<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>DİYARBAKIR</title>
         <link>https://www.karamanca.net/diyarbakir/</link>
         <description></description><item>
			<title>iki ilde uyuşturucu operasyonu: 90 gözaltı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İÇİŞLERİ Bakanlığı, Diyarbakır ve Mersin'de, uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 216 kilogram uyuşturucu ele geçirildiğini, 90 şüphelinin yakalandığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre; Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Diyarbakır ve Mersin'de uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlar yapıldı.

79 asayiş ve 6 komando timi olmak üzere toplam 467 jandarma personeli tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda, 7 özel eğitimli narkotik arama köpeği de kullanıldı. Operasyonlarda 216 kilogram uyuşturucu ele geçirildi, 90 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 87'si çıkarıldıkları hakimlikler tarafından tutuklandı. 3'ünün işlemleri devam ediyor.

Açıklamada, "Gençlerimizi ve toplum sağlığını hedef alan zehir tacirlerine karşı operasyonlarımızı, ülke genelinde etkin ve kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" denildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/iki-ilde-uyusturucu-operasyonu-90-gozalti-386985.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/iki-ilde-uyusturucu-operasyonu-90-gozalti-386985.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/iki-ilde-uyusturucu-operasyonu-90-gozalti-386985-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/iki-ilde-uyusturucu-operasyonu-90-gozalti-386985.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/iki-ilde-uyusturucu-operasyonu-90-gozalti/614311/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 06:55:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>30 yerinden bıçaklandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DİYARBAKIR’da, 16 yıl dini nikahla birlikte yaşadığı Mehmet Zülfü Bayram tarafından 30 yerinden bıçaklanan F.D. (40), tedavisinin ardından şikayetçi oldu. F.D., “Ben bir anneyim. Bana iftira attı. Eskiden televizyonlarda görüyordum, şu an kendim yaşıyorum” dedi.

Olay, 13 Nisan sabahı, Kayapınar ilçesi Huzurevleri Mahallesi Dr. Sıtkı Göral Caddesi’ndeki binada meydana geldi. F.D., 16 yıldır dini nikahla birlikte yaşadığı Mehmet Zülfü Bayram ile arasındaki tartışmanın ardından yaklaşık 30 yerinden bıçaklandı. Bayram kaçarken, F.D. çocuklarıyla şehir içi yolcu taşımacılığı yapan yolcu minibüsüyle önce özel hastaneye götürüldü, buradan Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. F.D., tedavisinin ardından taburcu edildi ve şüpheli hakkında şikayetçi oldu. Ekipler tarafından gözaltına alınan Mehmet Zülfü Bayram, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

'ŞİDDET GİTTİKÇE ARTTI'

Mehmet Zülfü Bayram'ın son 1,5 yıldır kendisine psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını ve sürekli tartıştıklarını belirten F.D., “Sürekli beni namussuzlukla tehdit ediyordu. Son 2 aydır da yoğunlaşan şiddet gittikçe arttı. Şahitler huzurunda benden ayrıldı. Geldim eve, 4 gün boyunca burada pusuya yatıyormuş. Beni takibe almış. ‘Bakalım beni aldatıyor mu, aldatmıyor mu’ diye. Bir gün evi temizliyordum. 19.00 civarları beni aradı, ‘Neredesin’ dedi. ‘Evdeyim, nerede olacağım’ dedim. Kapıyı açmamı istedi, korkudan açtım. Açtığım gibi evinin içine girdi, ben kapının eşiğinde durdum. ‘Sana zarar vermeyeceğim’ dedi. Ben de inandım. Aldım içeriye, 2 çocuğumu da aldık getirdik eve. Hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Ben onun cebinde o bıçağı zaten görmüştüm ama benim için olabileceğini aklımın ucuna getirmedim” dedi.

‘YARALI HALDE HASTANEYE GİTTİM’

F.D., saldırının ardından çocuklarıyla kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini belirterek, “Olay günü sabah saat 06.10'da alarm çaldı. Aşağıya indim, baktım aracı da yok. Sonra binanın içine girdim, o sırada binanın kapısının arkasına saklandığını gördüm. Saldırarak beni defalarca kez sırtımdan bıçakladı. Sonra ben yere yığıldım, bu kez sağ tarafımdan bıçakladı. Kendini kaybetmiş gibiydi. Yere yığıldım, çocuklar bağırınca o kaçıp gitti. Sonra yerden kalktım. Çocuklarım korkmasın diye bileğimi tuttum, kaldırdım ve yaramı kapattım. Cadde üzerinde durup, ‘Namus davasıdır’ diyerek kimsenin bana yardım etmesine izin vermedi. Sonra bir dolmuşa can havliyle çocuklarımı da alarak bindim. Şoför beni özel bir hastaneye bıraktı. Oradan da Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevkim yapıldı. Tabii şikayetçi oldum ve tutuklandı. Ben bir anneyim. Devletten yardım istiyorum, sahip çıksınlar bana. Kimsenin benim gibi olmasını istemiyorum. Çünkü ben yaşadım. Eskiden televizyonlarda görüyordum ama şu an kendim yaşıyorum. Gerçekten çok zor bir süreç. O an bilincimi kaybetmedim. Kaybetseydim şu an yoktum” diye konuştu. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/30-yerinden-bicaklandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/30-yerinden-bicaklandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/30-yerinden-bicaklandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/30-yerinden-bicaklandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/30-yerinden-bicaklandi/614263/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:26:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bedenini kadavra olarak bağışladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DİCLE Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Duygu Aslan (38), tıp eğitimine katkı sağlamak amacıyla bedenini kadavra olarak bağışladı. Üniversitenin ilk bağışçısı da olan Dr. Aslan, “Bedenimin geleceğin hekimlerinin yetişmesine katkı sağlaması ve kurtarılacak hayatlara bir umut olabilecek olması benim için büyük bir onur olacaktır” dedi.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Anatomi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve 1 çocuk annesi Duygu Aslan, hem toplumsal farkındalık oluşturmak hem de tıp eğitiminin önemine dikkat çekmek amacıyla, okulda uygulamanın başlatılmasıyla bedenini kadavra olarak bağışladı. Okulun ilk bağışçısı da olan Aslan, nitelikli doktorların yetişmesi için beden bağışçılarının hayati önem taşıdığını ifade ederek, “Bugün burada hem toplumsal farkındalık oluşturmak hem de tıp eğitiminin niteliğini doğrudan ilgilendiren önemli bir konu ile kamuoyuyla paylaşmak için bulunuyorum. Tıp eğitiminin temel taşlarından birisi anatomi eğitimidir. İnsan vücudunun yapısının doğru, güvenli ve üç boyutlu şekilde öğrenmenin en etkili yolu kadavra çalışmalarıdır. Kadavra üzerinden yapılan eğitim, hekim adaylarının İnsan bedenini gerçekçi bir ortamda öğrenmesini sağlar. Bu eğitim olmadan yetişen bir hekim ne yazık ki mesleki yeterlilik kazanması mezuniyet sonrasında çok daha zor hale gelir. Dolayısıyla nitelikli doktor yetiştirmek için beden bağışları hayati önem taşımaktadır” dedi.

‘BENİM İÇİN BÜYÜK ONUR’

“Beden bağışı insan yaşamına duyulan saygının, bilime katkının ve gelecek nesillerin sağlığına yapılan en anlamlı yatırımlardan biridir” diyen Dr. Öğretim Üyesi Aslan, “Üniversitemizde uzun yıllardır eksikliği hissedilen bir uygulamayı hayata geçirmiş bulunuyoruz. Yürürlükteki mevzuat ve üniversitemizin ilgili yönergesi doğrultusunda Dicle Üniversitesi olarak beden bağışı kabul sürecini başlattık. Vatandaşlarımız bedenlerini isterlerse belli bir süre, isterlerse süresiz olarak bağışlayabilirler. Belirli bir süre çoğunlukla 2-3 yıl kadar olmaktadır. Eğitim süreci tamamlandıktan sonra bağışlanan bedenler bağışçıya duyulan saygı temelinde dini ve kültürel hassasiyetler gözetilerek defnedilmektedir. Tüm bu uygulamalar tamamen yasal çerçevede, etik kurallara uygun ve insan onuruna saygı temelinde yürütülmektedir. Ben bugün burada yalnızca bir bilgilendirme yapmak için bulunmuyorum. Aynı zamanda kişisel bir kararımı da sizlerle paylaşmak istiyorum. Beden bağışı kabul sürecinin başlatılmasına öncülük ettiğim bu önemli adımda sözlerimin yalnızca bir çağrı olarak kalmaması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle ilk adımı bizzat atarak bedenimi Dicle Üniversitesi'ne bağışladığımı ve üniversitemizin ilk beden bağışçısı olduğumu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bedenimin geleceğin hekimlerinin yetişmesine katkı sağlaması ve kurtarılacak hayatlara bir umut olabilecek olması benim için büyük bir onur olacaktır” dedi.

‘ANATOMİ EĞİTİMİNDE ÖLÜLER DİRİLERİ EĞİTİR’

Bağışlanacak bedenlerin, eğitim sonrası dini vecibeler ve dekanlık töreniyle toprağa verileceğini ifade eden Aslan, şöyle konuştu:

“Vatandaşlarımızı bu konuya ön yargılardan uzak, sağduyulu ve bilinçli bir şekilde değerlendirmeye davet ediyorum. Beden bağışı hakkında detaylı bilgi almak isteyenler üniversitemizin Anatomi Anabilim Dalı'na başvurabilirler. Unutmamalıyız ki, tıp eğitiminin en sessiz ve en güçlü gerçeği şudur; Anatomi eğitiminde ölüler dirileri eğitir. Anatomi eğitiminin içerisinde 12 senedir bulunan bir akademisyen olarak kadavraya ulaşmanın ne kadar zor olduğunu, çok büyük maliyetlerle yurt dışından temin edilmesinin ve öğrenci sayısı başına düşen kadavra sayısının eksikliğinin bu eğitimi baltaladığını düşünmekteyim en başından beri. Dicle Üniversitesi çok eski köklü bir üniversite olmasına rağmen bu uygulamadaki eksikliği şu anda tamamlamış bulunuyoruz. Ancak buna öncülük ederken kendi bedenimi bağışlamamanın samimiyetsiz olduğunu düşünüyorum. O yüzden herkese örnek olabilmek açısından ilk bağışı kendim yaptım. Daha önceki yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kadavra bağışı ile ilgili fetvaları zaten bulunmaktadır. İnternetten arayarak bunları herkes kolaylıkla ulaşabilir. Sizler beden bağışı için Ana Bilim Dalı’na geldiğiniz zaman dini ritüellerinizi yapılmasını isteyebilirsiniz. Ya da herhangi bir yere defnedilmesini isteyebilirsiniz. Biz bunları vasiyet halinde alıyoruz. Örneğin bedeninizi 3 sene bağışladıysanız 3’üncü senenin sonunda sizin vasiyetnameniz baz alınarak isterseniz kendi memleketinize, isterseniz köyünüze Tıp Fakültesi öğrencilerinin omuzlarında dekanlık törenleri ile dini vecibelere uygun bir şekilde cenazenizi defnediyoruz.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bedenini-kadavra-olarak-bagisladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bedenini-kadavra-olarak-bagisladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bedenini-kadavra-olarak-bagisladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/bedenini-kadavra-olarak-bagisladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bedenini-kadavra-olarak-bagisladi/614215/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 06:57:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>14 ilde 'Son istasyon' operasyonu: 25 tutuklama</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DİYARBAKIR merkezli 14 ilde ‘araç muayene randevusu’ adı altında sahte internet sitesi açarak dolandırıcılık yapan şebekeye yönelik düzenlenen ‘Son İstasyon’ operasyonunda gözaltına alınan 26 şüpheliden 25’i tutuklandı. Şüphelilerin hesaplarındaki işlem hacminin 810 milyon TL olduğu belirlendi.

İl Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, araç muayene hizmeti veren firmayı taklit ederek kurdukları sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandıran suç örgütünü takibe aldı. Şüphelilerin, oluşturdukları sahte siteler ve sabit hatlar üzerinden ulaştıkları mağdurları borç ödeme vaadiyle kandırdıkları belirlendi. Yapılan incelemelerde, şüphelilerin hesaplarındaki işlem hacminin 810 milyon TL, tespit edilebilen maddi zararın ise 1 milyon 145 bin 159 TL olduğu kaydedildi.

Diyarbakır merkezli İstanbul, Kocaeli, Van, İzmir, Antalya, Ordu, Konya, Sakarya, Yalova, Erzurum, Hatay, Ankara ve Adana olmak üzere toplam 14 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda şüphelilere ait 2 gayrimenkul ve 3 otomobil ile banka hesaplarında bulunan toplam 8 milyon 430 bin lira değerindeki mal varlığına el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 25’i tutuklandı, 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/14-ilde-son-istasyon-operasyonu-25-tutuklama.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/14-ilde-son-istasyon-operasyonu-25-tutuklama.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/14-ilde-son-istasyon-operasyonu-25-tutuklama_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/14-ilde-son-istasyon-operasyonu-25-tutuklama.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/14-ilde-son-istasyon-operasyonu-25-tutuklama/614125/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 06:13:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İlayda ve Helin’in katilleri yakın arkadaşmış</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ELİN’İN KATİL ZANLISI TUTUKLANDI

Dün gece saatlerinde Sur ilçesi Çift Kapı mevkisinde kuzeniyle birlikte yürüyen dini nikahla birlikte yaşadığı 3 aylık hamile Helin Eren’i tabancayla öldüren Siyabend Şeker, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma sonucu yakalanarak, gözaltına alındı.

Şeker, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/ilayda-ve-helin-in-katilleri-yakin-arkadasmis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/ilayda-ve-helin-in-katilleri-yakin-arkadasmis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/ilayda-ve-helin-in-katilleri-yakin-arkadasmis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/ilayda-ve-helin-in-katilleri-yakin-arkadasmis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ilayda-ve-helin-in-katilleri-yakin-arkadasmis/613349/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 10:32:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Muhtarlık kavgası davasında, sanıklar birbirini suçladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde kırsal Ağaçlıdere Mahallesi'nde oy verme işlemi sırasında çıkan silahlı, taşlı, sopalı kavgada Emin Çelik (44) öldü, 2'si ağır 12 kişi yaralandı. Olaya ilişkin görülen, 6’sı tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, sanıklardan 1’i serbest bırakıldı. Duruşmada ifade veren sanıklar ise birbirini suçlayıp, kavgayı önce başlattıkları iddialarını reddetti.

Olay, 31 Mart 2024 sabahı, Sur ilçesi kırsal Ağaçlıdere Mahallesi'nde meydana geldi. Mahalli İdareler Genel Seçimleri için oy verme işlemi sırasında çıkan tartışma; silahlı, taşlı, sopalı kavgaya dönüştü. Emin Çelik, vücuduna isabet eden kurşunlarla yaşamını yitirdi, 2'si ağır 12 kişi de yaralandı. Kavga nedeniyle sağlıkçılar olay yerine giremezken, bölgeye takviye jandarma ekipleri sevk edildi. Takviye ekiplerin gelmesiyle olay yerine gitmeye çalışan sağlık ekipleri ve gazeteciler, tarafların taşlı ve silahlı saldırısına uğradı. Gazetecilerin bulunduğu otomobilin lastiğine mermi isabet ederken, 2 ambulansta da hasar meydana geldi. Olayla ilgili soruşturma kapsamında 6 şüpheli tutuklandı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

6’sı tutuklu 41 kişinin yargılandığı dava, Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Davanın ilk duruşmasında, tutuklu Fesih Bingöl (44), Sedat Bingöl (30), Zülküf Bingöl (68), Ramazan Soysal (37), Nesim Çelik (27) ve Mert Bingöl (19) ile tutuksuz yargılanan 35 sanık hazır bulundu. Tutuklu sanık Fesih Bingöl, olay günü diğer ailenin saldırısına uğradıklarını ileri sürerek, "Köyde arazim olması nedeniyle seçmen kaydım köydedir, olay tarihi oy kullanmak için köye gittim. Köye gitmeden önce aile bireyleri ile kavga olabileceğine ilişkin bir görüşmemiz olmadı. Köyde daha önceye dayalı 2019 yılında diğer aile ile husumetimiz bulunmaktadır. Husumetli olduğumuz aile 35-40 araba ile konvoy halinde köyümüze doğru geldiler ve araçtan indiler ve amcam Zülküf'ün yanına gitti, amcam Zülküf, A.Ç.'ye elini uzattı tokalaşmak için ancak A.Ç., amcama, ‘Hoş bulmadık’ diyerek hakaret ve küfredip yumruk attı. Her ne kadar husumetli olsak da diğer aile ile ticaretimiz devam etmekteydi. Muhtarlık seçimine kadar muhtar babamdı, babam yeniden aday olmamış ve amcam aday olmuştu. A.Ç., amcama yumruk attıktan sonra 10-15 kişi sopa ve tekmeler ile amcama vurmaya başladı. Bu 10-15 kişiyi tanımıyorum. Amcama vurmaları üzerine ben de koşa koşa yanına giderek, kendimi amcamın üstüne attım. ‘Neden vuruyorsunuz’ dedim ve köylüler araya girerek bizi ayırdı. Olayda başımdan yaralandım ve 5 dikiş atıldı. Ayrıca çivili sopayla sırtıma vurmuşlardı. Bana vuranları hatırlamıyorum. Ben olayda silah kullanmadım. Ben lojmanı geçer geçmez, 7-8 kişi bana saldırdı ve jandarma beni ellerinden alarak zırhlı araca aldı. Sonra dahi diğer aile taşlarla saldırmaya devam etti. Benim okulun bahçesinden çıkmama dahi izin vermediler, önümüzü kestiler. Ben okulun bahçesinden hiç çıkamadım fırsat vermediler. Olay nedeniyle şikayetçiyim" dedi.

‘KAVGAYI ONLAR BAŞLATTI’

Davada tutuksuz yargılanan sanıklardan M.Ç. ise Fesih Bingöl’ün iddialarını reddetti. Kavganın husumetli oldukları aile tarafından başlatıldığını belirten M.Ç., "Olay günü 13-14 kişi köye gittik. Araçtan iner inmez şu an huzurda bulunmayan F.B., amcam A.Ç.'ye elindeki elektroşok cihazı ile saldırarak küfretti ve tokat attı. Sonrasında etraf kalabalıklaştı. Ben olayda elime silah, sopa almadım. Olayda sol kalçamdan bıçakla yaralandım. Ö.B.'ün evinden V.Ç.'ye doğru ateş ettiğini gördüm. Ö.B. dışında evlerden ateş eden görmedim ancak uzun namlulu silah sesleri geliyordu, araçlara da isabet etti. Bingöl ailesinin yaşadığı evlerden sesler geliyordu. Olay nedeniyle şikayetçiyim" diye konuştu.

