığını o gün bugündür açıklayamadı. Tüm Türkiye'ye reklamını yaptığı arkadaşı vardı, o da buna 'bay bay' dedi. Türkiye'ye getirmekten bahsettiği paraları İstanbul'da bir ofiste deste deste kule yapılırken gördük. Bu zatın Türkiye'yi yönetmeye talip olduğu arkadaşlarının ithamları karaktersizliktir. Yedikleri tokatların hıncı bu zatın gözünü kör etmiştir. Siyasi rekabet başka, siyasette kan davası gütmek başkadır. Kasetle koltuğa geldiğinden beri siyasetin etiğini bir türlü kavrayamadı. Bugün bakınca seçimlerde ülkemizin nasıl bir varta atlattığını görüyoruz. İnsanımız başına geleceklerini görerek bu zata ve '6'lı masa' denen derme çatma yapıya ülkesinin ve evlatlarının geleceğini emanet etmedi. Bunun için milletimize ne kadar teşekkür etsek az. Şimdi de partisinin attığı çukurdan kurtulmak için bize sataşıyor. Sana bu kapıdan ekmek yok. Git yaptığın densizliklerin hesabını yargıya ver. Muhatabın biz değil, yargı" ifadelerini kullandı.

'KREŞ-ANAOKULU AYRIMINI BİLMİYORLAR'

CHP'nin yeni genel başkanının eskisinden geri kalır yanının olmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Milli Eğitim Bakanlığımız anaokulu hizmetinin işlettikleri kreşlerde verilemeyeceğini hatırlatan yazı gönderiyor. Bu ikazın gerisinde CHP'nin anayasa mahkemesine götürdüğü düzenleme bulunuyor. Öğrenci bursları gibi kendisinin müsebbibi olduğu konuda istismar siyasetine sarılıyor. Cehalet ile ukalalık bir araya gelince çekilmez hal alıyor. CHP ve kimi başkanların sergilediği tablo tam olarak budur. Anaokulu-kreş ayrımını bile bilmiyorlar. Bakanlıktan gelen yazıyı okumamışlar; ama 'engelleniyoruz' naraları atmada pek mahirler. Okusalar da yalan alışkanlığından kurtulamıyorlar. Türkiye bir kanun nizam devletidir. Kreş-anaokulu açma şartları bellidir. Kimse 'ben kuralları takmıyorum' diyemez. Siyasi fırsatçılık adına çocukların arkasına saklanacak kadar korkak ve çaresizlik içindeler."

'DİSİPLİNSİZLİK YAPANLARI KAHRAMANLAŞTIRMAK NEYİN NESİDİR'

Erdoğan, mezuniyet töreninde kılıçlı yemin eden teğmenlere ilişkin, "Mezuniyet töreninde sergiledikleri 'disiplinsizlik' nedeniyle soruşturulan teğmenlerle ilgili de aynı durumla karşı karşıyayız. Bunları disiplinsizlikle ilgili yanlışı varsa bu da disiplin kurulunun huzurumuza getirdiği neticedir. Bunlar bize hakaret ettiği için yargılanıp cezaevine giren kişi için de yaygara kopardılar. Protokole oturtacak kadar şuurlarını kaybettiler. Millete hakaret eden kim varsa en büyük destekçisi CHP'dir. Disipline sevk edilen teğmenlerle ilgili bodoslama tavır içine girdiler. Disiplin her yerde lazım; ama söz konusu TSK olunca hayati öneme sahiptir. Pensilvanya'dan emir alan asker üniformalı militanların ülkeyi nasıl felaketin eşiğine getirdiğini gördük. Komutanların talimatına rağmen disiplinsizlik yapanların yarın neler yapabileceğini kim bilebilir. Türkiye pek çok darbe ve cunta girişimini yaşadı. Post modern muhtıra ayıbına maruz kaldı. Kılıç şakırtıları arasında disiplinsizlik yapanları kahramanlaştırmak neyin nesidir? CHP'nin her zaman olduğu gibi bugün de orduya siyaset bulaştırma geleneğinden kurtulamadığı anlaşılıyor. Ordumuzun yıpratılmasına, provoke dilmesine de 'eyvallah' demeyiz. Bu ordu bir partinin değil, milletin ordusudur. Peygamber ocağıdır bu ordu. Cenk meydanlarını coşturan, 'ölürsem şehit kalırsam gazi' diyen kahramanların ordusudur. Kimse bu orduyu sağa sola çekmesin. Ordumuzun konumunu iyi biliyoruz. CHP zihniyeti, çabasına rağmen ordumuzun ruh kökünü koparamamıştır. Kahraman ordumuz vesayet heveslilerinden ve FETÖ'cü hainlerinden temizlendikçe vatan savunmasını daha iyi yerine getirmeye başlamıştır. Terör örgütlerine nefes aldırmayan bir orduya sahibiz. TSK'nın gıpta ile takip edilen başarılarına bölücü örgüt uzantıları ile yürüyenlerin gölge düşürmesine müsaade etmeyiz. 3-5 oy için 'Mustafa Kemal'in itleri' hakaretini sineye çekeceksiniz, bölücü örgüt arkadaşlarından ayar yerken gıkınızı çıkarmayacak, Kandil'den, Pensilvanya'dan gelen destek beyanlarına bir çift laf etmeyip, çıkıp Mehmetçik sevgisinden bahsedeceksiniz bize. Siz önce kara siciliniz ile yüzleşin. Siz, karşısında dut yemiş bülbüle döndüğünüz hakaretlere ses etmediniz, bunun hesabını verin. TSK'ye 'kimyasal' iftirası atanlara sahip çıktığınızı açıklayın. Bize laf söylemek sizin haddinize mi? Milletimizin sizin omurgasız siyasetinize karnı tok. Siyaset virüsünün orduyu nasıl çökerttiğini Balkan Savaşlarında acı şekilde tecrübe ettik. CHP'nin sorumsuz yöneticilerinin ordumuzu 'disiplinsizlik' tehlikesi ile karşı karşıya bırakmasına göz yummayacağız. Darbecilere ve şakşakçılarına rağmen demokrasi, hukuk, adalet ve sivil siyaseti ve milletimizin hakkını savunmayı gerekirse canımız pahasına sürdüreceğiz" diye konuştu.

'İSTEMEYEREK CHP'YE OY VERDİLER'

Ülkenin yaşadığı her sınamanın, CHP siyasetinin kirli yüzünü açığa çıkardığını vurgulayan Erdoğan, "Meclis'in ikinci büyük partisi, iktidar alternatifi olan partinin kadroları bu. Ne liyakat ne ehliyet ne de memlekete hizmet gibi bir dert var. Şu hali ile CHP'ye bakıp da kendisi ve ülkesi adına umut gören tek bir vatandaşımız var mıdır? Hırsları boylarını aşan belediye başkanlarına bakıp ülkeyi bunlara emanet edebileceğine inanan biri var mıdır? CHP'ye bakıp Türkiye'nin milli menfaatlerini dünyada savunabilecek bir kadro görebilen var mı acaba? Peki CHP nasıl bu kadar oy alıyor, nasıl bu kadar belediye kazanıyor? Bunun müsebbibi AK Parti olarak biziz. Bu bir özeleştiridir. Açık ve net 'İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır' demiş atalarımız. Biz de sorunu önce kendimizde arayacağız. Küresel sorunlar yanlışlarımızla birleşince milyonlarca insanımızı istemeyerek CHP'ye oy vermek zorunda bıraktık. Bu parti bizi yıllarca ispatı olmayan nice konuda yolsuzlukla suçladı, sonra bizi haksızlıkla, hukuksuzlukla suçlayanlar ellerine imkan geçince bunların feriştahını yaptı. Bunların hesabını hem millete hem yargıya verecekler. Kimsenin millet için tahsis edilen kaynakları kendi hırsı için yağmalama, har vurup harman savurma hakkı yoktur. Konserler üzerinden ortaya saçılan yolsuzluklar buz dağının görünen kısmı. Suyun altında daha büyük hırsızlık var. Nasıl düzen işlettiklerini önümüzdeki dönemde göreceğiz. SGK borçlarını ödemekten kaçanların yandaşlarını zengin ettiğini milletimiz görüyor. Sandıkta bunun hesabını milletimiz muhakkak soracaktır. Yolsuzluk yapanlar hukuk önünde hesabını verecektir. Hizmette eksiğimiz olabilir; ama bunlar gibi yağmalatma gibi bir sabıkamız yok. Seçimlere kadar milletin sıkıntılarını çözerek Türkiye Yüzyılı hedefinden sapmayarak, küresel gelişmeleri lehimize çevirip iktidarımızı sürdüreceğiz" dedi.

'TÜM YÖNLERİYLE ELE ALIYORUZ'

Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısına değinerek, "Türkiye'yi 22 yıldır büyük gayret ve fedakarlıkla tuttuğumuz demokrasi ve kalkınma menzilinden çıkarma, yeniden uçurumdan aşağıya atma rüyası görenlerin ilk hedefi Cumhur İttifakı'nı bozmaktır. Geçtiğimiz haftalarda MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin kendisinin ve partisinin yarım asrı aşkın siyasi kariyerini ortaya koyarak yaptığı cesur çağrının Cumhur İttifakı'na şaşı bakanların iştahını kabarttığını görüyorum. Tabii bu içten pazarlıklı tipler, hep olduğu gibi yine hüsrana uğradı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 14 Kasım'da yaptığımız görüşme dahil, her istişaremizde Sayın Bahçeli ile sadece iç siyasete değil, dış politikaya dair pek çok konuyu samimiyetle ele alıyor, fikir teatisinde bulunuyoruz. Ülkenin ve milletin hayrına olan her meselede Sayın Bahçeli ile tam bir mutabakat halindeyiz. Uyum ve eş güdüm içinde hareket ediyoruz. Cumhur İttifakımız yoluna ruhla pekleşerek devam ediyor. Esasen Sayın Bahçeli temsilcisi olduğu misyon adına gerçekten cesur ve ezberleri bozan bir teklif ortaya koymuştur. Biz de milletimizin Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetme sorumluluğunu verdiği Cumhurbaşkanı olarak bu meseleyi siyasi, sosyal, bölgesel sonuçlarıyla birlikte tüm yönleriyle ele alıyoruz. Kurullarımız değerlendirmelerimize zemin teşkil edecek çalışmaları hiçbir detayı atlamadan 'Efradını cami ağyarını mani' bir anlayışla devlet ciddiyeti ve büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Bunu da kumarbazlara özgü 'El artırıyorum' sorumsuzluğuyla değil, omuzlarımızda taşıdığımız yükün ağırlığının gerektirdiği titizlikle, sükunet ve soğukkanlılıkla yapıyoruz" diye konuştu.

