<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>BURSA</title>
         <link>https://www.karamanca.net/bursa/</link>
         <description></description><item>
			<title>Otomobilini Türk motiflerinin yer aldığı mor renkli halıyla kapladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da yaşayan ve 10 yıldır hayatının her alanında mor rengi kullanmayı tercih eden Firdevs Çakar (41), 1 yıl önce aldığı Togg marka aracını da sıra dışı yöntemle dönüştürdü.

Otomobilini, Türk pasaportunda yer alan ve sadece ultraviyole ışık altında görünür hale gelen Türkiye'ye özgü simgesel yapılar ve desenlerle dokunan mor renkli halıyla kaplatan Çakar, “Yolda görenler durdurup fotoğraf çektiriyor. Türk aracına yakışır bir kaplama oldu” dedi.

Kestel ilçesinde yaşayan Firdevs Çakar, 10 yıl önce işlettiği butikteki kıyafetlerde ağırlıklı olarak mor rengi tercih etti. Müşterilerinden de olumlu geri dönüşler alan Çakar'ın hayatında mor renk, zamanla tutku haline geldi. Önce kıyafet ve aksesuarlarında mor rengi kullanmaya başlayan Çakar, evindeki eşyalarında da yoğunlukla moru tercih etti.

Ev anahtarından, el bezine, saatinden çantasına kadar her eşyası mor olan Çakar, makyajında bile mor tonları tercih ediyor. Bu tutkusunu 1 yıl önce satın aldığı Togg marka otomobiline de yansıtan Çakar, standart araç kaplamalarının dışına çıkarak Türk motiflerinin ve Türkiye’ye özgü simgesel yapıların yer aldığı mor renkli özel dokuma halı tercih etti.

Otomobilin kaplamasında kullanılan halının dikkat çekici özelliği ise Türk pasaportunda yer alan güvenlik detayları. Normal gözle görülmeyen, sadece ultraviyole ışık altında incelendiğinde görünür hale gelen Türkiye'ye özgü simgesel yapılar ve desenlerle dokunan halıyla kaplı otomobil, görenlerin de ilgisini çekiyor.

'POLİS HAFTASI'NI KUTLAMAK AMACIYLA BÖYLE BİR PROJE YAPTIK'

Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümü ve 'Polis Haftası’nı kutlamak amacıyla yerli ve milli otomobilini, Türk motifleriyle dokunan özel bir halıyla kaplattığını söyleyen Firdevs Çakar, “Yerli ve milli olduğu için Togg otomobil almak istedim. Sonrasında ona neler yapılabilir, bunu görmek istedim. İstanbul'da aracımı halıyla kaplattım. Bu halıda Türk motifleri yer alıyor. Polis Haftası’nı kutlamak amacıyla böyle bir proje yaptık.

İnsanların yolda giderken yoğun ilgisini görüyorum. Yolda giderken neredeyse herkes durdurmak istiyor. Durdurup fotoğraf çektiriyor. Tepkiler çok güzel, söktürmeyi düşünmüyorum. Yurt dışında bir fuara katılmak istiyorum. Davet geldi ve imkanlardan dolayı reddetmek zorunda kaldım. Devletten bu konuda destek bekliyorum. Aracımın rengi de ruhsata işli” diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/otomobilini-turk-motiflerinin-yer-aldigi-mor-renkli-haliyla-kapladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/otomobilini-turk-motiflerinin-yer-aldigi-mor-renkli-haliyla-kapladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/otomobilini-turk-motiflerinin-yer-aldigi-mor-renkli-haliyla-kapladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/otomobilini-turk-motiflerinin-yer-aldigi-mor-renkli-haliyla-kapladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/otomobilini-turk-motiflerinin-yer-aldigi-mor-renkli-haliyla-kapladi/614281/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 07:05:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eşi 4'üncü çocuklarına hamileymiş</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın İnegöl ilçesinde freni boşaldığı öne sürülen vincin dereye uçtuğu kazada araçtan atlayarak yaşamını yitiren sürücü Kemal Doyan (44), toprağa verildi. Doyan'ın eşinin 4'üncü çocuklarına hamile olduğu öğrenildi.

Kaza, dün saat 15.30 sıralarında İnegöl’ün kırsal Yeniceköy Mahallesi’nde meydana geldi. Kemal Doyan yönetimindeki 16 0208 030 plakalı vinç, yokuş aşağı indiği sırada freninin boşalması sonucu kontrolden çıktı. Savrulan vinç, Yusuf A. idaresindeki 16 BBP 055 plakalı otomobile çarptıktan sonra yaklaşık 600 metre daha ilerleyip dereye uçarak devrildi. Dereye uçmadan 50 metre önce araçtan atlayan Doyan, hayatını kaybetti. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

YAKINLARI SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Kazayı haber alıp olay yerine gelen Kemal Doyan’ın yakınları, sinir krizi geçirdi. Doyan'ın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsinin ardından ailesine teslim edilen Kemal Doyan'ın cenazesi, öğle vakti Göçmen Camisi'nde kılınan namazın ardından Kavaklaraltı Mezarlığı'nda toprağa verildi. Kemal Doyan'ın eşi Merve Doyan'ın 4 aylık hamile olduğu, bebeklerinin cinsiyetinin erkek olduğu öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/esi-4-uncu-cocuklarina-hamileymis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/esi-4-uncu-cocuklarina-hamileymis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/esi-4-uncu-cocuklarina-hamileymis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/esi-4-uncu-cocuklarina-hamileymis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/esi-4-uncu-cocuklarina-hamileymis/614271/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:43:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>15 doktor hakkında soruşturma</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da, grip şikayetiyle götürüldüğü hastanede yanlış tedavi sonrası hayatını kaybettiği iddia edilen Yüsra Türkoğlu'nun (7) ölümüyle ilgili daha önce Sağlık Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmeyen, aralarında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı ve Çocuk Yoğun Bakım Sorumlusu profesör, doçent ve uzman, asistan ve pratisyenlerin de olduğu 15 sağlık personeli hakkında, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin soruşturma izni vermesi, Türkoğlu ailesini mutlu etti. Anne Azime Buse Türkoğlu, "Mutlu olduk. Umutlandık. Bizim canımız yandı, başkalarının yanmasın. Suçluların cezalandırılmasını bekliyoruz" dedi.

Kentte yaşayan Azime Buse ve Cemil Türkoğlu'nun 4 çocuğundan biri olan, Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 1'inci sınıf öğrencisi Yüsra Türkoğlu, 19 Mayıs 2024 akşamı rahatsızlandı. Aile, grip şüphesiyle kızlarını Şehir Hastanesi'ne getirdi. Burada muayene edilip tedaviye alınan Yüsra'ya, serum takıldı. Serum takıldıktan yarım saat sonra Yüsra, fenalaştı. Türkoğlu ailesinin iddiasına göre, 10 saat boyunca çocuğun rahatsızlığı arttı, gözleri şişmeye, karnı ağrımaya, tansiyonu da düşmeye başladı. Sabah mesaiye gelen uzman doktor, hastanın durumunun kritik olduğunu söyleyince Yüsra, yoğun bakıma alındı. Burada, duran kalbi çalıştırıldıktan sonra entübe edilen çocuk hayatını kaybetti. Kızlarının, yanlış serum takılması sonucu öldüğünü söyleyen Cemil Türkoğlu, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

SAĞLIK BAKANLIĞI MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ

Yüsra Türkoğlu'nun ölümüyle ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı adli, Sağlık Bakanlığı da idari soruşturma başlatıp müfettiş görevlendirdi. Hastane yetkilileri, ‘Hasta geldiği zaman kendisiyle ilgilenildi. Yapılan muayenesinde 'kalp hastası' olduğu ortaya çıktı. Bu aileye söylendi. Aile ısrarla, kızlarını hastaneden çıkarmak istediler. Hastanın durumu kritik olduğu için yoğun bakıma alındı. Sonra da yaşamını yitirdi. Görevlendirilen müfettiş, konuyu araştırıyor’ iddiasında bulunurken, hastanede inceleme yapan İl Sağlık Müdürlüğü'nün görevlendirdiği müfettişin, Yüsra Türkoğlu'nun ölüm nedenini çok yönlü olarak araştırıp doktorları, hemşireleri ve görevlileri de dinlediği belirtildi.

AİLE, BAKANLIĞIN KARARINA İTİRAZ ETTİ

Ön inceleme sonucunda Sağlık Bakanlığı’nca, olayda ihmali bulunduğu iddia edilen doktorlar hakkında soruşturma izni verilmezken, Türkoğlu ailesi Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Yapılan inceleme sonucunda, 26 Mart’ta Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3’üncü İdari Dava Dairesi tarafından haklarında ön inceleme yapılan, aralarında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı ve Çocuk Yoğun Bakım Sorumlusu profesör, doçent ve uzman doktorlar ile asistan doktorlar ve pratisyenlerin de bulunduğu 15 sağlık personeli hakkında soruşturma izni verildi.

‘İDDİALAR SAVÇILIKÇA YAPILACAK SORUŞTURMA KAPSAMINDA NETLEŞEBİLİR’

Oy birliğiyle alınan kararda, "Şikayetli sağlık meslek mensupları tarafından yürütülen teşhis tedavi ve uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle soruşturma izni verilmemişse de olayın oluş şekli ve tüm dosya münderecatı (içindekiler) bütün olarak değerlendirildiğinde iddia ve isnada konu hususların ancak ilgili savcılıkça yapılacak bir soruşturma kapsamında netleşebileceği sonucuna varılmış olup, itiraza konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulü ile soruşturma izni verilmemesine ilişkin itiraza konu kararın kaldırılmasına, soruşturma izni verilmesine, dosyanın karar ekli olarak gereği yapılmak üzere 4483 sayılı Kanunun 11'inci maddesi uyarınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na, karardan bir örneğin ilgililere tebliğ edilmek üzere merciine gönderilmesine oy birliğiyle kesin olarak karar verildi” ifadelerine yer verildi.

‘SUÇLULARIN CEZALARINI ÇEKMELERİNİ İSTİYORUZ’

Yaptıkları itiraz sonrası mahkeme tarafından doktorlar hakkında soruşturma izninin verilmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Azime Buse Türkoğlu, "Soruşturma izni verilmediğini öğrenince adeta başımızdan aşağı kaynar su dökülmüştü. Böyle bir sonuç beklemiyorduk. Salı günü itiraz ettiğimiz Ankara Bölge İdare Mahkemesi soruşturma izni verdiğini öğrenince çok mutlu olduk. Umutlandık. Bu olay bizim başımıza geldi. Başka ailelerin canı yanmasın, başlarına gelmesin. Suçluların cezalarını çekmelerini istiyoruz" dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/15-doktor-hakkinda-sorusturma.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/15-doktor-hakkinda-sorusturma.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/15-doktor-hakkinda-sorusturma_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/15-doktor-hakkinda-sorusturma.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/15-doktor-hakkinda-sorusturma/614264/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:28:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Esnaf, satacak mal kalmayınca yeminli ilan astı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da altın fiyatlarındaki ani düşüşün ardından yaşanan yoğunluk üzerine kuyumcu Hüseyin Kılıç, dükkanının camına 'Vallahi billahi tillahi yok', 'Yemin ederiz yok', 'Hiç yok', 'Olsa vallahi satacağız' yazıları astı. Kılıç, “İnsanlara ‘Yok’ dediğimizde satmak istemediğimizi düşünüyorlardı’’ dedi.

Haftaya yüzde 2,9’luk düşüşle başlayan altın fiyatları, tasarrufunu altın ile yapanları hareketlendirdi. Güne 6 bin 313 TL’den başlayan gram altının gün içerisinde 6 bin TL sınırının altına gerilemesiyle birlikte vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren kuyumculara akın etti. Taleplere yetişmekte zorlandığını ifade eden kuyumcu Hüseyin Kılıç, iş yerinin camına 'Vallahi billahi tillahi yok', 'Yemin ederiz yok', 'Hiç yok', 'Olsa vallahi satacağız' yazıları astı.

‘SATMAK İSTEMEDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORLAR’

Müşterilerine satacak altının kalmadığını inandırmakta zorluk çektiğini söyleyen kuyumcu Kılıç, "Altında oluşan düşüşten sonra taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Talep çok oluyor fakat altın üretimi az şu an. Biz de vatandaşlara kendimizi inandırmakta zorlanıyoruz. Bu sebeple bir yazı astık. İnsanlara ‘Yok’ dediğimizde satmak istemediğimizi düşünüyorlardı” diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/esnaf-satacak-mal-kalmayinca-yeminli-ilan-asti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/esnaf-satacak-mal-kalmayinca-yeminli-ilan-asti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/esnaf-satacak-mal-kalmayinca-yeminli-ilan-asti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/esnaf-satacak-mal-kalmayinca-yeminli-ilan-asti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/esnaf-satacak-mal-kalmayinca-yeminli-ilan-asti/614183/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:34:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>700 yıllık meslek, hazırlamak için günde 6 saat koşuyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da ‘İpek bürümcülüğü’ olarak bilinen 700 yıllık devdahlık mesleğini sürdüren Ertuğrul Şengünalp (60), eski yöntemlerle ham ipekten ip hazırlamak için, ipeği temizlenmiş parlatılmış kuzu kemiğine ve çarka bağlayarak hızla koşup, günde 20 kilometre mesafe katediyor.

Şengünalp, kentte devdahlık mesleğinin son temsilcisi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı 'Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü'nü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.

Kentin tarihi tekstil kültürünün en önemli yapı taşlarından olan ve Osmanlı’dan bugüne ulaşan ‘İpek bürümcülüğü’ olarak bilinen 700 yıllık devdahlık mesleği, son temsilcisi Ertuğrul Şengünalp’in adımlarında hayat buluyor.

Babasının yanında 6 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 54 yıldır aralıksız sürdürüp yarım asrı geride bırakan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü'nü ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Şengünalp, kaybolmaya yüz tutmuş devdahlık zanaatını ilk günkü heyecanıyla sürdürüyor.

HER GÜN 6 SAAT KOŞUYOR

Geleneksel yöntemlerle iplik büken Şengünalp’in çalışma temposu, dikkat çekiyor. Ham ipeği temizlenmiş ve parlatılmış kuzu kemiğine bağlayan zanaatkar, ipliğin bükülmesi ve düzeltilmesi aşamasında tezgahın başında adeta mekik dokuyor. Günde ortalama 6 saat mesai harcayan Şengünalp, eski yöntemlerle ham ipekten ip hazırlamak için her gün yaklaşık 20 kilometre koşuyor.

Bu işlemlerin ardından, tezgahın arkasında bütün verme işlemi başlıyor ve çarkı çevirerek yapılacak işe göre ipliğe kat sayısı veriliyor. Katlama işlemi bitince iplikler arşına sarılıyor ve boyamaya hazır hale geliyor. Şengünalp, saatlerce süren koşu, çark çevirme ve katlama işlemlerinin ardından ise gün sonunda sadece 700 gram kaliteli ipek ip elde edebiliyor.

Devdahlığın koş anlamına geldiğini söyleyen Ertuğrul Şengünalp, "Bu mesleğe babamın yanında, bu kancalara boyum yetmezken başladım. Sonrasında babamın çırağı gelmedi işe ve babam beni yanına aldı. O günden itibaren bu sanata başladım. Sonra kalfalığı öğrendim. 54 yıldır bu sanatı sürdürüyorum. Sabah 8’den öğle 2’ye kadar çalışıyorum. Bu koş anlamına gelen bir sanat. Gücüm yettiğince 6 saat koşuyorum. 700 gram iplik yapana kadar 20 kilometre koşuyorum” dedi.

Kentte devdahlık mesleğinin son temsilcisi olduğunu belirten Şengünalp, "Geçtiğimiz günlerde de 'Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü'ne layık görüldüm. Cumhurbaşkanımızın elinden aldım ödülü, çok gurur vericiydi. 54 yıldır yapıyorum artık, bu meslek türleri tükenmek üzere. Gerekli yerlerin destek olup, bu meslekleri yaşatmasını istiyorum” diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/700-yillik-meslek-hazirlamak-icin-gunde-6-saat-kosuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/700-yillik-meslek-hazirlamak-icin-gunde-6-saat-kosuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/700-yillik-meslek-hazirlamak-icin-gunde-6-saat-kosuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/700-yillik-meslek-hazirlamak-icin-gunde-6-saat-kosuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/700-yillik-meslek-hazirlamak-icin-gunde-6-saat-kosuyor/614038/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 06:40:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kentten köye dönen kadınlar, sezonda 500 bin liraya kadar kazanıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA kent merkezi, İznik ilçesi ve İstanbul’da yaşayan 13 kadın, tersine göç ile doğup büyüdükleri İznik ilçesine bağlı 850 rakımlı kırsal Candarlı Mahallesi'ne yerleşerek burada yaşayan 4 kadını da yanlarına alıp, yaban mersini yetiştiriciliğine başladı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş., Orman ve Köy İşleri Dairesi Başkanlığı'ndan destek alan kadınlar, beklediklerinden daha fazla yaban mersini yetiştirince mahallelerin kaderini değiştirdi. Kurdukları Candarlı Kadınları Yaban Mersini Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile mahallelerinde üretilen yaban mersinini, çevre il ve ilçelere satan kadınlar, sezonda 500 bin TL'ye kadar kazanç elde ederek aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

İznik ilçesinde 850 rakımda bulunan kırsal Candarlı Mahallesi’nde yaban mersini üretiminin geçmişi yaklaşık 20 yıl öncesine dayanıyor. Mahalleye gelen bir üreticinin yanında işçi olarak çalışan mahalleli, 10 yıl önce köy muhtarının yaban mersini ekimine başlamasıyla, kendi üretim süreçlerine adım attı. Bursa, İznik ilçesi ve İstanbul’da yaşayan 13 kadın, muhtarlarının da desteğiyle, tersine göç ile doğup büyüdükleri Candarlı Mahallesi'ne yerleşerek burada yaşayan 4 kadını da yanlarına alıp, 4 yıl önce yaban mersini yetiştiriciliğine başladı.

Orman ve Köy İşleri Dairesi Başkanlığı (ORKÖY) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.’den de destek alan kadın üreticiler, 17 ortakla Candarlı Kadınları Yaban Mersini Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni kurdu. Kurdukları kooperatifle mahallerinde üretilen yaban mersinini, çevre il ve ilçelere satan kadınlar, sezonda 500 bin TL'ye kadar kazanç elde ederek aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.

İŞÇİYKEN ÜRETİCİ OLDULAR

Yaptıkları proje ile “Kadın isterse her şeyi başarır. Yeter ki istesin" diyen Candarlı Kadınları Yaban Mersini Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hülya Can, “Mahallemizde önceden yaban mersini yetiştiren bir üretici vardı ve mahalleli onun yanında işçi olarak çalışıyordu. Daha sonra muhtarımız, ‘O yetiştiriyorsa, biz neden yetiştiremeyelim?’ dedi. Sonrasında fidan destekleri aldık ve ilk adımımızı bu şekilde attık” dedi.

‘ELDE ETTİKLERİ KAZANÇLA ÇOCUKLARINI OKUTUYORLAR’

Yaban mersini üretiminin ilk aşamalarında bilgisiz olduklarını ve zorlandıklarını ifade eden Hülya Can, işçilikten üreticiliğe giden süreci şu sözlerle anlattı:

“İlk başlarda çok zorlandık. Fidanlarımızda kurumlar oldu. Budamasını veya çoğu şeyi beceremedik. Şu anda artık tecrübe kazandık ve bilinçli olarak üretim yapıyoruz. Hatta organik tarım eğitimleri almaya da başladık. Kooperatifimizi kurunca tüzel kişilik kazandık ve tanınmaya da başlandık. Bursa ve Türkiye’nin her yerinden tanınmaya ve talep görmeye başladık. Pazarımız büyüdü. Tersine göç edenlerdeniz.

Yaban mersini yetiştirmek için kentten kırsal mahallemize geri döndük. Artık yaban mersini yetiştiriciliği bizim gelirimiz oldu. Kış aylarında don olayı yaşanınca traktör ve ATV'mize binerek tarlalarımıza gidip, ateş yakarak ürünün zarar görmesini önlüyoruz. Sezon sonunda ciddi soğuk olmadıktan sonra şehirdeki evlerimize de gidiyoruz. Kadınlar, buradan elde ettikleri kazançlar ile ayaklarının üzerinde durup, çocuklarını okutuyorlar.”

‘KADINLAR ANAÇLIK DUYGUSUYLA ÜRÜNLERE GÖZLERİ GİBİ BAKTI’

Yaban mersini yetiştiriciliğinin emek ve sabır istediğini söyleyen kooperatif üyesi, biyokimyager Selin Güler (25), “Kadınlarımız ürün yetiştirdi ve büyüttü ancak sorunlarla karşılaştık. ‘Biz gençler olarak sizin arkanızdayız’ diyerek her zaman ailemizin yanında durduk. Yazın tarlada çalıştık, kışın okullara gittik. Ürünü topladık, bir araya geldik ve bu şekilde tanıtımını yaptık. Şu anda ailemizle birlikte, 17 kadından oluşan ekibimizle, köyümüzde yeni girişim kapıları açıyoruz. Kışın ‘don’ olayları bizi çok zorluyor. İlk başta mesleki bilgim olduğu için bunun sadece ateş yakılarak geçecek bir süreç olduğunu düşündüm ve bunu söyledim.

Ancak bir yıl sonra bizzat gelme ve görme şansım oldu, ne kadar zor bir iş olduğunu o zaman anladım. Kadınlar bir noktadan sonra bu işe duygusal olarak bağlandılar. Anaçlık duygusu kadınların içinde olduğu için, ürünlerine gözleri gibi bakmak istediler. Bu süreçte geceleri neredeyse hiç uyumadılar. İki saatte bir dışarı çıktılar, yarım saat sobanın başında durdular, etrafa sıçrama olmasın diye nöbet tuttular. Sis bulutunu dağıtmak için tarlada sürekli çalışmak zorunda kaldılar” ifadelerini kullandı.

‘İŞİ ÖĞRENMEMİZ İSTENMEDİ’

Mahallelinin yaban mersini üretimine destek olan ve öncülük eden Candarlı Mahallesi Muhtarı Ömer Yavuz ise “Burada kadınlarımız sayesinde üretim yapıyoruz. Onlara yardımcı oluyor, önayak oluyoruz. Şu anda organik tarıma yönelmeye çalışıyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımız var. Bu şekilde devam ediyoruz. Yaban mersini hikayesi bizim için ormanla başladı. Ormanlarımızda bunun yabani türü zaten vardı.