Diğer sanıklar da kavgayı başlattıkları iddialarını reddederek, beraatını istedi.

1 SANIK TAHLİYE EDİLDİ, DURUŞMA ERTELENDİ

Sanık ve avukatlarının savunmaların ardından mahkeme başkanı, kararı açıkladı. Duruşmada, tutuklu sanıklar Fesih Bingöl, Sedat Bingöl, Zülküf Bingöl, Nesim Çelik ve Mert Bingöl'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumuna kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve tutuklukta kaldığı süre dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildi. Ramazan Soysal’ın ise üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimalinin bulunması ve tutuklu kaldığı süre birlikte gözetilerek, yurt dışına çıkması yasağı tedbiri uygulanıp serbest bırakılmasına karar verildi. Duruşma, yeni delillerin toplanması, olay gününe ait kamera görüntülerinin incelenmesi ve sanıklara ait telefonların baz hareketlerinin tespiti için 6 Ekim’e ertelendi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/muhtarlik-kavgasi-davasinda-saniklar-birbirini-sucladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/muhtarlik-kavgasi-davasinda-saniklar-birbirini-sucladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/muhtarlik-kavgasi-davasinda-saniklar-birbirini-sucladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/muhtarlik-kavgasi-davasinda-saniklar-birbirini-sucladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/muhtarlik-kavgasi-davasinda-saniklar-birbirini-sucladi/613174/</link>
			<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 12:57:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yanan kamyonette cesetleri bulundu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DİYARBAKIR’da Remzi Sati (50) ve oğlu Muhammed’in (15), yanan kamyonette cansız bedenleri bulundu.

Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarındaki boş arazide sabah saatlerinde 21 GH 662 plakalı kamyonetin yandığını görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle kontrol altına alınıp söndürüldü. Yapılan incelemede, kamyonette Remzi Sati ve oğlu Muhammed’in cansız bedenleri bulundu. Baba ve oğlunun cenazeleri, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, jandarma ekipleri kamyonette ve çevresinde inceleme yaptı. Baba ve oğlunun ellerinin bağlandıktan sonra kamyonetin içerisine konuldukları ve ardından aracın ateşe verildiği ileri sürüldü. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/yanan-kamyonette-cesetleri-bulundu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/yanan-kamyonette-cesetleri-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/yanan-kamyonette-cesetleri-bulundu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/yanan-kamyonette-cesetleri-bulundu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yanan-kamyonette-cesetleri-bulundu/613100/</link>
			<pubDate>Mon, 19 May 2025 03:34:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üç kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolduktan 19 gün sonra dere yatağında çuval içerisinde üzeri taşlarla örtülü halde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti ile ilgili yürütülen soruşturmada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede tutuklu sanıklar Narin’in amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta kaybolan, 19 gün sonra dere yatağında, çuval içinde, üzeri taş ve çalılıklarla kapatılmış cesedi bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, otomobilinde Narin'e ait DNA izleri bulunan amcası Salim Güran, cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı. 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede tutuklu sanıklar aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında hazırlanan iddianamede şüphelilerin HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre olay anında aynı evde olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

ŞÜPHELER ÇADIRDA YAŞAYANLARA YÖNLENDİRİLMEYE ÇALIŞILDI

İddianamede 22 Ağustos'ta Suriyelilerin kaldığı çadırların yakınında Narin’e ait olduğu iddia edilen kırmızı terlik bulunduğu, aile bireylerince terliğin numara bilgisi dahi sorulmadan Narin Güran'a ait olduğu söylenerek soruşturmanın, çadırda yaşayan kişilere yönlendirilmeye çalışıldığının tespit edildiği yer aldı. Ayrıca, Salim Güran’ın, muhtar olması dolayısıyla sürekli kolluk birimleriyle hareket ettiği, sergilediği şüpheli tavırların kolluk tarafından tutanak altına alındığı, aile bireylerinin alınan ifadelerinde Narin Güran'ın kaybolduğu ve son görüldüğü saatlere ilişkin çok sayıda çelişkili beyanın bulunduğu, arama çalışmalarının sekteye uğraması için 24 Ağustos günü saat 21.00 sıralarında rüzgarsız havada elektrik tellerinin birbirine temas etmesiyle yangın çıktığı, olayın meydana geldiği yerde Güran ailesine mensup kişilerin olması ve hava koşulları düşünüldüğünde dış bir müdahale olmaksızın yangının meydana gelmesinin çalışmaları etkilemek ve Narin'in bulunmasını engellemek amacıyla organize edildiğinin değerlendirildiği belirtildi.

Salim Güran'ın kullandığı otomobilde elde edilen numunelerin incelenmesi sonucu düzenlenen raporda aracın şoför koltuğunun oturma kısmında Narin'e ait DNA profili bulunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine şüphelinin 31 Ağustos'ta gözaltına alınmasına karar verildiği ifade edilerek, “Çalışmaların devam ettiği 2 Eylül'de Narin'in annesi Yüksel Güran ile kadın jandarma personeli arasında geçen diyalogda anneye kızının bulunabilmesi amacıyla verebileceği bilgiler var ise bildirmesinin faydalı olacağı telkini üzerine yapılan gözlemlerde henüz Narin bulunamamış olmasına rağmen kızının öldüğünden adeta emin olduğu, kızının durumuna üzülmekle birlikte oğlu Enes'i koruma çabası içinde olduğu, tedirgin davranışlar sergilediği ve 'Narin'in bulunmasını istiyorum, oğlum Enes için ne yapabilirim?' şeklinde söylemlerde bulunduğu tutanak altına alınmıştır” denildi.

NARİN’İN CANSIZ BEDENİNİN BULUNDUĞU GÜN KADINLAR ARASINDA TARTIŞMA

İddianamede, 8 Eylül'de saat 08.30 sıralarında Jandarma Sualtı Arama Kurtarma görevlilerince Tavşantepe Mahallesi'nde Eğertutmaz deresinde, derenin toprakla birleştiği kısımda 3 kaya parçasının altına sıkıştırılmış, çuval içerisinde Narin’in cansız bedeninin bulunduğu, ilk incelemede sol bacak diz kısmında kopma olduğu, cesedin bulunduğu yerin yan tarafında kaval kemiğine benzer kemik parçası ve küçük parçacıklar bulunduğu, yer aldı. Narin’in cansız bedeninin bulunduğu gün evlerinin olduğu bölgede kadınlar arasında tartışma yaşandığı kaydedilerek, “Melike Güran'ın topluluğa hitaben 'Biz bir şey yapmadık' dediği, Maşallah Güran'ın, karşısında Salim Güran’ın eşi Melek Güran olduğu sırada 'Herkes her şeyi biliyor, beni konuşturmayın' şeklinde bağırdığı, Birsen Güran'ın Narin'in annesi Yüksel Güran'a, 'Biz mi yaptık sanki üzerimize geliyorsunuz' şeklinde bağırdığı, Remziye Çabaş ve Yasemin Gül'ün ise 'Doğruyu konuşsaydınız bu aşamaya gelmezdi' şeklinde bağırdığı, Nesrin Güran'ın da Yüksel Güran'a doğru bağırdığı tespit edilerek, tutanak altına alındı” denildi.

38 DAKİKA 11 SANİYE DERE YATAĞINDA KALMIŞ

İddianamede, Narin Güran'ın 21 Ağustos’ta saat 15.11'de kamera açısından çıkarak evine giden patikaya yöneldiği, bu saat sonrasına yoğunlaşıldığında Tavşantepe Mahallesi'nin karşı kısmında bulunan çiftliğe ait kamera saat 15.41'de şüpheli bir kırmızı aracın girdiği ve aracın 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi'nin yakınında bulunan toprak yolda durduğu, kamera saatine göre 38 dakika 11 saniye sonra Eğertutmaz deresinde ayrıldığı, kamera kayıtlarının takibinde aracın Nevzat Bahtiyar'a ait olduğunun tespit edildiği yer aldı.

Ayrıca, Narin'in cansız bedeninin saat 15.44 sıralarında Eğertutmaz Deresi'ne ölü olarak bırakıldığının kamera kayıtlarından tespit edilmesine rağmen, Narin'i en son saat 17.00 ve 18.40 sıralarında gördüklerine dair beyanları ve ailenin ilk resmi ihbarının 20.43'te yapılmış olması, arama çalışmalarını yanlış yönlendirmek amacıyla sürekli kolluk görevlilerini takip ederek bilgi almaya ve dinlemeye çalışmaları, Suriyeli vatandaşların yaşadığı bölgede bulduklarını beyan ettikleri bir terlik ile olayın seyrini değiştirmeye çalışmaları, elektrik tellerini birbirine çarptırmak suretiyle yangın çıkarmaları, cesedin bulunmasının ardından aralarında çıkan tartışmada karşılıklı olarak birbirlerine söyledikleri sözler ve kullandıkları ifadeler ile ele geçirilen ve incelenen cep telefonlarında olay gününe ait mesaj ve görüşme içeriklerini tümüyle silmiş olmaları dikkate alındığında organize şekilde yaşanan olaydaki maddi gerçekliği saklamaya çalıştıklarının net bir biçimde anlaşılması karşısında 23 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

SALİM GÜRAN VE NEVZAT’IN ARAÇLARINDAKİ TOPRAK NUMUNELERİ BENZER

İddianamede, Salim Güran'ın aracında bulunan kıl numunesinin Narin'e ait olduğunun, Nevzat Bahtiyar'ın ahırında yapılan incelemede gübre çuvalları üzerindeki seri numaraları ile cesedin konulduğu gübre çuvalının seri numaralarının ardışık olduğunun ve çuvalların benzer olduklarının, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın araçlarından alınan toprak numunelerinin benzer olduklarının tespiti yer aldı.

OLAY ANINDA ŞÜPHELİLER AYNI EVDE

HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre olay anında şüphelilerin aynı evde olduğunun tespit edildiği ifade edilerek, “Tüm şüphelilerinin ikamette bulunduğunun net bir biçimde ortaya konulması, zaman ve mekan birliği içerisinde olan şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği içerisinde iştirak iradesiyle hareket ederek öldürme eylemi üzerinde ortak hakimiyet kurarak belirlenemeyen bir sebep ve saikle Narin Güran'ı boğmak suretiyle öldürdükleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri hususunda yeterli şüphenin oluştuğu kanaatine varılmıştır” denildi.

91 SÜRÜNTÜ ÖRNEĞİNDE DELİL BULUNAMADI

İddianamede, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu raporunda, otopsi esnasında Narin Güran'ın vücudundan alınan 91 sürüntü örneği, üzerinden çıkan kıyafet, çanta ve cansız bedeninin üzerinde bulunan 3 kaya parçası ile ağaç parçalarının incelendiği, herhangi bir bulguya rastlanmadığı, Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı’na gönderilen Nevzat Bahtiyar'ın aracında ve yapılan aramalarda el konulan 5 battaniyede yapılan incelemede de herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, Narin'in evinden alınan halılar, yolluk parçaları, halı parçalarındaki incelemede de herhangi bir bulguya rastlanmadığı yer aldı.

‘SIK SIK TOPLANTI YAPMIŞLAR’

İddianamede, kolluk görevlilerince yürütülen devriye faaliyetleri sırasında aile üyelerinin sık sık toplantılar yaptığının belirlendiği, haklarında ayrıca soruşturma yürütülen Erhan ve Barış Güran'ın evlerine olaydan sonra güvenlik kamerası taktıkları, kamera kayıtlarının alınan imajlarının ilk incelemesinde özellikle gece saatlerinde aile üyelerinin bir araya geldikleri, kamera kayıtlarında ses özelliği bulunmasına karşın seslerin anlaşılabilir nitelikte bulunmadığı, bazı günlere ait görüntülerin bulunmadığı, TÜBİTAK'a gönderilen cihaz ile ilgili hazırlanan raporda, seslere ilişkin netleştirme işlemi yapılamadığı, silinen görüntülerden ise sadece bir kısmının kurtarılabildiği, gönderilen verilerin kolluk tarafından yapılan incelemesinde ses kayıtlarının genel itibariyle anlaşılmadığı ve soruşturmaya yön verebilecek nitelikte olmadığı belirtildi.

OKSİJENSİZ BIRAKILARAK ÖLDÜRÜLMÜŞ

İddianamede, Narin'in cansız bedeni üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi işlemi sonrasında alınan iç organ numuneleri ve patolojik incelemeler neticesinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca hazırlanan nihai rapora ilişkin de şu ifadelere yer verildi:

“Çocuğun ölümü 21 Ağustos'ta meydana gelmiştir. Çocuğun ağız- burun kapanması ve boyuna yönelik basıya bağlı oksijensiz bırakılması dışında başkaca bir travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, çocuğun ölümünün 'Ağız burun kapanması ve boyuna bası sonucu oksijensiz bırakılmasına bağlı meydana gelmiş olduğu' hususu oy birliğiyle mütalaa edilmiştir. Enes Güran'ın sağ ön kolunda tarif ve tespit edilen yumuşak doku lezyonlarının kurulumuzdaki muayene tarihi itibarıyla gerçekleşme zamanının 3-6 gün ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Yüksel, Enes ve Narin'e ait diş ve çene yapıları incelemesine ilişkin, Enes'in Yüksel ya da Narin tarafından mı yoksa kendisi tarafından mı ısırılmış olduğu hususunda adli tıbbi açıdan kesin bir ayrım yapılamadığı tespit edilmiştir.”

SALİM VE NEVZAT, OLAY GÜNÜ ÖNCESİNDE VE SONRASINDA BİRLİKTE HAREKET ETMİŞ

İddianamede, şüphelilere ilişkin HTS ve baz kayıtlarının ayrıntılı tetkiki doğrultusunda jandarma tarafından analiz raporu hazırlandığı belirtilerek, “Şüpheliler hakkında HTS kayıtlarında, olay günü anne Yüksel Güran'ın saat 14.28'de telefonu kapandığında ikametinde olduğu, aynı gün saat 15.38'de telefonu açıldığında yine ikametinde olduğu, ağabey Enes Güran'ın olay günü saat 14.30'da telefonu kapandığında ikametinde olduğu, aynı gün 15.41'de telefonu açıldığında yine ikamette bulunduğu, amca Salim Güran'ın olay günü saat 14.52 sıralarında ikametinden çıktığı, saat 15.19'a kadar Arif Güran'ın ikameti ve yakınlarında bulunduğu, saat 15.20'de ahırın oraya geçiş yaptığı ve saat 16.10'a kadar Arif'in evinde ve müştemilatında olduğu, Nevzat Bahtiyar'ın ise olay günü saat 15.08'de Salim Güran ile telefonda görüştükten sonra ikametinden ayrıldığı, Arif’in ikameti ve civarında olduğu, saat 15.27 sıralarında Arif'in evine geldiği, evde bulunduğu, aynı gün saat 15.35'e kadar Arif'in ikametinde olduğu ve daha sonra ayrıldığı, saat 16.00 sıralarında Narin'in cesedinin bulunduğu yerde olduğu tespit edilerek, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar'ın olay günü öncesinde ve sonrasında birlikte hareket ettikleri değerlendirilmiştir” denildi.

SALİM GÜRAN, O GECE CESEDİN BIRAKILDIĞI YERE GİTMİŞ

İddianamede Narin Güran'ın cansız bedeninin bulunduğu yeri aile üyeleri ve şüphelilerin bilme ihtimali doğrultusunda, Eğertutmaz Deresi'ni gören kamera kayıtlarının ayrıntılı olarak incelendiği belirtilerek, “Olay günü bir aracın saat 22.35 sıralarında cesedin bulunduğu yere doğru hareket halinde olduğu, saat 22.48'de cesedin bulunduğu alanda durduğu, saat 22.55 sıralarında ise dönüşe geçtiğinin tespit edildiği, dar alan baz çalışmasına ilişkin bilirkişi raporu ve HTS analiz raporu kapsamında değerlendirildiğinde, kamera kayıtlarında cesedin bulunduğu yere gelen kişinin şüpheli Salim Güran olduğunun net bir şekilde tespit edildi” bilgisi yer aldı.

‘BAŞINDAN BERİ HABERDARLAR’

İddianamede, aile üyelerinin neredeyse tamamının olay gününe ait mesaj ve telefon kayıtlarını silmesinin, olaydan haberdar olduklarını ortaya koyduğu, kamera kayıtlarında en son saat 15.11'de görülen kızlarının kayıp olduğunu kolluk birimlerine saat 20.43'te haber vermesinin izahının olamayacağı ifade edilerek, “Olay günü şehir dışında olduğu HTS kayıtları ve beyanlarla tespit edilen, hakkında ayrıca soruşturma yürütülen Narin'in babası Arif Güran'a kızının kayıp olduğunun eşi ve çocukları da dahil hiçbir aile ferdi tarafından haber verilmemesi, şahsın kızının kayıp olduğunu komşu köyden bir arkadaşının haber vermesiyle öğrenmesi hususu da hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Arama faaliyetlerinin başında öncelikle kolluk görevlilerinin Narin’in son görüldüğü saat hususunda açıkça yanılgıya uğratıldığı, dosyanın aşamalarında yaklaşık 16.00 sıralarında Eğertutmaz Deresi'ne cansız bedeninin bırakıldığı sabit olan Narin'in saat 17.40'ta kendilerine geldiğini söyleyen Maşallah, Birsen ve Melike Güran’ın beyanları, saat 18.47'de Narin'i gördüğüne ilişkin M.K. isimli çocuğun beyanı dikkate alındığında aile organize şekilde hareket ederek çocuk yaştaki tanıkların dahi bu şekilde beyan vermeleri sağlanarak Narin'in bulunmasını ve olayın aydınlatılmasını engellemeye çalışmışlardır. Bazı aile üyelerinin jandarma personelini sessizce dinleyerek yapılacak işlemleri öğrenmeye çalıştıkları, bazı aile üyelerinin elektrik tellerinin birbirlerine çarpmasını sağlayarak yangın çıkarmaları, bazılarının ise ayak numarası itibarıyla uyumsuz olmasına rağmen buldukları bir terlik ile kolluk personelini yanıltmaya çalıştıkları açıkça belirlenmiş ve bu hususlar tutanak içeriklerinde yer almıştır. Aile üyelerinin neredeyse tamamının olay gününe ait konuşma, mesaj içerikleri ve WhatsApp kayıtlarını silmiş olduklarının belirlenmesi karşısında aile üyelerinin başından itibaren olaydan haberdar oldukları ve ortaya çıkmasını engellemeye yönelik yoğun çaba içerisinde oldukları şüpheye yer vermeyecek biçimde ortaya konulmuştur” denildi.

