<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>ERZİNCAN</title>
         <link>https://www.karamanca.net/erzincan/</link>
         <description></description><item>
			<title>Mideyi yormadığı düşünüldüğünden kentte bolca tüketiliyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da vatandaşlar iftar sofralarında tandır ekmeği, sahurda ise keteden vazgeçmiyor.

Kent merkezinde tandır ekmeği ve kete üretimi yapan Tuncay Cantekin, "Tandır ekmeği mideyi yormadığı için, tereyağı, süt, un, tuzdan hazırlanan ve içerisine ceviz konan tandır ketesi ise oruç tutanları tok tuttuğu için vatandaşlar ramazanda bolca tüketiyor" dedi.

Zengin yemek kültürüyle bilinen Erzincan'da vatandaşlar ramazan ayında tandır ekmeği ve keteyi tercih ediyor. Hazmı kolay olduğu için iftarda tandır ekmeği tüketen Erzincanlılar, gün boyu tok kalabilmek için tandır ekmeğini tercih ediyor. Kent merkezindeki fırıncılar, ramazan ayında tandır ekmeği ve kete siparişlerini yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Tereyağı, süt, un, tuz ve mayadan hazırlanan hamurun içerisine kavrulmuş un, ceviz konan tandır ketesi sahurda tüketiliyor.

Tandır ekmeği ve kete üretimi yapan Tuncay Cantekin, "Tandır ekmeği mideyi yormayan bir tüketim ürünü. O yüzden çok tercih ediliyor. Ketemiz de tok tuttuğundan dolayı ramazan ayında daha çok tüketiliyor. Kete, üretildikten sonra uzun süre dayanıyor. Kete özellikle sahurda tüketildiği vakit gün boyu tok tutma özelliğine sahip. Diğer günlerde talep var ama ramazanda daha çok tercih ediliyor.

Onun için bizde elimizden geldiği kadar müşterilerimize iyi hizmet verme adına mesai harcıyoruz. Ketenin şu dönemde çok çeşidi var ama biz sadece 2 çeşit yapıyoruz. İçli ve cevizli olarak. İçsiz ve tahinli yapanlar da var. Bizim gerçek ketemiz içli kete. İçsiz keteleri mide sorunları olanlar tercih ediyor.

Malzemeleri tereyağı, az miktarda sıvı yağ, kesinlikle su kullanmıyorum tamamen süt ve olmazsa olmazımız Kemah tuzunu lezzet bakımından ve renk açısından özellikle kullanıyoruz. Memleketimizin tanınmış önde olan ürünleri ile daha çok tanınmış ketesini imal ediyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/mideyi-yormadigi-dusunuldugunden-kentte-bolca-tuketiliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/mideyi-yormadigi-dusunuldugunden-kentte-bolca-tuketiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/mideyi-yormadigi-dusunuldugunden-kentte-bolca-tuketiliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/mideyi-yormadigi-dusunuldugunden-kentte-bolca-tuketiliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mideyi-yormadigi-dusunuldugunden-kentte-bolca-tuketiliyor/612908/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 22:36:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gazenne kumaşı kadınların elinde yeniden hayat buluyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yok olmak üzere olan yöresel Gazenne kumaşı, Kemaliyeli kadınların elinde yeniden hayat buluyor.

1960 yılına kadar dokunan Kemaliye yöresine özgü Gazenne kumaşının iplikleri kökboyası ile boyanıyor, yüzde 100 pamuk ve kendine özgü çizgiler bulunuyor. Gazenne kumaşının yerel ürün olarak turizme kazandırılması suretiyle sosyo-ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak ve kadınların istihdamı hedefleniyor.

Kumaş dokuyan Saadet Erdal, "Kumaşımız peştamal olarak dokuduğumuzda her türlü kullanabiliyorsunuz. El emeği olduğu için kıyamayıp masa üstünde değerlendirenler var. Kare masa örtüsü olarak yapıyoruz. Onları kare masa örtüsü yapıyorlar. Kumaş dokuyoruz, Gazenne kumaşı o da elbise dikiliyor, gömlek dikiliyor. Onun özelliği de yazın serin tutması, kışın sıcak tutması. Yüzde yüz pamuk ve çizgisi sadece Eğin'e has bir dokuma. Bu görmüş olduğunuz peştamal olacak. 2 metre kadar dokuyoruz, 1,80. Gazenne kumaşımız da dediğim gibi gömlek, elbiselik, her türlü kullanabileceğiniz bir kumaş" dedi.

Şerife Erdoğan ise, "Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerimizi öğrenip yaşatmak istiyoruz. Gazenne buraya ait bir kumaş deseni. İsmi Gazenne. Dokuması aynı, içi dışı pamuklu. Öğrenip dokuyoruz. Devam ediyoruz. Modeli eskiden her yerde kullanmışlar. Şimdi bulunmadığı için daha çok yöresel elbisede, gömlek, istediğin şekilde kullanabilirsin. Bizim buraya ait olduğu için elbise daha güzel oluyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/gazenne-kumasi-kadinlarin-elinde-yeniden-hayat-buluyor-20240724AW25.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/gazenne-kumasi-kadinlarin-elinde-yeniden-hayat-buluyor-20240724AW25.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/gazenne-kumasi-kadinlarin-elinde-yeniden-hayat-buluyor-20240724AW25-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/gazenne-kumasi-kadinlarin-elinde-yeniden-hayat-buluyor-20240724AW25.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/gazenne-kumasi-kadinlarin-elinde-yeniden-hayat-buluyor/611705/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Jul 2024 10:25:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evliya Çelebi'nin övgüyle bahsettiği alanda 3 bin yıldır sudan üretiyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'ın Kemah ilçesindeki tesislerde 3 bin yıllık geleneklerle elde edilen ve Evliya Çelebi'nin övgüyle bahsettiği "Kemah tuzu"nun üretimi, hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesinin etkisiyle arttı.

İşçilerin sıcak altında zahmetli uğraşları sonucu adeta "su ekip tuz biçerek" ürettikleri tuz, başta çevredeki iller olmak üzere İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir ile yurt dışında satışa sunuluyor.

Hava sıcaklığının yükselmesiyle üretimi artan tuz, lezzetinin yanı sıra gıdaların raf ömrünü uzatması açısından da önem taşıyor.

Kemah tuzu, başta Erzincan tulum peyniri olmak üzere peynirciler, yaylacılar ve salamuracılar gibi birçok sektör tarafından tercih ediliyor.

İşletme sahibi Metin Tanrıkulu, Kemah`ta tuz üretimine 3 bin yıllık geleneklerle devam ettiklerini söyledi.

"Evliya Çelebi'nin övgüyle bahsettiği tuz üretim alanı"

Kemah tuzunun doğal olması nedeniyle başta Erzincan tulum peyniri üreticileri olmak üzere birçok sektörce tercih edildiğini belirten Tanrıkulu, şöyle devam etti:

"Burası 3 bin yıldır tuzla olarak kullanılıyor. Urartular'dan başlayarak Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde tuzla olarak kullanılmış. Cumhuriyet döneminde ise devlet eliyle işletildi. Tarihte Osmanlı sarayının tuzunun buradan gittiği biliniyor. Evliya Çelebi, Seyahatname'de buradaki tuzlaya çok geniş yer veriyor ve övgüyle bahsediyor. Kaynak tuzu, dağın içerisindeki kaya tuzu tabakalarını yağmur ve kar sularının aşındırmasıyla tuzlu su pınarı olarak yüzeye çıkmaktadır. Erzincan tulum peynirinin olmazsa olmazı Kemah tuzudur. Hayvancılıktan tutun yaprakçısı, salamuracısına kadar bu tuz kullanılır. Çevre illerdeki vatandaşlarımızın da artık tuz deyince Kemah tuzundan başkası aklına gelmez." dedi.

Tanrıkulu, tuzun hiçbir kimyasal ve ağır metal barındırmadığı için sağlıklı olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yıl içerisinde bin ila 2 bin ton arasında üretim yapıyoruz. Bu tuzu 3 bin yıl önce Urartular, Romalılar ve Osmanlı nasıl üretmişse aynı sistemle ancak daha modernize ederek geleneksel yöntemlerle üretmeyi sürdürüyoruz. Kemah tuzuna sadece Türkiye`den değil Almanya, İtalya'dan doğal tuz ticareti yapanlardan da büyük talep var."

Tesiste çalışan Veli Toprak da sıcak havada tuz havuzlarında çalışmanın zorluğuna dikkati çekti.

İşçilerin havuzlarda 40 derece sıcak altında çalıştığını aktaran Toprak, "Hava oldukça sıcak, çalışırken zorlanıyoruz. Tuzu göllere alıyoruz, ardından makine kullanmadan bilek gücü ile çıkarıyoruz. Zor oluyor ama bu bizim ekmek paramız. Güneşten şapkalarla korunmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evliya-celebinin-ovguyle-bahsettigi-alanda-3-bin-yildir-sudan-uretiyorlar-20240723AW25.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evliya-celebinin-ovguyle-bahsettigi-alanda-3-bin-yildir-sudan-uretiyorlar-20240723AW25.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evliya-celebinin-ovguyle-bahsettigi-alanda-3-bin-yildir-sudan-uretiyorlar-20240723AW25-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evliya-celebinin-ovguyle-bahsettigi-alanda-3-bin-yildir-sudan-uretiyorlar-20240723AW25.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/evliya-celebi-nin-ovguyle-bahsettigi-alanda-3-bin-yildir-sudan-uretiyorlar/611700/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 10:17:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bin yıllık 'aşık oyunu' bir esnafın elinde yeniden hayat buldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Unutulmaya yüz tutmuş olan binlerce yıllık aşık oyununu, Erzincan'da esnaf genç nesillere aktarmaya çalışıyor.

UNESCO'nun maddi olmayan miraslar listesinde yer alan ve unutulmaya yüz tutmuş binlerce yıllık "aşık oyununu" Erzincanlı esnaf yeniden canlandırarak genç nesillere aktarmaya çalışıyor.

Erzincan'da Merkez çarşısı esnaflarından Hamza Karaman, binlerce yıllık tarihe sahip aşık oyununu boş zamanlarında dükkanının önünde oynayarak gençlere öğretmeye başladı.

Teknolojik aletlerin yaşantımıza girmesiyle unutulmaya yüz tutan binlerce yıllık aşık oyununu yeni nesillere aktarmak isteyen Karaman, gençlere aşık oyununu öğretip aşık kemiği atmanın ve galip gelmenin tüyolarını vererek gençlerin hem hareket etmelerini hem de sosyalleşmelerini sağlıyor.

Esnaf Hamza Karaman, "Bizim çocukluğumuzun vazgeçilmez oyunu Aşık'ı Erzincan'da arkadaşlarımızla toplanıp oynuyoruz. Bu oyun bilen için vaz geçilmez bir oyundur. Çocukluğumuzdan bu yana hep aklımızdadır bu oyun. Burada esnaf arkadaşlarımızla boş kaldığımız zamanlarda bu vazgeçilmez aşık oyununu kendi çabamızla yeni nesile bir nebze de olsa aşılamaya çalışıyoruz. Şimdiki çocuklarımız teknoloji bağımlı oldukları için, bizim oynadığımız oyunları görsünler tanısınlar diye biz bu oyunu burada yaşatmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Küçük yaştan itibaren aşık oyununu oynadığını söyleyen Gürbüz Araz, ise "Küçüklüğümüzde köyde oynadığımız en güzel oyundu. Şimdiki çocuklar bu aşık oyununu bilmezler. Bizde bu oyunu unutturmamak için arkadaşlarla şehir merkezinde oynayarak canlandırmaya çalışıyoruz" dedi.

"Unesco listesinde yer alıyor"

İsmini koyun, kuzu ve keçilerin arka bacaklarındaki diz ekleminde bulunan aşık kemiğinden alan aşık oyunu, Anadolu'daki misket ve bilye ile oynanan oyunun da esin kaynağı olarak biliniyor. Türk tarihinin en eski dönemlerinden bugüne kadar ulaşan "aşık" oyunu UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'nde yer alıyor.

Aşık oyunu nasıl oynanır?

Aşık, koyun veya keçinin arka bacaklarından çıkarılan dört yüzlü kemikle oynanıyor. Aşık oyununun üç ayak, daire, ompa ve han oyunu gibi dört çeşidi oynanıyor. Oyun iki veya daha fazla kişi tarafından oynanabiliyor. Aşıklar üç ayak oyununda üç ayak mesafesi olacak şekilde diziliyor. Burada oyuncu aşığı vurup üç ayak mesafesinden daha fazla uzağa çıkartıyor. Han oyununda aşıklar dairenin içerisine atılıyor ve han denilen aşık son olarak vurulup daireden çıkartılıyor. Ompa oyununda iki daire çiziliyor.

Bu dairelerden birinde aşık yatay diğerinde ise dik bir şekilde yerleştiriliyor. Yatay aşıkları daireden çıkaran oyuncu dik yerleştirilen aşığı daireden çıkarırsa oyunun galibi oluyor ve bütün aşıkları alıyor. Daire oyunun da ise aşıklar çizilen dairenin tam ortasına gelecek şekilde diziliyor. En fazla aşığı vurarak daire dışına çıkaran oyuncu oyunun galibi oluyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-yillik-asik-oyunu-bir-esnafin-elinde-yeniden-hayat-buldu-20240710AW24.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-yillik-asik-oyunu-bir-esnafin-elinde-yeniden-hayat-buldu-20240710AW24.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-yillik-asik-oyunu-bir-esnafin-elinde-yeniden-hayat-buldu-20240710AW24-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-yillik-asik-oyunu-bir-esnafin-elinde-yeniden-hayat-buldu-20240710AW24.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bin-yillik-asik-oyunu-bir-esnafin-elinde-yeniden-hayat-buldu/611626/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jul 2024 11:02:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kadınlar sütlerinin artması için bu suya akın ediyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'ın Mollaköy Beldesinde bulunan ve Şanlıurfa'daki Balıklı Gölü andıran gölün kaynak suyundan şifa bulmak için içiyorlar.

Mollaköy Beldesinde halkın şifalı olarak nitelendirdiği göze suyunun şifa dağıttığına inanılıyor. Ülkenin birçok şehrinden özellikle doğum yaptıktan sonra sütü az olan kadınların sütlerinin artması için akın ettiği şifalı suyun aktığı havuzda bulunan balıklar kutsal sayıldığı için insanlar tarafından tutulmuyor.

Bilgin bir molladan kalan bir efsane olduğunu ifade eden belde sakinleri, suyun şifa dağıttığını belirtti.

Şifalı sayılan suyla ilgili yaptırılan kitabede şu yazıya yer verildi:

"Molla Köyü, efsaneler konu olmuş sevimli ve bilgin bir molladan alır. Molla Köyünde halen camii ve caminin yanında akan buz gibi berrak ve içinde balıkların yaşadığı bu su için şu efsane anlatılmaktadır.

Eskiden, bugünkü caminin yerinde bir kilise varmış. Bir İslam beldesinde kilise değil, camii bulunması gerektiğini düşünen molla, bu kiliseyi yıkmak, yerine bir camii yaptırmak istedi. Bunu haber alan kilise mensupları bölgenin valisine başvurarak şikayetlerini arz etmişler. Bölgenin valisi, mollayı huzuruna getirmek için adam göndermiş. Giden adam mollayı tarlada bir çift geyikle çift sürerken bulmuş. Mollanın elindeki massa da bir yılanmış. Adam hayrette kalarak, mollaya yaklaşmadan uzaktan valinin emrini bildirmiş. Molla işini bitirdikten sonra şehre, valinin yanına gitmek için hareket etmiş. Molladan önce şehre varan valinin adamı, valiye gördüklerini bir güzel anlatmış. Ondan sonra da sevimli molla huzura çıkmış.

Molla valinin huzuruna çıkar çıkmaz şiddetli bir deprem olmuş. Vali, depremin molladan dolayı olabileceğini, adamının anlattıklarını da göz önünde bulundurarak tahmin etmiş ve mollaya camii yaptırmak için gerekli izini vermiş. Molla, camiyi yapmaya başlamış. Camii bitince, yanında berrak, buz gibi bir su kaynayarak akmış. Suyun içinde iki tane balık varmış. Molla, yazın işini bitirince geyiklerden birini Allah için kurban keser, diğerini de dağa salarmış. Kışı dağda geçiren geyik, her gündönümünde (22 Haziran) çift olarak geri gelirmiş. Bu durum yıllarca böyle devam etmiş. Molla yaşlanmış, köylülere aynı durumu devam ettirmelerini tavsiye etmiş.

Gelin görün ki, köylüler mollanın tavsiyelerini unutur olmuşlar. Yine bir gündönümünde su içmeye gelen geyiklerden ikisini de kesmişler. O andan itibaren buz gibi ve berrak su kurumuş. Suyun kurumasıyla kalan çukurlukta tavuklar eşinir olmuşlar. Bu tavukları da her akşam telli duvaklı bir gelin gelir alır götürürmüş. Yine bir günün akşamında, gelin tavukları almaya gelince birdenbire su fışkırmaya başlamış. Telli duvaklı gelinde bu suda boğularak kaybolmuş. Bu olaydan sonra, her gündönümünde ölen telli duvaklı geline ve geyiklere Allah rızası için kurbanlar kesilmiş.

Bu efsaneye konu olan camii ile sütü olmayan kadınlar, aslında oradan geçen herkesin kana kana içtikleri su hala yerindedir. Suyun içinde de kutsal sayılan yüze yakın balık vardır. Süt çeşmesi olarak ta bilinmektedir. Molla keramet sahibi evliyalardandır. Müslümanlar buna inanır ve onun olağan üstü gücünden, kerametinden yardım umarlar. Camii su ve sudaki balıklar kutsaldır. Balıklara kimse dokunmaz. Balıkların bulunduğu su bir göze suyudur. Halk şifa niyetine buradan su içer."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kadinlar-sutlerinin-artmasi-icin-bu-suya-akin-ediyor-20240708AW24.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kadinlar-sutlerinin-artmasi-icin-bu-suya-akin-ediyor-20240708AW24.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kadinlar-sutlerinin-artmasi-icin-bu-suya-akin-ediyor-20240708AW24-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kadinlar-sutlerinin-artmasi-icin-bu-suya-akin-ediyor-20240708AW24.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kadinlar-sutlerinin-artmasi-icin-bu-suya-akin-ediyor/611616/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 10:23:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bölge ekonomisinin en önemli gelir kaynağı, tonlarca üretiyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dutun önemli geçim kaynağı olduğu Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde kadınlar, zorlu pestil ve pekmez yapımını imece usulü gerçekleştiriyor.

Kemaliye'nin hemen hemen her yerinde yetişen dut, kimi zaman geçim kaynağı, kimi zaman kışlık ev ihtiyacı oluyor. Dut, yörede en çok pekmez ve pestil yapımında kullanılıyor. Bunun yanı sıra güneşte kurutulan dut, kış aylarının vazgeçilmez çerezi de oluyor. Kemaliye'de aileler bir araya gelerek zamanı geldiğinde pekmez ve pestil yapıyorlar. Kolektif bir çalışma sonucu elde edilen ürün ya satılıyor ya da evde kışlık ihtiyaç olarak kullanılıyor.

Pestil ve pekmez yapımı zamanı geldiğinde imece usulü yapılan çalışmalar, zahmetli işi eğlenceli hale dönüştürüyor. İlçenin Apçağa köyünde pestil yapımı için bir araya gelen kadınlara erkekler ise dut silkelemek için yardım ediyorlar. Dutların silkelenmesinin ardından bütün işler neredeyse kadınlara kalıyor.