Daha sonra sağdan soldan yetiştiriciliğinin nasıl yapıldığını duyduk. Yaklaşık 20 sene önce bu işe başlanmıştı ama bize pek gösterilmedi, ulaşmamız istenmedi. Biz de o dönem mücadele ettik. Fiyatlar çok yüksekti, ürün dışarıdan geliyordu ve bizim maddi durumumuz da yeterli değildi. Orman Genel Müdürlüğü ve Bölge Müdürlüğümüzün vasıtasıyla yetkililerle tanıştık. Kırsal Kalkınma ve Orman Genel Müdürlüğü’nden gerekli izinler alındı ve bu şekilde temin sağladık. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi de kırsal kalkınma kapsamında destek verdi. Bu şekilde yolumuza devam ettik” diye konuştu.

‘GENÇLER BİLE KÖYE DÖNÜŞ YAPIYOR’

Kadınlara her zaman destek olmaya çalıştıklarını ifade eden muhtar Yavuz, “Bu işin getirisi çok güzel, iyi para kazandırıyor. Bu sayede daha önce Bursa’da çalışanlar geri dönmeye başladı, hatta gençler bile köye dönüş yapıyor. Biz de onlara önayak olduk. Genel olarak çok memnunuz” dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/kentten-koye-donen-kadinlar-sezonda-500-bin-liraya-kadar-kazaniyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/kentten-koye-donen-kadinlar-sezonda-500-bin-liraya-kadar-kazaniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/kentten-koye-donen-kadinlar-sezonda-500-bin-liraya-kadar-kazaniyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/kentten-koye-donen-kadinlar-sezonda-500-bin-liraya-kadar-kazaniyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kentten-koye-donen-kadinlar-sezonda-500-bin-liraya-kadar-kazaniyor/613913/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Dec 2025 09:06:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyanın gözü burada, Papa 14'üncü Leo ayin yapacak!</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'nın İznik ilçesinde Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14'üncü Leo için tüm hazırlıklar tamamlandı. Papa 14'üncü Leo'nun, ilçeyi ziyareti kapsamında Birinci İznik Konsili’nin 1700’üncü yılı nedeniyle Aziz Neophytos Bazilikası’nın kalıntılarını ziyaret ederek, burada arkeolojik alan içinde ayin düzenlemesi bekleniyor.

Katoliklerin ruhani lideri Papa 14'üncü Leo, göreve gelişinin 6'ncı ayında gerçekleştireceği ilk yurt dışı ziyaretini, Türkiye’ye yapacak. Bu yıl, Hıristiyanlık tarihinde önemli yere sahip olan Birinci İznik Konsili’nin 1700’üncü yılı dolayısıyla Papa 14'üncü Leo, Bursa'nın İznik ilçesine gelip, İznik Gölü kıyısında uzun yıllar sular altında kalmış olan Aziz Neophytos Bazilikası’nın kalıntılarını ziyaret edecek olup, burada arkeolojik alanda 40 kişilik bir ayin düzenlemesi planlanıyor.

'HAZIRLIKLAR TAMAM'

İlçede hazırlıklar da tamamlanırken, İznikliler Papa 14'üncü Leo'nun gelişinin turizime katkısı ve ilçenin tanıtımı için iyi olacağını düşünüyor. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, hazırlık çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Başkan Usta, "B işin altyapısı 3 yıl önce başladı. Görüşmelerden sonra iş tamamıyla kesinleşince devletimizin himayesinde bütün hazırlıklar devam ediyor. Helikopterlerin ineceği yerler, güvenlik tedbirleri, gidilecek güzergahlar aynı zamanda Bazilika'daki çevre temizliğiyle gelen misafirlerin iyi şekilde ağırlanacağı çalışmalar, son buluyor. Güvenlik kontrolünde cuma günü misafirimizi ağırlayacağız. İznik 4 büyük imparatorluğa başkentiliği yapmış ve milattan önce 2500'e bilinen tarihi uzanıyor. Burada biz ev sahibiyiz. Misafirimize elimizden gelen hoşgörüyü gösteririz. İznik halkı da hazır. Önemli olan Hristiyan dünyasının ruhani liderinin İznik'e gelip hac ziyaretini yapması. İnanç turizmi açısından burada uluslararası bir turizm hareketinin sürdürülebilir olması için elimizden gelen çalışmaları yapacağız" diye konuştu.

'TURİZME KATKISI OLACAK'

Türkiye ve İznik'in tanıtımı açısından Papa 14'üncü Leo'nun ilçeye gelişinin iyi olacağını söyleyen Mehmet Efe, "Turizme katkısı mutlaka olur. Tüm Hristiyan aleminin ilgi noktası olur burası. İznik açısından mutlaka iyi olacağı kesin. Türkiye ve İznik'in tanıtımı için çok iyi olacağından eminim" dedi.

Ziyaretin İznik'in turizmine katkısı olacağını belirten Furkan Yılmaz da "İznik açısından büyük bir gelişme. Hem turizm açısından hem de İznik'in geleceği açısından büyük bir önem teşkil ediyor. Açıkcası mutluyuz. Hem esnaf hem halk için daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum İznik'in" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/dunyanin-gozu-burada-papa-14-uncu-leo-ayin-yapacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/dunyanin-gozu-burada-papa-14-uncu-leo-ayin-yapacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/dunyanin-gozu-burada-papa-14-uncu-leo-ayin-yapacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/dunyanin-gozu-burada-papa-14-uncu-leo-ayin-yapacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dunyanin-gozu-burada-papa-14-uncu-leo-ayin-yapacak/613828/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 05:17:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski erkek arkadaşı, Yasemin Bulut'u öldürdü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da börek almaya gittiği işletmede eski erkek arkadaşı Fevzi K. (40) tarafından tabancayla başından vurulan Yasemin Bulut (40) yaşamını yitirdi.

Olayın ardından işletmenin önünde kendini başından vuran Fevzi K., ağır yaralandı.

Olay, saat 10.00 sıralarından merkez Nilüfer ilçesi Dumlupınar Mahallesi Cevizlik Caddesi’nde meydana geldi. Sabah kahvaltı yaptığı işletmeye bir süre sonra geri dönen Fevzi K., bu sırada börek almaya gelen eski kız arkadaşı Yasemin Bulut’u tabancayla başından vurdu.

Dışarı çıkan Fevzi K., caddede bu kez silahın namlusunu kendi başına doğrultup tetiği çekti. İşletme çalışanlarının ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Yasemin Bulut’un hayatını kaybettiği belirlendi.

İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Fevzi K. ise Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Fevzi K.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma başlattı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/eski-erkek-arkadasi-yasemin-bulut-u-oldurdu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/eski-erkek-arkadasi-yasemin-bulut-u-oldurdu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/eski-erkek-arkadasi-yasemin-bulut-u-oldurdu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/eski-erkek-arkadasi-yasemin-bulut-u-oldurdu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/eski-erkek-arkadasi-yasemin-bulut-u-oldurdu/613793/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 07:37:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Her yerde mor görmek istiyor!</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da Firdevs Çakar (40), 10 yıl önce tutku haline getirdiği mor rengi hayatına işledi. Ev anahtarından, el bezine kadar her eşyası mor olan Çakar, yeni aldığı otomobilini de kahverengiden mora dönüştürdü. Çakar, otomobilinin sadece dış kaplamasını değil, içini de mor renkli aksesuarlarla donattı.

Kestel ilçesinde yaşayan Firdevs Çakar, 10 yıl önce işlettiği butikteki kıyafetlerde ağırlıklı olarak mor rengi tercih etmeye başladı. Müşterilerinden de olumlu geri dönüşler alan Çakar'ın hayatında mor renk zamanla tutku haline geldi.

Önce kıyafet ve aksesuarlarında mor rengi kullanmaya başlayan Çakar, evindeki eşyalarında da moru tercih etti. Ev anahtarından, el bezine, saatinden çantasına kadar her eşyası mor olan Çakar, makyajında bile mor tonları tercih ediyor. Son olarak yeni aldığı otomobilini de kahverengiden mora dönüştüren Firdevs Çakar, otomobilinin sadece dış kaplamasını değil; içini de mor renkli aksesuarlarla donattı.

'HER YERDE MOR RENK GÖRMEK İSTİYORUM'

Otomobilinin iç ve dış aksesuarlarına 400 bin lira harcayan, katıldığı modifiye fuarlarında da çok sayıda plaketin sahibi olan Çakar, "Mor, benim hayatıma işledi. Yaşamımdaki nerdeyse her bir parça mordan oluşuyor. Her yerde mor renk görmek istiyorum. Aldığım yeni aracımı da bayiden çıkardığım gibi mor renge kapladım. Aracıma da bu aksesuarları yaparken, yaklaşık 400 bin lira para harcadım. Daha fazla harcayacağım" dedi.

'ELİM MORDAN BAŞKA RENGE GİTMİYOR'

Mor rengin hayatının bir parçası olduğunu söyleyen Firdevs Çakar, "10 yıldır neredeyse her eşyam mor renkte. Bir gün farklı bir renk giysem arkadaşlarım şaşırıyor. Daha önceden butik işletiyordum. Orada da mor kullandığım için, elim mordan başka renge gitmiyor. Çok alıştım. Arkadaşlarım beni farklı renkte kıyafetle görünce şaşırıyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/her-yerde-mor-gormek-istiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/her-yerde-mor-gormek-istiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/her-yerde-mor-gormek-istiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/her-yerde-mor-gormek-istiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/her-yerde-mor-gormek-istiyor/613760/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 06:41:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Balkan mutfağının vazgeçilmezi 'lütenitsa' burada üretiliyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE'ye Balkanlardan göç eden vatandaşlar, yüzyıllardır ürettikleri geleneksel lezzet ‘lütenitsa’yı Bursa’ya getirdi. Kışlık erzak hazırlığı yapan Balkan göçmeni kadınlar, memleketlerine has, eskiden sebzelerin bozulmaması için hazırlanan, bugün ise özellikle kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan lütenitsa için üretim çalışmalarına başladı.

Bursa’da geleneksel kış aylarına erzak hazırlığı başladı. Kadınlar, sonbaharın gelmesiyle kışlık gıda depolamak için kolları sıvarken, kentte yaşayan Balkan göçmenleri de memleketlerine has, özellikle kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan lütenitsayı yapmak için hazırlıklarına başladı.

‘ZAHMETLİ BİR SOS’

Lütenitsa yaparken ayrı ayrı közlenen biberleri ve patlıcanları soyan kadınlar, havuçları da suda haşlıyor. Bu ürünler ayrı ayrı kıyma makinesinden geçirildikten sonra, yağda kavrulmuş salça ve sarımsağın içine atılıp, karıştırılıyor. Ocak üstündeki 6 saatin ardından, Balkanların meşhur lezzeti lütenitsa ortaya çıkıyor.

Özellikle Bulgaristan’da meşhur olan lütenitsanın, biber, patlıcan, havuç, salça ve sarımsak ile yapıldığını anlatan üretici Cafer Yıldırım, "Lütenitsa, Balkanlara özgü kahvaltılık bir sos. Kahvaltılarda, etin yanında, yemeklerin yanında kullanılan, eskiden sebzeleri saklayabilmek için üretilen bir sos. Bulgaristan bunu daha fazla sahiplendi. Haliyle bu ülkede üretimi daha fazla. Biz de aynı eski usullerle üretiyoruz. Lütenitsa Balkanlarda çok biliniyor. İçerisinde 7-8 çeşit ürünün olduğu, hepsinin karıştırıldığı bir lezzet. Eskiden Balkanlarda çok meşhur olan ve zahmetli olan bir sos. Gerçekten çok zahmetli. Patlıcanın közlenmesi gerekiyor, biberin közlenmesi gerekiyor ve bunları layıkıyla yapmak istiyorsanız, odun ateşinde olması gerekiyor. Fabrikasyon üretim yapmak istemiyorsanız, odun ateşinde tek tek közlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Lütenitsanın eskiden Türkiye’de bilinmediğini söyleyen Yıldırım, "Son 2-3 yıldır tanınmaya başladı. Bilinirliği artınca tüketimi de arttı. Artık sadece Balkan göçmenleri tüketmiyor. Ülkemizin her yerinden gelen vatandaşlarımız da tüketmeye başladı. Balkan göçmeni vatandaşlarımız, Türkiye’de bu lezzeti bulamıyorlardı. Balkanlardaki memleketlerine gittiklerinde, oradan buraya getiriyorlardı. Artık Balkan lezzeti Bursa’da üretiliyor" diye konuştu.

‘VATANIMIZA GELDİK AMA BU LEZZETTEN VAZGEÇEMİYORUZ’

Geleneksel bir lezzet olan lütenitsayı sofralarından eksik etmediklerini söyleyen Sevginar Hacıoğlu da "Bulgaristan göçmeniyim. Bulgaristan’da bildiğimiz yöresel salçamız lütenitsayı yapıyoruz. 1989 Bulgaristan muhaciriyiz. Çocukken Bulgaristan’da yapıyorduk. Annelerimize yardımcı oluyorduk. Çok lezzetli bir sos olduğu için, o zamanlar ekmeklere sürüp, karnımızı doyururduk. Bulgaristan’dan vatanımıza geldik ama bu lezzetten vazgeçemiyoruz. Bildiğimiz şeyleri devam ettiriyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/balkan-mutfaginin-vazgecilmezi-lutenitsa-burada-uretiliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/balkan-mutfaginin-vazgecilmezi-lutenitsa-burada-uretiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/balkan-mutfaginin-vazgecilmezi-lutenitsa-burada-uretiliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/balkan-mutfaginin-vazgecilmezi-lutenitsa-burada-uretiliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/balkan-mutfaginin-vazgecilmezi-lutenitsa-burada-uretiliyor/613592/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 06:43:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Zeki Müren'in şarkısındaki pazar, asırlardır dualarla açılıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’nın Orhaneli ilçesinde çiftçilikle geçimini sağlayan vatandaşlar, ürünlerini yaklaşık 600 yıldır aynı yerde kurulan ‘Beyce Pazarı’nda satıyor. Zeki Müren’in şarkısına konu olan, organik ürünlerin bulunduğu ve her salı günü açılan pazar, gelenek gereği asırlardır dualarla açılıyor. Pazarın bir başka özelliği ise esnafın bir gün önce kurup üzerine örtü bıraktığı tezgahlarında güvenlik olmamasına rağmen hiçbir hırsızlık olayı yaşanmaması.

Osmanlı Devleti’nin 2’nci padişahı Orhan Bey tarafından 1325 yılında fethedilen Orhaneli, yaklaşık 600 yıldır kent merkezinde haftanın salı günleri kurulan köylü pazarına ev sahipliği yapıyor. Zeki Müren’in şarkısına konu olan Beyce Pazarı, ilk kurulduğu günden itibaren kırsal mahallelerinde yaşayan üreticiler, domates, biber, fasulye, yumurta, salça, gibi yetiştirdikleri organik ürünleriyle tarihi Beyce Pazarı’nda alıcılarla buluşuyor.

Köylülerin aracı olmadan satış yaptığı pazar her salı günü gelenek gereği dualarla açılıyor. Tarihi pazar hakkında bilgi veren Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, “Bugün Orhaneli ilçesinde tarihi Beyce Pazarı’ndayız. 600 küsur yıllık bir tarihi olan doğal ve organik ürünlerin bulunduğu özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın ilaç ve kimyasaldan uzak kendi yetiştirdikleri el emeği ürünleri sattıkları dualarla açılan Beyce Pazarı’ndayız” diye konuştu.

ZEKİ MÜREN’İN ŞARKISINA KONU OLAN ‘BEYCE PAZARI’

Anadolu kültüründe tarihi misyonu olan yerlerin şarkılara, türkülere konu olabileceğini söyleyen

Tayır, “Anadolu’da bu birçok yerde var. Bu pazar için de ‘A Fadimem Hadi senle kaçalım, Beyce Pazarı’nda dükkan açalım’ türküsü vardır. O türkünün konu olduğu ve buranın o tarihlerde bir merkez olduğunu gösteren bir türküdür. Özellikle kırsal alanlarda yaşayan halkın gelip burada tüm ihtiyaçlarını 600 küsur yıldır gelip karşıladığı bir pazar burası. Pazartesi günü esnafımız gelir buraya ürünlerini koyar.

Sergisini açar, ürünlerini yerleştirir, akşam, üzerine bir bez parçası sererek evine gider. Ertesi gün de tezgahını açar. Hiçbir şekilde bir güvenlik endişesi yoktur. Asayiş olayı olmaz, ‘Tezgahımın başına bir şey gelir mi?’ düşüncesi olmaz. Evine gider rahat rahat yatar. Sabah namazıyla birlikte tezgahlar açılmaya başlar. Ürünlerini satar” ifadelerini kullandı.

‘PAZAR, HOCANIN BEREKET DUASIYLA BAŞLAR’

Pazarın yüzyıllardır dualarla açılma geleneğinden bahseden Ali Osman Tayır, “Bu gelenek bizim Ahilik kültüründen gelen bir geleneğimiz. Tüccarlarımız, esnafımız, duayla işinin başına geçer. Dükkanının kapısını duayla açar. Burada da aynı şekilde. Uzun yıllar boyunca yapılmamış olan pazar duası yaklaşık 4-5 yıldır tekrardan yapılmaya başlandı. Belediyemizin merkezi anons sistemiyle yapılıyor. Hocamız geliyor.

Dua için ‘Amin’ dedikten sonra hem vatandaşlarımız hem esnafımız hem köylümüz hem de buraya gelen ziyaretçilerimiz avuçlarını semaya açarak pazarın bereketli olması, hayırlara vesile olmasıyla alakalı duasını yapar ve ondan sonra alışverişine başlar. Tabi bu dua sadece para kazanmakla alakalı değil. Bu duanın manevi boyutu da var. ‘Sadece ürünlerimizi satalım, gelir elde edelim’ diye edilmiyor. Sağlık da istenir duada, gelecek nesillerin hayrına temenniler de yapılır. Fakirlerin borçlarını ödeyebilmesi, hastaların şifa bulması için de dua edilir. Bizim kadim kültürümüzde bu var zaten. Birey olarak çok fazla istenmez. Samimi ilişkilerin olduğu bir yerdeyiz. Anadolu kültürünün hala saf ve temiz olarak yaşatıldığı bir bölgedeyiz” diye konuştu.

‘PAZAR BEREKETLİ OLSUN DİYE SABAH OKUNUR’

Pazarda ürünlerini satmak için tezgah açan Emin Aydemir de “Burada ürettiklerimizle pazara çıkıyoruz. Burası köylü pazarı, organik Beyce Pazarı, tarihi pazar. Bereket duası diye belediyede imam dua yapıyor. Pazar bereketli olsun diye sabah dua okunuyor” dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/zeki-muren-in-sarkisindaki-pazar-asirlardir-dualarla-aciliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/zeki-muren-in-sarkisindaki-pazar-asirlardir-dualarla-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/zeki-muren-in-sarkisindaki-pazar-asirlardir-dualarla-aciliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/zeki-muren-in-sarkisindaki-pazar-asirlardir-dualarla-aciliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/zeki-muren-in-sarkisindaki-pazar-asirlardir-dualarla-aciliyor/613532/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 06:16:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Olaya giden polislerden birini köpek, diğerini ise sahibi ısırdı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tartıştığı eşinin şikayet ettiği F.A., gelen polis ekiplerinin üzerine pitbull cinsi köpeğini saldı. Polisi ısıran köpek etkisiz hale getirilirken, F.A. da bir başka polisi bacağından ısırdı.

Olay, saat 14.30 sıralarında Osmangazi ilçesi (Bursa) Alipaşa Mahallesi Pınarbaşı Caddesi’nde meydana geldi. S.A. isimli kadın, eşi F.A. ile tartışınca polise haber verdi.

İhbar üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polislerin, apartmana geldiğini gören F.A., 6 yaşındaki oğluyla kaldığı evinde beslediği pitbull cinsi köpeğini ekiplerin üzerine saldı. Köpek, polis memurlarından birini bacağından ısırdı.

Tabancalarını çeken polisler, köpeği vurarak etkisiz hale getirdi. F.A. ise kendisini gözaltına almak isteyen polislerden birini bacağından ısırarak yaraladı. Yaralı polisler, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılıp, tedaviye alındı.

F.A.'yı gözaltına alan polis ekipleri, evde bulunan oğlunu ifadesi için annesiyle birlikte polis merkezine götürdü.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/olaya-giden-polislerden-birini-kopek-digerini-ise-sahibi-isirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/olaya-giden-polislerden-birini-kopek-digerini-ise-sahibi-isirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/olaya-giden-polislerden-birini-kopek-digerini-ise-sahibi-isirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/olaya-giden-polislerden-birini-kopek-digerini-ise-sahibi-isirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olaya-giden-polislerden-birini-kopek-digerini-ise-sahibi-isirdi/613531/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 13:44:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bursa'da 300 bin uyuşturucu hap ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, Bursa'nın Orhangazi ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 300 bin uyuşturucu hap ile 48 kilo ham madde ele geçirildiğini, gözaltına alınan 3 şüpheliden 2'sinin tutuklandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Orhangazi ilçesinde uyuşturucu operasyonu düzenlendiğini bildirdi. Operasyonda, 300 bin uyuşturucu hap ile 48 kilogram ham madde ele geçirildi. 3 şüpheli yakalandı, bunlardan 2'si tutuklanırken, 1'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Bursa Valisini, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığını, EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığını, Bursa İl Emniyet Müdürü ve Polisleri tebrik eden Yerlikaya, "Gençlerimizin geleceğini ve hayallerini zehir tacirlerine teslim etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/bursada-300-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-266832.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/bursada-300-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-266832.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/bursada-300-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-266832-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/bursada-300-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-266832.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bursa-da-300-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi/613509/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 05:58:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şaman ayini için yaptıklarından sonra gözaltına alındı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın İnegöl ilçesinde şaman olduğunu iddia eden ve ayin için evinde kestiği küçükbaş ve kanatlı hayvanların görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra gözaltına alınan Ramazan K., adliyeye sevk edildi. Şüphelinin, emniyetteki ifadesinde, ayin ritüeli için hayvanları kurban ettiğini söylediği öğrenildi.

İnegöl ilçesi Yeni Mahalle'deki bir sitede yaşayan Ramazan K., evine getirdiği küçükbaş ve kanatlı hayvanları kurban ederek, bu görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntüler, sosyal medyada büyük tepkiye yol açarken, Ramazan K. çektiği videoda şaman olduğunu ve şifa dağıttığını öne sürdü.

ŞİFACI OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Aynı zamanda biyoenerji uzmanı da olduğunu söyleyen Ramazan K., şunları söyledi:

"Dostlar merhaba, benim ismim Ramazan. Ben bir şamanım ve şifacıyım. Bu sayfanın amacı sizin isteklerinizi ve dileklerinizi ruhlara ritüel aracılığıyla iletip, bu istek ve dileklerinizi bu dünyada gerçekleştirmektir. Aynı zamanda şifacıyım, biyoenerji şifası yapıyorum. Ellerimle yapıyorum bu çalışmayı. Yakında ve uzaktan yapılabiliyor biyoenerji çalışması. Uzaktan yapılan çalışmalar yani seanslar, 20 dakika sürüyor. Kendi evinizde sırtüstü 20 dakika boyunca uzanıyorsunuz.