SALİM GÜRAN, OLUMSUZ DURUMDA NEVZAT BAHTİYAR’I SORUMLU TUTMAK İÇİN ORGANİZASYON İÇİNDE

İddianameden Salim Güran'ın, olumsuz bir durumda Nevzat Bahtiyar’ı sorumlu tutmak için köydeki bazı kişilerin eski bir kırmızı araba gördüklerine dair beyanda bulunmasını sağladığı ifade edilerek,

“Salim Güran'ın ses kayıt içeriklerinde jandarma personeline haber verirken köyde bazı kişilerin eski bir kırmızı araba gördüklerine dair beyanlarda bulunarak ve Çarıklı Mahallesi'nde Nevzat Bahtiyar'ın akrabalarının evlerinde arama yapılmasını sağlayarak ilk günden itibaren olası bir olumsuz durumda eylemden sadece Nevzat Bahtiyar'ı sorumlu tutabilmek için bir organizasyon içerisinde olduğu, zira Nevzat Bahtiyar'ın cesedi bıraktığı aracın eski model kırmızı renkli bir araç olmasının bu hususu açıkça ortaya koyduğu, şüphelinin telefonunda yapılan teknik incelemede cihazda yer alan kayıt programındaki olay gününe ilişkin kendince önemli gördüğü kayıtları silmesi, WhatsApp kayıtlarını silmesi hususlarını izah edemediği, alınan son savunmasında hayat kadınlarıyla görüştüğü yönündeki beyanının kayıt silme eylemine karşı geliştirilmiş bir savunma niteliği taşıdığı, bu durumu doğrulamak için de olay günü Narin'in cansız bedeninin gömülmesinden sonra hayat kadını olduğu değerlendirilen bir kişiye mesaj gönderdiği ve bu mesajın silinmeden telefonda bulunmasının da bu durumu kuvvetle ortaya koyduğu, Nevzat ile olay günü saat 15.08 dışında hiç görüşmediğini beyan etmesine karşın HTS analizi ve dar alan baz çalışması yapılan bilirkişi raporunda yaklaşık olay saatinde bir arada oldukları ve birlikte hareket ettikleri açıkça ortaya konulmuştur. Ayrıca şahsın telefonunun bilirkişi marifetiyle incelenmesinde silinmiş olan WhatsApp sesli görüşme kayıtlarında olay günü saat 17.46'da Nevzat ile sesli görüşmeleri bulunduğu belirlenmiştir. Salim Güran'ın aracındaki incelemelerde şoför koltuğunun oturma kısmında sürüntü şeklinde DNA profili ile sağ arka kapı iç kısmında kıl örneğinden elde edilen DNA profillerinin Narin'e ait olduğunun açıkça belirlenmesi durumunun sadece aracın kapılarının açık olması veya tüm çocukların arabaya binmiş olabileceğiyle savunulması mümkün bulunmamıştır. Zira DNA profiline ilişkin inceleme yapılırken araç içerisinde bulunması muhtemel tüm DNA profillerine dair çalışma yapıldığı, yalnızca belirlenmiş olan Narin'e ait DNA profiline dair bir inceleme yapılmadığı, araçta elde edilen tek DNA profilinin Narin'e ait olduğu, şüphelinin kendi ailesine dair bir DNA profili dahi bulunamadığı, Narin'in babası Arif Güran'a ait araç içerisinde yapılan incelemede de herhangi bir DNA bulunamadığı, kendi babasına ait araçta dahi DNA bulgusu olmayan Narin'in DNA profilinin şüpheliye ait aracın iki bölümünde de çıkmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu, teknik olarak da DNA profilinin kan, meni, doku, organ, kıl, idrar, tükürük ve vücut sıvısı gibi biyolojik örneklerde bulunabileceği, Nevzat Bahtiyar'ın alınan beyanında Narin'in yerde yatar vaziyette iken ağzından sıvı geldiği yönündeki beyanının da DNA profilinin biyolojik örnekten elde edilmiş olabileceği ve şüpheli Salim'e bulaşması sonucu araçta bulunması hususlarını kuvvetle muhtemel ortaya koyduğu, bu sebeplerle şüphelinin öldürme eylemi içerisinde olduğu ve delilleri karartmaya çalıştığı, dolayısıyla diğer şüphelilerle birlikte Narin'in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu hususunda yeterli şüphe bulunduğu anlaşılmıştır.”

AĞABEYİ ENES, NARİN’İN KAYBOLDUĞU SAAT İLE İLGİLİ ÇELİŞKİLİ BEYANLARDA BULUNDU

İddianamede, Narin’in ağabeyi Enes’in olay günü ve sonrasında alınan her iki beyanında da Narin'in kaybolduğu saat ile ilgili sürekli olarak çelişkili beyanlarda bulunduğu belirtilerek, “Olay günü mahalle bakkalına giderek alışveriş yaptığı yönündeki beyanının mahalle bakkalının o gün dükkanını kapattığına dair beyanı karşısında açıkça gerçeğe aykırı olduğu tespit edilmiştir. Narin son kamera açısına girdiği saat olan 15.11 öncesinde ve sonrasında ikamette bulunduğunun HTS analiz raporu ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu, şüphelinin gözlerinde bulunan morluklara ilişkin ilk olarak mısır tarlasında meydana geldiği yönündeki beyanları sonrasında kendisine sinirle vurmuş olabileceğini söyleyerek açıkça çelişkiye düşmüştür. Sırtında bulunan tırnak izine benzer izlere ilişkin ilk beyanlarında bir açıklamada bulunamaz iken sonrasında alınan beyanlarında arama çalışmalarında bazı yerlere girerken sırtının çizilmiş olabileceği yönündeki çelişkili beyanları, ceza infaz kurumunda bulunmakta iken görüş esnasında sürekli adli tıp raporlarının çıkıp çıkmadığını sorması nedeniyle üstü örtülü bir şekilde Narin'in cesedi üzerinde kendisine ait herhangi bir DNA çıkıp çıkmayacağı hususunda tedirgin olmuştur. Narin'in diş fırçasını kullanması gibi bir durumdan bahsetmesi ve kardeşi Eren'i kimseye bir şey anlatmaması şeklinde tembih etmesi hususları dikkate alındığında şüphelinin olayın en başından itibaren çelişkili beyanlar ile tutum ve davranışlarda bulunduğunu, eyleme iştirak etmiş olmanın korkusuyla bu şekilde davrandığının açıkça görüldüğü, dolayısıyla diğer şüphelilerle birlikte Narin'in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu hususunda yeterli şüphe bulunmuştur.” denildi.

İDDİANAMEDE; ‘ANNE GÜRAN, OLAYIN İLK GÜNÜNDEN NARİN’İN VEFAT ETTİĞİNİ BİLİYOR’ ŞÜPHESİ

İddianamede, anne Yüksel Güran’ın kızının vefatını ilk günden itibaren bildiği yönünde şüphe olduğu belirtilerek, "Şüpheli anne Yüksel Güran da olay günü ilk saatlerden itibaren Narin’in vefat ettiğini bildiği şeklinde hal ve tavırlar sergilediği, üzüntünün yanı sıra bir korku ve endişe barındıran sözler söylediği, 'Enes'i nasıl kurtarabilirim?' şeklinde beyanlarının bulunduğu, Narin’in cansız bedenine ulaşıldığı gün çıkan tartışmada kardeşi Yasemin'in 'Doğruyu söyleseydiniz böyle olmazdı.' şeklindeki sözleri, Nevzat Bahtiyar'ın alınan savunmalarında istikrarlı olarak Yüksel ile Salim Güran arasında bir ilişki olabileceği yönündeki beyanları ayrıca Narin'in cansız bedeninin Nevzat isimli şüpheli tarafından götürüldüğü esnada arkasından bakarak ağladığı yönündeki beyanlar dikkate alındığında diğer şüphelilerle Narin'in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu hususunda yeterli şüphe bulunduğu tespit edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

NEVZAT, DİĞER ŞÜPHELİLERLE HAREKET ETMİŞ

Şüpheli Nevzat Bahtiyar’ın, Narin’in cenazesini ikametten aldığı şeklindeki beyanlarının HTS analiz raporu ve bilirkişi raporuyla da belirlendiği belirtilen iddianamede, “Şüphelinin ilk andan itibaren Narin'e ait cansız bedeni alarak ve çuval içerisine koyarak Eğertutmaz Deresi'ne bıraktığı yönündeki beyanları, çuval ile şahsın ahırında bulunan çuvalın benzer ve numaralarının ardışık olduğunun belirlendiği, kamera kayıtlarından Narin'in cansız bedenini kendisinin bulunduğu yere bıraktığı belirlenmiştir. Son olarak alınan beyanında cenazeyi ikametten aldığı şeklindeki beyanları HTS analiz raporu ve bilirkişi raporuyla da belirlenmiştir ancak şüphelinin olay öncesinde de Salim ile birlikte olduğu ve Narin'in ikametine girdikleri, olaydan sonra hiç görüşmediklerini beyan etmelerine rağmen yapılan telefon incelemesinde olay günü saat 17.40'ta görüştükleri açıkça belirlenmiştir. Olay günü ve olay saatinde arkadaşı olan şüpheli Salim ile birlikte Narin'in ikametine girdikleri ve birlikte hareket ettikleri tespiti karşısında Narin'in öldürülmesi eylemine iştirak iradesinin bulunduğu ve fikir ve eylem birlikteliği içerisinde diğer şüphelilerle birlikte hareket ettiği açıkça ortaya konulmuş ve bu hususta yeterli şüpheye ulaşıldığı değerlendirilmiştir” denildi.

‘BELİRLENEMEYEN BİR SEBEP VE SAİKLE, NARİN GÜRAN'I BOĞMAK SURETİYLE ÖLDÜRDÜKLERİ ANLAŞILMIŞTIR’

İddianamenin değerlendirme ve sonuç kısmında ise, şu ifadelere yer verildi:

“Dosyada bulunan kamera görüntüleri, ifade tutanakları, adli tıp raporları, olay yeri inceleme raporları, HTS kayıtları, HTS daraltılmış baz analiz raporu, kriminal raporlar, görüşme kayıtları, cep telefonları üzerinde yapılan inceleme neticesinde elde edilen veriler, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde izah olunan ve çelişkileriyle ortaya konulan sebeplerle şüpheliler soruşturmanın en başından itibaren çelişkili, hayatın olağan akışına aykırı, toplum düzeninin ve aile yaşantısının getirdiği genel kurallar ve teamüllere aykırı tutum ve davranışlar içerisinde olmuşlardır. İlk günden itibaren kayıp çocuk olarak ihbarda bulunarak ve Narin Güran'ın son görüldüğü saate ilişkin çelişkiler yaratarak bulunmasını ve olayın ortaya çıkmasını engelledikleri tespit edilmiştir.

21 Ağustos günü saat 15.11 sıralarında kamera açısına son kez giren ve evine doğru çıkan patikaya yönelen Narin'in eve ulaştığı saatte dosya kapsamında bulunan HTS analiz raporları, dar alan baz çalışmasına ilişkin bilirkişi raporu dikkate alındığında, tüm şüphelilerin ikamette bulunduğunun net bir biçimde ortaya konulması karşısında zaman ve mekan birliği içerisinde olan şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği içerisinde iştirak iradesiyle hareket ederek, öldürme eylemi üzerinde ortak hakimiyet kurarak belirlenemeyen bir sebep ve saikle Narin Güran'ı boğmak suretiyle öldürdükleri ve üzerlerine atılı suçu müşterek fail olarak işledikleri hususunda yeterli şüphenin oluştuğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle şüphelilerin üzerlerine atılı 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasına karar verilmesi talep olunur.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/uc-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istemi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/uc-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istemi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/uc-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istemi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/uc-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istemi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/uc-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-istemi/612144/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Oct 2024 10:52:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Narin'in cesedini nasıl taşıdı?</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cesedi bir dere yatağında bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı.

Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan N.B., savcılık ifadesinde yaşananları itiraf etti. Küçük kızın cesedini dereye bıraktığını kabul eden N.B., bu eylemi 200 bin TL karşılığında gerçekleştirdiğini söyledi.

N.B.'nin ifadesine göre, olay günü köy muhtarı Salim Güran ile telefonla konuştu. Bu sırada Salim Güran, N.B.'ye köy yolunda korna çalarak durmasını işaret etti. Yanında getirdiği battaniyeye sarılı cesedi N.B.'ye gösteren muhtar, "Bunu yok etmelisin" dedi ve ona 200 bin TL teklif etti. N.B., olayın şokunu yaşadığını ancak korku ve para teklifinin baskısıyla cesedi dereye götürmeyi kabul ettiğini belirtti.

Cesedi dere yatağına bırakan N.B., cesedin üzerine taş koyarak gizlemeye çalıştı. İfadesinde olayın ardından büyük pişmanlık duyduğunu ancak Salim Güran’ın baskısı nedeniyle itiraf edemediğini dile getirdi. Ayrıca, Narin Güran’ı arama çalışmalarına katıldığını, bu sırada muhtarın da aramalara katılmış gibi görünmesine rağmen tedirgin tavırlar sergilediğini söyledi.

N.B.'nin ifadesine göre, muhtar Salim Güran, cesedi yok etmesi için kendisine baskı yapmış ve parayı daha sonra vereceğini söylemişti. Olayla ilgili soruşturma Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devam ederken, N.B.'nin ifadesi, davanın seyrini etkileyecek önemli bir itiraf olarak değerlendiriliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/narin-in-cesedini-nasil-tasidi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/narin-in-cesedini-nasil-tasidi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/narin-in-cesedini-nasil-tasidi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/narin-in-cesedini-nasil-tasidi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/narin-in-cesedini-nasil-tasidi/611941/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Sep 2024 16:50:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>5 bin kilometre yol kat edip ata yurduna döndüler</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri; Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika'dan yaklaşık 5 bin kilometre kat edip gelen leylek popülasyonuna ev sahipliği yapıyor.

Bismil ilçesinden geçen Dicle Nehri, yıllardır leyleklere ev sahipliği yapıyor. Nil Vadisi, Etiyopya, Somali ve Afrika gibi yerlerden yaklaşık 5 bin kilometre kat edip gelen leylekler, ata yurtlarında varlıklarını sürdürüyor.

Hatay üzerinden gelen leyleklerin bir kısmı Avrupa popülasyonuna katkı sağlarken, bir kısmı ise; ata yurdu olan Diyarbakır'a gelip, yıllardır kullandıkları yuvalarına yerleşiyor. Öncü olarak gelen erkek leylek, daha sonra gelen dişi leylek ile kuluçka ve yavrulama dönemini burada geçiriyor.

Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, Diyarbakır'ın Bismil leylekleri oldukça önemli popülasyon oluşturduğunu, Türkiye'de yıllardan beri takip edilen popülasyon olduğunu söyledi.

Bu sene ile birlikte 23 yıldır leylekleri takip ettiklerini belirten Prof. Dr. Kılıç, burada yumurtadan çıktıktan sonra kışı geçirmek üzere Nil Vadisi'ne, Etiyopya, Somali, Afrika'ya gittiklerini ve kat ettikleri mesafenin yaklaşık 4-5 bin kilometre olduğunu dile getirdi.

"Buradaki çevre şartlarındaki değişimleri leyleklerden de gözleyebiliyoruz"

Orada kış şartları, yiyecek bulabilme ve ortam ısısı daha uygun olduğuna değinen Prof. Dr. Kılıç, şöyle konuştu:

"Kışı geçirdikten sonra şubat ortasından itibaren tekrar doğdukları Diyarbakır Bismil'e geliyorlar. Buraya gelenlerin bir kısmı doğu popülasyonu oluşturuyor. Bir kısmı ise Avrupa popülasyonu oluşturuyor. Onlarda Hatay üzerine Orta Anadolu'ya sonra İstanbul Boğazı'ndan Balkanlar ve Orta Avrupa'ya kadar yayılıyorlar. Ülkemiz bu bakımda göç yolu üzerinde. Buradaki çevre şartlarındaki değişimleri leyleklerden de gözleyebiliyoruz."

"Bunlar, 5 yumurta ve 5 yavru yetiştirebiliyorlar"

Leyleklerin, yağışların bol olduğu, bitkisel üretimin bol olduğu yıllarda daha fazla yavru yetiştirdiğine dikkat çeken Prof. Kılıç, "Bismil leyleklerinin bir başka ilginç özelliği daha var. Buradaki koloni yüksek gerilim hatlarında ve Dicle Nehri'ne yakın yuvalanıyorlar. Nehir ile aralarında bazen 100 metre kadar bir mesafe var. Bunlar, 5 yumurta ve 5 yavru yetiştirebiliyorlar. Başka yerlerde de 5 yumurta 5 yavru var ama yuvadan ayrılabilenlerin sayısı ancak 1 veya 2 tane. Bunlar, tabiatta kurbağa, çekirge, dana burnu ile beslenirler" dedi.

Çevredeki insanlarında leyleklere karşı yaklaşımları anılmaya değer, saygın bir yaklaşım olduğuna değinen Prof. Kılıç, leyleklerin yuva kurarken ilginç özelikleri olduğunu, bazıları 20-30 sene aynı yuvayı kullandığını kaydetti.

Göçten ilk gelen öncüler genelde erkekler olduğunu aktaran Prof. Kılıç, "Bunlar önceki yılın yuvalarının sahipleridir. Yuvalarını özelikle diğer komşularına karşı korurlar. Dişiler onlardan sonra gelir, birlikte yuva kurma faaliyetlerine başlarlar. Mart ayı içinde yuva kurma, üreme davranışlarını sürdürürler. Nisan başından itibaren yumurta yaparlar. Yaklaşık 1 ay kuluçka dönemi vardır. Mayıs'tan itibaren artık yavruları görmeye başlarız. Yavrular, yaklaşık 50 gün civarında yuvada kalırlar. Haziran ortasından sonra yavrular artık yavaş yavaş yuvadan ayrılabilecek büyüklüğe erişirler" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/5-bin-kilometre-yol-kat-edip-ata-yurduna-donduler-20240307AW15.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/5-bin-kilometre-yol-kat-edip-ata-yurduna-donduler-20240307AW15.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/5-bin-kilometre-yol-kat-edip-ata-yurduna-donduler-20240307AW15-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/03/5-bin-kilometre-yol-kat-edip-ata-yurduna-donduler-20240307AW15.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/5-bin-kilometre-yol-kat-edip-ata-yurduna-donduler/611051/</link>
			<pubDate>Thu, 07 Mar 2024 12:52:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Behçet Avcı'nın cesedi dere yatağında bulundu</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'ın Hani ilçesinde düğüne giden şahıs, dengesini kaybederek düştüğü dere yatağında hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alınan bilgiye göre, ilçede bir yakınının düğününe giden Behçet Avcı (51), dere üzerindeki köprüyü kullandı. Dengesini kaybeden Avcı, sağanak nedeniyle debisi yükselen derede akıntıya kapıldı.