'TERÖR DUVARINI YIKIP ATACAĞIZ'

Erdoğan, "40 yıldır milletimizin başına musallat edilen terör belasını uhdemizde bulunan tüm imkanları ve araçları kullanarak bertaraf etmekte kararlıyız. Türklerle Kürtler arasında örülmek istenen terör duvarını yıkıp atacağız. Evlatlarımıza terörün olmadığı, şiddetin olmadığı, sırtını silaha, dağa yaslayan terör destekli siyasetin olmadığı bir Türkiye teslim edeceğiz. Bu hedefimizde samimiyiz, kararlıyız. Terör örgütü küresel güçlerin tetikçisi, taşeronu, aparatı olmaktan vazgeçmediği sürece nerede olursa olsun başını ezmeyi sürdüreceğiz. Terör örgütünün siyasi uzantısı olarak hareket eden parti, örgütün güdümünden kurtulup, Türkiye partisi olması yönünde somut ve ikna edici irade sergilemediği müddetçe maşeri vicdanda ve hukuk önünde hesap vermeye devam edecek. Bunu seçim meydanlarında da söyledik. Bu gizli saklı bir şey değildir. 'Eğer hukuk devleti ilkelerine uyarsanız biz iktidar olarak sizinle uğraşmayız' dedik. Ama bunlar terör örgütünün mensuplarını belediyelere yerleştirme gayretinde olunca tabii ki hukuk, yargı sizi hesaba çekecek. Meşru sınırlar işinde kalmak suretiyle ülkemizde sivil siyasetin önü ardına kadar açılmışken yedeğine terör örgütünü alarak hiç kimse siyasetçilik oynayamaz. Nitekim Sayın Bahçeli'nin Cumhur İttifakı'nın ortak siyasi vizyonunu yansıtan tarihi çağrısından sonra hem Kandil'den hem DEM Parti'sinden gelen ilk açıklamalar her iki yapının hala aynı kafada olduğuna işaret etmiştir. Bu kafanın mutlaka değişmesi gerekiyor. Karşımızdaki tablo çok da umutlu olmamıza izin vermiyor. Tüm bu zorluklara rağmen ülkemizin milli güvenlik ve diplomasi öncelikleri çerçevesinde sadece bugüne değil, geleceğe odaklanan uzun menzilli bir perspektifle neler yapılabileceğini mütalaa ediyoruz. Geçmişte ne dedik; silahları gömeceksiniz. Silahları gömdüğünüz anda bizim işimiz sizlerin önünü açmaktır. Ama siz silahları gömmez hala her yerde bombaları patlatmaya devam ederseniz, bu devletin eli de sizin omuzunuzda olacak" dedi.

'TARTIŞMALAR TERÖRLE MÜCADELE ZAAFİYETE YOL AÇAMAYACAK'

Erdoğan, bölge kan deryasına dönmüşken devletin her türlü riske karşı gerekli tedbirleri almasının 85 milyona ve gelecek nesillere karşı vazifesi olduğunu belirterek, "Milletimiz müsterih olsun. Bu tartışmaların hiçbirisi terörle mücadelede en küçük bir zafiyete yol açmayacaktır. Terörle mücadelemiz son teröristi ortadan kaldırıncaya kadar devam edecektir. Ülkemizin güney sınırlarını Akdeniz'den İran hududuna kadar uzanan bir güvenlik kuşağıyla terör örgütlerinin tehditlerinden ülkemizi arındırma projemizi adımı adım sonuçlandıracağız. Önümüzdeki yıl hem diplomatik hem askeri yöntemlere bu konuda yeni kazanımları ülkemizin kar hanesine ekleyeceğiz. Terör örgütünün son dönemde Suriye sahasında yoğunlaşan saldırıları kendisini bekleyen acı akıbeti görüyor olmasından kaynaklanıyor. Kimleri arkalarına alırlarsa alsınlar, sınırlarımızda terör yapısı kurulmasına izin vermeyeceğiz. Bunları yaparken ülkemizi terör yanlışından kalıcı olarak kurtaracak alternatif yöntemleri gündemimizde tutmaktan geri durmayacağız. Cumhur İttifakı olarak omuz omuza vererek terörsüz Türkiye idealini inşallah gerçeğe dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-sayin-bahceli-ile-tam-bir-mutabakat-halindeyiz-130692.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-sayin-bahceli-ile-tam-bir-mutabakat-halindeyiz-130692.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-sayin-bahceli-ile-tam-bir-mutabakat-halindeyiz-130692-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-sayin-bahceli-ile-tam-bir-mutabakat-halindeyiz-130692.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/cumhurbaskani-erdogan-sayin-bahceli-ile-tam-bir-mutabakat-halindeyiz/612279/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 16:29:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Göktaş: Kadına şiddetle mücadele hepimizin ortak sorumluluğudur</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadına yönelik şiddet, kabul edilemez bir insanlık suçudur. Mücadele etmek ise hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi.

Bakan Göktaş, '25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü' nedeniyle video mesaj yayımladı. Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak kadına yönelik şiddetle mücadele için tüm güçleri ile çalıştıklarını belirterek, "22 yıldır, 'Sıfır tolerans' ilkesiyle şiddete karşı duruşumuzdan asla taviz vermedik.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunumuz ve 25 Kasım 2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgemiz ile bu mücadeleyi en üst düzeyde devlet politikası haline getirdik.

Türkiye'nin dört bir yanında 112 kadın konuk evimiz, 84 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimiz, 418 Sosyal Hizmet Merkezimiz ve 309 Sosyal Hizmet İrtibat Noktamız ile şiddet mağdurlarına destek oluyoruz. Şiddeti durdurmak ve şiddet döngüsünü kırmak için etkin çalışmalar yürütüyoruz.

Kadına yönelik şiddet, kabul edilemez bir insanlık suçudur. Mücadele etmek ise hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutmayın biz buradayız, her zaman yanınızdayız. Kadına yönelik şiddetle topyekun mücadelede biz varız" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/bakan-goktas-kadina-siddetle-mucadele-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-129278.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/bakan-goktas-kadina-siddetle-mucadele-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-129278.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/bakan-goktas-kadina-siddetle-mucadele-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-129278-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/bakan-goktas-kadina-siddetle-mucadele-hepimizin-ortak-sorumlulugudur-129278.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-goktas-kadina-siddetle-mucadele-hepimizin-ortak-sorumlulugudur/612266/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 10:03:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ticaret Bakanlığı'ndan e-ihracata yönelik rehber</title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı tarafından ihracatçılara yönelik elektronik 'e-İhracat Pazarları ve Ülke Gümrük Uygulamaları Rehberi' yayımlandı. Rehberde; ihracatçılara potansiyel pazarlara dair yol haritası sunularak e-ihracata ilişkin ihtiyaç duyabilecekleri bilgiler bir araya getirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak 21'inci yüzyılın getirdiği teknolojik ilerleme ve küresel ticaretin dinamikleri doğrultusunda ihracatımızı güçlendiren önemli bir araç olarak gördüğümüz e-ihracat ile Türk markalarımızın ve ürünlerimizin küresel pazarlara başarıyla sunulmasına katkı vermeye devam ediyoruz.

'Uzak Ülkeler Stratejisi'ne odaklanarak, e-ihracat özelinde belirlenen potansiyel ülkeler için hazırlanmış 'Potansiyel e-İhracat Pazarları Raporu', 2024 yılı için İhracat Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün ortak çalışmasıyla 'e-İhracat Pazarları ve Ülke Gümrük Uygulamaları Rehberi' adı altında güncellenip genişletilmiştir. Yeni içeriğiyle Ticaret Bakanlığımızın internet sitesinde yayımlanan rehber, ihracatçılara potansiyel pazarlara dair stratejik bir yol haritası sunmakta ve e-ihracata ilişkin ihtiyaç duyabilecekleri bilgileri tek bir kaynakta bir araya getirmektedir" denildi.

'KIYMETLİ BİR BİLGİ KAYNAĞI OLACAK'

Rehberin iki ana bölümden oluştuğu belirtilerek, "İlk kısmı olan 'e-İhracat Pazarları' bölümü; sosyo-ekonomik analizler, ödeme sistemleri, sosyal medya eğilimleri, e-ticaret mevzuatı ve hızlı kargo altyapısı gibi birçok önemli konuda pazara giriş stratejileri oluşturmak için kılavuz bilgiler sunmaktadır. Rehberin 2'nci bölümü olan 'Ülke Gümrük Uygulamaları' ise dış ticaret ve gümrük süreçlerine yönelik derinlemesine bilgiler içermektedir. Bu bölümde, sınır ötesi e-ticaret işlemlerine dair genel prosedürlerden ülkelere özgü vergi uygulamaları, yasaklar, muafiyetler ve zorunlu belgeler gibi detaylı bilgilere kadar ihracatçıların gümrük süreçlerini kolaylaştıracak kapsamlı içerikler sunulmaktadır.

Milli ve uluslararası kaynaklardan yararlanarak hazırladığımız bu rehber; iş dünyası, karar alıcılar ve ilgili tüm paydaşlar için kıymetli bir bilgi kaynağı olacaktır. Genişletilen rehberimiz, firmaların yeni pazarlara girişlerini kolaylaştırarak, bu pazarlarda tutunmaları, büyümeleri ve gümrük süreçlerini etkin bir şekilde yönetmeleri için kıymetli bir kaynak teşkil edecektir. Ticaret Bakanlığı olarak, ihracatçılarımıza her alanda olduğu gibi e-ihracat alanında da destek olarak, ülkemizi küresel ticarette hak ettiği konuma getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/ticaret-bakanligi-ndan-e-ihracata-yonelik-rehber.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/ticaret-bakanligi-ndan-e-ihracata-yonelik-rehber.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/ticaret-bakanligi-ndan-e-ihracata-yonelik-rehber_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/ticaret-bakanligi-ndan-e-ihracata-yonelik-rehber.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ticaret-bakanligi-ndan-e-ihracata-yonelik-rehber/612214/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 10:58:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: 40 yıllık oyunlarını bozacağız</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütleriyle ülkemiz sınırları arasındaki irtibatı tamamen keseceğiz. Böylece ülkemizin siyasi ve ekonomik yol haritasını terör örgütleri üzerinden istedikleri gibi yönlendiren emperyalistlerin ve bölgemizdeki kuklalarının 40 yıllık oyununu ilanihaye bozacağız" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 86'ncı ölüm yıl dönümü nedeniyle Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda düzenlenen anma törenine katıldı. Erdoğan ve beraberindekiler, tören başlamadan önce Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun yeni yerleşkesinin açılışını yaptı. Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler salona geçti. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete intikalinin 86'ncı yılında saygıyla andı. Erdoğan, artık ilk asrını geride bırakarak Türkiye Yüzyılı'na adım atan Cumhuriyet'in her alanda başarılı olması için çalışan, emek veren, ter döken tüm vatandaşlara teşekkür ederek, "Milli Mücadele'nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal'in ifadesiyle 'Hepimizin ortak hedefi, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktır.' Hangi amaç için olursa olsun bu milletin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik her söz, her tutum, her eylem doğrudan Gazi Mustafa Kemal'in emanetine ihanettir. İdeolojik bölücülükten ekonomik tetikçiliğe kadar geniş bir cephede izlerine rastladığımız marazi duruşların gerisindeki saikleri gayet iyi biliyoruz. Geçtiğimiz yıldaki anma toplantısında da ifade ettiğim gibi; Türkiye bir dönem gardırop Atatürkçülerinden çok çekmiştir. Bugün de sosyal medya Atatürkçülerinin hem Atatürk'e hem ülkemize hem de milletimizin birlik ve bütünlüğüne verdiği zarar, Türkiye'nin yeminli düşmanlarıyla yarışır seviyeye ulaşmıştır" diye konuştu.

