<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>G.ANTEP</title>
         <link>https://www.karamanca.net/gantep/</link>
         <description></description><item>
			<title>Kaldırım taşı 'silah' sayıldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GAZİANTEP'te boşanma aşamasında olduğu Nazlı Yavuz'a (27) kaldırım taşı ile defalarca vurup, ağır yaralayan Feyzullah Yavuz'un (40) dosyası, ağır ceza mahkemesine gönderildi. Savcı, mütalaasında, sanığın yerden aldığı kaldırım taşının 'silah' sayıldığını vurguladı. Feyzullah Yavuz'un 'eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan yargılanmasını talep savcı, mütalaasında, "Şüphelinin önce mağduru tekme atarak daha sonra yerden silah sayılabilecek olan taşı alarak yüzüne birden fazla vurarak darp ettiği" ifadelerine yer verdi.

Olay, 27 Ocak'ta Zeytinli Mahallesi'nde meydana geldi. 9 yıllık evli olan 3 çocuk annesi Nazlı Yavuz, şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşi Feyzullah Yavuz'dan boşanmak için mahkemeye başvuru yaptı. Feyzullah Yavuz, kararından vazgeçmesi için daha önce de şiddet uyguladığı eşini adliyeye götürmek istedi. Bu sırada çift arasında tartışma çıktı; Feyzullah Yavuz, kaldırım taşıyla eşine vurdu. Feyzullah Yavuz gözaltına alınırken, Nazlı Yavuz Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırıldı.

DAVA AÇILDI

Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Yavuz'un kafatasında ve burnunda kırık tespit edildi. Nazlı Yavuz hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, Feyzullah Yavuz 29 Ocak'ta tutuklandı. Davanın ikinci duruşması, 8 Nisan'da Gaziantep 12'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, toplanan somut deliller kapsamında Feyzullah Yavuz'un 'eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan davanın görevsizlik kararıyla birlikte üst dereceli ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Savcı, mütalaasında ayrıca "Şüphelinin önce mağduru tekme atarak daha sonra yerden silah sayılabilecek olan taşı alarak yüzüne birden fazla vurarak darp ettiği, müşteki hakkında alınan kati hekim raporunda yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu" ifadelerine yer verdi.

'KENDİSİNE KALDIRIM TAŞI İLE VURMADIM'

Tutuklu sanık Feyzullah Yavuz, savunmasında olay sırasında eşine vurmadığını ve düşme sonucu yerdeki taşlara çarptığını söyledi. Sanık Yavuz, "Gelen belgelerde aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, bir anlık tartışma yaşadık, eşimle itişip kalkıştık. Ben kendisini arabaya bindirmek istedim ancak kendisi düşerek yüzünü çarptı. Ben yuvamı kurtarmak istiyorum, kendisiyle barışmak istiyorum, kendisinden özür diliyorum. Ben arabadan indikten sonraki kısmı hatırlıyorum, sadece kendisinin yüzünden kan geldikten sonraki kısmı hatırlamıyorum. Kendisi düşünce yüzünü yerde, boş arazideki taşlara çarpmıştır; kaldırıma çarpmamıştır. Ben kendisine kaldırım taşıyla vurmadım. Mütalaayı kabul etmiyorum, ben kasten bir suç işlemedim. Olay bir anda gelişti, hatta ben kendisini hastaneye götürmek için geri döndüm ancak kendisi gitmişti. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi.

AVUKATTAAN 'RAPORLAR ÇELİŞKİLİ' İDDİASI

Feyzullah Yavuz'un avukatı, alınması muhtemel cezanın miktarının belli olduğunu ve müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede alabileceği cezanın infazını tamamladığını belirtti. Aynı zamanda Nazlı Yavuz hakkında aldırılan iki rapor arasında çelişki olduğunu, kırık derecelerinin farklılık gösterdiğini belirterek, kati raporun aldırılmasına daha 4 ay olduğunu söyledi. Sanık avukatı ayrıca Nazlı Yavuz'da oluşan kırığın sebebinin incelenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini istedi.

DOSYA AĞIR CEZA MAHKESİMESİNE GÖNDERİLDİ

Beyanların ardından mahkeme de sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, mevcut deliller doğrultusunda eylemin 'eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu oluşturduğuna hükmedip, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

'EMSAL TEŞKİL EDECEK BİR KARAR'

Duruşma sonrası konuşan Avukat Emine Çavuş, "Kamuoyu vicdanını yaralayan, eşi tarafından yüzünün taşla ezilmesi olayında Nazlı Yavuz dosyasında müvekkilimiz eşinden boşanmak istediğinden dolayı şikayetini geri çekmesi için zorbalanmış, bunu kabul etmediği için araçtan kaçmış; kovalamaca neticesinde eşi, Nazlı Hanım'ı yakalayarak kendisinin yüzünü taşla ezmiştir. İlk yargılamada asliye ceza mahkemesi, bu olayın eşine karşı kasten yaralama suçundan iddianame hazırlamışsa da yaptığımız savunmalar neticesinde kaldırım taşının silah sayıldığı, kişinin öldürme kastını barındırması hususlar değerlendirilerek, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Verilen bu kararın yerinde olduğunu düşünüyoruz. Şiddet vakalarında emsal teşkil edecek bir karar olduğunu düşünüyoruz. Müvekkilimizin şu aşamada takibi yapılmaktadır. Yüzünde, burnunda karıklar vardır. 6 aylık bekleme süresinin ardından kati raporu alınacak ve karar çıkacaktır. Müvekkilimizin yüzünde şekil kayıpları yaşandı" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/kaldirim-tasi-silah-sayildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/kaldirim-tasi-silah-sayildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/kaldirim-tasi-silah-sayildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/kaldirim-tasi-silah-sayildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kaldirim-tasi-silah-sayildi/614237/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 07:43:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ezo Gelin, doğduğu topraklardaki kadınlara ilham kaynağı oldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GAZİANTEP’in Oğuzeli ilçesinde belediye ve İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü’nün açtığı atölyedeki 12 kadın kursiyer, kentin simgelerinden olan, güzelliği, vatan özlemi ve aşkıyla filmlere konu edilen ‘Ezo Gelin’ adlı oyuncak bebekleri üretiyor. Kursun usta öğreticisi Birgül Ballıoğlu, kadınların hem bir kültürü yaşattıklarını hem de ev ekonomilerine destek sağladıklarını ifade etti.

Oğuzeli Belediyesi ve İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü tarafından, ilçede kadın istihdamının sağlanması için atölye açıldı. Atölyedeki 12 kadın kursiyer, Ezo Gelin bebekleri üretiyor. Karkamış, Oğuzeli ve Nizip ilçeleri ile Suriye’nin kuzeyindeki bazı bölgeleri kapsayan Barak Ovası’ndaki köylerde hayatlarını sürdüren Anadolu Türkmen boylarından gelen kadınlara ait kıyafetler, kursta Ezo Gelin adı verilen bebeklerde hayat buluyor. Üretilen bebekler, belediye aracılığıyla satışa sunuluyor. 12 kadın, hem bölgenin kültürünü yaşatıp hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.

Kursun usta öğreticisi Birgül Ballıoğlu, çalışmaya ilişkin, "10 yıldır Oğuzeli Halk Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapıyorum. 5 yıldır da Ezo Gelin bebek yapım kursu veriyorum. Oğuzeli Belediyemiz ile Halk Eğitim Müdürlüğü arasında ortak bir proje. Tescilli bir ürün. Ezo Gelin, 1900’lü yıllarda Oğuzeli’nin Uruş köyünde doğmuştur. Güzelliğiyle ve cesaretiyle nam salmıştır. Berdel usulü Şitto Hanifi ile evlenmiş fakat evliliğini yürütememiş ve birkaç yıl sonra Suriye’ye gelin olarak gitmiştir. Sonra vatan hasreti ile Suriye’de bir hastalığa yakalanıp orada vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine valilik izni ile mezarı yeniden buraya getirilmiştir. Şu anda mezarı Uruş köyünde ve orada da yine bizim yaptığımız bir müzemiz bulunuyor" diye konuştu.

'KÜLTÜR MİRASI'

Ballıoğlu, üretilen Ezo Gelin oyuncakları ile kadınların aile ekonomilerine katkı sunduklarını söyleyerek, "Burada kadınlarla birlikte Oğuzeli Belediyesi’nin de destekleriyle kültürümüzü yürütmeye çalışıyoruz. Ezo Gelin bebek, aslında yalnızca bir bebek değil, Anadolu’nun fedakarlığını zarafetini ve güçlü kadını simgeleyen bir kültür mirasıdır. Bu kursumuzda biz de kültürümüzü ilmek ilmek dokuyup, yeni nesillere aktarmaya çalışıyoruz. Hanımlarımıza aynı zamanda bir iş istihdamı sağlamış oluyoruz. Kadınlarımızın eline ek gelir oluyor, ev ekonomisine katkı sunuyorlar. Belediyemizin patentli ve tescilli ürünüdür. Biz bunları burada atölyede yapıp belediyemize sunuyoruz. Onların satışı gerçekleştirilip kadınlarımıza ek gelir sağlıyoruz. Küçük bir yerde yaşadığımız için kadınlarımızın iş imkanları kısıtlı. Burada hem iş öğreniyorlar. İsterlerse bunu sonrasında ilerletip kendi iş yerlerini de açabiliyorlar" ifadelerini kullandı.

'İLMEK İLMEK DOKUYORUZ'

Ezo Gelin bebeğin tamamen el emeğiyle üretildiğini dile getiren Birgül Ballıoğlu, "Kursumuzda 12 kadın yer alıyor ve kurs süremiz 1 yıl sürüyor. Bir kadın günde sadece bir bebek üretebiliyor. Bebekler bize çıplak halde geliyor. Başörtüsünden tutun yemenisine kadar hepsi tamamen el emeği. Biraz zahmetli. İlmek ilmek dokuyoruz" dedi.

Ezo Gelin bebeklerin tanıtım ve satış işlemlerinin Oğuzeli Belediyesi tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Ballıoğlu, "Biz burada üretip belediyeye teslim ediyoruz. Belediyemiz bunları gerek hediye olarak gerekse satışını kendisi gerçekleştiriyor. Yine belediye tesislerimizde ve internet sitesi üzerinden de satışlarımız yapılmaktadır. Kadınlarımıza iş istihdamı sağlayan Oğuzeli Belediye Başkanımız Bekir Öztekin'e de çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ezo-gelin-dogdugu-topraklardaki-kadinlara-ilham-kaynagi-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ezo-gelin-dogdugu-topraklardaki-kadinlara-ilham-kaynagi-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ezo-gelin-dogdugu-topraklardaki-kadinlara-ilham-kaynagi-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ezo-gelin-dogdugu-topraklardaki-kadinlara-ilham-kaynagi-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ezo-gelin-dogdugu-topraklardaki-kadinlara-ilham-kaynagi-oldu/614036/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 06:16:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>''Milyonlarca insanın göçüne neden olabilir''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GAZİANTEP Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşen Kum, kuraklığın göç dalgasına sebep olabileceğini belirterek, “Avrupa'nın ilk durağı Türkiye. On milyonlarca insan ülkemize geldiği zaman bunlarla ilgili ne yapacağımız konusunda bir planlama yapmak zorundayız” dedi.

Türkiye ve dünyada kuraklık, iklim değişikliğinin hızla artan etkileriyle birlikte daha görünür ve hissedilir bir sorun haline geldi. Artan sıcaklıklar, yağış düzensizleşmesi ve buharlaşma oranlarının yükselmesi su kaynaklarının azalmasına yol açarken, özellikle tarım, enerji üretimi ve içme suyu temini gibi alanları doğrudan etkilemeye başladı. Kuraklık nedeniyle Türkiye, bazı bölgelerde yer altı sularının çekilmesiyle karşı karşıya kalırken, tarımda da ekimin gecikmesi başta olmak üzere farklı sorunlara da yol açtı. Gaziantep Üniversitesi'nde klimatoloji ve iklim değişikliği alanlarında çalışmalar yürüten Doç. Dr. Gülşen Kum, kuraklık ile ilgili yaşanabilecek durumları değerlendirdi.

'KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SU MİKTARI GİDEREK AZALIYOR'

Doç. Dr. Gülşen Kum, Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle farklı fay hatlarına sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin neredeyse tamamında deprem riski yaratan büyük kırılma hatlarının olduğunu belirtti. Kuraklığın da en az deprem kadar Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu kaydeden Doç. Dr. Kum, kişi başına düşen su miktarının azaldığını söyleyerek, “Türkiye kuraklık açısından çok kritik bir noktada diyebiliriz. Şu anda su kıtlığı yaşayan bir ülkeyiz. Nüfusla bağlantılı olarak da su sıkıntısı yaşıyoruz ama iklim değişikliğiyle birlikte bu miktar giderek azalacak. Özellikle kişi başına düşen su miktarı giderek azalıyor. Bu da beraberinde suya olan talebin artması anlamına geliyor. Özellikle tarımda yüzde 77 oranında su kullanıyoruz. Önlem almazsak işler daha da sıkıntılı olacak. Deprem anlık olan bir şey. Tabii ki Türkiye’nin bir gerçeği. Depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Kuraklık da özellikle iklim değişikliğiyle birlikte çok daha sinsi ilerleyen bir süreç. Uzun sürelerde çok daha ciddi etkilerini göreceğiz. Kurak olan yerler daha kurak, nemli olan yerler nispeten daha nemli olacak. Bu da beraberinde kuraklıkla ilgili uyum süreçlerini birlikte getiriyor” dedi.

‘SU STRESİ YAŞAYAN ÜLKELERDEN BİRİYİZ’

İklim değişikliğinin etkilerini göstermesiyle su fakiri ülkeler arasına Türkiye'nin de girebileceğini belirten Doç. Dr. Kum, “Özellikle bu sene için yaz yağışlarını değerlendirdiğimizde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeyiz onun üzerinden ilerleyelim. 13 milimetre 18 milimetre yağış görülürken bu yaz 3 milimetre yağış görüldü. 3 milimetre oldukça düşük. Hem İç Anadolu'da hem de Güneydoğu'da sıkıntılarını çok ciddi yaşıyoruz. Bu anlamda 2024 daha kötüydü. Dolayısıyla başımıza gelecek bir iş var. Başımıza gelecek bir felaket var. Bunu bireyden kamuya işin içerisinde bulunan herkesin bir şekilde su kıtlığı yaşayacağını düşünerek buna göre önlemler alması gerekiyor. Zira şu an kişi başına düşen su miktarında 1246 milimetre gibi bir rakama indik. Bu şu anlama gelir. Su stresi yaşayan ülkelerden biriyiz'' diye konuştu.

'EKİM TARİHLERİNİN DEĞİŞMESİ İLE KARŞILAŞIYORUZ'

Tarımda gıda arzıyla ilgili, ekim tarihlerinin değişmesiyle ilgili durumlarla karşılaşıldığını ve bunların temelinde ise sıcaklık artışı, yağışın azalışı, buharlaşmanın artması, nem azlığı, rüzgarın artması gibi durumların yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Kum, bu durumun gıda azlığını ve ekonomik bazı sıkıntıları tetikleyeceğini belirterek, ''“Kuraklık aslında kendini hissettirmeye başladı. Tabii ki yan etkiler de var. Yani suyu hala vahşi sulama yöntemiyle kullanırsak, tüketim alışkanlıklarımızda birtakım değişiklikler yapmazsak beraberinde özellikle tarımda ürün desenlerimizi değiştirmezsek daha karlı ürünlere yönelirsek bu sorunlar daha ciddi ve daha hızlı bir şekilde kendini gösterecektir. Bunlar resmi olarak olmasa bile karşımıza çıkıyor. Belli yerlerde spesifik olarak bunların örneklerini görüyoruz. Örneğin sıcak hava dalgalarının çok artması, ekoloji de birtakım problemler, tarımda gıda arzıyla ilgili, ekim tarihlerinin değişmesiyle ilgili durumlarla karşılaşıyoruz. Bunların temelinde sıcaklık artışı, yağışın azalışı, buharlaşmanın artması, nem azlığı, rüzgarın artması gibi durumlar yer alıyor. Bu durumun gıda azlığını ve ekonomik bazı sıkıntıları tetikleyeceği ortada” dedi.

'GÖÇ RİSKİNE KARŞI ÖNLEM ALINMALI'

Doç. Dr. Gülşen Kum, suya ulaşamayınca insanlarda bir süre sonra göç etmeye isteği doğacağını ve göçe zorlanacaklarını, Avrupa'ya göçün başlayabileceğini, Türkiye'nin güzergah üzerinde olduğunu ve bununla ilgili önlem alınması gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şöyle ki özellikle güvenlik anlamında düşünürsek Türkiye'de hem gıda arzı, gıda güvenliği anlamında söyleyebiliriz bunu. Hem de tabii ki iklime bağlı olarak yaşanacak göçlerle ilgili söyleyebiliriz ki bu son aşamada artık bunları hissetmeye başlayacağız demektir. 2050’lere kadar yapılan senaryo çalışmalarına göre iklimsel birtakım yağış azlığı ve sıcaklık artışına bağlı olarak dünyanın genelinde bazı problemler olacak. Tabi şanslı olan yerler de var ama şanssız olan yerlerde özellikle de baktığımız zaman Güneydoğu Asya ülkelerinde örneğin Pakistan gibi ülkelerde su kıtlığı öncesinde seller, taşkınlarla uğraşacaklar.

Sonrasında tabii ki Himalayalardaki kar erimelerine bağlı olarak suya ulaşamamaya neden olacak. Bu ülkeler için özellikle bu kaynaklar oldukça önemli. Suya ulaşamayınca buradaki insanlarda bir süre sonra göç etmeye isteği doğacak. Göçe zorlanacaklar ve göç etmek istedikleri zamanda gitmek istedikleri yer Avrupa. Biz de tabi ki Avrupa güzergahında olduğumuz için bir süre sonra kapılarımızda bu insanlarla karşılaşacağız. On milyonlarca insan ülkemize geldiği zaman bunlarla ilgili ne yapacağımız konusunda bir planlama yapmak zorundayız.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/milyonlarca-insanin-gocune-neden-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/milyonlarca-insanin-gocune-neden-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/milyonlarca-insanin-gocune-neden-olabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/milyonlarca-insanin-gocune-neden-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/milyonlarca-insanin-gocune-neden-olabilir/613866/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 05:52:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakır kalayı karşılığı topladı!</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GAZİANTEP'te yaşayan Ali Sulu (66), bakır kalayı karşılığında topladığı eski kilim ve halılarla koleksiyon oluşturdu. Zamanla biriktirdiği kilim ve halıları da satmaya başlayan Sulu, "İlk zamanlar benim için bir merakken bu yıllar içinde içimde bir aşka dönüştü, tutkuya dönüştü" dedi.

Kentte yaşayan Ali Sulu, 20 yıl önce bakır kalayı yaparak geçimini sağlamaya başladı. Bakır kalayı karşılığı köylü kadınlardan tarihi yüzyıllar öncesine dayanan kilim ve halıları isteyen Sulu, bu merakını zamanla koleksiyona dönüştürdü. Ayrıca bakır kalaylamayı bırakıp, iş yeri açan Sulu, uzun süredir halı ve kilim satıyor. Sulu, temin ettiği halı ve kilimlerin köylerden toplandığını ve tüm ürünlerinin de ortalama 100 yaşında olduğunu söyledi.

'FABRİKASYON DEĞİL'

Ali Sulu, "Bu işi bilen sayısı çok az ve ben 40 yıldır içindeyim. Çok severdim ve biriktirmek için evime sürekli kilimler alırdım. 20 yıldır da Gaziantep'te yaşıyorum ve bu işi yapıyorum. Ben aslında zanaatçıyım. Beni babam bir bakır ustasının yanına çırak olarak vermişti. Köylere gider, orada bakır kalayı karşılığında köylülerden bu kilimleri alarak başladım aslında. Bu ürünler genelde köylerde dokunurdu. Elimizdeki kilimler genelde Pazarcık, Narlı yörelerine aittir. Yine kilimlerimiz arasında Hakkari'den gelen kilimler, Çanakkale'den gelen kilimler de yer alıyor.

Bizdeki kilimlerin özelliği, emekle yapılıyor olmasından kaynaklı. Fabrikasyon değil. Bu kilimlerin ipleri terşide el emeği ile yapılan iplerden örülmesidir. Burada asla imalat ipten örülen bir kilim bulundurmam. İmalatlar da elde dokumadır ancak o eski boyası, tınısı yok. Buradaki kilimlerin tamamı terşidir. Rastgele ürünleri asla dükkanımda satmıyorum. Önce benim sevmem lazım. O kilime verilmiş bir emek olması lazım. Elimde bulundurduğum antika kilimler ortalama 100 yaşında. Bu mesleğe severek başladım ve severek de devam ediyorum" dedi.