Köyde kurdukları kazanlarda pekmez kaynatan kadınlardan Hatice Çalışkan, "Önce dut ağacının altına serilen filelerin üstüne düşen dutları ayıkladıktan sonra kazanlarda kaynatıyoruz. Pestilin üretimi oldukça zahmetli. Kaynatılmış dut suyunun içine kenarda soğuttuğumuz şireye biraz un, nişasta katılıyor.

Kazanda kaynatıyoruz. Sonra bu karışım bezlerin üzerine dökülüp güneş önünde bekletiliyor. Daha sonra bezlerden çekiliyor. Tamamen organik yapılıyor. Yüz yıllardır atadan toruna devam eden geleneksel yöntemle yapımımız sürmektedir. Pestil yapımında Duygu Aydınlık, ablalarım Kadriye Karaca, Hatice Çalışkan, kardeşim Fatma Aydınlık pestil yapımının her aşamasında yardımcı oluyorlar" dedi.

İlçe ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri olan dut pestili ve pekmezinin bu yıl yüz güldürdüğünü anlatan Hatice Çalışkan, Kemaliye'de yılda tonlarca pestil üretiminin gerçekleştirildiğini söyledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/bolge-ekonomisinin-en-onemli-gelir-kaynagi-tonlarca-uretiyorlar-20240621AW23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/bolge-ekonomisinin-en-onemli-gelir-kaynagi-tonlarca-uretiyorlar-20240621AW23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/bolge-ekonomisinin-en-onemli-gelir-kaynagi-tonlarca-uretiyorlar-20240621AW23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/bolge-ekonomisinin-en-onemli-gelir-kaynagi-tonlarca-uretiyorlar-20240621AW23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bolge-ekonomisinin-en-onemli-gelir-kaynagi-tonlarca-uretiyorlar/611540/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Jun 2024 10:12:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özellikle genç üreticiler arasında ilgi görüyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son birkaç yıl içerisinde Erzincan ürün deseninde kendine yer bulan aronya Erzincan'ı sevdi.

Faydaları saymakla bitmeyen aronya meyvesi, Türkiye'de gittikçe popülerleşmeye başladı. Kansere karşı önleyici etkisiyle tanıdığımız aronya meyvesi, bağışıklığı artıran ve enfeksiyonların tedavisini hızlandırma özelliğinden dolayı birçok ülkede corona virüs tedavisinin yanında takviye olarak kullanılıyor. Erzincan'ın tarımsal ürün deseni içerisinde kendine yer bulan aronya, Erzincan'da başarıyla yetiştiriliyor.

Asıl adı Chokeberry olan aronya meyvesi "süper meyve'' olarak da adlandırılıyor. Yüksek C Vitamini ve antioksidan kaynağı olan aronya, aynı zamanda mineral ve lif bakımından son derece zengin, antioksidan içeriği en yüksek kültür meyvelerinden biri olarak biliniyor. Bağışıklık sistemini güçlendirerek soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı metabolizmanın direncini artıran aronyanın üretimi Erzincan'da başladı ve kısa sürede bölgede yaygınlaşması bekleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uyguladığı Uzman Eller Projesinden destek alan Ziraat Mühendisi Esra Cahyir Evrensel, 10 dekarlık alanda aronya üretimi gerçekleştiriyor. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri, aronya ekili alanlarda kontrollerde bulundu.

Dünyada ve Türkiye'de Pazar payı giderek artan aronya için Erzincan uygun şartlar sunarken, tıbbi ve aromatik bitkiler sınıfında yer alan bu meyvenin ekim sahalarının giderek artacağı belirtiliyor. Ağustos ayı sonunda hasat edilmesi beklenen aronya, özellikle genç üreticiler arasında ilgi görüyor.

Aronya bahçesinde incelemelerde bulunan teknik ekipler, bahçede herşeyin yolunda gittiğini, özellikle kültürel işlemleri başarıyla yürüten Evrensel'in sezon sonunda iyi bir rekolte seviyesine ulaşmalarını bekliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/ozellikle-genc-ureticiler-arasinda-ilgi-goruyor-20240612AW22.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/ozellikle-genc-ureticiler-arasinda-ilgi-goruyor-20240612AW22.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/ozellikle-genc-ureticiler-arasinda-ilgi-goruyor-20240612AW22-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/ozellikle-genc-ureticiler-arasinda-ilgi-goruyor-20240612AW22.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ozellikle-genc-ureticiler-arasinda-ilgi-goruyor/611497/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Jun 2024 09:11:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dere yataklarında bekleyip takip sonucu buluyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da kovanlardan ayrılıp kuru ağaç gövdesi ve kayalıklara yuva yapan arıların yaptığı ballar, su kenarlarında takip ettikleri arıların yuvasına ulaşan bal avcıları tarafından çıkarılıyor.

Bal avcıları, havaların serinlemesiyle tatlı bir telaş yaşıyor. Dere yataklarında pusuya yatarak suya gelen arıları takip eden avcılar, ilk etapta arıların yuva yaptığı ağaç kovuklarını ve kayalıkları tespit ediyor. Bu yuvaları işaretleyen avcılar, hasat zamanı söz konusu alana giderek arıların yaptığı balı topluyor.

Arıların kendilerini sokmaması için buldukları yuvaların ağzını yapraklarla kapatan avcılar, daha sonra peteklere ve arılara zarar vermeden hassas bir şekilde ağacı tıraşlayıp balı bulundukları yerden çıkarıyor, arıları da kovanlara bırakıp götürüyor.

"Dünyanın en tatlı işi"

Kendilerini 'bal avcısı' olarak tanımlayan Murat, Mustafa ve Hüseyin isimli üç arkadaş boş zamanlarında hobi olarak bal avcılığı yaptıklarını belirtti. Bal zamanı geldiğinde ormanlık alanları dolaştıklarını, arıları takip ederek yuvalarını bulmaya çalıştıklarını kaydeden bal avcıları, arama işinin bazen haftalarca sürdüğünü belirtti.

"Doğal ve katkısız bal"

Şimdiye kadar gördükleri ağaçlardan en fazla 20 kilogram bal hasat ettiklerini ifade eden Murat Uçan, bazen de tespit ettikleri ağaçlardan hiç bal çıkmadığını vurguladı. Uçan, uğraşları sonucu çıkardıkları balın kilogramını 2 bin liradan sattıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/dere-yataklarinda-bekleyip-takip-sonucu-buluyorlar-20240513AW20.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/dere-yataklarinda-bekleyip-takip-sonucu-buluyorlar-20240513AW20.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/dere-yataklarinda-bekleyip-takip-sonucu-buluyorlar-20240513AW20-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/dere-yataklarinda-bekleyip-takip-sonucu-buluyorlar-20240513AW20.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dere-yataklarinda-bekleyip-takip-sonucu-buluyorlar/611392/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2024 14:43:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kentin buz mağaraları</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'ın Kemah ilçesine bağlı Ayranpınar köyü sakinleri, peynirlerini soğuk hava deposu olarak köylerinde bulunan buz mağaralarında muhafaza ediyorlar.

Eski zamanlardan beri Erzincan'a 61 kilometre uzaklıkta bulunan buz mağaralarını soğuk hava deposu olarak kullanan Kemahlılar, çuvalların içine koydukları peynirlerini ekim ayına kadar bekleterek, kışın tüketmek üzere muhafaza ediyorlar.

Köylü sakinleri yüzyıllardır bu mağaranın soğuk hava deposu olarak kullanıldığını belirterek, mağarada muhafaza edilen peynirlerin farklı lezzete sahip olduğunu kaydetti.

Köy sakinleri, "Buz mağarasını yüzyıllardır soğuk hava deposu olarak kullanıyoruz. Buraya peynirlerimizi koyuyoruz. Daha önceden diğer komşu köylerden buraya peynirler geliyordu. Mayıs ayından Ekim ayına kadar peynirlerimizi bu mağarada saklıyoruz. Mağaraya 20 tondan daha fazla peynir geliyor.

Önceden Ekim ayının 10'u dolduğunda bütün köylüler eskiden araç imkanı olmadığı için bu alana katırlarıyla geliyordu. Ayranpınar köyü sakinleri olarak biz de burada kendi yetiştirdiğimiz meyveleri çevre köylerden gelen vatandaşlara satıyorduk. Mağaradaki peynirlerin lezzeti daha bir başka oluyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/kentin-buz-magaralari-20240513AW20.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/kentin-buz-magaralari-20240513AW20.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/kentin-buz-magaralari-20240513AW20-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/kentin-buz-magaralari-20240513AW20.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kentin-buz-magaralari/611390/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2024 14:41:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yıllar öncesinin en gözde mesleğiydi, artık şehirde bir tek o kaldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da yok olmaya yüz tutmuş saraçlık mesleğinin tek temsilcisi Cevat Naldan, talebin yok denecek kadar az olmasına rağmen yarım asrı aşkın sürdürdüğü dede mesleğinden vazgeçmiyor.

Erzincan kent merkezinde babasının yanında çırak olarak işe başlayan 69 yaşındaki Cevat Naldan, unutulmaya yüz tutan dedesinden yadigar saraçlık mesleğini 60 yıldır sürdürüyor. Naldan, deriye şekil verilerek koşum takımı, at süslemesi, köpek tasması, kemer ve eyer yapıyor. Cevat Naldan günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte talebin azaldığı ve bitme noktasına gelen mesleğini eski sanayi sitesinde 12 metre kare dükkanında yaşatmaya çalışıyor.

Özellikle atların gündelik hayattaki önemini büyük ölçüde kaybetmesiyle birlikte her geçen gün ilginin azaldığı meslekte tek usta olan Naldan, ülke genelinde de sayılı saraçlardan biri olarak biliniyor. Dedesi Dursun Naldan'dan ata yadigarı olan saraçlığı babası Celal Naldan'dan öğrenen Cevat Naldan, 3 çocuğunu bu meslek ile okuttu.

Geçmişin en gözde mesleklerinden olan saraçlık mesleğini Erzincan'da 60 yıldır devam ettiren Cevat Naldan, şehirde bu mesleği yapan tek usta olarak kaldı. Sabır ve emek isteyen bu mesleği Erzincan'da Cevat Usta'dan sonra da yapacak kimse yok. Naldan, mesleğini sağlığı el verdikçe ve ömrü yettiği sürece yapacağını söyledi.

"Teknolojiye karşı dayanacak gücümüz yok"

Saraçlık mesleğinin Erzincan'daki tek ustası Cevat Naldan, mesleğinin eski albenisinin olmadığını ve teknolojiye karşı ayakta durmanın zor olduğunu belirterek, "50 seneden fazladır bu meslekteyim. İlkokul 4'üncü sınıftaydım dükkâna girdim. 5'inci sınıftan sonra okumadım. 1964 yılından beri bu işe devam ediyorum. At malzemesi, at eyeri, at çulu, hazır alıp sattığımız malzemeler var, semer tamiri yapıyoruz, semerci kalmadı, palancı hiç yok. Bu at malzemeleri üzerine en son biz kaldık.

Her memlekette ya bir tane kaldı ya da iki tane kaldı. Tokat'ta 60-70 tane saraç vardı, bugün bir adam kalmış. Başka kimse yok. Erzurum'da 2-3 tane var. Çırak yetişmiyor. Bu meslek bizi doyurmaz ki çırak da gelsin ekmek yesin. Zamanında çok hevesli bir meslekti. İşi elimize aldığımızda hevesle yapardık. Son demleri artık, başka kalmadı. Teknolojiye de dayanacak gücümüz yok. Pat patlar çıktı köylü at arabasından vazgeçti, onla artık işini görüyor. Çevre illerden de gelen oluyor. Gümüşhane'de de yok, buraya gelen oluyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/yillar-oncesinin-en-gozde-meslegiydi-artik-sehirde-bir-tek-o-kaldi-20240430AW19.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/yillar-oncesinin-en-gozde-meslegiydi-artik-sehirde-bir-tek-o-kaldi-20240430AW19.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/yillar-oncesinin-en-gozde-meslegiydi-artik-sehirde-bir-tek-o-kaldi-20240430AW19-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/yillar-oncesinin-en-gozde-meslegiydi-artik-sehirde-bir-tek-o-kaldi-20240430AW19.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yillar-oncesinin-en-gozde-meslegiydi-artik-sehirde-bir-tek-o-kaldi/611330/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Apr 2024 12:15:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaşila yemeğini dağlardan topladıkları bu ottan yapıyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu Anadolu Bölgesinde ve Erzincan'da bu günlerde çarşı pazarda sıkça görülen çiriş otu dağlarda yaban hayvanlarının da ilgisini çekiyor.

Bahar ayları ile birlikte Erzincan'ın yüksek kesimlerinde ortaya çıkan çiriş otu vatandaşlar tarafından toplanmaya başlandı. Munzur Dağlarında yerli ve yabancı birçok kişiye rehberlik yapan Murat Aydemir, yaptığı gözlemlerde dağ keçilerinin de çirişi yediğini ifade etti. Dağlarda doğal olarak yetişen çirişten birçok yemek yapıldığını anlatan Aydemir, çirişten yapılan turşunun ayrı bir lezzet olduğunu söyledi.

İnsanlar yüzyıllardır yaşamın neredeyse her alanında bitkilerden faydalanıyor. Bazı bitkiler tıbbi faydaları sebebiyle sağlık alanında kullanılırken bazı bitkiler besin bazıları ise boya ya da süs bitkileri olarak kullanılıyor. Çiriş otu da bu bitkilerden bir tanesi.

Latincede Asphodelus aestivus L. olarak bilinen ve Zambakgiller familyasına ait olan çiriş otu, çoğu bölgede güllük, dağ pırasası, kirkiş otu, sarı zambak, yabani pırasa ve yeling otu olarak biliniyor. Toplumun büyük bir kısmı bazı hastalıkların tedavisinde tıbbi bitkilere başvuruyor. Bitkisel tedavi yöntemlerinin yan etkilerinin olmadığı ya da daha az olduğu düşünülmesi buna büyük bir etken olarak gösteriliyor. Çiriş otu da bölgede halkın tercih edilen bitkilerin başında yer alır.

Çirişten birçok yemek yapılıyor

Meryem Badayman, Ekin Dinçel ve Ayla Ünver Alçay tarafından yapılan bir araştırmada çirişin; yabani bir ot olup yenilebilmesinin yanında vitamin, antioksidan, lif ve mineral içerikleri ile vücudu besleyen özelliğe sahip olması sebebiyle yaygın olarak tüketildiği belirtildi. Çiriş otu, Afrika, Arap ülkeleri, Türkiye, Mısır ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde görülen bir bitki türü. Türkiye'de Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişiyor. Çiriş otu genel olarak zararsız ve faydaları ile ön planda olan bir bitki olarak biliniyor.

Bunun yanında çirişin yaprakları henüz tazeyken de yenilebiliyor. Ayrıca çirişten çorba ve birçok yemek de yapılıyor. Haşlandıktan sonra yumurta ile kavrulması ya da peynirle de karıştırılarak yufka ekmek içinde yeniliyor. Ayrıca kaşila diye adlandırılan bir yemeği de yapılıyor. Sevilen yemeklerden biri olan kaşila, çirişin kaynatılıp, içerisine bulgur katılarak, katılaşıncaya kadar pişirilmesiyle yapılıyor. Katılaştıktan sonra içi çukurlaştırılarak yağ dökülüp ve servis edilip yeniliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/kasila-yemegini-daglardan-topladiklari-bu-ottan-yapiyorlar-20240420AW18.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/kasila-yemegini-daglardan-topladiklari-bu-ottan-yapiyorlar-20240420AW18.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/kasila-yemegini-daglardan-topladiklari-bu-ottan-yapiyorlar-20240420AW18-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/kasila-yemegini-daglardan-topladiklari-bu-ottan-yapiyorlar-20240420AW18.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kasila-yemegini-daglardan-topladiklari-bu-ottan-yapiyorlar/611297/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Apr 2024 10:19:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>40 bin lira maaşla çalışan bulamayınca çözümü nöbetleşmekte buldular</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da büyükbaş hayvan sahipleri çoban bulmakta zorlanıyor. Aylık 40 bin TL teklif edilmesine rağmen çoban bulamayan köylüler, 200 ineği sırayla yaylıma çıkarıyor.

Son yılların en fazla kazandıran meslekleri arasında yer alan çobanlık mesleği yok olma noktasına geldi. Dolgun maaşa rağmen, çoban olmak isteyeni bulmak zorlaştı. Aylık 40 bin TL teklif edilse de çoban bulmak imkânsız hale geldi. Erzincan'da çoban bulamayan köylüler nöbet sırası oluşturarak köyde bulunan hayvanları yaylıma çıkarıyor.

Tercan'a bağlı köylerde yaşayan büyükbaş hayvan sahipleri hayvanlarını otlatacak çoban bulamayınca kendileri yaylıma çıkarmaya kara verdi. Kendi aralarında sıra sistemi kuran köylüler, hayvanlarını meralarda otlatıyor.

"Çoban bulunmuyor, sırası gelen yaylıma çıkıyor"

Çobanlık sırası gelen Şinasi Ceylan, "Sığır güdüyoruz, çoban bulunmuyor. Sırası gelen yaylıma çıkıyor. 2 ineği olan 1 gün, 4 ineği olan 2 gün yayıyor. Toplam 200 tane ineğimiz var. Çoban bulamadığımız için köylüler olarak sıraya dizdik. 40 bin TL maaş ödeyelim dedik çoban bulamadık." dedi.

"Eskiden çobanlık için yalvarıyorlardı, şimdi kimse yüzüne bakmıyor"

Asım Genç isimli vatandaş ise, "2010 yılından bu yana çoban bulamıyoruz. Köyün malı sırayla yayılıyor. Bunları hiç kimse yapmıyor. Eskiden çobanlık veya bekçilik için yalvarıyorlardı. Şimdi ise yapmak istemiyorlar. Çok yüksekte paralar veriliyor. Bu hayvanları 1 buçuk teneke buğdaya yayıyorlardı. Şimdi ise kimse yüzüne bakmıyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/40-bin-lira-maasla-calisan-bulamayinca-cozumu-nobetlesmekte-buldular-20240417AW18.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/40-bin-lira-maasla-calisan-bulamayinca-cozumu-nobetlesmekte-buldular-20240417AW18.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/40-bin-lira-maasla-calisan-bulamayinca-cozumu-nobetlesmekte-buldular-20240417AW18-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/04/40-bin-lira-maasla-calisan-bulamayinca-cozumu-nobetlesmekte-buldular-20240417AW18.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/40-bin-lira-maasla-calisan-bulamayinca-cozumu-nobetlesmekte-buldular/611289/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Apr 2024 11:53:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Günde 2 defa anneleriyle buluşturuluyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da yeni doğan süt kuzularının her sabah kapıların açılmasıyla annelerini bulmak için koşuşturmaları ortaya renkli görüntüler çıkarıyor. Süt kuzuları günde 2 defa anneleriyle buluşturuluyor.

Çağlayan beldesinde sürüde bulunan 500'e yakın koyundan 400'ü yavrularını dünyaya getirdi. Koyunlar gündüzleri kendilerine açık alanda oluşturulan alanda bulunurken, yavrular ise ağılda bekliyor. Sabah saatlerinde yemleri verilen koyunlar, daha sonra yavrularına kavuşuyor. Koyunlar ikinci kez akşam saatlerinde yavruları ile buluşuyor. Bu durum yavrular büyüyene kadar yaklaşık 2 ay boyunca her gün tekrarlanıyor. Kuzuların anneleriyle buluşma anlarında ise ilginç görüntüler ortaya çıkıyor.