İhbar üzerine olay yerine AFAD, Dicle Üniversitesi Arama ve Kurtarma (DÜAK) ve itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu Avcı'nın cansız bedenine ulaşıldı. Ceset, otopsi yapılmak üzere hastaneye götürüldü.

Öte yandan, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, Kulp'ta etkili olan sağanak nedeniyle toplandı.

Kurul kararıyla ilçedeki Aygün İlkokulunda 20 Kasım Pazartesi günü eğitim öğretime ara verildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/behcet-avcinin-cesedi-dere-yataginda-bulundu-20231120AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/behcet-avcinin-cesedi-dere-yataginda-bulundu-20231120AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/behcet-avcinin-cesedi-dere-yataginda-bulundu-20231120AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/11/behcet-avcinin-cesedi-dere-yataginda-bulundu-20231120AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/behcet-avci-nin-cesedi-dere-yataginda-bulundu/610476/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 10:36:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Günlük 11 köyden toplayıp üretiyorlar, Türkiye'nin her yerine gönderiyorlar</title>
			<description><![CDATA[Zülfük Gümüş: ''Türkiye'nin birçok iline kargoyla gönderebiliyoruz. Kargolarımız durmuyor siparişlere yetişemiyoruz. Çeşitlerimiz çok'']]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Ergan ilçesinde köy halkının kendi imkanlarıyla ürettiği mandıra peyniri, Türkiye'nin birçok noktasına gönderilerek sofraların vazgeçilmez tadı oluyor.

Ergani ilçesine bağlı Güneştepe köyünde 20 yıldır mandıracılık yapan Zülfük Gümüş, kendi imkanlarıyla günlük 11 köyden topladıkları sütlerle, ürettikleri çeşit çeşit peyniri hem Diyarbakır hem de Türkiye'nin bir çok noktasına gönderiyorlar. Bahar aylarında ineklerin süt oranının yüksek olmasından dolayı günlük 8 ton süt toplayarak 1 tona yakın peynir üretiliyor. Yaz aylarında ise ineklerin sütten kesilmesinden dolayı bu oran 2 tona kadar düşerek günlük 300 kilo peynir üretimi yapılıyor. Üretilen peynir sayesinde köydeki 10 kişiye de istihdam sağlanıyor.

Köyden topladıkları sütleri hiçbir katkı maddesi kullanmadan doğal bir şekilde vatandaşlara sattıklarını dile getiren Zülfük Gümüş kargolara da yetişemediklerini söyledi. Gümüş, "20 yıldır mandıracıyım. İlçemizde 11 köyün sütünü toplayıp bulunduğumuz köye getirip mayalıyoruz. Bahar ayında 7-8 kişi çalışıyoruz. Şuanda 4 kişi çalışıyoruz.

Bahar ayında süt fazla olduğu için 10 kişiye kadar da çalışabiliyoruz. Bahar ayında 7-8 ton süt topluyoruz, günlük 1 ton peynir üretiyoruz. Yaz aylarında ineklerin sütten kesilmesinden dolayı 2 tona kadar düşüyor günde 300 kilo peynir üretiyoruz. Ürettiğimiz peynirleri Diyarbakır ve Türkiye'nin birçok iline kargoyla gönderebiliyoruz. Kargolarımız durmuyor siparişlere yetişemiyoruz. Çeşitlerimiz çok. Lavaş, dil, ince örgü ve fitil çeşitlerini üretiyoruz. Köyden nasıl almışsak aynı şekilde vatandaşlarımıza sunuyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gunluk-11-koyden-toplayip-uretiyorlar-turkiyenin-her-yerine-gonderiyorlar-20230905AW02.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gunluk-11-koyden-toplayip-uretiyorlar-turkiyenin-her-yerine-gonderiyorlar-20230905AW02.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gunluk-11-koyden-toplayip-uretiyorlar-turkiyenin-her-yerine-gonderiyorlar-20230905AW02-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/09/gunluk-11-koyden-toplayip-uretiyorlar-turkiyenin-her-yerine-gonderiyorlar-20230905AW02.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/gunluk-11-koyden-toplayip-uretiyorlar-turkiye-nin-her-yerine-gonderiyorlar/610096/</link>
			<pubDate>Tue, 05 Sep 2023 19:09:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarihi Anzele suyunda havaların ısınmasıyla balıkların yerini çocuklar aldı</title>
			<description><![CDATA[Havaların ısınmasını fırsat bildiğini belirterek süs havuzunda serinlediklerini ifade eden Emir Aslan, yüzmek için Bağlar ilçesinden Anzele suyuna geldiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte çocuklar kentin sembolleri arasında yer alan Anzele Parkı'ndaki tarihi Anzele suyuna serinlemek amacıyla akın etti.

Diyarbakır'da hava sıcaklığı artınca bunalan çocuklar, merkez Sur ilçesinde bulunan Anzele Parkı'nın süs havuzuna girdi. 'Suya girmek tehlikeli' tabelasına aldırış etmeyen çocuklar, serinlemenin keyfini yüksekten atlayarak tehlikeye davetiye çıkarıyor.

Havaların ısınmasını fırsat bildiğini belirterek süs havuzunda serinlediklerini ifade eden Emir Aslan, yüzmek için Bağlar ilçesinden Anzele suyuna geldiğini söyledi.

Arkadaşlarıyla birlikte serinlemenin keyfini Anzele'de yaşadığını dile getiren Aslan, "Havalar son günlerde aşırı sıcak oldu. Anzele suyuna arkadaşlarımla gelip yüzüyoruz. Yüzmeyi Anzele suyunda öğrendim. Serinleme amacıyla bir zamanlar geldiğim yerde artık yüzüyorum. Burası herhangi bir tehlike arz etmiyor. Zaten burası çocuklara uygun bir yer. Diyarbakır'da bu sene havalar çok ayarsız. Bazen sıcak oluyor tişört çıkarıyoruz, bazen de soğuk olup bir anda yağmur yağıyor hasta oluyoruz. Ama yüzmek gibisi yok. Yüzmeyi çok seviyoruz" dedi.

Suda yüzmenin kendisi için herhangi bir tehlike arz etmediğini ifade eden Sultan Elyusuf, "Diyarbakır'da havaların ısınmasıyla birlikte Anzele suyuna yüzmek için geldik. Yüzme sezonunu her zamanki gibi Anzele'ye gelerek açtık. Suda yüzmek bizim için tehlikeli değildir. Yüzmeyi bildiğimiz için herhangi bir zararı olmaz. Buraya arkadaşlarımla gelip serinliyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/tarihi-anzele-suyunda-havalarin-isinmasiyla-baliklarin-yerini-cocuklar-aldi-20230518AW89.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/tarihi-anzele-suyunda-havalarin-isinmasiyla-baliklarin-yerini-cocuklar-aldi-20230518AW89.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/tarihi-anzele-suyunda-havalarin-isinmasiyla-baliklarin-yerini-cocuklar-aldi-20230518AW89-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/05/tarihi-anzele-suyunda-havalarin-isinmasiyla-baliklarin-yerini-cocuklar-aldi-20230518AW89.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tarihi-anzele-suyunda-havalarin-isinmasiyla-baliklarin-yerini-cocuklar-aldi/609595/</link>
			<pubDate>Thu, 18 May 2023 12:08:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>El-Cezeri'nin sütunceleri depremde kayma olmadığını kanıtladı</title>
			<description><![CDATA[800 yıl önce yapıldığı bilinen medrese, Kahramanmaraş merkezli depremlerde sütuncelerin sağlam dönmesiyle yapısında herhangi bir kaymanın ve bozulmanın olmadığını gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da El-Cezeri tarafından Mesudiye Medresesi'nin yapımında yerleştirilen sütuncelerin dönmeye devam etmesi, tarihi medresenin Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenmediğini gösterdi.

Merkez Sur ilçesindeki cami içerisinde bulunan tarihi Mesudiye Medresesi'nde, Leonardo da Vinci'ye ilham kaynağı olduğu düşünülen El-Cezeri tarafından yapılan taş denge sütunları, görenleri hayran bırakıyor.

800 yıl önce yapıldığı bilinen medrese, Kahramanmaraş merkezli depremlerde sütuncelerin sağlam dönmesiyle yapısında herhangi bir kaymanın ve bozulmanın olmadığını gösterdi.

Diyarbakır Ulu Cami'de Diyanet İşleri Başkanlığının görevlendirdiği gönüllü rehberlik yapan Yaser Aydın, medresenin yapısında depremden kaynaklı herhangi bir hasar bulunmadığını belirtti.

Aydın, "Diyarbakır Ulu Cami'ye baktığımızda, özellikle cami içerisindeki Mesudiye Medresesi'nde El-Cezeri tarafından yapılan sütunceleri görmekteyiz. El-Cezeri, Mesudiye Medresesi ilk yapıldığında medrese avlusuna iki sütunceyi yaptırmıştır. Medresenin 800 yıllık tarihi bulunmaktadır. Bu anlamda El-Cezeri tarafından yapılan sütunceler de 800 yıllık tarihe dayanmaktadır. Bu sütunceler de depremin habercisi olarak ifade ediliyor. Bir nevi alarm sistemi diyebiliriz" dedi.

Medresenin statiğinde herhangi bir bozulmayla birlikte sütunların ağır dönebileceğini veya kilitlenebileceğini söyleyen Aydın, şunları kaydetti:

"Yakın süreçte Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen şiddetli depremlere rağmen yapının herhangi bir zarar görmediğini bilmekteyiz. Cami ve medresenin hasarsız bir şekilde eski ihtişamını koruduğunu söyleyebiliriz. Medresenin statiğinde herhangi bir sorun oluşmuş olsaydı, sütuncelerin gizemli bir şekilde kilitlendiğini ve döndürülemeyeceğini görebiliriz. Ancak sütuncelerin sağlıklı bir şekilde çalıştığını gördüğümüz için yapıda herhangi bir zararın olmadığını ifade edebiliriz."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/el-cezerinin-sutunceleri-depremde-kayma-olmadigini-kanitladi-20230225AW83.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/el-cezerinin-sutunceleri-depremde-kayma-olmadigini-kanitladi-20230225AW83.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/el-cezerinin-sutunceleri-depremde-kayma-olmadigini-kanitladi-20230225AW83-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/el-cezerinin-sutunceleri-depremde-kayma-olmadigini-kanitladi-20230225AW83.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/el-cezeri-nin-sutunceleri-depremde-kayma-olmadigini-kanitladi/609100/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Feb 2023 10:55:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Diyarbakır'da enkaz altında kalanlar kurtarılıyor... "Ses geliyor mu"</title>
			<description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli 10 şehri etkileyen yıkıcı depremin ardından yıkılan binalardaki enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşılmaya çalışılıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Bağlar'da yıkılan bir binanın altında kalan aile fertleri kendilerini kurtarmaya gelenlerle iletişime geçti.

Deprem altında yardım bekleyen bir genç, "Ablamın durumu iyi. Kardeşim de arkamda. Kardeşimden ses geliyor" diyerek kurtarılanlarla konuştu

Bağlar'da depremde yıkılan binanın altında kalanlar olduğu bildirildi. Bunun üzerine bölge sakinleri seferber oldu.

Enkaz altında görüntülenen bir genç, "Ablam, kardeşim ve ben buradayız. Kardeşim tepki veriyor. Ses geliyor "dedi.

Kurtarmaya gelenlerle enkaz altındaki gencin konuşması an be an kameraya yansıdı.

Deprem bölgesinde enkaz üzerinde yoğunluk olmaması, kurtarma ekiplerine destek olunması istendi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/diyarbakirda-enkaz-altinda-kalanlar-kurtariliyor-ses-geliyor-mu-20230206AW82.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/diyarbakirda-enkaz-altinda-kalanlar-kurtariliyor-ses-geliyor-mu-20230206AW82.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/diyarbakirda-enkaz-altinda-kalanlar-kurtariliyor-ses-geliyor-mu-20230206AW82-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/02/diyarbakirda-enkaz-altinda-kalanlar-kurtariliyor-ses-geliyor-mu-20230206AW82.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/diyarbakir-da-enkaz-altinda-kalanlar-kurtariliyor-ses-geliyor-mu/608951/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Feb 2023 10:25:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şifa deposu Zivzik'in hem fiyatı hem de rağbeti arttı</title>
			<description><![CDATA[Geçen yıla nazaran fiyatı 4 kat artan Zivzik'e rağbet giderek artıyor. Özellikle kış mevsimi olmasından dolayı vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siirt'in Şirvan ve Pervari ilçesinin köylerinde yetiştirilen ve bozulmadan 8 ay tazeliğini koruyan "Zivzik" narına soğuk havalarla ile birlikte Diyarbakır'da rağbet arttı.

Siirt'in ekonomisinde önemli bir yere sahip olan ve ülke ekonomisine ciddi gelir sağlayan "Zivzik" narı 8 ay bozulmadan kendini koruyor. Nar meyvesinin insan sağlığı üzerindeki en yaygın bilinen olumlu etkileri, kanser türlerine karşı koruma sağlamasıdır. Özellikle doğal bir kalp ilacı olarak tanımlanan nar, suyunun sıkılmasıyla soğuk havaların olmazsa olmazı oluyor.

Nar suyunun her gün bir bardak tüketilmesi, kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilmesiyle biliniyor. Aynı şekilde iyi kolesterolü yükseltebilir ve bu da felç ve kalp krizi riskini azalttığı değerlendiriliyor.

Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde 14 yıllık doğal ve katkısız meyve suyu üretimi yapan Cuma Ermiş, kışın en çok tercih edilen meyveler arasında olan Zivzik narının sıkılarak içilmesi gerektiğini söyledi.

Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Zivzik (Dişlinar) köyünde yetişen kalp dostu narı ekim-kasım aylarında Diyarbakır'a getirdiklerin belirten Ermiş, narın dolaplara girmeden 6-7 ay oluşum süresi olduğunu ifade etti.

Ermiş, "Organik, katkısız ve ilaçsız narlarımız bulunmakta. Nar kanı inceltir. Soğuk algınlığına, kalbe, kolesterole, kalp damar hastalıklarına, katarak hastalığına, diyabet hastalığına ve soğuk algınlığı gibi ismini sayamadığım birçok hastalığa iyi gelir" dedi.

Günde en az 1 bardak nar suyu tüketilmesi gerektiğini kaydeden Ermiş, "Kış aylarında özellikle nar suyu oluşabilecek enfeksiyon hastalıklarına çok iyi geliyor. Narın suyunu çıkarıp içersek daha iyi etkisi olur. Çünkü direkt vitamin sıkılıp mideye gider. Öte yandan dediğimiz gibi düzenli bir şekilde günde 1 bardak nar suyu tüketildiği takdirde gün boyu insanı dinç tutar. Bunun sebebi de kanın yenilenmesinden kaynaklıdır. Nar, ilaç görevi görüyor" şeklinde konuştu.

Geçen sene nar suyunun bardağının 5 Türk Lirası olduğunu söylen Ermiş, bu sene fiyatın 20 Türk Lirası olmasına rağmen rağbetin iyi olduğunun altını çizdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/sifa-deposu-zivzikin-hem-fiyati-hem-de-ragbeti-artti-20230103AW79.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/sifa-deposu-zivzikin-hem-fiyati-hem-de-ragbeti-artti-20230103AW79.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/sifa-deposu-zivzikin-hem-fiyati-hem-de-ragbeti-artti-20230103AW79-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2023/01/sifa-deposu-zivzikin-hem-fiyati-hem-de-ragbeti-artti-20230103AW79.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sifa-deposu-zivzik-in-hem-fiyati-hem-de-ragbeti-artti/608715/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Jan 2023 17:00:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üç ayda bir toprağa gömülmeli, 14 yaşındaki usta dünyaya ihraç ediyor</title>
			<description><![CDATA[Bu taşların genelde Ukrayna, Polonya, Litvanya, Rusya gibi ülkelerde çıktığını belirten Fibal, "30-35 milyon yıllık doğal taşlardır. Bu taşlar uzun süre toprak altında kaldıktan sonra şekil alıyorlar'' dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinde kehribar taşı, 14 yaşındaki tespih imalatçısının eliyle işlenip Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına gönderiliyor.

Tarihi Sur ilçesinde 30 milyon yıllık kehribar taşları 14 yaşındaki Serhat Fibal'in eliyle işlenip Türkiye'nin diğer illerine ve yurt dışına gönderiliyor. 4 yıl içinde tespih ustası olan Fibal, bir yandan da okuluna gidiyor. Fibal, meslek hayatına tespih imalatçısı olarak devam etmeyi düşünüyor. Kehribar taşının 32 farklı hastalığa iyi geldiğini söyleyen Serhat Fibal, "Bunlar bilimsel olarak açıklanan rakamlar.

Doğal taşlar yurt dışında bazı ülkelerde reçete ile ilaç niyetine verilirken, bazı ülkelerde de doktorlar tarafından hastalara öneriliyor. İlaç kullanıyorsanız ilacı kestirir, hastalık ilerlemişse onu azaltır. Doğal taş olduğu için özellikle sinir ve strese iyi geliyor. İçerisinde herhangi bir katkı maddesi yok. Kehribar taşının faydasını gösteren madde içerisindeki süksinik asittir" dedi.

Bu taşların genelde Ukrayna, Polonya, Litvanya, Rusya gibi ülkelerde çıktığını belirten Fibal, "30-35 milyon yıllık doğal taşlardır. Bu taşlar uzun süre toprak altında kaldıktan sonra şekil alıyorlar. Bize kaba taş şeklinde geliyor. Bu taşları kesip biz şekil veriyoruz. Taşları torna ve makine ile şekillendirip cilalıyoruz. Ama cilasız taşlar daha saf ve daha sağlıklı oluyor. Saf ve işlenmemiş taşın minareli daha fazla olduğu için faydası da daha çok oluyor" şeklinde konuştu.

"3 ayda bir 12 saat toprak içine gömülmeli"

Kehribar taşlarının zamanla renk değiştirdiğini belirten Fibal, "Bu taşlar zamanla vücutta parlamaya başlar. Şeffaf olan taşlar kan kırmızısı, mat olan taşlar ise koyu kahverengi rengini alıyor. Kehribar doğal taş olduğu için 2-3 ayda bir 12 saat toprağa bırakılmalı.