'MESLEĞİM ZAMANLA BENDE TUTKUYA DÖNÜŞTÜ’

Tarihi kilim ve halı merakının kendisini zamanla edebiyat ve sanata da yönlendirdiğini söyleyen Sulu, "Talepler doğrultusunda antika kilimlerimizi şehir dışına da gönderiyorum, yurt dışına da gönderiyorum. Bu meslek aynı zamanda beni tedavi ediyor. Duvardaki tüm antika kilimlerim birer tablo gibidir ve baktıkça rahatlıyorum. Yine bu antika kilimlere olan tutkum beni edebiyata ve sanata da yönlendirdi. Kilimlerde yer alan desenlerin aslında hepsinin bir anlamı var. Şu anda bu işi yapan Gaziantep'te iki kişiyiz. Bu işi çok iyi yapanların hepsi rahmetli oldular. Bu alanda ürün de kalmadı.

Bu işi yapmak isteyen gençler de çıkmıyor artık. Bu yörede 'Karagöz kilimi' dediğimiz bir kilim var. Bu yörede dişiliği ve doğurganlığı ya da kilimi dokuyan genç kızın 'elim belimde, keyfim yerimde, her şeyim hazır, evliliğe hazırım' anlamlarını taşıyan 'eli belinde' motifi var. Yıllardır bu işin içinde olduğumuz için artık kilimlerdeki motiflerin ne anlama geldiğini de çok iyi biliyoruz. İlk zamanlar benim için bir merakken bu yıllar içinde içimde bir aşka dönüştü, tutkuya dönüştü. Artık kilime bakınca renginde, dokumasından, ipinden, motifinden hangi yörelere ait olduğunu çözebiliyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/bakir-kalayi-karsiligi-topladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/bakir-kalayi-karsiligi-topladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/bakir-kalayi-karsiligi-topladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/bakir-kalayi-karsiligi-topladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bakir-kalayi-karsiligi-topladi/613739/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 06:56:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>47 ilde FETÖ operasyonu: 208 gözaltı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, Gaziantep merkezli 47 ilde FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik operasyonlarda 208 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde, FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik 47 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 208 şüphelinin yakalandığı operasyonda, Gaziantep ile birlikte, bölge yapılanmasındaki Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa ve Adıyaman'da güncel örgüt yapısı deşifre edildi. Ayrıca; FETÖ'nün eleman temin etme yöntemleri tespit edilerek, yurt dışı eğitim kamplarına götürdükleri örgüt üyeleri yakalandı.

Şüphelilerin, kripto haberleşme programları üzerinden yurt içi ve yurt dışı güncel toplantılar yaptıkları, örgüt üyeleri tarafından kurulan şirketler aracılığıyla terör örgütünü ve üyelerini finanse ettikleri tespit edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-ilde-feto-operasyonu-208-gozalti-206344.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-ilde-feto-operasyonu-208-gozalti-206344.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-ilde-feto-operasyonu-208-gozalti-206344-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-ilde-feto-operasyonu-208-gozalti-206344.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/47-ilde-feto-operasyonu-208-gozalti/613053/</link>
			<pubDate>Tue, 06 May 2025 00:04:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Serin tutan kumaşlardan yapılıyor, fiyatı 250 liradan başlıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan 71 yaşındaki Ökkeş Kaya, ürettiği şalvarlar ile 61 yıldır mesleğini yaşatıyor.

Gaziantep'te yaşayan 71 yaşındaki şalvar terzisi Ökkeş Kaya, Kapalı Bedesten içerisinde ürettiği yöresel ve salaş giyim olan şalvarlar ile 61 yıldır mesleğini yaşattığı gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Gaziantep'te vatandaşları bunaltıcı sıcaktan kurtarıyor.

Şalvar, hem serin tutan kumaşlardan, hem de geniş yapısından dolayı insanların yaz aylarında kavurucu sıcaklarda ilgisini çekiyor. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Kaya, şalvar üretimini arttırarak vatandaşların taleplerine yetişmeye çalışıyor. Müşterilerin siparişi üzerine üretim yaptığını söyleyen Kaya, şalvarların kalitesine göre fiyatında değişiklik olduğunu söyleyerek 250 TL'den başlayıp bin 500 TL'ye kadar satıldığını ifade etti.

"Türklerin adeta tanıtıcısıdır"

Şalvarın tarihi bir kıyafet olduğunu ve Türklerin tanıtıcı kıyafetleri arasında olduğunu söyleyen Ökkeş Kaya, 10 yaşında başladığı mesleğini severek devam ettirdiğini söyledi. Terzi Ökkeş Kaya, "Büyüklerimiz tarafından bu zanaatı öğrenmek üzere 10 yaşımda terziye ustanın yanına götürüldüm. O dönemde şalvar giyimine rağbet çoktu. O gün bu gündür tam 61 yıldır kendimi geliştirdim ve mesleği ben devam ettirdim.

Şalvar ezelden gelme, bizlere ecdadımızdan kalan giysilerdir. Şalvar basit bir kıyafet değildir. Erkeklerde kadınlarda giyer. Şalvar, ülkemizde ve daha çok Anadolu kısmında yaşayan insanların tercih ettiği kıyafettir. Türklerin adeta tanıtıcısıdır. Diğer yandan şalvarın modelleri de çoktur. Yöresel modelleri bulunuyor" dedi.

"Şalvar insanların cilt yapısını bozmaz"

Şalvarların salaş tarzından dolayı insanların cilt yapısını bozmadığını ve sıcak havalarda yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Kaya, "Gaziantep'te sıcaklık 40 dereceyi aştı. Dolayısıyla geniş ve salaş giyimlere ilgi arttı. Geçmişte de ecdadımız salaş giyim modellerinden olan şalvar giyimlerine çok talep göstermişlerdir. Çünkü salaş olan şalvar giyimler insanların cilt yapısını bozmadığı gibi sıcakta vücudu güneşten korur. Kışın ise soğuktan korur. Şuanda da sıcak dolayısıyla ve yeni neslin eski kıyafetlere olan ilgisi bu tarz giyimlerde satışları arttırdı" ifadelerini kullandı.

"250 TL'den başlayıp bin 500 TL'ye kadar devam ediyor"

Birçok ilden sipariş aldığını aktaran Kaya, şalvar fiyatlarının bin 500 TL'ye kadar çıktığını ifade etti. Kaya, "Şalvar fiyatlarımız, 250 TL'den başlayıp bin 500 TL'ye kadar devam ediyor. Talep eski günlere oranla arttı. Ürettiğim şalvarları Doğu Anadolu'da bulunan iller başta olmak üzere, Çukurova ve Akdeniz Bölgesinde salaş giyim çok olduğu için talep fazla. Kısacası bu şalvarları Türkiye'nin birçok ilinden istiyorlar. Çünkü Anadolu'nun birçok ilinde coğrafi giyim kıyafetinin modelleri değişir ve büyük önem taşır" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/serin-tutan-kumaslardan-yapiliyor-fiyati-250-liradan-basliyor-20240628AW23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/serin-tutan-kumaslardan-yapiliyor-fiyati-250-liradan-basliyor-20240628AW23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/serin-tutan-kumaslardan-yapiliyor-fiyati-250-liradan-basliyor-20240628AW23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/serin-tutan-kumaslardan-yapiliyor-fiyati-250-liradan-basliyor-20240628AW23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/serin-tutan-kumaslardan-yapiliyor-fiyati-250-liradan-basliyor/611567/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Jun 2024 12:34:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evinin altında mağara çıktı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tüm mal varlığını satarak antikaya yatıran Hanifi Özaslan müzeye çevirdiği evinin altında hamam bulunan bir mağara keşfetti.

Gaziantep'te yaşayan ve 43 yıldır antikacılık yapan Hanifi Özaslan, tüm mal varlığını satarak antika eşya dükkanı açtı. Bulundurduğu antika eşyalarla vatandaşların ilgisini çeken ve 13 yaşından beri aldığı antika eşyalardan müze yapmaya karar veren Özaslan, kendi evini restore ederek bir müzeye çevirdi. Evini müze olarak ziyarete açtıktan kısa bir süre sonra evin altında toprak dolu gizli bir geçit fark etti.

İlk önce sıradan bir bodrum katı olduğunu düşündüğü bu alanın çalışmalar sonucu bir mağara olduğunu keşfetti. Yapılan incelemelerde, mağaranın binlerce yıllık geçmişi olduğu ve hamam olarak kullanıldığı anlaşıldı. Mağaranın duvarlarında yer alan işlemeler ve mimari yapılar, dönemin sanat anlayışını gözler önüne seriyor.

"Depremde 1 milyon TL'lik zararımız oldu ama bina hasar almadı"

Müzeye çevirdiği binanın depremden hasar almadığını söyleyen antikacı Hanifi Özaslan, "Bu binayı ilk gördüğümde satılık yazıyordu. Bende turizm işiyle uğraştığım için müze yapmaya karar verdim. İlk zamanlar yoğun ilgi görsek te korona virüs ve depremden dolayı 5 yıldır kapalı tutuyoruz. Deprem olduğunda binamız hasar almadı. Toplamı 1 milyon TL'yi bulan bazı cam olarak sergilediğimiz değerli eşyalar kırıldı" dedi.

"Bir odası ve hamamı olan bir mağara ortaya çıktı"

Mağarayı nasıl keşfettiğini söyleyen Hanifi Özaslan, Gaziantep Kalesi ile aynı geçmişe sahip olduğunu söyledi. Özaslan, "Mağara bu binanın altında bulunuyormuş yarısına kadar toprakla doldurulmuştu. Ankara'dan gelen ekipler tarafından da tescillenen bu mağarada toprağı çıkarabileceğimizi söylediler. Bizde temizlediğimizde bir odası ve hamamı olan bir mağara ortaya çıktı.

Bu hamamın geçmişi kale ile aynıdır. Çünkü Gaziantep'in Türk Tepe mahallesinde yer altı mağaraları, yer altı şehri olduğu bilinir ve bunların hepsi Gaziantep kalesine bağlanıyor. Bu keşfettiğimiz mağara geçmişte birçok devlet ve birçok insan tarafından kullanılmıştır. Bu alanı tekrardan turizm canlandığında açmayı ve ziyaretçilere sunmayı düşünüyorum. Gaziantep'in tarihini, yer altı şehrini, değerli antika eşyaları burada sergileyerek turistlerin görmelerini sağlayacağım" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/evinin-altinda-magara-cikti-20240520AW20.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/evinin-altinda-magara-cikti-20240520AW20.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/evinin-altinda-magara-cikti-20240520AW20-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/evinin-altinda-magara-cikti-20240520AW20.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/evinin-altinda-magara-cikti/611404/</link>
			<pubDate>Mon, 20 May 2024 13:42:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'nin en genç muhtarı mührü babasından alarak göreve başladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde 19 yaşındaki Özkan Bozdoğan, en yakın rakibini 2 oy farkla geçerek muhtarlık seçimlerini kazandı. Türkiye'nin en genç muhtarı olan Bozdoğan, seçimleri kazanması ve mazbatasını almasının ardından önceki muhtar babasından da mührü alarak resmen göreve başladı.

Türkiye 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimlerini geride bırakırken seçimleri kazanan adayların mazbata ve görev teslim törenleri de aralıksız devam ediyor. Seçimleri kazanan bazı adayların ilginç hikayeleri ise dikkat çekiyor. Gaziantep'in Oğuzeli ilçesine bağlı kırsal Duruköy Mahallesi'nde muhtarlık seçimlerini kazanan 19 yaşındaki Özkan Bozdoğan ise en genç muhtar olarak kayıtlara geçti.

Önce seçimleri kazanarak muhtar oldu, sonra mührü babasından alarak göreve başladı

Toplam 50 seçmenin bulunduğu mahallede 21 oy alan Gaziantep Üniversitesi Dış Ticaret bölümü mezunu olan Bozdoğan, 19 oy alan 60 yaşındaki rakibini geride bırakarak muhtar seçildi. Seçimleri kazanarak muhtar seçilen Özkan Bozdoğan, daha sonrasında ise mazbatasıyla birlikte babası olan önceki muhtar Kartal Bozdoğan'dan da mührü alarak resmen göreve başladı.

"Türkiye'nin en genç muhtarıyım"

60 yaşındaki rakibini 2 oy farkla yenerek Türkiye'nin en genç muhtarı olduğunu söyleyen Özkan Bozdoğan, "Öncelikle çok heyecanlıyım ve bu benim için büyük bir gurur. Sonuçta Türkiye'nin en genç muhtarıyım. Mahallemizde 2 aday vardı. Ben ve 60 yaşındaki akrabamız yarıştık. Ben 21 oy alırken, akrabamız 19 oy aldı. 2 oy farkla ben kazandım. Halkımız doğru olanı yaptı ve beni tercih etti. Diğer yandan ise 2 dönemdir babam muhtarlık yapıyordu. Tabiri caiz ise babamı devirerek muhtarlığı ben devraldım. Mührü almak biraz zorladı. Muhtarlık yaptığı için mührü vermek istemedi ama sonunda azmimle kendisinden mührü teslim aldım" dedi.

"Projelerime öncelikle yollardan başlamak istiyorum"

Muhtarlık mazbatasını alarak göreve başlayan Özkan Bozdoğan, projelerini de anlattı. Bozdoğan, "Bütün akrabalarıma, destekleyen ve desteklemeyen herkese teşekkür ederim. Bu benim için büyük bir gurur. Tüm herkes beni konuşuyor. Özkan muhtar oldu, kiya oldu diyorlar. Dolayısıyla genç bir insan olarak destek görmek beni gururlandırdı.

Projelerime öncelikle yollardan başlamak istiyorum. Mahallemizin yollarından çok fazla traktör ve tır geçtiği için çok çabuk bozuluyor ve alt yapısı olmadığı için her türlü onarıma ihtiyacı duyuluyor. Dediğim gibi öncelikle yollardan başlamak ve ilk adımı böyle atmak istiyorum. Köyün içerisinde yapılamayan, eksik kalan yerleri var. Halkımızın gerçekten desteğe ihtiyacı var. Onların arkasında duracağız ve herkesin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu dönem iyi çalışıp, iyi hizmet ederek tekrar aday olmayı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Mührü yutarım da vermem dedim ama verdim tabii"

Muhtarlığı oğluna devreden Kartal Bozdoğan, hem gururlu hem hüzünlü olduğunu belirterek, mührü yutarım da vermem deyimini hatırlattı. Bozdoğan, "10 yıllık muhtarlığımı oğluma kaptırdım. Hem mutluyum hem hüzünlüyüm. Mührü vermek istemiyordum. Bizde söylenen bir söz vardır. Mührü yutarım da vermem derler ama ben vermek zorunda kaldım.

Sonuçta seçimi kazandı. Hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gerçekten çok çekişmeli bir seçim oldu. Buna rağmen 21'e 19 oy ile hakkıyla kazandı. Şuan Türkiye'nin en genç muhtarının babası olarak gurur duyuyorum. Kendisine de başarılar diliyorum. İnşallah iyi hizmetler getirir. Benden daha iyi hizmet edeceğine de inanıyorum. Bildiğim tüm bilgi birikimlerimi ve devlette, bürokraside dahil her konuda yardımcı olacağım. Mahallemiz için çalışacağız ve tüm emeğimizi vereceğiz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/turkiyenin-en-genc-muhtari-muhru-babasindan-alarak-goreve-basladi-20240406AW17.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/turkiyenin-en-genc-muhtari-muhru-babasindan-alarak-goreve-basladi-20240406AW17.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/turkiyenin-en-genc-muhtari-muhru-babasindan-alarak-goreve-basladi-20240406AW17-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/turkiyenin-en-genc-muhtari-muhru-babasindan-alarak-goreve-basladi-20240406AW17.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-nin-en-genc-muhtari-muhru-babasindan-alarak-goreve-basladi/611259/</link>
			<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 11:44:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Silahlı kavgada Mehmet Polat öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te gün içinde tartıştıktan sonra akşam saatlerinde tekrar karşılaşan husumetli iki şahsın silahlı kavgasında taraflardan biri hayatını kaybetti. Olay sonrası ölen şahsın yakınları katil zanlısının aracına zarar verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Şahinbey ilçesi Kıbrıs Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, gün içerisinde tartışan ve husumetli olan 2 şahıs, akşam saatlerinde tekrar karşılaşınca aralarında önce tartışma sonra kavga çıktı. Kavga sırasında iki taraf da silah kullandı.

Silahlı kavga sırasında vücudunun çeşitli yerlerinden vurulan Mehmet Polat ağır yaralandı. Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından özel bir hastaneye kaldırıldı. 24 yaşındaki şahıs, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden şahsın cenazesi Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Ölen şahsın yakınları katil zanlısının aracına zarar verdi

Öte yandan olay sonrası ölen şahsın yakınlarının katil zanlısı şahsın aracına zarar verdiği öğrenildi. Kaçan katil zanlısı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatıldı.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/silahli-kavgada-mehmet-polat-oldu-20240317AW16.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/silahli-kavgada-mehmet-polat-oldu-20240317AW16.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/silahli-kavgada-mehmet-polat-oldu-20240317AW16-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/silahli-kavgada-mehmet-polat-oldu-20240317AW16.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/silahli-kavgada-mehmet-polat-oldu/611123/</link>
			<pubDate>Sun, 17 Mar 2024 14:04:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>56 yıldır 7 metrekarelik dükkanda işi bu, kayısı ağacından yapılıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'in son zurna ustası Mesut Uz, Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğini yaşatmaya devam ediyor.

Gaziantep'te zurna mesleğinin son ve tek ustası olarak bilinen Mesut Uz, 7 metrekarelik iş yerinde 56 yıl önce bu mesleği yapmaya başladığını ve o zamandan beri hiçbir zaman bırakmadığını söyledi. Uz, "Zurna yapmak benim için bir tutku. Bu sanatı korumak ve gelecek nesillere aktarmak benim görevim" dedi.

"Gaziantep'te zurna yapan tek kişi benim"

Düğünlerin vazgeçilmez enstrümanı zurnayı yapan son usta olduğunu söyleyen Uz, "Bu mesleği 56 yıldır yapıyorum. Gaziantep'te zurna yapan tek kişi benim. Zurna halay zurnasıdır. Zurna enstrüman ve müzik aletidir. Atasözlerimizde de söylendiği gibi yeri gelince insanları oynatır, yeri gelince ağlatır. Zurna dünyanın en zor enstrümanlarından bir tanesidir. Yaylı sazlara veya diğer üflemeliler benzemez" dedi.

"Zurna kayısı ağacından yapılır"

Zurnanın kaliteli ve uzun ömürlü olması için ham maddesinin kayısı ağacından yapıldığını belirten Uz, "Zurna kayısı ağacı, erik ağacından yapılır. Genellikle kayısı ağacıdır. Abanoz ağacından da olur fakat o ağaç zor bulunan bir ağaçtır. Zurna yapmak bir günümüzü alır" ifadelerini kullandı.

"Halaylar bitmediği sürece zurna yapımına devam edeceğim"

Son zurna ustası Uz, teknolojiyle savaşacağını ve zurna yapmaya devam edeceğini belirterek, "Halaylar bitmediği sürece zurna yapımına devam edeceğim. Fakat teknolojinin gelişmesiyle zurna yapımı azalıyor. Eskisine nazaran talepler azaldı ama buna rağmen azda olsa talep var" ifadelerine yer verdi.

"Halay davul ister, davul zurna ister"

Davulun zurnasız, zurnanın davulsuz olmayacağını söyleyen Uz, "Hiç kimse davulsuz zurnasız düğün yapamaz. Halay davul ister, davul zurna ister. Zurna usta ister. Halay ve oyun bitmediği sürece zurnaya olan talep bitmez. Düğünlerin vazgeçilmezi olan zurna yüzyıllardır devam eden bir gelenek ve hiçbir zaman bitmeyecek" dedi.

"Tüm Türkiye'den bize gelip zurna alıyorlar"

Zurna geleneğinin tüm Türkiye'de devam ettiğini belirten Uz, "Tüm Türkiye'den bize gelip zurna alıyorlar. Az önce Kayseri'den geldiler. İstanbul'dan gelip alanlar var. İhtiyaç olduğu zaman gelip alırlar. 4 kalem zurna çeşidimiz var. İsteğe göre yaparız ve yanımızda zurnasını test edip sonra zurnasını alıp gider" ifadelerini kullandı.

"Zurna sürekli bozulan bir enstrüman değildir"

Ürettiği zurnaların uzun ömürlü olduğunu ifade eden Uz, fiyatları hakkında da, "Fiyatlarımız 3 bin TL ile 5 bin TL arasında değişir. Zaten zurna sürekli bozulan bir enstrüman değildir. Kırılmadığı sürece 20-30 yıl kullanılabilir" şeklinde konuştu.