Sürüdeki çoğu koyun yavrularını kokularından bularak emziriyor. İkiz kuzu dünyaya getiren koyunlara ise sahipleri yardımcı oluyor. İkiz kuzuların aç kalmaması için kucağına alarak annelerinin yanına götüren kadına firari kuzular da zaman zaman eşlik ediyor. İkiz kuzular annelerinden süt emerken diğer bazı kuzuların da ısrarla süt emmeye çalışması ilginç görüntüler oluşturuyor.

Çağlayanlı sürü sahibi, zor bir iş yaptıklarını belirterek, "İşimiz hayvancılık, küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyoruz. Sıkıntılarımız çok. Üretimimiz Allah'a çok şükür rızık neyse o, geçimimizi yapıyoruz bununla. Yaylada otlayacaklar, otaracağız. Burada şu an yem veriyoruz, annesini emiyor kuzular. Burada besliyoruz anlayacağınız. Ama yem fiyatları pahalı, çok yüksek" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/gunde-2-defa-anneleriyle-bulusturuluyor-20240324AW16.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/gunde-2-defa-anneleriyle-bulusturuluyor-20240324AW16.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/gunde-2-defa-anneleriyle-bulusturuluyor-20240324AW16-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/gunde-2-defa-anneleriyle-bulusturuluyor-20240324AW16.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/gunde-2-defa-anneleriyle-bulusturuluyor/611174/</link>
			<pubDate>Sun, 24 Mar 2024 12:28:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>9 işçiyi arama çalışmaları sürüyor</title>
			<description><![CDATA[Erzincan'ın İliç ilçesinde maden sahasında meydana gelen toprak kayması sonucu 9 işçiye ulaşılamazken, ailelerin acı bekleyişi sürüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'ın İliç ilçesinde dün öğle saatlerinde maden sahasında toprak kayması meydana geldi.

9 işçi yaklaşık 800 metre kayan 10 milyon metreküp toprağın altında kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Olayın ardından başlayan çalışmalar gece saatlerine kadar devam etti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte çevre illerden de gelen arama kurtarma ekipleri adeta zamanla yarışıyor.

Maden sahasında toprak altında kalan işçilere ulaşılmaya çalışılırken ailelerin ise umutlu bekleyişi gözyaşlarıyla sürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/9-isciyi-arama-calismalari-suruyor-20240214AW14.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/9-isciyi-arama-calismalari-suruyor-20240214AW14.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/9-isciyi-arama-calismalari-suruyor-20240214AW14-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/9-isciyi-arama-calismalari-suruyor-20240214AW14.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/9-isciyi-arama-calismalari-suruyor/610954/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Feb 2024 11:27:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İlk defa kuzulayanlar yavrularına alışamıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da koyunların kuzulama döneminin başlamasıyla birlikte yeni yılın ilk kuzuları da dünyaya gelmeye başladı.

Erzincan'da yeni yılla birlikte koyunların kuzulama dönemi başladı. Şubat ayı itibarıyla 2024'ün ilk kuzuları dünyaya gelirken, besicileri de tatlı bir telaş sardı. Emeklerinin karşılığını almaya başlayan besiciler, kuzularla adeta bir bebek gibi ilgileniyor.

İlk defa kuzulayan bazı koyunlar yavrularına alışamazken, devreye üreticiler giriyor. Belli bir büyüklüğü ulaşan kuzular, ardından annelerinden ayrılıyor. Mart ayına kadar devam eden doğumların ardından kimi besici yaylaya çıkarken, kimi ise ağılda üretime devam ediyor.

"Kuzuların doğmasıyla birlikte tatlı bir telaş başladı"

Hayvancılık ile uğraştıklarını belirten besi yetiştiricisi İbrahim Koyun, "Hayvanlarımız doğmaya başladı. Hayvanlarımızın doğumu daha 1 ay boyunca devam eder. Genellikle gece doğum yapıyorlar. Biz de sürekli onları kontrol amaçlı ahıra gelip bakarız.

Bu ay çok zor bir ay. Doğru düzgün yatamıyoruz. Hayvanların yeri ıslanmasın ve ishal olmasın diye sürekli kontrol ediyoruz. Zorlu kış şartları altında hayvanlarımıza bakıyoruz. Kuzuların doğmasıyla birlikte tatlı bir telaş başladı. Bu sene ilk etapta 60 tane kuzu doğdu. Toplamda da 400 tane hayvanımız var. Bir ay boyunca diğer hayvanlarımız da inşallah doğacaktır" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/ilk-defa-kuzulayanlar-yavrularina-alisamiyor-20240202AW13.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/ilk-defa-kuzulayanlar-yavrularina-alisamiyor-20240202AW13.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/ilk-defa-kuzulayanlar-yavrularina-alisamiyor-20240202AW13-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/02/ilk-defa-kuzulayanlar-yavrularina-alisamiyor-20240202AW13.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ilk-defa-kuzulayanlar-yavrularina-alisamiyor/610900/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Feb 2024 11:58:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yüzyıllık Hızır geleneği: "Kavut"</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'ın Çağlayan Beldesinde geçmişi yüzyıllara dayandığı bilinen yöresel "Kavut" yemeği, her yılın Ocak ve Şubat aylarında misafirlere ikram ediliyor.

Erzincan'da yeni bir yılın başlangıcı nedeniyle Ocak sonu ve Şubat ayı ortalarına kadar 3 günlük Hızır oruçları tutuluyor. Tutulan oruçların ardından bazı vatandaşlar kurban kesiyor, bazıları da geçmişi yüzyıllara dayanan yöresel yemek Kavut'u yaparak misafirlere ikram ediyor.

Kavut yapımına, buğday veya arpanın kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle başlanıyor. Pişirilen buğday veya arpa daha sonra el değirmeninde un haline getiriliyor. Un sıcak suyla belli bir kıvama geldikten sonra da tabaklara konuluyor. Üzerine tereyağı ve şerbet dökülen Kavut, gelen konuklara ikram ediliyor. Geleneksel yemeği yapanların sayısında azalma olsa da bu geleneği sürdürmeye çalışanlar var. Erzincan'ın Çağlayan Beldesinde Aydemir ailesi, geleneği çocuklarına da öğretirken hazırlanan Kavut, eve gelen misafirlere sunuluyor.

Hızır Orucu'nun ardından isteyenlerin kurbanla birlikte Kavut da pişirdiğini belirten vatandaşlar, "Bu uzun yıllardır sürdürdüğümüz bir gelenek" dedi.

Hızır Orucu ne zaman, ne için ve nasıl tutulur?

Hızır Orucu, Hak'kın rızası, Hızır aleyhisselamın yardımına nail olmak ümidiyle tutulan oruçtur. Bu orucu ilk defa ab-ı hayat suyunu içip ebedi hayatın sırrına ulaşınca Hızır aleyhisselamın tuttuğuna inanılır. Orucu tutan inananlar da bu kutlu günün hürmetine tıpkı Hz. Hızır aleyhisselam gibi ebedi hayatın sırlarına ermeyi umarak oruçlarına niyet ederler.

Hızır Orucu yöresel farklılıklara göre 3, 5 ve 7 gün peş peşe Ocak ayının sonu ve Şubat ayının ortasına kadar geçen sürede tutulur. Oruç 3 gün, 5 gün veya 7 gün olsun fark etmeksizin son günü kesinlikle perşembe gününe denk getirilir. Gün doğumunda niyet edilen oruç gün batımında açılır. Oruç sırasında yenilip içilmez, cinsi münasebetlerden ise uzak durulur.

Her akşam Cem ibadeti yapılır

Orucun en yaygın tutulduğu tarih ise Şubat ayının ikinci haftasının salı çarşamba ve perşembe günlerinde 3 gün şeklinde tutulmasıdır. Oruç sırasında yenilip içilmez, cinsi münasebetlerden uzak durulur. Oruç açıldıktan sonra ise Muharrem orucundaki gibi herhangi bir yeme içme kısıtlaması bulunmamaktadır.

Orucun tutulduğu üç gün de akşamları Cem ibadeti yapılır. Orucun bittiği Cuma günü ise kurbanlar kesilip lokmalar dağıtılır.

Kavut inancı

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ab-ı hayat suyunu içtikten sonra Hızır'ın yediği kudret helvasıyla özdeştirilen kavut, Hızır Orucu'nun vazgeçilmez gelenekleri arasında yer almaktadır. Geleneğe göre kavut, Hızır Orucunun son tutulduğu gün yani Perşembe günü unu öğütülüp temiz bir kaba konur.

Üzeri de örtüyle örtülür. Sabah kalkıldığında unun üzerinde el veya at nalı izi görülürse o eve Hızır'ın uğradığına ve hane halkının muratlarına ulaşacağına inanılır. Bu şekilde kavut ununda Hızır'ın izini görenler şükür için imkanları doğrultusunda kurban keser lokma dağıtırlar. Öte yandan kavut ununda iz olsun olmasın Cuma günü hanelere bereket getirmesi dileklerin yerine gelmesi ümidiyle kavut pişirilip çevreye dağıtılır.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/yuzyillik-hizir-gelenegi-kavut-20240129AW12.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/yuzyillik-hizir-gelenegi-kavut-20240129AW12.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/yuzyillik-hizir-gelenegi-kavut-20240129AW12-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/yuzyillik-hizir-gelenegi-kavut-20240129AW12.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yuzyillik-hizir-gelenegi-kavut/610864/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Jan 2024 10:31:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Koyunların kuzulama dönemi başladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da soğukların etkili olduğu bugünlerde koyunların kuzulama dönemi başladı. Koyunların kuzulama dönemi, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin mesaisini artırdı. Besiciler, yeni doğan kuzuların sağlığı için gece ağıllarda nöbet tutuyor.

Kemah ve İliç ilçelerinde kar ve soğukların iyice hissedildiği bugünlerde başlayan koyunların kuzulama dönemi, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin mesaisini artırdı. Yetiştiriciler, kışın başlayan doğumlara dikkat edilmediği zaman birçok kuzunun telef olabileceğini belirtti. Ağıllarda küçükbaş hayvan yetiştiren Şavak aşiretinden küçükbaş hayvan yetiştiricileri, gün boyu yeni doğan kuzulara vakit harcadıklarını belirtti.

Ocak 15 gibi başlayıp mart ayına kadar devam edecek olan kuzu ve oğlak doğumları, besicilerin çetin geçen kış şartlarında mesaisini artırdı. Dondurucu soğuk havanın etkili olduğu Erzincan'da da yeni doğan kuzuların başından bir an ayrılmayan çiftçiler, adeta kendi çocuklarına bakar gibi bakıyor. Geceleri nöbet tutan besiciler, nöbet esnasında gebe hayvanların doğumlarına yardımcı olarak kuzunun sağlıklı dünyaya gelmesini sağlıyor. Ayrıca ikiz doğum yapan kuzulara anne sütü yetmediği için biberon ile destek sütü verilirken, aynı işlem doğumda annesi ölen kuzular için de uygulanıyor.

Geçimini küçükbaş yetiştiriciliğinden sağlayan Mecit Doğan, 7 gün 24 saat hayvanların başında durduğunu belirterek, "Gördüğünüz gibi küçükbaş hayvanla meşgulüz. Geçimimizi bu şekilde sağlamaktayız. Ocak 15'den itibaren kuzu doğumları başladı. Aşağı yukarı Mart 15'e kadar doğumlar tamamlanmış olur. Sabahları saat 6, 6 buçuk gibi işimize başlıyoruz. Kuzu emzirme ve daha sonra üç öğün çeşitli yemlerle hayvanları besliyoruz. Akşam 7-8 gibi paydosumuz var ama bizim doğumlardan kaynaklı gece nöbetlerimiz oluyor. Geceleri doğum takibi yapıyoruz. Yani 7-24 bunun bekçiliğini yapmaktayız" dedi.

Oğlu Yakup Doğan ise kuzuların doğumundan sonra sağlıklı yetişmeleri için bazı tedbirler aldıklarını söyledi. Doğan, geceleri de özellikle güç doğumlara yardımcı olduklarını belirterek, "Geceleri koyun doğurduğu zaman bazı koyunlar zorlanıyorlar ve bizler de saat başı, 2 saatte bir gelip koyunları kontrol edip, eğer öyle bir şey varsa yardımcı oluyoruz ve ayakta tutmaya çalışıyoruz koyunları" diye konuştu.

Öte yandan, Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri de bu aylarda doğan kuzuların ölümlerindeki oranı en aza indirmek için çalışmalarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/koyunlarin-kuzulama-donemi-basladi-20240119AW12.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/koyunlarin-kuzulama-donemi-basladi-20240119AW12.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/koyunlarin-kuzulama-donemi-basladi-20240119AW12-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/koyunlarin-kuzulama-donemi-basladi-20240119AW12.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/koyunlarin-kuzulama-donemi-basladi/610834/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jan 2024 10:51:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dağ başında 360 derece dönen ev</title>
			<description><![CDATA[Yaklaşık 16 yıldır ceviz üreticiliği yapan Peker, tüm arazilerini görebileceği tepenin üzerine yaptırdığı evde manzaranın keyfini çıkartıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da iş adamı Yavuz Peker, tüm araziyi gören tepenin üzerine yaptırdığı döner evde manzaranın keyfini çıkartıyor.

1959 yılında, Kemah ilçesine bağlı Özdamar köyünden İstanbul'a çalışmaya giden 79 yaşındaki Yavuz Peker, uzun yıllar çalıştıktan sonra köyüne dönerek satın aldığı arazilerde tarımla uğraşmaya başladı. Yaklaşık 16 yıldır ceviz üreticiliği yapan Peker, tüm arazilerini görebileceği tepenin üzerine yaptırdığı evde manzaranın keyfini çıkartıyor.

Uzun yıllar mekanik ve metal işleri ile uğraşan Yavuz Peker, tasarladığı proje ile evini kendi etrafından 360 derece döner hale getirdi. Tek bilye üzerinde ve elektrik motoru sayesinde ev ayarlanabilen hızda dönüşünü tamamlarken, Erzincanlı iş adamı günün yorgunluğunu arazisini izleyerek ve evinde misafirlerini ağırlayarak atıyor.

Üç ayda tamamlanan 70 ton ağırlığındaki evi İstanbul'da yaptığını ve parçalar halinde köye taşındığını ifade eden Peker, "Bahçelerimizin birbirinden kopuk olması nedeniyle arazimin en yüksek noktasına bir keyif evi, çalışma evi düşündüm. Döndüğü zaman bütün bahçeleri görme olanağım var, Bir saatte tamamlanıyor, bir dinlenme odası ve oturma odası var. Ziyarete gelenler önce evin döndüğünü görünce şaşırıyorlar ama büyük keyif alıyorlar" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/dag-basinda-360-derece-donen-ev-20240102AW11.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/dag-basinda-360-derece-donen-ev-20240102AW11.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/dag-basinda-360-derece-donen-ev-20240102AW11-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/01/dag-basinda-360-derece-donen-ev-20240102AW11.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dag-basinda-360-derece-donen-ev/610757/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Jan 2024 10:37:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Taş Yolu adrenalin tutkunlarını bekliyor</title>
			<description><![CDATA[Kullanıcılarına dünya genelindeki tehlikeli ve zorlu yolların tanıtımını yapan "www dangerousroads org" adlı internet sitesince "dünyanın en tehlikeli yolu" olarak belirlenen Taş Yolu'nun, Çin'deki dünyaca ünlü "Guoliang Tüneli" olarak nitelendirilen yoldan yer yer daha tehlikeli olduğu belirtiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da, dünyanın en zorlu yolları arasında gösterilen ve yapımı 132 yılda tamamlanan Kemaliye-Divriği arasındaki Taş Yolu, çok sayıda tünel, viraj ve keskin uçurumlarıyla hem yaya hem de araçla gezinti yapmak isteyen macera tutkunlarını cezbediyor.

Erzincan'ın Kemaliye (Eğin) ilçesini İç Anadolu'ya bağlamak amacıyla 1870'de inşasına başlanan Taş Yolu, Karanlık Kanyon'un geçit vermeyen kayalıklarını ilkel aletlerle oyan ve adeta iğneyle kuyu kazan yöre halkı tarafından 132 yıllık çalışma sonucu devletin de verdiği destekle 2002'de tamamlandı. Önceleri dar olduğu için sadece yürüyerek geçilebilen Taş Yolu, zamanla araç geçişi için genişletilerek Kemaliye'yi Divriği'ye bağladı. Her iki tarafı yer yer 400-500 metrelik sarp kayalık yamaçlardan oluşan Karanlık Kanyon boyunca macera tutkunlarına nefis manzaralar sunan 7 kilometre uzunluğundaki yol, içinde barındırdığı irili ufaklı 38 tünel ile çok sayıda keskin viraj ve uçurumlarıyla artık ulaşımdan ziyade turizm amaçlı kullanılıyor.

Fırat Nehri kıyısında Kemaliye'den Divriği'ye uzanan ve daha çok araçla macera yaşamak isteyenlerin tercih ettiği yol, gerek yaya gerekse araçla yapılan tehlikeli yolculuğa rağmen doğal güzellikleriyle de misafirlerini büyülüyor.

Guoliang Tüneli'nden daha tehlikeli

Kullanıcılarına dünya genelindeki tehlikeli ve zorlu yolların tanıtımını yapan "www dangerousroads org" adlı internet sitesince "dünyanın en tehlikeli yolu" olarak belirlenen Taş Yolu'nun, Çin'deki dünyaca ünlü "Guoliang Tüneli" olarak nitelendirilen yoldan yer yer daha tehlikeli olduğu belirtiliyor.

Uluslararası Erzincan Kemaliye Kültür ve Doğa Sporları Şenlikleri düzenlenen Kemaliye'de, yürüyüş ya da araçla zorlu bir yolculuk yaparak macera yaşamak isteyenleri ağırlayan Taş Yolu'nun yanı sıra Karanlık Kanyon'da "Base Jamp" ve "Wingsuit" atlayışları gerçekleştirilebiliyor.

Bu özellikleri ile her yıl çok sayıda adrenalin tutkunu yerli ve yabancı turisti misafir eden ilçe ve Taş Yolu, macera tutkunlarına unutulmaz güzellikler sunuyor ve maceralar yaşatıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/tas-yolu-adrenalin-tutkunlarini-bekliyor-20231130AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/tas-yolu-adrenalin-tutkunlarini-bekliyor-20231130AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/tas-yolu-adrenalin-tutkunlarini-bekliyor-20231130AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/tas-yolu-adrenalin-tutkunlarini-bekliyor-20231130AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tas-yolu-adrenalin-tutkunlarini-bekliyor/610556/</link>
			<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 12:08:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karlı dağları aşarak göç yoluna koyulan şamua sürüsü görüntülendi</title>
			<description><![CDATA[3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarının karlı zirvesinde ve zaman zaman da bin rakımlı aşağı kısımlara inen çengel boynuzlu (şamua) ve dağ keçileri sürüler halinde görüntülendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan ile Tunceli arasında yer alan 3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarında yabani hayvan popülasyonunda artış yaşanırken karlı dağları aşarak göç yoluna koyulan çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua) sürüsü görüntülendi.

Kış günlerine girilirken yüksek kesimleri kardan beyaza bürünen ve muhteşem bir doğa manzarası sunan Munzur Dağlarında nesli tükenme tehlikesi altında bulunan birçok yabani hayvan objektiflere yansımaya başladı.

3 bin 300 rakımlı Munzur Dağlarının karlı zirvesinde ve zaman zaman da bin rakımlı aşağı kısımlara inen çengel boynuzlu (şamua) ve dağ keçileri sürüler halinde görüntülendi.