'CUMHURİYET'İ İSTİSMARCILARA TERK ETMEDİK'

Atatürk istismarcılarının son dönemde terör örgütlerinin ve onların çeşitli isimler altındaki uzantılarıyla kol kola girecek ve yan yana yürüyecek kadar zıvanadan çıktığını söyleyen Erdoğan, "Atatürkçülük maskesi altında emperyalistlerin ülkemiz üzerindeki hain emellerine hizmet eden bu azgın güruhu milletimizin takdirine bırakıyoruz. Tarihin bir kesitini yüceltip geri kalan binlerce yıllık birikimi ve medeniyeti reddedenler, varlıklarını yarınlara taşıyacak dayanaktan mahrum kalmış demektir. Ne Gazi'yi ne Cumhuriyet'in kurumlarını, değerlerini ve hedeflerini bu istismarcılara, bu köksüz ideoloji bezirganlarına terk etmedik, bundan böyle de terk etmeyeceğiz. Bir fani olarak Atatürk'ün yaptıklarını veya yapamadıklarını vicdanlı bir zeminde tartışmak tarihçilerin ve alanında uzman bilim insanlarının işidir. Nitekim bugün bizleri ağırlayan ve biraz evvel açılışını yaptığımız yeni binasında çok daha güzel hizmetler vereceğine inandığım Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bu amaçla faaliyet gösteriyor" ifadelerini kullandı.

'GENÇLERİMİZ CUMHURİYETİMİZE DAHA DA SIKI SARILACAK'

Atatürk'ü putlaştırmak isteyenler kadar Atatürk'ü tamamen yok sayanların da Gazi'nin milletin gönlündeki yerini sarsamayacağını kaydeden Erdoğan, "Akıldan, sağduyudan, tarihi gerçeklikten kopuk değerlendirmeler de aynı şekilde bu durumu değiştirmeyecektir. Atatürk posterinin arkasına saklanarak, ülke ve millet düşmanlarının değirmenine su taşıyanların, onlarla omuz omuza yol yürüyenlerin riyakarlıkları artık kimseyi kandırmaya yetmiyor. Bilhassa gençlerimiz araştıran, soruşturan, mukayese eden berrak zihinleriyle kimlerin nerede durduğunu gayet iyi görüyor. Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh vatan topraklarının tamamıdır' şiarı hayatımızın her alanında rehberimiz olmayı sürdürüyor. Kendi kısır çıkarlarını ülkenin ve milletin ali menfaatlerinin önüne koyanların foyaları ortaya çıktıkça Cumhuriyetimize de onun kurucularına da gençlerimiz daha sıkı sarılacaktır" dedi.

'KİFAYETSİZ KADROLAR ÜLKEMİZİN GERİDE KALMASINA SEBEP OLDU'

Cumhuriyet'e ve Atatürk'ün hatırasına sahip çıkmanın en somut ifadesinin Türkiye'ye ve millete verilen hizmetler, yapılan eserler, kazandırılan değerler olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Mevlana Hazretleri'nin o hikmetli sözüyle söyleyecek olursak, 'Kamil odur ki koya dünyada eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.' Kimin eserleriyle yaşadığını, kimin yerinde yeller estiğini en iyi sizler biliyorsunuz. İşte biz de ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden beri bu anlayışla çalışıyor, koşturuyor, mücadele ediyoruz. Milletimizle birlikte güçlü, güvenli, huzurlu, müreffeh bir Türkiye'nin inşası için var gücümüzle çaba göstermeyi sürdürüyoruz. Elbette bu kutlu yolda önümüze engeller çıkabiliyor, tuzaklar kurulabiliyor. Ülkemizi hedeflerinden uzaklaştırmak, rayından saptırmak, kazanımlarından mahrum bırakmak için kirli senaryoların biri bitmeden diğeri sahneleniyor. Esasen Cumhuriyet tarihimiz boyunca milletimiz her dönem farklı görünümler altında ama hep aynı gayeye hizmet eden nice sinsi oyunla boğuşmuştur. Tek parti faşizminin ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına, yeniden inşa edilen dünya düzeninde hak ettiği yeri almasına engel olan vizyonsuzluğunun bedelini ağır bir şekilde ödedik. Şayet Gazi'nin ömrü ve sağlığı en azından bir 10 yıl daha ülkeyi yönetmeye el verseydi, hiç şüphesiz İkinci Cihan Harbi sonrası bambaşka bir Türkiye görecektik. Maalesef Gazi'nin vefatıyla bu fırsatı kaçırdık. Çok partili siyasi hayata geçtikten sonra da başımıza musallat edilen darbeler, zayıf koalisyonlar, kifayetsiz kadrolar ülkemizin küresel kalkınma yarışında geride kalmasına sebep oldu. Tek başına savunma sanayimizin serencamı dahi bu tabloyu açıkça ortaya koymaya yeterlidir."

'85 MİLYONUN TEK YÜREK OLARAK ATMASINI TEMİN EDECEĞİZ'

Türkiye'nin son 22 yılda siyasi istikrar ve güçlü yürütme sayesinde her alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük atılımlarını gerçekleştirdiğini ve pek çok saldırıyı göğüslediğini işaret eden Erdoğan, şöyle dedi:

"Terör örgütlerinin üzerimize salınmasından darbe girişimlerine, siyasi mühendislik projelerinden ekonomimize yönelik sabotajlara kadar envaiçeşit tehditle yüzleştik. Hamdolsun Allah'ın yardımı ve elbette aziz milletimizin güçlü desteği sayesinde hepsinin de üstesinden gelmeyi başardık. Gazi'nin şu ifadesi; 'Arkadaşlar bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zafer süngü zaferleri değil iktisat ve ilim ve irfan zaferleri olacaktır.' Şu anda yaşadığımız budur. Küresel krizlerin ve kendi dinamiklerimizdeki kimi kırılmaların etkisiyle bir süredir yaşadığımız ekonomik sıkıntıların birilerinin iştahını kabarttığını görüyoruz ve biliyoruz. Hiç heveslenmesinler. Aldığımız tedbirler ve başarıyla uyguladığımız program sayesinde önümüzdeki yıllarda bu sıkıntıyı da geriye bırakarak bir sınamadan daha alnımızın akıyla çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Diğer yandan, ülkemizi güney sınırlarından kuşatma girişimini yaptığımız harekatlar ve oluşturduğumuz güvenli bölgelerle önemli ölçüde akamete uğrattık. İnşallah önümüzdeki dönemde sınırlarımız boyunca oluşturduğumuz güvenli bölgenin eksik kalan halkalarını da tamamlayacağız. Bir başka ifadeyle, terör örgütleriyle ülkemiz sınırları arasındaki irtibatı tamamen keseceğiz. Böylece, ülkemizin siyasi ve ekonomik yol haritasını terör örgütleri üzerinden istedikleri gibi yönlendiren emperyalistlerin ve bölgemizdeki kuklalarının 40 yıllık oyununu ilanihaye bozacağız. Aynı şekilde siyasi istikrarıyla, sosyal barışıyla, ekonomik refahıyla devletimizle milletimiz arasındaki bağı tahkim ederek, 85 milyonun tek yürek olarak atmasını temin edeceğiz. Bölücü terör örgütünü ülkemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkarmaya yönelik operasyonlarımızı çok katmanlı bir şekilde sürdürürken, elimizin altındaki tüm araç, imkan ve fırsatları da sonuna kadar değerlendireceğiz."

'ÜLKEMİZ, 'FARE ÇUVALI' TEORİSİNİN UYGULANDIĞI YERLERDEN BİRİ OLMUŞTUR'

Türkiye Yüzyılı'nın yıldızı yükselirken, geçmişin kısır çekişmelerinin ve kötü hatıralarının izlerinin silinerek tarihin tozlu raflarındaki yerini alacağını söyleyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Bunun için ihtiyacımız olan tek şey; milletçe birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmaktır. Biz, her fırsatta bu hazine değerindeki ilkeyi ve temenniyi hatırlattıkça birileri kendi akıllarınca meseleyi dalgaya alıyor. Hatta bizi tek tip toplum hayali kurmakla suçlayan kalbi kara, zihni bulanık, gözü dışarıda mankurtlara bile rastlıyoruz. Halbuki tarih boyunca ve bugün güçlü toplumların, devletlerin, ülkelerin gerisindeki sır; ortak değerler, ortak idealler ve kurallar etrafındaki sımsıkı kenetlenmeleridir. Şimdi sizlere belki birilerinin kafalarına dank eder umuduyla 'fare çuvalı' teorisi adıyla bilinen bir hikayeyi hatırlatmak istiyorum; ülkenin birinde tarım mühendisi bir kişi ülkenin başkentine gitmek üzere trene biner. Yanındaki koltuğa da yaşlı bir çiftçi oturur. Yolculuk boyunca çiftçi ayakları arasındaki çuvalı her çeyrek saatte bir çevirip içindekileri karıştırır ve sonra tekrar yerine yerleştirir. Bu durum karşısında merakını yenemeyen mühendis, bir süre sonra çiftçiye yaptığı bu işin hikmetini sorar. Çiftçi, tarlalardan fare ve sıçan yakalayıp, bunları laboratuvar deneylerinde kullanılmak üzere başkentteki bir araştırma merkezine sattığını söyler. 'Çuvaldakiler de işte bu fare ve sıçanlardır.', 'Peki' der mühendis, 'Çuvalı niye sürekli sallıyorsun?' Bu soruya çiftçinin cevabı şöyle olur; 'Çuvaldaki fareleri ve sıçanları çeyrek saatten fazla sallayıp içindekileri birbirine karıştırmazsam hayvanlar rahatlayıp çuvalı kemirip delmeye başlarlar. Yaptığım bu işte farelerin ve sıçanların korkularını sürekli canlı tutup kendi aralarında gerginlik yaşamalarını sağlayarak dikkatlerini çuvala vermelerini engelliyor. Böylece onları satacağım yere kadar rahatça götürüyorum.' Bir çiftçinin pratik zekasının ürünü bu yöntem daha sonra bir teori haline getirilip, siyasete de uyarlanmıştır. Emperyalistler tarafından sömürülecek ülkeler ve toplumlar terör başlığı olmak üzere çeşitli yöntemlerle sürekli karıştırılıp birbirleriyle çatıştırılarak asıl amaçlarına odaklanmalarının önüne geçiliyor. Maalesef ülkemiz de uzunca bir süre bu teorinin adeta tepe tepe uygulandığı yerlerden biri olmuştur" diye konuştu.