"Mesleği öğrenmek isteyen yok"

Son zurna ustası olarak mesleğin kendisinden sonra öleceğini belirten Uz, "Mesleği öğrenmek isteyen yok. Ben son zurna ustasıyım. Benden sonra bu mesleği miras olarak bırakabileceğim kimse maalesef yok" dedi.

"Kayseri'den zurna almak için geldim"

Zurna almak için Kayseri'den Gaziantep'e geldiğini söyleyen müşteri Enver Avcı ise "Mesut Uz ustanın yanına geldik. Burada güzel zurnalar yapıyor. Ben ve benim gibi birçok insan Kayseri ve çevre illerden buraya zurna almaya geliyor. Böyle güzel kültürümüzün parçası olan zurna ustalarının çoğalması gerekiyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/56-yildir-7-metrekarelik-dukkanda-isi-bu-kayisi-agacindan-yapiliyor-20240127AW12.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/56-yildir-7-metrekarelik-dukkanda-isi-bu-kayisi-agacindan-yapiliyor-20240127AW12.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/56-yildir-7-metrekarelik-dukkanda-isi-bu-kayisi-agacindan-yapiliyor-20240127AW12-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/56-yildir-7-metrekarelik-dukkanda-isi-bu-kayisi-agacindan-yapiliyor-20240127AW12.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/56-yildir-7-metrekarelik-dukkanda-isi-bu-kayisi-agacindan-yapiliyor/610861/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jan 2024 13:15:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üzümden yapılıyor, kilogram fiyatı 220 liradan satılıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te kış aylarının vazgeçilmezi olan ve soğuk havada vücudu sıcak tutmasıyla bilinen katı üzüm pekmezi vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor.

Gaziantep'in tescilli lezzetlerinden olan katı üzüm pekmezi, macun kıvamıyla ve amber rengiyle kış aylarında sofralarda yerini almaya başladı. Başta kansızlığa ve soğuk algınlığına iyi gelen katı üzüm pekmezinin faydaları saymakla bitmezken kış günlerinde Gaziantepli vatandaşların vazgeçilmez enerji deposu olarak tüketilmeye devam ediyor. Gaziantepli vatandaşların damak lezzetine hitap eden katı üzüm pekmezi, üzerine yoğurt dökülerek veya tahinle karıştırılarak daha da lezzetli bir tada dönüşüyor.

"Kış aylarında yoğun ilgi görüyor"

Katı üzüm pekmezinin yapılış aşamasından bahseden Kenan Sefiloğlu, pekmezin kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olduğunu belirterek, "Hakiki katı üzüm pekmezi ağustos ila eylül ayında yapılır ve oldukça soğuk geçen kış aylarında yoğun ilgi görmeye başlar. Öncelikle pekmezin sıvı hali elde edilir. Daha sonrasında ise çırpma işlemiyle birlikte katı pekmez eklenerek mayalanır. 2 günlük beklemenin ardından katılaşarak sofralarda yerini alır. Sofraların vazgeçilmezi haline gelen katı pekmez, tahin, yoğurtla ve tereyağı ile kış günlerinde kahvaltıda tüketilir" dedi.

"Faydası saymakla bitmiyor"

Katı üzüm pekmezinin birçok hastalığa iyi geldiğini, vücudu sıcak tuttuğunu ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Sefiloğlu, "Katı üzüm pekmezi, genellikle kansızlık için tüketiliyor. Kışın soğuk havanın kendini iyice hissettirdiği zamanlarda ise tahinle karıştırarak tüketilince sıcak tutuyor. Dolayısıyla faydası saymakla bitmiyor. Diğer yandan dolapta kaldığı zaman 2 yıl boyunca bozulmayan katı üzüm pekmezi, kış aylarındaki talebin yanı sıra yaz aylarında yurt dışından gelen turistlerinde ilgi odağı oluyor" ifadelerini kullandı.

"125 TL'den satıyoruz"

El yapımı pekmezlerin fabrikasyon ürünlere göre daha kaliteli olduğunu aktaran Sefiloğlu, kilogram fiyatının ise 220 TL olduğunu vurguladı. Sefiloğlu, "Katı üzüm pekmezi, taze el yapımı ve fabrikasyon üretim olarak 2 çeşittir. Biz kendi ürettiğimiz taze üzümden yaptığımız için 1 kilosunu 220 TL'den veriyoruz. Fabrikasyon olanların ise fiyatı ise kilosu 125 TL'dir. İkisinin arasındaki fark ise fabrikasyon olanın tadı ekşi olur" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/uzumden-yapiliyor-kilogram-fiyati-220-liradan-satiliyor-20240116AW12.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/uzumden-yapiliyor-kilogram-fiyati-220-liradan-satiliyor-20240116AW12.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/uzumden-yapiliyor-kilogram-fiyati-220-liradan-satiliyor-20240116AW12-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/uzumden-yapiliyor-kilogram-fiyati-220-liradan-satiliyor-20240116AW12.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/uzumden-yapiliyor-kilogram-fiyati-220-liradan-satiliyor/610819/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 11:24:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ağır yaralanan Bozan Artar, yaşam savaşını kaybetti</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde kullandığı traktörün devrilmesi sonucu altında kalarak ağır yaralanan sürücü, Gaziantep'te 6 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, 30 Aralık 2023 Cumartesi günü Şanlıurfa'nın Birecik ilçesi kırsal Bağlarbaşı Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 65 yaşındaki Bozan Artar, traktörüyle tarlasını sürerken bir anda direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Kontrolden çıkan traktör, taklalar atarak devrilirken sürücü Bozan Artar, altında kalarak ağır yaralandı. Artar, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Birecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

6 gündür tedavi gördüğü hastanede hayata tutunamadı

Durumu ağır olan Artar, Gaziantep'e özel bir hastaneye sevk edildi. Gaziantep'te tedavi gördüğü özel hastanede 6 gündür hayat savaşı veren Bozan Artar, gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Bozan Artar'ın cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda tamamlanan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin Birecik ilçesi kırsal Bağlarbaşı Mahallesi'nde defnedileceği öğrenildi.

Kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/agir-yaralanan-bozan-artar-yasam-savasini-kaybetti-20240104AW11.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/agir-yaralanan-bozan-artar-yasam-savasini-kaybetti-20240104AW11.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/agir-yaralanan-bozan-artar-yasam-savasini-kaybetti-20240104AW11-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/agir-yaralanan-bozan-artar-yasam-savasini-kaybetti-20240104AW11.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/agir-yaralanan-bozan-artar-yasam-savasini-kaybetti/610768/</link>
			<pubDate>Thu, 04 Jan 2024 14:44:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üç metrekarelik dükkanda üretip yurt dışına satıyor, fiyatı 350'den başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Tek başına sürdürdüğü mesleğini gelecek nesillere aktarmak isteyen Elbir, ürünleri yurtiçi ve yurtdışına satıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan 81 yaşındaki kilimci Yaşar Elbir, 28 yıldır 3 metrekarelik dükkanında el dokuması kilimler yaparak adeta teknolojiye direniyor. Tek başına sürdürdüğü kilimcilik mesleğini gelecek nesillere aktarmak isteyen Elbir, dokuduğu kilimleri yurtiçi ve yurtdışına satıyor.

Gaziantep'te yaşayan 81 yaşındaki kilimci Yaşar Elbir, 28 yıldır 3 metrekarelik dükkanında el dokuması kilimler yapıyor. Elbir, ilerlemiş yaşına rağmen durmaksızın çalışarak Gaziantep'in tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan kilimleri geleneksel yöntemlerle dokuyor. Elbir, 3 metrekarelik dükkanında dokuduğu el emeği kilimlerini yurtdışına da ihraç ettiğini söyleyerek, "Mesleğin ölmesini istemiyorum. Öğrenmek isteyen herkesi buraya bekliyorum" dedi.

"Yurtdışına çok satış yapıyorum"

Gaziantep'e özgü kilimlerin yurt dışından çok fazla talep gördüğünü belirten Elbir, "1995 yılından bu yana kilim ustasıyım. Bu kilimler yere açılır. Halıların üzerine tekrar açılır. El sanatı olduğu için duvara, masa üstüne asılır. Yurt dışına çok satış yapıyorum. Almanya, İngiltere, Fransa, Amerika ve Çin'e satış yapıyoruz" dedi.

"Osmanlı'dan günümüze devam eden kültür"

Köklü geçmişe sahip kilimcilik mesleğinin Osmanlı'dan günümüze kadar devam ettiğini aktaran Elbir, "Ben yaşım yettiği kadar kilimcilik mesleğini devam ettireceğim. Öğrenmek isteyen varsa gelsin öğretelim. Mesleğin ölmemesi için devamlılık şart. Kilimlere talep çok fazla. Önemli olan iş yapabilmek. Gaziantep'te kilimcilik mesleğini yapan sadece benim. Elimden geldiği kadar çalışıyorum ama ben de yetiştiremiyorum. Gücüm yettiği kadar çalışıyorum" ifadelerini kullandı.

Kilim fiyatlarına da değinen Elbir, "Kilimler 300 - 650 TL arasında değişiyor. Kilimin uzunluğuna göre değişiyor fiyatlar" ifadelerine yer verdi.

"Makineler yüzlerce yapıyor ben bir tane yapıyorum"

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin el emeğinin daha kıymetli olduğunu söyleyen Elbir, "Makineler yüzlerce yapıyor ben bir tane yapıyorum. Teknolojiyle yarışamıyorum. Ama teknoloji ne kadar iyi olursa olsun vatandaşlar benim kilimimden vazgeçemiyor. Makine ürünü kilim alınsa bile üzerine serilmek için benim kilimlerim alınıyor. Çünkü el emeği daha kıymetli oluyor" şeklinde konuştu.

"Antalya'dan bu kilim için geldim"

Antalya'dan Gaziantep'e gezmek amacıyla gelen müşteri Elif Karaman ise Antep kilimini ve diğer ürünleri çok beğendiğini belirterek, "Çok mutlu oldum böyle bir yeri gördüğüm için. Çok da güzel. Ben Antalya'dan geldim. Burası çok otantik bir yer. Çok hoş, biz kadınlar için de kaçınılmaz bir fırsat" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/uc-metrekarelik-dukkanda-uretip-yurt-disina-satiyor-fiyati-350den-basliyor-20231230AW10.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/uc-metrekarelik-dukkanda-uretip-yurt-disina-satiyor-fiyati-350den-basliyor-20231230AW10.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/uc-metrekarelik-dukkanda-uretip-yurt-disina-satiyor-fiyati-350den-basliyor-20231230AW10-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/uc-metrekarelik-dukkanda-uretip-yurt-disina-satiyor-fiyati-350den-basliyor-20231230AW10.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/uc-metrekarelik-dukkanda-uretip-yurt-disina-satiyor-fiyati-350-den-basliyor/610742/</link>
			<pubDate>Sat, 30 Dec 2023 10:24:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yetişen eleman yok, 70 yıllık usta zamana ve teknolojiye direniyor</title>
			<description><![CDATA[77 yaşındaki Hasan Okyay, 7 yaşından beri teknolojiye direnerek el emeği mesleğini devam ettirmeye çalışıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan 77 yaşındaki Hasan Okyay teknolojiye direnerek 70 yıldır demircilik mesleğini el emeğiyle yaşatmaya çalışıyor.

Gaziantep'te yaşayan 77 yaşındaki Hasan Okyay, 7 yaşından beri teknolojiye direnerek el emeği demircilik mesleğini devam ettirmeye çalışıyor. Demirin sıcak dokusuna şekil vererek ürettiği kebap şişi, mangal, kürek, maşa ve saksı ile vatandaşların ilgi odağı olan demir ustası Okyay, demircilik mesleğinde yetişen ustalar olmadığı için mesleğin unutulmasından korkuyor.

"Yetişen eleman yok"

Son 10 yıldır demircilik mesleğine insanların hevesinin kalmadığını söyleyen Demir Ustası Okyay, "Son 10 yıldan beri bu mesleğe heves kalmadı. Yetişen eleman olmadığı için eski elemanlar devam ettiriyor. Eski çalışan elemanlarda öldüğü zaman iş unutulmaya doğru gidecek" dedi.

"Hem demir dövüyoruz hem ısınıyoruz"

70 yıldır demircilik yaptığını söyleyen Hasan Okyay, soğuk aylarda demirin sıcaklığıyla ısındıklarını da belirterek, "Yaklaşık 70 senedir demircilik mesleğini yapıyorum. Mesleğimizin geçmişi ise 100 yıla dayanıyor. Normalde anahtar yapıyorduk şimdi şiş işine de başladık. Yaptığımız iş soğuk havalarda bize iyi geliyor. Ateş yakmaktansa demir için ocağı açıyoruz hem demir dövüyoruz hem ısınıyoruz. Ustamızdan devraldığımız iş budur" ifadelerini kullandı.

"Demircilik mesleği emek isteyen iştir"

Emek harcayarak ürettikleri demir ürünlere vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyleyen Okyay, "Demircilik mesleği bizim için büyük bir zevk işidir. Hem çalışıp, hem ısınıp, hem de para kazanarak çocuklarımıza yemek götürüyoruz. Dolayısıyla bizim yaptığımız işler emek isteyen iştir. Bizler burada kebap şişi, mangal, kürek, maşa ve saksı üretiyoruz. Ürettiğimiz ürünleri ise farklı illere çok gönderiyoruz. Müşterilerimiz İstanbul başta olmak üzere Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır illerimizden gelip alıyorlar. Çünkü ürettiğimiz ürünler vatandaşların her zaman ihtiyacı olan eşyalardır. Özellikle de maşa ile kebap şişi vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor" ifadelerine yer verdi.

"Mesleğimizi biz kendi ellerimizle öldürüyoruz"

Makinede üretilenle el işi üretilen ürünler arasında emek farkı olduğunu dile getiren Okyay, "El işi üretilen demirler ile makinede üretilenler arasında çok büyük fark var. İster istemez el işi daha üstündür. Onu görerek ve zevk alarak yapıyorsun. Fakat fabrikada makineler üretiyor. Makineler saatte bin adet şiş yapıyor biz ise saatte 15 adet yapıyoruz ve bizler makinelere direniyor aynı zamanda emek harcıyoruz"

"Eski çalışan ustalar öldüğü zaman iş unutulmaya doğru gidecek"

Sıcak demircilik mesleğine çırak olarak kimsenin gelmediğini ve mesleğin gerilediğinin altını çizen Okyay, "10 yıldan beri bu mesleğe heves kalmadı. Yetişen eleman olmadığı için eski elemanlar devam ettiriyor. Eski çalışan ustalar öldüğü zaman iş unutulmaya doğru gidecek. İşi bulursan adamı bulursun, işi bulamazsan adamı da bulamazsın durumuna gelecek. O yüzden mesleği öldürmemek lazım ama biz kendi ellerimizle öldürüyoruz çünkü yapacağımız işi karşı taraf beğenmediği ve biz de daha üstünü yapamadığımız zaman biz elimizle öldürmüş oluyoruz. Dolayısıyla mesleği yaşatmak adına daha iyisini yapabiliriz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/yetisen-eleman-yok-70-yillik-usta-zamana-ve-teknolojiye-direniyor-20231229AW10.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/yetisen-eleman-yok-70-yillik-usta-zamana-ve-teknolojiye-direniyor-20231229AW10.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/yetisen-eleman-yok-70-yillik-usta-zamana-ve-teknolojiye-direniyor-20231229AW10-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/12/yetisen-eleman-yok-70-yillik-usta-zamana-ve-teknolojiye-direniyor-20231229AW10.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yetisen-eleman-yok-70-yillik-usta-zamana-ve-teknolojiye-direniyor/610738/</link>
			<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 12:40:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elindekine bin dolar verdiler satmadı, daha fazlasını istiyor</title>
			<description><![CDATA[Elindekinin sahte olmadığını söyleyen 64 yaşındaki Halil Taş, 20 yıl önce bulduğu hatalı basım para için bin dolar teklif aldığını, parayı isteyen kişilerin inceleyebileceğini ve ilgilenen koleksiyonculara satabileceklerini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te 64 yaşındaki Halil Taş, 20 yıl önce İstanbul'da bir döviz bürosunda destelerin arasında bulduğu hatalı basım 100 doları satışa çıkardı.

Gaziantep'te yaşayan Halil Taş, 20 yıl önce İstanbul'da gittiği döviz bürosunda bir yüzü basılmayan hatalı 100 dolar buldu. 100 dolarlık banknotu önce sahte zanneden Taş, parayı bulduğu döviz bürosu da dahil birçok dövizcide para sayma makinesinden geçirttiği paranın orijinal olduğunu ve hatalı basım olduğunu anladı.

Paranın sahte olmadığını söyleyen 64 yaşındaki Halil Taş, 20 yıl önce bulduğu hatalı dolar için bin dolar teklif aldığını, parayı isteyen kişilerin inceleyebileceğini ve ilgilenen koleksiyonculara satabileceklerini söyledi.

"Makinelerden sağlam olarak geçti"

Halil Taş, "İstanbul'da döviz bürosunda destelerin arasından çıktı. O zaman kimse almayınca ben aldım ve sakladım. 20 yıldır bende. Paranın gerçek olup olmadığını öğrenmek için İstanbul'da ve Gaziantep'te döviz bürolarında test ettik ve makinelerden sağlam olarak geçti" dedi.

Taş, "ABD Merkez Bankası yetkililerinin açıklamasına göre yanlış basılmış ve bir tanesi de bende. Bu paranın en önemli özelliği ise bir tarafının olup, bir tarafının hiç basılmamış olması. ABD Merkez Bankası'nın hatalı bastığı bir paradır" ifadelerini kullandı.

"Değeri verilirse satmayı düşünüyorum"

Parayı değerini verirlerse ilgilenen antikacı ve koleksiyonculara satacağını aktaran Taş, "Ben bu zamana kadar hiçbir yerde değerlendirmedim. Şu anda ise Türkiye'de sadece bende olduğunu düşünüyorum. 20 yıl önce bu para için bin dolar teklif aldım ve daha değerli olacağını düşündüğüm için vermedim. Sakladım ve değerini kim verirse ona satacağım. Belki 30, belki 50, belki 100 bin dolar ediyordur. Bunu inceleyen kişiler değerini verirse satmayı düşünüyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/elindekine-bin-dolar-verdiler-satmadi-daha-fazlasini-istiyor-20231129AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/elindekine-bin-dolar-verdiler-satmadi-daha-fazlasini-istiyor-20231129AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/elindekine-bin-dolar-verdiler-satmadi-daha-fazlasini-istiyor-20231129AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/elindekine-bin-dolar-verdiler-satmadi-daha-fazlasini-istiyor-20231129AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/elindekine-bin-dolar-verdiler-satmadi-daha-fazlasini-istiyor/610551/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Nov 2023 12:15:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>En acı hasat başladı, tarlada 100 markette ise 200 lira</title>
			<description><![CDATA[Tarlada satış ile markette satış arasında 100'de 100'lük fark olduğunu söyleyen çiftçiler, fiyatın kendilerinde 100 lira markette ise 200 lira olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin önemli biber üretim alanlarından biri olan Gaziantep'in İslahiye ilçesinde kırmızı biber hasadı başladı.

İslahiye'de yaklaşık 20 ila 25 bin dekarlık alanda üretilen kırmızı biberlerin hasadına başlandı. Gastronomi kenti Gaziantep'te, biberin rekoltesinin yüksek olması çiftçilerin yüzünü güldürdü. Kurumaya bırakılan biberler, toz biber ve pul biber olarak kullanılırken, yaş hali ise salça yapımında da kullanılıyor. Gaziantep'teki biber üretiminin yüzde 90'ının yapıldığı İslahiye'de üretilen biberler diğer illere de gönderiyor. Yabancı ülkelere ihraç edilen biberler ekonomiye büyük katkı sağlıyor.

"İslahiye Gaziantep'in biberinin yüzde 90'ını karşılıyor"

Çiftçi Doğan Keskin, "Burada ürettiğimiz biberlerin gübresini, ilacını, çapasını her türlü yetiştirme işlemini yaptıktan sonra bugün topluyoruz. Bunları serip kurutuyoruz. Kuruttuktan sonra bu biberleri Kahramanmaraş'a gönderiyoruz. Kahramanmaraş'ta pul biber yapıyorlar ve piyasaya sunuyorlar. Diğer yandan bu biberi yaş olarak ta alıyorlar. Yaş biberi alıp fabrikalarda kuyruğunu çekip acı biber salçası yapıyorlar. İslahiye Gaziantep'in biberinin yüzde 90'ını karşılıyor çünkü başka eken yer yok. İşçi bulmakta da şimdiye kadar zorlanmadım" dedi.