Doğa Koruma Birliğinin (IUCN) yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi'nde bulunan, avlanması yasak ve koruma altındaki tür olan dağ keçileri, göç yolunda görüntülendi. Karlı arazide tek sıra halinde bata çıka ilerlemeye çalışan dağ keçileri belgeselleri aratmayan görüntüler ortaya çıkardı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/karli-daglari-asarak-goc-yoluna-koyulan-samua-surusu-goruntulendi-20231122AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/karli-daglari-asarak-goc-yoluna-koyulan-samua-surusu-goruntulendi-20231122AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/karli-daglari-asarak-goc-yoluna-koyulan-samua-surusu-goruntulendi-20231122AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/karli-daglari-asarak-goc-yoluna-koyulan-samua-surusu-goruntulendi-20231122AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/karli-daglari-asarak-goc-yoluna-koyulan-samua-surusu-goruntulendi/610494/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 10:48:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu proje üretmek isteyen kadınlara umut oldu</title>
			<description><![CDATA[Proje kapsamında 100 koyun alarak hayvancılığa başlayan 40 yaşındaki 4 çocuk annesi Hilal Kalkan ise hayvan varlığını her geçen yıl artırarak üreticilikte örnek oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" projesi kapsamında destekleme alan kadın girişimci hayvan varlığını artırarak üretmeye devam ediyor.

Erzincan genelinin koyun yetiştiriciliğine elverişli yapısı ile küçükbaş işletmelerinin kapasitelerini artırarak yerel ırkların gelişmesine katkı sunması ve bölgesel anlamda ekonomik güce dönüşmesi amacıyla Erzincan Valiliği himayelerinde başlatılan, "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var'' projesi kapsamında özellikle genç ve kadın çiftçilerin sayısı artarak devam devam ediyor. Proje kapsamında 100 koyun alarak hayvancılığa başlayan 40 yaşındaki 4 çocuk annesi Hilal Kalkan ise hayvan varlığını her geçen yıl artırarak üreticilikte örnek oluyor.

2020 yılı Ekim ayından itibaren bu güne kadar toplam proje kapsamında, merkezde 34 işletmeye 3 bin 700 Çayırlı'da 17 işletmeye bin 650, İliç'te 1 işletmeye 80, Kemah'ta 28 işletmeye 2 bin 643, Otlukbeli'de 5 işletmeye 500, Refahiye'de 21 işletmeye 2 bin 30, Tercan'da 28 işletmeye 2 bin 639, Üzümlü'de 28 işletmeye 2 bin 286, Kemaliye'de 6 işletmeye 558 hayvana olmak üzere Erzincan geneli 162 işletmeye 14 bin 186 küçükbaş hayvan için ilgili banka tarafından ödemeleri yapıldı. 2020 yılının ekim ayında başlanan proje ile şuana kadar 17 bin 848 küçükbaş hayvan için 31 milyon 400 bin TL kredi kullanıldı.

"Devletimizden Allah razı olsun, 60 yaşıma kadar bu mesleği yapacağım"

2021 yılında "Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var" projesi kapsamında 100 koyun alarak hayvancılığa başlayan 40 yaşındaki 4 çocuk annesi Hilal Kalkan hayvan varlığını artırdığını ve uzun yıllar bu mesleğe devam edeceğini belirterek, "2021 yılında hiç koyunumuz yoktu. Bu proje sayesinde 100 tane koyun aldık ve 200-250 oldu derken bu işi devam ettirmeye başladık.

Devletimizden Allah razı olsun. Geldiğimde hiçbir şey bilmiyordum, eşimle beraber koyunlara gittik, davara gittik, koyunlarımızı da sağdık, yaylaya da çıktık. Şimdi de hepsinden alasını yapıyoruz. Devletimizin bizlere desteklerini her zaman bekliyoruz. Zaten devletimiz de bize desteklerini veriyor. Bu işi devam ettirmek istiyoruz. İşimiz zor. Yağmur demiyoruz, çamur demiyoruz, gördüğünüz gibi dışarıda yağmur yağıyor ama biz hayvanımızı dışarıya suya götürüyoruz. Her işte olduğu gibi bu işin de zorluğu var ama biz severek yapıyoruz. Bu işe alıştık. Çocuklarımız, biz başka geçim kaynağımız olmadığı için bu işi yapıyoruz. 40 yaşındayım. İnşallah 50-60 yaşıma kadar da bu işi yapmayı düşünüyorum" dedi.

"Erzincan'da küçükbaş hayvan sayısı yüzde 10 arttı"

Erzincan İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Serkan Kütük ise, proje sayesinde ilde ki küçükbaş hayvan varlığının yüzde 10 oranında arttığını söyleyerek, "Erzincan'da 2020 yılı Ekim ayında başlanan 'Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var' projesi kapsamında faaliyete geçen bu proje ile Erzincan'daki çitçilerimiz, özellikle yeni başlayacak üreticilerimiz, genç ve kadın çiftçilerimiz artarak devam etmektedir. Erzincan'daki bu üreticilerimizin 200 bin liralık kredi limiti 400 bin liraya çıkarılmıştır.

Erzincan'da şuana kadar 183 kişi proje kapsamında faydalanmış olup 31 milyon 400 bin lira değerinde nakdi bir ödeme yapılmıştır. Bu kapsamda, Erzincanlı çiftçilerimiz ve özellikle küçükbaş yetiştiricilerimiz büyüyerek devam etmektedir. Aslında bir çığ gibi düşünülürse, küçük bir kar tanesi büyüyerek çığ haline gelmiştir. Erzincan'daki hayvan sayımızda ise, yüzde 10 oranında artış gözlenmiştir. Proje başladığında 16 bin 862 olan hayvan sayımız şuan da 30 bini geçmiştir" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/kadin-girisimci-devletten-aldigi-destekle-her-gecen-yil-buyuyor-20231120AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/kadin-girisimci-devletten-aldigi-destekle-her-gecen-yil-buyuyor-20231120AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/kadin-girisimci-devletten-aldigi-destekle-her-gecen-yil-buyuyor-20231120AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/kadin-girisimci-devletten-aldigi-destekle-her-gecen-yil-buyuyor-20231120AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-proje-uretmek-isteyen-kadinlara-umut-oldu/610488/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 10:21:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gurbette bir yakını olanlar kapıdan biliniyor</title>
			<description><![CDATA[Osmanlı'dan günümüze kadar gelen, kadınlar için ince erkekler için tok ses çıkartan motifli tarihi kapı tokmakları zamana direniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Osmanlı zamanında eve gelenin anlaşılması için kapı üzerine işlenen tokmaklar, şekli ve çıkardığı ses ile farklı anlamlar taşıyordu. Kapının üzerinde ana tokmak ve ana tokmağın altında küçük bir tokmak daha bulunur, kalın ses geliyorsa kapıyı çalanın erkek, ince ses geliyorsa kapıyı çalanın kadın olduğu bilinirdi. Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde sadece bir demirci ustası tarafından üretilen kapı tokmakları motifleri ve sesleriyle bin yıllık bir tarihin kapısını aralıyor.

Tarihe açılan kapılardaki bu sırrı tekrar yaşatmaya çalışan Mustafa Demirci, yok olmakla yüz yüze olan bir geleneği yaşatmaya çalışıyor. İlçe sakinleri evlerin kapılarına takılan tokmaklar sayesinde ev sahipleri, kapıyı çalan misafirlerini görmeden kadın ya da erkek olup olmadığını anlayabiliyor.

Derin kanyonlar arasında uzanan bir vadiye yerleştirilmiş küçük ve şirin bir ilçe olan Kemaliye'de asırlardır yaşatılan ve Türklerin Şamanizm'e inandığı dönemdeki geleneklerden olan çeşitli motiflerle kapı süsleme ve demir kapı tokmağı üretimi geleneği, ilçedeki Mustafa Demirci usta tarafından yaşatılıyor.

Erzincan'a 150 kilometre uzaklıkta bulunan 2 bin nüfuslu Kemaliye'de yazları nüfus 15 bini buluyor. İnsanların genelde yürüyerek bir yere gitmeyi tercih ettiği ilçede hiç trafik olmuyor. İlçeye dışarıdan gelenlerin gözüne ilk çarpan şey ahşap yapılar ve bu yapıların kapıları üzerindeki tokmaklar oluyor.

Kemaliye'nin binlerce yıllık tarihini ve sosyolojik yapısını anlatan kapı tokmakları kentin göze çarpan en belirgin özelliklerinden biri. Geleneklere göre bir eve gelen misafir kapı tokmağını çalışına göre karşılanıyor. Ev sahibi tokmak sesine göre misafirin kim olduğunu anlıyor. Kapı tokmağının sesi gelenin kadın mı yoksa erkek mi olduğunu haber veriyor. Eğer misafir büyük tokmağı kullanır ve ses tok ve gür çıkarsa gelen kişi erkek ama diğerine göre ince daha az sesi olan küçük tokmak kullanılırsa gelen kişi kadındır.

Her motifin bir anlamı var

Kapı tokmaklarının mesajları bunlarla sınırlı değil. Tokmaklar üzerindeki motiflerin de bir anlamı var. Örneğin lamba motifli bir kapı tokmağı evin ocağı sönmesin hayat daim olsun anlamını taşıyor. Kuş motifi kullanılmışsa bu da ev sahibinin gurbette bir yakınının olduğu ve haber beklediği anlamına geliyor. Sağa sola ayrılan ve kuş kafasını andıran motifler evin Müslüman bir aileye ait olduğunu vurguluyor. Öküz motifi ise ailenin birlik olduğunu simgeliyor. Kapı tokmaklarında akrep yılan gibi motiflerde var.

Bu motifler Şaman kültüründen kalma. Yılan motifleri genellikle anahtar delikleri çevresinde bulunuyor ve bu motifteki kilide anahtar sokulunca şeytanın o eve giremeyeceğine inanılıyor.

Akrep motifi olan evlerde ise cinin şeytanın barınamayacağı inancı var. Günümüzde Kemaliye'de kapı tokmakları yapan kişi 6 kuşaktır geleneklere bağlı olarak bu işi yapan Demirci ailesinden Mustafa Demirci. Yaklaşık 120 yıl aradan sonra tekrar 1996 yılında bu geleneği sürdürme kararı alan Demirci ailesinin bu kararı sadece kaybolmakta olan bir geleneği yaşatmak değil aynı zamanda bu tokmakların işleneceği kapıları yapan marangozları ve buna bağlı olarak da eski taş ustalarını hayata bağlamış. Pek kimsenin rağbet etmediği marangozluk ve taş ustacılığı da kapı tokmakları sayesinde yeniden nefes almaya başlamış.

'Kopya maneviyatı bozar'

Yıllar önce Kemaliye'de kapı tokmağı yapan yaklaşık 350 kişinin olduğunu ifade eden Mustafa Demirci, "Tabi o zaman kimse birbirinin yaptığını kopya etmezmiş. Ama bir süre sonra kopyalama başlamış. Kopya işin içine girince işin kalitesi düşmüş ve ustalar da artık kendi yaptıklarından zevk alamaz duruma gelmişler ve işi bırakmışlar. 120 yıldır kimse yapmıyordu. Biz 1996'da tekrar başladık" diye konuştu.

"Misafiri kapı tokmağı sesinden tanıyorlar"

Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde, evlerin kapılarına takılan tokmaklar sayesinde ev sahipleri, kapıyı çalan misafirlerini görmeden kadın ya da erkek olup olmadığını anlayabiliyor.

Şamanizm geleneğine göre, geçmişte hane halkını şeytana karşı koruduğu düşüncesiyle kapılara yapılan yılan figürü gibi süslemeleri kapı ve kapı tokmaklarına işleyen ustalar, Türklerin İslam'a geçişinin ardından uygulanan kapılara iki farklı tokmak takma geleneğini de yaşatmaya çalışıyor.

Özellikle İslam geleneğinde ev halkının evlerine gelen misafirlerin cinsiyetine göre kıyafetlerine dikkat etmesini sağlamak amacıyla ustalarca yapılıp kapılara takılan iki farklı tokmak, eve gelen misafirin cinsiyeti konusunda ev sahibine bilgi veriyor.

İlçe sakinleri, geçmişte adeta görüntülü kapı sistemi olan bu yöntemi kullanmaya devam ediyor.

Kapı tokmağı imalatçılığının unutulmaya yüz tutan bir meslek dalı olduğuna işaret eden Mustafa Demirci, kendi çocuklarını ve torunlarını yetiştirmeye çalışıyor.

Bu tür kapı tokmaklarının halen rağbet gördüğüne işaret eden Demirci, el emeği göz nuruyla uzun uğraşlar sonucunda ürettiği kapı tokmaklarının üzerine farklı anlamlara gelen motifler de işlediklerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gurbette-bir-yakini-olanlar-kapidan-biliniyor-20230928AW04.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gurbette-bir-yakini-olanlar-kapidan-biliniyor-20230928AW04.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gurbette-bir-yakini-olanlar-kapidan-biliniyor-20230928AW04-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gurbette-bir-yakini-olanlar-kapidan-biliniyor-20230928AW04.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/gurbette-bir-yakini-olanlar-kapidan-biliniyor/610206/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 10:52:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarihi savaşın yaşandığı ilçedeki eşsiz göl, suyu birçok hastalığa iyi geliyor</title>
			<description><![CDATA[Ülkemizdeki diğer göllerden farklı özelliklere sahip olan bu göl, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarihe adını Otlukbeli Savaşı ile yazdıran Erzincan'ın Otlukbeli ilçesi, sadece Türkiye'de değil dünyada da eşine az rastlanan bir doğa harikasına ev sahipliği yapıyor.

Maden sularının oluşturduğu traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliği ile "doğal anıt" unvanını hak ediyor. Ülkemizdeki diğer göllerden farklı özelliklere sahip olan bu göl, her yıl yüzlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. Kırmızı rengi ve muhteşem manzarası ile Otlukbeli Gölü dikkat çekiyor.

Otlukbeli Gölünü ziyaret edenlere bilgiler aktaran yöre halkı, Otlukbeli'ye 7 kilometre uzaklıkta olan göl hakkında şu bilgileri verdi:

"Deniz seviyesinden 1885 metre yükseklikte olan Otlukbeli Gölü'nün yüz ölçümü yaklaşık olarak 7500 metrekaredir. Derinliği 20 metre olan gölün uzunluğu mevsimine göre 150-160 metre, genişliği ise 30 ila 50 metre arasında değişiyor. Setler sayesinde oluşan gölde bol miktarda maden suları bulunuyor.

Oluşum bakımından karst kaynaklarının değil, maden sularının oluşturduğu dünyanın tek traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliğiyle 612 sayılı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile doğal sit alanı olarak ilan edilmiş ve "doğal anıt" olarak nitelendirilmiş. Kapladığı alan açısından "küçük" olarak nitelendirilen bu göl, taşıdığı özellikler bakımından oldukça büyüktür.

Göl içerisine hem maden suları ve kükürtlü sular hem de dere tarafından beslenen tatlı sular karışıyor. Göldeki maden sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kırık çıkık rahatsızlıklarında ve kadın hastalıklarının tedavisinde fayda sağladığı söyleniyor."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/tarihi-savasin-yasandigi-ilcedeki-essiz-gol-suyu-bircok-hastaliga-iyi-geliyor-20230928AW04.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/tarihi-savasin-yasandigi-ilcedeki-essiz-gol-suyu-bircok-hastaliga-iyi-geliyor-20230928AW04.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/tarihi-savasin-yasandigi-ilcedeki-essiz-gol-suyu-bircok-hastaliga-iyi-geliyor-20230928AW04-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/tarihi-savasin-yasandigi-ilcedeki-essiz-gol-suyu-bircok-hastaliga-iyi-geliyor-20230928AW04.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tarihi-savasin-yasandigi-ilcedeki-essiz-gol-suyu-bircok-hastaliga-iyi-geliyor/610205/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 10:52:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kahvaltı sofralarına 3 bin rakımdan gelen lezzet</title>
			<description><![CDATA[Şehrin 3 bin metre yükseklikte yer alan yaylalarında yetişen bitkilerin de, bu bitkilerle beslenerek o aromayı sütüne ortak eden akkaraman koyununun da, mayalamada kullanılan Kemah tuzu ve şirdenin de, bu mükemmel lezzeti üreterek sofralarımıza taşıyan nasırlı ellerin de elbette hakkı var.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yüksek rakımlı yaylalarda beslenen akkaraman koyunu ile kıl keçisinin sütünden üretilen coğrafi işaretli Erzincan tulum peyniri, 3-4 aylık olgunlaşma sürecinin ardından satışa sunulmaya başlandı.

Yaz sezonunda kentteki zengin bitki örtüsüne sahip 3 bin rakımlı yaylalarda beslenen akkaraman ırkı koyun ve kıl keçisinden elde edilen süt, yöreye özgü Kemah tuzu ve doğal olarak yapılan şirden (peynir mayası) ile mayalanarak Erzincan tulum peyniri elde ediliyor.

Coğrafi işaret alan yöreye özgü tulum peyniri, 3-4 aylık olgunlaşma sürecinin artından kahvaltı sofralarını süslemeye hazır hale geldi.

Erzincan Tulum Peyniri asırlardan bu yana kahvaltı sofralarını süsleyen, kuşaklar boyunca vazgeçilemeyen bir lezzet. İlk ne zaman, nerede, nasıl üretildi, keçi ya da koyun derisinden yapılan tulumlara basmak nereden kimin aklına geldi bilinmez ama Fırat'ın sularıyla yıkanan, onlarca kavime yurt olan bu kadim topraklar, böylesine mükemmel bir lezzeti miras bırakmıştır Anadolu'nun çocuklarına.

Erzincan ile özdeşleşmiş, ünü tüm ülkede bilinen ve tüketicilerden her daim tam not alan Erzincan Tulum Peyniri, üç kıtaya hükmeden Osmanlı Padişahlarından tutun da Anadolu'nun dört bir yanındaki her haneye uğramış, lavaş ve çayla birlikte mükemmel bir üçlü oluşturmuştur. Bu üçlüye kimi zaman Kemah'ın cevizi, kimi zaman Cimin'in üzümü ya da Erzincan'ın yerli domatesleri eşlik etmiştir sofralarda.

Damaklarda kendine özel bir yer edinen Erzincan Tulum Peynirinin vazgeçilemeyen lezzetinde Erzincan'ın 3 bin metre yükseklikte yer alan yaylalarında yetişen bitkilerin de, bu bitkilerle beslenerek o aromayı sütüne ortak eden akkaraman koyununun da, mayalamada kullanılan Kemah tuzu ve şirdenin de, bu mükemmel lezzeti üreterek sofralarımıza taşıyan nasırlı ellerin de elbette hakkı var.

Mayıs ayında bu yana Erzincan'ın yaylalarında üretilen tulum peynirleri bu aralarda tüketicilerin beğenisine sunulacak. Yaklaşık 4 aydır yaylalarda koyunlarını otlatarak Erzincan tulum peyniri üreten yüzlerce aile bugünlerde yayladan inmeye hazırlanırken, binlerce ton tulum peyniri de tesislerde paketlenmeye devam ediyor.

Yüzölçümünü üçte biri mera ve yaylalardan oluşan Erzincan'da, binlerce kişiye istihdam sağlayan Erzincan Tulum Peyniri sektörü hakkında şu bilgiler verildi:

"Yılda yaklaşık 5-6 bin ton üretilen ve kendine has bir lezzeti olan tulum peyniri, yöredeki firmalarca Erzincan'ın yanı sıra başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere ülkenin birçok kentinde de sofralara lezzet katıyor. Erzincan ülkede küçükbaş hayvancılık açısından önde gelen illerden biri konumunda.