'BUNDAN SONRA DA EMELLERİNE ULAŞAMAYACAKLAR'

Kimi zaman 'sağ-sol', kimi zaman 'Alevi-Sünni', kimi zaman 'ilerici-gerici', kimi zaman 'Kürt-Türk' denilerek toplum kesimlerinin birbirine düşman edildiğini aktaran Erdoğan, "Kazanan; siyasetiyle, diplomasisiyle, ekonomisiyle, güvenliğiyle emperyalistler, kaybeden ise topyekun milletimiz ve ülkemiz olmuştur. Hamdolsun biz bu devri bitirdik. Her ne kadar birileri eski Türkiye özlemi kisvesi altında ülkemizi yeniden emperyalistlerin güdümüne sokmak istiyor olsa da Allah'ın izniyle başaramayacaklar. Bunu faili meçhul cinayetler ve Cumhuriyet mitingleri gibi hezeyanlarla denediler; olmadı. Bunu Gezi olayları gibi provokasyonlarla denediler; olmadı. Bunu bölücü örgütü şehirlerimize ve insanlarımızın üstüne saldırtarak denediler; olmadı. Bunu FETÖ'nün hain elemanları vasıtasıyla giriştikleri emniyet, yargı ve askeri darbe girişimiyle denediler; olmadı. Bunu ülkemizi diplomatik yalnızlığa, ekonomik krize, siyasi kaosa sürüklemeye çalışarak denediler; olmadı. Küresel salgından bölgesel savaşlara, orman yangınlarından depreme kadar her hadiseyi bu doğrultuda fırsata çevirmeye kalktılar; yine olmadı. İnşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklar" dedi.

'BÖLGEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM HEPİMİZE İBRET OLMALI'

Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak; gelecek asrı 'Türkiye Yüzyılı' yapma hedeflerine kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Dünyayı biçimlendiren siyasi, ekonomik ve güvenlik paradigmalarının yeniden yapılandığı şu dönemde geçmişteki hataları tekrarlayıp önümüzdeki fırsatları kaçırmamakta kararlıyız. Bölgemizi kasıp kavuran yıkımların sınırlarımıza dayanmasını, bizi de yakmaya başlamasını beklemeyeceğiz. Biz diyoruz ki; gelin hep birlikte karşımızdaki tehditlerle yüzleşip, mücadele ederek gelecek nesillere büyük ve güçlü bir Türkiye mirası bırakalım. Aksi takdirde bir asır daha korkarak, birbirimizi tüketerek yaşayacağımız bir iklimin bizi esir alması kaçınılmazdır. Hiçbirimizin gönlünün böyle bir geleceğe razı olmayacağına inanıyorum. Tarihin tekerrür etmemesi için dünyanın ve bilhassa bölgemizin içinde bulunduğu durum hepimize ibret olmalıdır. Bunun için siyaset kurumu başta olmak üzere her birimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekle mükellefiz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-40-yillik-oyunlarini-bozacagiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-40-yillik-oyunlarini-bozacagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-40-yillik-oyunlarini-bozacagiz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/cumhurbaskani-erdogan-40-yillik-oyunlarini-bozacagiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/cumhurbaskani-erdogan-40-yillik-oyunlarini-bozacagiz/612201/</link>
			<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 10:14:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Tunç, 'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasına ilişkin süreci anlattı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ‘Yenidoğan Çetesi’ne ilişkin soruşturma sürecini anlatarak, “Suçlular bakımından yaklaşık 1 yıllık bir araştırma ve soruşturmanın neticesinde 26 Nisan 2024 tarihinde soruşturma kapsamında 47 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 4’ü doktor, 18’i hemşire, 112 personelleri de var içerisinde, hastane görevlileri de var. Toplamda 22'si tutuklandı. 11 doktor olmak üzere, 25 kişi hakkında da adli kontrol kararı verildi" dedi.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı'nın 8'inci Olağan Kongresi'ne katılmak için Karabük'e gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 100. Yıl Kültür Merkezi'ndeki kongre sonrası gündeme dair gazetecilere açıklama yaptı. Bakan Tunç, 'Yenidoğan Çetesi' ile ilgili, "2023 yılının 27 Mart tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) bir vatandaşımızın ihbarıyla başlayan bir süreç oldu. İstanbul'daki bazı hastanelerde, özel hastanelerde yenidoğan yoğun bakım üniteleriyle ilgili olarak bir şikayet meydana geldi. Özellikle yenidoğan bakım ünitelerinin işletilmesiyle ilgili maddi çıkar sağlandığını ve bebeklerin ölümüne neden olunduğuna ilişkin ihbarlar neticesinde bir soruşturma başlatıldı. Sağlık Bakanlığımız, konuyu İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne ilettikten sonra, il sağlık müdürlüğümüzle gecikmeksizin hem idari soruşturma başlattı hem de adli soruşturma olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Kolluk güçlerimiz, mali şube, birtakım araştırmalar yaptıktan sonra soruşturma derinleştirildi. Yani konunun hem maddi menfaat sağlama hem de bebeklerin ihmal suretiyle ölümüne neden olma suçlamasıyla soruşturma derinleştirildi. Bu süreç içerisinde tabii teknik takipler, dinleme, ceza mahkemesi kanunumuzun 135 ve 140 maddeleri çerçevesi içerisinde deliller toplandı. Bu deliller toplanırken savcılığımız sağlık müdürlüğü hep irtibatlı oldu" dedi.

SORUŞTURMA KAPSAMINDA 47 GÖZALTI

Soruşturmanın gizli yürütüldüğünü belirten Bakan Tunç, "Soruşturma gizli ama bebeklerle ilgili bir risk ortaya çıktığında da bu hemen ilgili sağlık müdürlüğüne bildirilerek onların korunması, onların hayata tutunmasıyla ilgili olarak da titiz davranıldı ve bu anlamda tespit edilen suç kayıtları ve tespit edilen suçlar bakımından, suçlular bakımından yaklaşık 1 yıllık bir araştırma ve soruşturmanın neticesinde 26 Nisan 2024 tarihinde soruşturma kapsamında 47 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 4’ü doktor, 18’i hemşire, 112 personelleri de var içerisinde, hastane görevlileri de var. Toplamda 22'si tutuklandı. 11 doktor olmak üzere, 25 kişi hakkında da adli kontrol kararı verildi. O günden bu yana iddianameyle ilgili hazırlıklar devam etti ve bu süreç içerisinde iddianame hazırlığı tamamlandıktan sonra da iddianame Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir soruşturma, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame sunulmuş durumda" diye konuştu.

SAVCIYA TEHDİTE SORUŞTURMA

Olayla ilgili iddianamenin hazırlanmasının ardından, soruşturmayı yürüten savcıya yönelik tehdit olayından da bahseden Adalet Bakan Tunç, "Tabi soruşturmayı yürüten bir savcıyla ilgili olarak kamuoyuna yansıyan bir tehdit durumu oldu. Onunla ilgili de ayrıca soruşturma açıldı. Hiç kimse yargı mensuplarımızı bu şekilde tehdit edemez ve korkutamaz. Yargı mensuplarımız, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı çerçevesi içerisinde görevlerini yaparlar. Görevlerini ifade ederken hiçbir kimseden çekinmezler. Bu kapsamda da özellikle yargı görevini etkilemeye yönelik ve soruşturmayı yürüten savcıyı tehdide yönelik kişiler hakkında da bir soruşturma açıldı. O soruşturma da bir yandan devam ediyor. Şu anda mahkeme iddianameyi değerlendirme aşamasında, değerlendirdikten sonra iddianamedeki iddialar, kişiler, yargılanan, yargılanması istenilen kişiler kamuoyu tarafından görülmüş olacak. Ama şu anda bekleyeceğiz. İddiaların neler olduğu suç kayıtlarının neler olduğu ve delillerin neler olduğunu elbette ki mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra görebileceğiz" dedi.

'KARARLILIĞIMIZDAN KESİNLİKLE ZERRE TAVİZ VERMEYİZ'

Bakan Tunç, sorumluların hesap vermesi konusunda kararlı olduklarını ifade ederek şunları söyledi:

"Burada şunu ifade etmek istiyoruz. Özellikle ben bir baba olarak şunu ifade etmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman gerek kamu hastanelerinde gerek özel hastanelerde bebeklerin ölümüne müsaade etmez. Bu anlamdaki kararlılığımızı sürdürmeye devam ederiz. Başından beri bunu devam ettirdik ve bundan sonra da edeceğiz. Özellikle maddi menfaat uğruna unvanları ne olursa olsun. İster doktor olsun. Bunlar eğer bebeklere yönelik böyle bir ihmal suretiyle de olsa sadece maddi menfaat için bu tür çıkar sağlamaya yönelik bir durum söz konusuysa bunun hem idari soruşturmasını sonuna kadar yaparız. Hem de yargı o suçu işleyenlerle ilgili gerekli soruşturmayı yapar ve yargı önüne koyar. Dün de Sayın Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanımızla birlikte bizleri kabul etti ve orada da bu soruşturmanın titizlikle devam etmesini ve varsa sorumlular bu konuda bebeklerin ölümüne yol açan bir durum söz konusuysa gerek idari gerek adli ne gerekiyorsa yapılması konusundaki kesin kararlılığını da ifade etti. Bu kişilerin yargı huzurunda hesap vermelerini istedi. Bu anlamda da zaten süreç devam ediyor. Önümüzdeki günlerde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu konudaki iddianameyi değerlendirme hususunu hep beraber takip edeceğiz ve kabul edildikten sonra da gizlilik ortadan kalkacak ve kamuoyu bu iddialarla ilgili olarak suçlamaları ve suçlanan kişileri de görmüş olacak. Temennimiz bu sürecin hızlı bir şekilde sonuçlanması ve yargı sürecinde de varsa sorumluların hesap vermesi bu konudaki kararlılığımızdan kesinlikle zerre kadar taviz vermeyiz."

BAKAN TUNÇ: KILIÇDAROĞLU’NUN SÖYLEDİĞİ SÖZLER KABUL EDİLEMEZ

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri ilgili konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediği sözler bir kere kabul edilemez. Çok çirkin sözler, hakaret içeren, bir ana muhalefet genel başkanlığı yapmış bir kişiye yakışacak sözler değil, terbiye dışı sözler. Türk Ceza Kanunumuza göre hakaret, suçtur. İfadelere bakıldığı zaman zaten bu konuda avukatlar da gerekli suç duyurusunda bulunmuşlardır. Bu suç duyurusu neticesinde soruşturma izni konusu elbette ki bakanlığımıza gelecektir. Bunu değerlendireceğiz. Bu anlamda özellikle siyasetin temiz bir dille yapılması lazım. Yani bu noktada çirkin bir dille karalayıcı bir üslupla siyaset yapmanın, o siyaseti yapanlara da bir faydası yok. Yani kendi siyasi partisindeki durum nedeniyle belki gündemde kalmak için Sayın Cumhurbaşkanımıza yakışıksız, çirkin ve terbiye dışı sözlerle hakaretler ediyorsunuz. Bunu kendinizi gündemde tutmak için yapıyorsunuz ama bunlar suçtur. Kimsenin Türk Ceza Kanunu karşısında, kanunlar karşısında bir ayrıcalığı yok. O nedenle bu konuda zaten avukatlar gerekli başvuruyu yaptılar. Bunlar değerlendirilecek ve bu suç içerikleriyle ilgili olarak bağımsız yargı önünde elbette ki önceki dosyalar da var. Yani çok sayıda hakaret dosyası var. Dolayısıyla mahkemenin davetine icabet etmemek, ben Türk mahkemelerini takmıyorum demek de bir siyasetçiye yakışmaz. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan bu hakaretleri kabul etmemiz mümkün değil. O bu ülkeye 22 yıldan bu yana, dünya siyaset tarihine giren ve bizim demokratik siyasi hayatımızda görülmemiş bir başarıyı gösteren ve ömrünü milletine adayan bir liderdir. Dolayısıyla ona hakareti hukuk da kabul etmez, millet de kabul etmez. Ona o çirkin sözleri sarf edenler millet nezdinde kaybetmeye devam ederler" dedi.