"Tarlada 100, markette 200 TL"

Tarlada satılan biberin fiyatı ile market fiyatı arasında yüzde 100'lük bir fark olduğunu aktaran Keskin, "Tarlada kurutulmuş biberin kilosunu 100 TL'ye alıyorlar. Kuyruğunu çekiyorlar, fabrikada işliyorlar ondan sonra piyasaya 200 TL gibi bir fiyatla sürüyorlar. Bu sene pul biberde satışın çok olması lazım" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/en-aci-hasat-basladi-tarlada-100-markette-ise-200-lira-20230821AW01.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/en-aci-hasat-basladi-tarlada-100-markette-ise-200-lira-20230821AW01.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/en-aci-hasat-basladi-tarlada-100-markette-ise-200-lira-20230821AW01-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/en-aci-hasat-basladi-tarlada-100-markette-ise-200-lira-20230821AW01.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/en-aci-hasat-basladi-tarlada-100-markette-ise-200-lira/610012/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 10:01:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kazada Servet Kankaya öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te iki aracın kafa kafaya çarpıştığı kazada 1 kişi öldü, biri ağır 8 kişi yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, Gaziantep'in Bayramlı kırsal mahallesi mevkiinde meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, seyir halindeki 27 AOV 777 plakalı hafif ticari araç ile 27 ACV 302 plakalı başka bir hafif ticari araç kafa kafaya çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle 27 AOV 777 plakalı aracın şoförü Servet Kankaya hayatını kaybederken, biri ağır 8 kişi ise yaralandı.

Yaralılar olay yerine çağrılan 112 sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken, kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/kazada-servet-kankaya-oldu-20230813AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/kazada-servet-kankaya-oldu-20230813AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/kazada-servet-kankaya-oldu-20230813AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/kazada-servet-kankaya-oldu-20230813AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kazada-servet-kankaya-oldu/609979/</link>
			<pubDate>Sun, 13 Aug 2023 17:13:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sıcak ayların soğuk yemeği: Dövme çorbası</title>
			<description><![CDATA[son yılların en sıcak günleri yaşanırken soğuk yemek ve içecek arayışına giren vatandaşlar dövme çorbası içerek serinliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te en sıcak günlerin yaşandığı dönemde vatandaşlar soğuk servis edilen dövme çorbası ile serinlemeye devam ediyor.

Gaziantep'te son yılların en sıcak günleri yaşanırken soğuk yemek ve içecek arayışına giren vatandaşlar dövme çorbası içerek serinliyor. Gastronomi kenti Gaziantep'in tescilli yemekleri arasında yer alan dövme çorbası isteğe göre buzlu servis edilerek insanları hem serinletiyor hem lezzetli tadıyla damakları şenlendiriyor. Dövme çorbası içerisinde bulunan tam buğday, nohut ve yoğurttan yapıldığı için içerisinde en az ürün kullanılan yemek olarak da biliniyor.

"içeriğinde en az ürün kullandığımız bir çorbadır"

Yaz aylarında vatandaşlar tarafından yoğun bir şekilde tüketildiğini ve içerisinde en az ürün kullanılan yemek olduğunu belirten Ökkeş Öztürk, "Dövme çorbası, yaz aylarında sofralarımızın vazgeçilmez lezzetlerinden ve ferahlatan lezzetlerden birisidir. Yaz aylarında yoğun bir şekilde tüketilen ve içeriğinde en az ürün kullandığımız bir çorbadır. Ayran aşı diğer adıyla da dövme çorbasıdır. İçerisinde tam buğday, nohut yoğurt ve Tarhan otu vardır" dedi.

"Vatandaşlar dövme çorbası içerek serinliyor"

Dövme çorbası içmek isteyenlere sıcak havada isteğe göre buz ilave ederek servis ettiklerini aktaran Öztürk, "Dövme çorbasına talep yaz aylarında daha çok oluyor çünkü ferahlatan lezzetiyle serinleten bir lezzettir. Yaz aylarında daha çok soğuk olarak tüketilir, isteğe göre buzla servis ettiğimiz bir çorbadır. Fiyat olarak 55 TL gibi uygun bir fiyattan veriyoruz ve yaz aylarında misafirlerimizin en çok tercih ettiği çorbalardandır. Mide dostu ve bağırsakları rahatlatır ve hastalıklara karşı direnç sağlar. Sıcaktan kaçan vatandaşlar dövme çorbası içerek serinliyor ve rahatlıyorlar" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/sicak-aylarin-soguk-yemegi-dovme-corbasi-20230803AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/sicak-aylarin-soguk-yemegi-dovme-corbasi-20230803AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/sicak-aylarin-soguk-yemegi-dovme-corbasi-20230803AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/sicak-aylarin-soguk-yemegi-dovme-corbasi-20230803AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sicak-aylarin-soguk-yemegi-dovme-corbasi/609938/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:53:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kalp dostu yemek: Pirpirim aşı</title>
			<description><![CDATA[Ferahlatıcı tadı ve besleyici özelliğiyle bilinen pirpirim otu, sağlık açısından birçok hastalığa iyi geldiği ve kalbin dostu olduğu için vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaz aylarının vazgeçilmezi pirpirim otu, mutfaktaki meşakkatli yolculuğu sonrası çorba yapılarak yaz sofralarını süslüyor.

Gaziantep'in tescillenmiş yemekleri arasında bulunan pirpirim aşı, halk arasında bilinen adıyla semizotu, Gaziantep'te pirpirim otu olarak bilinen bitkinin mutfakta çeşitli bakliyatlarla harmanlanmasıyla elde ediliyor. Ferahlatıcı tadı ve besleyici özelliğiyle bilinen pirpirim otu, sağlık açısından birçok hastalığa iyi geldiği ve kalbin dostu olduğu için vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Restoranlarda et kullanılmadan yapıldığı için vejetaryenlerin de en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor.

"Misafirlerimiz pirpirim deyince anlamıyor, semizotu deyince anlıyorlar"

Gaziantep'in tescilli yemekleri arasında yer alan pirpirim aşının, yaz aylarında daha çok tüketildiğini belirten Ökkeş Öztürk, "Pirpirim aşı yaptığımız farklı yemeklerimizden birisidir. Mevsimsel bir yemektir, yaz aylarında çıkan pirpirim adını verdiğimiz yani halk arasında semizotu olarak bilinen bitki türünden yapıyoruz. Pirpirim deyince misafirlerimiz anlamıyor ama semizotu deyince ne olduğunu anlıyorlar. Yemekleri tatlandıran pirpirim otu kış aylarında çıkmadığı için, yaz aylarında tüketim daha fazla oluyor "dedi.

"Sağlık açışından kalbin dostudur"

Vejetaryenlerin sıklıkla tükettiğini, sağlık açısından oldukça zengin olduğunu ve kalbin dostu olduğunu aktaran Öztürk, "Pirpirim aşı bol bakla türlerinden yapılır. Bunlar dövme, börülce, nohut ve al biber gibi ürünlerdir. Coğrafi işaretli tescilli bir ürünümüzdür. Sadece bu yörede yapılan bir yemektir. İçerisinde et kullanmadığımız için vejetaryenler daha çok tercih ediyor. Sulu yemekler arasında ise beğenilenlerden sadece bir tanesidir. Sağlık açışından kalbin dostudur yani sağlıklı bir yemektir. Bol bakliyat türlerinden yapıldığı için sağlık açısından oldukça zengindir" ifadelerini kullandı.

"Pirpirimi kendi çiftliğimizde üretiyoruz"

Restorana ait çiftlikte üretilen sebzelerle tescillenmiş lezzetli yemekler sunduklarını söyleyen Öztürk, "Ayda ortalama 2 bin porsiyona kadar satışı bulunmaktadır. Fiyat olarak 120 TL'dir uygun bir fiyattır. Kendi restoranımızın çiftliğinde yetiştirdiğimiz ürünleri burada yemeklerde kullanarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu durumdan çok memnun kalıyorlar ve bize teşekkürlerini iletiyorlar. Biz her zaman onlar için buradayız" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/kalp-dostu-yemek-pirpirim-asi-20230721AW93.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/kalp-dostu-yemek-pirpirim-asi-20230721AW93.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/kalp-dostu-yemek-pirpirim-asi-20230721AW93-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/kalp-dostu-yemek-pirpirim-asi-20230721AW93.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kalp-dostu-yemek-pirpirim-asi/609891/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Jul 2023 09:49:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kıtlık döneminde ortaya çıktı, bölgenin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor</title>
			<description><![CDATA[Kuşbaşı et veya kıyma, pirinç, salça, börk veya mıcırık veya her ikisi de kullanılarak hazırlanan bir yemektir. Börk, patlıcanın yeşil kısmı ile birlikte kesilen baş kısmının; mıcırık ise patlıcanlar oyulurken çıkartılan iç kısmının güneşte kurutulması ile elde edilir. Kolay yapılan bir yemek olduğu için evlerde de çok tercih edilen bir yemektir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurtuluş mücadelesinin verildiği kıtlık dönemlerinde ortaya çıkan ve gastronomi kenti Gaziantep'in coğrafi işaretini aldığı mıcırık aşı, günümüzde yöre halkının vazgeçemediği, turistlerin ise unutamadığı lezzetler arasında yer alıyor.

Gaziantep'te kıtlık döneminde ortaya çıkan ve son dönemlerde coğrafi işareti alan mıcırık aşı, Güneydoğu'da hem lezzeti hem de besleyici özelliği nedeniyle ilgi görüyor. Yemeklerinden, sosyal ve kültürel alanlarına kadar buram buram tarih kokan Gaziantep'in ünü dünyaya yayılan yemekleri arasında bulunan mıcırık aşı, meşakkatli bir yapım aşamasına rağmen bütçe dostu sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Yöre halkının yanı sıra bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de tadına baktığı aş, unutamadığı lezzetler arasında yerini alıyor. Yerli ve turistlerin ilgisini çeken mıcırık aşı lezzetiyle ve besleyici yönüyle öne çıkıyor. Gaziantep'in kültürel ve yöresel mutfağındaki konumunu devam ettirmek için uğraşan işletmeler uygun fiyat tarifesiyle kurtuluş savaşındaki tarihi lezzeti damaklarda yaşatıyor.

Gaziantep Mıcırık Aşı; kuşbaşı et veya kıyma, pirinç, salça, börk veya mıcırık veya her ikisi de kullanılarak hazırlanan bir yemektir. Börk, patlıcanın yeşil kısmı ile birlikte kesilen baş kısmının; mıcırık ise patlıcanlar oyulurken çıkartılan iç kısmının güneşte kurutulması ile elde edilir. Kolay yapılan bir yemek olduğu için evlerde de çok tercih edilen bir yemektir.

"tadından ve tarihinden hiçbir şey eksilmeden geçmişten günümüze gelen bir yemektir"

Mıcırık aşının kurtuluş savaşında yaşanan kıtlıktan dolayı ortaya çıktığını anlatan Yusuf Pektaş, "Mıcırık aşı kurtuluş savaşından kalan tarihi bir yemektir. 6 bin 317 şehit verdiğimiz zamanlar kendi başımıza şehrimizi savunmak zorunda kaldığımız için kıtlık ortaya çıkmış. Annelerimiz evde patlıcanın sap kısımlarını da değerlendirerek yaptığı ve o günden bugüne tadından ve tarihinden hiçbir şey eksilmeden gelen bir yemektir. Geleneksel bir yemektir" dedi.

Tüm evlerde kolaylıkla yapılabildiği gibi patlıcanın sapı diye bilinen börk kısmı da kullanılarak büyük ölçüde israfın önüne geçiliyor. Pektaş, "İç harcında kurutulmuş patlıcan ve kurutulmuş biberin sap kısımlarından oluşur. Onları atmıyoruz, biz Gaziantepliler israfı sevmeyen bir toplumuz ve patlıcanı nasıl ki yemek yapıyorsak sap kısmını da değerlendirerek yemek yapıyoruz. Ekstra olarak iç harcında kurutulmuş biber ve patlıcanın sap kısmı dışında pirinç, soğan ve sarımsak var. Bundan dolayı antibiyotik gibidir" şeklinde konuştu.

Tarihi dokusunun turistler üzerinde etki bıraktığından ve her insanın ekonomik anlamda rahatça yiyip, tarihini ve kültürünü damaklarında hissetmelerini hedeflediklerini aktaran Pektaş, "Mıcırık aşı dünya mutfağı kitaplarında yeri olan ve UNESCO tarafından coğrafi işaret alan bir yemektir. Turistler misafirlerimiz bu yemekleri bilmiyor. Biz tarihi anlamını söylediğimizde hoşlarına gidiyor ve yedikleri zaman beğeniyorlar. Güler yüzle kalkıp gidiyorlar. Depremden sonra turistlerin az gelmesiyle günde ortalama 60 tabak satmaya başladık. Depremden önce 80 tabak satıyorduk. Aylık olarak ortalama 3 bin 500 tabak mıcırık aşı satıyoruz. Her kesimden insanın cebine uygun olacak şekilde tabağını 40 TL gibi bir cüzi rakamdan vatandaşlara sunuyoruz ve fiyat artırımına gitmiyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/kitlik-doneminde-ortaya-cikti-bolgenin-vazgecilmezleri-arasinda-yer-aliyor-20230530AW90.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/kitlik-doneminde-ortaya-cikti-bolgenin-vazgecilmezleri-arasinda-yer-aliyor-20230530AW90.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/kitlik-doneminde-ortaya-cikti-bolgenin-vazgecilmezleri-arasinda-yer-aliyor-20230530AW90-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/kitlik-doneminde-ortaya-cikti-bolgenin-vazgecilmezleri-arasinda-yer-aliyor-20230530AW90.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kitlik-doneminde-ortaya-cikti-bolgenin-vazgecilmezleri-arasinda-yer-aliyor/609662/</link>
			<pubDate>Tue, 30 May 2023 12:46:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İki araç kafa kafaya çarpıştı: 8 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde hatalı sollama yapan otomobil karşı şeritten gelen diğer araca çarpıştığı kazada 2'si çocuk, 8 kişi yaralandı. o anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, saat 14.15 sıralarında Gaziantep'in Şahinbey ilçesine bağlı 25 Aralık Mahallesi İbrahim Tevfik Kutlar Caddesi meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Savaş Aydoğdu yönetimindeki 27 AKM 86 plakalı otomobiliyle İbrahim Tevfik Kutlar Caddesi istikametinde seyir halindeyken önündeki aracı sollamak için şerit değiştirdi.

Bu sırada karşı yönden gelen Memik Aktar yönetimindeki 16 NAK 66, Savaş Aydoğdu kullandığı otomobille çarpıştı. Kazada, otomobilde bulunan Savaş Aydoğdu, Memiş Aktar ve otomobillerde bulunan toplam 2'si çocuk, 8 kişi yaralandı. Kaza ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi ve Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Öte yandan, kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Tedavi altına alınan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/iki-arac-kafa-kafaya-carpisti-8-yarali-20230416AW87.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/iki-arac-kafa-kafaya-carpisti-8-yarali-20230416AW87.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/iki-arac-kafa-kafaya-carpisti-8-yarali-20230416AW87-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/iki-arac-kafa-kafaya-carpisti-8-yarali-20230416AW87.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/iki-arac-kafa-kafaya-carpisti-8-yarali/609467/</link>
			<pubDate>Sun, 16 Apr 2023 17:09:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Umut Koç'u öldüren zanlı tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te kendisine haraç vermediği için tartıştığı esnafı kalbinden bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen V.Ö. isimli zanlı, sevk edildiği adli mercilerce tutuklandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, 9 Nisan 2023 günü Şehitkamil ilçesi Küsget Sanayi Sitesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sabah erken saatlerde iş yerini açan motor ustası Umut Koç (40), bu esnada kendisinden haraç isteyen bir şahısla tartışmaya başladı.

Haraç vermeyi reddedince kalbinden bıçaklandı

Kısa sürede büyüyen tartışma sırasında haraç vermeyi reddeden Umut Koç kalbinden bıçaklandı. Aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan talihsiz esnaf, olay yerinde hayatını kaybetti. Umut Koç'un cansız bedeni ise adli tıp kurumunda yapılan işlemlerden sonra defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Yakalanan katil zanlısı tutuklandı

Öte yandan, olayla ilgili geniş çaplı çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, katil zanlısı olduğu değerlendirilen V.Ö. isimli şahsı gözaltına aldı. Gözaltındaki işlemleri tamamlanan zanlı, sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevinde gönderildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/umut-kocu-olduren-zanli-tutuklandi-20230410AW86.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/umut-kocu-olduren-zanli-tutuklandi-20230410AW86.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/umut-kocu-olduren-zanli-tutuklandi-20230410AW86-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/04/umut-kocu-olduren-zanli-tutuklandi-20230410AW86.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/umut-koc-u-olduren-zanli-tutuklandi/609434/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 15:41:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yasak aşk cinayeti, Ömer Yılmaz'ı öldürüp nehre atmış</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te cesedi Fırat Nehri'nde bulunan 22 yaşındaki gencin yasak aşk yaşadığı kadının babası tarafından silahla vurularak öldürüldükten sonra Fırat Nehri'ne atıldığı ortaya çıktı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gözaltına alındıktan sonra emniyetteki ifadelerinde her şeyi itiraf eden baba-kız, sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Olay, Şahinbey ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 11 Mart 2023 günü evinden ayrıldıktan sonra yakınları 22 yaşındaki Ömer Yılmaz'dan bir daha haber alamadı.

Yakınları, hiçbir izine rastlayamadıkları Ömer Yılmaz'ın bulunması için polis ekiplerine kayıp başvurusu yaptı. Çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kayıp gencin yakınlarından birine gelen bir ihbarı değerlendirerek, 3 çocuk annesi İslim Y. ile babası Ali T.'yi gözaltına aldı.

Gözaltına alınan şüphelilerin ifadesinin ardından harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kayıp gencin silahla öldürüldükten sonra Birecik ilçesi yakınlarında Fırat Nehri'ne atıldığı bilgisine ulaştı. Ömer Yılmaz'ın cansız bedeni, gece saatlerinde Fırat Nehri'nden çıkarılarak Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze, adli tıpta tamamlanan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Cinayetin detayları zanlıların itirafıyla ortaya çıktı

Cesedi Fırat Nehri'nde bulunan 22 yaşındaki Ömer Yılmaz'ın yasak aşk yaşadığı İslim Y.'nin babası Ali T. tarafından silahla öldürüldükten sonra Fırat Nehri'ne atıldığı ortaya çıktı. Gözaltına alındıktan sonra emniyetteki ifadelerinde her şeyi itiraf eden baba-kız, sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/03/yasak-ask-cinayeti-omer-yilmazi-oldurup-nehre-atmis-20230319AW85.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/03/yasak-ask-cinayeti-omer-yilmazi-oldurup-nehre-atmis-20230319AW85.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/03/yasak-ask-cinayeti-omer-yilmazi-oldurup-nehre-atmis-20230319AW85-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/03/yasak-ask-cinayeti-omer-yilmazi-oldurup-nehre-atmis-20230319AW85.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yasak-ask-cinayeti-omer-yilmaz-i-oldurup-nehre-atmis/609265/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Mar 2023 16:56:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Enkaz altındaki anne ile kızı, papağan sayesinde kurtuldu</title>
			<description><![CDATA[Depremin olduğu günden bu yana yıkımın yaşandığı bölgelerde enkaz altında kalan vatandaşları kurtarabilmek için çalışan BAĞKUT (Bağcılar Arama ve Kurtarma) ekipleri geri döndü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'teki bir enkazda görev yapan BAĞKUT ekipleri, bir papağanın çıktığı aralıkta yaptıkları çalışmada, resim tablosunun arkasındaki anne ve kızına ulaştı. Çöken tavan altında kalan anne ile 3 yaşındaki kızı, ekipler tarafından kurtarıldı. Küçük kız, kurtulduktan sonra ilk isteğinin jelibon olduğunu söyledi.

Depremin olduğu günden bu yana yıkımın yaşandığı bölgelerde enkaz altında kalan vatandaşları kurtarabilmek için çalışan BAĞKUT (Bağcılar Arama ve Kurtarma) ekipleri geri döndü. BAĞKUT görevlilerini Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir ve mesai arkadaşları karşıladı. BAĞKUT'lular, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremden etkilenen bölgeyi ve orada yaşananları anlattı. Çok sayıda olağanüstü olaya tanıklık eden BAĞKUT'un lideri Yaşar Ermiş, Gaziantep Nurdağı'nda bir papağanı takip ederek ulaştıkları anne ile kızını kurtarma anı herkesi duygulandırdı.

Ermiş, o an yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Büyük bir apartmanın enkazında çalışıyorduk. Bir aralıktan papağan uçtuğunu gördük. Kuşun çıkmasıyla orada canlı olabileceğini düşündük. O noktada çalışma yaptık. Orada yaşayan biri olduğunu sesten fark ettik. Enkaz altındakilere moral vermek için sohbet ettik. Önümüze çıkan resim tablosunu kaldırdığımızda arkasında anne ve kızıyla karşılaştık.