Ben de buradan sizin şifanız için çalışma yapıyorum. Bu enerji seansı böyle yapılıyor, uzaktan yapılan çalışmalar. Yakında yapılan çalışmalar var. Bu çalışmalar da buraya geliyorsunuz, masaj masası var bende. Ona uzanıyorsunuz. Bu da yaklaşık 40 dakika ile 1 saat sürüyor, bu çalışma. Bu daha detaylı bir çalışma oluyor. Açıkçası daha iyi sonuçlar alıyoruz. Bu şekilde yapıyoruz. Ritüelleri, şaman ritüelleri. Sizin bir isteğiniz var diyelim bana geliyorsunuz. Bana benim şöyle bir isteği var ya da bir dileğim var."

ŞİKAYET SONRASI GÖZALTINA ALINDI

Şikayet sonrası savcılık talimatıyla gözaltına alınan ve evinde de inceleme başlatılan Ramazan K.'nin emniyetteki ifadesinde, ayin için hayvanları kurban ettiğini ve bunun bir şaman ritüeli olduğunu söylediği öğrenildi. Ramazan K., emniyetteki işlemlerinin ardından, 'Hayvan öldürme, hayvana kötü muamele ve işkence' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/saman-ayini-icin-yaptiklarindan-sonra-gozaltina-alindi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/saman-ayini-icin-yaptiklarindan-sonra-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/saman-ayini-icin-yaptiklarindan-sonra-gozaltina-alindi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/saman-ayini-icin-yaptiklarindan-sonra-gozaltina-alindi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/saman-ayini-icin-yaptiklarindan-sonra-gozaltina-alindi/613465/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 07:20:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu şehrin 35 günlük suyu kaldı, tasarruf çağrısı yapıldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlardan Doğancı Barajı'ndaki su seviyesi yüzde 19,16 olarak ölçülürken, Nilüfer Barajı ise tamamen kurudu. Kuruyan Nilüfer Barajı, dronla görüntülenirken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kentin 35 günlük suyu kaldığını açıkladı.

Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde, 'Su ve havasının güzelliğinden Bursalıların yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa sudan ibarettir' sözleriyle tanımladığı su şehri Bursa'nın 35 günlük suyu kaldı. Nüfusu 3 milyon 271 bin olan kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan 2 milyon 520 bin metreküp gövde hacmine sahip Doğancı Barajı'ndaki su seviyesi yüzde 19,16 olarak ölçüldü. 2007 yılında faaliyete giren, 60 milyon metreküp su kapasiteli Nilüfer Barajı ise kurudu. Dronla görüntülenen Nilüfer Barajı’nın zeminindeki toprakta çatlaklar oluştuğu görüldü.

‘ÇINARCIK’TAN DOBURCA’YA GÜNLÜK 110 BİN METREKÜP SU AKTARILACAK’

Abone sayısı 1 milyon 560 bin 936 olan BUSKİ’nin yılın ikinci 3 ayını kapsayan Nisan-Mayıs ve Haziran’da kente verdiği su miktarı 530 bin metreküp olarak açıklandı. Kentin 35 günlük suyu kaldığını kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 1 Eylül'den itibaren yeni inşa edilen Çınarcık Barajı'ndan Doburca'daki tesise, yapmış oldukları bypass hattı ile günlük 110 bin metreküp su aktaracaklarını ve vanayı Bursa Valisi Erol Ayyıldız ile birlikte açacaklarını ifade etti.

Yine de tasarrufun elden bırakılmamasını isteyen Bozbey, “Bursalıları tasarrufa davet ediyorum. Bundan önceki tasarruf taleplerimizi yerine getiren güzel insanlara çağrıda bulunmak istiyoruz. İnşallah ayın 1’inde yapmış olduğumuz bypass hattımızla, Çınarcık Barajı'ndan Doburca'ya aktardığımız hattın vanasını, Sayın Valimizle birlikte açacağız. Günde yaklaşık 110 bin metreküp su alacağız. Yine de riske girmeme adına Bursalılardan suyu tasarruflu kullanmalarını istiyoruz” dedi.

‘TASARRUFU ELDEN BIRAKMAYALIM’

Yılbaşından itibaren yaz sezonunun iyi gitmeyeceği, kuraklığın ve sıcaklığın yükseleceği yönünde aldıkları raporlar ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda bypass hattı çalışmalarını başlattıklarını ifade eden Bozbey, “Bilim insanlarının yönlendirmelerine göre projelerimizi hazırlıyoruz. Bypass hattı ile birlikte su kesintisi olmaksızın bu süreci yönetmiş olacağız. Ama yine de Bursalılardan rica ediyorum. Bir müddet daha tasarrufu elden bırakmayalım” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bu-sehrin-35-gunluk-suyu-kaldi-tasarruf-cagrisi-yapildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bu-sehrin-35-gunluk-suyu-kaldi-tasarruf-cagrisi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bu-sehrin-35-gunluk-suyu-kaldi-tasarruf-cagrisi-yapildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/08/bu-sehrin-35-gunluk-suyu-kaldi-tasarruf-cagrisi-yapildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-sehrin-35-gunluk-suyu-kaldi-tasarruf-cagrisi-yapildi/613464/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 07:10:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaplumbağalara serpme kahvaltı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA Hayvanat Bahçesi'nde bulunan Afrika Evleri Barınağı'nda yaşamlarını sürdüren 8'i yetişkin, 7'si yavru 15 leopar kaplumbağa ile Afrika kaplumbağası, görevliler tarafından özenle bakılıyor. Bakıcıları, beslenmelerine özen gösterdikleri kaplumbağaları serpme kahvaltı ile besliyor.

Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği'ne (EAZA) tam üye, 206 bin 600 metrekare alan üzerine kurulu olan Bursa Hayvanat Bahçesi, 149 türden 1125 hayvana ev sahipliği yapıyor. Burada bulunan hayvanlar, doğal ortamlarında yaşayıp, özel yiyeceklerle beslenerek, düzenli olarak sağlık kontrolünden geçiriliyor.

Hayvanat bahçesinde bulunan Afrika Evleri Barınağı'nda yaşamlarını sürdüren 8'i yetişkin, 7'si yavru 15 leopar kaplumbağa ile Afrika kaplumbağası, görevliler tarafından özenle bakılıyor. Kaplumbağalar, önlerine konulan tepsideki havuç, marul, elma, kabak, kavun ve karpuzları yiyerek, güne keyifle başlıyor. Tepsiye ulaşamayan yavru kaplumbağalar da bakıcıları tarafından içine konuldukları tepside serpme kahvaltılarını yapıyor.

'HAYVANLARIMIZI YİYECEKLERLE SERİN TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ'

Hava sıcaklığının yüksek olması nedeniyle kaplumbağaları daha hafif gıdalarla beslediklerini belirten hayvan bakıcısı Ergün Kuva, "Şu an Afrika Evleri Barınağı'ndayız. Afrika kaplumbağası ve leopar kaplumbağalarının beslemesini yaptık. Malum havalar sıcak.

Serin meyveler ve yeşillikler verdik. Hayvanlarımızı serin tutmaya çalışıyoruz. Havuç, marul, elma, kabak, ara sıra kavun, karpuz da veriyoruz. Bunun dışında yonca ve yem veriyoruz. Bu hayvanlar sıcağı seven hayvanlar. Ama bazen serine kaçmak istiyorlar. Ama sıcak iklim hayvanları bunlar" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/kaplumbagalara-serpme-kahvalti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/kaplumbagalara-serpme-kahvalti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/kaplumbagalara-serpme-kahvalti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/kaplumbagalara-serpme-kahvalti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kaplumbagalara-serpme-kahvalti/613279/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 10:25:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Orhangazi ilçesinde boğazı kesilmiş erkek cesedi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’nın Orhangazi ilçesinde boğazı kesilmiş erkek cesedi bulundu.

Çakırlı Mahallesi İznik Gölü sahil yolu üzerinde akşam saatlerinde, yol kenarında hareketsiz yatan birini görenlerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekiplerce yapılan incelemede kimliği belirsiz kişinin boğazı kesilerek öldürüldüğü tespit edildi. Tarım işçisi olduğu değerlendirilen ve yabancı uyruklu öğrenilen kişinin kimlik tespiti için çalışmalar sürdürülüyor.

Soruşturma devam ediyor. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/orhangazi-ilcesinde-bogazi-kesilmis-erkek-cesedi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/orhangazi-ilcesinde-bogazi-kesilmis-erkek-cesedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/orhangazi-ilcesinde-bogazi-kesilmis-erkek-cesedi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/orhangazi-ilcesinde-bogazi-kesilmis-erkek-cesedi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/orhangazi-ilcesinde-bogazi-kesilmis-erkek-cesedi/613227/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 09:59:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Köylü pazarında kadın esnafın 'bel kıran' müşteri kavgası</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da köylü pazarında açtıkları tezgahlarda yaptıkları el işi ürünleri satan esnaf kadınlar G.T. (55) ile H.B. (43) arasında 'müşteri' anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında G.T.'nin beli kırılırken, H.B. hakkında 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Olay, 2023 yılı Ocak ayında Nilüfer ilçesinde bulunan köylü pazarında meydana geldi. Açtıkları tezgahlarda yaptıkları el işi ürünleri satan esnaf kadınlar G.T. ile H.B. arasında 'müşteri' anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında iddiaya göre; H.B., kendisini uyarmak için yanına gelen G.T.'yi saçından tutup, yere yatırdıktan sonra metrelerce sürükledi. Hastaneye kaldırılan G.T.'nin belinde 3'üncü derece kırık tespit edilirken, gözaltına alınan H.B. serbest bırakıldı.

5 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Savcılık soruşturması sonrası hakkında, 'Kasten yaralama' ve 'Hakaret' suçlarından 1 yıl 3 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan H.B. duruşmada yaptığı savunmada, kendisine hakaret eden G.T.'yi dövdüğünü kabul ederken, hakaret etmediğini savundu. Duruşmada söz alan G.T. ise "Müşteri anlaşmazlığı yüzünden kendisiyle konuşurken bana saldırdı, şikayetçiyim" diye konuştu.

'SUÇTAN KURTULMAK İÇİN HAKARET EDİLDİĞİNİ SÖYLÜYOR'

G.T.'nin avukatı Cem Atlı da müvekkiline saldırının kamera görüntülerinde açıkça görüldüğüne dikkat çekerek, "Müvekkile saldırı açıkça kameralarda gözükmektedir. Müşteki sanık H.B. saldırısını zaten kabul etmektedir. Tanıklar da olayı anlatmışlardır. Sanığın, müvekkilin kendilerine hakaret ve tehdit sözleri söylediğine yönelik savunmaları, suçtan kurtulmak içindir. Müşteki sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi. Duruşma, kavgaya müdahale eden tanık polislerin ifadesine başvurulmak üzere ertelendi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/koylu-pazarinda-kadin-esnafin-bel-kiran-musteri-kavgasi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/koylu-pazarinda-kadin-esnafin-bel-kiran-musteri-kavgasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/koylu-pazarinda-kadin-esnafin-bel-kiran-musteri-kavgasi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/koylu-pazarinda-kadin-esnafin-bel-kiran-musteri-kavgasi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/koylu-pazarinda-kadin-esnafin-bel-kiran-musteri-kavgasi/613223/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 11:24:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>47 küçükbaş, 2 büyükbaşın etleriyle oluşturulan 60 kazanlık yemek</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın Mustafakemalpaşa ilçesi kırsal Yamanlı Mahallesi'nde bu yıl 86'ncısı düzenlenen 'Yamanlı Hayrı' büyük ilgi gördü. Kesilen 47 küçükbaş, 2 büyükbaşın etleriyle oluşturulan 60 kazanlık keşkek yemeği, 10 binin üzerinde katılımcıya ikram edildi.

Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı kırsal Yamanlı Mahallesi'nde her yıl mayıs ayında düzenlenen, 'Yamanlı Hayrı'nın bu yıl 86'ncısı düzenlendi. Mahalle halkının imece usulüyle düzenlediği etkinlik, bu yıl da 10 bin kişinin üzerinde katılımla gerçekleşti.

Sabah saatlerinde mesire alanına gelen mahallenin erkekleri, kesilen 47 küçükbaş, 2 büyükbaşın etleri ile birer tondan oluşan bulgur ve pirinç ile keşkek yemeği yaptılar. 5 saatlik çalışmanın ardından bir süre dinlendirilen yemek, daha sonra 60 ayrı kazana konularak misafirlere dağıtıldı.

Etkinlikte konuşan Yamanlı Mahalle Muhtarı Necati Eren, “Dedelerimizden miras kalan bu güzel geleneği her yıl daha da büyüterek sürdürüyoruz. Bu yıl katılımcı sayısı rekor seviyedeydi. Yardım eden, destek veren herkese teşekkür ediyorum. Bu kültürü genç nesillere aktararak, dünya durdukça yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-kucukbas-2-buyukbasin-etleriyle-olusturulan-60-kazanlik-yemek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-kucukbas-2-buyukbasin-etleriyle-olusturulan-60-kazanlik-yemek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-kucukbas-2-buyukbasin-etleriyle-olusturulan-60-kazanlik-yemek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/47-kucukbas-2-buyukbasin-etleriyle-olusturulan-60-kazanlik-yemek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/47-kucukbas-2-buyukbasin-etleriyle-olusturulan-60-kazanlik-yemek/613101/</link>
			<pubDate>Mon, 19 May 2025 03:36:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Takım elbisesi ve boyalı kunduralarıyla dolaşarak satıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da yaşayan Ahmet Berksun (59), her gün öğle saatlerinde özenle ütülediği takım elbisesini giyerek, kunduralarını da boyayıp, simitlerini almak için fırına gidiyor.

Sepetine doldurduğu 150 simidi, kentin tarihi çarşılarında gezerek satan Berksun’u, diğer simitçilerden farklı kılan ise dış görünüşü. Ahmet Berksun, çevresinde ‘kravatlı simitçi’ olarak tanınıyor.

Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden 2005 yılında emekliye ayrılan ve çeşitli işlerde çalışan Ahmet Berksun, 5 yıl önce, Antalya'nın Alanya ilçesinden Bursa'ya taşınıp, simit satmaya başladı.

Aslen Çorumlu olan ve 3 yıldır her gün öğle saatlerinde özenle ütülediği takım elbisesini giyerek, kunduralarını da boyayıp, simitlerini almak için fırına giden Berksun, sepetine doldurduğu 150 simidi, kentin tarihi çarşılarında gezerek satıyor. Berksun’u diğer simitçilerden farklı kılan ise dış görünüşü. Şık tarzıyla hem çarşı esnafının hem de müşterilerinin ilgisini çeken Berksun, sıcak diyalogları ve güler yüzüyle de takdir ediliyor.

‘UNLU MAMUL İŞİYLE UĞRAŞAN HERKESİN DÜZENLİ BİR GİYİME İHTİYACI VAR’

Hijyen konusunda titiz davranan ve eldivenle tuttuğu simitleri, müşterilerine ikram eden Berksun, sadece kış aylarında değil, yaz sıcağında da tarzından ve dış görünüşünden taviz vermeyerek, takım elbisesi ve kravatıyla, çarşı çarşı dolaşıp simit satıyor. Hijyen ve şıklık konularında sektörde fark yaratmayı amaçlayan Berksun, mesleğine verdiği önemi toplumsal bir ihtiyacı karşılamak olarak değerlendiriyor.

Çevresinde ‘kravatlı simitçi’ olarak tanınan Ahmet Berksun, her işte bir öncüye ihtiyacın olduğunu dile getirerek, “Ben de simit dünyasında öncülük yapmayı düşündüm. Buna da toplumun ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bence temizliğin ön planda olması gerekli. Sadece sokak simitçilerinde değil, simit saraylarında bile böyle kıyafetlerin düzgün olması ve müşteriye özenli hareket edilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Unlu mamul işiyle uğraşan herkesin düzenli bir giyime ihtiyacı var” dedi.

‘HİJYENE ÖNEM VERMELERİNİ TAVSİYE EDİYORUM’

Meslektaşlarına tavsiyelerde de bulunan Ahmet Berksun, sokakta simit satan ve simitçi dükkanlarında çalışanların da müşteriyle ilgilenirken kılık kıyafetlerinin düzgün olması ve takım elbise giymesi gerektiğini belirterek, “Ayrıca hijyene önem vermelerini tavsiye ediyorum. Ben bir sokak simitçisi olarak bunlara dikkat ediyorsam, onların da dikkat etmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/takim-elbisesi-ve-boyali-kunduralariyla-dolasarak-satiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/takim-elbisesi-ve-boyali-kunduralariyla-dolasarak-satiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/takim-elbisesi-ve-boyali-kunduralariyla-dolasarak-satiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/takim-elbisesi-ve-boyali-kunduralariyla-dolasarak-satiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/takim-elbisesi-ve-boyali-kunduralariyla-dolasarak-satiyor/612942/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 01:00:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Lehçeyi bilen son temsilcilerden, manilerle kültürünü yaşatıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın Mudanya ilçesinde yaşayan 3'üncü kuşak mübadil torunu Meral Ertokat (82), Girit lehçesini bilen son temsilcilerden biri olarak, büyüklerinden öğrendiği manileri ezberleyip bu kültürü yaşatmaya çalışıyor.

Mudanya'da yaşayan Meral Ertokat, Girit manileri ve bilmecelerini okuyarak, unutulmaya yüz tutan Girit lehçesini yaşatmaya çalışıyor. Türkiye ile Yunanistan arasında 1923'te imzalanan Nüfus Mübadelesi'nin ardından Girit, Selanik ve Parga gibi bölgelerden ana vatanlarına göç eden mübadillerin torunlarından olan Ertokat, Girit lehçesinin kendisiyle birlikte kaybolmasından endişe ediyor. Meral Ertokat, Osmanlı Dönemi'nde Giritli Rum Müslümanların yerleştiği bölgelere göç eden Giritliler tarafından konuşulan lehçenin, Türkiye'de unutulup yok olmaması için çabalıyor. Ertokat, Girit’teki atalarının yaşamlarına dair anıları ve lehçelerini canlı tutma gayretiyle geçmişin izlerini bugüne taşırken, kültürü de çocuklarına aktarmanın zorluğunu yaşadığını belirtiyor. Gelecek nesillerin bu kültürü sürdüremeyeceğinden tedirginlik duyduğunu ifade eden Ertokat, oturduğu tipik Rum konağında atalarından kalma eşyalar ve eski fotoğraflarla anılarını yaşatıyor.

Mahallelerinde eskiden Giritlilerin yaşadığını, zamanla çoğu vefat edince onların çocuklarının ise başka yerlere yerleştiğini anlatan Meral Ertokat, "1943 yılında Mudanya'da doğdum. 3'üncü kuşak mübadil torunuyum ve yaşamımı burada devam ettiriyorum. Mahallemizde Giritliler vardı. Onlarla çok güzel komşuluklar yapıyorduk. Şimdi pek kalmadı; burada bir ben, bir de arkadaşım kaldık. Burada, Giritlileri temsil ediyorum" dedi.

Mübadele döneminde büyüklerinin gemilerle Türkiye'ye geldiğini aktaran Ertokat, "Ada çocukları oldukları için Atatürk, onların buralarda yerleşmelerini uygun gördü. Bizim büyüklerimiz de Mudanya'ya gelmişler. Ancak geldikleri zaman çok zorluklar çekmişler. Bir evde birkaç hane kalmış, kendilerine iskan verinceye kadar. Öncesinde burada yaşayan yerli halk, Giritlileri hiç kabullenememiş. Bizimkiler de lisanı fazla bilmedikleri için hep kendi çevrelerinden yaşantılarını sürdürmüşler" ifadelerini kullandı.

‘HASRET İÇİNDE VEFAT ETTİLER’

Atalarının Girit Adası'ndan sadece birkaç parça eşya alıp geldiğini söyleyen Meral Ertokat, büyüklerinin geldikleri topraklara olan özlemlerine değinerek, "Anlatıldığı zaman ağlarlardı. Orada çok memnunduk; Rum komşularımız vardı ama biz hiçbir komşumuzdan zarar görmedik. Onlarla gayet güzel geçiniyorduk. Biz mübadeleye giderken hep arkamızdan ağladılar. 'Niye gidiyorsunuz? Gitmeyin. Biz sizi saklarız, ortalık düzelince gene evlerinize oturun' dediler. Ama büyüklerim korku içinde yaşadılar. Gece çeteler geliyor, kapıları kırıyordu. Öldürenler oluyordu. Terk ettiler büyüklerimiz evlerini; birkaç battaniye, dikiş makinesi ve birkaç parça eşya almışlar yanlarında. Öylece her şeyimizi bırakıp gelmişiz. Büyüklerim, özlemini ölünceye kadar anlatır anlatır, bitiremezdi. Haliyle hasretlik içinde vefat ettiler" diye konuştu.

Girit lehçesinin nesillere aktarılmasında yaşanan zorlukları dile getiren Ertokat, "Bu dili benim çocuklarım da fazla bilmiyor. Üç kardeşiz, ağabeyim, ablam ve ben biliyoruz. Bir oğlan kardeşim var; o da fazla bilmiyor, anlıyor ama konuşamıyor. Yani konuşan bir tek benim. Biz öldükten sonra herhalde devam etmeyecek gibi geliyor bana. Gerçi istiyorum çocuklar öğrensin ama bu çok zor" dedi.

Yaşamlarına dair anekdotlar anlatan Ertokat, büyükbabasının mübadele sırasında Rum çeteleri tarafından öldürüldüğünü belirterek, "Babaannem buraya eşi olmadan gelmiş ve çocuklarıyla beraber burada yaşamaya devam etmiş. Babam o zaman 9 yaşındaymış ve erkek çocuğu olarak çok işler yapmış. Bizim Giritli erkekler evlerine çok düşkündür. Ailelerine karşı çok mütevazı insanlardır. Hiç öyle bağırma çağırma olmaz. Babamın anneme bir gün bile hakaret içerikli bir söz söylediğini ben duymadım" dedi.