YARGI PAKETİYLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması için hazırlanan yargı paketindeki 'Casusluk' bölümüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Tunç, “9’uncu yargı paketi, önceki yasama yılında henüz kanunlaşamayan ve bu yasama yılına intikal eden bir pakettir. Onunla ilgili şu anda Meclis Genel Kurulu'nun gündeminde komisyondan geçmişti. Bir de ayrıca 22 maddelik Anayasa Mahkememizin iptal kararları ve noterlik kanunuyla ilgili bir düzenleme var. 9’uncu pakette yer alan özellikle kamuoyunda yanlış anlaşılan, 'etki ajanlığı' olarak sunulan, Türkiye'de araştırma yapanların sanki cezalandırılacağına yönelik bir hüküm getirici olmuş gibi birtakım yanlış anlamalardan kaynaklanan bazısı da kasıtlı olarak özellikle aleyhte bir propagandaya dönüştürülen bir husus. Burada etki ajanlığı değil, Türkiye'de araştırma yapanların cezalandırılacağına ilişkin bir hüküm yok kanun teklifinde. Kanun teklifinde şu ifade ediliyor; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, askeri ve siyasal yararları aleyhine başka bir devlet ya da organizasyonun yararı lehine Türkiye'de suç işleyenlerin cezalandırılacağına ilişkin bir hüküm. Yani burada eğer siz Türkiye'de bir suç işlerken ve casusluk kastıyla işliyorsanız, o zaman hem casusluktan ceza alırsınız hem de işlediğiniz suçtan dolayı ceza alırsınız. Türkiye'de casusluk kastıyla kişisel verilerin ihlali ya da kişiyi tehdit, ya da kişiyi hürriyetinden alıkoyma gibi birtakım suçlar işlendiğini uygulama ve burada özellikle o kişilerin sadece işlediği suçtan değil ve hangi maksatla işlediği ortadayken, casusluk niyetiyle işlemişse casusluktan dolayı da ayrıca cezalandırılmasıyla ilgili bir hüküm. Yoksa Türkiye'de araştırma yapan herkes cezaya tabii tutulacak gibi bir şey söz konusu olamaz. Türkiye'de casusluk yapanlar, kişisel verileri ihlal edenler cezalandırılmasın mı diyeceğiz? Kim buna itiraz edebilir? Türkiye'de casusluk kastıyla kişiyi hürriyetinden alıkoyanlar, hem kişiyi hürriyetinden alıkoyma cezası alsınlar, hem de buna kimse itiraz edemez. Yani bunu belki kamuoyunda yanlış aktarıldığı için bu eleştiriler oluyor. Meclis’te de bu milletvekillerimiz tarafından tartışılacaktır ve tartışıldığında da zaten bu konunun neyi amaçladığı, suçla mücadelede neyi amaçladığı ortaya çıkacak ve mecliste de kabul göreceğine ben iktidarıyla muhalefetiyle inanıyorum" diye konuştu.

‘SUÇLARIN ARTMASI NEDENİYLE BAZI TEDBİRLER ALINMASI GEREKİYOR’

Bakan Tunç, yargıyla ilgili yeni reformların ilerleyen günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuyla paylaşılacağını ifade ederek, "Diğer yandan bizim özellikle yargı reformu strateji belgesiyle ilgili hazırlıklarımız artık tamamlanmak üzere. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacak ve orada da önümüzdeki 4 yılı planlayan bir yargı reformu. Bunun içerisinde özellikle ilk hedefler ilk 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık hedefler şeklinde 4 yıllık bir planı ortaya koyacağız. Bunu yaparken özellikle yargımızın bütün taraflarının görüşlerini aldık. İlk derece, istinaf, temyiz avukatlarımızın görüşlerini aldık. Bilim insanlarımızın, akademisyenlerimizin, hukuk fakültelerimizin görüşlerini aldık ve özellikle toplumda suç işlenmesini önleyecek, suçla mücadeleyi daha etkin hale getirecek, toplumun huzur ve güvenliğini bozmaya yönelik hem suçları önleyici hem de Ceza Mahkemesi Kanunu’nda hem Türk Ceza Kanunu’nda hem de İnfaz Kanunu’nda yapılması gereken değişiklikleri biz milletvekillerimizin takdirlerini arz edeceğiz. Bizim görevimiz, yürütmenin görevi kanun yapmak değil. Kanunu Meclis yapar ve bizler onlara teknik destek sağlarız ve bu anlamda taslaklarımızı da hazırladık. Özellikle Türkiye'de son günlerde konuşulan, cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik toplumda infial oluşturan konularla ilgili özellikle tutuklama sebepleri bakımından bazı değişiklikler yapma ihtiyacı var. Bilişim suçlarının artması ve bu yolla gerek yasa dışı bahis gerek dolandırıcılık gerek internet yoluyla işlenen suçların artması nedeniyle bazı tedbirler alınması gerekiyor. Özellikle toplum güvenliğini bozan, işte trafik güvenliğini ihlal eden. Ruhsatsız silahların yaygınlaşması ve bu anlamdaki cezalardaki caydırıcılık tutuklama sebepleri olarak katalog suçları bazı suçlarının ilave edilmesi gibi yine özellikle denetimli serbestlik uygulamaları nedeniyle ortaya çıkan 2 yılın altındaki suçlar bakımından suçluların cezaevinde olmaması eleştiriliyor. Dolayısıyla burada 2 yılın altındaki suçlar bakımından da hiç cezaevine girmeden bir suçlunun ceza alıp kurtulmasının doğru olmadığını zaten uzun zamandır söylüyoruz. Bu anlamdaki taslağımızda milletvekillerimizin takdirlerini arz ettik ve inşallah kapsamlı bir düzenleme olacak. Burada özellikle sosyal medya yoluyla geçmişte işlenen 4 yıl, 5 yıl önceki bir suç kaydının, bir görüntünün yeniden sanki bugün gerçekleşmiş gibi gündeme sokulduğunu ve bu anlamda bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışıldığını da görüyoruz. Türkiye'nin sokaklarının güvenli, güvensiz olmadığına yönelik bir algı çabası içerisinde olanlar olduğunu da görüyoruz. Tüm bu sosyal medyadaki dezenformasyonla da mücadele etmemiz lazım ve bu dezenformasyona da izin vermeden milletimizin huzur ve güvenliğini sağlayacak tedbirleri gerek yasal gerek idari olarak almanın gayreti içerisindeyiz. Bu anlamda kolluk görevlilerimiz, yargı teşkilatımız, soruşturma makamlarımız yoğun bir iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürüyorlar" dedi.

'NARİN’İN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ İDDİANAME BU HAFTA İÇERİSİNDE MAHKEMEYE SUNULACAKTIR’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Narin Güran soruşturmasına da değinerek, “Narin evladımızla ilgili artık tabii araştırmaların, çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade etmiştik. İddianame yazım sürecinde. Bu hafta içerisinde iddianame mahkemeye sunulur ve bu kapsamda çok detaylı bir araştırma yapıldı. HTS kayıtlarından daraltılmış bazı çakışmalarına varıncaya kadar adli tıp raporlarından ve ifadesi alınan kişilerin ifadelerindeki ortaya koydukları hususlara, kamera görüntülerine varıncaya kadar kapsamlı bir delil toplama çalışması yapıldı. Tabii Narin evladımızın hunharca katledilmesi hepimizi derinden sarsmıştı. Temennimiz bu tür olaylarla bir daha karşılaşmayalım. Bütün temennimiz bu ama onun cansız bedenine ulaşıldıktan sonra da adli soruşturma detaylı titiz bir şekilde yürütüldü ve iddianamede tahminimize göre bu hafta içerisinde mahkemeye Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulacaktır. Narini katledenler, Narine kıyanlar, yargı önünde hesap vereceklerdir" diye konuştu.

BAKAN TUNÇ, KATILIMCILARA HİTAP ETTİ

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük'te AK Parti Merkez İlçe 8'inci Olağan Kongresi'nde katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını ifade ederek şunları söyledi:

"7 Ekim’den bu yana Türkiye olarak orada akan kanın durdurulması için Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız Türkiye olarak büyük bir mücadele verdik. İnsani yardımlarımızı kesmedik, Uluslararası platformlarda hep Filistin’in sesi olmaya çalıştık. Birleşmiş Milletler köprüsü dahil olmak üzere her platformda bölge ve dünya liderleriyle Cumhurbaşkanımız oradaki akan kanın durması konusunda hep mücadelesini sürdürdü. Dün Dolmabahçe’de Almanya Başbakanıyla da bu konuları görüştü. 'Avrupa olarak siz nasıl soykırıma evet diyebilirsiniz. Birleşmiş Milletler soykırım sözleşmesinin bütün maddeleri bütün unsurları İsrail tarafından ihlal edildi. Uluslararası Adalet Divanı karar verdi. ‘Burada soykırım var’ dedi. Tedbir kararları verdi, 'Ateşkes olması lazım', 'İnsani yardımların engellenmemesi gerekir' dedi. Mahkemenin kararını uygulayan yok. Kim uygulayacak? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi uygulayacak. Uyguluyor mu? Hayır. Birleşmiş Milletler’in yapısı bu kararları uygulamaya elverişli değil. Çünkü öyle bir kurgu yapılmış ki orada 1 oyla veto edildiğinde karar çıkmıyor. 1 oy Amerika Birleşik Devletleri 'hayır' dediğinde, konseyin aldığı karar geçersiz. Böyle bir adalet olabilir mi? Böyle bir dünya düzeninde huzur olabilir mi? İşte Sayın Cumhurbaşkanımız 'BM'nin yapısı, uluslararası kuruluşlar dünyanın sorunlarına insanlığın sorunlarına cevap veremiyor', 'Dünya beşten büyüktür', 'Daha adil bir dünya mümkündür' derken buna işaret ediyor."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-tunc-yenidogan-cetesi-sorusturmasina-iliskin-sureci-anlatti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-tunc-yenidogan-cetesi-sorusturmasina-iliskin-sureci-anlatti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-tunc-yenidogan-cetesi-sorusturmasina-iliskin-sureci-anlatti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-tunc-yenidogan-cetesi-sorusturmasina-iliskin-sureci-anlatti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-tunc-yenidogan-cetesi-sorusturmasina-iliskin-sureci-anlatti/612140/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 10:18:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Saadet Partisi: Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu üyesi, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Recai Kutan, Ankara'da yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları nedeniyle yaklaşık bir hafta önce hastaneye kaldırıldı. Recai Kutan, hastanede bugün hayatını kaybetti. Saadet Partisi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Saadet Partisi kurucu genel başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı muhterem büyüğümüz Recai Kutan hakkın rahmetine kavuşmuştur. Milletimizin ve camiamızın başı sağ olsun" denildi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise taziye mesajında, "Kurucu Genel Başkanımız, Yüksek İstişare Kurulu üyemiz, ESAM Genel Başkanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı, Necmettin Erbakan Hocamızın yol ve dava arkadaşı değerli büyüğümüz M. Recai Kutan'ın vefatını derin bir teessürle öğrendim. Aziz milletimizin ve camiamızın başı sağ olsun. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saadet-partisi-recai-kutan-hakkin-rahmetine-kavusmustur.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saadet-partisi-recai-kutan-hakkin-rahmetine-kavusmustur.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saadet-partisi-recai-kutan-hakkin-rahmetine-kavusmustur_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saadet-partisi-recai-kutan-hakkin-rahmetine-kavusmustur.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/saadet-partisi-recai-kutan-hakkin-rahmetine-kavusmustur/612085/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 12:13:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Uraloğlu: 12 yeni iç hat seferleri başlayacak</title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Atatürk Havalimanı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Akademisi'nde Havacılık firmaları temsilcileri ile toplantı gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, toplantı sonrası yaptığı basın açıklamasında, "Daha önce başlattığımız çalışmalar neticesinde önümüzdeki kış döneminde Ekim sonu itibariyle SunExpress Havayolları tarafından 12 yeni iç hat seferlerinin başlayacağı müjdesini buradan paylaşmak istiyorum" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Atatürk Havalimanı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Akademisi'nde, THY, AJet, Pegasus ve SunExpress Havayollarının yöneticileri ile toplantı gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.