Ancak bir insanın vücudunun sığacağı boşlukta sıkışıp kalmışlardı. Önce 3 yaşındaki Nur Sima Özdemir'i kurtardık. Sonra anne molozları dışarı atarak bize yardımcı oldu. Sonunda anne Büşra Özdemir'i (30) de kurtardık ama baba ile diğer çocuğu salonda hayatını kaybetti."

İlk isteği jelibon oldu

Diğer BAĞKUT üyesi Abdullah Oğul da, Nur Sima'nın kurtulduktan sonra ilk isteğinin jelibon olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/enkaz-altindaki-anne-ile-kizi-papagan-sayesinde-kurtuldu-20230221AW83.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/enkaz-altindaki-anne-ile-kizi-papagan-sayesinde-kurtuldu-20230221AW83.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/enkaz-altindaki-anne-ile-kizi-papagan-sayesinde-kurtuldu-20230221AW83-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/enkaz-altindaki-anne-ile-kizi-papagan-sayesinde-kurtuldu-20230221AW83.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/enkaz-altindaki-anne-ile-kizi-papagan-sayesinde-kurtuldu/609070/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Feb 2023 18:18:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yarım kalan hikayeler mezarlara yansıdı</title>
			<description><![CDATA[Kimi mezarların üzerine battaniye örtülürken, kim mezar taşlarına ise depremzedelerin enkaz altından kurtarılan bere, eşarp, atkı tişört gibi kişisel eşyaları da mezar taşına giydirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlerin yarım kalan hikayeleri mezarlara yansıdı. Mezarlara bırakılan ve depremde ölenlere ait eşyalar yürekleri burktu.

Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 şiddetindeki ve Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 şiddetindeki depremlerde Gaziantep'in İslahiye ilçesinde vefat edenlerden yaklaşık 300'ü İslahiye Asri mezarlıkta oluşturulan mezarlıklara defnedildi.

Büyük acının yaşandığı depremlerde vefat edenlerin yarım kalan hikayeleri mezarlıklara da yansıdı. Aynı soy isimden yan yana 6-7 kişinin yattığı mezarlar ilçedeki yıkımda enkaz altında yok olan ailelerin tanığı oldu. İsimleri Arapça harflerle yazılmış Suriyelilerin de yan yana defnedildiği mezarlara yarım kalan hikayeler de yansıdı. Kimi mezarların üzerine battaniye örtülürken, kim mezar taşlarına ise depremzedelerin enkaz altından kurtarılan bere, eşarp, atkı tişört gibi kişisel eşyaları da mezar taşına giydirildi.

Depremde ölen gelinlik çağındaki kızların mezar taşlarına beyaz duvaklar bağlanırken, okulları yarım kalan öğrencilerin mezarlarında ise bırakılan kalemler yer aldı. Depremden sağ kurtarılan bir çocuğun ise Emir adındaki bir arkadaşının mezar taşına bıraktığı baş sağlığı notu ise görenleri duygulandırdı.

Mezarlardan bazılarında ise dikili zeytin fidanları dikkat çekti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/yarim-kalan-hikayeler-mezarlara-yansidi-20230220AW83.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/yarim-kalan-hikayeler-mezarlara-yansidi-20230220AW83.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/yarim-kalan-hikayeler-mezarlara-yansidi-20230220AW83-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/yarim-kalan-hikayeler-mezarlara-yansidi-20230220AW83.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yarim-kalan-hikayeler-mezarlara-yansidi/609049/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Feb 2023 09:37:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşiyle helalleşip ölümü düşünürken bebeği oldu</title>
			<description><![CDATA[Dairenin yıkıntıları arasında 5 saat boyunca yaşadıkları dehşeti anlatan Resul Kurt, öleceğini düşündükleri yıkıntılardan kurtularak, bebek sevinci yaşadıklarını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan Resul Kurt, deprem gecesinde hamile eşi ve 2 çocuğu ile birlikte evlerinde mahsur kaldı. Dairenin yıkıntıları arasında 5 saat boyunca yaşadıkları dehşeti anlatan Resul Kurt, öleceğini düşündükleri yıkıntılardan kurtularak, bebek sevinci yaşadıklarını söyledi.

İslahiye ilçesi Cevdetpaşa Mahallesi'ndeki 5 katlı Erdoğanlar Apartmanı'nın 4. katında hamile eşi ve 2 çocuğu ve kayınvalidesi ile birlikte yaşayan Resul Kurt, Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki depreme evinde yakalandı. Deprem öncesinde ayakta bulunan eşi, namaza kalkan kayınvalidesi ve kendisinin ayrı odalarda bulunduğunu anlatan Resul Kurt, evin kasan ve açılmayan kapıları nedeniyle ailesiyle içeride mahsur kaldı. Büyük hasar alan evde duvarlar ve eşyalar yıkılırken, camları kırılan Kurt ailesi dehşeti yaşadı. Büyük korku ve panik yaşayarak sık sık çığlıklar atan aile, yaşamdan ümidini keserek çöktükleri buzdolabının yanında ölecekleri anı bekledi. Yaklaşık 5 saat boyunca birbirlerine sarılarak ölümü bekleyen aile, yan dairede kendileri gibi mahsur kalan bir asker ve ailesini kurtarmak için gelen komandolarla umutlandı. 5 kişilik Kurt ailesi ile 4 kişilik asker ailesi, komandoların yürüttüğü yaklaşık 5 saatlik çalışma ile enkaza dönen dairelerin içerisinden sağ salim çıkarıldı.

Yaşadıkları dehşeti anlatan Resul Kurt, "Deprem olduğu saatte içerideydik. Sallantının olduğu o anlarda kapılar kilitlendi. Ailem ile içeride mahsur kaldık. İki çocuğum, eşim ve kayınvalidem vardı. Ben ve kızım aynı yatakta yatıyorduk, oğlum ise aynı odada bulunan diğer yatakta uyuyordu. Eşim çamaşır atmak için ayaktaymış, mutfak tarafındaymış, kayınvalidem ise arka taraftaki odada yatıyordu. Deprem olduğunda büyük gürültü ile uyandık. Kalkar kalkmaz duvarların üstümüze geldiğini gördük. İki çocuğumu aldım kapıya yöneldik. Kapıların kilitlendiğini, açılmadığını gördük. O korkuyla bağırdık, çağırdık. Eşimin sesini duydum, yanına geçmek için, balkondan mutfağa açılan kapıyı kırdım. Eşime ulaştık. Diğer taraftan kayınvalidem ayrı odada mahsur kalmıştı. Eşime ulaşınca çocuklarla birlikte mutfak tarafına geçtik. Çocuklarımı buzdolabının yanına oturttum. Kızım kucağımdaydı, oğlum annesiyle birlikte köşeye geçti. Depremi böyle geçirdik" dedi.

Eşiyle helalleşti

Binanın yıkılmadığını ama dairenin içerisindeki bazı kiriş, duvar, eşya ve camların yıkıldığını, enkaz arasında kaldıklarını anlatan Resul Kurt, 5 saat boyunca her an binanın yıkılacağı korkusuyla mahsur kaldıklarını kaydetti. Depremden hemen sonra olan artçı sarsıntılarda ise öleceklerini düşündüklerini ve eşiyle hellalleştiklerini anlatan Resul Kurt, "Artçı sarsıntılardan dolayı, mutfak kolonunun ayrıldığını, yavaş yavaş aşağı indiğini görüyorduk. Bu arada bizim, çocuklarımızın bağrışmaları kavuruyordu. O anda eşim, 'hakkım sana helal olsun' dedi. Ben de eşime helallik verdim. Küçük 8 yaşındaki kızım, 'baba biz ölecek miyiz' deyince koptuk artık. Yani sağ çıkamayacağımızı düşündük. Şükürler olsun kurtulduk" ifadelerine yer verdi.

Komandolar kurtardı

Aynı kattaki yan dairede asker komşularının bulunduğunu anlatan Resul Kurt, yan dairedeki 4 kişilik ailenin de kendileri gibi mahsur kaldıklarını kaydetti. Asker ve ailesini kurtarmak için binaya gelen İslahiye Komando Taburu askerlerinin hem kendi ailesini hem de komşu ailesini sağ bir şekilde kurtardığını söyledi. Kurt, "Enkazda sabah saat 09.15'e kadar kurtarılmayı bekledik. Karşı komşum da asker olması nedeniyle onu kurtarmaya gelen arkadaşları ve komandolar, hem arkadaşlarını hem de bizi kurtardı. Çelik kapıları balyozlarla kırdılar, böyle çıktık enkazdan. Depremde bulunduğumuz binadan en son biz çıktık. Ben ve karşı komşumun mahsur kaldığını biliyorum. Diğerleri kendi çabaları ve insanların yardımıyla kurtulmuşlar. Çok şükür can kaybı olmadı. Bizim binada 15 daire var. Yaklaşık 60-70 kişi deprem anında binadaymış. Toplam 9 kişi mahsur kaldık" ifadelerini kullandı.

Kurtarılan hamile eşi doğuma götürüldü

Enkazdan kurtulunca olay yerindeki bir araç ile hamile eşinin Alanya'ya götürüldüğünü anlatan baba Resul Kurt, depremden bir gün sonra eşinin Alanya'daki hastanede doğum yaptığını ve bebeğinin dünyaya geldiğini kaydetti. Kurt, "Biz aşağıya indikten sonra ayaklarımız parçalanmıştı, kesilmişti. Çünkü yerlerde cam eşyaların, kırılan beton ve demir parçaları vardı. Aşağıya indiğimizde bir araç vardı. Eşim ve çocuğumu olay yerinden araçla aldılar, Alanya'ya doğuma götürdüler. Eşim korkudan, yaşadığı travmadan dolayı kendini kasmış. Çocuk da travma geçirmiş. İlk gün kas gevşetici ilaçlar vermişler bir gün sonra doğum gerçekleşti" şeklinde konuştu.

3 gün bebeğini göremedi

Enkazda kalan başka insanlara yardım etmek, yıkılan ev ve iş yerine sahip çıkmak amacıyla deprem bölgesinden ayrılamadığını ifade eden Resul Kurt, doğumdan 3 gün sonra bebeğini görmeye Alanya'ya gidebildiğini kaydetti. Bebeğini gördükten sonra tekrar deprem bölgesine dönen Kurt, her gün büyük hasar gören evinin ve yıkılan iş yerinin enkazı arasında mekik dokuyor.

Telefonla hasret gideriyor

Gece ve gündüz bölgede nöbet tutan Kurt, yaşadığı karışık duygular arasında sık sık eşi Buket ve bebeği Esila ile telefonla görüntülü bir şekilde görüşerek, hasret gideriyor. Bebeğin hem kendileri için hem de hikayeyi duyan depremzedeler için umut olduğunu söyleyen Kurt, "Çocuğumu doğumundan 3 gün sonra görebildim. Yanlarına gidebildim. Bir gün sonra da hastaneden çıkarıp, otele yerleştirdiler. Çok karmaşık duygular yaşadık. Biz olaydan sağ çıkacağımızı düşünmezken, rabbim kucağımıza canlı bir bebek verdi. O anki durumu, tarifi anlatamam. Mutluyuz ama içimiz kan ağlıyor, buruk bir mutluluk" dedi.

Yeniden hayata tutunmak istiyor

Kendisinin erkek kuaförlüğü yaptığını ve bu nedenle gerekli malzemeleri temin ederek, insanların en ihtiyaç duyduğu anlarda mesleğini icra edeceğini de belirten Kurt, sonraki süreçte de ailesini de yanına getirmek istiyor. Çadırda da kalsalar yeniden hayata birlikte tutunmak istediklerini anlatan Kurt, "İslahiye'yi bırakmak istemiyoruz. Bir kiralık ev, konteyner çadır, ne bulursak, uygun bir ortam oluşturduktan sonra ailemi getirmek istiyorum. Yeniden burada hayata tutunmak istiyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/esiyle-helallesip-olumu-dusunurken-bebegi-oldu-20230219AW83.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/esiyle-helallesip-olumu-dusunurken-bebegi-oldu-20230219AW83.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/esiyle-helallesip-olumu-dusunurken-bebegi-oldu-20230219AW83-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/esiyle-helallesip-olumu-dusunurken-bebegi-oldu-20230219AW83.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/esiyle-helallesip-olumu-dusunurken-bebegi-oldu/609047/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Feb 2023 09:39:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sibel Kaya, 170 saat sonra enkazdan çıkarılarak kurtarıldı</title>
			<description><![CDATA[​​​​​​​Ekiplerin çalışmalarının ardından enkazdan çıkarılan Sibel Kaya, sedye ile önce ambulansa ardından ise hastaneye götürüldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te 170 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkarılan Sibel Kaya'nın kurtarıldığı anların görüntüleri ortaya çıktı. Kaya'yı kurtaran ekipler, aynı binanın enkazında ikinci bir kadına ulaşmaya çalışıyor.

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen Gaziantep'in İslahiye ilçesi Cevdetpaşa Mahallesi'nde yıkılan 5 katlı Zaman Apartmanı enkazından 170 saat sonra sağ çıkarılan Sibel Kaya'nın kurtarıldığı anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.

Ekiplerin çalışmalarının ardından enkazdan çıkarılan Sibel Kaya, sedye ile önce ambulansa ardından ise hastaneye götürüldü. Kaya'nın sağ çıkarılması kurtarma ekiplerine moral olurken ekipler büyük bir sevinç yaşadı.

Sibel Kaya'nın kurtarıldığı Zaman apartmanında çalışmalarını sürdüren ekipler, gündüz de arama kurtarma çalışmalarını yürütüyor. Enkazdan çıkan para ve saat gibi kişisel eşyaları da koruma altına alan ekipler, eşyaları tutanak karşılığında güvenlik güçlerine teslim ediyor.

Gündüz de çalışmaları sürdüren ekipler, aynı binanın enkazında işitme engelli olduğu öğrenilen ikinci bir kadına ulaşmaya çalışıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/sibel-kaya-170-saat-sonra-enkazdan-cikarilarak-kurtarildi-20230213AW82.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/sibel-kaya-170-saat-sonra-enkazdan-cikarilarak-kurtarildi-20230213AW82.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/sibel-kaya-170-saat-sonra-enkazdan-cikarilarak-kurtarildi-20230213AW82-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/sibel-kaya-170-saat-sonra-enkazdan-cikarilarak-kurtarildi-20230213AW82.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sibel-kaya-170-saat-sonra-enkazdan-cikarilarak-kurtarildi/609002/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 10:07:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Baba ve 2 oğlu enkazdan 76 saat sonra tekbirlerle indirildi</title>
			<description><![CDATA[Ekiplerin aileye ulaşmasıyla birlikte ambulanslar enkaza yanaştı. Sedyeye konulan 60 yaşındaki baba Mithat Tabur, ekipler tarafından tekbirler eşliğinde indirilerek ambulansa alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi olan depremde yıkılan binanın enkazı altında kalan baba ve 2 oğlu, yaklaşık 76 saat sonra sağ olarak kurtarıldı.

Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi olan depremde Gaziantep'in merkez Şehitkamil ilçesine bağlı İbrahimli Mahallesi'ndeki Polat Sitesi'nde bulunan 4 binadan 3'ü yıkıldı. Bölgeye giden AFAD ekipleri, enkazda çalışma başlattı.

Telefonla irtibata geçti

Çalışma sırasında enkaz altında kalan Ersin Tabur, yakınlarıyla telefonla irtibata geçerek ailesiyle birlikte yaşadıklarını iletti. Yakınları da durumu ekiplere bildirdi. Ekipler, sağlık personeli olan Ersin Tabur ile iletişime geçip yerini tespit etmeye çalıştı. Ailenin bulunduğu noktayı belirleyen ekipler, yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Çalışmanın 76'ncı saatinde apartmanın 4'üncü katındaki aileden baba ve 2 oğluna ulaşıldı. Anneye de ulaşma çalışmaları devam ediyor.

Tekbirlerle indirildi

Ekiplerin aileye ulaşmasıyla birlikte ambulanslar enkaza yanaştı. Sedyeye konulan 60 yaşındaki baba Mithat Tabur, ekipler tarafından tekbirler eşliğinde indirilerek ambulansa alındı. Daha sonra ise 25 yaşındaki Mustafa Tabur indirilerek ambulansla hastaneye götürüldü. En son olarak da ekiplerle iletişim kuran Ersin Tabur indirilerek ambulansla hastaneye götürüldü. Enkaz altında kalan anneye de ulaşılmaya çalışılıyor.

Şahıslar hastaneye götürüldükten sonra bölgedeki vatandaşlar, enkazdan inen Kazak ve Rus kurtarma ekiplerini alkışladı.

Öte yandan, ekipler enkazda çalışmalarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/baba-ve-2-oglu-enkazdan-76-saat-sonra-tekbirlerle-indirildi-20230209AW82.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/baba-ve-2-oglu-enkazdan-76-saat-sonra-tekbirlerle-indirildi-20230209AW82.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/baba-ve-2-oglu-enkazdan-76-saat-sonra-tekbirlerle-indirildi-20230209AW82-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/baba-ve-2-oglu-enkazdan-76-saat-sonra-tekbirlerle-indirildi-20230209AW82.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/baba-ve-2-oglu-enkazdan-76-saat-sonra-tekbirlerle-indirildi/608990/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Feb 2023 10:01:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>16 yaşındaki Aysun Yılmaz, 29 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı</title>
			<description><![CDATA[​​​​​​​Depremden 29 saat sonra kurtarılan Aysun Yılmaz ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli 10 ilde büyük yıkıma neden olan depremler sonrası ekiplerin kurtarma çalışmaları devam ederken Gaziantep'te 16 yaşındaki Aysun Yılmaz, 6 katlı Gölgeler Apartmanı'nın enkazından 29 saat sonra sağ çıkatıldı.

Yılmaz'ın annesi ve kız kardeşinden de ses alan ekipler çalışmalarını sürdürüyor.

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.7, Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki depremler ciddi hasara neden oldu. Deprem sonrasında Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep, Hatay, Adana, Kilis, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Osmaniye'de büyük yıkım meydana geldi.

Kurtarma çalışmalarının devam ettiği 6 katlı Gölgeler Apartmanı'nın enkazından 16 yaşındaki Aysun Yılmaz sağ çıkarıldı.

Depremden 29 saat sonra kurtarılan Aysun Yılmaz ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı. Yılmaz'ın annesi ve kız kardeşinden de ses alan ekipler çalışmalarına devam ediyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/16-yasindaki-aysun-yilmaz-29-saat-sonra-enkazdan-sag-cikarildi-20230207AW82.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/16-yasindaki-aysun-yilmaz-29-saat-sonra-enkazdan-sag-cikarildi-20230207AW82.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/16-yasindaki-aysun-yilmaz-29-saat-sonra-enkazdan-sag-cikarildi-20230207AW82-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/16-yasindaki-aysun-yilmaz-29-saat-sonra-enkazdan-sag-cikarildi-20230207AW82.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/16-yasindaki-aysun-yilmaz-29-saat-sonra-enkazdan-sag-cikarildi/608970/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Feb 2023 10:23:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Konuşmak için çağırdıkları Mehmet Bulut'u öldürdüler</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te husumetlileri tarafından konuşmak için çağrılan 25 yaşındaki Mehmet Bulut, pompalı tüfekle öldürüldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, gece saat 03.00 sıralarında Şahinbey ilçesi Düztepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 25 yaşındaki evli ve bir çocuk babası Mehmet Bulut, alacak verecek meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunan şahıslar tarafından konuşmak için çağrıldı. Kendisini çağıran şahısların yanına giden Mehmet Bulut, yaşanan tartışmanın ardından husumetlileri tarafından pompalı tüfekle vuruldu.

Kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı

Vücuduna isabet eden pompalı tüfek saçmalarıyla ağır yaralanan Mehmet Bulut, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla yakınlardaki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Talihsiz genç, özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Bulut'un cenazesinin, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak olan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edileceği öğrenildi.

Katil zanlılarını yakalamak için çalışma başlatıldı

Yaşanan olayın ardından kaçan katil zanlılarını yakalamak için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/konusmak-icin-cagirdiklari-mehmet-bulutu-oldurduler-20230127AW81.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/konusmak-icin-cagirdiklari-mehmet-bulutu-oldurduler-20230127AW81.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/konusmak-icin-cagirdiklari-mehmet-bulutu-oldurduler-20230127AW81-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/konusmak-icin-cagirdiklari-mehmet-bulutu-oldurduler-20230127AW81.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/konusmak-icin-cagirdiklari-mehmet-bulut-u-oldurduler/608874/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 14:24:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yosundan ambalaj ürettiler</title>
			<description><![CDATA[Film yapısında kullanılan biyopolimerin önemli bir özelliği de karasal ortamda yetiştirilen deniz yosunlarından elde edilmesidir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SANKO Holding'in ambalaj sektöründeki şirketi Süper Film Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Ar-Ge çalışmaları sonucu karada yetiştirilen deniz yosunlarından geliştirdiği SUPEX 2011 ALG BOPP filmi (çift yönlü gerdirilmiş polipropilen film) uluslararası alanda ödül aldı. Üretilen ambalaj ilepetrol ve fosil kaynaklarına bağımlılık azalırken geri dönüşüm de sağlanıyor

SANKO Holding'in ambalaj sektöründeki şirketi Süper Film Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ'nin Ar-Ge çalışmaları sonucu karada yetiştirilen deniz yosunlarından geliştirdiği SUPEX 2011 ALG BOPP filmi (çift yönlü gerdirilmiş polipropilen film), Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) tarafından düzenlenen ve sektörün en prestijli yarışması olan WorldStar Ödülleri'nde "Ambalaj Malzemeleri ve Bileşenleri" (Packaging Materials and Components) kategorisinde ödüle değer görüldü. Gıda ve gıda harici paketleme uygulamalarında kullanılabilen SUPEX 2011 ALG BOPP (çift yönlü gerdirilmiş polipropilen) filmi belirli oranda biyopolimer içeriyor.