Coğrafi işareti bulunan ürünlerinden birisi olan tulum peyniri yaylalarda, otlaklarda, meralarda otlayan akkaraman koyunlarından elde ediliyor. Peynirin lezzeti, yüksek rakımlı meralarda otlayan koyunların sütünden elde edilmesinden kaynaklanıyor."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/kahvalti-sofralarina-3-bin-rakimdan-gelen-lezzet-20230927AW03.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/kahvalti-sofralarina-3-bin-rakimdan-gelen-lezzet-20230927AW03.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/kahvalti-sofralarina-3-bin-rakimdan-gelen-lezzet-20230927AW03-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/kahvalti-sofralarina-3-bin-rakimdan-gelen-lezzet-20230927AW03.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kahvalti-sofralarina-3-bin-rakimdan-gelen-lezzet/610193/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Sep 2023 11:52:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu sene tadı kaçtı, kilogramı 60 liradan satılıyor</title>
			<description><![CDATA[Hassas yapısı gereği çok fazla dokunmadan hasat yaptıklarını ifade eden üretici, Cimin üzümünün aroması, iriliği, sululuğu ve sağlık yönüyle de her zaman ilgi gördüğünü söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da bu sene yaz ayı sonlarına doğru gerçekleşen yoğun yağışlar ve Üzümlü ilçesinde 29 Ağustos'ta meydana gelen sel ve su baskınları nedeniyle bugünlerde hasadına başlanan tescilli Cimin üzümünde rekolte düşüklüğü yaşandı. Cimin üzümünün kilosu 60 liradan satışa sunuluyor.

Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde yetişen yörenin tescilli ürünlerinden Cimin üzümünün hasadına başlandı. Kentin önemli gelir kaynakları arasında yer alan ve yaklaşık 8 bin 650 dekar alanda yetiştirilen sofralık siyah üzümün bu sene rekoltesi düştü.

Kendine has tadıyla sofralık olarak talep gören Cimin üzümü, ince kabuğu ve iri tanelerinin yanında şeker oranının düşük olması dolayısıyla da tercih ediliyor.

Sabahın ilk ışıklarında kentin bağlarında başlayan hasat mesaisinde üreticiler, narin yapısıyla meyvesine fazla dokunmadan topladıkları üzümleri kasalara doldurup satışa hazır hale getiriyor. Bu sene yağışlar nedeniyle hastalık vuran ve rekolte kaybı olan Cimin üzümü, Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi'nin yanında Türkiye'nin farklı illerine satılıyor. Bugünlerde hasadına başlanan yöreye özgü üzümün kasıma kadar satışının devam ettiği belirtildi.

Üzümün hassas yapısı gereği çok fazla dokunmadan hasat yaptıklarını ifade eden üretici, Cimin üzümünün aroması, iriliği, sululuğu ve sağlık yönüyle de her zaman ilgi gördüğünü söyledi.

Cimin üzümü hasadı yapan bir üretici, "Şeker hastaları üzümümüzü şeker oranı düşük olduğu için yiyebiliyor. Hasat ettiğimiz üzüm beğenilen ve tutulan bir üzüm, bu nedenle talep oluyor. Bu üzümü yiyen herkes çok beğeniyor. Kabuğu ince ve mayhoş bir tadı var. Erzurum, Trabzon, Ordu, Rize ve Giresun gibi illere sevkini yapıyoruz.

Bu sene sağanak yağış ve sel dolayısıyla rekolte düştü. Yağışın olmadığı zaman üzümlerimizde çatlama ve benzeri zararlar olmazdı. Cimin üzümü başka bölgelerde yetişmiyor, kabuğu ince ve mayhoş bir tadı var. Bu sene kilosu 70'den başladı şimdi 60 lira civarında satılıyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/bu-sene-tadi-kacti-kilogrami-60-liradan-satiliyor-20230918AW03.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/bu-sene-tadi-kacti-kilogrami-60-liradan-satiliyor-20230918AW03.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/bu-sene-tadi-kacti-kilogrami-60-liradan-satiliyor-20230918AW03-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/bu-sene-tadi-kacti-kilogrami-60-liradan-satiliyor-20230918AW03.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-sene-tadi-kacti-kilogrami-60-liradan-satiliyor/610152/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Sep 2023 10:52:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>200 yıllık bahçelerden toplanıyor, kilosu tezgahta 50 lira</title>
			<description><![CDATA[Köyün 200 yıllık bahçelerinde yetiştirilen ürünler köyün en önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan ekonomisine katlı sağlayan Üzümlü ilçesinde yetiştirilen tescilli Cimin Üzümünün hasadı başladı. Sofralık çekirdekli siyah üzüm sınıfındaki tescilli Cimin üzümü yetiştiren Üzümlülü çiftçiler, bu yıl verimin yüksek olmasından mutlu oldu. Yörede 8 bin 650 dekar bağda yılda yaklaşık 6 bin ton üretilen Cimin üzümünün bu seneki toptan fiyatları, çiftçinin yüzünü güldürdü.

Üzümlü ekonomisi açısından büyük önem taşıyan Cimin üzümü, hem iç piyasada tüketiliyor hem de yurt dışından talep görüyor. Üzümlü'deki üzüm hasadının, hava şartlarına göre Ekim ayının sonuna kadar devam edeceği bildirildi.

Üzümlü'ye bağlı Pişkidağ köyünde 200 yıllık bağlarda yetiştirilen üzümler köyün en önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor.

Kentin tescilli ürünlerinden olan ve Üzümlü ilçesinde yetişen Cimin üzümünün hasadına başlandı.

"Kilosu tezgahlarda 50 TL"

Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar alanda yetiştirilen ve yıllık 6 bin tonun üzerinde üzüm üretimi gerçekleştirilen ilçede hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sebebiyle Cimin üzümünde bu yıl hasat erken başlarken üzümün kilosu tezgahlarda 50 TL'den satışa sunulmaya başlandı.

"10 bin dekar alanda üretiliyor"

Doğu Anadolu Bölgesinde Malatya ve Elazığ'ın ardından en çok üzüm üretilen Erzincan'ın Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar üzüm bağında yılda yaklaşık 6 bin ton Cimin üzümü üretiliyor.

Kendine has eşsiz tadıyla sofralık olarak talep gören Cimin üzümü, şeker oranının düşük olması sebebiyle de özellikle diyabet hastalarınca tercih ediliyor.

Üzümlü'de hasat yapan Erkan Canbaba, "Üzümün insana çok büyük faydaları vardır. Buradaki bağlar 200 yıl öncesine dayanıyor, geçim kaynağımız üzüm yetiştiriciliğidir. Siyah üzümün insana çok büyük faydaları vardır. Kan yapıcı özelliği vardır, ayrıca çekirdeği de antioksidan taşımaktadır. Üzüm hasadı Ağustos'un ortalarında başlar Kasım ayına kadar devam eder" dedi.

Erzincan üzümünün özel bir üzüm olduğuna işaret eden Canbaba, "Üzümümüzün tadı, aroması çok farklı. O yüzden Türkiye'de tek denilebilecek nadir üzümler arasında. Başta Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin birçok iline gönderiyoruz. Şu anda üzümün hasadını yapıyoruz. Bu sene rekoltenin yüksek olmasından dolayı hasadın Ekim ayının sonunda kadar devam etmesini bekliyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/200-yillik-bahcelerden-toplaniyor-kilosu-tezgahta-50-lira-20230902AW02.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/200-yillik-bahcelerden-toplaniyor-kilosu-tezgahta-50-lira-20230902AW02.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/200-yillik-bahcelerden-toplaniyor-kilosu-tezgahta-50-lira-20230902AW02-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/200-yillik-bahcelerden-toplaniyor-kilosu-tezgahta-50-lira-20230902AW02.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/200-yillik-bahcelerden-toplaniyor-kilosu-tezgahta-50-lira/610084/</link>
			<pubDate>Sat, 02 Sep 2023 15:54:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'de bu işi yapan 15 kadından biri, hem üretiyor hem onarıyor</title>
			<description><![CDATA[Sare Kaya İrgali, şark köşesi ve sedir gibi ahşap ürün imalatı yaptığı işletmesini 14 yıl önce kendi maddi imkânıyla kurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da 14 yıl önce kendi imkânıyla kurduğu işletmesinde sedir, şark köşesi ve sandalye gibi ahşap ürün imalatı yapan kadın girişimci tek başına hem üretim hem de döşeme tamiri yaparak ev ekonomisine katkı sunuyor.

Erzincan'da yaşayan Sare Kaya İrgali, şark köşesi ve sedir gibi ahşap ürün imalatı yaptığı işletmesini 14 yıl önce kendi maddi imkânıyla kurdu. Merkeze bağlı Nermi Tombul Caddesi üzerinde bulunan işletmesinin bodrum katında küçük bir marangozhanesi bulunuyor. İlk olarak aldığı ahşaplara burada ki atölyesinde şekil veren İrgali koca dükkânı tek başına idare ediyor. Türkiye genelinde mobilya döşeme işletmeciliğinde 15 kadın girişimciden biri olan Sare Kaya İrgali, 19 sene önce kanepe ve koltuk tamiratıyla başladığı meslekte 2009 yılında kendi işletmesini açarak üretime başladı.

47 yaşında ki Sare Kaya İrgali, hazır mobilya satışı ile başladığını ancak yapamadığını, kesinlikle üretimde olmak istediğini belirterek, "2003'de başladım. 2003'den beri aynı işi devam ettiriyorum. Kanepe, koltuk döşemesi üzerine başladım. Daha sonra şark köşesi imalatı Erzincan'da yok diye ona başladım, şuana kadar devam ediyorum.

2003'de yardım amaçlı başladım. İşi sevdim, sonra 2009'da kendi işletmemi açtım satış üzerine. Satışta fazla işim olmadı, başaramadım herhâlde. Hazır satış bana göre değil. Üretim illa istedim. Sonra tamir olarak başladım. Kanepe, koltuk yüz değişimi olarak. Tamirden sonra şark köşesi imalatına girdim. Erzincan'da olmayan bir işti. Yaz aylarında daha çok şark köşesi üzerine çalışıyorum. Kış aylarında kanepe, koltuk yüz değişimine genelde ağırlık veriyorum" dedi.

"Türkiye'de bu işi yapan 15 bayandan biriyim"

Sare Kaya İrgali Türkiye'de mobilya döşeme işletmeciliğinde 15 kadın girişimciden biri olduğunu söyleyerek, "Şuan da Türkiye genelinde 15 tane bayanız. Grubumuz var, haberleşiyoruz birbirimizle. İş yönünde de paslaşıyoruz. Bayan olarak Doğu Anadolu Bölgesi'nde tekim. Başka bayan bilmiyorum belki vardır ama benim bildiğim yok Doğu Anadolu Bölgesi'nde. Diğer illerde var tanıdıklarımız, görüşüyoruz ve hepsi de başarılı arkadaşların. Hepsi de ailesine katkıda bulunuyor. Kimisi ailesini geçindiriyor.

Ev ekonomisine de katkıda bulunuyoruz. Evimizi de geçindiriyoruz. Hamdolsun işimiz iyi. Sonuçta bu bir sanat. Çevre şehirlere de yapıyorum. Samsun'a yapıyorum. Erzurum'a yapıyorum. Talebe göre çevre illere de yapılıyor"]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/turkiyede-bu-isi-yapan-15-kadindan-biri-hem-uretiyor-hem-onariyor-20230821AW01.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/turkiyede-bu-isi-yapan-15-kadindan-biri-hem-uretiyor-hem-onariyor-20230821AW01.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/turkiyede-bu-isi-yapan-15-kadindan-biri-hem-uretiyor-hem-onariyor-20230821AW01-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/turkiyede-bu-isi-yapan-15-kadindan-biri-hem-uretiyor-hem-onariyor-20230821AW01.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-de-bu-isi-yapan-15-kadindan-biri-hem-uretiyor-hem-onariyor/610010/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Aug 2023 09:38:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Su kenarlarını takip ederek buluyorlar, kilosu bin 500 liradan satılıyor</title>
			<description><![CDATA[zamanı geldiğinde ormanlık alanları dolaştıklarını, arıları takip ederek yuvalarını bulmaya çalıştıklarını kaydeden bal avcıları, arama işinin bazen haftalarca sürdüğünü belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da kovanlardan ayrılıp kuru ağaç gövdesi ve kayalıklara yuva yapan arıların yaptığı ballar, su kenarlarında takip ettikleri arıların yuvasına ulaşan bal avcıları tarafından çıkarılıyor.

Bal avcıları, havaların serinlemesiyle tatlı bir telaş yaşıyor. Dere yataklarında pusuya yatarak suya gelen arıları takip eden avcılar, ilk etapta arıların yuva yaptığı ağaç kovuklarını ve kayalıkları tespit ediyor. Bu yuvaları işaretleyen avcılar, hasat zamanı söz konusu alana giderek arıların yaptığı balı topluyor.

Arıların kendilerini sokmaması için buldukları yuvaların ağzını yapraklarla kapatan avcılar, daha sonra peteklere ve arılara zarar vermeden hassas bir şekilde ağacı tıraşlayıp balı bulundukları yerden çıkarıyor, arıları da kovanlara bırakıp götürüyor.

"Dünyanın en tatlı işi"

Kendilerini 'bal avcısı' olarak tanımlayan Murat, Mustafa ve Hüseyin isimli üç arkadaş boş zamanlarında hobi olarak bal avcılığı yaptıklarını belirtti. Bal zamanı geldiğinde ormanlık alanları dolaştıklarını, arıları takip ederek yuvalarını bulmaya çalıştıklarını kaydeden bal avcıları, arama işinin bazen haftalarca sürdüğünü belirtti.

"Doğal ve katkısız bal"

Şimdiye kadar gördükleri ağaçlardan en fazla 20 kilogram bal hasat ettiklerini ifade eden Murat Uçan, bazen de tespit ettikleri ağaçlardan hiç bal çıkmadığını vurguladı. Uçan, uğraşları sonucu çıkardıkları balın kilogramını 1250 - 1500 liradan sattıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/su-kenarlarini-takip-ederek-buluyorlar-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor-20230817AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/su-kenarlarini-takip-ederek-buluyorlar-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor-20230817AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/su-kenarlarini-takip-ederek-buluyorlar-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor-20230817AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/su-kenarlarini-takip-ederek-buluyorlar-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor-20230817AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/su-kenarlarini-takip-ederek-buluyorlar-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor/609996/</link>
			<pubDate>Thu, 17 Aug 2023 10:50:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aman dikkat, suç oluşturabilir</title>
			<description><![CDATA[Avukat Emir Akpınar, trafikte sıkça karşılaşılan düğün konvoyunun önünü keserek bahşiş istenmesinin örf ve adet hukuku çerçevesinde olduğunu ancak şahısların eylemi devam ettirdiği taktirde nitelikli yağma suçunun oluşabileceğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avukat Akpınar, yağma suçunun tanımını yaparak, suçu işleyenlerin 6 ila 10 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırıldığını söyledi. Akpınar, "Yağma suçu Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde düzenlenmiştir. Bir başkasına kendisinin veya yakınlarının hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malına alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ileride böyle bir senet haline bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir. Mağdurun herhangi bir vasıtayla kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale gelmesi de yağma suçunda cebir sayılır.

Nitelikli yağma suçunda; yağma suçunun silahla kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymak suretiyle birden fazla kişi tarafından birlikte yol kesmek suretiyle veya konutta, iş yerinde veya bunların eklentilerinde beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı var olan varsayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla gece vaktinde işlenmesi halinde fail hakkında 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun işlenmesi sebebiyle ağırlaşmış hallerin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" dedi.

"Nitelikli yağma suçuna vücut verecekler"

Trafikte sıkça görülen düğün konvoyunun önünün kesilerek bahşiş istenmesinin örf adet hukukunda yeri olduğunu ancak sadıç ve damadın talebi kabul etmemesiyle birlikte eylemde ısrar edilmesinin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceğini aktaran Avukat Emir Akpınar, "Düğün konvoylarının, gelin arabalarının önünü kesmek suretiyle bahşiş talep edilmesi ülkemizde sıklıkla yaşanan örf, adet hukukunda yeri olan bir durumdur. Ancak bahşiş talebinde bulunan kimselerin bahşişi alabilmek adına gelin arabasında bulunan sağdıç, gelin, damat gibi kimselere karşı son dönemlerde cebir, tehdit uygulandığını görmekteyiz.

Bunu da yol kesmek suretiyle yaptıkları için yapmış oldukları eylemlerin nitelikli yağma suçuna vücut verebileceğini öngörmekteyiz. Sonuç olarak gelin arabasının önünün kesildiği taktirde, örf ve adet hukuku çerçevesinde herhangi bir mahsur olmamakla birlikte devam eden eylemlerde bahşiş talebinin gelin, damat, sadıç tarafından kabul edilmemesi durumunda bahşiş isteyen kimseler eylemlerine devam etmemelidir. Devam ettikleri taktirde nitelikli yağma suçuna vücut vereceklerdir" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/aman-dikkat-suc-olusturabilir-20230807AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/aman-dikkat-suc-olusturabilir-20230807AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/aman-dikkat-suc-olusturabilir-20230807AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/aman-dikkat-suc-olusturabilir-20230807AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/aman-dikkat-suc-olusturabilir/609947/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 09:22:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hasat sonrası kurutulup kışa hazırlanıyor</title>
			<description><![CDATA[Altın meyve olarak bilinen yaz meyvelerinin gözdesi kayısı hasadının başlamasının ardından kış için kurutulup tatlısı ile tatlı, ekşisi ile hoşaf yapılarak tüketilirken bunların yanı sıra sade olarak da hem yaş hem de kuru olarak tüketilebilir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da kayısı hasadı sonrasında kurutma yolcuğu başladı.

Altın meyve olarak bilinen yaz meyvelerinin gözdesi kayısı hasadının başlamasının ardından kış için kurutulup tatlısı ile tatlı, ekşisi ile hoşaf yapılarak tüketilirken bunların yanı sıra sade olarak da hem yaş hem de kuru olarak tüketilebilir. Erzincan'da bir üretici, Malatya'dan getirdiği tatlı kayısı ile Erzincan'da yetişen ekşi kayısıyı bir arada kuruturken, adeta lezzet buluşması yaşanıyor. Günlük işçilere de gelir kapısı olan kurutma işlemi yaklaşık 30 kadına istihdam kaynağı oluyor. Erzincan'ın yöresel lezzetlerinden olan 'kasefe' tatlısı için olmazsa olmazların arasında olan kuru kayısı, Ramazan aylarında da sofraların vazgeçilmezi hoşaf için kullanıyor.

Kayısı kurutma işlemini yapan kadın işçiler yapılan işlemin zor olduğunu belirterek, "Yaptığımız iş, hasadından kurutmasına geçen süre oldukça zor. Güneşin altında çalışmak yorucu ama bu üründe hiçbir katkı maddesi yok. Tamamen organik şifa kaynağı. Bize de gelir kapısı oldu." dedi.

İki ilin ayrı lezzetlerini bir araya getiren Cem Korkmaz, ise "Malumunuz sezon olarak kayısı sezonumuz. Erzincan'da ekşi dediğimiz mayhoş kayısıları toplayıp burada ki yerel halkın insanlarına bu kayısıları güneşte kurutuyoruz ve aynı zamanda Malatya'dan getirdiğimiz şeker pare dediğimiz tatlı kayısı ile birlikte burada ki güneşte kurutarak hem bölge halkına bir istihdam sağlamış oluyoruz hem de kışın tüketeceğimiz kayısıları hazırlamaya çalışıyoruz. Kurutulduktan sonra satışı, ekşi olan hoşaflık dediğimiz genelde kışın ve Ramazan ayında tüketiliyor, komposto olarak kullanılıyor.