'BİLET İNDİRİMLERİ İŞLETMELERİN KENDİ İNİSİYATİFLERİNDEDİR'

Bilet fiyatlarına değinen Bakan Uraloğlu, "Bildiğiniz üzere, hava yolu işletmeleri serbest piyasa şartlarında faaliyet gösteren ticari kuruluşlardır. Bu nedenle, normal şartlarda bir hatta uçuş başlatmak, sefer sayılarını artırmak, bilet indirimleri ya da kampanyaları yapma konuları işletmelerin kendi inisiyatiflerindedir. Ancak, Bakanlık olarak bugün yaptığımız gibi hava yolu işletmeleri ile düzenli istişareler gerçekleştirerek yurt içinde talebin yoğun olduğu bölgelere yönelik değerlendirmelerimizi iletiyor ve gerekli planlamaların yapılmasını beraberce sağlıyoruz. Özellikle yaz dönemlerinde sefer sayıları ve yoğunluk nedeniyle vatandaşlarımızdan uçuş sayılarının arttırılmasına yönelik taleplerle sik sik karşılaşmakta ve bu talepleri almaktayız" şeklinde konuştu.

'HAVAYOLU İŞLETMELERİNİN FİLOLARINDA TOPLAM 670 YOLCU BULUNUYOR'

Bakan Uraloğlu, "Ülkemizde ruhsatlandırılmış 14 Havayolu işletmesi faaliyet gösteriyor ve bunlardan 4 tanesi iç hat yolcu seferleri gerçekleştiriyor. Ülkemizdeki havayolu işletmelerinin filolarında toplam 670 yolcu uçağıyla 139.103 yolcu kapasitesi bulunuyor. Bugün uçak başına ortalama 200 yolcu taşıyoruz. Elbette bugünlere kolay gelmedik. 20 mayıs 1933’te, milli savunma bakanlığına bağlı hava yolları devlet işletmesi idaresinin hizmete başlaması kararıyla birlikte 4 uçaklı ilk filomuz Türk Hava Postaları adı altında faaliyete başladı. ilk uçuşunu 1933’te yaparak kanatlarını çırpmaya başlayan Türk Hava Postaları, bugün Türk Hava Yolları adıyla neredeyse tüm dünyayı kanatları altına almış bulunuyor. ilk ticari havalimanını sorarsanız, Ankara’da bugün Güvercinlik olarak bilinen alanı söyleyebilirim. Terminal olarak ise birkaç çadır dışında bir şey yoktu diyebiliriz. Ama bugün son olarak 10 Ağustos’ta hizmete açtığımız Çukurova Uluslararası Havalimanıyla 58 havalimanı ülkemizde hala hizmette. 2018 yılında hizmete açtığımız İstanbul Havalimanımız Avrupa’nın en yoğun havalimanı olarak yıllardır sahip olduğu birinciliği sürdürmeye devam ediyor." dedi.

'2023 YILINDA TÜRKİYE SEMALARINDAN YAKLAŞIK HER 15 SANİYEDE BİR UÇAK GEÇTİ'

Havacılık sektöründeki büyümeyle ilgili konuşan Bakan Uraloğlu, "2002 yılına geldiğimizde iç hatlarda yaklaşık 8 milyon 730 bin yolcu seyahat ediyorken dış hatlarda bu sayının 25 milyonun üstüne çıktığını gururla görüyoruz. Yani, 2002 yılında iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34 milyon yolcumuz bulunuyor diyebiliriz. Hava yolu yolcu sayımızın 2002 yılından itibaren de kovid-19 salgının etkilerini yaşadığımız 2020 yılına kadar havacılık sektörümüzün gelişmesine paralel olarak düzenli olarak arttığını görüyoruz. Tabi doğal olarak salgın etkisiyle bu yıllarda bir düşüş söz konusu. Ancak cumhuriyetimizin yüzüncü yılı olan 2023 yılında 214 milyonun üstünde yolcu taşıyarak tüm zamanların rekorunu kırmış bulunuyoruz. Yine, Türk Hava Sahasında 2023 yılında gerçekleşen transit üst geçişler dahil uçuş sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 14,9 artış göstererek 2 milyon 167 bin 19'a yükseldi. Böylece 2023 yılında Türkiye semalarından yaklaşık her 15 saniyede bir uçak geçti. Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla dile getirdiği “nereden nereye" fadesinin en çarpıcı örneklerinden birinin de havayolu sektörümüzdeki gelişime paralel olarak artan yolcu sayılarımız olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

'THY, ŞİLİ'YE İLK KEZ SEFER GERÇEKLEŞTİRECEK'

Dış hatlarda yeni seferlerin başlayacağını duyuran Bakan Uraloğlu, "Uzun süredir yaptığımız görüşmeler sonucunda Şili'nin başkenti Santiago'ya 18 aralık 2024 tarihi itibarıyla THY ile İstanbul-Sao Paolo (Brezilya)- Santiago hattında haftalık 4 frekans olarak seferlere başlıyoruz. Böylelikle, THY Şili’ye ilk kez sefer gerçekleştirmiş olacak. Öte yandan, THY 4 aralık 2024 tarihi itibarıyla da İstanbul-Kuala Lumpur-Sydney hattında seferlere başlayacak. Bu yıl başlanan Melbourne seferlerinin ardından Sydney’de Avustralya kıtasında açacağımız ikinci yeni nokta olacak. Böylece bu senenin sonunda dış hatlardaki uçuş nokta sayımızı 349’a çıkarmış olacağız. dedi.

'12 YENİ İÇ HAT SEFERLERİ BAŞLAYACAK'

İç hatlarda da yeni seferlerin başlayacağını duyuran Bakan Uraloğlu, "Toplantımızda yaptığımız değerlendirme sonucunda daha önce başlattığımız çalışmalar neticesinde önümüzdeki kış döneminde ekim sonu itibarıyla Sunexpress havayolları tarafından 12 yeni iç hat seferlerinin başlayacağı müjdesini buradan paylaşmak istiyorum.

Rize /Artvin- Antalya, Antalya - Bursa, Antalya - Erzurum, Antalya - Şanlıurfa, İzmir - Elazığ, İzmir - Nevşehir, İzmir - Sivas, İzmir - Şanlıurfa, Çukurova - Bursa, Çukurova - Samsun, Çukurova - Trabzon ve Çukurova - Van seferlerini başlatıyoruz" diye konuştu.

'HER KESİMİN HAVA YOLUNU KULLANABİLMESİ İÇİN TAVAN FİYAT UYGULUYORUZ'

Son olarak biletlere getirilen tavan fiyatla ilgili konuşan Bakan Uraloğlu, "Bildiğiniz üzere 2012 yılından bu yana vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve her kesimin hava yolunu kullanabilmesi amacıyla tavan fiyat uyguluyoruz. Ağustos ayından bu yana; Bir uçuştaki biletlerin %80’i için 2500 TL, bu biletlerin satılması durumunda kalan %20’lik kısım için ise 4000 TL olarak tavan fiyat uygulamasına devam ediyoruz. Toplantımızda işletmelerimize tavan fiyat uygulamasına sıkı bir şekilde riayet etmeleri konusunda bir kez daha da hatırlattık. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar bu uygulamanın denetimini de sıkı bir şekilde yapıyoruz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-uraloglu-12-yeni-ic-hat-seferleri-baslayacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-uraloglu-12-yeni-ic-hat-seferleri-baslayacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-uraloglu-12-yeni-ic-hat-seferleri-baslayacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/bakan-uraloglu-12-yeni-ic-hat-seferleri-baslayacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakan-uraloglu-12-yeni-ic-hat-seferleri-baslayacak/612074/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 16:19:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MSB: Bölgesel savaş riskine karşı tedbirler alındı</title>
			<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin bölgesel savaşa dönüşme riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Türkiye'nin bekasına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye muktedir olduğunu açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bakanlıkta basın toplantısı düzenledi. Aktürk, terörle mücadele operasyonlarına ilişkin, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; 'Kaynağında, sürekli ve kapsamlı' olarak Irak ve Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son 1 haftada 58 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak 2024'ten bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 107 (Irak 1087/Suriye 1020) olmuştur. Bu vesileyle dün Ağrı'da meydana gelen araç kazası sonucu şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Burak Geniş'e bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz" dedi.

Yasa dışı göçle mücadele çalışmalarına değinen Aktürk, "Son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 463 şahıs yakalanmıştır. 930 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 12'si terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 339'a yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 79 bin 635 olmuştur" ifadelerini kullandı.

'TSK, TEHDİTLERİ BERTARAF ETMEYE MUKTEDİRDİR'

Tuğamiral Aktürk'ün sunumu sonrası MSB kaynakları, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynaklarınca, İsrail'in Lübnan'a kara saldırısı ve İran'ın İsrail'i füzelerle vurması üzerine oluşan gerginliğin, Orta Doğu'da bölgesel savaşa dönme ihtimali ile ilgili, Türkiye'nin savunma ve güvenliğine yönelik bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi. Gelişmelerin, çok boyutlu güvenlik stratejisi ile değerlendirildiği, alınması gereken tedbirlerin alındığı vurgulandı. İsrail'in insanlık dışı ve uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarının uluslararası güvenliği, küresel ve bölgesel istikrarı tehdit etmeyi sürdürdüğü belirtildi. Gelinen durumun, İsrail saldırılarının Gazze ile sınırlı kalmayacağı, bölge geneline yayılacağı yönündeki endişelerin ne kadar haklı olduğunu gösterdiği aktarıldı. TSK'nın, Türkiye'nin bekasına yönelen veya yönelebilecek her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye muktedir olduğu aktarıldı.