Bu sayede ambalajın petrol ve türevi fosil kaynaklara bağımlılığı azaltılıyor. Film yapısında kullanılan biyopolimerin önemli bir özelliği de karasal ortamda yetiştirilen deniz yosunlarından elde edilmesidir. Bu sayede tarımsal herhangi bir kaynak kullanılmadan ve gıda zincirine herhangi bir olumsuz etkisi olmadan biyopolimer üretimi mümkün olmaktadır. Bunun yanı sıra ilgili film standart PP içerikli ambalaj malzemeleri ile geri dönüştürülebilerek, döngüsel ekonomide yeniden kullanılabiliyor.

İnovasyon ve Ar-Ge alanında yürüttükleri başarılı çalışmaların uluslararası saygın platformlarda ödüllendirilmesinden mutluluk duyduklarını dile getiren Özer, geliştirmiş oldukları yeni teknolojiler sayesinde daha ince filmlerle daha çok metrekare üreterek daha az kilogramla daha çok ambalajı paketlemeyi hedeflediklerini ve bunu da başardıklarının altını çizdi. Özer, "Süper Film Ambalaj firmamız Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) tarafından 1970 yılından beri düzenlenen bir ambalaj yarışmasında dünya ambalaj ödülüne layık görüldü. Bu ödülü Türkiye'den 9 firma kazandı" dedi.

"Deniz yosunlarından biyo bazlı ambalajlar ürettik"

Deniz yosunlarından biyo bazlı ambalajlar ürettiklerini belirten Özer, şunları kaydetti:

"Petrol türevi dışında birtakım kaynaklara yöneldik. Şu anda almış olduğumuz dünya ambalaj teşkilatının ödülünü de bu çalışmamız neticesinde aldık. Deniz kenarında yetiştirilip hasat edilen yosunlardan yapmış olduğumuz bir çalışmanın neticesinde alglerden biyo bazlı ambalajlar ürettik. Daha az petrol bazlı ambalaj malzemesi kullanmayı hedefledik. Nasıl kağıt ürünleri için ormanları kesmeyerek yetiştirme ormanları selüloz endüstrisinde kullanıyorsak, biz de aynı şekilde Süper Film olarak deniz yosunlarından üretilmiş hammaddeli biyo polimerli üretim yaptık. Farklı alanlarda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

"Petro-kimyada dışa bağımlı olmamıza rağmen dış ticaret fazlası veriyoruz"

Özer, "Türkiye'deki ambalaj endüstrisi dış ticaret fazlası veren bir sektör durumundadır. Süper Film olarak da petro-kimyada dışa bağımlı olmamıza rağmen şirketimiz dış ticaret fazlası veren bir kuruluştur" dedi.

"Yeni yatırımlarla kapasitemiz 180 bin tona ulaşacak"

Yeni yatırımlar ile kapasitelerini yüzde 50 arttıracaklarına vurgu yapan Özer, "2023 yılında yatırımlarla büyümeye devam edeceğiz. 2023 yılında yeni fabrikamızın açılışını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kapasitemizi toplamda yüzde 50 oranında arttırmayı planlıyoruz. Yeni fabrikamız ağırlıklı ihracat çalışacağımız için Trakya bölgesinde olacak. 70 bin ton olan polipropilen film üretimimizi yeni kapasitemizin devreye girmesiyle 130 bin tona, toplamda da diğer üretmiş olduğumuz filmlerle birlikte kapasitemiz 180 bin tona ulaşacak" diye konuştu.

Süper Film hakkında

Süper Film Ambalaj, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde 1995 yılından beri üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Toplamda 70 bin ton/yıl üretim kapasiteli BOPP, 48 bin ton/yıl BOPET, 6 bin ton/yıl çok katlı bariyer film ve CPP ve 39 bin ton/yıl kapasiteli metalize üretim hatları bulunmaktadır. Ayrıca, yapışkan bant üretim tesisi bulunan Süper Film Ambalaj, çok çeşitli ambalaj filmlerini tek çatı altında üreten, dünyanın önde gelen ambalaj film üreticilerinden biridir.

Türkiye'nin ilk ve tek extrüzyon (termal) kaplama hattına ek olarak 2015 yılında yatırımını yaptığı 12 bin ton/yıl kapasiteli yeni kaplama hattı ile özel kaplı ürünleri de sunmanın gururunu taşımaktadır. 2023 yılı sonunda açılması planlanan yeni BOPP hattıyla, yıllık BOPP film üretimini 130 bin tona çıkarmayı hedeflemektedir.

Süper Film, mevcut kapasitesine ilave olarak devreye alacağı yeni BOPP hat yatırımı ile 180 bin ton esnek ambalaj film kurulu kapasitesine ulaşacak. Süper Film Ambalaj, dünyanın yakından takip ettiği "Döngüsel Ekonomi" çözümlerine uygun olarak Sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemektedir. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilmiş veya geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanarak, üretilen esnek ambalaj malzemelerinin karbon ayak izini düşürmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/yosundan-ambalaj-urettiler-20230125AW81.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/yosundan-ambalaj-urettiler-20230125AW81.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/yosundan-ambalaj-urettiler-20230125AW81-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/yosundan-ambalaj-urettiler-20230125AW81.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yosundan-ambalaj-urettiler/608848/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 10:11:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ölü bulunan Egemen Dağdeviren'in cenazesi teslim edildi</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te boş arazide vücuduna çok sayıda kurşun isabet etmiş halde ölü bulunan Egemen Dağdeviren'in cenazesi, adli tıp kurumunda tamamlanan işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Cinayet zanlılarını yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, gece geç saatlerde Şahinbey ilçesi Dumlupınar Mahallesi Yeşilvadi Park'ı yakınlarındaki boş arazide meydana gelmişti.

İddiaya göre, boş arazide yerde hareketsiz halde yatan birini fark eden vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunmuş olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri Egemen Dağdeviren isimli şahsın vücuduna çok sayıda kurşun isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirlemişti.

Cenaze aileye teslim edildi

Boş arazide öldürülen Egemen Dağdeviren'in cansız bedeni, öğle saatlerine doğru Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda tamamlanan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazenin, Nizip ilçesi kırsal Öncüler Mahallesi'nde defnedileceği öğrenildi.

Soruşturma derinleştirildi

Öte yandan, inşaatlarda fayans ustası olarak çalıştığı öğrenilen evli ve 3 çocuk babası Egemen Dağdeviren'in neden öldürüldüğü bilinmezken, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin olayın ardından katil zanlısı yada zanlılarını yakalamak için başlattığı çalışmaların derinleştirildiği öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/olu-bulunan-egemen-dagdevirenin-cenazesi-teslim-edildi-20230112AW80.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/olu-bulunan-egemen-dagdevirenin-cenazesi-teslim-edildi-20230112AW80.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/olu-bulunan-egemen-dagdevirenin-cenazesi-teslim-edildi-20230112AW80-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/olu-bulunan-egemen-dagdevirenin-cenazesi-teslim-edildi-20230112AW80.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olu-bulunan-egemen-dagdeviren-in-cenazesi-teslim-edildi/608769/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jan 2023 16:03:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>53 yaşındaki Ahmet Hamo askere uğurlandı</title>
			<description><![CDATA[Hak kazanmasının ardından askerlik yapmak için başvuruda bulundu. Askerliğe kabul edilen Hamo, birliğine uğurlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Suriye'deki savaştan dolayı Türkiye'ye gelen 53 yaşındaki Ahmet Hamo, Türk vatandaşlığına hak kazanmasının ardından askerlik yapmak için başvuruda bulundu. Askerliğe kabul edilen Hamo, Amasya'daki birliğine uğurlandı.

2011 yılında Suriye'deki iç savaş nedeniyle Türkiye'ye gelen ve Gaziantep'in Nizip ilçesinde yaşayan 6 çocuk babası Ahmet Hamo bir süre önce Türk vatandaşı olmaya hak kazandı. Suriyeli Ahmet Hamo, kimliğini almasının ardından e-devlette askerlik şubesine gitmesi gerektiği yazısını gördü. Büyük sevinçle şubeye giderek işlemlerini yaptıran Hamo Amasya görev birliğine dualar ve halaylarla uğurlandı.

Askere gitmenin Mutluluğunu yaşayan Hamo, "Ben 53 yaşında 6 çocuk babasıyım. Eskiden Suriye'de iş adamıydım. Beyaz eşya işiyle uğraşıyordum. Türkiye ile ithalat-ihracat yapıyordum. Ancak savaş nedeniyle evimiz iş yerimiz bombalandı. Bende 2011 yılında Gaziantep'in Nizip ilçesine geldim. Annem Türk kökenli bir süre önce vatandaş oldum.

Kimliğimi aldıktan sonra e-devlet şifresiyle sistemime girdim. Vatani görev için e-devlette askerlik şubesine gitmem gerektiği yazısını gördüm. Büyük sevinçle şubeye giderek işlemlerimi yaptırdım. Görev yerim Amasya çıktı. Zaten vatanım olarak gördüğüm Türkiye'ye hizmet edeceğim için çok gururluyum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/53-yasindaki-ahmet-hamo-askere-ugurlandi-20230109AW79.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/53-yasindaki-ahmet-hamo-askere-ugurlandi-20230109AW79.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/53-yasindaki-ahmet-hamo-askere-ugurlandi-20230109AW79-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/53-yasindaki-ahmet-hamo-askere-ugurlandi-20230109AW79.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/53-yasindaki-ahmet-hamo-askere-ugurlandi/608749/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Jan 2023 14:35:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Almanya'ya gitmeye çalışan Hasan Hüseyin Karadağ donarak öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te erken kuaförü olarak çalışan Hasan Hüseyin Karadağ (28) yasa dışı yollarla Almanya'ya gitmeye çalışırken Sırbistan'da ormanda donarak hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan erkek kuaförü işi yapan 28 yaşındaki Hasan Hüseyin Karadağ, Organizatörlerin kendisini belirli bir ücret karşılığında Almanya'ya götüreceği vaadi üzerine 20 Kasım günü Gaziantep'ten Sırbistan'a gitti.

23 Kasım Çarşamba günü ailesi ile konuşan Karadağ'dan bir daha haber alınamadı. 25 gün boyunca ailesinin ulaşmaya çalıştığı Hasan Hüseyin Karadağ, Sırbistan Belgrad ormanında donarak ölmüş halde bulundu.

Sırbistan'dan Gaziantep'e getirilen Karadağ'ın ailesi, çocuklarını yasa dışı yollarla götürmek isteyen organizatörlerin ormanda yalnız bıraktığını iddia ederek, sorumluların bir an önce yakalanarak en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Türk Konsolosluğu devreye girdi

Kimlik tespitinin ardından Hasan Hüseyin Karadağ'ın ailesini Sırbistan'daki Türk konsolosluğu aradı. Çocuklarının acı haberi ile yasa boğulan Karadağ ailesi, dün akşam saatlerinde Gaziantep Havalimanından cenazelerini teslim aldı. Karadağ'ın cansız bedeni otopsi işlemleri yapılmak üzere Gaziantep Adli Tıp Kurumu Morguna getirildi.

"Oğlumu ölüme terk ettiler"

Oğlunun acı haberiyle yasa boğulan anne Ayşe Karadağ, "Oğlumu ölüme terk ettiler ben bunlardan şikayetçiyim hepsi cezasını bulsun. Beni bir ay boyunca oyaladılar kampta olduğunu garanti ve hiç bir şey olmadığını söylediler" dedi.

"Bizim canımız yandı başka anne babaların canları yanmasın" diyen baba Fadıl Karadağ, "Oğlum Bosna Hersek'e gitti, yurtdışına gidecekti 7 bin TL bizden para aldılar ve şebeke oğlumun biletini falan kesmişler. Oğlum Sırbistan'da otele geçtiğinde bizimle görüştü ve baba ben iyiyim sabah 4'te yola çıkacağız telefonları kapatmamızı söyledi ve ondan sonra oğlumdan haber alamadık. Onları aradık onlarda bize yakalanmışlar şuan kapalı cezaevindeler pasaportları olmadığı için telefonlarını ellerinden almışlar o yüzden sizinle görüşemiyorlar denildi. 10-15 gün içerisinde bırakacaklarını söylediler. Bizi hep oyaladılar her zaman 15 gün derlerdi daha sonra 1 ay söylemeye başladılar.

Daha sonra Belgrad Konsolosluğu aradılar, Hasan Hüseyin Karadağ soğuktan donarak ölü olarak bulunmuş üzerinde kimliği çıkmış. Canımızdan can gitti sonuna kadar şikayetçiyiz. Bizim canımız yandı başka anne ve babaların canları yanmasın devletimiz büyüktür inşallah onlara gerekli cezalarını verirler. Başka yürekler yanmasın bizim umudumu sadece budur. Benim çocuğum 28 yaşında bakmaya kıyamazsınız, insan evladını ölüme gönderir mi işte kısmet, oğlum Almanya'ya sürekli gitmek istiyordu ne kadar engel olmaya çalıştıysak boş gitmek istedi ve gitti" ifadelerini kullandı.

Aynı erkek kuaförde ortağı olarak çalışan Şahin Turan, "Akrabaları tarafından yurtdışına götürelim vaatlerinde bulundular, Hasan Hüseyin bir nişanlılık süreci atlatmıştı o süreçten sonra psikolojisi bozulmuştu. Buralardan uzaklaşmak istediğini söylüyordu, o şebekelerle tanıştıktan sonra bir kısmı Elazığ'da diğer kısmı da Gaziantep'tedir. Buradan benim ortağımı alıp götürdüler, 4 gün sonrasında ben ortağıma hiçbir şekilde ulaşamadım. Bir ay sonrasında Sırbistan Konsolosluğundan bizi aradılar, Hasan Hüseyin Karadağ burada donarak vefat etmiş diye bilgi verildi.

Ama biz bunun nerde ne zaman nasıl ve ne şekilde öldüğünü bilmiyoruz. Bununla beraber giden birkaç aile daha var, onlardan da halen haber yok. Bizim devletimizden isteğimiz bu işin içerisinde kimin parmağı varsa bulunsun cezalandırılsın ve en ağır şekilde yargılansınlar. Kendisinin ormanda donarak öldüğüne dair bir bilgi var, ama biz bilmiyoruz nerde ne zaman nasıl ne şekilde hiç bir şey bilmiyoruz. Bu olayın bir an önce aydınlatılmasını istiyoruz" diye konuştu.

Öte yandan, Hasan Hüseyin Karadağ'ın cansız bedeni Gaziantep Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından defin edilmek üzere ailesine teslim edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/almanyaya-gitmeye-calisan-hasan-huseyin-karadag-donarak-oldu-20221224AW78.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/almanyaya-gitmeye-calisan-hasan-huseyin-karadag-donarak-oldu-20221224AW78.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/almanyaya-gitmeye-calisan-hasan-huseyin-karadag-donarak-oldu-20221224AW78-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/almanyaya-gitmeye-calisan-hasan-huseyin-karadag-donarak-oldu-20221224AW78.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/almanya-ya-gitmeye-calisan-hasan-huseyin-karadag-donarak-oldu/608594/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Dec 2022 13:03:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>21 yaşındaki Muharrem Alıcı silahlı kavgada hayatını kaybetti</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te iki grup arasında çıkan silahlı kavgada göğüsünden vurularak ağır yaralanan 21 yaşındaki Muharrem Alıcı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Yaşanan olayın ardından 4 zanlı gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, gece saatlerinde Şahinbey ilçesi Yeditepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, iki grup arasında alacak verecek meselesi yüzünden tartışma çıktı.

Kısa sürede büyüyen tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavga sırasında silahlardan çıkan kurşunların hedefi olan 21 yaşındaki Muharrem Alıcı, ağır yaralandı.

Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti

Ağır yaralanan genç, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede ameliyata alınan Muharrem Alıcı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Alıcı'nın cansız bedeni Gaziantep Adli Tıp Kurumunda yapılan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Olayla ilgili 4 zanlı gözaltına alındı

Öte yandan 21 yaşındaki Muharrem Alıcı'nın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 4 zanlı gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/21-yasindaki-muharrem-alici-silahli-kavgada-hayatini-kaybetti-20221215AW78.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/21-yasindaki-muharrem-alici-silahli-kavgada-hayatini-kaybetti-20221215AW78.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/21-yasindaki-muharrem-alici-silahli-kavgada-hayatini-kaybetti-20221215AW78-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/21-yasindaki-muharrem-alici-silahli-kavgada-hayatini-kaybetti-20221215AW78.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/21-yasindaki-muharrem-alici-silahli-kavgada-hayatini-kaybetti/608516/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Dec 2022 12:46:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ceza makbuzlarının uzunluğu kendi boyunun uzunluğunu üçe katladı</title>
			<description><![CDATA[Berberlik yapan İbrahim Kılıç, 1 yıl önce 400 bin TL'ye aldığı 2015 model aracına 70 bin TL'lik modifiye yaptırdı. Başına ne geldiyse bu tarihten sonra geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te yaşayan İbrahim Kılıç'a, 70 bin TL harcayarak aracına yaptırdığı modifiye nedeniyle 1 yılda 25 kez ceza yazıldı. Yaklaşık 400 bin TL'ye aldığı aracına bir yılda 20 bin TL ceza ödeyen Kılıç'ın ödediği ceza makbuzlarının boyu ise kendi boyunun 3 katına ulaştı.

Gaziantep'te berberlik yapan İbrahim Kılıç, 1 yıl önce 400 bin TL'ye aldığı 2015 model aracına 70 bin TL'lik modifiye yaptırdı. Müzik seti, jant, alçalıp yükselen süspansiyon gibi aracına çeşitli aksesuarlarla aracını süsleyen Kılıç, son 1 yılda toplam 25 kez ceza aldı. Toplamda 20 bin TL'lik bir ceza ödeyen Kılıç'ın araç için yaptığı masraf ise toplamda 495 bin TL'ye ulaştı. Kılıç, "Kolay kazanmıyoruz bu paraları ortalama arabama bir sene içinde 20 bin liraya yakın ceza ödedim. Bu da beni çok rahatsız ediyor artık buna dur demek istiyorum. Arabamın değeri 400 bin TL aldığım ceza ise 20 bin TL hesaplanınca çok fahiş bir rakama ulaşıyor cezalar. Oturduğumuz yerden ceza yemek hoş değil" şeklinde konuştu.

Modifiye tutkunu

Kılıç, modifiye tutkunu olduğunu belirterek, "Bir yıldır almış olduğum aracıma şimdiye kadar yaklaşık 25 tane cezai işlem gördü. Bundan çok rahatsızım çünkü modifiye gerçekten bir suç değil yaşam tarzı. Biz kimseye bir zarar vermiyoruz bir hobi olarak görüyoruz. Ama bunlar gerçekten, bu fahiş fiyatlar" dedi.

Park halindeyken ceza yazıldı

İbrahim Kılıç, aracına park halinde bulunurken bile ceza yazıldığını anlatarak, "Durduğum yerde yine ceza yemişliğim var. Sabah kalkıyorum bakıyorum yine fahri müfettişlerden dolayı ceza yemişim. Ama olduğum konumda değil başka yerde halbuki arabam yanımda. Bunun gibi bir çok nedenden dolayı ceza yemişliğim var. Bunu alıp da adliyeye gidip şikayetçi olmadım. Devleti devlete şikayet etme gibi bir niyetim yok. Ama cezaları haksız buluyorum. Biz emekçi insanlarız. Kolay kazanmıyoruz bu paraları. Ortalama arabama bir sene içinde 20 bin liraya yakın ceza ödedim. Bu da beni çok rahatsız ediyor, artık buna dur demek istiyorum. Arabamın değeri 400 bin TL aldığım ceza ise 20 bin TL. Oturduğumuz yerden ceza yemek hoş değil. Emekçi insanlarız, ondan ötürü bundan çok rahatsız oluyoruz" ifadelerini kullandı.