Tatlı olan kayısımız da kuru yemiş sektöründe, yöresel ürünlerimizden kasefe dediğimiz tatlımızda kullanılıyor. Burada ki işçiler bu bölgenin kadınları. Günlük yevmiye tarzında çalışıyorlar. Onlar için de bir ekmek kapısı oldu. Tabi ki bizim güneşe ihtiyacımız var. Güneş olursa kuruma süresi kısalıyor. Burada bizim güneşe ihtiyacımız var bunların kuruması için" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/hasat-sonrasi-kurutulup-kisa-hazirlaniyor-20230804AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/hasat-sonrasi-kurutulup-kisa-hazirlaniyor-20230804AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/hasat-sonrasi-kurutulup-kisa-hazirlaniyor-20230804AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/hasat-sonrasi-kurutulup-kisa-hazirlaniyor-20230804AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/hasat-sonrasi-kurutulup-kisa-hazirlaniyor/609944/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 09:46:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor</title>
			<description><![CDATA[ Odun ateşi ile büyük kazanlarda doğal kaynak suyu ile kaynatılan dut, kaynama ısısına gelince şırası alınır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kendine has kokusu ve özelliği ile dikkat çeken Kemaliye dut pekmezi, yüzyıllardır süren geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor.

Erzincan'ın Kemaliye ilçesi ve köylerinde duttan pekmez yapımı başladı. Odun ateşi ile büyük kazanlarda doğal kaynak suyu ile kaynatılan dut, kaynama ısısına gelince şırası alınır. Güneş gören damlarda tepsilere koyulur ve olgunlaşması beklenir. Bu süre bir hafta kadar sürer. Kemaliye pekmezinin farkı kurutulmuş beyaz duttan yapılması ve az kaynatılıp besin değerini yitirmeden güneşte olgunlaşmasıdır.

Uzun uğraşlar ile hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan pekmezin el becerisi gerektirdiğini anlatan Zeynep Yalçıner, "Uzun uğraş ve zahmetler sonucu el işçiliği ile tamamen doğal yollardan hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen pekmezlerimiz kış mevsiminde her derde deva olarak kullanılır.

Dutlar kazanda kaynatılır, şırası elde edilir. Kaynatma işlemi uzun süre uygulanır. Kaynatma işlemi açık yayvan kaplarda yapılır ve düşük ısıda koyulaşıncaya kadar kaynatılır. Kaynatma kazanında şıra kaynamaya başlayınca oluşan köpükler kepçe ile alınır. Kaynama ilerledikçe şıranın üstü sarı köpük bağlar, şıra içten içe kızarır, göz göz olarak kaynar ve pekmez kokusunu yayar" diye konuştu.

Pekmezin faydaları

Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir. Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur ve insülin kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir. Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin ve demir açısından baldan daha zengin olduğunu da ortaya koymaktadır.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/yuzyillardir-suren-geleneksel-yontemlerle-hazirlaniyor-20230803AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/yuzyillardir-suren-geleneksel-yontemlerle-hazirlaniyor-20230803AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/yuzyillardir-suren-geleneksel-yontemlerle-hazirlaniyor-20230803AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/yuzyillardir-suren-geleneksel-yontemlerle-hazirlaniyor-20230803AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yuzyillardir-suren-geleneksel-yontemlerle-hazirlaniyor/609940/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:54:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mevsimlik tarım işçilerinin 35 derece sıcakta rızık mücadelesi</title>
			<description><![CDATA[Her yıl Mayıs ayında aileleriyle gelen öğrenciler de zorlu şartlarda çalışarak okul harçlıklarını çıkarıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen mevsimlik tarım işçileri, 35 dereceye varan sıcaklara rağmen tarlada çalışarak aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

Erzincan merkeze bağlı köylerde, şeker pancarı tarlalarında çalışan mevsimlik tarım işçileri, sıcak havaya rağmen akşam saatlerine kadar çapa yapıp ot yoluyor. Çocuklarıyla beraber her yıl kilometrelerce yol kat ederek uzak illerden gelen mevsimlik tarım işçileri, özellikle şeker pancarı tarlalarında çalışıyor. İşçiler ayrıca domates, fasulye, kavun ve karpuz tarlalarında da çalışarak rızıklarını çıkarıyor. Günlük 400 lira yevmiye ile çalışan mevsimlik işçilerin tarladaki yoğun mesaileri 7 ay sürüyor.

Her yıl Mayıs ayında aileleriyle gelen öğrenciler de zorlu şartlarda çalışarak okul harçlıklarını çıkarıyor.

Siverek'ten gelen mevsimlik tarım işçisi Kadir Şahin, "Haziran ayında buraya geldik. Yılın sonuna kadar ailecek buradayız. Şekerpancarı ile uğraşıyoruz, söküm yapıyoruz. Türkiye'nin her yerine gidiyoruz. Ailemizin geçimini buradan sağlıyoruz. 400 lira yevmiyeye çalışıyoruz, sıcakta zor oluyor, yanıyoruz ama mecbur çalışıyoruz" dedi.

Mevsimlik işçi Turgut Şahin ise, "Şekerpancarı çapalıyoruz, ot yoluyoruz. 6-7 ay buradayız, her sene çocuklarla buraya geliyoruz ve burada kalıyoruz. Memlekette gelirimiz de yok işimiz de yok. Pancardan başka hiçbir işimiz yok" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/mevsimlik-tarim-iscilerinin-35-derece-sicakta-rizik-mucadelesi-20230803AW00.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/mevsimlik-tarim-iscilerinin-35-derece-sicakta-rizik-mucadelesi-20230803AW00.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/mevsimlik-tarim-iscilerinin-35-derece-sicakta-rizik-mucadelesi-20230803AW00-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/mevsimlik-tarim-iscilerinin-35-derece-sicakta-rizik-mucadelesi-20230803AW00.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mevsimlik-tarim-iscilerinin-35-derece-sicakta-rizik-mucadelesi/609937/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:53:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2 bin 970 rakımdaki dağ, göl manzarasıyla misafirlerini ağırlıyor</title>
			<description><![CDATA[Kış turizminde önemli bir yere sahip olan Ergan Dağı'nda bulunan ve suni kar üretimi için kullanılan Ardıçlı Gölü, yaz aylarında da muhteşem görüntüsüyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da bulunan Ergan Dağı kışın ayrı yazın ayrı güzelliğiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Dağda bulunan Ardıçlı Gölü'nün manzarası doğaseverlerin ve turistlerin ilgi odağı oluyor.

2 bin 970 rakımda bulunan Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezi her yıl yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Kış turizminde önemli bir yere sahip olan Ergan Dağı'nda bulunan ve suni kar üretimi için kullanılan Ardıçlı Gölü, yaz aylarında da muhteşem görüntüsüyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan Ergan Dağı temiz havası ve doğasıyla şehrin stresinden uzaklaşmak isteyen vatandaşlara adeta nefes oluyor.

Fotoğraf tutkunlarının da uğrak yeri haline gelen Ardıçlı Gölü etrafında ailesi ile piknik yapmak ve doğanın tadını çıkarmak isteyen vatandaşlar Ergan Dağı'nın kışın ayrı yazın ayrı güzel olduğunu ifade etti.

Ergan Dağı'na gelen vatandaşlardan Davut Sevilir, "Ergan Dağı'nın kışın ayrı yazın ayrı bir güzelliği var. Biz yaz kış sürekli geliyoruz. Gördüğünüz manzara yazın başka bir güzel oluyor. Geldik burada pikniğimizi yaptık. Manzaranın güzelliğinden hoşnut olduk. Kışın da kayak yaparak bu güzelliği yaşıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.

Emre Çimen ise, "Kış aylarında ayrı bir güzelliği olan, yazın daha bir farklı güzelliği olan Ergan Dağı'na ailemizle birlikte gezmeye geldik. Güzel bir mekân, hoş bir mekân. Tüm hemşerilerimizi hatta dışarıda ki hemşerilerimizi buralara bekliyoruz. Özellikle ziyaretlerini sık sık yapsınlar ki reklamlarını da duyuralım. Bu mekânı her şehirde bulamazlar ama Erzincan farklı bir şehir, güzel bir şehir" diye konuştu"]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/2-bin-970-rakimdaki-dag-gol-manzarasiyla-misafirlerini-agirliyor-20230802AW94.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/2-bin-970-rakimdaki-dag-gol-manzarasiyla-misafirlerini-agirliyor-20230802AW94.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/2-bin-970-rakimdaki-dag-gol-manzarasiyla-misafirlerini-agirliyor-20230802AW94-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/08/2-bin-970-rakimdaki-dag-gol-manzarasiyla-misafirlerini-agirliyor-20230802AW94.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/2-bin-970-rakimdaki-dag-gol-manzarasiyla-misafirlerini-agirliyor/609935/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 10:57:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tek güzünü verdiği mesleğini 73 yıldır usanmadan yapıyor</title>
			<description><![CDATA[Namı diğer 'Pala' konuşmasının ardından söylediği yanık türküleriyle de dinleyenleri duygulandırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da yaşayan 80 yaşındaki "Pala" lakaplı Sebahattin Dayıkaraca, 7 yaşından bu yana demir döverek geçimini sağlıyor. Tek gözünü de bu meslekte kaybeden Dayıkaraca teknolojiye direniyor.

Erzincan Eski Sanayi'de bulunan iş yerinde bölgede daha çok kullanımı yaygın olan tarım aletleri üreten 80 yaşında ki Sebahattin Dayıkaraca 73 yıldır demircilik yapıyor. Özellikle balta, kazma, keser, orak, dehre gibi köy aletleri yaparak mesleğini sürdüren Dayıkaraca tek gözünü bu mesleği yaparken kaybetse de her gün işe ilk günkü aşkla geliyor. 73 yıldır demir ocağının başında demir döven sıcak demir ustası Sebahattin Dayıkaraca, unutulmaya yüz tutmuş mesleğini 1950 yılından beri usanmadan devam ettiriyor.

Sıcak demir ustası Sebahattin Dayıkaraca, mesleği yapanın da iş getirenin de azaldığını ifade ederek, "Erzincan'ın yerlisiyim. 1943 doğumluyum. 7 yaşında başladım ben bu işe ve hala daha da çalışıyorum. Mesleğimi ben seviyorum. Seve seve yapıyorum. Çok çırak yetiştirdim ama şimdi bu seneleri, bu sıraları, heves edip de çalışan yok daha.

Kimse çalışmak istemiyor. İstiyorlar ki yattıkları yerden, gezdikleri yerden para kazansınlar. Eskiden burada 30 tane dükkan varsa şimdi 3 taneye, 5 taneye düştü. Yaptıran da azaldı, yapan da azaldı. Çünkü teknoloji ilerliyor. Bu çağ dışı bir meslek kalıyor ama şuan iyi, bu sıralar iyi. Kış aylarında hazıra yapıyoruz. Yazın güzel oluyor. Kışın yaptıklarımızı yazın gelip istiyorlar hazır olarak veriyoruz. Mesleği çok severim. Zaten sevmesem bunca yıl yapmazdım. Bu mesleksiz ben yapamam. Çalışmaya da ölene kadar devam edeceğim" dedi.

Namı diğer 'Pala' konuşmasının ardından söylediği yanık türküleriyle de dinleyenleri duygulandırdı.

Öte yandan, Sebahattin Dayıkaraca 2021 yılında da yılın ahisi seçilerek teveccüh görmüştü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/tek-guzunu-verdigi-meslegini-73-yildir-usanmadan-yapiyor-20230717AW93.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/tek-guzunu-verdigi-meslegini-73-yildir-usanmadan-yapiyor-20230717AW93.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/tek-guzunu-verdigi-meslegini-73-yildir-usanmadan-yapiyor-20230717AW93-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/tek-guzunu-verdigi-meslegini-73-yildir-usanmadan-yapiyor-20230717AW93.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tek-guzunu-verdigi-meslegini-73-yildir-usanmadan-yapiyor/609873/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Jul 2023 09:47:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Temmuz ayında kar yağdı</title>
			<description><![CDATA[​​​​​​​Kentte aralıklı görülen yağmur dağlık bölgede kar yağışına dönüştü. Sabah yamaçların beyaza büründüğünü gören vatandaşlar şaşkınlık yaşadı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da 3 bin 549 metre yükseklikteki Keşiş Dağlarının zirve noktasına Temmuz ayında kar yağdı.

Erzincan'da Temmuz ayının 11'inde kar sürprizi yaşandı. İlin en yüksek noktası olan 3 bin 549 metre yükseklikteki Keşiş Dağlarının zirve noktası yağan yeni karla beyaza büründü.

Kentte aralıklı görülen yağmur Keşiş Dağlarında kar yağışına dönüştü. Erzincan'ın Üzümlü ilçesine bağlı Bayırbağ köyünden sabah saatlerinde beyaza bürünen Keşiş Dağlarının zirvesi net olarak görüldü.

Erzincan - Erzurum kara yolunda seyir halindeki araç sürücüleri de araçlarını yolun kenarına park ederek Temmuz ayında beyaza bürünen zirveyi izledi. Bir süre sonra bulutlarla kaplanan zirvede havanın ısınmasıyla birlikte karın eridiği görüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/temmuz-ayinda-kar-yagdi-20230711AW93.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/temmuz-ayinda-kar-yagdi-20230711AW93.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/temmuz-ayinda-kar-yagdi-20230711AW93-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/07/temmuz-ayinda-kar-yagdi-20230711AW93.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/temmuz-ayinda-kar-yagdi/609837/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Jul 2023 11:20:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kurbanlık seçerken bunlara dikkat edin</title>
			<description><![CDATA[Veteriner Hekim Mustafa Erdoğan, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatarak vatandaşları uyardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erdoğan, kurban alacaklara ve keseceklere önemli uyarılarda bulundu. Hareketsiz ya da tepki vermeyen kurbanlıklar yerine; hareketli, besili, gözleri canlı bakan hayvanların tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Kurbanlıklar; veteriner sağlık raporu, nakil belgesi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenen koruyucu aşıları yapılmış, hayvan kimlik sistemine kayıtlı olanlardan seçilmelidir" dedi.

Hayvanın fiziki görünümünde normal dışı bir şey olmaması gerektiğini vurgulayan Veteriner Hekim Mustafa Erdoğan, "Kurbanlık olarak seçilen hayvanın özellikle kulağında küpe olup olmadığına dikkat edilmeli. Sağlıklı bir hayvanın tüy yapısı çok parlaktır. Besisi yerindedir.

Hayvanın fiziki görünüşü normal olmalı, vücudunda yara, şişlik, dem bulunmamalı, yuvarlak hatlı olmalıdır. Hastalık daha ziyade zayıf hayvanlarda görülür. Vatandaşlar, hayvanın hasta olabileceğini düşündüğü zaman gerek bize gerekse kesim yerlerinde görev yapacak ilçe tarım müdürlüğünün veteriner hekimlerine müracaat edebilirler.

Hayvanın hasta olup olmadığını kontrol ettirebilirler. Özellikle kır danalarını ve alaca danaları satın alınırken iki yaşından büyük olmalarına dikkat edilmelidir. Satıcılar bazen bu konuda kurnazlık yapıp iki yaşından küçük danaları satabiliyor. Bir diğer önemli unsur da dişi hayvanlarda görülen gebeliktir. Dişi hayvan satın alırken hayvanın gebe olmadığına dair raporunun olması gerekiyor" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/06/kurbanlik-secerken-bunlara-dikkat-edin-20230612AW91.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/06/kurbanlik-secerken-bunlara-dikkat-edin-20230612AW91.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/06/kurbanlik-secerken-bunlara-dikkat-edin-20230612AW91-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/06/kurbanlik-secerken-bunlara-dikkat-edin-20230612AW91.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kurbanlik-secerken-bunlara-dikkat-edin/609717/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Jun 2023 09:23:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Pirinç tanesi ekmek kapısı oldu</title>
			<description><![CDATA[Erzincan'da 33 yaşındaki el sanatları ustası Hüseyin Tokdemir, büyük bir özveriyle pirinç tanelerinin üzerine isim yazarak ekmek parasını kazanıyor.Üniversite mezunu Hüseyin...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da 33 yaşındaki el sanatları ustası Hüseyin Tokdemir, büyük bir özveriyle pirinç tanelerinin üzerine isim yazarak ekmek parasını kazanıyor.

Üniversite mezunu Hüseyin Tokdemir, 'Pirinç' tanesine yazı yazmayı öğrenerek icra etmeye başladığı sanatıyla ekonomik kazanç elde ediyor. Türkiye'de pirinç üzerine yazı yazan ve sayısı 10'u geçmeyen el sanatları ustası yazdıkları pirinci su damlası, kalp gibi objelerin içine yerleştirerek, satışa sunuyor.

Türkiye'de pirinç üzerine yazı yazan sayılı kişilerden olan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olan ve atanamayan 33 yaşındaki Hüseyin Tokdemir, büyük bir özveriyle pirinç tanelerinin üzerinde sanatını icra ederek ekonomik kazanç sağlıyor.

"Tek nefeste yazıyor"

Genç usta, oyun hamurunun üzerine koyduğu pirinç tanelerine tek nefeste yazdığı yazılarla dikkat çekiyor. Pirinç üzerine yazılan isimler bir süre kuruduktan sonra özel getirilen cam şişesinin içine bırakılarak, kurutulmuş gül, papatya ile gliserin doldurulduktan Su Damlası, Kalp gibi objelerin içine yerleştirerek rengarenk hediyelik kolyelere dönüştürüyor.

Pirince yazı yazmanın Mevlana'dan günümüze geldiğini anımsatan Hüseyin Tokdemir, "Mevlevi kültürüdür. Mevlana tarafından pirincin üzerine, 'Bismillahirrahmanirrahim' yazılmıştır ve pirincin bereket getirdiğine inanılır. Pirinç tanesi kolye, bereket kolye olarak da bilinir. Biz bunu isme çevirdik. Arkalı önlü isim yazmaya başladık. İsimler, 35 seneye kadar kalıcı oluyor" dedi.

Bu sanatın Türkiye'de ki ustasının 10'u geçmediğini ve Doğu Anadolu Bölgesindeki tek ustasının kendisi olduğunu ifade eden Tokdemir, yazılan İsimler kesinlikle silinme yapmıyor. Pirinçle birlikte gerçek kurutulmuş gül ve papatya bırakıyoruz.

"Tek nefeste pirincin üzerine yazı yazıyoruz"

Sanatın yapılışından bahseden Tokdemir, "Bildiğimiz pilavlık pirinç tanelerini alıyoruz. Çocukların oyun oynadığı oyun hamurlarına pirinci sabitliyoruz. Derin nefes aldıktan sonra tek nefeste pirincin üzerine yazı yazıyoruz. Kuruduktan sonra küçük cam şişenin içine koyuyoruz. İçerisine bir de gül, papatya gibi çiçekler koyuyoruz. Sıvı olarak da çoğu kişinin su olarak yanlış bildiği bir şey var. Su olsa pirinç şişer ve patlar. Sıvı olarak gliserin dolduruyoruz. Gliserin de pirincin şişmesini ve patlamasını önlüyor." dedi.