Ertokat, "Dertler, eziyet ve acılar/İçimde devamlı mekan kurdular/Kime söylesem derdimi, beni avutsun/Sırdaşım olsun da, sırlarımı korusun/Şu aşağıdaki mahallede mekan tutacağım/O kıvırcık fesleğeni kendime alacağım/Denizin hemen kıyısına otursam/Kalem kağıt alıp da güzelliğini yazsam/Deniz kenarında bir portakal/Güzelliği yanında, onda ayın ışığı var/Güneş söndü ama yer hala kaynıyor/Benim kalbim ise inliyor ve ağlıyor/Bugün ve yarın birlikte olacağız/Ama belki de bir gün, zeytin ve yağı gibi ayrılacağız" diyerek Girit'e özgü bir maniyi de söyledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/lehceyi-bilen-son-temsilcilerden-manilerle-kulturunu-yasatiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/lehceyi-bilen-son-temsilcilerden-manilerle-kulturunu-yasatiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/lehceyi-bilen-son-temsilcilerden-manilerle-kulturunu-yasatiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/lehceyi-bilen-son-temsilcilerden-manilerle-kulturunu-yasatiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/lehceyi-bilen-son-temsilcilerden-manilerle-kulturunu-yasatiyor/612924/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 23:34:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erkeklerin girmesi yasak</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da Filiz Günhan'ın (49) 2 ay önce açtığı 'Kadınlar Kahvehanesi' ilgi görüyor. Erkeklerin girmesinin yasak olduğu kahvehane kısa sürede müdavimlerini kazanırken, kadınlar iftar sofralarını topladıktan sonra buraya gelip sahura kadar sohbet edip, oyun oynuyor.

Osmangazi ilçesinde oturan 2 çocuk annesi Filiz Günhan'ın 2 ay önce açtığı 'Kadınlar Kahvehanesi' yoğun rağbet görüyor. Erkeklerin girmesinin yasak olduğu kahvehane, kısa sürede müdavimlerini kazandı. Kadınlar iftar sofralarını topladıktan sonra buraya gelerek, sahura kadar sohbet edip, oyun oynuyor. Dışarıdan yiyecek getirilmesinin de serbest olduğu kahvehanede aynı zamanda kadın girişimciler de destekleniyor. Çevre ilçelerden kadınların da geldiği, hafta sonları Vatan Kadınlar Kooperatifi tarafından üretilen hamur işlerinin satıldığı ‘Kadınlar Kahvehanesi'nde meşrubat ve tost servisi de yapılıyor. İftar sonrası kadınların geldiği kahve, sahura kadar da hizmet veriyor.

'BURASI KADINLARIN MEKANI HALİNE GELDİ'

Kahvehanelerinin, kadınların buluşma noktası haline geldiğini söyleyen Filiz Günhan, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden emekli olduktan sonra evde oturmak istemediği ve erkekler gibi kadınların da gideceği ortak bir alanları olması için bu projeyi hayata geçirdiğini belirterek, “Mahalledeki kadınlarımız buraya sürekli geliyor. İftardan sonra buraya gelenler sohbet ediyor, içeceklerini içiyor. Sahura kadar oturan da var. Burası kadınların mekanı haline geldi. İlçelerden buraya gelenler de var. Gerçekten insanlar burayı çok benimsedi. Dışarıdan çekirdeklerini alan hanımlar burada afiyetle yiyor” dedi.

BİRBİRİYLE TANIŞIP, DERTLEŞİYORLAR

Kahvehaneye gelen kadınların birbiriyle dertleşip, sıkıntıları, üzüntüleri ve mutlulukları paylaştığını, bu nedenle işletmesinde doğal bir terapi hizmeti de verildiğini söyleyen Filiz Günhan, “Bu da benim çok hoşuma gidiyor. İnsanların birbirleriyle bağlılığı çok güzel bir duygu. Buraya gelen hanımların canları sıkılmasın diye eğlenceli aktivitelerimiz de var. Tavla, okey gibi oyunlar da kahvemizde mevcut” diye konuştu. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erkeklerin-girmesi-yasak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erkeklerin-girmesi-yasak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erkeklerin-girmesi-yasak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/erkeklerin-girmesi-yasak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/erkeklerin-girmesi-yasak/612903/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 00:36:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarifini sır gibi saklıyorlar, 65 yıldır kentin vazgeçilmezi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da iftar sofralarının vazgeçilmezi ramazan helvası, her yıl olduğu gibi bu sene de kente özgü bir lezzet olarak, satışa sunuldu.

Bursalıların en çok rağbet gösterdiği tatlılardan olan ve sadece ramazan ayında üretilen ramazan helvasını, dedesi Ali Baba’nın mirası olarak müşterilerine sunmaya devam eden Güven Baba (35), 3’üncü kuşak olarak, 65’inci yılda da tatlının satışına devam ettiğini, tarifini aile olarak bildikleri tatlıyı günde 300 kilo ürettiklerini söyledi.

Kente özgü bir lezzet olan ve her ramazan ayında gelenek haline gelen ‘ramazan helvası’, bu yıl da iftar sofralarının en rağbet gören tatlıları arasında yer aldı. Tatlıcı Ali Baba tarafından 1960 yılında yapılmaya başlanan ramazan helvası çok beğenilince talep görmeye başladı.

O zamandan itibaren yapılan tatlı, günümüzde torunu Güven Baba, tarafından yapılmaya devam ediyor. Üç kuşaktır lezzetini koruyan, tarifi sır gibi saklanan tatlı, sadece bu lezzeti bilen Bursalılar tarafından değil, şehir dışından kente gelenler tarafından da rağbet görüyor.

'GÜNDE 300 KİLO ÜRETİYORUZ'

Sadece ramazan aylarında üretilen tatlıyı, Tarihi Tahtakale Mahallesi’ndeki dükkanında satışa sunan Baba, dedesinin, ramazan sofralarında çeşitlilik olsun diye ürettiği ramazan helvasının günde 300 kilo satıldığını söyledi. 1960 yılından bu yana tatlının satışının devam ettiğini belirten Güven Baba, “Ramazan helvasını 65 yıl önce dedem ramazan sofralarında çeşitlilik olması için üretmiş. O günden bu yana, her ramazan ayında satışını yapıyoruz. Günde 300 kilo ürettiğimiz, kilosu 400 TL olan tatlılar, günlük olarak bitiyor. Şehir dışından gelen vatandaşlar var. Alan herkes memnun kalıyor. Müdavim müşterilerimiz sürekli gelerek ramazan helvası istiyor” dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tarifini-sir-gibi-sakliyorlar-65-yildir-kentin-vazgecilmezi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tarifini-sir-gibi-sakliyorlar-65-yildir-kentin-vazgecilmezi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tarifini-sir-gibi-sakliyorlar-65-yildir-kentin-vazgecilmezi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/tarifini-sir-gibi-sakliyorlar-65-yildir-kentin-vazgecilmezi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/tarifini-sir-gibi-sakliyorlar-65-yildir-kentin-vazgecilmezi/612894/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 22:49:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>30 yıldır giyemediklerini tamir edip geçimini sağlıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’da 1 yaşındayken geçirdiği ateşli hastalık sonrası yapılan iğnenin sinirleri tahrip etmesiyle bacaklarının dizden aşağısı gelişmeyen ve tutmayan Burhan Kocabaş (51), 30 yıldır hiç giyemediği ayakkabıların tamirini yaparak geçimini sağlıyor.

Samsun’un Alaçam ilçesinde 6 çocuklu Sultan (75)-Şahin Kocabaş (82) çiftinin 3’üncü çocuğu olarak dünyaya gelen Burhan Kocabaş’ın 2 bacağı da 1 yaşındayken geçirdiği ateşli hastalığın ardından vurulan iğne nedeniyle sinirleri tahrip oldu. Yaşı küçük olduğu için fizik tedavi uygulanamayan Kocabaş, yaşamını engelli olarak sürdürdü. İlkokula gitmeyen, okuma-yazması olmayan Kocabaş, 13 yaşındayken, ailesi ile akrabalarının da yaşadığı Bursa’ya taşındı. Engelini kendine engel görmeyen ve çocukluk yaşlarından itibaren çalışma hayatına atılan Burhan Kocabaş, sokakta ayakkabı boyacılığı yaparken tanıştığı engelli ayakkabı tamircisinin cesaretlendirmesi ile meslek sahibi oldu. 30 yıl önce Osmangazi ilçesi Emek Mahallesi’nde açtığı dükkanında kundura tamirciliği yapmaya başlayan Kocabaş, rahatsızlığı nedeniyle taşındığı Mudanya’nın Güzelyalı Mahallesi’nde mesleğini sürdürüyor.

‘ENGELLİLERİN GERİ PLANDA OLMASI, AİLELERİN BİLİNÇSİZLİĞİNDEN KAYNAKLI’

Elleriyle hayata tutunan ve hiç giyemediği ayakkabıların özlemini, ayakkabı tamirciliği yaparak gideren 3 çocuk babası, engelinin çalışmasına engel olmadığını belirterek, hikayesini şu sözlerle anlattı:

“Ateşliyken köyde iğne vurduruyorlar. İğneden dolayı bu hale geliyoruz. Felç oluyor. Tedavisi o zaman olacaktı. Doktora götürmüşler, dayanamaz diye tedavi uygulamamışlar. Öyle kaldı. Fizik tedaviye dayanamam diye 1 yaşındayken, ondan dolayı böyle kaldık. Tedavi imkanı oldu ama maddi imkanlardan dolayı olamadım. Öyle kaldık bu zamana kadar işte. Boyacılık yaptım. En son bu işe heves ettim. Bu işte 30 senedir devam ediyoruz. Ben çalışmayı seviyorum. Köyden beri hep çalışmak istedim. Engellilerin geri plana atılması, ailelerin bilinçsiz olmasından kaynaklanıyor.

Öğrendikten sonra da iş işten geçiyor. Devlet de belediyeler de öncülük sağlıyor ama aileler imkan sağlatmıyor. Sağlatmadığı için de böyle geri planda kalıyor. Devletin verdiği 3 kuruş maaşla öyle gidiyor. Ben aileme çalışacağım dedim, direttim. Yoksa onlar çalışmaya zorlamıyorlardı. Ben kendim hevesle çalıştım. Kimsenin zoruyla değil. Kendi kararlarımı kendim vererek başardım çok şükür. Boyacılık yaparken, sokakta tanıştığım engelli bir ayakkabı tamircisi vardı. Nasıl yapıyorsun diye sordum, ‘Kendine güvenen her engelli bu işi yapabilir’ dedi. Biz işte oradan nasip dedik. Allah izin verirse yapacağız dedik, başardık. Öyle bir heves oldu. Hem boyacılık hem o işi öğrendik. Ve bu işi yapan Emek’te de vardı bir engelli, rahmetli oldu. Onun da ayağı engelliydi. Onun yanına gelip giderken, oturup sohbet ederken, öyle cesaretle öğrendik. Dükkanı da o arkadaştan satın aldım.”

TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN MÜŞTERİSİ VAR

Boyacılık yaparken sokakta tanıştığı engelli ayakkabı tamircisinin cesaretlendirmesiyle meslek sahibi olan Kocabaş’ın, Türkiye’nin her yerinden müşterisi bulunuyor. Öyle ki 7 ay önce dükkanını kapattığı Emek Mahallesi’ndeki bir esnaf arkadaşı, tamir olacak ayakkabıları, her gün Mudanya’ya götürüp, tamir etmesi için ‘Burhan Usta’ya teslim ediyor. Her sabah dükkanının da olduğu binanın 5’inci katındaki evinden, elleriyle yürüyerek merdivenlerden inen ve bina girişindeki tekerlekli sandalyesine binerek dükkanına gelen Burhan Kocabaş, işini büyük bir sevgi ve hevesle yaptığını söyleyip, “Bu işi seversen zor değil, seveceksin. Sevmeden yapamazsın.

Doğu'dan gelen var, İstanbul'dan da gelen var. Yani Bursa'nın dört bir yanından gelen var. Müşteri kapasitesi çok ama sağlıktan dolayı, bel fıtığına dayanamadığım için mecbur buraya taşınmak zorunda kaldım. Havasından dolayı buraya taşındım. Buranın havası güzel. Ben de bir de astım başlangıcı var, bu tozdan dolayı. Buranın havası iyi geldiği için buraya taşındım. Tatlı dili, ilgilenmesi, işin sağlamlığı, yani işimi sağlam yapmaya çalışırım. Ben mesela gösterişe bakmam, sağlamlığına bakarım. Biraz da fiyat bakımından. Şu anda sektörde fiyatlar çok yükseldi. Ben fiyatı düşük tutuyorum. Kendi yerim olduğu için, kira vermediğim için” diye konuştu.

‘TAKIM ELBİSE İLE AYAKKABI GİYMEK İSTERDİM’

Maddi imkansızlıklar nedeniyle protez sahibi olamayan Burhan Kocabaş’ın en büyük hayali ise takım elbise ve ayakkabı giymek. Ancak protezin de artık şeker hastalığı nedeniyle zor olacağını söyleyen Kocabaş, “İsterim tabii. Kim ayakta gezmek istemez yani. Ama maliyetli bir şey. İsterim tabii ayakkabı giymek, gezmek. Takım elbisemle ayakkabımı giymek. Bu işe başlarken, biraz da onun heyecanı da vardı. Ben de böyle giyebilir miyim diye. Ama imkan meselesi. Biraz da bu mesleğe yönlendiren ayakkabı özlemi oldu” dedi.

‘KENDİ PARAMI KENDİM KAZANDIM’

24, 22 ve 16 yaşlarında 3 çocuk sahibi olan Kocabaş, çocuklarını kundura tamirciliği yaparak okuttuğunu belirtip, engelli bireylerin hayatın merkezinde yer alması gerektiğini söyleyerek, “Çekinecek bir şey yok. 20 sene öncesine göre artık daha rahat. Engellilerin çalışması güzel bir şey. Sokakta gezmektense çalışmak daha ideal. Ben kendi paramı kendim kazandım. Dükkanlarımı aldım, evimi aldım. Bağ-Kur'umu ödedim emekli oldum. Ben devletten maaş aldım, almadım değil ama Bağ-Kur yazıldıktan sonra kesildi. Kesilsin zaten. Ama mutluyum. Kendi maaşımı kendim alıyorum.

Çocuklarımı okuttum, 2’si üniversite mezunu. Şimdi 3’üncüyü okutacağım. Lisede okuyor şu anda. Hepsini ayakkabı tamirciliğiyle yaptım. Başka bir yerden bir yardım gelmedi. Ben istemem de zaten. Çalışınca oluyor, yeter ki tutumlu ol. Çok para kazanacağım dersen bu işi yürütemezsin. Az parayla çok iş yapman lazım” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/30-yildir-giyemediklerini-tamir-edip-gecimini-sagliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/30-yildir-giyemediklerini-tamir-edip-gecimini-sagliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/30-yildir-giyemediklerini-tamir-edip-gecimini-sagliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/30-yildir-giyemediklerini-tamir-edip-gecimini-sagliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/30-yildir-giyemediklerini-tamir-edip-gecimini-sagliyor/612818/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Mar 2025 23:51:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyanın ilk çarşılı köprüsü iki ilçeyi bir birine bağlıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın kültürel mirası içinde önemli yer alan Irgandı Çarşılı Köprüsü, 583 yıllık geçmişiyle şehrin tarihine tanıklık ediyor.

Doğal afetler ve savaşlar gibi zorluklara direnerek bugüne ulaşan köprü, geleneksel halk sanatları atölyeleri ve tarihi mimarisiyle yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. Toplam 32 dükkanın yer aldığı tarihi köprü, Bursa'nın merkez Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlıyor.

Kentte Gökdere üzerinde kurulan ve Osmanlılara ait tek arasta köprüsü olma özelliği taşıyan yapı, 1442 yılında 2'nci Murad döneminde Pir Ali oğlu Tüccar Muslihiddin tarafından mimar Abdullah oğlu Timurtaş’a inşa ettirildi. Evliya Çelebi'nin 1640 tarihli ‘Seyahatname’ eserinde de yer alan tarihi köprü, yüzlerce yıl boyunca doğal afetlere ve savaşlara tanıklık ettikten sonra, halen el işçiliğinin en güzel örneklerini sunan zanaatkarlara ev sahipliği yapıyor.

Geçmişin izlerini geleceğe taşıyan ve dünya genelinde benzerlerine nadir rastlanan tarihi köprü, Bulgaristan'daki Osma Köprüsü, İtalya'daki Ponte Vecchio ve Rialto Köprüsü, Almanya'daki Kramerbrücke, İngiltere'deki Pulteney Köprüsü ve Fransa'daki Pont de Rohan gibi köprülerle, benzer mimari özelliklere de sahip.

‘İPEK YOLU ÜZERİNDE YER ALAN TARİHİ YAPI’

Köprüdeki atölyesinde 12 yıldır ebru sanatı icra edip, ders verdiğini söyleyen Irgandı Çarşılı Köprü Yönetim Kurulu Başkanı Mutlu Çatalkaya, köprü üzerinde 17 zanaatkarın atölyesinin bulunduğunu ifade etti. Irgandı Köprüsü’nün zaman içinde birçok doğal felaket ve işgal dönemine tanıklık etiğini dile getiren Çatalkaya, “Irgandı Çarşılı Köprüsü, İpek Yolu üzerinde yer alan tarihi bir yapıdır ve birçok doğal afet, deprem ve sel gibi felaketler yaşamıştır. İşgal kuvvetleri Bursa’yı terk ederken, köprüyü yakıp yıkmışlardır. 1924 yılından 2004 yılına kadar sadece köprü olarak kullanılmıştır.

Ancak birçok Bursalı henüz yeni yeni Irgandı Köprüsü'nü tanımaktadır. 2004 yılında Osmangazi Belediyesi tarafından aslına uygun olarak yeniden inşa edilen köprüde; hat, ebru, resim, minyatür, testi ve ahşap oyma gibi geleneksel sanatlar icra edilip sergileniyor” diye konuştu.

‘TARİHİ KÖPRÜLER ARASINDA EN KÜÇÜK VE EN ESKİ KÖPRÜ'

Dünya genelinde benzer köprülerden farklılık gösterdiğini dile getiren Çatalkaya, “Irgandı Çarşılı Köprüsü, tarihi köprüler arasında en küçük ve en eski olanlardan biridir. Dünyada 4 taneden ilk yapılan köprü burası. 2 tane İtalya’da biri Venedik. Diğeri ise Bosna’da. En küçük ve en eski köprü bu köprü, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlamaktadır. Türkiye'deki 4 ilk köprüden 1'i olarak, Venedik ve Bosna'daki köprülerle benzerlik göstermektedir” dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dunyanin-ilk-carsili-koprusu-iki-ilceyi-bir-birine-bagliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dunyanin-ilk-carsili-koprusu-iki-ilceyi-bir-birine-bagliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dunyanin-ilk-carsili-koprusu-iki-ilceyi-bir-birine-bagliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dunyanin-ilk-carsili-koprusu-iki-ilceyi-bir-birine-bagliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dunyanin-ilk-carsili-koprusu-iki-ilceyi-bir-birine-bagliyor/612813/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Mar 2025 00:24:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu mahalle, 18’inci yüzyılı günümüze taşıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'nın Mudanya ilçesindeki Giritli Mahallesi, 1800’lü yılların sonlarında yaşanan yangından sonra, İtalyan mimar Piçiretu tarafından yeniden planlanarak inşa edildi. Antik Yunan mimarı Hippodamos’un geliştirdiği, ızgara planlı mahalle, denize paralel 3 cadde ve bunları dikine kesen dar sokaklardan oluşuyor. Tüm evlerin denizi gördüğü mahalle, 18’inci yüzyıl İtalyan mimarisinin izlerini taşıyarak, zamanının ruhunu koruyor.

Mudanya ilçesindeki Giritli Mahallesi’ndeki evler, 1800’lü yüzyılın sonlarında yaşanan büyük yangının ardından kullanılamaz hale geldi. Mahalle, İtalyan mimar Piçiretu tarafından yeniden planlanarak inşa edildi. Antik Yunan mimarı Hippodamos’un geliştirdiği ızgara planına dayanan mahalle, bugün New York, Los Angeles ve Florida gibi ünlü şehirlerin mimarisiyle benzerlik gösteriyor.

Dronla görüntülenen, denize paralel 3 cadde ve bunları dikine kesen dar sokaklardan oluşan mahallede, 18’inci yüzyıl İtalyan mimarisinin izleri görmek mümkün. Tüm evlerin denizi gördüğü mahalle, manzarasının yanı sıra evlerdeki geometrik tavan süslemeleriyle de dikkat çekiyor. Sayısı 300’ü bulan Rum konağı, vitraylı pencerelerin önündeki bitkiler ve ahşap dokusuyla asırlık tarihini de bugüne taşıyor.

‘YENİ BİR MİMARİ’

Yangının ardından dönemin yetkilileri ile bölgedeki Rum ve Müslüman Türklerin birlikte çözüm aradığını belirten Mudanya Lozan Mübadilleri Derneği Başkanı Hüseyin Türker, “Mudanya’da Girit Mahallesi’nde büyük bir yangın çıktı ve bütün evler yandı. Burada kalan Rumlar ve Müslüman Türkler, yangının ardından mahallenin yeniden toparlanması için çare aradılar. Bunun için İtalyan Şehir Mimarı Piçiretu’yu getirdiler ve burada yeni bir mimari yaratıldı. Bu mimariyle birlikte, sokaklarda nereden bakılırsa bakılsın deniz görülüyor” dedi.

‘EVLERİNİN ÖNÜNDE DENİZE GİRERLERDİ'

Ayrıca, mübadele sonrası Girit’ten gelen dedelerinin izlerinin mahallede hala hissedildiğini ifade eden Türker, Giritli Mahallesi'nin mimari yapısının önemine dikkat çekerek, “Buradan giden Rumların ardından, dedelerimiz tarafından burada yapılan bazı kazılarda küllere rastlanıldı. Bu da burada çıkan yangını bizlere ispatlıyor. Ayrıca her sokağın denize çıkması nedeniyle, yazın insanlar denize girmek için yer aramaz, kendi evlerinin kapılarının önünde denize girerlerdi” diye konuştu.

Giritli Mahallesi’ndeki evlerin, tipik Rum mimarisini yansıttığını belirten Türker, “Bu evler genellikle giriş katında 1 oda ve mutfak, 2’nci katında 2 oda, en üst katında ise yatak odaları olacak şekilde tasarlanmıştır. Zamanla bu evlerden bazıları restore edilirken, bazıları ise yıkılmıştır. Günümüzde ise irili ufaklı bu evlerden yaklaşık 300 adet bulunuyor” dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-mahalle-18-inci-yuzyili-gunumuze-tasiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-mahalle-18-inci-yuzyili-gunumuze-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-mahalle-18-inci-yuzyili-gunumuze-tasiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-mahalle-18-inci-yuzyili-gunumuze-tasiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-mahalle-18-inci-yuzyili-gunumuze-tasiyor/612795/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 23:01:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rum fırıncı kalfası işsiz kalmamak için üretmişti, gelenek oldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da, Rum fırıncı kalfasının ramazanda işsiz kalmamak için ürettiği şekilli poğaçalar, ustası tarafından her yıl ramazan ayında iftariyelik olarak üretildi.