Çünkü kehribar taşı kötü enerjiyi ve hastalığı içine çekiyor. Bunları atması için 12 saat toprak içerisinde kalmalı. Kızıl, yeşil, Dominik, Ukrayna, Rusya, Kalingrat ve Kraliçe kehribar dediğimiz çeşitler en iyileri arasında yer alıyor" dedi.

Fibal, kehribar taşlarının tanesinin 100 ile 7 bin lira arasında satıldığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/uc-ayda-bir-topraga-gomulmeli-14-yasindaki-usta-dunyaya-ihrac-ediyor-20221106AW75.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/uc-ayda-bir-topraga-gomulmeli-14-yasindaki-usta-dunyaya-ihrac-ediyor-20221106AW75.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/uc-ayda-bir-topraga-gomulmeli-14-yasindaki-usta-dunyaya-ihrac-ediyor-20221106AW75-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/uc-ayda-bir-topraga-gomulmeli-14-yasindaki-usta-dunyaya-ihrac-ediyor-20221106AW75.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/uc-ayda-bir-topraga-gomulmeli-14-yasindaki-usta-dunyaya-ihrac-ediyor/608171/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 11:07:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sütunlar haber veriyor, yüzyıllar evvel yapılmış olmasına karşın halen çalışması şaşırtıyor</title>
			<description><![CDATA[Tarihi çok eski olmasına karşın halen yapılma maksadında olduğu gibi haber veriyor. Yerli ve yabancı turistler gördükleri karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Ulu Cami içinde bulunan tarihi Mesudiye Medresesi'nde 1183 yılında, sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen Ebü'l-İzz İsmâîl bin er-Rezzâz (El-Cezeri) tarafından yapılan, bir nevi deprem alarm sistemi işlevini gören 2 sütunce, yerli ve yabancı turistleri hayran bırakıyor.

Anadolu'nun en eski camilerinden biri olan ve İslam alemi için 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır'daki Ulu Cami, 639 yılında Hazreti Ömer'in halifeliği döneminde kentin fethi sonrası İslam alemine kazandırılan önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor.

Merkez Sur ilçesindeki cami içerisinde bulunan tarihi Mesudiye Medresesi'nde, Leonardo da Vinci'ye ilham kaynağı olduğu düşünülen El-Cezeri tarafından yapılan 2 sütun, görenleri hayran bırakıyor.

4 yıla yakın Diyarbakır Ulu Cami'de Diyanet İşleri Başkanlığının görevlendirdiği gönüllü rehberlik yapan Yaser Aydın, El-Cezeri'nin medrese içerisindeki sütunları yapmasındaki amacın, deprem veya toprak kaymasında alarm sistemi gibi işlev gördüğünü söyledi.

Tarihi medresenin 1183 yılında Melik Mesud döneminde yapımının tamamlandığı için Mesudiye Medresesi adını aldığını aktaran Aydın, Mesudiye Medresesi'nin Anadolu'nun ilk medreselerinden biri olduğunu ifade etti.

Ulu Cami ve Mesudiye Medresesi içerisinde El-Cezeri'ye ait 2 eserin olduğunu hatırlatan Aydın, "Burada hem Ulu Cami avlusunda hem de medresenin içerisinde İmam El-Cezeri'ye ait olduğu ifade edilen 2 tane önemli eser bulunuyor. Bunlardan bir tanesi hemen arkamızda bulunan sütunlardır. Sağda ve solda mihrabın iki tarafında sütunlar bulunur.

Mihrabın sağına ve soluna bu sütunların yapılmasındaki neden; herhangi bir deprem veya toprak kayması olduğu zaman yapıda herhangi bir hasar meydana geldiği zaman bu sütunları döndüremiyoruz ve durduğu yerde kilitleniyor" dedi.

El-Cezeri'ye ait sütunların 1975 Lice depreminden dolayı kısmen hasar gördüğünü kaydeden Aydın, "Solda olan sütun sağlıklı çalışırken sağdaki sütunu çevirmekte zorlanıyoruz. Bunun sebebi de yaşlı amcalarımıza sorduğumuzda en son Diyarbakır'da meydana gelen Lice depremiyle beraber bu yapının az da olsa hasar gördüğü yorumu yapılır. Bu anlamda sütunların bir alarm sistemi gibi işlev gördüğünü söyleyebiliriz" ifadelerine yer verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/sutunlar-haber-veriyor-yuzyillar-evvel-yapilmis-olmasina-karsin-halen-calismasi-sasirtiyor-20221102AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/sutunlar-haber-veriyor-yuzyillar-evvel-yapilmis-olmasina-karsin-halen-calismasi-sasirtiyor-20221102AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/sutunlar-haber-veriyor-yuzyillar-evvel-yapilmis-olmasina-karsin-halen-calismasi-sasirtiyor-20221102AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/11/sutunlar-haber-veriyor-yuzyillar-evvel-yapilmis-olmasina-karsin-halen-calismasi-sasirtiyor-20221102AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sutunlar-haber-veriyor-yuzyillar-evvel-yapilmis-olmasina-karsin-halen-calismasi-sasirtiyor/608131/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 18:16:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tekrar ekim için 7 yıl bekliyorlar, kar suyuyla beslendiğinden taneleri daha sert</title>
			<description><![CDATA[Benzerleri 15 derece sıcaklıktaki sularla beslenir. Ama bu bölgede kar suyuyla beslendiği için 5 derece ile 10 derece arasında değişiyor. Dolayısıyla daha fazla su alıp taneleri de daha sert oluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da gazetecilik kariyerini bırakıp doğup büyüdüğü Diyarbakır'a dönen Şehadet Çitil, 100 bin yıl önce atılan lavlar içerisinde tescilli "Karacadağ pirinci" üretiyor.

Diyarbakır'da Hendek olayları sırasında doğup büyüdüğü şehirde yaşanan olaylardan etkilenerek gazeteciliği bırakıp İstanbul'dan memleketi Diyarbakır'a dönen Şehadet Çitil, o dönem hem maddi hem de psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşayan bölgedeki kadınlarla birlikte yeni bir tarım modeli geliştirdi. Çitil, kadınların ürettiği organik ürünleri alarak Türkiye'nin dört bir yanına ulaştırıyor.

Şu anda Diyarbakır, Bitlis, Van, Hakkari, Şırnak ve daha pek çok şehirde 200'ü aşkın kadın üreticiyle çalışan Çitil, bu kez 100 bin yıl önce atılan lavlar içerisinde Diyarbakır'ın coğrafi işareti olan Karacadağ pirinci üretimine başladı. 7 yılda bir ekilen ata tohumu ve gübresiz Karacadağ pirincini dünyaya tanıtma yolunda büyük bir çaba sarf eden Şehadet Çitil, tek kadın üreticisi unvanına da sahip oldu.

Eski yöntemlerle pirincin hasadını yaptıklarını kaydeden Çitil, "Karacadağ bölgesinde Diyarbakır'ın coğrafi işaretli Karacadağ pirincinin tek kadın üreticisiyiz. Karacadağ, en son lavını 100 bin yıl önce atıyor. 100 bin yıl önce attığı lavlarla biz bugün tarım yapıyoruz. Diyarbakır'ın Karacadağ pirinci endemik bir bitki. Başka yerde yetişmiyor. Dünyada zaten taşlık bir bölgede pirinç yetiştiren nadir, hatta tek bölge diyebiliyoruz Karacadağ bölgesi için" dedi.

"Hep bir önceki seneden devir daim tohumlarla üretiliyor"

"Karacadağ bölgesindeki pirinç yetiştirilmesi, eski geleneksel usullerle yapılıyor" diyen Çitil, "Ne için? Çünkü tarım aracı giremiyor. Taşlık bir arazi olduğu için, hala eski usullerle tarım yapılıyor. Tohumu ata tohumu. Çünkü bir pirinç tohum fabrikası yok burada dolayısıyla hep bir önceki seneden devir daim tohumlarla üretiliyor. Hiç ilaç kullanılmıyor bu bölgede, çünkü ihtiyaç yok. Taşlık bir arazi olduğu için zaten mineral ve protein değeri çok yüksek bir pirinç elde ediyorsunuz" diye konuştu.

"Bu sene yetiştirdiniz, en az 7 sene beklemek zorundasınız"

En önemli özelliğinin kar suyuyla beslenmesi olduğunu belirten Çitil, "Normalde Türkiye'de aslında çeltikler 15 derece sıcaklıktaki sularla beslenir. Ama Karacadağ'da kar suyuyla beslendiği için 5 derece ile 10 derece arasında değişir. Dolayısıyla daha sert bir tane elde edersiniz ve daha fazla su alır. Aslında Karacadağ pirincinin En önemli özelliklerinden bir tanesi.

Yetiştirildiği araziyi bu sene yetiştirdiniz. En az 7 sene beklemek zorundasınız. 7 sene bekledikten sonra tekrar aynı araziyi ekebiliyorsunuz. Dolayısıyla toz, toprak dinlenmiş oluyor ve daha iyi verim almış oluyor. Bizim esas niyetimiz bu endemik ve özel pirinci Türkiye'ye tanıtmak ve inşallah dünyaya tanıtmak" ifadelerinde bulundu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tekrar-ekim-icin-7-yil-bekliyorlar-kar-suyuyla-beslendiginden-taneleri-daha-sert-20221022AW74.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tekrar-ekim-icin-7-yil-bekliyorlar-kar-suyuyla-beslendiginden-taneleri-daha-sert-20221022AW74.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tekrar-ekim-icin-7-yil-bekliyorlar-kar-suyuyla-beslendiginden-taneleri-daha-sert-20221022AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tekrar-ekim-icin-7-yil-bekliyorlar-kar-suyuyla-beslendiginden-taneleri-daha-sert-20221022AW74.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tekrar-ekim-icin-7-yil-bekliyorlar-kar-suyuyla-beslendiginden-taneleri-daha-sert/608008/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Oct 2022 18:57:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarihi kitapta adı geçen su kaynağında kendiliğinden balıklar çıkmaya başladı</title>
			<description><![CDATA[Vatandaşlar, özellikle çocukların yaz sıcağında serinlemek için havuz olarak kullandığı alanın koruma altına alınarak turizme kazandırılmasını istiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki tarihi Anzele suyunda Şanlıurfa'da bulunan Balıklıgöl'deki gibi balıklar ortaya çıktı. Vatandaşlar, özellikle çocukların yaz sıcağında serinlemek için havuz olarak kullandığı alanın koruma altına alınarak turizme kazandırılmasını istiyor.

Evliya Çelebi'nin Seyahatname adlı eserinde de yer alan Sur ilçesindeki Anzele suyunda farklı balık türleri ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Diyarbakır'ın yaz aylarındaki kavurucu sıcağından kurtulmak için çocukların serinleme 'havuzu' olarak kullandığı tarihi Anzele suyunda balıkların ortaya çıkması çevredeki vatandaşları heyecanlandırdı. Şanlıurfa'da bulunan Balıklıgöl'ü andırmaya başlayan Anzele'ye gelen çevre halkı, burada balıkları ekmek atarak besliyor.

Konu ile ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirlerine açıklamalarda bulunan Diyarbakır Kültür, Turizm ve Musiki Derneği (DİKTUM-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aksu, yapının 15. yüzyılda dönemin Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından yaptırıldığını söyledi. Aksu, yerin "Hasan padişah tekkesi", "Derviş tekkesi" ve "Balık tekkesi ile zaviyesi" olarak da bilindiğini belirterek, zamanında alanda mescit, tekke ve külliyelerin olduğunu kaydetti.

"Cüzzamlı ve humma hastalığında tedavi amaçlı kullanıldığı söylenmektedir"

"Külliyelerde fırın, kalmak için yerler ve ibadet için mescit varmış" diyen Aksu, "Yine o dönemde Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde buranın cüzzamlı ve humma hastalığında tedavi amaçlı kullanıldığı söylenmektedir. Suyun içindeki balıklar tedavi amaçlı kullanılmış, o yüzden 'Balıklı Tekkesi' veya 'Balıklı Göl' olarak da bilinmektedir.

O dönemden bugüne kadar hiç kesilmeyen kaynak suyunun nereden geldiği belli olmayan bir yerdeyiz. Çocuklarımız, gençlerimiz yazın yüzme amaçlı bu süs havuzundan faydalanmaktadırlar. Aldığımız bilgiye göre buranın Balıklıgöl gibi çok güzel bir tesisle süsleneceğini ve bizim verdiğimiz projelerde suyun şehrin içinde gezebilecek kadar güçlü bir suyu olduğunu söyledik. İçinde devamlı canlı balıkların olduğu ve insanların buraya turizm amaçlı geleceği bir yer olarak tahmin ediyoruz" dedi.

"Diyarbakır'da 130 adet çeşme var"

Alan için kamulaştırma kararı alındığı bilgisi olduğunu belirten Aksu, "Etraftaki gecekondular kamulaştırılıp buraya çok güzel bir Balıklıgöl şeklinde tesis olarak kazandırılması düşünülüyor. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde yazdığı Diyarbakır'daki kaynaklar kentin içinde doğduğu için bu şehir düşmanlar tarafından işgal edilemedi. Eğer ki su kaynakları dışarıda olsaydı keserlerdi ve şehir çabuk alınırdı.

Yine Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde buranın önemini anlatır ve Diyarbakır'da 130 adet çeşmenin olduğunu söyler. Biz de çocukken her mahallede bir kastal vardı. Bunlar da tamamen temiz suydu. Şu suda pırıl pırıl ve içilebilir bir su. Bunun değerlendirilmesini istiyoruz. Bunun gibi Diyarbakır'da kaynaklar, sular var. Küppeli, Dingilava havuzu ve şu an üstleri kapalı. Sesleniyoruz, onların üstünü de açın. O kadar güzel sular boşa gidiyor ve dünyada böyle bir eser yok. Maalesef kullanamıyoruz ve yapılmıyor" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tarihi-kitapta-adi-gecen-su-kaynaginda-kendiliginden-baliklar-cikmaya-basladi-20221021AW74-resim.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tarihi-kitapta-adi-gecen-su-kaynaginda-kendiliginden-baliklar-cikmaya-basladi-20221021AW74-resim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tarihi-kitapta-adi-gecen-su-kaynaginda-kendiliginden-baliklar-cikmaya-basladi-20221021AW74-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/tarihi-kitapta-adi-gecen-su-kaynaginda-kendiliginden-baliklar-cikmaya-basladi-20221021AW74-resim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tarihi-kitapta-adi-gecen-su-kaynaginda-kendiliginden-baliklar-cikmaya-basladi/607998/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Oct 2022 18:23:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sevdiği askere giden, cenazesi veya düğünü olan kadın dengbej Feleknaz'ı buluyor</title>
			<description><![CDATA[Sesiyle erkek dengbejleri gölgede bırakan Feleknaz, dengbejliği ilk kadınların başlattığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sözlü gelenek dengbejlik, genelde erkekler tarafından sürdürülüyor. Diyarbakır'da Dengbej Evi'nin tek kadın temsilcisi olan 'Dengbej Feleknaz', kadınlar yapamaz düşüncesini kırıp, bu geleneğin temsilciliğini üstleniyor.

Diyarbakır'da sesiyle erkek dengbejleri gölgede bırakan Feleknaz, dengbejliği ilk kadınların başlattığını söyledi. Diyarbakır Dengbej Evi'nde gönüllü olarak sahne alan ve gelen yerli yabancı turistlere kelamlarını aktaran Dengbej Feleknaz, ilk kez kadın dengbej olduğunu gören vatandaşların güzel tepkiler verdiğini söyledi.

Geçmişten günümüze dengbejlik geleneğini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan Dengbej Feleknaz, "İlk olarak bizim köylerde düğünler olurdu. Saz yok, davul yok, erbane yok, davul-zurna yoktu ve biz düğünlere giderek uzun havalarımızla oyun havalarımızı oynar, 3 gün, 3 gece, 7 gün 7 gece düğünümüzü yapardık.

Gelinin evine giderken oyun havalarının 5-6 çeşidini biliyorum. Damadın uzun havaları ayrı, gelinin ayrı, her biri ayrıdır. Her kültür ayrı, örf adeti ayrı. İlk başta düğünlerde söyledim. Yine tepki alıyorduk, yüksek sesle söylüyoruz diye. Gerekçe ise erkekler rahatsız oluyor diye. Yavaş yavaş o zinciri kırdık. Diyarbakır'a geldim. Dengbejlikte anne ve kadının emeğidir. Dengebjlik dert söylemektir.

Derdini söyleyip dökmektir. Her şeyi hafızamızda kaydedip yazısız bir şekilde söylüyoruz. Kız, bir oğlana aşık olmuşsa ve aile vermemişse kendisi ve onun üstüne söyler, sevdiği askere gitmiş onun üstüne söylemiştir, sevdiği öldürülmüşse onun üstüne söyler ya da birinin kardeşi öldürülmüştür onun üstüne söyler. Bunların hepsi dengbejlik dert söylemek olarak geçiyor. İnsanın acısı varsa söyler.

Örneğin taziye ağlamakla güzel, düğün eğlenmekle güzel. Bu, örneğin hem yas için hem de düğün için söylenmiş bir söz. Gelenler beni görünce hem şaşırıyor hem de seviniyor. İki defa Avrupa'ya gittim. Paris ve Polonya'ya. Burada beni gören yerli ve yabancı turistler yoğun ilgi gösteriyor" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sevdigi-askere-giden-cenazesi-veya-dugunu-olan-kadin-dengbej-feleknazi-buluyor-20221007AW73.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sevdigi-askere-giden-cenazesi-veya-dugunu-olan-kadin-dengbej-feleknazi-buluyor-20221007AW73.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sevdigi-askere-giden-cenazesi-veya-dugunu-olan-kadin-dengbej-feleknazi-buluyor-20221007AW73-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/10/sevdigi-askere-giden-cenazesi-veya-dugunu-olan-kadin-dengbej-feleknazi-buluyor-20221007AW73.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sevdigi-askere-giden-cenazesi-veya-dugunu-olan-kadin-dengbej-feleknaz-i-buluyor/607865/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Oct 2022 09:44:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bölge çiftçileri şaşkın, Dünya'da eşi benzeri olmayınca Guinness'e aday</title>
			<description><![CDATA[Okul müdürü tarafından ekimi yapılan ayçiçeği, diğerlerinden farklı özellikleri nedeniyle çiftçileri şaşkına çeviriyor. ayçiçeği için Guinness'e başvurulacağı söylendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde bir okul müdürünün ektiği ata tohumundan çıkan 18 başlı ayçiçeği görenleri şaşırtıyor.