Uyuşturucu bağımlılığı yerine modifiye tutkusu

Gençlerin uyuşturucu ile uğraşması yerine, bu tarz arabalarla zaman geçirmeleri gerektiğini ifade eden Kılıç, "Kesinlikle polis ağabeylerimizi karşımıza almak istemiyoruz. Bizim onlara saygımız sonsuz. Gerektiği yerde hak ettiğim cezaları yemek isterim. Ama kesinlikle bu arabayla ne drift yapıyoruz, ne egzoz nede insanları rahatsız edecek başka bir şey. Ona rağmen bu cezalar bizleri rahatsız ediyor. Cezayı ise modifiye arabaya ekstra olarak yaptığımız şeylerden dolayı yiyoruz. Ekstra dediğim şeyde egzoz yoktur, jantımız ve görüntü var. Yani görüntü de dış aksesuar olarak var. Dış aksesuar ve aksamlardaki değişikliklerden dolayı yazıyorlar ama hiçbir şekilde kimseye bir zararı yok. Modifiyeli bir hobi olarak yapıyorum çocukluğumdan beri bir tutkum bu arabaları çok seviyorum. Gençlerin uyuşturucu ile uğraşması yerine, bu tarz arabalarla zaman geçirmeleri yada benim boş zamanlarımda bu araba ile uğraşıyor olmam suç olmamalı" dedi.

Araç muayeneden geçti akşamında aracı bağlandı

Otomobilinin araç muayeneden geçtiği günün akşamında bağlandığını anlatan İbrahim Kılıç, "Bu arabaları çok seviyorum. Benim boş zamanlarımda bu araba ile uğraşmam suç olmamalı. Bu araçla muayeneye girdik, araç denetimlerden geçti. Akşamında ise polis ekiplerinin kontrolünde arabamı bağladılar egzoz başlıklarından dolayı aracımı trafikten men ettiler. Madem trafikten men oluyorsam muayeden niye geçiyor.

Arabada air süs pansiyon var ülkemizde bunların yapımı yasak değil yapılabiliyor vergileri ödeniyor ama araca takılınca yasak. Yeditepe Mahallesi'nden Gaziantep Havalimanı'na gitmem yarım saat ama ben o mesafede beş dakikada ceza yazıyorlar bu da e-devlet arşivimde mevcut fahri müfettişler tarafından, bir daha ceza yersem şikayetçi olmayı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Yediğim cezalar kırmızı arabama beyaz kuşak oldu"

Gelen ceza makbuzlarının uzunluğu boyunun 3 katına ulaştığını belirten Kılıç, ceza makbuzları ile aracına kuşak yaptığını ifade etti. Kılıç, "Yediğim cezalar benim boyumu aştı artık kırmızı arabama beyaz kuşak oldu. Bu cezaları ödedim. Ödenmemiş hiçbir cezam kalmadı" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/ceza-makbuzlarinin-uzunlugu-kendi-boyunun-uzunlugunu-uce-katladi-20221207AW77.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/ceza-makbuzlarinin-uzunlugu-kendi-boyunun-uzunlugunu-uce-katladi-20221207AW77.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/ceza-makbuzlarinin-uzunlugu-kendi-boyunun-uzunlugunu-uce-katladi-20221207AW77-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/ceza-makbuzlarinin-uzunlugu-kendi-boyunun-uzunlugunu-uce-katladi-20221207AW77.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ceza-makbuzlarinin-uzunlugu-kendi-boyunun-uzunlugunu-uce-katladi/608432/</link>
			<pubDate>Wed, 07 Dec 2022 16:38:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hüseyin Yıldız ve Cemile Kurt kazada öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'in Nizip ilçesinde iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi ölürken 6 kişi de yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep D400 karayolu Nizip ilçesi Hazımoğlu mevkisinde meydana gelen kazada Ahmet Kurt yönetimindeki 07 EJS 79 plakalı otomobil ile Şanlıurfa istikametinden gelen Hasan Yıldız yönetimindeki 63 ABC 307 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı.

Feci kazada 58 yaşındaki sürücü Hüseyin Yıldız ile diğer otomobilde bulunan 46 yaşındaki yolcu Cemile Kurt olay yerinde hayatını kaybetti.

Kazada yaralanan diğer sürücü Ahmet Kurt (42) ve aynı aileden yolcular Cuma Kurt (72), L.K. (14), İ.K. (7), Y.K. (12), C.K. (2) Gaziantep'teki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Yaralılardan Cuma Kurt'un durumun ağır olduğu öğrenilirken diğer yaralıların ise sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.

Güvenlik kamerasına da yansıyan kazanın ardından polis olay yerinde inceleme yaptı. Bir süre trafiğe kapalı kalan yol, yaralıların ve araçların kaldırılmasından ardından yeniden ulaşıma açıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/huseyin-yildiz-ve-cemile-kurt-kazada-oldu-20221031AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/huseyin-yildiz-ve-cemile-kurt-kazada-oldu-20221031AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/huseyin-yildiz-ve-cemile-kurt-kazada-oldu-20221031AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/huseyin-yildiz-ve-cemile-kurt-kazada-oldu-20221031AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/huseyin-yildiz-ve-cemile-kurt-kazada-oldu/608093/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Oct 2022 11:52:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yanan evde Abdullah Tutak öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te sabah erken saatlerde bir evde çıkan yangında bir kişi yanarak öldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, sabah saat 05.00 sıralarında Şahinbey ilçesi Kıbrıs Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, evde bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Yangın ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü.

Yanarak öldüğü belirlendi

Yangının söndürülmesinin ardından yapılan kontrollerde evde bulunan 55 yaşındaki Abdullah Tutak'ın yanarak öldüğü belirlendi.

Feci şekilde hayatını kaybeden talihsiz adamın cansız bedeni olay yeri inceleme çalışmaları ve Gaziantep Adli Tıp Kurumunda yapılan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yanan-evde-abdullah-tutak-oldu-20221028AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yanan-evde-abdullah-tutak-oldu-20221028AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yanan-evde-abdullah-tutak-oldu-20221028AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yanan-evde-abdullah-tutak-oldu-20221028AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yanan-evde-abdullah-tutak-oldu/608067/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Oct 2022 12:47:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aracında silahlı saldırıya uğrayan İmdat Güçer öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te aracında silahlı saldırıya uğrayan 23 yaşındaki İmdat Güçer, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayla ilgili çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2 zanlıyı gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, dün akşam saatlerine doğru Şehitkamil ilçesi Karaoğlan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 23 yaşındaki İmdat Güçer, petrol ofisinden çıktıktan sonra ana yola dönmek isterken önünü kesen başka bir araçtakilerin silahlı saldırısına uğradı.

Saldırıda yaralandıktan sonra yürüyerek birkaç adım atmaya çalışan İmdat Güçer daha sonra yere yığıldı.

Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, saldırı sonucu ağır yaralanan genci ilk müdahalenin ardından özel bir hastaneye kaldırdı. Talihsiz genç, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Hayatını kaybeden Güçer'in cansız bedeni, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda yapılan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Yaşanan olayın ardından çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2 zanlıyı gözaltına aldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/aracinda-silahli-saldiriya-ugrayan-imdat-gucer-oldu-20221028AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/aracinda-silahli-saldiriya-ugrayan-imdat-gucer-oldu-20221028AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/aracinda-silahli-saldiriya-ugrayan-imdat-gucer-oldu-20221028AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/aracinda-silahli-saldiriya-ugrayan-imdat-gucer-oldu-20221028AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/aracinda-silahli-saldiriya-ugrayan-imdat-gucer-oldu/608066/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Oct 2022 12:47:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bariyerlere saplanan işçi servisinde Mehmet Can Açıkgöz öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te direksiyon hakimiyeti kaybedilen işçi servisinin bariyerlere ok gibi saplanması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 2'si ağır 5 kişi ise yaralandı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, sabah erken saatlerde Gaziantep Çevreyolu Doğu Gişeleri Kavşağı'nda meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet Uzun idaresindeki 27 S 3787 plakalı işçi servisi, direksiyon hakimiyeti kaybolduktan sonra yolu ikiye ayıran bariyerlere ok gibi saplandı. Meydana gelen feci kazayı gören çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

Bir kişi olay yerinde hayatını kaybetti

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, kaza sonucu araç içerisinde sıkışanları güçlükle çıkarttı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk değerlendirmede, araç içerisinde bulunan Mehmet Can Açıkgöz'ün hayatını kaybettiği belirlendi.

2'si ağır 5 kişi yaralandı

Feci kazada yaralanan 2'si ağır 5 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayatını kaybeden Mehmet Can Açıkgöz'ün cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/bariyerlere-saplanan-isci-servisinde-mehmet-can-acikgoz-oldu-20221019AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/bariyerlere-saplanan-isci-servisinde-mehmet-can-acikgoz-oldu-20221019AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/bariyerlere-saplanan-isci-servisinde-mehmet-can-acikgoz-oldu-20221019AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/bariyerlere-saplanan-isci-servisinde-mehmet-can-acikgoz-oldu-20221019AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bariyerlere-saplanan-isci-servisinde-mehmet-can-acikgoz-oldu/607973/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Oct 2022 10:19:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şarampole uçan araçta Yunus Emre Yıldırım ile Berkay Koçer öldü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'in Yavuzeli ilçesinde içerisinde 4 arkadaşın bulunduğu araç, direksiyon hakimiyeti kaybolduktan sonra şarampole uçtu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Meydana gelen feci kazada 2 genç olay yerinde hayatını kaybederken 2 genç ise ağır yaralandı.

Kaza, gece saatlerinde Gaziantep-Araban karayolu Yavuzeli Karadağ mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, içerisinde 4 arkadaşın bulunduğu Yunus Emre Yıldırım (23) idaresindeki 27 ALP 228 plakalı otomobilin, Gaziantep istikametinden Araban istikametine seyir halindeyken Yavuzeli Karadağ mevkiinde direksiyon hakimiyeti kayboldu. Kontrolü kaybolan araç, taklalar atarak şarampole uçtu. Kazayı gören çevredeki vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu.

4 arkadaştan 2'si olay yerinde öldü

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları değerlendirmede araç sürücüsü Yunus Emre Yıldırım ile araçta bulunan Berkay Koçer'in (22) hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Hüseyin Yıldız ile Hacı Yıldız ise yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Gaziantep'teki hastanelere kaldırıldı. Yaralı 2 gencin durumunun kritik olduğu öğrenildi.

Cenazeler ailelerine teslim edildi

Feci kazada hayatını kaybeden Yunus Emre Yıldırım ile Berkay Koçer'in cansız bedenleri, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda yapılan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi. Cenazelerin, Gaziantep'in Araban ilçesinde defnedileceği öğrenildi.

Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sarampole-ucan-aracta-yunus-emre-yildirim-ile-berkay-kocer-oldu-20221017AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sarampole-ucan-aracta-yunus-emre-yildirim-ile-berkay-kocer-oldu-20221017AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sarampole-ucan-aracta-yunus-emre-yildirim-ile-berkay-kocer-oldu-20221017AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sarampole-ucan-aracta-yunus-emre-yildirim-ile-berkay-kocer-oldu-20221017AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sarampole-ucan-aracta-yunus-emre-yildirim-ile-berkay-kocer-oldu/607961/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Oct 2022 11:31:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mehmet Alışcı'nın cenazesine giden Nurgül Alışcı kazada öldü</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'da kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden eşi Mehmet Alışcı'nın cenazesine yetişmeye çalışan Nurgül Alışcı, Gaziantep-Şanlıurfa otoyolunda geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, önceki gece Gaziantep-Şanlıurfa otoyolunda meydana geldi. İddiaya göre, Şanlıurfa Viranşehir'de yaşayan Nurgül Alışcı (53), göz rahatsızlığı için Nevşehir'e tedaviye gitti. Alışcı'nın tedavisi sürerken Viranşehir'deki eşi Mehmet Alışcı (59) kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Acı haberi alan talihsiz kadın, eşinin cenazesine yetişmek için Nevşehir'den yola çıktı. Ailenin içinde bulunduğu araç, Gaziantep-Şanlıurfa otoyolu Nizip yakınlarında direksiyon hakimiyeti kaybolduktan sonra savrularak bariyerlere çarptı. Meydana gelen kaza sonucu araçta bulunan diğer yakınlarının burnu bile kanamazken, eşinin cenazesine yetişmeye çalışan Nurgül Alışcı ağır yaralandı.

Eşinin cenazesine yetişmeye çalışırken hayatını kaybetti

Ağır yaralanan talihsiz kadın, kaza ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Nizip Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Karı-koca bir gün arayla hayatını kaybetti

Yaşanan olayın ardından karı-kocanın bir gün arayla hayatını kaybetmesi çiftin 6 çocuğu ile yakınlarını yasa boğdu. Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda annelerinin cenazesini teslim alan çocukları gözyaşı dökerken, talihsiz kadının bir gün önce vefat eden eşinin yanına defnedileceği öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/mehmet-aliscinin-cenazesine-giden-nurgul-alisci-kazada-oldu-20221015AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/mehmet-aliscinin-cenazesine-giden-nurgul-alisci-kazada-oldu-20221015AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/mehmet-aliscinin-cenazesine-giden-nurgul-alisci-kazada-oldu-20221015AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/mehmet-aliscinin-cenazesine-giden-nurgul-alisci-kazada-oldu-20221015AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mehmet-alisci-nin-cenazesine-giden-nurgul-alisci-kazada-oldu/607946/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Oct 2022 16:22:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyada ilk, 7 asırlık camide raylı minber</title>
			<description><![CDATA[Tek kişi tarafından kolaylıkla hareket ettirilen ve duvara gömme olarak yapılan minberle alandan tasarruf edilirken, hutbe okunacağı zaman imamı caminin her tarafından görmek de mümkün oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te 13'üncü yüzyılda yapıldığı belirtilen ve Boyacı Cami olarak bilinen Kadı Kemalettin Camisi'nin raylı minberi, yıllara meydan okuyor. Tasarruf etmek amacıyla yapılan ve duvara gömme olarak tasarlanan minber, cami cemaatinin de ilgisini çekiyor.

Gaziantep'in Şahinbey ilçesi Boyacı Mahallesi'nde 13'üncü yüzyılda yapıldığı rivayet edilen ve kaynaklarda Kadı Kemaleddin veya Boyacı Yusuf tarafından yaptırıldığı belirtilen Boyacı Camisi'ne, 1357 yılında Memlükler Dönemi'nde Marangoz Mehmet Ağa tarafından raylı sistem üzerinde minber yapıldı. Tek kişi tarafından kolaylıkla hareket ettirilen ve duvara gömme olarak yapılan minberle alandan tasarruf edilirken, hutbe okunacağı zaman imamı caminin her tarafından görmek de mümkün oluyor.

Cuma namazlarında okunacak hutbe için haftada bir gün açılan minber, tek kişi tarafından çekiliyor. 3 metre boyunca açılan minber, hutbe okunduktan sonra itilerek tekrar cami duvarına bitişik hale getiriliyor. Yıllara ve meydana gelen deprem gibi felaketlere rağmen dimdik duran raylı minber, günümüzde de her cuma günü kullanılıyor.

"Caminin minberi tahmini Türkiye'de tek diyebiliriz"

Dünyada bir benzeri olmayan minberi ilk kez gören cami cemaati ve vatandaşlar da duruma çok şaşırıyor. Caminin minberinin Türkiye'de tek olduğunu söyleyen cami görevlisi Mahmut Uncuer, "Bu semtte tahmini 350-400 yıllık geçmişi olan bir aileyiz. Bu caminin de 350-400 yıldan beri atalarımız ve babamızdan duyduğumuz şekilde izah etmek istiyorum. 1211 yılında ne Arap ne Osmanlı ne de Selçuklu mimarisi olarak yapılan bir yapıdır. Bu yapıda, bölgeye has olan mermer olarak kemik taşı; ağaç olarak da uzun süre dayanıklı katran ağacı kullanılmıştır. Caminin minberi tahmini Türkiye'de tek diyebiliriz. Tamamıyla el işi bir işçiliğe sahiptir.

Ağaçların yüzleri Gaziantep yöresine has sedef işlemesiyle işlenmiştir. 1940 yıllarında 2. Dünya Savaşı çıktığında buraya asker konuşlandırılmış, burada yatan askerler kendilerine ve ailelerine götürmek için hatıra diye sedef kakmaları kasaturalarının uçlarıyla sökmüşler. Sökülen yerlerin çoğunun yeri boş duruyor, zamanla tahribata uğrayan yerleri 2007 yılında yapılan restorasyonla eski halini döndürmeye çalışılmıştır. Fakat sedef kaplamalı kısımlar olduğu gibi boş olarak duruyor. Caminin taban kısmı sedir ve katran ağaçlarından yapılmıştır. Caminin kubbesi ve yer bağlantısı arasında bulunan bağlantılar da ağaçlarla kaplıdır. Yapıldığından bu yana bizim bildiğimiz 6-7 defa büyük tadilatlardan geçmiş, depremler atlatmıştır.

"Tövbekar oldu, Gaziantep'e kadı olarak atandı"

Görevli Uncuer, camiyi yaptıran kişi ve yapan mimarın da hikayesini anlatarak, "1211 yılında yapılış hikayesinde, Kadı Kemalettin diye bilinen kişinin buralarda yaşayan bir eşkıya olduğu rivayet edilir. Hırsızlık olayında bir kızı kurtardığı, bu kızın da gelip kendisi yakalandığında idam edileceği zaman boynundaki ipi çıkarttığı rivayet edilen; bu kızın kendisini kurtardığı, kendisinin de tövbekar olup, kendisini ilme adayıp daha sonra Gaziantep'e kadı olarak atandığı, bu bölgeye bu camiyi yaptırdığı ve camiyi yapan mimarın da Boyacı isminde mimar başı olduğu söyleniyor.

Boyacı'nın da bu bölgede yaşayan o zamanki beyliğin başkanının ismi olduğu da rivayet ediliyor" diye konuştu.

Boyacı Cami ve Kadı Kemalettin Camisi olarak bilinen cami, Gaziantep'in en eski yapıları arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/dunyada-ilk-7-asirlik-camide-rayli-minber-20221012AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/dunyada-ilk-7-asirlik-camide-rayli-minber-20221012AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/dunyada-ilk-7-asirlik-camide-rayli-minber-20221012AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/dunyada-ilk-7-asirlik-camide-rayli-minber-20221012AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dunyada-ilk-7-asirlik-camide-rayli-minber/607916/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 12:03:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kadınlar dondurmayı kışın tüketilmesi için kuruttu, birçok ülkeye ihraç ediliyor</title>
			<description><![CDATA[Yazın vazgeçilmez lezzeti dondurmanın kışın da tüketilmesi için kolları sıvayan kadınlar, kurutmayı başardı. Kurutulmuş şekilde satışa çıkartılan dondurma ihraç ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yazın vazgeçilmez lezzeti dondurma, artık kışın da tüketilecek. Gaziantep'te kadınlar tarafından üretilen kurutulmuş dondurma, birçok ülkeye ihraç ediliyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin açtığı Tarım Okulunda dondurmayı kurutarak cips şekline getiren kadın kooperatifleri üyesi kadınlar, teknolojik cihazları kullanarak dondurmaya farklı bir anlayış getiriyor. Dondurmalar özel dolaplarda önce donduruluyor, daha sonra vakumlanarak kurutuluyor. Cips şeklini alan dondurmalar, özel olarak paketlenerek Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Yapılan bu işlem sayesinde kurutulmuş dondurma yıllarca bozulmuyor. Yurt dışından da talep alan kadınlar, günlük 200 kilo kurutulmuş dondurma üretiyor.

"Artık çocuklarınıza kışın rahatça dondurma yedirebileceksiniz"

Ezogelin Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu üyesi Pakize Kurt, "Burada kurutulmuş dondurma yapıyoruz. Artık kışın da çocuklarınız dondurma tüketebilir. Donmuş dondurmayı dilimler haline getiriyoruz. Makinalarımızda içindeki suyu aldığımızda kuru cips gibi bir dondurma elde ediyoruz.

İnsanları kışın dondurma yemek cezbediyor. Tadan çok beğeniyor. Burası Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan girişimci ve üretim alanı olan bir tesistir. Kadınlarımız burada çalışarak üretiyor. Burada fıstıklı, sade, çilekli ve isteğe göre farklı meyvelerden dondurma yapıyoruz" dedi.

"Hem yurt içi hem de yurt dışından yoğun talep alıyoruz"

Kurutulmuş dondurmaya yoğun talep olduğunu ifade eden Kurt, "Şu anda yurt dışından taleplerimiz daha fazla. Hem yurt içi hem de yurt dışına satışlarımız var. Çünkü kurutulmuş dondurma denildiğinde insanlar tadını merak ediyor, bir tereddüt yaşıyorlar. Ancak bir defa alan ikinci defa tekrar sipariş veriyor" şeklinde konuştu.