Şekilli poğaçalar, 92 yıldır her ramazan ayında fırın tezgahındaki yerini alıyor. Bursa'ya özgü gelenek, ustanın 3'üncü kuşak torunu Şeref Seymen (66) tarafından geleceğe aktarılıyor.

Kentte, 1933 yılında Rum fırıncı kalfası, işlerin azalması nedeniyle ramazan ayında işten çıkarılmamak için şekilli poğaçalar üretti. Rum kalfanın, o yıllarda oyuncakları olmayan çocukların ilgisini çekmek ve tekne orucu tutan küçükleri oruca teşvik etmek için telefon ahizesi, tabanca, kılıç ve testi şeklini verdiği poğaçalar ilgi görünce fırıncı kalfası işsiz kalmadı.

Sadi Seymen'in yaptığı Bursa'ya özgü poğaçalar her yıl ramazan ayında üretilip satışa sunuldu. 92 yıldır süren gelenek, şimdi o ustanın 3'üncü kuşak torunu olan Şeref Seymen tarafından gelecek nesillere aktarılıyor. Dedesinin ve babasının işlettiği fırında tezgah arkasına geçen, çocukken izleyip gördüğü iftariyelikleri, şimdi çocuklar için kendisi yapıp satan Şeref Seymen, "92 yıl önce başlayan iftariyelikler günümüze kadar geldi.

Böylelikle çocukları oruca teşvik etmiş oluyoruz. Çocukların dikkatini ürettiğimiz tabanca, telefon ve tepsi gibi şekillerdeki iftariyelikler çekiyor. Çocuklardan yoğun ilgi var. Satışlarımız iyi durumda" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/rum-firinci-kalfasi-issiz-kalmamak-icin-uretmisti-gelenek-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/rum-firinci-kalfasi-issiz-kalmamak-icin-uretmisti-gelenek-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/rum-firinci-kalfasi-issiz-kalmamak-icin-uretmisti-gelenek-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/rum-firinci-kalfasi-issiz-kalmamak-icin-uretmisti-gelenek-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/rum-firinci-kalfasi-issiz-kalmamak-icin-uretmisti-gelenek-oldu/612750/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 05:59:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kaldırımda yürürken düşüp öldü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da, kaldırımda yürürken dengesini kaybedip yüzüstü düşerek, başını beton zemine çarpan Remzi Başaran (60), hayatını kaybetti.

Olay, saat 10.30 sıralarında, Yıldırım ilçesi Eğitim Mahallesi Profesör Tezok Caddesi'nde meydana geldi. Ankara yolu istikametinde kaldırımda yürüyen Remzi Başaran, dengesini kaybedip yüzüstü beton zemine düştü.

Başaran'ı yerde görenlerin ihbarıyla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Başaran, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kurtarılamadı.

Polis, olayla ilgili inceleme başlattı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kaldirimda-yururken-dusup-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kaldirimda-yururken-dusup-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kaldirimda-yururken-dusup-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kaldirimda-yururken-dusup-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kaldirimda-yururken-dusup-oldu/612728/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:32:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fiyatı 2 bin 500 lirayı buluyor, bukalemun teklif eden de oldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da 3 dönüm arazi üzerine kurulan hayvan mezarlığına, büyük bölümü kedi ve köpek olmak üzere 1200 hayvan gömüldü. Muhabbet kuşu, papağan ve tavşan gibi hayvanların da gömüldüğü mezarlıktaki defin ücreti, yapılan işlemlerle birlikte 2 bin 500 lirayı buluyor.

Osmangazi ilçesindeki Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi'nde, 3 dönüm arazi üzerine kurulan hayvan mezarlığına, açıldığı günden bu yana 18 yılda yaklaşık 1200 hayvan gömüldü. Genellikle kedi ve köpeklerin gömüldüğü mezarlıkta, muhabbet kuşu, papağan ve tavşan da bulunuyor.

Hayvanseverlerin, evcil hayvanları için yaptırdıkları mezarların taşlarına koydukları fotoğraflar ile ‘Çiçeğim, karakuzum, kurabiyem asil oğlum seni hiç unutmayacağız’, ‘Oğlumuz Çapkın seni çok seviyoruz meleğimiz’, ‘Zeytinim annesinin mis kokulu kurabiyesi seni çok özlüyorum’ gibi yazılar yer alıyor. Özellikle bayramlarda, ölen evcil hayvanlarını ziyaret eden hayvan sahipleri, mezarlıkları temizlerken, hayvan mezarlığındaki defin ücreti ise yapılan işlemlerle birlikte 2 bin 500 lirayı buluyor. Mezar taşları olmayan hayvanların ise toprağa dikilen rakamlarla yerleri belirleniyor.

'BUKALAMUN DEFİN TEKLİFİ ALMIŞTIK'

Evcil hayvanlar mezarlığına farklı defin teklifleri de aldıklarını söyleyen Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Kadir Özdemir, “Kurulduğumuz tarih 2007'den itibaren evcil hayvan mezarlığı olarak hizmet vermekteyiz. Burada genellikle, kedi, köpek, kuş ve tavşan bulunmaktadır. Bayramlarda hayvanseverler geliyor ve mezarları temizleyip, başlarında duruyorlar. Evcil hayvanlarıyla burada konuşuyorlar. Bizler de onların acısına ortak oluyoruz.

Burada bir hayvanın defin işleminin ücreti 2 bin 500 lirayı buluyor. Burada binin üzerinde hayvan gömüldü. Mezarlığımıza kedi, köpek, tavşan ve kuş gömülürken, bir seferinde bukalemun defin teklifi almıştık. Şu an yaptığımız çalışmalarla bu alanımızı genişletiyoruz” dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/fiyati-2-bin-500-lirayi-buluyor-bukalemun-teklif-eden-de-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/fiyati-2-bin-500-lirayi-buluyor-bukalemun-teklif-eden-de-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/fiyati-2-bin-500-lirayi-buluyor-bukalemun-teklif-eden-de-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/fiyati-2-bin-500-lirayi-buluyor-bukalemun-teklif-eden-de-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/fiyati-2-bin-500-lirayi-buluyor-bukalemun-teklif-eden-de-oldu/612716/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 06:25:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Amazon'da yaşayan kabile üyeleri Türkiye'ye geldi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EKVADOR'un Amazon Ormanları’nda yaşayan ilkel Waorani Kabilesi üyeleri, Türkiye’de ilk kez modern yaşamla tanıştı.

Mayra, Wareka ve Cominta isimli kabile üyeleri, İstanbul, Anıtkabir ve Tuz Gölü’nün ardından geldikleri Bursa’da, kayakseverlerin ‘beyaz cennet’ olarak tanımladığı Uludağ’ın zirvesinde karla tanıştı. Kabile üyeleri soğuğu sevmezken, Türk mutfağı ise kendilerinde hayranlık uyandırdı.

1956 yılında 5 Hristiyan misyoner tarafından ilk temasın sağlandığı Ekvador’un Amazon bölgesinde yaşayan ilkel Waorani Kabilesi ile iletişim kuran sosyal medya fenomeni ve içerik üreticisi Alper Rende, köylerinde birlikte vakit geçirdiği kabileden 1’i kadın 3 kişiyi, önce kendi ülkelerinin şehir merkezine götürdü, ardından da Türkiye’ye getirdi. Mayra, Wareka ve Cominta isimli kabile üyeleri, İstanbul’a gelmek için ilk kez kıyafet giydi, uçağa bindi ve kalabalığın arasına karışarak modern yaşamla tanıştı.

Ankara ziyaretlerinde Atatürk’ün huzuruna çıkan 3 kabile üyesi, Tuz Gölü’nü de görme fırsatı buldu. Yaşadıkları köyden, kuş bakışı 11 bin 568 kilometrelik bir yolculuğun ardından geldikleri Bursa’da Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden Uludağ’ın zirvesinde karla tanışan Mayra, Wareka ve Cominta soğuğu sevmezken, Türk mutfağı kendilerinde hayranlık uyandırdı.

‘ŞEHİR HAYALLERİ VARDI, BİZ DE ONU GERÇEKLEŞTİRDİK’

Kabile üyeleri 28 Ocak-24 Şubat tarihleri arasındaki Türkiye seyahatinin ardından yaşadıkları Ekvador’un Amazon bölgesine döndü. Seyahatlerini organize eden Alper Rende, Türkiye seyahati öncesinde kabile ile farklı zamanlarda 15 gün beraber yaşayıp, hayatlarını ve orada yaşadığı tecrübeleri de kayda aldı. İspanyolca konuşan kabile üyeleri ile tercüman aracılığıyla çoğunlukla da beden diliyle anlaşan Rende, Ekvador'un Coca şehrinden 15 saatlik bir kano yolculuğu sonrası ulaştığı köydeki kabile üyelerinin, daha önce hiç şehir yaşamını görmediklerini belirterek, “Bu arkadaşlarla birlikte daha önce kabile hayatını belgeselleştirdiğimiz bir video çekmiştik. Amazon Ormanları’ndan geliyorlar ama öncesinde ben onların yanına gittim. İlk gittiğimde 9 gün kadar onlarla kaldım.

Daha sonrasında, birlikte onların ülkesinin şehir merkezine gittik, oraları gördüler. Daha sonra bir kez daha onların yanına gittim. Onlarla 1 hafta kaldım ve şimdi de onları Türkiye'ye getirdim. Şehir hayalleri vardı ve biz de aslında onu gerçekleştirdik. Karşılıklı kültür alışverişi yaptık. Hem de onların kültürüne ortak oldum. Şimdi de onlar bizim kültürümüze ortak oluyorlar” diye konuştu.

'KAFALARINDAKİ TÜYLER, SEVGİ, BARIŞ VE KARDEŞLİĞİ TEMSİL EDİYOR’

Türkiye’de kabile üyelerine yönelik ilginin yoğun olduğunu ve onlarla fotoğraf çekilmek istendiğini belirten Alper Rende, “Bizi her görenden, ‘Nasıl yardımcı olabiliriz? Gelin şurada misafir olun, şunları gönderelim, lütfen denesinler, köylerine götürsünler’ diye çok fazla geri dönüş aldık. Yaklaşık 25 günlüğüne Türkiye’ye geldiler.

Daha sonrasında kendi memleketlerine dönecekler. Kafasındaki tüyleri çok merak edip soranlar oluyor. Özellikle bizim videomuzda bu tüyle birlikte gözükmek istediler ve ben de neden olduğunu sorduğumda, 'Sevgi, barış ve kardeşliği temsil ediyor' dediler. Şu anda da Uludağ'dayız. Yani karın en çok olduğu yerlerden bir tanesindeyiz. Bugün biraz kayak yaptık. Kızak denedik. Çok da keyif aldılar” dedi.

‘NE BULURLARSA ONU YİYORLAR’

Kabile üyelerinin geldikleri coğrafyada, çok eşlilik kültürünün devam ettiğini dile getiren Rende, yemek kültürlerinin ise daha çok avlanmaya bağlı geliştiğini şu sözlerle anlattı:

“Wareka’nın 3 eşi ve çok çocuğu var. Mayra'nın 4 tane çocuğu var. Cominta’nın da tahminimce 4 çocuğu var. Avlanmaya çıkıyorlar, maymun yiyorlar, timsah yiyorlar. Hiç türünü bile bilmediğimiz kemirgen yiyorlar. Bu arada onlarla birlikte, bunların tadına da baktım. Avlanmalarına dahil oldum ve birlikte bir video çektik. Ne bulurlarsa onu yiyorlar ama bol bol yemek yiyebiliyorlar. Çünkü buzdolapları da olmadığı için, tuttuklarını, avladıklarını hemen bitirmeleri gerekiyor. Yemeğe dair hiçbir sıkıntıları yok. Tabii ki bizim kültürümüze pek uyan yemekler değil.”

‘ONLAR İÇİN BURASI BİLİM KURGU FİLMİ GİBİ’

Doğal yaşamlarında, avladıkları, domuz, maymun, timsah, kemirgen ve bitkilerle beslenen Waorani Kabilesi üyelerinin küp şeker karşısında ise şaşkınlıklarını gizleyemediğini söyleyen Alper Rende, “Aslında projemin konusu da bir yerlinin, şehir hayatına geldiğinde düşündüğü ve karşılaşacağı şeylere verecekleri tepkiler üzerine. Aklınıza gelebilecek her şeye çok şaşırıyorlar. Yani size şöyle bir örnek vereyim; küp şeker gördüler, daha önce şeker gördüler tabii ki ama küp olarak görmediler ve küp şeker aldık.

Çünkü köylerine götürmek istiyorlar. ‘Bunu nasıl küp haline getirdiniz’ diye bana sordu. Çünkü onlar için burası bir bilim kurgu filmi gibi. Onların da kültürü bize göre çok farklı, yedikleri yemeklerden, yaşayış tarzlarına kadar. İzole bir yaşam sürüyorlar. Mesela onların kaldığı yere 15 saatlik kano yolculuğuyla anca kasabaya ulaşabiliyorsunuz. Gerçekten çok zor koşullarda yaşıyorlar” ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/amazon-da-yasayan-kabile-uyeleri-turkiye-ye-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/amazon-da-yasayan-kabile-uyeleri-turkiye-ye-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/amazon-da-yasayan-kabile-uyeleri-turkiye-ye-geldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/amazon-da-yasayan-kabile-uyeleri-turkiye-ye-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/amazon-da-yasayan-kabile-uyeleri-turkiye-ye-geldi/612697/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Feb 2025 10:39:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ahmet Yakar’ın cansız bedeni bulundu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’nın İznik ilçesinde bir dükkanda Ahmet Yakar’ın (38) cansız bedeni bulundu. Yakar’ın cezaevinden yeni çıktığı ve dükkanın bir tanıdığına ait olduğu öğrenildi.

Cezaevinden yeni çıktığı öğrenilen Ahmet Yakar, iddiaya göre bir tanıdığından sanayi sitesindeki dükkanında kalmak için izin istedi. Sabah saatlerinde Yeşil Cami Mahallesi Sanayi Caddesi'ndeki iş yerine gelen dükkan sahibi, Yakar’ın hareketsiz yatarken buldu, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, Ahmet Yakar’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Ahmet Yakar’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/ahmet-yakar-in-cansiz-bedeni-bulundu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/ahmet-yakar-in-cansiz-bedeni-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/ahmet-yakar-in-cansiz-bedeni-bulundu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/ahmet-yakar-in-cansiz-bedeni-bulundu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ahmet-yakar-in-cansiz-bedeni-bulundu/612588/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 14:45:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>1 gün arayla hayatlarını kaybettiler</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA’nın İnegöl ilçesinde yarım saat arayla kalp krizi geçiren Yaşar Cengiz (59) ile eşi Nursel Cengiz (56), tedavi gördükleri hastanede 1 gün arayla hayatını kaybetti.

İnegöl’de yaşayan Yaşar Cengiz, 18 Ocak’ta kalp krizi geçirdi. Cengiz, İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil Servis’te eşini bekleyen Nursel Cengiz de yarım saat sonra kalp krizi geçirip, aynı hastanede tedaviye alındı. Yoğun bakımda tedavisi süren çiftten Yaşar Cengiz, 30 Ocak’ta hayatını kaybetti.

Yaşar Cengiz'in cenazesi 31 Ocak’ta Turgutalp Camii’nde cuma namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi. Aynı gün eşi Nursel Cengiz de tedavi gördüğü hastanede kurtarılamadı. 2 çocuk annesi Nursel Cengiz de dün kılınan cenaze namazının ardından, Kavaklaraltı Mezarlığı’nda eşinin mezarının yanına defnedildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/1-gun-arayla-hayatlarini-kaybettiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/1-gun-arayla-hayatlarini-kaybettiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/1-gun-arayla-hayatlarini-kaybettiler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/02/1-gun-arayla-hayatlarini-kaybettiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/1-gun-arayla-hayatlarini-kaybettiler/612564/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Feb 2025 11:07:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu otomobil başka: kornası elden basmalı ve jantı tahtadan</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[BURSA'da, antika otomobil tutkunu Mehmet Nail (59), 15 yıl önce Amerika'dan satın aldığı 110 yaşındaki kornası elden basmalı olup, jantı tahtadan yapılan antika aracıyla şehir turu atıyor. Trafiğe çıkınca ilgi odağı olduğunu söylenen Nail, "Hafta sonları şehir turu attığım sırada otomobilime bakmayan kalmıyor" dedi.

Osmangazi ilçesinde yaşayan Mehmet Nail, antika otomobillere olan tutkusuyla tanınıyor. Mehmet Nail, 15 yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinden 8 bin dolara satın aldığı 1915 yılında yapımı, kornası elden basmalı, jantı tahtadan olan antika aracını her sabah yıkayıp ayda bir kez bakım yaptırıyor. Antika aracıyla hafta sonları şehir turu atan Nail, Bursa'nın cadde ve sokaklarında gezerken, çevredekilerin ilgisini çekiyor.

'KLASİK ARAÇLARLA GEZMEK HOŞUMA GİDİYOR'

Evinin garajına park ettiği, saatte 35 kilometre hız yapabilen aracının tavanını güneşli günlerde açıp, yağışlı mevsimlerde ise tenteyle kapattığını söyleyen Mehmet Nail, "Antika araçlara yıllardır ilgi duyuyorum. Klasik araçlarla gezmek hoşuma gidiyor. Stres atıyorum. Şehirde tur atarken antika otomobilime bakmayan kalmıyor.

1915 yılında üretilip motoru benzinle çalışan bu aracım, benim için çok özel. Jantları tahtadan olduğu için yavaş gidiyor. Tekere küçük bir taş geldiğinde direksiyon birden dönüyor. Kontrolden çıkıyor. Onun için çok dikkatli sürüyorum. Aracın manuel vites sistemi çok karışık. İlk günler zorluk çekiyordum. Şimdi alıştım" diye konuştu.

Trafiğe çıkınca birçok kişinin aracıyla fotoğraf çektirdiğini belirten Mehmet Nail, yüksek fiyatlarda teklif gelmesine rağmen antika aracını satmayı düşünmediğini de sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bu-otomobil-baska-kornasi-elden-basmali-ve-janti-tahtadan.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bu-otomobil-baska-kornasi-elden-basmali-ve-janti-tahtadan.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bu-otomobil-baska-kornasi-elden-basmali-ve-janti-tahtadan_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/01/bu-otomobil-baska-kornasi-elden-basmali-ve-janti-tahtadan.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-otomobil-baska-kornasi-elden-basmali-ve-janti-tahtadan/612451/</link>
			<pubDate>Sat, 04 Jan 2025 14:09:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kilosu 6 bin lira olan 3 farklı çeşitten yapılıyor, çorbanın kasesi bin lira</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ TÜRKİYE'nin önemli kış turizmi merkezlerinden Uludağ'daki bir otelin restoranında satılan çorba, bu sezon da gündemde. Geçen 500 TL'ye satılan çorba, yeni sezonda kasesi 1000 TL'den tatilcilerin damak tadına sunulacak. İçerisinde kurutulmuş dağ mantarı ve ceviz olan çorbanın fiyatının maliyetlere göre uygun olduğunu söyleyen işletme müdürü Süleyman Güngör, "Abartılı bir şekilde fiyatı, ön plana çıktı. Lezzeti değil. Özel bir çorba, buraya has bir çorba" dedi.

Kış turizminin önemli merkezlerinden, kayakseverlerin her yıl akın ettiği Uludağ, 1980 metreye uzanan pistleri ve doğasıyla değil, bir otelin restoranında 1000 TL'ye satılan çorbasıyla da gündemde. Adını Uludağ'dan alan, içinde aromatik yapraklı yeşillikler, kırmızı pancar, kırmızı damarlı pancar, kuzukulağı, mor kale yapraklarının yanı sıra gül marul ve endivyen maruldan oluşan maskolin yeşilliği, dağ kestanesi, nar ve tulum peynirinin harmanlandığı salatanın 700 TL olduğu menüde; beyaz peynir, dağ kekiği ve cherry domatesle yapılan dağ tostunun fiyatı 600 TL. Geçen sezon sosyal medyada gündem olan çorba ise kurutulmuş 3 çeşit dağ mantarı, ceviz, fesleğen ve dereotu ile hazırlanıp, kıtır ekmekle servisi yapılıyor.

'YÖRE İNSANININ TOPLADIĞI MANTARLARLA ÇORBAMIZI YAPIYORUZ'

DHA muhabirinin de tadına baktığı çorbanın diğer çorbalar gibi hazırlanmadığını, sipariş üzerine pişirildiğini ve kişiye özel olduğunu söyleyen işletme müdürü Süleyman Güngör, çorbada kilosu 6 bin TL'ye kadar çıkan, 3 farklı çeşit dağ mantarı bulunduğuna dikkat çekip, "Çorbamız hala menümüzde mevcut, bu sezon da aynı hizmeti vermeye devam edeceğiz. Çorbamızın içerisinde, buranın ormanlarında yetişen mantar çeşitleri var. Bir de ceviz var. Lezzetinin sırrı bizde saklı.

Buradaki yöre insanının topladığı mantarlarla yapıyoruz çorbamızı. Onlardan alıyoruz mantarları. Burada birkaç işlemden geçtikten sonra, bu şekilde önümüze servis olarak geliyor. Mantarların bazıları buraya özgü, diğer alanlarda da olan mantarlar var tabii ki içinde" diye konuştu.

'LEZZETİ VE SUNUMU ÖN PLANA ÇIKSIN İSTERDİK'

Dağ mantarı çorbasının kasesin bu sezon 1000 TL'den servis edileceğini söyleyen Güngör, "Çorba geçen sezon büyük bir patlama yaptı diyebiliriz. Bizim çorbamız zaten menümüzde mevcuttu. Abartılı bir şekilde fiyatı, ön plana çıktı. Lezzeti değil. Lezzeti ön plana çıksın, sunumu ön plana çıksın isterdik. Özel bir çorba, buraya has bir çorba. Maalesef fiyatı ön planda daha çok durdu. 1000 TL'den bu sene çorbamızı servis edeceğiz" dedi.

'ÖZEL BİR ÇORBA OLDUĞU İÇİN TABİİ Kİ FİYATI FARKLI'

Menüde Uludağ'a özgü farklı tatların da bulunduğuna dikkat çeken Süleyman Güngör, 'Uludağ Salatası' ve 'Dağ Tostu'nun da bu lezzetlerden olduğunu belirtip, "Aslında menümüzde buraya özgü yemek çeşitlerimiz var. Ama çorba daha çok ön plana çıktı. Salatamız da var, buraya özel. Tostumuz var, dağ tostu diye. Bunlar da menümüzde var ama sadece maalesef çorba olarak ilerledik. Bunlar da tabii ki var, çeşitli yemeklerimiz var, buraya özgü. Onların fiyatları da çorba fiyatına yakın. Tamam çorba biraz daha yüksek, belki o yüzden çorba öne çıktı. Ama siz de tadına baktınız. Hani insanlarımız bu çorbayı normal çorbalarla karıştırdılar, ama öyle değil.