Okul Müdürü Resul Üstündağ, Guinness Rekorlar Kitabı'nda yer alan en çok başlı ayçiçeğinin 13 başlı olduğunu belirterek, Guinness Rekorlar Kitabı'na başvurmayı amaçladıklarını söyledi.

Eğil ilçesi Bahşiler TYSD Atatürk İlkokulunda okul müdürü olarak görev yapan Resul Üstüntaş, arkadaşından aldığı ata tohumunu ekti. Ekilen ata tohumundan büyüyen ayçiçeği 18 baş tutup, yaklaşık 150 santim uzayarak Üstüntaş ve çiftçileri şaşkına çevirdi.

Okul Müdürü Resul Üstündağ, okulunda zaman zaman öğrencilerle birlikte bahçede yöresel bitkiler ve internetten temin ettikleri ata tohumları ile bitki yetiştirme çalışmaları yaptıklarını söyledi. Üstüntaş, "Görseldeki ayçiçeğimiz de çiftçilik yapan Paşa Çetinkaya arkadaşımla Eğil ilçesinde yine elde ettiğimiz ata tohumları ile yetiştirdiğimiz bir ürünümüzdür.

Ancak şimdiye kadar benzerine nadir rastlanan bir şekilde 18 baş ve 150 santim uzunluğunda bambaşka bir ürün olarak karşımıza çıktı. Yaptığımız araştırmalara göre Guinness Rekorlar Kitabı'nda 13 başlı ve 121 santim olarak geçtiğini öğrendik.

Bizim ayçiçeğimiz 18 başlı ve 150 santim olduğunu tespit ettik. Amacımız çiçeğimizle adımızı Guinness Rekorlar Kitabı'na yazdırmak ve bu çiçekten elde edeceğimiz tohumla daha çok başlı ayçiçeği tarımı yapılıp yapılmayacağını denemek olacaktır" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bolge-ciftcileri-saskin-dunyada-esi-benzeri-olmayinca-guinnesse-aday-20220817AW69-resim.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bolge-ciftcileri-saskin-dunyada-esi-benzeri-olmayinca-guinnesse-aday-20220817AW69-resim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bolge-ciftcileri-saskin-dunyada-esi-benzeri-olmayinca-guinnesse-aday-20220817AW69-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/08/bolge-ciftcileri-saskin-dunyada-esi-benzeri-olmayinca-guinnesse-aday-20220817AW69-resim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bolge-ciftcileri-saskin-dunya-da-esi-benzeri-olmayinca-guinness-e-aday/607378/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 17:06:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ay ışığında alın teri döküyorlar, günlük 500 lira kazanıyorlar</title>
			<description><![CDATA[Zor koşullarda günlük ortalama 500 lira kazanan işçiler, yükü kaldırmanın yanı sıra çıkan tozlarla da ayrı bir mücadele ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da saman işçileri, yaz aylarının sıcak havalarından korunmak için gece ay ışığında saman işçiliği yaparak ailelerini geçindiriyor. Saman işinde bir yükün tamamlanabilmesi için en az 6 işçi çalıştırma zorunluluğu bulundurulurken, bu işte bir işçi günlük ortalama 500 lira kazanabiliyor.

Akşam saatlerinde Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden yola çıkan saman işçileri, ailelerinin geçimine katkı sağlamak için Diyarbakır'da saman yükleme işi yapıyor. Diyarbakır'da yaz aylarının bunaltıcı sıcak havalarından korunmak için gece zifiri karanlıkta ay ışığında çalışan işçiler, sıcak havada bu işi yapmanın 2 kat daha zor olduğunu, bu nedenle gece saatlerinde ayın ışıltısı ve el fenerleri yardımıyla gündüz sıcağına nazaran gece serinliğinde daha rahat çalıştıklarını ifade ettiler.

Zor koşullarda günlük ortalama 500 lira kazanan işçiler, saman işçiliğinde ağır saman yükü kaldırmanın yanı sıra samanlardan çıkan tozlarla da ayrı bir mücadele ediyor.

6 kişi olmadan bu iş olmaz

Ekip işi olan saman işçiliğinde aynı zamanda bir ekipte en az 6 işçi bulundurulması şartı var. Aksi takdirde kamyona yük yüklemek imkansız hale geliyor. Torbalara doldurulan samanların kamyona yüklenmesi aşamasında 3 kişi kamyon üzerinde getirilen torbaları düzeltirken, 2 kişi kapı üzerinde getirilen torbaları yukarıya, kamyonun en üst bölgesine atmakla ile görevli. Son bir işçi ise yerdeki saman torbalarını kapı üzerine taşıyarak kapı üzerinde çalışan işçilerin işini kolaylaştırıyor.

"Kör ediyor"

Saman işçisi Emrah Dağ İhlas Haber Ajansı Muhabirine yaptığı açıklamada, "Saman işçiliği için şanlıurfa'dan Diyarbakır'a geliyoruz. Gündüz sıcak olduğu için daha çok gece saatlerinde çalışıyoruz. Geçimimizi samancılık işi ile kazanıyoruz. 300, 400, 500 TL'ye kadar kazanabiliyoruz. Daha ağır olması için torbaları yere vuruyoruz. Samanlardan çıkan tozlar adeta kör ediyor. Hem de torbaların ağır olmasından dolayı bel ağrısı yaşıyoruz. Sonuçta kilo başı para ile para kazanıyoruz. Torbalar ne kadar ağır olursa bizim için o kadar iyi" dedi.

Sıcak havada daha da zor

Saman işçisi Erkan Akarsu ise yaptığı açıklamada, "Yaz aylarının bunaltıcı sıcak havalarından dolayı daha çok gece saatlerinde çalışıyoruz. Sıcak havada bu iş çok zor oluyor ve çok terliyoruz. Nefesimiz daralıyor. Saman torbaları genellikle 30-40 kilo aralığında geliyor. Aile geçimimizi samancılıkla sağlıyoruz" diye konuştu.

Diyarbakır'dan Türkiye'nin birçok bölgesine

Kamyon şoförü Aydın Dağ ise "Samancılık işi çok zor bir meslektir genellikle yaz aylarında olur. Zor bir iş olması sebebiyle bu işi gece yapıyoruz. Gündüz işçilerimiz çok zorlanıyor. Gece serin olduğu için o yüzden daha çok gece çalışıyoruz. Saman işçiliğinde daha çok toz olduğu için gece çalışılması kolaylık sağlamış oluyor. İşçilerimiz günde ortalama 400 - 500 TL kazanabiliyor. Türkiye'nin her yerine saman taşıyoruz. Mersin, Adana, Kahramanmaraş, Kars, Sarıkamış, Ardahan, Erzurum, Iğdır, Elazığ, Bitlis, Van, Muş, Bingöl, Tunceli, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Osmaniye gibi illere saman taşıyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/07/ay-isiginda-alin-teri-dokuyorlar-gunluk-500-lira-kazaniyorlar-20220713AW66.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/07/ay-isiginda-alin-teri-dokuyorlar-gunluk-500-lira-kazaniyorlar-20220713AW66.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/07/ay-isiginda-alin-teri-dokuyorlar-gunluk-500-lira-kazaniyorlar-20220713AW66-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/07/ay-isiginda-alin-teri-dokuyorlar-gunluk-500-lira-kazaniyorlar-20220713AW66.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ay-isiginda-alin-teri-dokuyorlar-gunluk-500-lira-kazaniyorlar/607100/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Jul 2022 10:28:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Arkeolojik kazılarda çıkartılan 7 bin yıllık buğday boy gösterdi</title>
			<description><![CDATA[​​​​​​​Ayrıca sapları kalın olduğu için diğer buğdaylara göre saman farkı oluyor, diğer buğdaylar dekara 350 kilogram saman verirken bu ata tohumunda ise 1,5 ton saman veriyor ve buda ülke ekonomisine destek sağlıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kayseri Kültepe ilçesinde arkeolojik kazılarda çıkarılan küpte bulunan 7 bin yıllık Siyez buğdayı tohumunun üretimi Diyarbakır'da da başladı. Çiftçilerin büyük verim elde ettiği Siyez buğdayının, Türkiye'nin buğday sorunu kapatacağını ve ihraç da edilebileceğini söyledi.

Kayseri Kültepe kazıları sırasında bulunan küplerden birinin içinden buğday tanesi çıktı. Muğla'nın Marmaris ilçesinde kiraladığı arazide arkeolojik kazılarda çıkarılan küpte bulunan 7 bin yıllık Siyez buğdayı tohumunun birkaç tanesinden üretim yapmaya başladı. Büyük verim elde edilen hakiki Anadolu buğdayı 'Siyez' Diyarbakırlı çiftçilerinde ilgi odağı oldu. Diyarbakır'ın Sur ilçesi Mermer Mahallesinde ekimini yaparak bölgede ilki başlatan Özkan Yıldırım, diğer buğdaylara göre maliyeti ve bakımı daha az olduğunu ve elde edilen başaklarda 3 kata kadar daha fazla verim verdiğini kaydetti.

"Maliyeti diğer buğdaylara az, verimi çok yüksek"

Özkan Yıldırım maliyetin diğer buğdaylara göre az, verimin ise yüksek olduğunu söyledi. Yıldırım, "Kazı çalışmasında bir küp bulunmuş 7 bin yıllık, içerisinde buğdayda çıkmış, orada bir mühendis ekmiş, ekince de boy ve başak olarak farklı olduğunu görmüş. Her bölgeye bir avuç verdi, bizde 100 kilogram burada 250 dönüme ektik, 150 dekar daha ayrı bölgelerde ektik. Yağışa göre nasıl çıkacaklarını görmek için ayrı ayrı yerlere ektik. 7 bin yıllık ata tohumu buğday, diğerlerine göre farklı, her başakta 250 ile 160 arası dane tutuyor, dekara bin 200 kilogram kuru olarak bekliyoruz, diğer buğdaylar ise yağışlar güzel olursa 450 kilogram geliyor.

Bir diğer farkı ise biz diğer buğdaylarda dekarına 30 kilogram ekerken bunu ise dekarına 18 kilogram ektik. Biz bunda taban gübresi 22 kilogram, 15 kilogramda bahar gübresi verince toplamda 37 kilogram gübre kullanmış olduk, diğerlerinde ise 30 kilogram taban 30 ise bahar verilerek 60 kilogram gübre veriliyor. Ayrıca bu ata tohumunda ziraai ilaç kullanılmasına gerek yok, yabani otları boğuyor ve ilaca da gerek kalmıyor.

Ayrıca sapları kalın olduğu için diğer buğdaylara göre saman farkı oluyor, diğer buğdaylar dekara 350 kilogram saman verirken bu ata tohumunda ise 1,5 ton saman veriyor ve buda ülke ekonomisine destek sağlıyor. Allah'ın izniyle Türkiye'nin her yerine yayılır genleriyle oynanmamış ata tohumu, buğdayda bununla birlikte yakında ihraç ülkesi olacağız. Maliyeti diğer buğdaylara göre çok az, verimi çok yüksek. Artık Türkiye'nin her yerine bunun yayılmasını istiyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/arkeolojik-kazilarda-cikartilan-7-bin-yillik-bugday-boy-gosterdi-20220528AW63.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/arkeolojik-kazilarda-cikartilan-7-bin-yillik-bugday-boy-gosterdi-20220528AW63.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/arkeolojik-kazilarda-cikartilan-7-bin-yillik-bugday-boy-gosterdi-20220528AW63-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/arkeolojik-kazilarda-cikartilan-7-bin-yillik-bugday-boy-gosterdi-20220528AW63.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/arkeolojik-kazilarda-cikartilan-7-bin-yillik-bugday-boy-gosterdi/606751/</link>
			<pubDate>Sat, 28 May 2022 12:58:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kuzen sevgililer, Gamze'ye bu teklifi yapmak için yıllarca bekledi</title>
			<description><![CDATA[Abdullah Bayram, aynı kentte yaşayan kuzeni ve aynı zamanda 10 yıllık kız arkadaşı Gamze Bayram'a evlilik teklifi için bir sürpriz hazırladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da yaşayan 25 yaşındaki pasta ustası Abdullah Bayram, tarihi Ongözlü Köprü üzerinde pankart açarak, meşale ve havai fişek ile 10 yıllık kız arkadaşına evlilik teklif etti.

Diyarbakır'da yaşayan Abdullah Bayram, aynı kentte yaşayan kuzeni ve aynı zamanda 10 yıllık kız arkadaşı Gamze Bayram'a evlilik teklifi için bir sürpriz hazırladı. Yakın çevresini de sürprizine dahil eden Bayram, kız arkadaşının yakın arkadaşlarını bu sürprize dahil etti. Merkez Sur ilçesinde Dicle Nehri üzerinde bulunan ve çevresi dinlenme mekanlarıyla çevrili tarihi Ongözlü Köprü mevkiine gelen Bayram'ın yakınları ve arkadaşları sürpriz evlilik teklifi için hazırlık yaptı. Abdullah Bayram'ın kuzenleri de kız arkadaşı Gamze'yi alarak Ongözlü Köprü'ye getirdi.

Burada bir süre kız arkadaşı ile sohbet eden Bayram, daha sonra Ongözlü Köprü üzerinde meşaleler eşliğinde "Güzelliğin kadar güzel bir hayat yaşamak için benimle evlenir misin'' yazılı pankartın önünde Gamze Bayram'a evlilik teklifinde bulundu. Şaşkınlığını ve mutluluğunu gizleyemeyen Gamze Bayram, Abdullah'ın parmağına yüzük takması ve Ongözlü Köprü üzerinde havai fişeklerin patlamasıyla evlilik teklifini kabul ederek gözyaşlarına hakim olamadı.

Tarihi köprüye gelen ziyaretçiler ise teklifi görünce alkışlar eşliğinde destek vererek o anları sosyal medya hesaplarında paylaştı. Paylaşımlar büyük beğeni aldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/kuzen-sevgililer-gamzeye-bu-teklifi-yapmak-icin-yillarca-bekledi-20220524AW62.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/kuzen-sevgililer-gamzeye-bu-teklifi-yapmak-icin-yillarca-bekledi-20220524AW62.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/kuzen-sevgililer-gamzeye-bu-teklifi-yapmak-icin-yillarca-bekledi-20220524AW62-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2022/05/kuzen-sevgililer-gamzeye-bu-teklifi-yapmak-icin-yillarca-bekledi-20220524AW62.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kuzen-sevgililer-gamze-ye-bu-teklifi-yapmak-icin-yillarca-bekledi/606713/</link>
			<pubDate>Tue, 24 May 2022 11:29:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ölümü göze alıp evlendi, doğumdan sonra gelinlikle halay çekti</title>
			<description><![CDATA[Kelebek hastası Semra Sevinç, hastalığı nedeni ile ölümü beklemek yerine aşka yelken açmayı seçti. İnternet üzerinden tanıştığı Erkan Sevinç ile dünya evine giden Semra Sevinç'in bu evlilikten bir de çocuğu oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çocuğunu dünyaya getirdikten sonra Diyarbakır'da 40 gün yoğun bakımda kalan Sevinç, hastaneden çıkar çıkmaz gelinlik giyip tarihi On Gözlü Köprü üstünde halay çekti.

Bartın'da yaşayan Semra Sevinç, ağır kelebek hastası olarak dünyaya geldi. Vücudunda çıkan yaralar nedeni ile zor bir çocukluk dönemi geçiren Sevinç, yaşı ilerleyince evde ölümü beklemek yerine aşka yelken açmayı seçti. Aynı hastalığa sahip diğer kişiler evden dışarı adımını atamazken Semra Sevinç, internetten tanıştığı Erkan Sevinç'e kaçarak evlendi. Sürekli pansuman ve bakıma ihtiyacı olan Semra'ya eşi Erkan destek çıkarak bakım ve pansumanlarını yaptı. 4 yıl sonra gebelik müjdesini alan Semra, doğum yapmasının hayatına bedel olacağını bilmesine rağmen, birçok hastanede doğum riskini almadıkları için bebeğini boğaz ameliyatı için gittiği Kütahya Devlet Hastanesinde jinekoloğun katılımıyla sezaryen ile gerçekleştirdi. Yüzde 80'e yakın bulaşıcılığı olmasına rağmen sağlıklı bir çocuk dünyaya getiren Semra, daha sonra yaraları artınca ölümle burun buruna bir kez daha geldi.

Ameliyat ve doğumuna yardımcı olan ve sosyal medya üzerinden ulaştığı Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şenay Çalışır'ın desteğiyle Diyarbakır Dicle Üniversitesine getirilerek 38 günlük tedavi sürecine girdi. Ağır yaraları pansumanlarla giderilen Semra, gelinlik giyemeden evlendiğini Çalışır'a anlatınca, dernek başkanı harekete geçti.

Sosyal medyada paylaştıkları paylaşım sonrası bir hayırsever tarafından gönderilen gelinliği giyen Semra için eşi Erkan da damatlık giyerek hayalleri olan düğünü Çalışır'ın desteğiyle yerine getirdi. Gelin arabasını süsleyerek tarihi On Gözlü Köprüde halay çekip oynayan çift, 5 yıl öncesine giderek gerçekleştiremedikleri hayali yerine getirmenin mutluluğunu yaşadı.

"Ölümü göze aldım, kaçarak evlendim"

Konuyla ilgili yaptığı açıklamada ölümü göze alarak evlendiğini kaydeden 29 yaşındaki Semra Sevinç, sağlıklı bir çocuk sahibi olduğunu da belirtti. Sevinç, 38 gündür evladından uzak kalarak tedavi olduğunu ve tedavi süresince kendisine destek olan herkese teşekkür ederek, eşinin de kendisine bebekler gibi bakarak yemeğini bile yaptığını vurguladı. Sevinç, "2017'de internet ortamında tanışarak arkadaş olduk. İlk görüşmemizde bana yüzük almıştı, ciddi olduğunu düşünerek ben de ciddi konuştum. Rahatsızlığımdan dolayı ailem izin vermez diye kaçma kararı aldım, 5 Ağustos 2017'de kaçarak evlendik.

Eşimin maddi durumundan dolayı düğünümü yapamadım, aradan 5 yıl geçti 1 yaşında bir oğlum var, doğumdan sonra da rahatsızlığım arttı, ölümü göze alarak evlendim. Eşimle mutluyum, bana küçük bebekler gibi bakıyor ve pansumanlarımız yapıyor, yeri geldi yemeğimi bile önüme koyan bir insan. O dönem bana yardım etmesi için Gerçekler Dünyasından Şenay ablaya mesaj attım. O da Allah razı olsun Diyarbakır'a aldı beni, Dicle Üniversitesinde Derya hoca yaralarımı düzelttiler, buraya gelmeden önce baya bir kötüydüm ama şuan çok mutluyum. Şenay abla hayalimi gerçekleştirdi, 5 yıl öncesine geri döndüm, çok heyecanlıyım. Bu heyecan ve gelinlik gerçekten bambaşkaymış, bu heyecanı Şenay abla sayesinde tanıdım" dedi.