Sanatına normal kolyeler üzerine ve ahşaba yazı yazmayla başlayan ve daha sonra ise pirinç taneleri üzerine isim yazarak kendini geliştiren Tokdemir, bundan sonra ki hedefinin ise pirinç üzerine porte çizmek olduğunu bunun içinde çalışmalara başladığını söyleyerek, 1 yıl içerisinde pirinç üzerine resim çizeceğini belirtti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/pirinc-tanesi-ekmek-kapisi-oldu-20230516AW89.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/pirinc-tanesi-ekmek-kapisi-oldu-20230516AW89.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/pirinc-tanesi-ekmek-kapisi-oldu-20230516AW89-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/pirinc-tanesi-ekmek-kapisi-oldu-20230516AW89.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/pirinc-tanesi-ekmek-kapisi-oldu/609573/</link>
			<pubDate>Tue, 16 May 2023 11:39:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Trafik kazasında yaralanan Kadir Keleş öldü</title>
			<description><![CDATA[Erzincan'ın Tercan ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan otomobil sürücüsü, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaza, Erzincan - Erzurum kara yolunun 40'ncı kilometresinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Kadir Keleş 25 ACH 105 plakalı volkswagen polo marka kiralık araçla Gebze'den Erzurum'a giderken otomobil D100/26 karayolu 40. kilometresine geldiğinde yolun sağından çıkıp, bariyerlerin üzerinden geçip şarampole doğru takla atarak yuvarlandı.

Kazada, sürücü Kadir Keleş ile otomobilde bulunan Enis Umutcan Ceylan, Efe Ceylan ağır olmak üzere Yunus Emre Altay yaralandı.

Kazanın ardından otomobilden savrulan ve soğuk havada donma tehlikesi geçiren yaralıların yardımına jandarma ve Tercan Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekipleri yetişti.

Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Otomobil sürücüsü Kadir Keleş, hastanede hayatını kaybetti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/trafik-kazasinda-yaralanan-kadir-keles-oldu-20230218AW83.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/trafik-kazasinda-yaralanan-kadir-keles-oldu-20230218AW83.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/trafik-kazasinda-yaralanan-kadir-keles-oldu-20230218AW83-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/trafik-kazasinda-yaralanan-kadir-keles-oldu-20230218AW83.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/trafik-kazasinda-yaralanan-kadir-keles-oldu/609045/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Feb 2023 21:20:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarım Bakanı duyurdu, yüzde 75'i bakanlık tarafından hibe olarak verilecek</title>
			<description><![CDATA[Hasat sonrası kayıpları azaltmak ve katma değeri artırmak amacıyla birincil üretim sonrası kurutma veya isleme tesislerinin artırılması ve doğal ekolojilerinde var olan bitki türlerinin aşılama, çeşit değişimi ve benzeri teknik uygulamalarla birim alandan elde edilen veriminin artırılması hedefleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım arazilerinin etkin kullanımı ile bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik projeler başlatılıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan tarım arazilerinin etkin kullanımı ile bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik projelerde proje bedelinin azami yüzde 75i hibe olarak verilecek.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, konu ile ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 81 ilimizde tarım arazilerinin etkin kullanımı ile bitkisel üretimin geliştirilmesine yönelik projeler başlatıyoruz. Proje kapsamında belirlenen yatırım konularında, il/ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerimizce hazırlanan projelere, toplam proje bedelinin azami yüzde 75'ini Bakanlığımızca hibe olarak vereceğiz.

Proje ile boş bırakılan, atıl durumda bulunan veya nadasa bırakılan arazilerin, tarımsal üretime kazandırılması. İklim değişikliğini dikkate alarak, uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi. İşlemeli tarıma uygun olmayan arazilerde, katma değeri yüksek bitki türlerinin Üretiminin artırılması.

Hasat sonrası kayıpları azaltmak ve katma değeri artırmak amacıyla birincil üretim sonrası kurutma veya isleme tesislerinin artırılması ve doğal ekolojilerinde var olan bitki türlerinin aşılama, çeşit değişimi ve benzeri teknik uygulamalarla birim alandan elde edilen veriminin artırılması hedefleniyor." ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/tarim-bakani-duyurdu-yuzde-75i-bakanlik-tarafindan-hibe-olarak-verilecek-20230130AW81.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/tarim-bakani-duyurdu-yuzde-75i-bakanlik-tarafindan-hibe-olarak-verilecek-20230130AW81.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/tarim-bakani-duyurdu-yuzde-75i-bakanlik-tarafindan-hibe-olarak-verilecek-20230130AW81-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/tarim-bakani-duyurdu-yuzde-75i-bakanlik-tarafindan-hibe-olarak-verilecek-20230130AW81.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tarim-bakani-duyurdu-yuzde-75-i-bakanlik-tarafindan-hibe-olarak-verilecek/608897/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 10:57:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tek gözünü bu meslekte kaybetti, 73 yıldır dövüyor</title>
			<description><![CDATA[Kimse çalışmak istemiyor. İstiyorlar ki yattıkları yerden, gezdikleri yerden para kazansınlar. Eskiden burada 30 tane dükkan varsa şimdi 3 taneye, 5 taneye düştü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da yaşayan 80 yaşındaki "Pala" lakaplı Sebahattin Dayıkaraca, 7 yaşından bu yana demir döverek geçimini sağlıyor. Tek gözünü de bu meslekte kaybeden Dayıkaraca teknolojiye direniyor.

Erzincan Eski Sanayi'de bulunan iş yerinde bölgede daha çok kullanımı yaygın olan tarım aletleri üreten 80 yaşında ki Sebahattin Dayıkaraca 73 yıldır demircilik yapıyor. Özellikle balta, kazma, keser, orak, dehre gibi köy aletleri yaparak mesleğini sürdüren Dayıkaraca tek gözünü bu mesleği yaparken kaybetse de her gün işe ilk günkü aşkla geliyor. 73 yıldır demir ocağının başında demir döven sıcak demir ustası Sebahattin Dayıkaraca, unutulmaya yüz tutmuş mesleğini 1950 yılından beri usanmadan devam ettiriyor.

Sıcak demir ustası Sebahattin Dayıkaraca, mesleği yapanın da iş getirenin de azaldığını ifade ederek, "Erzincan'ın yerlisiyim. 1943 doğumluyum. 7 yaşında başladım ben bu işe ve hala daha da çalışıyorum. Mesleğimi ben seviyorum. Seve seve yapıyorum. Çok çırak yetiştirdim ama şimdi bu seneleri, bu sıraları, heves edip de çalışan yok daha.

Kimse çalışmak istemiyor. İstiyorlar ki yattıkları yerden, gezdikleri yerden para kazansınlar. Eskiden burada 30 tane dükkan varsa şimdi 3 taneye, 5 taneye düştü. Yaptıran da azaldı, yapan da azaldı. Çünkü teknoloji ilerliyor. Bu çağ dışı bir meslek kalıyor ama şuan iyi, bu sıralar iyi. Kış aylarında hazıra yapıyoruz. Yazın güzel oluyor. Kışın yaptıklarımızı yazın gelip istiyorlar hazır olarak veriyoruz. Mesleği çok severim. Zaten sevmesem bunca yıl yapmazdım. Bu mesleksiz ben yapamam. Çalışmaya da ölene kadar devam edeceğim" dedi.

Namı diğer 'Pala' konuşmasının ardından söylediği yanık türküleriyle de dinleyenleri duygulandırdı.

Öte yandan, Sebahattin Dayıkaraca 2021 yılında da yılın ahisi seçilerek teveccüh görmüştü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/tek-gozunu-bu-meslekte-kaybetti-73-yildir-dovuyor-20221230AW79.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/tek-gozunu-bu-meslekte-kaybetti-73-yildir-dovuyor-20221230AW79.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/tek-gozunu-bu-meslekte-kaybetti-73-yildir-dovuyor-20221230AW79-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/tek-gozunu-bu-meslekte-kaybetti-73-yildir-dovuyor-20221230AW79.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tek-gozunu-bu-meslekte-kaybetti-73-yildir-dovuyor/608683/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Dec 2022 16:29:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Veysel Taş, depoda ölü bulundu</title>
			<description><![CDATA[Erzincan'ın Tercan ilçesinde kendisinden haber alınamayan bekçinin cesedi depoda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alınan bilgiye göre, Tercan ilçe merkezinde bulunan bir işletmede bekçi olarak görev yapan Veysel Taş'tan (62) haber alamayan yakınları tedirgin oldu.

Bunun üzerine çalıştığı yere giderek deponun kapısını kırarak içeri baktılar. Depoda Veysel Taş'ın cansız bedeniyle karşılaşan yakınları durumu polise bildirdi.

Olayın şüpheli ölüm olarak değerlendirilmesi üzerine Tercan Cumhuriyet Savcısının talimatıyla Çayırlı ve Erzincan'dan gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri depoda incelemede bulundu.

Ceset otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/veysel-tas-depoda-olu-bulundu-20221218AW78.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/veysel-tas-depoda-olu-bulundu-20221218AW78.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/veysel-tas-depoda-olu-bulundu-20221218AW78-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/12/veysel-tas-depoda-olu-bulundu-20221218AW78.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/veysel-tas-depoda-olu-bulundu/608549/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Dec 2022 14:49:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Her 10 gençten 8'i bu mesleği yapıyor, memur maaşının 3 katını kazanıyordu</title>
			<description><![CDATA[Yarım asır öncesine kadar şehrin ana mesleğiydi ancak, zamanla talep azalınca popülerliğini kaybetti. Bir zamanlar şehirdeki her 10 gençten 8'i bu işi yapıyordu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yarım asır önce Türkiye'nin bakırcılıkta sayılı kentlerinden birisi olan Erzincan'da, günümüz de bu meslek unutulmaya yüz tuttu. 70'lerde her 10 gençten 8'i bakırcılıktan geçimini sağlayıp, devlet memuru maaşının 3 katı daha fazla para kazanırken 2000'li yıllardan sonra artık çırak bile bulunamıyor. 1976'da başladığı bakırcılıkla ticaretini genişleten ve şehrin üst düzey iş adamlarından birisi durumuna gelen Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, eskiye özlemini hobi olarak bakır işlemeciliği yaparak gideriyor.

Erzincan'da sayılı kalan bakır ustaları, hediyelik eşya ve günlük mutfak gereçleri kullanımlarıyla kaybolmaya yüz tutmuş bakırcılığı yaşatmaya çaba gösteriyorlar. Bakır mutfak eşyalarına ilginin her geçen gün azalması ile birlikte unutulmaya yüz tutan bakır ürünleri, geçtiğimiz pandemi sürecinin etkisiyle ve sağlığın önem kazanmasıyla birlikte tekrar azda olsa rağbet görmeye başladı.

Daha sağlıklı olması nedeniyle Erzincan'ın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan bakır ürünler daha çok şehir dışından gelen vatandaşların tercihi oluyor.

"Bakırcılıkla başladığı ticaret hayatında şehrin üst düzey iş adamlarından birisi oldu"

Bakırcılığın günümüzde artık kaybolan meslekler arasında olduğunu belirten Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, "Bizim çocukluğumuzda, ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula gittiğimiz zaman yaz aylarında devamlı bakırcıların yanındaydık. O zaman Erzincan'da ana meslek bakırcılıktı. Erzincan'da her 10 kişiden 8'i bakırcıydı. 1982'de yanımda çalışan insan sayısı 100 kişiydi. 1976'da başladım ben bakırcılığa. 1976'dan 1982'e kadar yanımda 40-50 kişiyle çalıştık.

Erzincan ekonomisinin yüzde 70'i bakırcılıkla istihdam ediliyordu. O zaman devlet memurunun 3 katıda maaş alına biliniyordu. İnsanlar bakırcılığı çok önemsiyordu. Tabi ki zaman geçtikçe insanların bakış açısı, görüşleri değişti. Bizim zamanımızdaki gibi hediyelik eşyalar rağbet görmüyor artık. Bakırın alternatifleri de çok çıktı. Erzincan bakırcılığı baya geriledi. Şuanda yapan arkadaşlarda var onları da tebrik ediyorum. Erzincan bakırını ayakta tutmaya çalışıyorlar. Bakır sağlık açısından da en iyisi. Bakır mutfak eşyalarında pişen yemek, çaydanlıkta kaynayan çayı, semaveri daha da lezzetli, sağlıklı. Günümüzde bunlar artık daha meşakkatli. Krom çıktı, alüminyum çıktı bunlar daha basit olduğu için bunlar tercih ediliyor. Oysa sağlık açısından bakırın yerini hiçbiri tutmuyor.

2022 yılındayız geriye döndüğümüzde özeleştiride yapmamız lazım. O günün şartlarında bugünü düşünemedik. Erzincan'da bakırcılık geriye gitti. Bakırcılığı eski günlerine getirmek için bazı girişimler, destekler yapılması lazım. Bakırcılık el sanatı istediği için de insanları bir araya getirmek lazım. Günümüzde insanları bir araya getirmekte çok zor. Günümüzde berber çırağını bulamıyorsa, demirci çırak bulamıyorsa bakırcı nasıl bulacak. Erzincan'da eskiden 4 bin kişi bakırcılıkta çalışan insan vardı." diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/her-10-gencten-8i-bu-meslegi-yapiyor-memur-maasinin-3-katini-kazaniyordu-20221120AW76.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/her-10-gencten-8i-bu-meslegi-yapiyor-memur-maasinin-3-katini-kazaniyordu-20221120AW76.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/her-10-gencten-8i-bu-meslegi-yapiyor-memur-maasinin-3-katini-kazaniyordu-20221120AW76-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/her-10-gencten-8i-bu-meslegi-yapiyor-memur-maasinin-3-katini-kazaniyordu-20221120AW76.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/her-10-gencten-8-i-bu-meslegi-yapiyor-memur-maasinin-3-katini-kazaniyordu/608271/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 09:36:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çalışan 10 kişiyle siparişlere yetişemiyor, Her şeyi okumamaya bağlamamak lazım</title>
			<description><![CDATA[5 yıl önce kendi imkanları ile kurduğu iş büyüyerek taleplere yetişilemez hale gelince yanında 10 kadın kişiye istihdam sağlamaya başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da göç ve imkânsızlık nedeniyle ilkokul 1. sınıftan okulu terk etmek zorunda kalan 2 çocuk annesi 35 yaşındaki kadın, dağ köyünden çıkıp açtığı fırında tandır ekmeği yaparak patron oldu. Yanında 10 kadına istihdam sağlayan kadın Erzincan ve çevre illerden gelen tandır ekmeği siparişlerine yetişemez hale geldi.

Erzincan merkez Aslanlı Mahallesinde bulunan tandır ekmeği fırınında kadınlar ekmeklerini tandırdan kazanıyorlar. Deniz Kurutaş'ın eşiyle birlikte yaklaşık 5 yıl önce kurdukları fırında üretilen tandır ekmeklerine bolca talep var.

Fırında hem patron hem işçi olan Deniz Kurutaş, "Ben Erzincan'ın Caferli köyünde dağ köyüydü orada büyüdüm. O zamanki imkânlar el vermediği için, okul kapatıldı, göç oldu o yüzden okuyamadım. İlkokul 1. sınıf terkim. Evlendikten sonra ortaöğretimi dışarıdan tamamladım. Ustalığımı geliştirdim. Böylece bu fırını açtık.

Şuan işveren durumuna geldik yanımda 10 kadın çalışıyor. Demek istediğim her şeyi de okumamaya bağlamamak lazım. İstersek, azmedersek yapabiliriz. Düşe kalka geldik, kolay olmadı. Yeri geldi çuval çuval un alarak bu işyerini yürüttüm. Çok şükür çalıştık, başardık. Eşimle birlikte başladık. Sonrasında lavaşlarımız beğenildi. Bu şekilde büyüdük. Talepler artınca çalışan kadın işçi sayımızı da artırdık. Lokantalardan, marketlerden, il dışından talep geliyor." dedi.

Fırında çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunup çocuklarını okutan Senem Korkmaz ise, "Bizim patronumuz iyi, hem patron hem bizimle birlikte işçi. Böyle görev dağılımı yapmışız. Birimiz yufka açıyor, diğeri kütle yapıyor, biri tandıra vuruyor. Tandırları yakıyoruz, merdaneci açıyor. Ateş önünde sıcak oluyor. Bize iş imkanı, çalışıyoruz. Çocuklarımızı kazandığımızla okutuyoruz" diye konuştu.

Geçmişten günümüze uzanan bir gelenek olan ve Erzincan'da dağ köylerinde halen kullanılan tandırlar birbirinden güzel lezzetlerin pişirilmesinde kullanılıyor. Anadolu'da yüzyıllardır kullanıldığı bilinen tandırlarda, kadınlar tarafından geceden mayalanıp sabahın erken saatlerinde hazırlanan hamurlarla Türk kültüründe geniş yer tutan lavaş pişiriliyor.

Her ailenin tüketimine göre üretilen lavaşlar, "çırpım" adı verilen desteler haline getirilip stoklanarak 10 gün boyunca tüketiliyor. Kadınlar lavaş üreterek hem UNESCO'nun somut olmayan kültür mirası listesine alınan lavaşı yaşatıyor hem de ekmek ihtiyacını karşılıyor.

"Asırlık sofra kültürü: Lavaş"

Erzincan'da tandırda kadınlar tarafından yapılan lavaşa Ramazan ayında daha büyük rağbet oluyor. Türk mutfağının geleneksel ekmeği lavaş, özellikle kebap, dürüm, çiğköftede kullanılıyor. Lavaş ekmeği, lokantalar ve iş yerleri haricinde sofralarda da yerini koruyor. UNESCO lavaş ekmeğini Ermenistan'ın kültürel mirası olarak dünya somut olmayan kültürel miras listesine almıştı. Azerbaycan'ın itirazı üzerine aradan 24 saat geçmeden UNESCO konvansiyonu uyarınca kaydedilen dosya ismi değiştirildi ve böylece lavaş, Ermenistan mutfağına has bir gıda türü olmaktan çıktı.

O dönemde Türkiye ve Azerbaycan'ın lavaş için ortak proje hazırlığında olduğu belirtildi. Azerbaycan Kültür Bakanlığı da lavaş kararı ile ilgili olarak, "Komitede yapılan toplantı neticesinde, bir yiyecek türünün, Ermenistan topraklarında pişse bile Ermeni halkına has sayılamayacağı sonucuna vardık" açıklamasını yapmıştı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/calisan-10-kisiyle-siparislere-yetisemiyor-her-seyi-okumamaya-baglamamak-lazim-20221023AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/calisan-10-kisiyle-siparislere-yetisemiyor-her-seyi-okumamaya-baglamamak-lazim-20221023AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/calisan-10-kisiyle-siparislere-yetisemiyor-her-seyi-okumamaya-baglamamak-lazim-20221023AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/calisan-10-kisiyle-siparislere-yetisemiyor-her-seyi-okumamaya-baglamamak-lazim-20221023AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/calisan-10-kisiyle-siparislere-yetisemiyor-her-seyi-okumamaya-baglamamak-lazim/608014/</link>
			<pubDate>Sun, 23 Oct 2022 14:33:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yaşatılmaya çalışılıyordu, sağlığın önem kazanmasıyla birlikte tekrar rağbet arttı</title>
			<description><![CDATA[Daha sağlıklı olması nedeniyle şehrin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan ürünler vatandaşların tercihi oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da bakır ustaları, hediyelik eşya ve günlük mutfak gereçleri kullanımlarıyla kaybolmaya yüz tutmuş bakırcılığı yaşatmaya çaba gösteriyorlar.

Bakır mutfak eşyalarına ilginin her geçen gün azalması ile birlikte unutulmaya yüz tutan bakır ürünleri, korona virüsün etkisiyle ve sağlığın önem kazanmasıyla birlikte tekrar rağbet görmeye başladı.

Daha sağlıklı olması nedeniyle Erzincan'ın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan bakır ürünler vatandaşların tercihi oldu.