Özel bir çorba olduğu için tabii ki fiyatı farklı. Aslında zahmet var, emek var. Yöre insanının o ormandan mantarları toplaması, kurutulması, burada işlemlere tabii tutulması. Bu mantar buraya gelene kadar kaç işlemden geçiyor ve de uzun bir zamandan geçiyor. Hemen bugün topladık, yarın hazır değil. Uzun bir zamandan geçiyor; bu mantarın, bu şekilde önümüze gelmesi. Kaldı ki ceviz de artık pahalı" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/kilosu-6-bin-lira-olan-3-farkli-cesitten-yapiliyor-corbanin-kasesi-bin-lira.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/kilosu-6-bin-lira-olan-3-farkli-cesitten-yapiliyor-corbanin-kasesi-bin-lira.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/kilosu-6-bin-lira-olan-3-farkli-cesitten-yapiliyor-corbanin-kasesi-bin-lira_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/11/kilosu-6-bin-lira-olan-3-farkli-cesitten-yapiliyor-corbanin-kasesi-bin-lira.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kilosu-6-bin-lira-olan-3-farkli-cesitten-yapiliyor-corbanin-kasesi-bin-lira/612252/</link>
			<pubDate>Wed, 20 Nov 2024 10:59:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sanığa 50 yıl hapis</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da tedavi olmak istemediği için tartıştığı babası Hasan Doğru (49) ile kardeşi Yasemin'i (20) bıçakla ağır yaralayıp, komşusu Osman Kılınç'ı (28) öldüren uyuşturucu bağımlısı Yasin Doğru’nun (24) cezası belli oldu. Tutuklu sanık Doğru, 'Kasten öldürmek' suçundan 25 yıl, babası ve kardeşine yönelik eylemleri nedeniyle ise 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan her biri için 12 yıl 6'şar ay olmak üzere, toplam 50 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 2022 Kasım'da Mustafakemalpaşa ilçesi Eskikızılelma Mahallesi'nde meydana geldi. Yasin Doğru, babası Hasan ve kız kardeşi Yasemin ile tartıştı. Tartışma büyüyünce Hasan Doğru, muhtar azası olan komşusu Osman Kılınç'ı telefonla arayıp yardım istedi.

Yasin Doğru, kavgayı ayırmak için eve gelen Kılınç'ı boynundan ve göğsünden bıçakladı. Osman Kılınç yere yığılırken, Yasin Doğru bu kez babasıyla kız kardeşini ağır yaraladı. Bir hırsızlık vakası için mahallede bulunan jandarma ekiplerinin yakaladığı Yasin Doğru, sorgusunda madde bağımlısı olduğunu, babası ile kız kardeşinin tedavi için kendisini hastaneye götürmeye çalıştığını, bu nedenle tartışıp, olayın gerçekleştiğini söyledi. İşlemleri sonrası Doğru, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Tedavisi tamamlanan baba ile kızı da taburcu edildi.

'GAZETEDE GÖRÜNCE OLAYIN FARKINA VARDIM'

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, hakkında 'Kasten öldürmek' ve 'Yakın akrabayı yaralamak' suçlarından 3 kez müebbet hapis cezası istenen, savcının esas hakkındaki mütalaasında ise Osman Kılınç'a karşı 'Kasten öldürme' suçunu canavarca hisle ve eziyet çektirerek gerçekleştirdiği için ağırlaştırılmış müebbet, babası ve kardeşini de canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs ettiği gerekçesiyle de 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen Yasin Doğru, Bursa 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasında savunma yaptı. Son sözü sorulan tutuklu sanık, "Madde bağımlısıyım. Olay gününü hatırlamıyorum. Cezaevinde arkadaşlar gazetede beni gösterince olayın farkına vardım. Gazeteleri okuyunca komşumu öldürüp, babam ve kardeşimi yaraladığımı öğrendim. Çok pişmanım. Önce Allah'a sonra siz büyüklerimin affına sığınıyorum. Adalet mülkün temelidir" dedi.

KIZ KARDEŞİ OLAY ANINI ANLATTI

Yasin Doğru'nun kız kardeşi Yasemin Doğru ise "Olay günü ailece kahvaltı yaptık. Kahvaltıdan sonra ağabeyim geceleri uyuyamadığını, sesler duyduğunu anneme anlattı. Annem, 'Doktora gidelim' dedi. Ağabeyim başta bunu kabul etti. Babam müsait olmadığı için Osman ağabeyi aradık. Ağabeyim bir anda doktora gitmekten vazgeçti. Yattığı yerden kalkarak eline bıçak aldı. Osman Kılınç'ın üstüne saldırdı. Beni de boğazımdan bıçaklayarak yaraladı. Balkona çıkıp yardım isterken kan kaybından gözlerim karardı. Sonrasını hatırlamıyorum, bayıldım" diye konuştu.

Hasan Doğru ise oğlunun psikolojik sorunları olduğunu belirtip, şikayetçi olmadığını söyledi.

AVUKATI TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Yasin Doğru'nun avukatı Canan Kongur da müvekkilinin olayı husumet güderek kasten gerçekleştirmediğini belirterek, "Psikolojik sorunları olduğu için, hastaneye götürülmek için zorlanan müvekkil, üzerine 4-5 kişi birden gelince onları kendisinden uzaklaştırmak için hedef gözetmeden, bıçağı savururken olay gerçekleşmiştir" dedi.

Duruşmalarda pişmanlığını dile getirerek, iyi niyetini gösterdiğini belirttiği müvekkilinin, taksirle öldürme ve yaralama suçlarından cezalandırılmasını isteyen Kongur, aksi kanaat olması halinde ise kasten yaralamanın ölüm ile neticelenmesi sonucu 'haksız tahrik', 'meşru müdafaa' ve 'iyi hal' hükümlerinin uygulanarak, en alt sınırdan cezalandırılmasını talep edip, cezaevinde yattığı süre göz önünde bulundurularak tahliyesini istedi.

Mahkeme heyeti, Doğru'yu, Osman Kılınç'ı öldürdüğü için 'Kasten öldürmek' suçundan 25 yıl, babası ve kardeşine yönelik eylemleri nedeniyle 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan her biri için 12'şer yıl 6'şar ay olmak üzere, toplam 50 yıl hapis cezasına çarptırıp, tutukluluk halinin devamına hükmetti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saniga-50-yil-hapis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saniga-50-yil-hapis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saniga-50-yil-hapis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/10/saniga-50-yil-hapis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/saniga-50-yil-hapis/612158/</link>
			<pubDate>Thu, 24 Oct 2024 11:14:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İstismar sanıklarına 52’şer yıl hapis</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da, sosyal medyada tanıştığı Firuz Naobi'nin (20) evine giden E.T. (16), Naobi ile 3 arkadaşının, defalarca cinsel istismarına uğradı.

Mahallelinin tanımaması için erkek kıyafeti giydirilip, 200 lira verilerek evine gönderilen kızın şikayetiyle tutuklanan sanıkların yargılandığı davada karar çıktı. Naobi ile Samet Ali Nazeri'ye (21), 'Çocuğun cinsel istismarı' suçunu 'zincirleme' işledikleri gerekçesiyle 40 yıl 6'şar ay, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak'tan 12 yıl hapis cezası verildi. Ayrıca, DNA'larına rastlanmayan Sufi Pivani (21) ile Naser Ahmed Azizi'ye ise 'Çocuğun cinsel istismarı'ndan 36'şar yıl, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak'tan da 12'şer yıl hapis cezası verildi.

Kentte yaşayan E.T., sosyal medyadan tanışıp arkadaş olduğu Firuz Naobi ile 2023 Kasım'da buluştu. E.T., gezip yemek yedikten sonra daveti üzerine Naobi'nin, Naser Ahmed Azizi, Samet Ali Nazeri (21) ve Sufi Pivani ile birlikte kaldığı Kestel ilçesindeki evine gitti. Bu kişilerle bir süre sohbet eden E.T., iddiaya göre, uyumak için gittiği odada Firuz Naobi ve 3 arkadaşının cinsel istismarına uğradı. E.T.'yi el ve ayaklarından tutup etkisiz hale getiren şüpheliler, kıza, defalarca cinsel istismarda bulundu. Şüphelilerin, "Yaşadıklarını anlatırsan sana daha kötüsünü yaparız" diyerek, tanınmaması için erkek kıyafeti giydirip, 200 lira vererek evine gönderdikleri E.T., yaşadıklarını ailesine anlattı. Ailenin şikayeti sonrası gözaltına alınan 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklandı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda tutuklu 4 sanık hakkında, Bursa 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşmada pedagog eşliğinde ifade veren E.T., yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Geçtiğimiz ekim ayında sosyal medyada Firuz ile tanıştık. Kasım ayında buluşmaya karar verdik. O gün birlikte gezip, yemek yedik. Daha sonra beni evine davet etti. Ben de gittim. Burada, bana hiç bahsetmediği 3 arkadaşı vardı. Aklımdan kötü bir şey geçmedi. Sohbet ettikten sonra, kendimi kötü hissettiğim için odaya çekildim. Bu sırada içeri giren Firuz ve 3 arkadaşı, ellerimi ve kollarını bir anda tutup, beni yatağa uzattılar. Yalvarmama rağmen gece boyunca bana cinsel istismarda bulundular. En fazla istismarı erkek arkadaşım yaptı. Sabah ise beni tehdit edip, bir miktar para vererek evlerinden gönderdiler. Onlardan şikayetçiyim."

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Tutuklu sanıklardan Naser Ahmed Azizi, E.T. ile Firuz ve Samet isimli arkadaşlarının isteğiyle ilişkiye girdiğini söylerken, Firuz Naobi suçlamaları kabul etmeyip, gece boyunca evlerinde kalan E.T.'yi sabah gönderirken mahallelinin tanımaması için kendisine erkek kıyafeti giydirip, taksi ücreti olarak 200 lira verdiğini belirtti.

Sufi Pivani'nin avukatı Münevver Bilir de "Müvekkilin DNA'sı olay yerinde bulunmayıp mağdurun beyanı haricinde cezalandırılmasına yol açacak bir delil bulunmamaktadır. Mağdur beyanları suç tarihini net olarak tespit etmeye elverişli olmayıp muhtemel suç tarihlerinde müvekkile ait baz istasyonu verileri kendisinin olay anında olay yerinde olmadığını göstermektedir. Mağdurun çeşitli mahkemelerdeki başka suçlar nedeniyle alınan beyanlarında iddia olunan cinsel istismar suçu tarihlerinde evde ailesiyle birlikte olduğu görülmektedir" dedi.

'İYİ HALİ HAK ETTİKLERİNİ DÜŞÜNMÜYORUZ'

Karar aşamasına gelen yargılamaya devam edildi. Heyet, E.T. ile defalarca ilişkiye giren Naobi ile Nazeri’ye suçu 'zincirleme' olarak işledikleri için, 'Çocuğun cinsel istismarı'ndan 40 yıl 6'şar ay, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçundan ise 12 yıl olmak üzere toplam 52 yıl 6'şar ay hapse mahkum etti. Heyet ayrıca, E.T. ile bir kez ilişkiye girdikleri iddia edilen ancak DNA'larına rastlanmayan Sufi Pivani ile Naser Ahmed Azizi'ye ise Yargıtay’ın, 'Cinsel istismar olaylarında, birisi yapar da diğeri de yanında olursa hem kendi eyleminden hem de yanında beklediği diğer kişinin eyleminden sorumlu olur' içtihadı gerekçesiyle, 'Çocuğun cinsel istismarı' suçundan 36'şar yıl hapis cezası verdi. Sanıklar, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçundan da 12'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı. 4 sanığa 'zincirleme suç' kapsamında hapis cezaları veren mahkeme heyeti, "İyi hali hak ettiklerini düşünmüyoruz" diyerek verilen kararda herhangi bir indirim uygulamadı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/istismar-saniklarina-52-ser-yil-hapis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/istismar-saniklarina-52-ser-yil-hapis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/istismar-saniklarina-52-ser-yil-hapis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/09/istismar-saniklarina-52-ser-yil-hapis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/istismar-saniklarina-52-ser-yil-hapis/612036/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Sep 2024 18:19:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu da oldu, Altın kaplamalı zeytin yok satıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da zeytin ticareti ile uğraşan iş adamı Levent Usluer, Gemlik ve İznik zeytinini altın tozu ile kaplayıp Ortadoğu'nun zenginlerine satıyor.

İstanbul'da yaşayan ve 30 yılı aşkın zeytin ticareti ile uğraşan Levent Usluer, yenilebilir altın kaplamalı zeytinin Türk Patent ve Marka Kurumundan patentini alarak tescil ettirdi.

Dünya'nın en sağlıklı gıdası zeytine önem vermek amacıyla zeytinleri yenilebilir altın tozu ile kaplayan Usluer, taleplere yetişmekte zorluk çekiyor. Özellikle Ortadoğu ülkeleri ve Arap şeyhlerinin ilgi odağı haline gelen altın kaplamalı zeytinin 24 adeti 300 dolardan satılıyor.

"Taleplere yetişemiyoruz"

Altın kaplamalı zeytin üreticisi Levent Usluer, "Uzun yıllardır Bursa'nın Gemlik ilçesinde zeytin sektöründe faaliyet gösteren bir firmayız, uzun süren arge çalışmaları sonrasında yenilebilir altın kaplama zeytin ürettik. Zeytin kendi başına çok değerli bir ürün, biz zeytine dahada değer katmayı düşündük. Gerekli belgelerimizi aldık ve patent işlemlerini tamamladık.

Ürünümüze şu anda yurtdışından çok yoğun talepler alıyoruz. Özellikle arap ülkelerinden çok yoğun talepler geliyor ve taleplere yetişemiyoruz. Bir kutusunu 500 dolardan satışa sunuyoruz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/bu-da-oldu-altin-kaplamali-zeytin-yok-satiyor-20240825AW27.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/bu-da-oldu-altin-kaplamali-zeytin-yok-satiyor-20240825AW27.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/bu-da-oldu-altin-kaplamali-zeytin-yok-satiyor-20240825AW27-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/bu-da-oldu-altin-kaplamali-zeytin-yok-satiyor-20240825AW27.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-da-oldu-altin-kaplamali-zeytin-yok-satiyor/611885/</link>
			<pubDate>Mon, 26 Aug 2024 11:30:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>110 yıllık bombanın yıllarca üzerinde oturmuşlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alkol alıp babasıyla tartışan kişi, babasının bahçede bomba sakladığını ihbar etti. Polis, yapılan ihbarla, bahçede 40 santimetre boyunda 12 santimetre çapında top mermisi buldu. Babanın bilmediği top mermisinin, oğlunun, apartmanın bahçesinde yıllar önce sakladığı iddia edildi.

Bursa'nın Nilüfer ilçesi Kayapa Mahallesi'nde 4 katlı bir aile apartmanında oturan Hüseyin E. (48), alkol alıp babası Ali E. (76), tartıştı. Alkollü oğul tartışma üzerine polis ekiplerini arayıp, babasının bahçede bomba sakladığını ihbar etti. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, yapılan tarif üzerine 40 santimetre boyunda, 12 santimetre çapında patlamamış top mermisi buldu.

Olay yerine bomba imha ekibi sevk edildi

Olay yerine gelen bomba imha ekipleri ağacın altından aldıkları 1. Dünya Savaşı'na ait top mermisini imha etmek üzere kontrollü alana götürürken, yapılan soruşturmada bombayı yıllar önce Hüseyin E.'nin bahçeye sakladığı iddia edildi. Olayla ilgili detaylı tahkikat devam ediyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/110-yillik-bombanin-yillarca-uzerinde-oturmuslar-20240817AW26.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/110-yillik-bombanin-yillarca-uzerinde-oturmuslar-20240817AW26.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/110-yillik-bombanin-yillarca-uzerinde-oturmuslar-20240817AW26-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/110-yillik-bombanin-yillarca-uzerinde-oturmuslar-20240817AW26.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/110-yillik-bombanin-yillarca-uzerinde-oturmuslar/611831/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Aug 2024 10:07:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kayalıklara vuran ceset Fatih Eslan'a ait çıktı</title>
			<description><![CDATA[Bursa'nın Mudanya ilçesinde sahilde cesedi bulunan kişinin 31 yaşındaki Fatih Eslan olduğu belirlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alınan bilgiye göre, Halitpaşa Mahallesi Mustafakemalpaşa Caddesi üzerindeki Jandarma Sosyal tesislerinin önündeki kayalıklarda erkek şahsın cansız bedeni suyun içinde fark edildi.

Sahil güvenlik ekipleri hemen harekete geçip kimliği belirsiz şahsın cansız bedenini sudan çıkardı. Cumhuriyet Savcısı ise olayla ilgili soruşturma başlatırken, şahsın cansız bedeni kesin ölüm sebebi ve kimliğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Adli Tıp Kurumu Morgu'nda yapılan otopsi sonrası cesedin Yıldırım ilçesinde oturan 31 yaşındaki Fatih Eslan'a ait olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili tahkikat sürüyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/kayaliklara-vuran-ceset-fatih-eslana-ait-cikti-20240812AW26.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/kayaliklara-vuran-ceset-fatih-eslana-ait-cikti-20240812AW26.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/kayaliklara-vuran-ceset-fatih-eslana-ait-cikti-20240812AW26-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/08/kayaliklara-vuran-ceset-fatih-eslana-ait-cikti-20240812AW26.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kayaliklara-vuran-ceset-fatih-eslan-a-ait-cikti/611812/</link>
			<pubDate>Mon, 12 Aug 2024 17:50:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu köydeki çeşmeler kartla çalışıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesi Muratbey Mahallesi sakinleri mahalle meydanında bulunan çeşmelerden su doldurup parayla satış yapan şahısların önüne geçmek için kartlı sistem uygulaması başlattı. Mahalle muhtarlığı şehir dışından köye gelip içmek için su doldurmak isteyenlere ise ayrıca bir kart veriyor. Mahalle sakinleri, mahalleye gelip su doldururken kartlı sistem uygulamasını fotoğraflayıp sosyal medyada gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yaparak baltalamak isteyenlere de tepki gösterdi.

Mahalle Muhtarı Murat Balcıelmas, kartlı sistem olan çeşmelerin yanı sıra köy giriş ve çıkışlarında şehir dışından gelen vatandaşların yararlanması içinde kartsız çeşmelerin bulunduğunu söyleyerek, yakın köyler Konurlar, Bahariye ve Hayriye mahalle sakinlerinin de bu dertten muzdarip olduklarını belirtti.

Muratbey Mahallesi sakinleri sosyal medyadaki kötü ve gerçeği yansıtmayan paylaşımlara karşı açıklama yaptı.

Mahalle sakini Nuriye Acar, "İnegöl'den gelenler buradan toprağı alıp bidonların içine koyup, çalkalayıp onun içine döküyorlar. Belediye geldi, burayı açamadı. Biz burada sivrisinekten ölüyoruz. Bu su böyle gidiyor. Dertlerimiz çok" dedi.

Mahalle sakini Hatice Çelik," Zamanında biz bu suyu çok paylaştık. Kamyonlar geliyor, bidonlar alabildiğine dolu. Biz sorduk bunları satıyor musunuz dedik. Sizi ilgilendirmez, benim fabrikam var dediler. Bu köyde yangın çıktı, içinde insan öldü. Gelenler 4'te geliyor. Biz kimin geldiğini nereden bileceğiz. Kimi takip edeceğiz. Muhtara baskı yaptık. Ne gerekiyorsa yapılsın dedik. Artık yeter, bizler korku içindeyiz. Kapımı kilitlemeyen ben şimdi kapımı kilitleyip 10 kere bakıyorum. Millet burada bezlerini, pisliklerini topluyoruz. Kendi suyumuzu alamıyoruz.

Gelin siz doldurun diyorum. Ben tektim, o bidonları aşağı atmasını da bilirdim. Allah razı olsun diye diye biz bu zamana kadar ses çıkarmadık. Yeter artık. Ne giriyor çıkıyor bilmiyoruz. Bizi daha çok günaha sokuyorsunuz. Biz parayla satan insan mıydık bu zamana kadar. Her zaman alıyordu. İnsan gibi gelselerdi. Girişte çeşme bıraktık onlara. Tamamen kapatmadık. Yine ölülerimiz var diye düşündük. Kendimiz dolduramıyoruz. Adamlar bizle kavga ediyor. Bidonlar dolu. Adamlara söylesek kavga çıkacak. Biz zaten doldurmayın demiyoruz. Çok ukalalık yapıyorlar.

Sandalyesini koyuyor oraya beyefendiler. Arkada müzik çalıyor. 3-4 tane de arkadaşları var yanında. Biz onları öyle görmek zorunda değiliz. Çoluğumuz çocuğumuz var. Biz ne bilelim ne içip gelmişler. Bira kutularını atıyorlar. Lütfen bir yol bulun. Biz demiyoruz ki gelip doldurmayın. Sonra kaç tane şeyimizi kırdılar. Bunlara para verip alındı. Biz kendi kartımızı veriyoruz isteyene. Bu kadar kötü olmaz. Takmışlar muhtara. Biz istediğimiz için muhtar yaptı. Bir kamyon mu dolduruyorsun komşuna. Biz onlardan şikayetçiyiz" dedi.

Muratbey Mahallesi Muhtarı Murat Balcıelmas, "Öncelikle bizim suyumuz az geldiğinden dolayı, 3 köye bir parmak su geldiğinden bize yetmiyor. Normalde 45-50 hane olarak görüyorlar. Biz 90 haneli bir köyüz. 90 haneli köyün düzenli akmasını sağlamak için böyle bir sistem yaptık. Biz bu sistemi başarıyla tamamlamıştık. Vatandaş kart sistemiyle gelip dolduruyor. Köylümüz ve vatandaşlarımıza muhtarlıktan kart sistemi sağladık. Bu önlemi niye aldık. Köyümüze kamyonetlerle damacana damacana doldurup fabrikalara satış yapmak için kurnazlığı engellemek için yaptık. 3-4 köy bu konudan sıkıntıdayız. Gece hırlı mı hırsız mı belli değil. Geliyor çantasını bırakıyor köyün içinde geziyor. Ev dolu mu boş mu diye bakıyorlar. Komşular görüyor.