"Eşime ve bebeğime bakmak için işimi bıraktım"

Ailelerin evlenmelerine karşı geldikleri için kaçarak evlendiklerini aktaran Erkan Sevinç, eşinin tüm bakımlarını kendisinin yaptığını kaydetti. Sevinç, "Bir yaşında bir oğlum var, çok mutluyum eşime ve çocuğuma gözümün nuru gibi de bakıyorum. Aile tarafından yardım gelmeyince düğün yapamadım, çalışıyordum mesleğim aşçılıktı, çocuk doğduktan sonra aile desteği gelmeyince işi bırakmak zorunda kaldım, hem bebeğime hem de eşime bakıyorum. 5 Yılın acısını bugün çıkartıyoruz, eşime bu yüzden çok borçluyum, Şenay abladan Allah bin kere razı olsun, iyi ki gelmişiz buraya" diye konuştu.

"Bu tür olaya ilk defa şahit oluyoruz"

Sistemik lupus eritematozus disrofik hastasının yaralar ve tahrişlerinden dolayı evlilik durumları olmadığını vurgulayan Gerçekler Dünyası Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şenay Çalışır, Semra'nın durumuna şaşırdığını ve bu tür olaylarla ilk defa karşılaştığını aktardı. Gelinlik giymediğini öğrenince kolları sıvayarak çiftin hayalini gerçekleştirmek için düğün merasimi yaptıklarını kaydetti. Çalışır, "Semra kardeşimiz Bartın'da yaşıyor, doğuştan kelebek hastası ve hastalık türü en ağır olanlardan. Normalde bu hastalarımızın evlilik durumları olmuyor, bu tür olaya ilk defa şahit oluyoruz. Semra ile ben 4 yıl önce tanıştım, kendisi bana sosyal medyadan ulaştı, evli olduğunu söyleyince şaşırdım.

Eşim sağlıklı dedi, hoşuma gitti elimizden ne geliyorsa yardımcı oluruz dedim. Bir gebeliği vardı, doğum zamanı yaklaştı Bartın'da hastaneye gidiyor hastanede doğumunu yapamayız riskli bir durum diyor. Boğaz ameliyatı için Kütahya'ya göndermiştik, orada doğum sancıları başladı. Doğumuna Kütahya devlet hastanesi jinekolog İbrahim hocanın katılımıyla sezaryen ile sağlıklı bebeğimiz dünyaya geldi.

Semra ile sohbet ederken gelinlik giymediğini söyledi. Her genç kızın bir hayalidir beyaz gelinlik giymek, bizde sayfamızda paylaştık, hikayesi Semra'ya yakın bir kardeşimiz ulaştı kendi gelinliğini göndermek istedi. Dünden beri Semra heyecandan ne yatabiliyor ne de durabiliyor. Sanki ilk gün evlenip gelinlik giyeceği heyecanı gördüm onda, bugün temsili bir evlilik gerçekleştireceğiz ve gelin damat merasimi ile tarihi Ongözlü Köprü'de davul zurna eşliğinde oynayacağız" şeklinde konuştu.

Çift daha sonra memleketi Bartın'a geri döndü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/olumu-goze-alip-evlendi-dogumdan-sonra-gelinlikle-halay-cekti-20211227AW50.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/olumu-goze-alip-evlendi-dogumdan-sonra-gelinlikle-halay-cekti-20211227AW50.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/olumu-goze-alip-evlendi-dogumdan-sonra-gelinlikle-halay-cekti-20211227AW50-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/olumu-goze-alip-evlendi-dogumdan-sonra-gelinlikle-halay-cekti-20211227AW50.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olumu-goze-alip-evlendi-dogumdan-sonra-gelinlikle-halay-cekti/605548/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Dec 2021 12:58:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kübra Ekin yurt dışına mı kaçtı?</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da 27 gündür aile tarafından kayıp olduğu ihbarı yapılan ve haber alınamayan 22 yaşındaki Kübra Ekin'in, Bismil ilçesinde öldürüldükten sonra yakılmış cesedi bulunan Mehmet Berat Kağanarslan cinayetiyle ilgili tutuklanan 7 kişi arasında yer alan erkek arkadaşı F.F. ile birlikte yurt dışına kaçmak için pasaport başvurusunda bulunduğu öğrenildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Bismil ilçesine 17 kilometre uzaklıktaki Tatlıçayır köyü mevkisinde 5 Kasım günü köylüler tarafından arazide Mehmet Berat Kağanarslan'ın cesedi bulunması sonrası 22 Ekim'de ailesi tarafından kayıp başvuruş yapılan Kağanarslan'ın öldürülüp, cesedinin yakıldığı belirlendi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT), 14 şüpheli tespit ederek adreslerine düzenlenen eş zamanlı operasyonla 11 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 7'si tutuklanırken 4'ü ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Cinayet şüphelisi olarak aranıyor

Kağanarslan cinayetinde şüpheli olarak aranan S.Ç.'nin 15 Kasım'da silahla vurularak cinayete kurban gittiği tespit edilirken, 1 şüphelinin yurt dışına çıktığı, diğer şüphelinin ise mayıs ayında Bağlar ilçesi Lezgin Avcı Caddesi'nde marketten ekmek alıp dönerken kimliği belirsiz bir kişinin saldırısına uğrayan Kübra Ekin olduğu iddia edildi.

Evlilik hazırlığı için alışverişe gitti, dönmedi

Ekin, 23 gün önce 13 Kasım tarihinde akşam saatlerinde Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde birlikte yaşadığı annesi Rahime Özdemir'e 'evlilik hazırlığı yapmak için alışverişe gidiyorum' diyerek evden ayrıldıktan kayıplara karışmıştı. Kızının bulunmasını isteyen Rahime Özdemir, soruşturmanın etkin yürütülmesi için Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezine başvurduktan sonra il emniyet müdürlüğü tarafından da bulunması için özel ekip kurulmuştu.

Ekin'in, yurt dışına kaçtığı iddia ediliyor

Yapılan araştırmada, Kübra Ekin'in, Kağanarslan cinayetinin asli şüphelilerinden tutuklanan F.F. ile birlikte kaybolmadan 4 gün önce 9 Kasım'da aynı gün pasaport müracaatı yaptığı ve Ergani ilçesinde olduğu tespit edildiği ancak herhangi bir ize rastlanmadığı öğrenildi. Ekin'in yurt dışına kaçan şüpheliyle birlikte gittiği iddia ediliyor.

Ekin'in bulunması için İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince kurulan özel ekiplerin yoğun çalışması devam ederken, ailesi de Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezine başvurduktan sonra dosyaya bakması için avukat tayin edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/kubra-ekin-yurt-disina-mi-kacti-20211208AW48.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/kubra-ekin-yurt-disina-mi-kacti-20211208AW48.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/kubra-ekin-yurt-disina-mi-kacti-20211208AW48-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/12/kubra-ekin-yurt-disina-mi-kacti-20211208AW48.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kubra-ekin-yurt-disina-mi-kacti/605363/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Dec 2021 16:48:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tavuk dürüm alabilmek için canından oldu</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da, hayırsever bir vatandaşın dağıttığı ekmek arası tavuk dürümü alabilmek için yolun karşısına geçmek isteyen Afganistan uyruklu göçmene araç çarptı. Ağır yaralanan göçmen kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avrupa'ya gitme hayali ile ülkelerinden ayrılan, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu yüzlerce düzensiz göçmen grubunun bu hayali, günlerce yapılan yaya yolculuk sonrası Diyarbakır Otogarında son bulurken, paraları biten ve otobüslerin de almadığı grup, Diyarbakır-Şanlıurfa yolundaki Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne sığındı.

Ücretsiz durum dağıtıldı

Yaşam alanları otogar bahçesi olan göçmenlerin yemek ihtiyacı, Kızılay ve hayırsever vatandaşlar tarafından karşılanıyor. Diyarbakırlı hayırsever bir vatandaş, fırsat buldukça otogar önünde bekleyen vatandaşlara ücretsiz yemek dağıtıyor.

Tavuk durum almak için karşıya geçince otomobil çarptı

Hayırsever vatandaş, bugün de yüzlerce kişi için ekmek arası tavuk dürüm yaptırdı. Otogar karşısında gelen yemek dağıtım aracını gören mülteciler dürüm paketini almak için toplandı. Dağıtılan dürümü almak için caddenin karşısına geçmek isteyen Afganistan asıllı göçmene plakası ve markası belirlenemeyen araç çarptı.

Ağır yaralanan göçmen hayatını kaybetti

Çarpanın etkisiyle kaldırıma fırlayan göçmeni gören vatandaşlar durumu 112 sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise ağır yaralanan ve ismi öğrenilemeyen Afganistan uyruklu göçmeni ambulansla Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldü. Hastane tedavi altına alınan Afganistan uyruklu göçmen doktorların yapmış olduğu tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetti.

Kaza ile ilgili polisin inceleme başlatırken, 20 gün önce de Diyarbakır Otogar önünde benzer bir kazanın daha yaşandığı ve yemek dağıtımı sırasında yolun karşısına geçmek isteyen bir göçmene daha araç çarpması sonucunda hayatını kaybetmişti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/06/tavuk-durum-alabilmek-icin-canindan-oldu-20210611AW34.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/06/tavuk-durum-alabilmek-icin-canindan-oldu-20210611AW34.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/06/tavuk-durum-alabilmek-icin-canindan-oldu-20210611AW34-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/06/tavuk-durum-alabilmek-icin-canindan-oldu-20210611AW34.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tavuk-durum-alabilmek-icin-canindan-oldu/604336/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 16:14:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kız meselesi kavgasında 1 kişi öldü</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da akraba oldukları iddia edilen iki grup arasında kız meselesi yüzünden sokak ortasında çıkan silahlı çatışmada 1 kişi öldü, baba ve 2 oğlu da yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi 871. sokakta meydana geldi.

İddiaya göre akraba olan iki grup arasında kız meselesi yüzünden çıkan tartışma bir anda silahlı kavgaya dönüştü.

Olayı görenlerin haber vermesi üzerine bölgeye 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Kavgada yaralanan 1'i ağır 4 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Hastaneye kaldırılan ağır yaralı, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Yaralı olan baba ve 2 oğlunun hastanedeki tedavilerinin devam ettiği öğrenilirken, olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/kiz-meselesi-kavgasinda-1-kisi-oldu-20210531AW33.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/kiz-meselesi-kavgasinda-1-kisi-oldu-20210531AW33.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/kiz-meselesi-kavgasinda-1-kisi-oldu-20210531AW33-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/kiz-meselesi-kavgasinda-1-kisi-oldu-20210531AW33.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kiz-meselesi-kavgasinda-1-kisi-oldu/604211/</link>
			<pubDate>Mon, 31 May 2021 18:03:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Balık tutmak için Dicle Nehri'ne giren Hamdullah Polat kayboldu</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde Dicle Nehri'ne balık avlamak giren bir kişi akıntıya kapılarak kayboldu. JAK ekipleri şahsın bulunması için çalışma başlattı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Edinilen bilgilere göre, Hamdullah Polat (37), kuzeni ile birlikte balık avlamak için Dicle Nehri kıyısına geldi.

Suya giren Polat, bir süre sonra akıntıya kapılıp gözden kaybolunca kuzeni güvenlik ve sağlık ekiplerine haber verdi.

Akrabasının ihbarıyla bölgeye sevk edilen güvenlik güçleri önlem alırken, AFAD ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına bağlı Su Altı Arama ve Kurtarma (JAK) ekipleri ise suda arama çalışması yaptı.

JAK ekiplerinin arama çalışmaları sürerken, Polat'ın yakınları ise Dicle Nehri kıyısına gelerek arama kurtarma çalışmalarında JAK ekiplerine destek verdi.

Bölgede arama ve kurtarma çalışmaları ise kesin sonuç alınıncaya kadar devam edeceği öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/balik-tutmak-icin-dicle-nehrine-giren-hamdullah-polat-kayboldu-20210521AW32.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/balik-tutmak-icin-dicle-nehrine-giren-hamdullah-polat-kayboldu-20210521AW32.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/balik-tutmak-icin-dicle-nehrine-giren-hamdullah-polat-kayboldu-20210521AW32-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/05/balik-tutmak-icin-dicle-nehrine-giren-hamdullah-polat-kayboldu-20210521AW32.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/balik-tutmak-icin-dicle-nehri-ne-giren-hamdullah-polat-kayboldu/604055/</link>
			<pubDate>Sat, 22 May 2021 00:06:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ölümlü kazada sürücü kaçtı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da üst geçidi kullanmadan yolun karşısına geçerken otomobilin çarptığı bir kişi hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü ise olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Diyarbakır-Elazığ Caddesi öğretmen evi karşısında meydana geldi. Elazığ Caddesi üzerinde bulunan üst geçidi kullanmayan ve yolun ortasında bulunan korkularak üzerinden atlayarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan ve üzerinde kimlik belgesi çıkmayan ismi öğrenilemeyen 35 yaşında olduğu tahmin edilen bir kişiye otomobil çarptı.

Yaşanan kaza sonrası plakası öğrenilemeyen otomobil olay yerinden kaçarken, otomobilin çarptığı kişi ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Kaza sonrası bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede kimliği belirlenemeyen kişinin öldüğü öğrenildi. Ölen vatandaşın cansız bedeni kimlik tespiti ve otopsi yapılmak üzere Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olay yerinde çalışma yapan polis ekipleri kaçan otomobilin bulunması için inceleme başlattı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/03/olumlu-kazada-surucu-kacti-20210307AW26.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/03/olumlu-kazada-surucu-kacti-20210307AW26.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/03/olumlu-kazada-surucu-kacti-20210307AW26-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2021/03/olumlu-kazada-surucu-kacti-20210307AW26.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olumlu-kazada-surucu-kacti/603369/</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2021 22:19:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ayaklarını kestikleri kedilerle büyü yapıyorlar</title>
			<description><![CDATA[Son zamanlarda birçok ilde meydana gelen kedi ayaklarını kesme şikayetlerinden biride Diyarbakır'da yaşandı. İddiaya göre kedilerin ayakları kesilerek büyü için kullanılıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son günlerde ayakları kesilen kedi şikayetleri arttı. Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesi Diclekent Mahallesi'nde bulunan bir sitede kedinin ayakları kesik halde bulundu. İddiaya göre kesilen ayaklarla büyü yapıldığının halk arasında koşulması hayvan severleri sinirlendirdi.

Hayvan hakları yasanın gelmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunan hayvan severler ve veterinerler, korkunç vahşetin önüne geçilmesi için yetkililere seslendi. Bacağı kesilen kedinin tedavileri devam ederken şikayetçi olan hayvan sever güvenlik güçlerinin desteğiyle şahıs veya şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Büyü iddiası sosyal medyada büyük tepkilere neden oldu, ünlü şarkıcı Haluk Levent kedinin bakımlarını üstlenerek Ferdinand'ın çiftliğine göndereceğini sosyal medyadan duyurdu.

"Diğer kedilerin de başına gelebilir, endişeliyim"

Babasıyla beraber kedileri beslediğini söyleyen Esra Cebe, kalan kedilerin de başına gelebilecek endişesi yaşadığını kaydetti. Cebe, "Kedi bizim sitede doğdu, ben ve babam orada büyüttük. Bir önceki gün kedi sağlamdı koşup oynuyordu, dün saat 13:30 civarında bulundukları yere indim kedinin ayakları kopmuş halde buldum. Hemen kliniğe getirdim, onlarda kazayla değil de biri tarafından kesildiğini söylediler.

Ben sonradan bodruma geri gittim parça veya kan izi var mı diye, basamaklarda da kan izleri vardı. Muhtemelen dışarıda yaralanıp inmiştir diye düşünüyorum. Kardeşi 2 gündür kayıp, onun hayatından da endişeleniyorum. Sitede diğer kalan kedilerin de başına gelebilir, onun endişesindeyim. Şikayetçi oldum, bunu yapanlara söyleyecek bir şeyim yok benim, bir insanın bu kadar cani olacağı benim aklım almıyor. Ben hayvan hakları yasası çıksın diyorum, bu cezalandırılmasa kötülüğün önüne geçilemez" dedi.

"Kedilerin ayaklarını keserek büyü yapıyorlar"

Veteriner Klinik Uzmanı Nurhan Kahraman, kedilerin ayaklarını keserek batıl inanç olan eve bağlama büyüleri yaptıklarını kaydetti. Kahraman, "Esra Hanım ufaklığı getirdi, getirdiğinde çok acılı bir şekildeydi. Müdahale ettik, kediyi o şekilde görünce normalde araç kazası veya bir yerde sıkıştı diye düşündük. Ama kesilen hat o kadar keskindi ki birileri tarafından kesildiği çok belirgindi. Şuanda bizde tedavisi sürüyor, umarım failleri bulunur, bu canlar bu şekilde acı çekmez. Büyü adına kullanılıyormuş kedinin bacakları, batıl inançlar bende yeni duydum şok oldum. Kedinin ayaklarını keserek eve bağlama büyüsü yapılıyormuş. Bu canlıların saçma sapan şeylere alet olmaması gerekiyor" diye konuştu.

"İlk defa ağlayarak operasyona girdik"

Veteriner Sağlık teknikeri Tuba Göklü, birçok vakayla karşılaştıklarını aktararak ilk defa bu tür vaka ile karşılaştıklarını ve ağlayarak operasyona girdiklerini kaydetti. Göklü, "Türlü vakalar karşımıza geldi, fakat bu içlerinden en acısıydı.

Maalesef çok üzüldük ilk defa ağlayarak operasyona girdik. Vatandaşlar duyarlı olsun, canilik önü alınmasa çığ gibi büyüyüp gidecek. Bizim derdimiz bunun normalleşmemesi, normalleşmesi korkunç bir şey olacak. Kimse korkmasın bunu yapanlardan şikayetçi olsun, emniyet güçleri gerçekten ilgileniyorlar. Hep birlikte bunların önünü almalıyız ama yasa caydırıcıdır, yasanın biran evvel çıkmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/12/ayaklarini-kestikleri-kedilerle-buyu-yapiyorlar-20201205AW18.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/12/ayaklarini-kestikleri-kedilerle-buyu-yapiyorlar-20201205AW18.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/12/ayaklarini-kestikleri-kedilerle-buyu-yapiyorlar-20201205AW18-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/12/ayaklarini-kestikleri-kedilerle-buyu-yapiyorlar-20201205AW18.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ayaklarini-kestikleri-kedilerle-buyu-yapiyorlar/602752/</link>
			<pubDate>Sat, 05 Dec 2020 23:24:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kayapınar'daki alacak verecek kavgasında 1 ölü, 7 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da alacak verecek meselesi yüzünden çıkan silahlı çatışmada 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi Selahattin Eyyubi Bulvarı üzerindeki bir elektrikçi dükkanında meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, iki grup arasında alacak verecek meselesinden dolayı tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede her iki tarafın silahları çekmesi ile çatışmaya dönüştü.