Erzincan'da bakır atölyesi olan Erol Bulut, diğer mutfak ürünlerine oranla bakır kapların daha sağlıklı ve kullanışlı olduğunu söyleyerek, "Bakır çaydanlık ve semaver sıcak suyu çabuk ısıtır geç soğutur. Çaydanlık ve semaverlerdeki çayın lezzetini başka hiçbir şeyde alamazsınız. Bakır sürahi ise soğuk suyun ısınmasını önler. Suyun içindeki bakterileri öldürür" ifadelerini kullandı.

Sağlıklı bir yaşam için her evde bakır ürünlerin bulunması gerektiğine dikkat çeken Bulut, bakır ürünlerin yapım ve işlemesinin çok zor olduğunu ve bütün aşamalarının atölyede yapıldığını ifade ederek, "Bakır ilk önce polisajdan keçeye girer. Daha sonra sıvamaya girer ve burada şeklini alır. Bakırın parlaması için fırça işlemi uygulanır. Bir sonraki aşamada yıkanıp, kurutularak bant işlemine geçilir. Bant işleminden sonra boyanan ve vernik atılan bakır süsleme için işleme ve kart işlemlerinden geçerek son halini alır" dedi.

Bakırın el sanatı olması nedeniyle zor üretildiğini ve usta bulmakta zorluk çektiklerini kaydeden Bulut, bir dönem unutulmaya yüz tutan bakırın virüs nedeniyle rağbet gösterdiğini ifade etti.

Yeraltı Çarşısında bakır esnaflığı yapan Ümit Deniz ise Erzincan ekonomisine katkı sağlayan bakır madeninin çok bilinmese de tıbbi yönden birçok faydası olduğunun ispatlandığını ve bakırın altın çağında olduğunu ifade etti.

Deniz, bakırın sağlık açısından önem kazandığını şifa kaynağı olduğunu belirterek, bakır tavanın 150 TL'den, fincan takımının 200 TL'den, sürahinin ise 250 TL'den satışa sunulduğunu kaydetti.

Şifa kaynağı olan bakır ürünlerin kalitesi ve işçiliğine göre fiyatları değişiyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yasatilmaya-calisiliyordu-sagligin-onem-kazanmasiyla-birlikte-tekrar-ragbet-artti-20221017AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yasatilmaya-calisiliyordu-sagligin-onem-kazanmasiyla-birlikte-tekrar-ragbet-artti-20221017AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yasatilmaya-calisiliyordu-sagligin-onem-kazanmasiyla-birlikte-tekrar-ragbet-artti-20221017AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/yasatilmaya-calisiliyordu-sagligin-onem-kazanmasiyla-birlikte-tekrar-ragbet-artti-20221017AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yasatilmaya-calisiliyordu-sagligin-onem-kazanmasiyla-birlikte-tekrar-ragbet-artti/607959/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Oct 2022 10:12:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antika meraklısı esnaf, biriktirdiği yüz binlerce eser ile müze açmak istiyor</title>
			<description><![CDATA[Eşyalarla birlikte gelen antika ve nostalji ürünleri de hobi olarak almaya başlayan Hasan Akın, yaklaşık 14 yılda yüz binlerce eser biriktirerek iş yerinde sergilemeye başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da esnaf Hasan Akın, başladığı hobi sayesinde yüz binlerce antika ve nostalji eser biriktirdi. Akın, bugüne kadar biriktirdiği antika eşya ve nostaljik ürünleri iş yerinde sergiliyor.

Erzincan Merkez İnönü Mahallesi'nde esnaflık yapan 55 yaşındaki Hasan Akın, 14 yıl önce ikinci el eşya alım satım işi yapmaya başladı. Eşyalarla birlikte gelen antika ve nostalji ürünleri de hobi olarak almaya başlayan Hasan Akın, yaklaşık 14 yılda yüz binlerce eser biriktirerek iş yerinde sergilemeye başladı. Hobi olarak başlayan antika eser merakı daha sonra tutkuya dönüştü. Akın, zaman içerisinde çok sayıda antika eşya ve nostaljik ürüne sahip oldu. İl dışından da yoğun talep gördüğünü belirten Akın, satmaktan ziyade daha çok biriktirip müze açmak istiyor.

'İş yerinde 300 yıllık antika eser bulunuyor'

İleride kendine ait küçük bir müze açmayı hedefleyen Esnaf Hasan Akın, iş yerinde her türlü nostaljik eşyanın olduğunu ifade ederek, "1981 yılından beri esnaflık yapıyorum. 2008 - 2009'dan beri de ikinci el ev eşyası işi ile uğraşıyorum. İşimle uğraşırken nostaljik malzemelerden, ürünlerden denk geldikçe aldım. Hobi olarak başlamıştım ama gittikçe çoğaldı. Şimdi küçük bir antikacı gibi oldum.

İleride de nasip olursa, düşüncemiz müze yapmak. 200 yıllık olan var, 300 yıllık olan var. 100 yıllık 70-80 yıllık malzemeler var. Başka şehirlerden de gelip giden çok oluyor. Para ile de satıyorum, para karşılığında da eşya bulduğumda alıyorum ama şuan daha çok amacım biriktirmek. Biriktirmeyi daha çok seviyorum, çünkü koleksiyonu seviyorum. Hobi olarak yapıyorum daha çok" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/antika-meraklisi-esnaf-biriktirdigi-yuz-binlerce-eser-ile-muze-acmak-istiyor-20221010AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/antika-meraklisi-esnaf-biriktirdigi-yuz-binlerce-eser-ile-muze-acmak-istiyor-20221010AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/antika-meraklisi-esnaf-biriktirdigi-yuz-binlerce-eser-ile-muze-acmak-istiyor-20221010AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/antika-meraklisi-esnaf-biriktirdigi-yuz-binlerce-eser-ile-muze-acmak-istiyor-20221010AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/antika-meraklisi-esnaf-biriktirdigi-yuz-binlerce-eser-ile-muze-acmak-istiyor/607882/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 09:34:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'de bu işi yapan az sayıda kadından biri, kendi başına üretim yapıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye genelindeki 15 kadın girişimciden biri olan Sare Kaya İrgali, kendi başına üretim yaparak aile ekonomisine katkı sağlıyor. İrgali, bu meslekte 19 yıldır faaliyet gösteriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da 13 yıl önce kendi imkânıyla kurduğu işletmesinde sedir, şark köşesi ve sandalye gibi ahşap ürün imalatı yapan kadın girişimci, tek başına hem üretim hem de döşeme tamiri yaparak ev ekonomisine katkı sunuyor.

Erzincan'da yaşayan Sare Kaya İrgali, şark köşesi ve sedir gibi ahşap ürün imalatı yaptığı işletmesini 13 yıl önce kendi maddi imkânıyla kurdu. Merkeze bağlı Nermi Tombul Caddesi üzerinde bulunan işletmesinin bodrum katında küçük bir marangozhanesi bulunuyor. İlk olarak aldığı ahşaplara burada ki atölyesinde şekil veren İrgali koca dükkânı tek başına idare ediyor. Türkiye genelinde mobilya döşeme işletmeciliğinde 15 kadın girişimciden biri olan Sare Kaya İrgali, 19 sene önce kanepe ve koltuk tamiratıyla başladığı meslekte 2009 yılında kendi işletmesini açarak üretime başladı.

47 yaşında ki Sare Kaya İrgali, hazır mobilya satışı ile başladığını ancak yapamadığını, kesinlikle üretimde olmak istediğini belirterek, "2003'de başladım. 2003'den beri aynı işi devam ettiriyorum. Kanepe, koltuk döşemesi üzerine başladım. Daha sonra şark köşesi imalatı Erzincan'da yok diye ona başladım, şuana kadar devam ediyorum.

2003'de yardım amaçlı başladım. İşi sevdim, sonra 2009'da kendi işletmemi açtım satış üzerine. Satışta fazla işim olmadı, başaramadım herhâlde. Hazır satış bana göre değil. Üretim illa istedim. Sonra tamir olarak başladım. Kanepe, koltuk yüz değişimi olarak. Tamirden sonra şark köşesi imalatına girdim. Erzincan'da olmayan bir işti. Yaz aylarında daha çok şark köşesi üzerine çalışıyorum. Kış aylarında kanepe, koltuk yüz değişimine genelde ağırlık veriyorum" dedi.

"Türkiye'de bu işi yapan 15 bayandan biriyim"

Sare Kaya İrgali Türkiye'de mobilya döşeme işletmeciliğinde 15 kadın girişimciden biri olduğunu söyleyerek, "Şuan da Türkiye genelinde 15 tane bayanız. Grubumuz var, haberleşiyoruz birbirimizle. İş yönünde de paslaşıyoruz. Bayan olarak Doğu Anadolu Bölgesi'nde tekim. Başka bayan bilmiyorum belki vardır ama benim bildiğim yok Doğu Anadolu Bölgesi'nde. Diğer illerde var tanıdıklarımız, görüşüyoruz ve hepsi de başarılı arkadaşların. Hepsi de ailesine katkıda bulunuyor. Kimisi ailesini geçindiriyor.

Ev ekonomisine de katkıda bulunuyoruz. Evimizi de geçindiriyoruz. Hamdolsun işimiz iyi. Sonuçta bu bir sanat. Çevre şehirlere de yapıyorum. Samsun'a yapıyorum. Erzurum'a yapıyorum. Talebe göre çevre illere de yapılıyor"]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/turkiyede-bu-isi-yapan-az-sayida-kadindan-biri-kendi-basina-uretim-yapiyor-20220930AW72.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/turkiyede-bu-isi-yapan-az-sayida-kadindan-biri-kendi-basina-uretim-yapiyor-20220930AW72.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/turkiyede-bu-isi-yapan-az-sayida-kadindan-biri-kendi-basina-uretim-yapiyor-20220930AW72-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/turkiyede-bu-isi-yapan-az-sayida-kadindan-biri-kendi-basina-uretim-yapiyor-20220930AW72.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-de-bu-isi-yapan-az-sayida-kadindan-biri-kendi-basina-uretim-yapiyor/607788/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Sep 2022 10:55:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dağların zirvesindeki gölden suni kar üretiliyor, bölgeye her yerden ziyaretçi geliyor</title>
			<description><![CDATA[Bölge, temiz havası ve doğasıyla şehrin stresinden uzaklaşmak isteyen vatandaşlara adeta nefes oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan'da bulunan Ergan Dağı kışın ayrı yazın ayrı güzelliğiyle misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Dağda bulunan Ardıçlı Gölü manzarasıyla doğaseverlerin ilgi odağı oluyor.

2 bin 970 rakımda bulunan Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezi her yıl yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Kış turizminde önemli bir yere sahip olan Ergan Dağı'nda bulunan ve suni kar üretimi için kullanılan Ardıçlı Gölü yaz aylarında da muhteşem görüntüsüyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan Ergan Dağı temiz havası ve doğasıyla şehrin stresinden uzaklaşmak isteyen vatandaşlara adeta nefes oluyor. Fotoğraf tutkunlarının da uğrak yeri haline gelen Ardıçlı Gölü, Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen vatandaşların akınına uğradı. Ailesi ile piknik yapmak ve doğanın tadını çıkarmak isteyen vatandaşlar Ergan Dağı'nın kışın ayrı yazın ayrı güzel olduğunu ifade etti.

Ergan Dağı'na gelen vatandaşlardan Emre Çimen, "Kış aylarında ayrı bir güzelliği olan, yazın daha bir farklı güzelliği olan Ergan Dağı'na ailemizle birlikte gezmeye geldik. Güzel bir mekân, hoş bir mekân. Tüm hemşerilerimizi hatta dışarıda ki hemşerilerimizi buralara bekliyoruz. Özellikle ziyaretlerini sık sık yapsınlar ki reklamlarını da duyuralım. Bu mekânı her şehirde bulamazlar ama Erzincan farklı bir şehir, güzel bir şehir" dedi.

Öte yandan Ergan Dağı farklı organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor. Düğün öncesi fotoğraf çektirmek isteyen çiftler Ardıçlı Gölü'nün yolunu tutuyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/daglarin-zirvesindeki-golden-suni-kar-uretiliyor-bolgeye-her-yerden-ziyaretci-geliyor-20220902AW70.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/daglarin-zirvesindeki-golden-suni-kar-uretiliyor-bolgeye-her-yerden-ziyaretci-geliyor-20220902AW70.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/daglarin-zirvesindeki-golden-suni-kar-uretiliyor-bolgeye-her-yerden-ziyaretci-geliyor-20220902AW70-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/09/daglarin-zirvesindeki-golden-suni-kar-uretiliyor-bolgeye-her-yerden-ziyaretci-geliyor-20220902AW70.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/daglarin-zirvesindeki-golden-suni-kar-uretiliyor-bolgeye-her-yerden-ziyaretci-geliyor/607500/</link>
			<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 10:12:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mehmet Emin Akgün, serinlemek için girdiği nehirde öldü</title>
			<description><![CDATA[Erzincan'ın İliç ilçesinde serinlemek için Karasu Nehri'ne giren bir kişi boğuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alınan bilgiye göre, İliç ilçesinde serinlemek için Karasu Nehri'ne giren 36 yaşındaki Mehmet Emin Akgün boğuldu.

Dostal-Divriği yol ayrımında bulunan köprünün altında Karasu Nehri'ne giren Akgün, bir anda gözden kayboldu.

Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık, UMKE, AFAD ve JAK ekipleri sevk edildi.

Ekipler, yaptıkları arama sonucunda Akgün'ün cansız bedenine ulaştı.

Akgün'ün cesedi, İliç Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/mehmet-emin-akgun-serinlemek-icin-girdigi-nehirde-oldu-20220826AW69.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/mehmet-emin-akgun-serinlemek-icin-girdigi-nehirde-oldu-20220826AW69.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/mehmet-emin-akgun-serinlemek-icin-girdigi-nehirde-oldu-20220826AW69-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/mehmet-emin-akgun-serinlemek-icin-girdigi-nehirde-oldu-20220826AW69.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/mehmet-emin-akgun-serinlemek-icin-girdigi-nehirde-oldu/607446/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Aug 2022 19:53:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şeker oranı düşük olduğundan tercih ediliyor, kilogramı tezgahta 30 lira</title>
			<description><![CDATA[10 bin dekar alanda üretimi yapılan ürün, yılda yaklaşık olarak 6 bin ton hasat ediliyor. Şeker oranının düşük olması sebebiyle de özellikle diyabet hastalarınca tercih ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Erzincan ekonomisine katlı sağlayan Üzümlü ilçesinde yetiştirilen tescilli Cimin Üzümünün hasadı başlarken bu sene rekoltenin yüksek olması üreticiyi memnun etti.

Sofralık çekirdekli siyah üzüm sınıfındaki tescilli Cimin üzümü yetiştiren Üzümlülü çiftçiler, bu yıl verimin yüksek olmasından mutlu oldu. Yörede 8 bin 650 dekar bağda yılda yaklaşık 6 bin ton üretilen Cimin üzümünün bu seneki toptan fiyatları, çiftçinin yüzünü güldürdü.

Üzümlü ekonomisi açısından büyük önem taşıyan Cimin üzümü, hem iç piyasada tüketiliyor hem de yurt dışından talep görüyor. Üzümlü'deki üzüm hasadının, hava şartlarına göre Ekim ayının sonuna kadar devam edeceği bildirildi.

Üzümlü'ye bağlı Pişkidağ köyünde 200 yıllık bağlarda yetiştirilen üzümler köyün en önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor.

Kentin tescilli ürünlerinden olan ve Üzümlü ilçesinde yetişen Cimin üzümünün hasadına başlandı.

"Kilosu tezgahlarda 30 TL"

Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar alanda yetiştirilen ve yıllık 6 bin tonun üzerinde üzüm üretimi gerçekleştirilen ilçede hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sebebiyle Cimin üzümünde bu yıl hasat erken başlarken üzümün kilosu tezgahlarda 30 TL'den satışa sunulmaya başlandı.

"10 bin dekar alanda üretiliyor"

Doğu Anadolu Bölgesinde Malatya ve Elazığ'ın ardından en çok üzüm üretilen Erzincan'ın Üzümlü ilçesindeki yaklaşık 10 bin dekar üzüm bağında yılda yaklaşık 6 bin ton Cimin üzümü üretiliyor.

Kendine has eşsiz tadıyla sofralık olarak talep gören Cimin üzümü, şeker oranının düşük olması sebebiyle de özellikle diyabet hastalarınca tercih ediliyor.

Üzümlü'de hasat yapan Erkan Canbaba, "Üzümün insana çok büyük faydaları vardır. Buradaki bağlar 200 yıl öncesine dayanıyor, geçim kaynağımız üzüm yetiştiriciliğidir. Siyah üzümün insana çok büyük faydaları vardır. Kan yapıcı özelliği vardır, ayrıca çekirdeği de antioksidan taşımaktadır. Üzüm hasadı Ağustos'un ortalarında başlar Kasım ayına kadar devam eder" dedi.

Erzincan üzümünün özel bir üzüm olduğuna işaret eden Canbaba, "Üzümümüzün tadı, aroması çok farklı. O yüzden Türkiye'de tek denilebilecek nadir üzümler arasında. Başta Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin birçok iline gönderiyoruz. Şu anda üzümün hasadını yapıyoruz. Bu sene rekoltenin yüksek olmasından dolayı hasadın Ekim ayının sonunda kadar devam etmesini bekliyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/seker-orani-dusuk-oldugundan-tercih-ediliyor-kilogrami-tezgahta-30-lira-20220822AW69.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/seker-orani-dusuk-oldugundan-tercih-ediliyor-kilogrami-tezgahta-30-lira-20220822AW69.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/seker-orani-dusuk-oldugundan-tercih-ediliyor-kilogrami-tezgahta-30-lira-20220822AW69-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/seker-orani-dusuk-oldugundan-tercih-ediliyor-kilogrami-tezgahta-30-lira-20220822AW69.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/seker-orani-dusuk-oldugundan-tercih-ediliyor-kilogrami-tezgahta-30-lira/607414/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Aug 2022 17:05:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bunaltıcı sıcaklarda serinlemek isteyenler doğa harikası bölgenin yolunu tutuyor</title>
			<description><![CDATA[Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu kentte vatandaşlar serinlemek için bölgeye akın ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu Erzincan'da tatilciler serinlemek için Girlevik Şelalesi'ne akın etti.

Erzincan'ın Çağlayan beldesinde bulunan ve her mevsim ziyaretçilerine ayrı bir manzara sunan Girlevik Şelalesi, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan dokuz ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor.

Yaz ve hafta sonu tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesi'nde serinliyor. Kışın suyunun büyük bölümünün donmasıyla oluşan sarkıtlar dolayısıyla büyüleyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor.

Muhteşem doğanın selfie yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Girlevik Şelalesi'ne gelen vatandaşlar, "Şelale tamamen doğal, çok güzel ortam sunuyor. Erzincan'a geldiğimizde burası mutlaka uğramadan gitmediğimiz, vazgeçilmez yerlerimizden biri. Doğallığını koruması ve serinliği nedeniyle ailece piknik yaptığımız yer. Herkesi Girlevik Şelalesine davet ediyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bunaltici-sicaklarda-serinlemek-isteyenler-doga-harikasi-bolgenin-yolunu-tutuyor-20220814AW68.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bunaltici-sicaklarda-serinlemek-isteyenler-doga-harikasi-bolgenin-yolunu-tutuyor-20220814AW68.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bunaltici-sicaklarda-serinlemek-isteyenler-doga-harikasi-bolgenin-yolunu-tutuyor-20220814AW68-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bunaltici-sicaklarda-serinlemek-isteyenler-doga-harikasi-bolgenin-yolunu-tutuyor-20220814AW68.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bunaltici-sicaklarda-serinlemek-isteyenler-doga-harikasi-bolgenin-yolunu-tutuyor/607354/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Aug 2022 00:02:18 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>