Kavga edecekler diye ondan da korkuyoruz. Böyle bir sistem yaptık. Bu sistemde kimseye su vermemezlik yapmıyoruz. Oraya suyu bıraktık. Bütün vatandaş rahat etti. Bu köyde su dolduramayan biri çıksın gelsin. Ne istiyorsa her şey kabulüm. Bizim bu köyde insanımız bir Allah'ın kulu boş göndermez. Suyun az akmasından dolayı aldığımız önlem ve diğer etkenlerden aldığımız önlemden böyle bir karar aldık. Sosyal medyada çekip atıyorlar. Sonra herkes yalan yanlış haber yapıyor. Doğru haberi vermek için bütün köylümüz burada. Doğrusu bu suyu kimseden kısıtlamıyoruz. Gelip muhtarlıktan kart istediklerinde dolduruyoruz. Onun haricinde başka bir sıkıntımız yok. Köylümüz, insanımız rahat. Dışarıdaki vatandaş 40-50 damacana dolduramadığı için böyle bir haber yapılıyor. Vatandaş burada. Kesinlikle 1 lira ücret aldı diyen varsa mahkeme yoluna gidebilir. Kendi köylümüzde kart var. Dışarıdan gelen misafire de emanet kart veriyoruz" diye konuştu.

Muratbey Gürcü Kültürü Yaşatma Derneği Başkanı Özgür Gürbüz, "Ortada şöyle gayri ahlaki pozisyon var. Bu suyun buraya gelmesiyle köylü sahiplendi. Her sene bakımını köylü yapıyor. Kimseden para talebimiz yok. Köylü kendi arasında parayı topluyor. Bu suyu buraya getiriyor. Yüz yıllardır bu geleneği sürdürüyoruz. Ancak bu sosyal medya platformu bilgisi olmayan, fikri olan insanlarla dolu. Burada utanmadan gelip köylüye küfür etmiş. Kim gelmişte su içememiş buradan. Burada bu su kimseye parayla satılmıyor. Biz zaten hayır devam etmesi için yapıyoruz. Bazıları tarafından bu vaziyete geldik. Bir de şu anlaşılsın. Suyun devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz. Bu suyun devamlılığı için böyle bir sistem gerekli. Bakın şurada su boşa akıyor.

Biz bunu yapmasaydık bu kalmayacaktı. Lütfen rica ediyorum. Sağda solda köyümüzle ilgili söylenen üsluplara dikkat etsinler. Çünkü biz hepsini araştırıyoruz. Adli süreçleri başlatacağız. Eğer söylemeye cesareti varsa mahkemeye de çıkmaya cesareti olur. Bu köylü bu suya sahip çıkacak. Kimsenin ne dediği umrumuzda değil. Sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu insanlar bu pisliği çekiyor. Her gün evinizin önünden birilerinin tır dayayıp su aldığını düşünün. Kim kabul eder, kimse kabul etmez. Konuşması kolay. Özetle tüm İnegöl halkına söylüyorum, üsluplu yorumlar yapalım. Sonuçlarına herkes katlanır" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bu-koydeki-cesmeler-kartla-calisiyor-20240727AW25.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bu-koydeki-cesmeler-kartla-calisiyor-20240727AW25.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bu-koydeki-cesmeler-kartla-calisiyor-20240727AW25-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bu-koydeki-cesmeler-kartla-calisiyor-20240727AW25.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-koydeki-cesmeler-kartla-calisiyor/611739/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Jul 2024 16:38:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rekoltede yüzü gülen çiftçiyi bu kez fiyatlar ağlattı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'nın tescilli ürünü olan Glohaven cinsi şeftalinin hasadı İnegöl'de başladı. Rekoltede yüzü gülen çiftçiyi bu kez fiyatlar ağlattı. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, şeftali hasadını inceledi.

İncelemenin ardından açıklama yapan Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, "İnegöl'ümüzde şeftali hasadı başladı. Bildiğiniz gibi Bursa'da şeftali üretiminin İnegöl olarak birinci sırasındayız. Kaymak gibi ürünler de burada, görüyorsunuz. Bundan 10 gün önce şeftalinin ilk durumuyla ilgili bir haber yapmıştık. İl Tarım Müdürümüz ve Kaymakam Bey vardı. O söylemiş olduğum şeyde bu yılın içinde bulunduğumuz durumda çiftçimize para kazandıran tek ürünün şeftali olduğunu söylemiştim.

Asıl Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret olarak tescillenen Türk ürünü olan bu şeftali. Cinsi de Gülaven cinsi. Bunun hasadı başladı. Bu kadar güzel ürün ne olduysa fiyat düştü. Şuan da 30 liradan giden malın bugün 17-18 lira civarına düştüğünü görüyoruz. Gerçekten üzülüyoruz. Bunun maliyeti 10 liraları geçiyor. Çiftçi nereden para kazanacak. 1 haftada ne değişiyor biz de anlamadık. Kim bu fiyatlarla oynuyor. Bu aracıların kalkmasını özellikle söylüyoruz. Türkiye'de sürekli Tarım Kredi marketleri kuruldu.

Direkt çiftçiye ulaşıp bu ürünü çiftçinin de kazanacağı biçimde alsak, ondan sonra da az bir karla birlikte tüketiciye dağıtsak olmaz mı. 17 liraya giden şeftali 1. sınıf. Eminim kimse 50 liradan aşağı yiyemeyecek. Yazıklar olsun diyorum. Bugün İnegöl'de şeftali üretiminin en yoğun olduğu İsaören Mahallesin'deyiz. Burada hasat yapılıyor. Çiftçinin morali yeniden bozuldu. 3. kalite mal 30 lira yaparken, 1. kalite mal 17-18 lira. Aslında bunun çözümü Tarım Kredi Kooperatifi Marketleriyle çözülecek şey, onlar da kar amaçlı bir market artık. Kazanma parayı gel çiftçinin kurtaracağı şekilde al, sat" dedi.

2 bin dönüm alanda 7 bin ton şeftali üretimi yapıldığını aktaran Çelik," Bir şeye daha vurgu yapacağım. Avrupa Birliği tarafından tanınan 24. Türk ürünü Bursa Şeftalisi. Önemli bir ürün olduğu için Siyah İncirde Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. devreye girip fiyatı regüle ederken aynı şekilde şeftali de Büyükşehir'den piyasaya girip piyasayı regüle etmesi onlarda talebimizdir. Çünkü Bursa'nın Avrupa Birliği tarafından tescillenen bir ürünün en önemli ürünüdür hatta. Siyah incir bile onun arkasından gelir" ifadelerini kullandı.

İsaören Mahallesi Kırsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erhan Ulu ise," Öncelikle İsaören İnegöl'ümüzde köylerimizde şeftali hasadımız devam etmektedir. Başkanımın da dile getirdiği gibi bundan 10 gün önce şeftali ilk olarak 30-35 arasından satıcı bulmaktaydı. Fakat şu an Avrupa patentli, tescilli ürünümüz şeftali şu an geldiğimiz noktada 15- 17 lira arasından düşüş yaptı. Biz üreticilere işçiliği, maliyeti eklediğiniz zaman 15 TL'yi buluyor. Gün geçtikçe çiftçimiz bitmek üzere.

Başkanımın da dediği gibi Tarım Kredi Kooperatifleri var, değişik kuruluşlar var, marketler var. Bunlar neden aracıyla iş yapıyor? Bugün Avrupa'da tescillenmiş bir ürün diyoruz. Lakin biz üretmeye başladığımızda ne hikmetse şu an düştü. Bugün aroma fiyatı 4 TL, bir çay en beğenmediğin yerde 10 TL. Biz 4 TL'ye aromaya şeftali veriyoruz. Bugün bir aromanın kutusu 25-30 TL. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Çiftçi eskiden bitmek üzereydi , şu an bitti. Şu an üzerinde bulunduğumuz bahçe 20 dönüm bir bahçe. Bakımıyla her şeyiyle dört dörtlük bir bahçe. Lakin bu sene bu bahçe komple kesilecek. Benim diyeceklerim bu kadar. Artık sözün bittiği yerdeyiz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/rekoltede-yuzu-gulen-ciftciyi-bu-kez-fiyatlar-aglatti-20240725AW25.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/rekoltede-yuzu-gulen-ciftciyi-bu-kez-fiyatlar-aglatti-20240725AW25.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/rekoltede-yuzu-gulen-ciftciyi-bu-kez-fiyatlar-aglatti-20240725AW25-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/rekoltede-yuzu-gulen-ciftciyi-bu-kez-fiyatlar-aglatti-20240725AW25.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/rekoltede-yuzu-gulen-ciftciyi-bu-kez-fiyatlar-aglatti/611717/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Jul 2024 12:23:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evinde anne, tarlada çiftçi, mağazada patron</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa İznik'te beyaz eşya mağazası bulunan Öznur Kurt, evinde 2 çocuğunun annesi, 6 kişiyi istihdam ettiği iş yerinde patron, tarlada ise çiftçilik yaparak kadınlara örnek oluyor. Traktörle tarlayı süren, dalından topladığı kirazları ihracata gönderen Kurt, mağazasında sırtına aldığı beyaz eşyaları taşıyarak servis aracına kadar götürüyor.

Çiftçi bir ailede tarım işlerine yardım ederek büyüyen 43 yaşındaki Öznur Kurt, İznik'te aldığı lise eğitiminden sonra çalışma hayatına başladı. Çocuk gelişimi eğitimi alıp anaokulunda bir süre stajyer öğretmenlik yapan Kurt, daha sonra çalışmaya başladığı beyaz eşya servisinde yöneticiliğe kadar yükseldi.

Anne, çiftçi, patron

2003 yılında dünya evine giren Kurt, bu sürede yaşlanan çiftçi anne ve babasına tarla işlerinde yardımcı olmayı sürdürdü. Biri 8, diğeri 13 olmak üzere 2 çocuk annesi olan Öznur Kurt, geçen yıl İznik'te beyaz eşya mağazası açtı.

Kısa sürede işlerini büyütüp 6 kişiyi istihdam eden Kurt, evinde 2 çocuğunun her türlü ihtiyacını karşılayan anne, ailesine ait tarlada hafta sonları çiftçi, iş yerinde de patron olarak kadınların her işi başarıyla yapabileceğini bir kez daha kanıtlıyor. Sabah erken saatlerde tarlaya giden traktörün direksiyonuna geçen Kurt, dalından topladığı kirazları kimi zaman müşterilerine ikram ediyor, kimi zaman da ihracata sevk edilmek üzere tüccara teslim ediyor.

Tarlada şalvarlı, işyerinde takım elbise ile müşterilerini karşılayan Öznur Kurt, "Yaklaşık 6 yıl kadar bir beyaz eşya servisinde çalıştım. Beyaz eşyanın her özelliğini öğrendikten sonra mağaza açtım. Çok kısa zamanda insanlar beni sevdiler. Bu sayede çevre il ve ilçelere satış yapmaya başladım.

Hızlı bir şekilde büyüyoruz. Her şey çocuklarımız için. Eşim devlet memuru, işe erken gitmesi gerekiyor. Güne saat 06.00'da başlıyorum. Çocuklarıma kahvaltılarını hazırlıyorum, oyunlar oynuyoruz. Aynı zamanda okul aile birliğinde yöneticiyim. Okuldaki tüm öğrencilerin de ihtiyaçlarına kendi çocuklarım gibi koşturuyorum. Hem toprakla uğraşıp hem ticaret ve ev hali zor oluyor ancak yetişmeye çalışıyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evinde-anne-tarlada-ciftci-magazada-patron-20240713AW24.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evinde-anne-tarlada-ciftci-magazada-patron-20240713AW24.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evinde-anne-tarlada-ciftci-magazada-patron-20240713AW24-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/evinde-anne-tarlada-ciftci-magazada-patron-20240713AW24.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/evinde-anne-tarlada-ciftci-magazada-patron/611651/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Jul 2024 15:15:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dağlık bölgelerden toplayıp kilosunu 60 liradan satıyorlar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin ahududu üretiminin önemli bölümünün karşılandığı Bursa'da, hasat bu yıl 20 gün erken başladı. Hava şartları sebebiyle erken olgunlaşan ahududu meyvesini toplamaya yetişemediklerini belirten çiftçiler ürünün bu sene kilosu 60 liradan alıcı bulduğunu söylediler.

Bursa'nın dağ ilçelerinden Keles'te ahududu hasadı bu yıl 20 gün erken başladı. Olumsuz hava şartlarından dolayı ahududuların birden olgunlaştığını gören çiftçiler erken hasada başlamak durumunda kaldı.

Çoğunluğu aile işletmelerinden olan Keles'te mevsimlik işçilerin de bulunamamasıyla birlikte mahsullerin dalında kalabilme ihtimali olduğunu ifade eden çiftçiler, hasadı yetiştirememe durumunda ürünlerin bir kısmının ziyan olabileceklerini söyledi. Yaz ve sonbahar aylarının vazgeçilmez meyvelerinden olan ahududunun kilogramının 60 liradan satıldığı kaydedildi.

Hava şartlarından dolayı ahududuların bu sene erken olduğu belirten Ali Dündar ürünün ziyan olduğunu söyledi. Kendi bahçesinde ahududu yetiştiren Dündar, "Organik toprağımızda ahududu var. 2 çeşit ahududu var. Biri yediveren diğeri normal. Normali bir kere olan mahsul olduğu için en çok tercih edilendir. Normal ahudududan en çok reçel yapılır. Bu ahududuyu her yerde bulamazsınız.

Gelen müşterilerimize memnuniyetle veriyoruz. Her yıl daha fazlasını tercih ediyorlar ama elimizden gelen imkanımız bunlardır. Bu kadar tedarik yapabiliyoruz. Bu sene kilogramı 60 liradan sattık. Hava şartlarından dolayı meyveler birden oldu. Ahududunun olmasına daha 20 gün vardı.

Yetiştiremiyoruz, mahsuller dökülüyor. Eleman bulma sıkıntısı çekiyoruz. Köyler bitiyordu; insanlar dinleniyordu, ondan sonra ahududu topluyorduk. Bizim mahsulümüz ziyan olmuyordu. Şimdi ziyan oluyor. Dökülüyor ama yapacak bir şeyimiz yok. Esinti olduğu için ahududu erken oldu. Elimizden geldiğince topluyoruz" şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/daglik-bolgelerden-toplayip-kilosunu-60-liradan-satiyorlar-20240708AW24.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/daglik-bolgelerden-toplayip-kilosunu-60-liradan-satiyorlar-20240708AW24.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/daglik-bolgelerden-toplayip-kilosunu-60-liradan-satiyorlar-20240708AW24-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/daglik-bolgelerden-toplayip-kilosunu-60-liradan-satiyorlar-20240708AW24.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/daglik-bolgelerden-toplayip-kilosunu-60-liradan-satiyorlar/611619/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jul 2024 10:31:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kilogramı 300 liradan satılan üründe hasat başladı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antioksidan deposu olarak bilinen ve birçok vitamin içinde barındıran yaban mersini meyvesinde hasat başladı. Uludağ'ın güney yamaçlarında toplanan yaban mersinlerinin kilogramı 300 liraya satılıyor.

Bursa'nın dağ ilçelerinden Keles ve Orhaneli'de yaban mersininde hasat başladı. Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık ilçelerinde yaklaşık 750 dönüm tarlada yaban mersini yetiştiriliyor. Bu yıl bölgede 200-250 ton arasında yaban mersini rekoltesi bekleniyor. Meyvenin kilogram fiyatı ise 300 liradan alıcı buluyor. Üretilen yaban mersinleri iç piyasa haricinde Hong Kong, Filipinler, Singapur, Katar gibi farklı ülkelere de ihraç ediliyor.

Birçok vitamini içinde barındırıyor

Türkiye'de son yıllarda yaygınlaşan ve içinde demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, manganez, çinko gibi birçok vitamin ve minareli içeren bu meyve insan sağlığı için de önemli rol oynuyor. Uzmanlar bu meyvenin, kan şekeri seviyesini dengelemesinden kalp hastalıkları riskinin azaltılması, gözlere iyi gelmesinden bağışıklığın güçlenmesine kadar birçok faydası olduğunu dile getiriyor. Meyve dondurulmuş, taze ve kuru olarak tüketilebilirken, reçelinin de yapıldığı biliniyor.

İhracatı da yapılıyor

Orhaneli'de 10 yıldır 5 dönüm arazisinde yaban mersini üreticisi Kağan Altınok, "Yaban mersini ekmeye 5 sene önce başladım. Fideleri 2 yaşında aldım. Fide çeşitliliği bol olduğu ve ticari amaçlı düşündüğüm için yaban mersini tercih ettim. Aromatik tadı yüksek ve verimi iyi olan bu meyvenin 60 çeşidi var. Çiftçimiz 6 cinsini yetiştiriyor. Rakımdan dolayı biz burada Toro, Duke, Bluecrop ve chandler cinslerine ağırlık verdik. Ürünlerimizin hasadı yaz aylarında yapılıyor. Güneşi gören, mor olan yaban mersinlerini kooperatifimizde değerlendiriyoruz.

Koparıldığı zaman üzerindeki 'flulukları' sakın yıkamayın. Yaban mersini göz, tansiyon ve şeker gibi birçok hastalığa iyi geliyor. Kooperatifimiz olarak bunları yurtiçinde değerlendiriyoruz. İlk etapta Türk firmalarına verip daha sonra yurtdışı firmaları ile bağlantı kuruyoruz. Geçen sene Hong Kong ve Filipinlere ihracat yaptık. Yaban mersininin en önemli özelliği aromatik tadı ve lezzetidir. Dağlık bölge olduğu için kışın soğuya dayanması ve yaz sıcaklarında morarmasından dolayı lezzeti ve tat bakımından dünyadan bir numara" diye konuştu.

"Kilogram fiyatı 300 lira"

2018 yılından beri Keles'te üretim yapan Serdar Burcan, "Bu işe 2018 yılında devlet desteği ile başladım. İlk başta bir dönüme 325 tane fide diktim. Daha sonra ilerletip 800 tane daha aldım. 2021 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin getirdiği fidanlarla daha fazla diktim. Bu işi elimden geldiğince ilerletmeye çalışıyorum. Şu anda su sorunundan dolayı üretimde sıkıntı çekiyoruz. Pazar payı pek bilinmediği için satışlarda zorlanıyoruz. Domates ve biber gibi çok sık satılmadığı için alıcı bulmak zor.

Yaklaşık bin 800-2 bin civarında fidanım var. Kilosu 300 liradan alıcı buluyor. Yarım kiloluk paketlerle satış yapıyoruz. Yaban mersini her toprağa uygun değil. Tahliller yapıyoruz sonucuna göre dikim yapıyoruz. Uygun değilse yaptığımız emek boşa gidiyor. Köyümüzde benim haricimde 2-3 kişi daha yapıyor. Keles'te toplamda 10 kişi yapıyor. Göz, şeker, kalp hastalıklarına iyi geliyor. Bazı vatandaşlar çok tüketiyor" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kilogrami-300-liradan-satilan-urunde-hasat-basladi-20240705AW24.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kilogrami-300-liradan-satilan-urunde-hasat-basladi-20240705AW24.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kilogrami-300-liradan-satilan-urunde-hasat-basladi-20240705AW24-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/kilogrami-300-liradan-satilan-urunde-hasat-basladi-20240705AW24.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kilogrami-300-liradan-satilan-urunde-hasat-basladi/611603/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 11:19:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bin 300 rakımda bahçe kurdu, dünya devleriyle rekabet ediyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da bin 300 rakımda mavi ladin bahçesi kuran çiftçi Mehmet Sakarya, tarım yapılması zor olan bir coğrafyada istihdam oluşturdu. Kısa sürede dünya pazarına açılan Türk markalarının izinden gideceklerini ifade eden Sakarya, istikrarlı çalışmaları halinde dünya pazarını hedeflediklerini söyledi.

Bursa'nın kırsal Keles ilçesinde çiftçilik yapan Mehmet Sakarya, bin 300 rakımda mavi ladin bahçesi kurdu. Yüzde 70'inin ormanlık alandan oluştuğu ve tarıma uygun olmayan arazi yoğunluğuna rağmen bölgede tarımı canlandırmak isteyen Sakarya, fide olarak aldığı mavi ladinleri yetiştirerek istihdam oluşturuyor. Türkiye'nin farklı noktalarındaki üreticilerin kısa zamanda büyük işler yaptığını belirten Sakarya, büyüyen Türk markalarının izinden giderek dünya pazarına açılmayı hedefliyor.

Az alandan yüksek katma değer üretiliyor

Keles'in yüksek rakımda olması ve iklimi itibariyle tarımın yapılmasının zor olduğunu söyleyen çiftçi Mehmet Sakarya, "Yaşadığımız bölgeden dolayı alternatif tarım üretmek durumundayız. Kooperatif üyeleri olarak da buna el attık. Mavi ladin gibi ibreli bitkiler üretmemiz gerekiyor. Şu anda deneme aşamasındayız. Fide halinde alıp 1 metrelere kadar yetiştiriyoruz. Bizim arazimizin yüzde 70'i orman, tarımı işleyebileceğimiz alanlar çok küçük, dolayısıyla yeni iş imkanları oluşturuyoruz.

Bu konuyla alakalı kamu desteğine ihtiyacımız var. Alım garantili ürünler yetiştirmek mecburiyetindeyiz, çünkü pazara çok uzak bölgedeyiz. Bu işi çok iyi yapan dünya markaları var. Bizde onları izleyerek bölge arazisini geliştirmek istiyoruz. Az alandan yüksek katma değer üretmeye çalışıyoruz. Dağ bölgesinde istihdam oluşturuyoruz" şeklinde konuştu.

5 yıl öncesine kadar ithal ediliyordu, Türkiye ihracata başladı

Türkiye'de dış mekan bitkilerinin 5 yıl öncesine kadar ithal edildiğini fakat yerli üretimle birlikte artık ihracata başlandığını aktaran Sakarya, "Ürettiğimiz ürün 'hopsi mavi ladin' diye geçiyor. Bu bölgeye uygun bitkiler yapmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu bitki bizim için çok ideal. Mavi ladin yüksek rakım sever, sert kışlar için uygundur. Bizim bulunduğumuz bölge de buna çok müsait. Türkiye'de Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmında yapılıyor. Ege Bölgesi'nde Ödemiş-Salihli arasında bulunan bölgede üretiliyor.

Devlet desteği ile Bursa'da Kestel bu işi iyi yapmaya başladı. Onlar dünya markası oldu ama biz de bölge markası olma yolunda ilerliyoruz. Onların izinden ilerleyeceğiz. Şu an bulunduğumuz bahçede 500 adet var. Bu bitkiler daha önceki yıllarda ithal getirilirdi. Son 5 yıldır ithalat durdu sayılır, Türkiye kendi ihtiyacını karşılamaya başladı. Yavaş yavaş da ihracata dönmeye başlayacak. İspanya ve Hollanda'ya ürün yapan firmalar var. Bizim de bunları yakalamamız lazım, bölgeye ekonomik bir değer katmamız lazım" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-300-rakimda-bahce-kurdu-dunya-devleriyle-rekabet-ediyor-20240701AW23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-300-rakimda-bahce-kurdu-dunya-devleriyle-rekabet-ediyor-20240701AW23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-300-rakimda-bahce-kurdu-dunya-devleriyle-rekabet-ediyor-20240701AW23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/07/bin-300-rakimda-bahce-kurdu-dunya-devleriyle-rekabet-ediyor-20240701AW23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bin-300-rakimda-bahce-kurdu-dunya-devleriyle-rekabet-ediyor/611586/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Jul 2024 10:11:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>50 yıllık hikayesi var, kilosu 60 liradan satılıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'nın coğrafi işaretli Keles kirazında hasat başladı. 50 yıllık üretim geçmişine sahip olan Keles kirazında bu yıl rekoltenin 22 bin dekara 18 ila 22 bin ton arasında olması bekleniyor. Kirazın kilogram fiyatı 55-60 liradan alıcı buluyor.