Olayda 1'i ağır 8 kişi yaralanırken, çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi ve güvenlik güçleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin artından yaralılar hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Ağır yaralı olan elektrik dükkanının işletmecisi Abdulkadir Avcı yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, 7 kişinin tedavileri devam ediyor.

Güvenlik güçleri olay yerinde inceleme yaparken, olayla ilgili kaçan şahısların yakalanması için geniş çapta operasyon başlatıldı. Olayda kullanılan pompalı silah, sopa ve bıçaklar incelenmek üzere kriminale götürüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/10/kayapinardaki-alacak-verecek-kavgasinda-1-olu-7-yarali-20201010AW13.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/10/kayapinardaki-alacak-verecek-kavgasinda-1-olu-7-yarali-20201010AW13.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/10/kayapinardaki-alacak-verecek-kavgasinda-1-olu-7-yarali-20201010AW13-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/10/kayapinardaki-alacak-verecek-kavgasinda-1-olu-7-yarali-20201010AW13.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kayapinar-daki-alacak-verecek-kavgasinda-1-olu-7-yarali/602136/</link>
			<pubDate>Sat, 10 Oct 2020 22:15:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cezaevinden firar edip karısını öldürdü</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da cezaevinden kaçan bir şahıs, karısını sokak ortasında tüfekle vurarak öldürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi Aziziye Mahallesi 588 Sokak'ta meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, cezaevine giren Veysi Y. isimli şahıs, firar ederek baba evine dönen eşi Remziye Y.'yi sokak orasında pompalı tüfekle vurdu. 1 çocuk annesi Remziye Y. kanlar içinde yere yığılırken, Veysi Y. olay yerinden kaçtı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen 112 sağlık ekiplerinin yaptığı tüm müdahalelere rağmen kadın kurtarılamadı.

Öte yandan güvenlik güçleri katil zanlısını yakalamak için çalışma başlattı. Hayatını kaybeden kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/cezaevinden-firar-edip-karisini-oldurdu-20200828AW10.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/cezaevinden-firar-edip-karisini-oldurdu-20200828AW10.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/cezaevinden-firar-edip-karisini-oldurdu-20200828AW10-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/cezaevinden-firar-edip-karisini-oldurdu-20200828AW10.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/cezaevinden-firar-edip-karisini-oldurdu/601779/</link>
			<pubDate>Sat, 29 Aug 2020 02:03:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2 çocuk annesi kadın telefonuna gelen linke tıklayınca şok yaşadı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da yaşayan 2 çocuk annesi Gurbet S., telefonuna gelen 'Bayram'a özel devletten bin lira sosyal destek başvurusu için indir, kur ve yükle' mesajlı linki tıklamasıyla hayatının şokunu yaşadı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Telefon dolandırıcılarının hedefi olan talihsiz kadın, mesajı tıklamasıyla çocuğu için bankada biriktirdiği paradan oldu.

Bağlar ilçesinde yaşayan Gurbet S.'nin cep telefonuna 2 Temmuz'da bir mesaj geldi. Mesajda, 'Bayram'a özel devletten bin lira sosyal destek başvurusu için indir, kur ve yükle' yazılı link yer aldı. Linki tıklayan Gurbet S., e-devlet hesabına yönlendirildi. Ne olduysa o an oldu. E-devlet hesabında böyle bir şeyin olmadığını gören Gurbet S., hesabından çıktı. Gece yarısı telefonuyla oynayan Gurbet S., telefonun birden kapandığını ve bir gün boyunca kapalı kalıp açılmadığını ileri sürdü. Telefonuna format attıktan telefonunu açan Gurbet S., hesabını kontrol edince hayatının şokunu yaşadı. Çocuğunun geleceği için biriktirdiği 4 bin 500 lirasından olduğunu öğrenen Gurbet S., karakolun ve bankanın yolunu tuttu. Şikayetçi olan talihsiz kadın, yetkililerin ve bankanın kendisine yardımcı olması çağrısında bulundu.

"Gece saat 02.00 sularında telefonla uğraşırken, telefonum birden kapandı"
​​​​​​​
2 çocuk annesi 25 yaşındaki Gurbet S., 2 Temmuz'da kendisine mesaj geldiğini, mesajda 'Bayrama özel devletten bin lira sosyal destek başvurusu için indir, kur ve yükle' yazıldığını söyledi. Mesajda bulunan linki tıkladığında e-devlet sayfasının çıktığını aktaran Gurbet S., "Orası çıkınca güvenilir bir site olduğunu düşündüm. Direkt e-devlet şifremi girdim. Orada birkaç şey çıktı anlamadım. Direkt pandemi sayfasına girdim. Ondan sonra olumsuz bir cevap alınca kapattım telefonu. Ondan sonra telefonumu hiç kurcalamadım. Gece saat 02.00 sularında telefonla uğraşırken, telefonum birden kapandı. Açmaya çalıştım, açılmadı. Ben şarjı bitmiştir diye kapattım. Sabah olunca telefonumu şarja taktım, şarjda almadı ve telefonum çok ısınmıştı. Bir gün boyunca telefonum kapalıydı. Kapalıyken bana gelen mesaj rehberimdeki herkese giden kişilerin de rehberine gönderilmiş" dedi.

"Hesabıma girdim paranın kalmadığını gördüm"
​​​​​​​
Telefonuna format attığını ifade eden Gurbet S., "Telefonumu açınca direkt ilk işim hesabıma girmek oldu. E-devlete girdim, hiç bir şey olmamış, param duruyor. Direkt banka hesabıma girdim. Orayı açınca hesabımda para kalmadığını gördüm. 4 bin 500 lira civarında bir param vardı orada. Bankayı aradım hemen kart işlemleri yaptım, iptal ettim. Hemen polisi aradım, polis beni emniyet müdürlüğüne yönlendirdi. Oraya gittim, polisler dilekçe işlemleri yapıp, sorguya aldılar. Bankaya gittim orada dilekçe verdim.

Böyle bir mağduriyetimin olduğunu söyledim. Şu anda da dekontu elimde duruyor. Banka ise bana zaman verdi. '1 ay, bir kaç ayda sürebilir' dedi bu soruşturmanın. Beklemedeyim, bu para benim çok önemli, çocuğumun geleceği için biriktiriyordum. Böyle de olunca mağduriyetimi yetkililere bildiriyorum. Mümkün mertebede yardımcı olmalarını istiyorum. Vatandaşlara çağrım, herhangi bir mesaja itibar etmesinler, televizyonda bir şey çıkmadığı sürece bu tür şeylere inanmasınlar, dolandırıcılar var. İşlerini ustalıkla yapıyorlar" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/2-cocuk-annesi-kadin-telefonuna-gelen-linke-tiklayinca-sok-yasadi-20200805AW08.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/2-cocuk-annesi-kadin-telefonuna-gelen-linke-tiklayinca-sok-yasadi-20200805AW08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/2-cocuk-annesi-kadin-telefonuna-gelen-linke-tiklayinca-sok-yasadi-20200805AW08-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/08/2-cocuk-annesi-kadin-telefonuna-gelen-linke-tiklayinca-sok-yasadi-20200805AW08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/2-cocuk-annesi-kadin-telefonuna-gelen-linke-tiklayinca-sok-yasadi/601563/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Aug 2020 14:24:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>'Banker Bilo' filmi gerçek oldu</title>
			<description><![CDATA[Afganistan'dan yasa dışı yollarla Türkiye'ye gelen düzensiz göçmenlerin umut yolculuğu Diyarbakır'da son buldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Afganistan'dan yasa dışı yollarla Türkiye'ye gelen düzensiz göçmenlerin umut yolculuğu Diyarbakır'da son buldu. İnsan kaçakçıları tarafından dolandırılan Afganlar, İstanbul diye Diyarbakır'da yollara bırakıldı.

Afganistan'daki savaştan ve işsizlikten kaçan grup, önce İran'a geçti. Oradan insan kaçakçılarıyla anlaşan grup, sınırı kaçak geçerek Türkiye'ye giriş yaptı. İnsan kaçakçılarıyla anlaşan düzensiz göçmenler, önce İstanbul'a ardından Avrupa ülkelerine gitme umuduyla yola çıktı. Ancak kaçakçılar düzensiz göçmenlerin bir kısmını Van'da, bir kısmını ise İstanbul diye Diyarbakır'da bırakarak ortadan kayboldu.

Göçmenlerden Abdulkadir Mustafa Abdulzer, Afganistan'dan İstanbul'a geldiğini, 120 kişi ile 30 gün yürüdüklerini kaydederek Diyarbakır'ın İstanbul olduğunu zannettiğini söyledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/07/banker-bilo-filmi-gercek-oldu-20200716AW06.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/07/banker-bilo-filmi-gercek-oldu-20200716AW06.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/07/banker-bilo-filmi-gercek-oldu-20200716AW06-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/07/banker-bilo-filmi-gercek-oldu-20200716AW06.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/banker-bilo-filmi-gercek-oldu/601323/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2020 11:57:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İki mahalle arasındaki silahlı kavgada 1 ölü, 1 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Sakallı ve Ortaören mahalle sakinleri arasında hayvan otlatma meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Sakallı ve Ortaören mahalle sakinleri arasında hayvan otlatma meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Sakallı Mahallesi Belkaya Kümeevlerinin yaklaşık 2 kilometre uzağında bulunan arazide Beykaya Kümeevleri sakinleri ile Ortaören Mahallesi sakinleri arasında hayvan otlatma meselesi yüzünden çıkan tartışma büyüyerek silahlı kavgaya dönüştü.

Silahlı kavgada Sakallı Mahallesi Beykaya Kümeevlerinde ikamet eden M.V.K ağır, K.G ise kişide ayağına isabet eden kurşun nedeniyle yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine jandarma ve 112 sağlık ekibi sevk edilirken, ağır yaralı olan M.V.K kaldırıldığı özel bir hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti, diğer yaralı K.G. ise tedavi altına alındı.

Olayla ilgili olarak inceleme başlatan jandarma ekipleri, arazide yaptığı aramalar neticesinde Ortaören Mahallesi'nde ikamet eden F.Y, K.G ve S.Y olayda kullandıkları silah ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Jandarma ekipleri bölgede yoğun güvenlik önlemi alırken, olayla ilgili olarak inceleme sürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/06/iki-mahalle-arasindaki-silahli-kavgada-1-olu-1-yarali-20200620AW04.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/06/iki-mahalle-arasindaki-silahli-kavgada-1-olu-1-yarali-20200620AW04.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/06/iki-mahalle-arasindaki-silahli-kavgada-1-olu-1-yarali-20200620AW04-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/06/iki-mahalle-arasindaki-silahli-kavgada-1-olu-1-yarali-20200620AW04.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/iki-mahalle-arasindaki-silahli-kavgada-1-olu-1-yarali/600960/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Jun 2020 18:56:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Atakan Arslan şehit düştü</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da silahlı saldırıya uğrayan polis memuru, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da silahlı saldırıya uğrayan polis memuru, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesinde bugün saat 15.00 sıralarında, polis ekiplerinin durumundan şüphelenilen üç şahsa kimlik kontrolü yapmak için yaklaştığı belirtildi.

Açıklamada, "Polis ekibimizin durumundan şüphelenilen üç şahsa kimlik kontrolü yapmak amacıyla yaklaşması esnasında, şahıslardan birinin tabancayla ateş etmesi sonucu polis memuru meslektaşımız Atakan Arslan yaralanmış ve sevk edildiği hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur.

Saldırının faillerinin tespit edilmesi ve yakalanması için güvenlik kuvvetlerimiz tarafından operasyonlara başlanılmıştır. Menfur saldırı olayında şehit olan meslektaşımıza yüce Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı ve sabır dileriz" denildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/atakan-arslan-sehit-dustu-20200530AW02.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/atakan-arslan-sehit-dustu-20200530AW02.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/atakan-arslan-sehit-dustu-20200530AW02-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/atakan-arslan-sehit-dustu-20200530AW02.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/atakan-arslan-sehit-dustu/600633/</link>
			<pubDate>Sat, 30 May 2020 20:55:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evdeki kanlı baskında Nurcan Polat öldü</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir eve kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlarla saldırı düzenlendi Nurcan Polat öldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir eve kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlarla saldırı düzenlendi 1 kadın öldü.

Olay, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Muradiye Mahallesi 187. Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre kimliği henüz belirlenemeyen şahıs veya şahıslar tarafından bir eve silahlı saldırı düzenlendi. Silah seslerini duyan çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri sevk edildi.

Olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri evin içerisinde Nurcan Polat isimli bir kişinin kanlar içerisinde yerde yattığını gördü. Yaralıya olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırarak tedavi altına alındı.

Yapılan tüm müdahalelere rağmen Polat kurtarılamadı. Öte yandan güvenlik güçleri saldırı gerçekleştiren şahısları yakalamak için geniş çapta operasyon başlatırken olayla ilgili inceleme yaptı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/evdeki-kanli-baskinda-nurcan-polat-oldu-20200530AW02.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/evdeki-kanli-baskinda-nurcan-polat-oldu-20200530AW02.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/evdeki-kanli-baskinda-nurcan-polat-oldu-20200530AW02-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/evdeki-kanli-baskinda-nurcan-polat-oldu-20200530AW02.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/evdeki-kanli-baskinda-nurcan-polat-oldu/600621/</link>
			<pubDate>Sat, 30 May 2020 02:22:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Diyarbakır Yenişehir'deki silahlı kavgada 1 ölü, 5 ağır yaralı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da öğle saatlerinde trafik kazasından dolayı tartışan 2 aile iftar saatinde karşı karşıya geldi tarafların silahlı kavgası daha sonra hastane acilinde devam etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da öğle saatlerinde trafik kazasından dolayı tartışan 2 aile iftar saatinde karşı karşıya geldi tarafların silahlı kavgası daha sonra hastane acilinde devam etti.

Olaylarda 1 kişi ölürken, 5 kişi ağır yaralandı.

Olay, Yenişehir ilçesi Benu Sen Mahallesi 208. Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, gün içinde yaşanan motosiklet kazası sonucunda iki aile arasında husumet başladı.

Aileler arasında başlayan sözlü tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Aile fertleri silahlarını alarak evlerinin çatısına çıkarak uzun süre çatıştı.

Yaşanan çatışma sonucunda 1 kişi öldü, 5 kişi ağır yaralandı. Öte yandan, kavga gece saatlerinde hastaneye taşındı, hastane acilinde çıkan arbedede acil girişinde camlar kırıldı, olay yerine çevik kuvvet ve çok sayıda polis sevk edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/diyarbakir-yenisehirdeki-silahli-kavgada-1-olu-5-agir-yarali-20200511AW01.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/diyarbakir-yenisehirdeki-silahli-kavgada-1-olu-5-agir-yarali-20200511AW01.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/diyarbakir-yenisehirdeki-silahli-kavgada-1-olu-5-agir-yarali-20200511AW01-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/diyarbakir-yenisehirdeki-silahli-kavgada-1-olu-5-agir-yarali-20200511AW01.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/diyarbakir-yenisehir-deki-silahli-kavgada-1-olu-5-agir-yarali/600327/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2020 22:14:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaynana dehşet saçtı, gelin yaralı</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde kaynana gelinini bıçakladı. Yaşanan kaynana dehşetinde gelin hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde kaynana gelinini bıçakladı. Yaşanan kaynana dehşetinde gelin hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Olay, Yenişehir ilçesi Şehitlik Mahallesi 46. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aile içinde meydana gelen tartışma sonucu iddiaya göre kaynana Meyaser O., Gelini Nergiz S.'i çeşitli yerlerinden defalarca bıçakladı.

Bağırışları duyan komşuların haber vermesi üzerine olay yerine 112 Sağlık ekipleri ve güvenlik güçleri sevk edildi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıya olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından Selehaddin Eyyubi Hastanesi'ne kaldırarak tedavi altına aldı.

Öte yandan güvenlik güçleri ise Meyaser O.'yu gözaltına alarak olayla ilgili geniş çapta inceleme başlattı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/kaynana-dehset-sacti-gelin-yarali-20200509AW01.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/kaynana-dehset-sacti-gelin-yarali-20200509AW01.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/kaynana-dehset-sacti-gelin-yarali-20200509AW01-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/05/kaynana-dehset-sacti-gelin-yarali-20200509AW01.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kaynana-dehset-sacti-gelin-yarali/600292/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2020 22:54:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Diyarbakır Bağlar'da 5. kattan atlayan kadının durumu ağır</title>
			<description><![CDATA[Diyarbakır'da ailesiyle tartıştığı iddia edilen kadın, 5. kattaki evlerinin penceresinde atlayarak ağır yaralandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır'da ailesiyle tartıştığı iddia edilen kadın, 5. kattaki evlerinin penceresinde atlayarak ağır yaralandı.

Olay, Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesi 5. Nisan Mahallesi Medine Bulvarı üzerinde bulunan bir apartmanda yaşandı. İddiaya göre, evde ailesi ile tartışan bir kadın, 5. kattaki evlerinin penceresinden atladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken ismi öğrenilemeyen kadın, sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı olarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan kadının sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilirken, olay yerine gelen olay yeri inceleme ekipleri bölgede delil çalışmasında ve incelemede bulundu.

Olayla ilgili olarak çok yönlü inceleme başlatan polis ekipleri, şüpheli olayla ilgili olarak intihar eden kadının aile bireylerinin ifadelerine başvurmak üzere karakola götürdü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/04/diyarbakir-baglarda-5-kattan-atlayan-kadinin-durumu-agir-20200418AW99.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/04/diyarbakir-baglarda-5-kattan-atlayan-kadinin-durumu-agir-20200418AW99.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/04/diyarbakir-baglarda-5-kattan-atlayan-kadinin-durumu-agir-20200418AW99-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2020/04/diyarbakir-baglarda-5-kattan-atlayan-kadinin-durumu-agir-20200418AW99.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/diyarbakir-baglar-da-5-kattan-atlayan-kadinin-durumu-agir/600007/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Apr 2020 01:25:58 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>