"600 kilodan 200 kilo elde ediyoruz"

600 kilo dondurmadan 200 kilo kurutulmuş dondurma elde ettiklerinin altını çizen Kurt, "600 kilo dondurmadan 200 kilo kurutulmuş dondurma elde ediyoruz. Burada 7 kadın çalışıyoruz, ürünün yoğunluğuna göre bu sayımız artıyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/kadinlar-dondurmayi-kisin-tuketilmesi-icin-kuruttu-bircok-ulkeye-ihrac-ediliyor-20221012AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/kadinlar-dondurmayi-kisin-tuketilmesi-icin-kuruttu-bircok-ulkeye-ihrac-ediliyor-20221012AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/kadinlar-dondurmayi-kisin-tuketilmesi-icin-kuruttu-bircok-ulkeye-ihrac-ediliyor-20221012AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/kadinlar-dondurmayi-kisin-tuketilmesi-icin-kuruttu-bircok-ulkeye-ihrac-ediliyor-20221012AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kadinlar-dondurmayi-kisin-tuketilmesi-icin-kuruttu-bircok-ulkeye-ihrac-ediliyor/607913/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 12:02:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Süleyman Durmuş tartıştığı Zeliha Durmuş'u öldürdü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'in İslahiye ilçesinde sınıf öğretmeni evinde tartıştığı karısının kafasına doğrama tahtası ile vurarak öldürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Edinilen bilgiye göre, İslahiye ilçesi Türkbahçe İlköğretim Okulu'nda sınıf öğretmenliği yaptığı öğrenilen Süleyman Durmuş, sabah 04.00 sıralarında okula gitmek için uyandı.

Henüz bilinmeyen bir nedenle eşi Zeliha Durmuş ile tartışan Süleyman Durmuş, mutfakta bulunan doğrama tahtası ile karısı Zeliha Durmuş'un kafasına vurdu.

Yere yığılan ve kanlar içerisinde kalan eşinin öldüğünü düşünen Süleyman Durmuş, polis merkezine giderek teslim oldu.

Olay yerine gönderilen sağlık ekipleri Zeliha Durmuş'un öldüğünü belirlerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/suleyman-durmus-tartistigi-zeliha-durmusu-oldurdu-20220923AW71.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/suleyman-durmus-tartistigi-zeliha-durmusu-oldurdu-20220923AW71.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/suleyman-durmus-tartistigi-zeliha-durmusu-oldurdu-20220923AW71-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/suleyman-durmus-tartistigi-zeliha-durmusu-oldurdu-20220923AW71.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/suleyman-durmus-tartistigi-zeliha-durmus-u-oldurdu/607718/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Sep 2022 12:58:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Belediyenin verdiği hibe ile tek umutları olan köyde yeniden ticarete tutundu</title>
			<description><![CDATA[Kırsal mahallede yaşayan ve baktığı küçükbaş hayvan sayısı her geçen gün artan Öğüç, sattığı 35 kuzudan elde ettiği para ve kardeşinin de desteği ile 2 adet büyükbaş hayvan sahibi oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te boya ve dekorasyon işi yaparken iflas eden Ali Özkan Öğüç, hibe programından yararlanarak aldığı 17 küçükbaş hayvan ile yeniden ticarete tutundu. Hayvanların sayısı her geçen gün artan 5 kişilik Öğüç ailesi şimdi ise kendilerine yetecek kadar bir gelirin sahibi oldu.

Gaziantep'te 4 yıllık bir boya ve dekorasyon firması sahibi olan Ali Özkan Öğüç, 3 yıl önce ise iflas etti. Elindeki kalan son parası ile Şahinbey ilçesine bağlı Geneyik Kırsal mahallesine dönen Öğüç, eşi ve 3 çocuğu ile birlikte burada yaşamaya başladı. Şahinbey belediyesinin hibe programına başvuran Öğüç, hibe almaya hak kazandı. Şahinbey belediyesinin 16 koyun 1 koç, bir yıllık yem ve süt sağma makinesi hibesi ile hayvancılığa başlayan Öğüç, yaklaşık 1 yıl ara verdiği ticaret hayatına bu kez ise hayvancılık ile yeniden geri döndü. Kırsal mahallede yaşayan ve baktığı küçükbaş hayvan sayısı her geçen gün artan Öğüç, sattığı 35 kuzudan elde ettiği para ve kardeşinin de desteği ile 2 adet büyükbaş hayvan sahibi oldu. Öğüç ailesi büyükbaş hayvanların sütünden ve yoğurdundan kazandığı parayla çocuklarını okutarak ailenin ihtiyaçlarını da karşılıyor.

Elinde halen 35 koyun, koç ve kuzusu bulunan Öğüç, şimdi ise büyükbaş hayvan sayısını da arttırarak, büyük bir hayvan çiftliği kurabilmek için mücadele ediyor.

Umutsuzluğu kapıldığı bir dönemde Şahinbey Belediyesi'nin Hibe programından yararlanan Öğüç, süreci ve yaşadıklarını şöyle anlattı:

''Gaziantep Geneyik kırsal mahallesinde yaşıyorum. Buraya taşınalı 3 yıl oldu. Daha öncesinde Gaziantep'te boya dekorasyon işleri yapıyordum, kendi iş yerim vardı. İflas ettikten sonra elimde kalan 2-3 kuruşla köye yerleştim. Şahinbey Belediyemizin böyle bir hibe programı olduğunu öğrendim. Programa başvurdum, yapılan inceleme sonucunda hibeyi almaya hak kazandım. İlk etapta 16 koyun, 1 koç verdiler. Bir yıllık yemini de temin ettiler, bunların tamamı hibe olarak verildi. Daha sonra koyunlar için süt sağma makinası verildi onları kullanıyoruz. Şuan koyunların geliriyle büyük baş hayvanlarımıza yatırımlar yapıyoruz. Kuzuların geliriyle büyükbaş hayvan aldım ortak olarak, şuan da öyle besliyorum. Aynı zamanda da koyunlarımızı meraya yayıyorum, Kendi iş yerim vardı hem malzeme satışı hem de uygulamalı olarak, boya dekorasyon işi 4 yıllık bir işletmeydi iflas edince Gaziantep'teki evimi sattım.

Borçlarımı kapattım elimdeki parayla köye yerleştim. Çok cüzi bir rakam kalmıştı elimde, köye taşındım kaldığım ev yıkık dökük virane bir yerdi, kaldığım evin tadilatlarından sonra hiç param kalmadı. Hayvancılık yapmak istiyordum ama imkanlarım yoktu. Tam umutsuzluğa kapıldığım anda Şahinbey Belediyesinin hibe programı bize umut oldu. Hayata tutunmamıza gelecekle ilgili hayaller kurmamıza yardımcı oldu. Elbette ki, sıkıntılarımız oluyor, ekonomik sıkıntı hayatımızın her alanında yansıyor. Evliliğimize çocuklarımızla ilişkimize baya bir sıkıntı yaşadık ama yapacak başka bir şeyimiz yoktu. Köy bizim tek kurtuluş yolumuzdu, Şahinbey Belediye'mizin de yardımı bize çok iyi geldi, yeni kapılar yeni umutlar açtı. Bunun sayesinde bir şeyler yapıyoruz şuan da, geleceğe bakmak adına bizler için çok iyi oldu.

Umudumuz var şuan, daha önce öyle bir şeyimiz yoktu. Her yıl tam doğumunu aldık, maddi durumumuzdan ve farklı yatırımlarımızdan dolayı, kuzularımızı sattık. Doğan 34-35 kuzumuzu sattık. Parayla da ortak olarak kardeşimle birlikte ortak birer inek aldık. Benim genel anlamda büyükbaş hayvan için uğraşıyorum. Şahinbey Belediyesinin vermiş olduğu destek benim için büyük bir sermaye oldu. Kendi hedefim kendi ailemin geçimini sağlayıp kimseye muhtaç etmeyecek şekilde bir yer alıp, kendi evimi, arsamı yapmaktı. Bunlar benim için umut oldu. Şahinbey belediyesinin desteği bununla da sınırlı kalmadı. Her yıl yüzde 50 hibeli yem desteği veriyor. Ekip biçen çiftçilere ise tohum, gübre desteği sağlıyor. Bu tür sosyal hibe programlarıyla bizler gibi insanların sosyolojik ve ekonomik olarak daha üst ve refah seviyelere çıkmamıza yardımcı oluyor.''

''Çocukların eğitim masrafını karşılıyorlar

İneklerin süt ve yoğurdundan elde edilen gelirle çocuklarını okuttuklarını anlatan Şehriban Öğüç, "İneklerden sağdığımız süt ve yoğurttu satarak 3 çocuğumuzu okutuyoruz. Koyunlarımızın kuzuları oldu, onların bir kısmını sattık. Şuan koyun ve kuzularımızın sayısı 35 civarındadır. Çok güzel bir destek oldu. Şahinbey Belediye Başkanımız, geçinmemize, kalkınmamıza yardımcı oldu. Allah razı olsun başkanımızdan'' diye konuştu.

Elinde halen 35 koyun, koç ve kuzusu bulunan Öğüç, şimdi ise 2 olan büyükbaş hayvan sayısını daha da arttırarak, büyük bir hayvan çiftliği yapabilmenin hayalini kuruyor]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/belediyenin-verdigi-hibe-ile-tek-umutlari-olan-koyde-yeniden-ticarete-tutundu-20220919AW71.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/belediyenin-verdigi-hibe-ile-tek-umutlari-olan-koyde-yeniden-ticarete-tutundu-20220919AW71.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/belediyenin-verdigi-hibe-ile-tek-umutlari-olan-koyde-yeniden-ticarete-tutundu-20220919AW71-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/belediyenin-verdigi-hibe-ile-tek-umutlari-olan-koyde-yeniden-ticarete-tutundu-20220919AW71.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/belediyenin-verdigi-hibe-ile-tek-umutlari-olan-koyde-yeniden-ticarete-tutundu/607685/</link>
			<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 18:16:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Nurdağı yolundaki kazada 3 ölü</title>
			<description><![CDATA[Gaziantep'te hafriyat yüklü kamyonun çarptığı otomobilde bulunan anne, baba ve çocuk hayatını kaybetti. Bir aileyi dağıtan feci kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, sabah saat 06.20 sıralarında Gaziantep-Nurdağı karayolunun 20. kilometresinde meydana geldi. İddiaya göre, Nurdağı istikametinden Gaziantep istikametine seyir halinde olan İmdat A. idaresindeki 27 AKD 183 plakalı otomobile, kum ocağından çıktığı öğrenilen ve plakası ile sürücüsü öğrenilemeyen hafriyat yüklü kamyon çarptı. Feci kazanın ardından ortalık savaş alanına dönerken, çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

Anne, baba ve çocukları olay yerinde hayatını kaybetti

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, feci kaza sonucu otomobil içerisinde sıkışan sürücü İmdat A. (47) ile eşi Necla A. (47) ve çocukları Kerem A.'yı (7) sıkıştıkları araçtan çıkardı.

Araçtan çıkarılanların kontrollerini yapan sağlık ekipleri; baba, anne ve çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden anne, baba ve çocuğun cenazeleri, olay yeri inceleme çalışmalarının ardından Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenazeler, adli tıpta yapılan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

Bir aileyi dağıtan feci kaza ile ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/nurdagi-yolundaki-kazada-3-olu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/nurdagi-yolundaki-kazada-3-olu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/nurdagi-yolundaki-kazada-3-olu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/nurdagi-yolundaki-kazada-3-olu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/nurdagi-yolundaki-kazada-3-olu/607667/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Sep 2022 22:27:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ustalar 1 yıl boyunca emek vererek hazırlıyor, ev fiyatına satılıyor</title>
			<description><![CDATA[2 usta 1 yıl boyunca emek vererek ancak bitirebildiklerini söyledi. Satışa çıkartılan ürün her görenden takdir almasının yanında fiyatıyla da dikkat çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'te ev fiyatına satılan bakır ibrik fiyatıyla adeta dudak uçuklatıyor. Çiftine 500 bin TL değer biçilen devasa ibrik cadde üzerinde görenleri hayrete düşürüyor.

Bakır sanatı ve kültürü ile ünlü olan Gaziantep'te, bir bakır ustasının gözü gibi baktığı ve ev fiyatına sattığı devasa ibrik görenleri şaşırtıyor. 1 sene boyunca ilmek ilmek işlenen ve Osmanlı motifleri kullanılan devasa ibrik, fiyatı ile de dikkat çekiyor. 2 ile 5 metre arasında değişen bakır ibriklerin için 75 ile 150 kilogram arasında bakır kullanılıyor. İnsan boyunu aşan ibrikler, ev fiyatına alıcı buluyor.

2 usta tarafından 1 yıl boyunca verilen emekle yapılan devasa ibrik hakkında bilgi veren Bakır Ustası Hüseyin Kaynar, "Babadan dededen bakırcıyız, eski sanatları yaşatmaya çalışıyoruz. İbriklerimizi uzun zaman önce yaptık. 2 tane usta yaklaşık 1 yıl kadar bir süre üzerinde çalıştı. İlmek ilmek işlenen Osmanlı, Selçuklu motifleri var. Genellikle turistik bölgeler, oteller, lobilerine dikkat çekmek için düşünüyorlar ve alıyorlar. Fiyatları çifti 500 bin TL, teki ise 250 bin TL'dir. İbriğimizin başı ejderhadan esinlenildi.

Bu tür eşyaları turistik bölgelerdeki işletmeler ve oteller lobilerinde dikkat çekmek için kullanıldığından dolayı bizde değişik bir hava katmak istedik. Biz devasa boyuta çalıştık ve dikkat çeksin böyle yaptık. Üzerinde Osmanlı ve Selçuklu motifleri var, hep eskiye dayalı kullanılmış eski motifler üzerinde mevcut" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/ustalar-1-yil-boyunca-emek-vererek-hazirliyor-ev-fiyatina-satiliyor-20220912AW71.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/ustalar-1-yil-boyunca-emek-vererek-hazirliyor-ev-fiyatina-satiliyor-20220912AW71.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/ustalar-1-yil-boyunca-emek-vererek-hazirliyor-ev-fiyatina-satiliyor-20220912AW71-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/ustalar-1-yil-boyunca-emek-vererek-hazirliyor-ev-fiyatina-satiliyor-20220912AW71.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ustalar-1-yil-boyunca-emek-vererek-hazirliyor-ev-fiyatina-satiliyor/607609/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Sep 2022 10:51:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aşırı sıcaklardan bunalanlar bu mağarada battaniye ve sobayla ısınıyorlar</title>
			<description><![CDATA[Genellikle şehir dışından gelenlerin merak gösterdiği ve uzun süre vakit geçirdiği mağaraya girenler üşüyor. Yaz mevsimi olmasına karşın içeride ufo ile ısınma sağlanıyor ve isteye battaniye veriliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son günlerde hava sıcaklığının 40 derecenin üstüne çıktığı Gaziantep'te, sıcaklığın 10-15 derece olduğu Kaleoğlu Mağarası yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Dışarıda aşırı sıcağa rağmen kafe olarak işletilen mağaraya giren müşterilerin kimisi battaniye ile ısınmaya çalışırken, kimisi de elektrikli soba kullanıyor.

Güneydoğu'da kavurucu sıcaklar etkili olurken, Kaleoğlu Mağarasında vatandaşlar soba ile ısınıyor. Sıcakların artması ile vatandaşlar kafe olarak işletilen 500 yıllık tarihi Kaleoğlu Mağarası'na akın etmeye başladı. Doğa harikası olan tarihi mağarada sıcaklık 10-15 derecelere düşerken, üşüyen müşteriler battaniye ve sobayla ısınmaya çalışıyor.

"Üşüdük dedikleri zaman soba yakıyoruz"

Kaleoğlu Mağara işletmecisi Mehmet Kaleoğlu, "Kaleoğlu Mağarası dışarı 40-45 derece olduğunda burası 15 derece, dışarısı 0 derece olduğunda burası yine 15 derece gördüğünüz gibi insanlar dışarının sıcaklığından bunalmış, buraya geliyorlar, serinliyorlar, oturuyorlar, çaylarını, kahvelerini içiyorlar. Aynı zamanda biz üşüdük diyorlar.

Üşüdük dedikleri zaman da biz de soba yakıyoruz. Burada ısınıyorlar. Müşterilerimiz şehir dışından geliyorlar, biz de burada tarihimizi, kültürümüzü yaşatıyoruz. Gelen müşterilerimizden de memnunuz, hem canlı müziğimiz var gündüz 11'den akşam 11'e kadar canlı müziğimiz devam ediyor. Muhteşem yerimize bütün insanları bekliyoruz. İçeride ayriyeten 4 tane kuyumuz var şırıl şırıl sularımız akıyor. İçerisi çok serin" dedi.

Kaleoğlu, "Burası 1557 yılında taş ocağı olarak yapılmış. Burada taş elde edilmiş, yeni han inşa edilmiş yani buranın taşları başka yerlerde kullanmışlar. Sonraki zamanda da burayı ahır olarak kullanmışlar, dışarıyı da ticaret merkezi kervansaray, üst tarafları da otel olarak kullanmışlardır. Taş yıllarında da silah deposu, yemek deposu olarak kullanılmıştır" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/asiri-sicaklardan-bunalanlar-bu-magarada-battaniye-ve-sobayla-isiniyorlar-20220910AW70.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/asiri-sicaklardan-bunalanlar-bu-magarada-battaniye-ve-sobayla-isiniyorlar-20220910AW70.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/asiri-sicaklardan-bunalanlar-bu-magarada-battaniye-ve-sobayla-isiniyorlar-20220910AW70-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/asiri-sicaklardan-bunalanlar-bu-magarada-battaniye-ve-sobayla-isiniyorlar-20220910AW70.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/asiri-sicaklardan-bunalanlar-bu-magarada-battaniye-ve-sobayla-isiniyorlar/607587/</link>
			<pubDate>Sat, 10 Sep 2022 09:45:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gün boyu dumanların arasında çalışıyorlar, kilogramı 10 liradan satılıyor</title>
			<description><![CDATA[Süreç genelde 2 haftaya kadar sürüyor. Biz de bu süreçte başında bekliyoruz. Hava almaması için oluşan delikleri kapatıyoruz. Alev bittikten sonra 1-2 gün soğuması için bekliyoruz ve yavaşça açıyoruz.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bulunan Amanoslar'da meşe ağaçlarından elde edilen odunlardan mangal kömürü yapılıyor. Mangal kömürünün zorlu yolculuğu 9. aya kadar sürüyor.

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde meşe ormanlarının bulunduğu Amanos dağlarında kömürcüler, mangal kömürü üretiyor. Gün boyu yaktıkları ateş ocaklarının başında mangal kömürü üreten kömürcüler, satın aldıkları meşe odunlarını üst üste koyuyor. Daha sonra odunların üzerine saman döktükten sonra toprakla kapatarak yakıyor. Yaklaşık 15 gün yanan odunlar mangal kömürüne dönüşerek satışa sunuluyor.

"Mangal kömürü meşakkatli bir iştir"

Mangal kömürü yapımının meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayan Mangal kömürü işletmecisi Recep Taş, "Burada mangal kömürü yapıyoruz. Öncelikle odunlarımızı getiriyoruz. Yallardır geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Odunlarımızın ebatlarını ayarlayıp üst üste diziyoruz. Üstüne saman koyuyoruz. Daha sonra kumla kapatıyoruz ortada bir delik kalıyor oradan ateşliyoruz. Süreç genelde 2 haftaya kadar sürüyor. Biz de bu süreçte başında bekliyoruz. Hava almaması için oluşan delikleri kapatıyoruz. Alev bittikten sonra 1-2 gün soğuması için bekliyoruz ve yavaşça açıyoruz. Oluşan mangal kömürlerini çuvallara koyarak satışa sunuyoruz" dedi.

"Yoğun talep alıyoruz"

Bölgeden yoğun talep olduğunu belirten Taş, "Kilosunu 10 TL'den satıyoruz. Bu bölgede piknik yapmak önemlidir. Gaziantepliler 6 gün çalışır bir gün mutlaka mangala gider. Onun içinde yoğun çalışıyoruz talebimiz fazla oluyor. Her bir kümede yaklaşık 20 ton odun atıyoruz. 20 ton odundan 2-3 ton kömür elde ediyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/gun-boyu-dumanlarin-arasinda-calisiyorlar-kilogrami-10-liradan-satiliyor-20220818AW69.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/gun-boyu-dumanlarin-arasinda-calisiyorlar-kilogrami-10-liradan-satiliyor-20220818AW69.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/gun-boyu-dumanlarin-arasinda-calisiyorlar-kilogrami-10-liradan-satiliyor-20220818AW69-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/gun-boyu-dumanlarin-arasinda-calisiyorlar-kilogrami-10-liradan-satiliyor-20220818AW69.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/gun-boyu-dumanlarin-arasinda-calisiyorlar-kilogrami-10-liradan-satiliyor/607380/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Aug 2022 10:18:15 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>