'LÜBNAN'DAN TAHLİYE PLANLAMALARI TAMAMLANDI'

Daha önce birçok tahliye harekatını başarıyla icra eden TSK’nın, öncelikle Türk vatandaşları olmak üzere yabancı ülke vatandaşlarının da Lübnan'dan güvenli bir şekilde tahliyesine yönelik, planlama ve hazırlıklarını tamamladığı bildirildi. Halihazırda Lübnan'da yaşanan gelişmelerin, Dışişleri Bakanlığı ile koordineli olarak yakından takip edildiği, tahliyenin başlaması durumunda gerekli bilgilendirmelerin yapılacağı açıklandı.

'YUNANİSTAN'IN TUTUMUNDAN DOLAYI TATBİKATA KATILIM SAĞLANMAMIŞTIR'

30 Eylül-11 Ekim 2024 tarihleri arasında, Yunanistan'da 13 NATO üyesi ülkenin katılımıyla Ramstein Flag-2024 Tatbikatı'nın düzenlendiği belirtilerek, Yunanistan'ın hazırladığı tatbikat planlama dokümanında FIR (Uçuş Malumat Bölgesi) hattını kendi hükümranlık alanı şeklinde gösterip uçuş planı talep etmesi üzerine, MSB tarafından gerekli girişimlerde bulunulduğu aktarıldı. NATO makamlarınca olumlu yaklaşım sergilenmesine rağmen, ev sahibi Yunanistan'ın tutumunda ısrar etmesi nedeniyle tatbikata katılım sağlanmadığı aktarıldı.

Bakanlık kaynaklarınca, tasarruf tedbirleri kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından icra edilecek yurt içi hava gösterilerinin iptal edildiği kaydedildi. Bu yıl Adana'da yapılan havacılık ve uzay festivali TEKNOFEST'te hava gösterileri yapılması konusunda gençlerden gelen yoğun istek ve festivalin Akdeniz Bölgesi'nde ilk defa yapılması nedeniyle, Adana'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda yapılması planlanan hava gösterilerinin TEKNOFEST'te yapıldığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için ise İzmir'de hava gösterisi planlandığı bildirildi.

F-16 VE EUROFIGHTER TEDARİKİNDE SON DURUM

F-16 ve Eurofighter uçaklarının tedarikinde son duruma ilişkin, F-16'larla ilgili Türkiye ve ABD arasındaki teknik görüşmelerin planlandığı şekilde devam ettiği belirtildi. Eurofighter Typhoon uçağının tedarikine yönelik teknik seviyedeki çalışmalara devam edildiği, bu konuda da olumlu gelişmeler beklendiği açıklandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/msb-bolgesel-savas-riskine-karsi-tedbirler-alindi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/msb-bolgesel-savas-riskine-karsi-tedbirler-alindi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/msb-bolgesel-savas-riskine-karsi-tedbirler-alindi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/msb-bolgesel-savas-riskine-karsi-tedbirler-alindi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/msb-bolgesel-savas-riskine-karsi-tedbirler-alindi/612073/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Oct 2024 16:17:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeni yasama yılı başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 2 aylık aranın ardından yarın (1 Ekim) yasama çalışmalarına başlayacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TBMM'nin 3'üncü Yasama Yılı açılış programı kapsamında; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki milletvekillerinin katılımıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı'ndaki tören düzenlenecek. Ardından saat 15.00'te Numan Kurtulmuş başkanlığında TBMM Genel Kurulu toplanacak. Kurtulmuş, birleşimi açacak ve sunuş konuşması gerçekleştirecek. Genel Kuruldaki birleşim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hitabıyla devam edecek. Birleşimin kapanmasının ardından Kurtulmuş'un ev sahipliğinde resepsiyon düzenlenecek.

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU TEKLİFİ GÖRÜŞÜLECEK

TBMM Genel Kurulu, yeni yasama yılının ilk mesaisini 2 Ekim Çarşamba günü yapacak. Meclis Genel Kurulu'nda ilk olarak Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri yapılacak. Geçtiğimiz yasama yılında ilk bölümü tamamlanan yasa teklifinin, ikinci bölümü üzerinde görüşmeler gerçekleştirilecek. Diğer taraftan Genel Kurul, komisyon görüşmeleri tamamlanan tüketicilerin korunmasına yönelik kanun teklifi ile 9'uncu Yargı Paketi üzerinde görüşmelere başlayacak.

MERKEZ BANKASI BAŞKANI SUNUM YAPACAK

Yeni yasama yılında; Orta Vadeli Program (OVP) ile 2025 yılı bütçesinin gündeme gelmesi beklenirken Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın 3 Ekim'de, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerine sunum yapması bekleniyor. Karahan, sunumu ardından milletvekillerinin ekonomi üzerindeki görüşlerini dinleyecek ve sorularını yanıtlayacak.

Genel Kurul ve komisyon çalışmalarının yanı sıra, salı ve çarşamba günleri Meclis'te grubu bulanan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak. Partilerin grup başkan vekilleri gündemdeki konulara ilişkin basın toplantıları düzenleyecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/yeni-yasama-yili-basliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/yeni-yasama-yili-basliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/yeni-yasama-yili-basliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/yeni-yasama-yili-basliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yeni-yasama-yili-basliyor/612050/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Sep 2024 12:35:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Türkiye’nin önünde her biri altın kıymetinde seçimsiz 3,5 yıl var''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Yatırım Danışma Konseyi’ninin 10. Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz iktidar ve ittifak olarak tüm planlarımızı 2028’e göre yapıyoruz. Muhalefetin kendi iç çekişmelerini perdeleme amacıyla gündeme getirdiği seçim tartışmalarını, havanda su dövmek olarak görüyoruz. Türkiye’nin önünde her biri altın kıymetinde seçimsiz 3,5 yıl vardır. Ekonomide, savunmada, diplomaside, demokraside ve diğer alanlardaki hedeflerimize ancak bu 3,5 yılın hakkını vererek ulaşabiliriz" dedi.

Yatırım Danışma Konseyi, 8 yıl aradan sonra bugün İstanbul’da, Dolmabahçe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ile bazı özel sektör çatı kuruluşları başkanları ve toplam büyüklükleri yaklaşık 3.5 trilyon doları bulan özel sektör şirketlerinden temsilciler de yer aldı. Toplantıya 13 ülkeden enerji, otomotiv, teknoloji, varlık yönetimi, finansal hizmetler, ulaşım, ve telekomünikasyon sektörlerinden dünya devi şirketler de katıldı.

‘ÜLKEMİZ YATIRIMLARIN YÖNELDİĞİ ÖNCÜ DESTİNASYONLARDAN BİRİ HALİNE GELDİ’

Küresel şirketlerin katıldığı toplantıda açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yatırım Danışma Konseyi’ni uluslararası iş dünyasının görüş ve önerilerini almak amacıyla 2004 yılında oluşturduk. Konseyde iletilen birçok teklif ve tavsiyeyi ülkemizin yatırım ortamını iyileştirirken daima göz önünde bulundurduk. Doğrudan yabancı yatırımlar kanunundan sermaye piyasaları düzenlemelerine, bankacılık ve finans sisteminin etkinleştirilmesinden yatırım teşviklerine, fikri mülkiyetten gümrük ve rekabet düzenlemelerine uzanan geniş bir yelpazede devrim niteliğinde adımlar attık. Tüm bunlar sayesinde ülkemiz bugün, uluslararası doğrudan yatırımların yöneldiği öncü destinasyonlardan biri haline geldi" dedi.

"BUGÜN 256 MİLYAR DOLARA ULAŞAN İHRACATIMIZA PAYIMIZI YÜZDE 1’İN ÜZERİNE ÇIKARDIK"

256 milyar dolar ihracata ulaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yakın dönemde yaşanan birçok gelişme Türkiye’nin küresel ekonomideki rolünü daha da öne çıkarmıştır. Mesela bu yılbaşında Süveyş Kanalı’nda yaşanan kriz, dünya ticaretinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, Süveyş kanalındaki tıkanma döneminde alternatif ulaşım rotaları sunarak, küresel ticarette ne kadar güvenilir bir partner olduğunu ispatlamıştır. Ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki konumu her geçen yıl daha da güçleniyor. 2002 yılında 36 milyar dolar ihracatla dünya ticaretinden binde 5 oranında pay alırken, bugün 256 milyar dolara ulaşan ihracatımıza payımızı yüzde 1’in üzerine çıkardık. Bakınız burada sadece bir hacim artışından bahsetmiyoruz. İhraç ettiğimiz ürünlerin teknoloji kompozisyonu da genişlettik. Artık ürün sepetimizin yarıya yakını yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. Son 21 yılda, yılda ortalama yüzde 5,4’lük büyüme kaydederek satın alma gücü paritesine göre 11’inci sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı.

"BUGÜN İSE 83 BİNDEN FAZLA ÇOK ULUSLU ŞİRKETE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ"

20 yılda toplamda 268 milyar dolarlık doğrudan yatırım çekildiğini ifade eden Erdoğan, "Ulaştırma, enerji, eğitim, sağlık ve dijitalleşme alanlarında yaptığımız dev yatırımlarla ülkemizin altyapı eksikliklerini tamamladık. Uluslararası doğrudan yatırımlar da bu süreçte bizlere ciddi katkı sundu. 2003’ten önceki 30 yılda, sadece 15 milyar dolar yatırım alan Türkiye, son 20 yılda toplamda 268 milyar dolarlık doğrudan yatırım çekti. 2002 yılında ülkemizde yalnızca 5 bin 600 uluslararası sermayeli şirket faaliyet gösteriyordu. Bugün ise 83 binden fazla çok uluslu şirkete ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye, artık bu şirketlerin üretim faaliyetlerinin araştırma geliştirme merkezleri, tasarım ekipleri, satın alma ofisleri, lojistik üsleri ve bölgesel yönetim merkezleri ile desteklendiği bir ekonomik merkeze dönüştü. Tabi burada karşılıklı bir kazan- kazan durumu söz konusu. Son 15 yılda Türkiye’de gerçekleştirilen ihracatın yaklaşık yüzde 31’ini uluslararası sermayeli şirketler yaptı. Özel sektör istihdamında uluslararası yatırımcıların payı yüzde 8,8’e çıktı. Türkiye’nin imalat sanayi yatırımlarındaki liderliği de dikkat çekicidir. Ülkemiz yeni dönemde de uluslararası yatırımların tercih ettiği büyüyüp geliştiği lider ekonomilerden biri olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

'İHRACATIN YILLIK ORTALAMA YÜZDE 7 ORANINDA ARTIRILMASI DA PROGRAMIN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARI ARASINDADIR'

Orta Vadeli Program’dan söz eden Erdoğan, "12. Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program ve Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi gibi belgelerle ekonomideki yol haritamızı belirledik. Orta vadeli programın temel hedeflerinden biri yıllık ortalama yüzde 5’in üzerinde ekonomik büyümedir. Enflasyonun tek haneli rakamları düşürülmesi, cari açığın azaltılması ve ihracatın yıllık ortalama yüzde 7 oranında artırılması da programın öne çıkan başlıkları arasındadır. Dijital dönüşüm, yeşil ekonomi ve enerji verimliliği konularına özellikle ağırlık veriyor, bu alanlardaki yatırımları hızlandırmayı planlıyoruz. 6 Şubat depremlerinin maliyemize getirdiği 104 milyar dolarlık ilave yüke rağmen, program döneminde mali disiplinden taviz vermiyoruz. Son dönemde açıklanan büyüme, istihdam, dış ticaret ve enflasyon verileri programın çalıştığını ortaya koyuyor. Cari açığımızın düştüğü, rezervlerin arttığı, risk göstergelerinin iyileştiği, enflasyonun kontrol altına alındığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Mikroekonomide elde ettiğimiz bu olumlu gidişatı, yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmalarıyla destekliyoruz. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu 2024 Yılı Eylem Planı’nda birçok çalışmayı hâlihazırda tamamladık. Kişisel verilerin korunması, yenilenebilir enerji, girişim sermayesi, yatırım taahhütlü avans kredisi gibi önemli konularda ilerlemeler kaydedildi. Yatırımcılarımız için önem arz eden birçok konudaki çalışmalarımız da tüm hızıyla devam ediyor. İklim yasası, girişimcilik, ekosistemi, araştırma geliştirme faaliyetleri, dijitalleşme ve yatırım teşvikleri gibi konulara odaklanan bu çalışmaları da yıl bitmeden tamamlayıp yatırımcıların önünü daha da açmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

'ÜLKEMİZİN KÜRESEL SERMAYE PASTASINDAN ALDIĞI PAYI 2028 YILI İTİBARİ İLE YÜZDE 1.5’A ÇIKARACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Yasası’nın 1 Ekim’de yürürlüğe gireceğini belirterek, "Bir diğer önemli belgemiz uluslararası doğrudan yatırım stratejimizdir. 29 Temmuz’da kamuoyuyla paylaştığımız bu stratejiyi; nitelikli yatırımları, ülkemizde kazandıracak bir yol haritası olarak tasarladık. Strateji ile yüksek katma değerli sürdürülebilir dijital dönüşümü destekleyen, yüksek teknolojiye dayalı ve kaliteli istihdam sağlayan yatırımları ülkemize daha fazla çekmek istiyoruz. Böylece ülkemizin küresel sermaye pastasından aldığı payı 2028 yılı itibari ile yüzde 1.5’a çıkaracağız. 1 Ekim itibari ile yeni yasama yılımız başlayacak. Meclisimizin açılmasıyla birlikte iklim kanunu gündeme gelecek. Kanunla sanayimizde yeşil dönüşüm sürecini hızlandıracağız. Emisyon ticaret sistemi kurulmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Karbon ayak izini azaltıcı her türlü yeniliği teşvik ederek sanayimizin dönüşümünü destekleyecek ve rekabet gücümüzü arttıracağız. Gerek yüksek teknoloji yatırım programımız, gerekse yatırım taahhütlü avans kredisi mekanizmamız sizlerin kullanımına açıktır. 30 milyar dolar bütçeyle desteklenen bu programla, 8 öncelikli alandaki 30’dan fazla yatırım başlığında çok önemli imkanlar sunacağız. Yarı iletkenlerden mobiliteye, yeşil enerjiden ileri imalata, haberleşme ve uzaydan değer zinciri yatırımlarına kadar, birçok sektör programdan yararlanacaktır" dedi.

‘TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE HER BİRİ ALTIN KIYMETİNDE SEÇİMSİZ 3,5 YIL VARDIR’

Muhalefetin erken seçim tartışmalarına değinen Erdoğan, "Biz iktidar ve ittifak olarak tüm planlarımızı 2028’e göre yapıyoruz. Milletin 14- 28 Mayıs seçimlerinde verdiği yetkiyi, sonuna kadar en güzel, en verimli şekilde kullanmanın çabasındayız. Muhalefetin kendi iç çekişmelerini perdeleme amacıyla gündeme getirdiği seçim tartışmalarını, havanda su dövmek olarak görüyoruz. Türkiye’nin önünde her biri altın kıymetinde seçimsiz 3,5 yıl vardır. Ekonomide, savunmada, diplomaside, demokraside ve diğer alanlardaki hedeflerimize ancak bu 3,5 yılın hakkını vererek ulaşabiliriz. Bunun dışındaki her gündem lafı güzaftır, sahtedir, sanaldır. Sadece ve sadece ülkenin enerjisini tüketmeye dönük fuzuli hamlelerdir. Sizin de gelecek planlarınızı buna göre yapmanızda fayda olduğuna inanıyorum. Türkiye, siyasi istikrarın, nitelikli insan kaynağının, küresel değer zincirlerindeki yükselen konumu, coğrafi avantajları ve güçlü ekonomik altyapısıyla; uluslararası doğrudan yatırımların merkezi olmaya devam edecektir. Bu süreçte şunu lütfen unutmayın; Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz 7 gün 24 saat sizlerin hizmetindedir" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/turkiye-nin-onunde-her-biri-altin-kiymetinde-secimsiz-3-5-yil-var.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/turkiye-nin-onunde-her-biri-altin-kiymetinde-secimsiz-3-5-yil-var.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/turkiye-nin-onunde-her-biri-altin-kiymetinde-secimsiz-3-5-yil-var_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/turkiye-nin-onunde-her-biri-altin-kiymetinde-secimsiz-3-5-yil-var.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-nin-onunde-her-biri-altin-kiymetinde-secimsiz-3-5-yil-var/612033/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Sep 2024 18:13:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Artık dur denilmelidir''</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "İsrail’in, Gazze ve Ramallah’ta uyguladığı cinnet siyasetini Lübnan’a ve diğer bölge ülkelerine yayma girişimlerine artık 'dur' denilmelidir‘ dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘İsrail’in, 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü soykırım, işgal ve istila politikasının yeni hedefinde Lübnan ve Lübnan halkı vardır.

İsrail’in vahşi saldırıları sonucunda son bir hafta içerisinde aralarında çocukların da olduğu çok sayıda Lübnanlı katledilmiştir. Vicdan sahibi hiç kimse böyle bir katliamı kabul edemez, mazur ve meşru göremez.

İsrail hükûmeti, katliamlarına silah ve mühimmat desteği sağlayan güçler tarafından şımartıldıkça daha da pervasızlaşmakta; tüm insanlığa, insani değerlere ve uluslararası hukuka meydan okumaktadır. İsrail’in, Gazze ve Ramallah’ta uyguladığı cinnet siyasetini Lübnan’a ve diğer bölge ülkelerine yayma girişimlerine artık “dur” denilmelidir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere görevi küresel barış, istikrar ve güvenliği temin olan tüm yapıları, tüm insan hakları kuruluşlarını süratle harekete geçmeye çağırıyoruz. İslam dünyasının bu saldırılar karşısında daha kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye olarak bu zor günlerinde Lübnan halkının ve hükûmetinin yanında olmayı sürdüreceğiz.

İsrail’in, Lübnan’a yönelik insanlık dışı saldırılarını bir kez daha lanetliyor; saldırılarda hayatını kaybeden tüm Lübnanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. ‘ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/cumhurbaskani-erdogan-artik-dur-denilmelidir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/cumhurbaskani-erdogan-artik-dur-denilmelidir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/cumhurbaskani-erdogan-artik-dur-denilmelidir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/cumhurbaskani-erdogan-artik-dur-denilmelidir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/cumhurbaskani-erdogan-artik-dur-denilmelidir/612031/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Sep 2024 17:57:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bazı fakülte, yüksekokul ve enstitüler kapatıldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeye göre, dört üniversitede bazı fakülte, yüksekokul ve enstitüler kapatılırken, bu birimlerin yerine yeni yapılar kuruldu. Kapatılan birimler arasında Boğaziçi Üniversitesi'nin Aydın Doğan İletişim Enstitüsü de yer aldı.

Kapatılan ve Yeniden Yapılandırılan Eğitim Birimleri

Resmi Gazete'de yayımlanan karar doğrultusunda, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde Patnos Sultan Alparslan Doğa Bilimleri ve Mühendislik Fakültesi kapatıldı. Bu birimin yerine, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi kuruldu.

Boğaziçi Üniversitesi'nde ise Aydın Doğan İletişim Enstitüsü'nün kapatılmasına karar verildi. Bunun yanı sıra, Gümüşhane Üniversitesi'nde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Çankaya Üniversitesi'nde ise Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sosyal Bilimler Enstitüsü kapatıldı.

Yeni Eğitim Yapıları

Yeniden yapılandırma kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi'nde Film ve Medya Çalışmaları Enstitüsü kurulacak. Gümüşhane Üniversitesi'nde Spor Bilimleri Fakültesi ve Çankaya Üniversitesi'nde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak. Ayrıca, Uşak Üniversitesi'nde Rektörlüğe bağlı İslami İlimler Fakültesi'nin adı İlahiyat Fakültesi olarak değiştirildi.

Bu düzenlemeler, üniversitelerin eğitim yapısını modernize etmeyi ve akademik alanlarda yenilikler getirmeyi hedefliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/bazi-fakulte-yuksekokul-ve-enstituler-kapatildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/bazi-fakulte-yuksekokul-ve-enstituler-kapatildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/bazi-fakulte-yuksekokul-ve-enstituler-kapatildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/bazi-fakulte-yuksekokul-ve-enstituler-kapatildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bazi-fakulte-yuksekokul-ve-enstituler-kapatildi/612001/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 12:35:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Devlet Bahçeli'den Narin Güran açıklaması</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran'a ilişkin yaptığı açıklamada, bu vahşi cinayeti işleyenlerin ve onlara yardım edenlerin mutlaka Türk adaleti önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, X platformundaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"19 gün süren arama çalışmalarının ardından Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde cansız bedenine ulaşılan sekiz yaşındaki Narin kızımızın acısı, hepimizin yüreğini dağlamış, toplum vicdanında derin bir üzüntü yaratmıştır. Bu masum yavrumuzun hayatına kasteden cani ya da caniler ve onlara yardım edenler, Türk adaletine hesap vermeli, en ağır cezaları almalılardır."

Bahçeli, sözlerinin devamında Tunceli’nin Ovacık ilçesinde meydana gelen kazada şehit düşen askerlerimize de rahmet dileyerek, şu ifadeleri ekledi:

"Başta Narin evladımız olmak üzere, Tunceli Ovacık'ta şehit olan kahramanlarımızı rahmetle anıyor, yaralı kahramanımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun, mekânları cennet olsun."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/devlet-bahceli-den-narin-guran-aciklamasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/devlet-bahceli-den-narin-guran-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/devlet-bahceli-den-narin-guran-aciklamasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/devlet-bahceli-den-narin-guran-aciklamasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/devlet-bahceli-den-narin-guran-aciklamasi/611943/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Sep 2024 17:03:33 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>