Bursa'nın dağ yöresi ilçelerinden Keles'te coğrafi işaretli Keles kirazının hasadına başlandı. Keles'e bağlı Gelemiş Mahallesi'ndeki kiraz üreticileri, sezonun olumlu geçtiğini ve yüksek rekolte beklediklerini söyledi. 50 yıllık üretim geçmişine sahip olan Keles kirazında rekoltenin bu yıl 22 bin dekarda 18 ila 22 bin ton arasında olması bekleniyor.

Keles kirazının özellikleri pazar payını arttırıyor

Keles kirazlarının iklim ve coğrafi şartlardan dolayı daha dayanıklı olduğunu belirten kiraz üreticisi Zeki Yürüten, "Bu sene mahsulümüz çok iyi. Çok kaliteli bir ürün yetiştirdik. Rekoltemiz de diğer yıllara oranla yüksek. Keles kirazı çok kaliteli ve yüksek kesimde üretildiği için dayanıklı bir üründür. Burada geceleri soğuk geçer. Bu soğukla kirazlar da dayanıklı hale gelir. Uzun yola gidebilir, dolaba konulmadan 1 hafta dayanabilir" şeklinde konuştu.

Günlüğü bin liraya mevsimlik işçi bulunamıyor

Haziran ayında başlanan kiraz hasadında çalışacak mevsimlik işçi bulamadıklarını ifade eden Yürüten, "Şu anda ürünümüzü 55 ila 60 lira arasında veriyoruz. Ama daha da artması lazım, çünkü maliyetlerle kafa kafaya gidiyor. Maliyetinin büyük bir kısmı ilaçlara gidiyor. İşçi bulmakta sıkıntımız var. Hasat için çalıştırabileceğimiz işçi bulamıyoruz. Günlük bin lira yevmiye ve 3 öğün yemek veriyoruz ama yine de çalıştırabileceğimiz kimseyi bulamıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda mevsimlik işçiler de geliyordu fakat bu sene gelmedi. Kendi kendimize topluyoruz. Ürünü yetiştiremiyoruz. Yetiştiremezsek de ürün kararıyor ve pazar payını kaybediyor" dedi.

"Keles kirazının 50 yıllık bir hikayesi var"

Keles kirazının 50 yıllık bir tecrübe eseri olduğunu aktaran Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, "Keles'in kirazı meşhur. Geçtiğimiz yılda önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın girişimleri ve önceki dönem Keles Belediye Başkanı Mehmet Keskin'in destekleri ile Keles kirazının tescili alındı. Sandıklarımızda da Keles kirazı coğrafi işareti etiketleriyle yerini almış durumda.

Coğrafi ve iklim olarak Keles kirazının 50 yıllık bir hikayesi var. 50 yıldan günümüze bir tecrübe ortaya çıkmış. Ürettiğimiz ürün hem iç piyasaya hem de yurt dışına ihracat olarak gitmekte. Haziran ayında başlayan hasat temmuz sonuna kadar devam ediyor. 600 rakımdan başlayıp bin 300 rakıma kadar uzanan bir bölgede kiraz üretimi Keles'te gerçekleşmiş oluyor. Keles'in kışı soğuk ve sert. Özellikle ilkbahar dönemi yağmurlu ve ılıman geçmesi kirazın soğukluk derecesini arttırdığı için iklimi ve toprak yapısının uygun olması hasebiyle Keles'te böyle bir ürün ortaya çıkmış durumda. Coğrafi işaret de alındığı için bizim için kıymetli. İriliği, lezzeti ve et sertliği kirazın kalitesini arttırmış oluyor, Keles kirazının en önemli özelliği bu aslında. Bu özelliği ile iç piyasa ve yurt dışında değeri var. Hasadımızın bereketli olmasını diliyorum" dedi.

"Keles kirazını dünya markası haline getirmek için elimizden gelen desteği vereceğiz"

Keles kirazını dünya çapında tanıtmak için çalışmalara başladıklarını söyleyen Başkan Doğru, "Bizim pazar konusunda çalışma yapmamız gerekiyor. Ürün toplama merkezlerinin sayısını arttırmak ve biraz daha profesyonel yöntemlerle pazarlama tekniklerini arttırma noktasında çiftçilerimiz ve muhtarlarımızla el ele vermek suretiyle önümüzdeki sezonda çiftçimizin yanında olmaya gayret edeceğiz. Kiraz üretimi budamasından itibaren, ilaçlaması, gübrelemesi ve hasadı ciddi bir emek gerektiriyor, bu emek çok kıymetli. Biz de Keles Belediyesi olarak çiftçimizin yanındayız. Önümüzdeki süreçte pazarlama konusunda hangi yöntemleri deneyeceğimizin istişarelerini yapacağız. Keles kirazını dünya markası haline getirmek için elimizden gelen desteği biz belediye olarak sağlamaya hazırız" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/50-yillik-hikayesi-var-kilosu-60-liradan-satiliyor-20240628AW23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/50-yillik-hikayesi-var-kilosu-60-liradan-satiliyor-20240628AW23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/50-yillik-hikayesi-var-kilosu-60-liradan-satiliyor-20240628AW23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/50-yillik-hikayesi-var-kilosu-60-liradan-satiliyor-20240628AW23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/50-yillik-hikayesi-var-kilosu-60-liradan-satiliyor/611573/</link>
			<pubDate>Fri, 28 Jun 2024 19:07:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vitrinde mezarlığı görenler dönüp bir daha bakıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'nın tarihi semtlerinden Tophane'de bir apartmanın altındaki dükkanın içerisinde yer alan mezar görenleri şaşırtıyor.

Camekan içerisinde bulunan mezarın önünden geçenler önce bir şaşkınlık yaşarken, daha sonra dua ediyor. Kabrin kendi yaptırdığı dergaha gömülen Takkeci Sinan Efendi'ye ait olduğu ifade edilirken, bölgede bir çok apartmanın altında kabir olduğu kaydediliyor.

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osmangazi ve oğlu Orhangazi'nin türbelerinin bulunduğu tarihi Osmangazi Mahallesi'nde, 4 katlı apartmanın altındaki dükkanın içerisinde yer alan mezar görenleri hayretler içerisinde bırakıyor. Dükkanın yanında camekan içerisinde korunan kabri görenle önce şaşkınlık yaşarken daha sonra dua ediyor.

Mezarda yatan Takkeci Sinan Dede'nin Osmanlı zamanında Tophane'de mektep yaptırarak burada yıllarca talebe yetiştirdiği ve 1800'lü yıllarda yaşadığı tahmin ediliyor. 1903 yılına kadar öğrenci yetiştirilen mektebin bir kısmı, dönemin Valisi Reşit Mümtaz Paşa tarafından Tophane Meydanı'nın genişletilmesi için yıkıldı. 1920 yılında da kalan kısmının ev yapılmak için satıldığı biliniyor. Satın alan vatandaşın 1960 yılında kabre zarar vermeden üzerine 4 katlı bir bina inşa etmesinin ardından binanın giriş katındaki dükkanın içerisinde yer alan mezar görüntüsü ile dikkat çekiyor.

"Mahallede birçok evin atında mezar var"

Kabrin üzerindeki binayı kayınpederi tarafından yaptırıldığını aktaran Ayhan Akarsu, "Burası benim kayınpederimin 1960 yılında yapmış olduğu bir bina. Binayı yapmadan önce izin alıyor. Temelleri kazarken orada kemik bulunuyor ve kemikleri talan etmiyor, bir araya topluyor. Belediyeden izinleri alıyor, encümen toplanıyor ve binanın altına mezarlık yapmasına izin veriliyor. Mezarlık hakkında resmi evrakların hepsi var. 1970'e kadar Hisar'da, yani eski Bursa denilen yerde bir sürü mezar vardır.

Çoğu yerde evin altında böyle mezar vardır. Kayınpederim 1997'de vefat etti. Bize söylediği mezarda yatan kişinin bu bölgede kuran kursu hocasıymış. İsmi Takkeci Sinan Dede diye geçiyor, biz öyle biliyoruz. Bu bölgede 3-4 tane Kuran kursu dergahı varmış. Osmangazi ve Orhangazi türbesinin önünü açmak için evleri yıkmak zorunda kalmışlar. Bir tane dergahı kalmış. Vefat edince dergahı şu anki apartmanda olunca orada defnediyorlar, bizim bildiğimiz bu. Kayınpederin dediğine göre araştırılmış, kayıtlarda da var. Oraya defnedildiği söyleniyor. Kemikleri orada topluyorlar. O şekilde oraya izin alınıp mezarlık yapılıyor" şeklinde konuştu.

Toprağı hava alsın diye delik açıldı

Mezardaki toprağın hava alması ve rutubet yapmaması için cama delik açılırken, ziyaretçiler tarafından beklenmedik bir tepki ile karşılaştıklarını aktaran Akarsu, "Ben çocukken orada top onuyorduk. Bir gün bir kadın dua ediyordu. 'Teyze sen neden burada dua ediyorsun' dedim, 'benim rüyama girdi' dedi. Cama delik açıldı toprak havalansın, rutubet bağlanmasın diye. Ama bizim insanlarımız para atıp dilek tutuyor. O amaçla yapılan bir şey değil, sadece hava alsın diye yapıldı" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/vitrinde-mezarligi-gorenler-donup-bir-daha-bakiyor-20240625AW23.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/vitrinde-mezarligi-gorenler-donup-bir-daha-bakiyor-20240625AW23.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/vitrinde-mezarligi-gorenler-donup-bir-daha-bakiyor-20240625AW23-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/06/vitrinde-mezarligi-gorenler-donup-bir-daha-bakiyor-20240625AW23.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/vitrinde-mezarligi-gorenler-donup-bir-daha-bakiyor/611557/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Jun 2024 10:42:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Muhtardan görülmemiş köy hayrı, tam 55 kazan</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da köyündeki evleri, cami ve okulu boyayarak seçim kazanan muhtar şimdi de 38 koyun, 3 dana, 2 ton buğday ve pirinçten 55 kazan pilav pişirip köy halkına dağıttı.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi Yamanlı Mahallesinde seçim vaadi olarak evleri tek tek boyayan Muhtar adayı Necati Eren muhtar seçildikten sonrada boş durmuyor. Seçim zamanı verdiği sözleri tek tek yerine getiren Eren, 38 koyun 3 dana 2 ton bulgur ve pirinçten 55 kazan pilav pişirtip dağıttı. İmece usulü köy halkının da katıldığı hayır gününde kamyonetlerle binlerce tabak etli pilav dağıtıldı.

Panayır havasında yapılan köy hayrı için seçilen 38 küçükbaş ile 3 büyükbaş hayvan sabah namazının ardından kesilip parçalanarak 55 ayrı kazana konuldu. Kazanlar için önceden açılan yaklaşık 200 metre uzunluğundaki çukurun içerisine odun atılarak ateş yakıldı. 55 kazan yan yana getirilip pay edilen etler odun ateşinde 3 saat kaynadıktan sonra üzerlerine önce 1 ton buğday, tereyağı ve ardından da 1 ton pirinç ile su eklenerek 2 saat boyunca karıştırıldı. İmece usulü kazan karıştırmaya köyün tüm erkekleri katıldı.

Arada kazanları dolaşan tuzcular yapılan yemeğin tuzunu kontrol etmek için tattı. 2 saat sonra el birliğiyle ateş üzerinden çekilen kazanlar 2 saat boyunca dinlendirildikten sonra Yamanlar Mahallesi'ndeki mesire alanında toplanan binlerce kişilik kalabalığa dağıtıldı. Adeta panayır havasında geçen köy hayrı ile yan yana ateşe konulan 55 kazanda pişen etli pilav gökyüzünden drone ile de görüntülendi. Kamyonetlere yüklenen tepsiler dolusu pilav kısa sürede tüm halka dağıtıldı.

Daha önce yaptığı faaliyetlerle sosyal medyada gündem olup girdiği muhtarlık yarışını da açık ara farkla kazanan Yamanlı muhtarı Necati Eren, "Seçilmeden önce söz vermiştik. Evleri boyamayla başlamıştık verdiğimiz sözleri bir bir yerine getiriyoruz. Köy hayrı yapacağımıza söz vermiştik. Şuanda 55 kazan kaynamakta 38 kuzu 3 tane dana kestik. 2 tona yakın bulgur ve pirinç yağlarla birlikte kullandık. Beceremez diyenler burada görünüyor işte. Çalışınca başarılı olunca her şey oluyormuş. Yeter ki insanlara karşı dürüst olacaksın, halka ineceksin, adaletli olacaksın, hırs yapacaksın, çalışacaksın ve başaracaksın ve tüm bundan sonrakileri de verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz. Köy hayrımızın maliyeti 700/800 binleri buldu. Bu harcamalar köy halkıma ve gelen misafirlerimize helal hoş olsun" diye konuştu.

1999 Düzce depremini İstanbul'da fitnes salonu işletirken yaşayan Necati Eren depremin ardından memleketi Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi Yamanlar Mahalallesine gelip yerleşti. Bir süre burada kaldıktan sonra Muğla'nın Bodrum ilçesine giden Eren burada yat kaptanı olarak senelerce çalıştı. Oğlunun üniversiteden mezun olmasıyla birlikte yeniden mahallesine döndü. 2 senedir yaşadığı mahallesine muhtar olmayı kafasına koyan Necati Eren geçtiğimiz yerel seçimlerde rakiplerini açık ara mağlup ederek Yamanlı Mahalle muhtarı seçildi. Eren seçim vaadi olarak köydeki evlerin dış cephe boyama işlerinin yüzde 50'sini seçimden önce, geri kalanını da muhtar seçildikten sonda tamamlamıştı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/muhtardan-gorulmemis-koy-hayri-tam-55-kazan-20240527AW21.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/muhtardan-gorulmemis-koy-hayri-tam-55-kazan-20240527AW21.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/muhtardan-gorulmemis-koy-hayri-tam-55-kazan-20240527AW21-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/muhtardan-gorulmemis-koy-hayri-tam-55-kazan-20240527AW21.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/muhtardan-gorulmemis-koy-hayri-tam-55-kazan/611431/</link>
			<pubDate>Mon, 27 May 2024 09:42:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Böyle vurgun görülmedi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da bakan ve ünlü işadamlarının ismini kullanıp kendilerini emlakçı olarak tanıtan dolandırıcıların, lüks araçlarla gezdirip, lüks otelde konaklattıkları köylülerin ev ve arazilerine çöktükleri öne sürüldü.

Çekirge Operasyonunda adı geçen şüpheli ve arkadaşının 85 yaşındaki bir adama 575 bin dolarlık senet imzalattıkları ortaya çıktı. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan 2 şahsa sahte belgecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan toplam 11 yıl ceza verildi. Yaklaşık 50 kişiyi kandıran şebekenin köylülerin mallarını kendi üzerlerine geçirdiği bu yolla 1 milyar lira değerinde ev ve araziye çöktüğü iddia edildi.

Bursa'da; iddiaya göre 15 kişiden oluşan şüpheli bir grup kendilerini emlakçı olarak tanıtıp, farklı farklı köylerden arsa veya ev sahibi olan yaşlı insanları buldu. Birbiriyle bağlantılı oldukları iddia edilen şüpheliler, farklı köylerden tespit ettikleri yaşlı insanlara kendilerini emlakçı olarak tanıtıp, lüks marka otomobiller ile gezdirip lüks yerlerde konaklattı. Yaklaşık 80 kişiyi, "Arsanı veya konutunu bize ver, para hazır" diyerek güven sağlayan çete üyeleri, noterde atılan imzaların sonrasında, kayıplara karıştı. Dolandırılan 80 kişiden yaklaşık 1 milyar lira vurgun yapan sahte emlakçılar, kandırarak aldıkları arazi ve evleri ise kısa sürede 3. kişilerin üzerine satışlarını yaparak ellerinden çıkardılar.

Kendilerine ulaşmaya çalışan kişilere ise tehdit yoluyla gözdağı veren çete üyeleri birçok insanı evinden ederken, çete üyelerinden bazılarının 2012 yılında yapılan Çekirge operasyonunda yakalandığı 63 sene ile yargılandığı ve dosyanın 9 yıldır Yargıtay'da olduğu öğrenildi. Mağdur aileler kendilerini dolandıran kişilerden şikayetçi oldu.

Yaşlı adama 575 bin dolarlık senet imzalatmışlar

Mağdurlardan biri olan 87 yaşındaki Hilmi Bakar'ı aynı vaatle 'Yerini alacağız' diyerek kandıran Ercan Özdemir ile Engin Elgün'ün yaşlı adamın sağlık raporunu almak için hastaneye gittikleri öğrenildi. Şahıslar yaşlı adama, 'Çocukların bize dava açmasın hemen rapor alalım' diyerek 575 bin dolarlık senede imza attırdı. Müştekinin şikayeti üzerine haklarında dava açılan Ercan Özdemir ve Engin Elgün 8. Ağır Ceza Mahkemesinde ayrı ayrı toplam 11 yıl ceza ve 480 bin lira para cezasına çarptırıldı.

Yaklaşık 77 dosyası olan şüpheli Ercan Özdemir'in ise 77 ayrı olaydan toplam 63 yıl ceza aldığı fakat dosyanın 9 yıldır Yargıtay'da onay beklediği öğrenildi.

"60 yıl ceza alan şahıs beni dolandırdı"

14 milyon liralık arazisini kaybeden İbrahim Kıran, "Engin Elgün isimli şahıs geldi. Cadde üzerinde satılık yer arıyoruz, satar mısın' dedi. Ben de "olmaz" dedim. Ama adamlar bir türlü beni bırakmadı. Sürekli gelip gittiler. Bana 'Ben Kadir Topbaş'ın yeğeniyim' dedi. 'Çok güzel yatırımcılar var' dedi. 'İstediğin parayı verirler' diyerek beni kandırdı. Ercan Özdemir adlı şahıs geldi. O da 'İstanbul'da işadamı V.K.'nin yeğeniyim ben' dedi. 'Biz buraya buzhane yapacağız' dedi.

Lüks araçlarla geldiler ve konuşmalarıyla beni kandırdılar. Satış olduktan sonra paramı da vermediler. 14 milyon 500 bin lira değeri vardı. Satıştan sonra beni tehdit etmeye başladılar. Bunlar 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmışlar. Çekirge operasyonuyla yakalanmışlar. Ercan Özdemir isimli şahıs 51 kişiyi dolandırmış 60 yıl ceza almış. Dosyası hâlen Yargıtay'da. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz" diye konuştu.

Hakkını Adliye önünde arayan mağdurlardan Evren Öztürk, "Engin Elgün isimli şahıs "emlakçıyım" diyerek bizleri dolandırıyor. Köy köy dolaşarak kendilerine kurban arıyorlar. Önce güven kazanıyorlar, daha sonra dolandırıyorlar. 'Bizim Ankara'da elimiz kolumuz uzun' diye vaatler vererek kandırıyorlar. Özellikle Engin Elgün isimli şahıs 'Ben Kadir Topbaş'ın yeğeniyim' yalanını kullanıyor.

Lüks araçlarla köylere gelip köylülerin gözlerini boyuyor. Daha sonra köylülerin arsalarını alıp Ercan Özdemir adlı şahsa havale ediyor. Şüphelilerden biri 2012 Yılında Mudanya Çekirge operasyonu ile yakalanmıştır. 2015 Yılında Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden karara bağlanmış olan yaklaşık 50 kişiyi dolandırmak suçundan oluşan davanın suçlusu Ercan Özdemir 60 sene ceza almıştır. Bu hükümden dolayı 2016 tarihinde Yargıtay'a gelen dosyalarıyla ilgili Yargıta'ya rüşvet verdiklerini iddia ederek, bakın bize savcı da bir şey yapamaz hakim de bir şey yapamaz" diyerek köylülerin üzerinde baskı oluşturup korkutmuşlardır" ifadelerini kullandı]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/boyle-vurgun-gorulmedi-20240522AW20.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/boyle-vurgun-gorulmedi-20240522AW20.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/boyle-vurgun-gorulmedi-20240522AW20-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/boyle-vurgun-gorulmedi-20240522AW20.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/boyle-vurgun-gorulmedi/611415/</link>
			<pubDate>Wed, 22 May 2024 10:04:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu simitçi çok farklı, istihbaratçı zanneden bile var</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bursa'da kamudan emekli olan Ahmet Berksun, memurluk günlerindeki gibi takım elbisesiyle simit satıyor.

Bursa'nın tarihi yerlerinde takım elbisesi ile koluna taktığı sepetinde simit satan Berksun'u görenler şaşkınlığını gizleyemiyor. Bazıları ise sivil istihbarat görevlisi ya da sokak timi zannediyor.

Bursa'da "Kravatlı Simitçi" olarak tanınan Ahmet Berksun (65), öğrenciyken yaptığı simitçiliği, kamudan emekli olduktan sonra da yapmaya karar verdi. Memurluk günlerinde giydiği takım elbiseyi, emekliliğinde de çıkarmayan Berksun, bu şekilde Bursa'nın tarihi noktalarında koluna taktığı sepetiyle simit satmaya başladı. Şıklığının yanı sıra renkli kişiliği ile de çarşı esnafının gönlünde taht kuran Berksun'u ilk görenler fotoğraf çektiriyor.

"Bana gösterilen sevgiden dolayı kendimi bu ilin amiri gibi görüyorum"

Kendisine gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyetini dile getiren Ahmet Berksun, "Kamudan emekliyim. Emekli olduktan sonra bu işi yapmaya başladım. Ne iş yaparsak yapalım, örnek olmamız gerekiyor. Bende simit dünyasında örnek olmak istedim. Diğer meslektaşlarım kılık kıyafetine pek özen göstermiyorlar.

Ben dış görünüşe özen gösteriyorum, diksiyonuma dikkat ediyorum. Bu durum müşterilerime de güven veriyor. İnsanlar görünce bile çok mutlu oluyor. Bu da beni mutlu ediyor. Yurt dışından gelen turistler de beni görünce fotoğraf çekilmek istiyor. Bana gösterilen sevgiden dolayı kendimi bu ilin amiri gibi görüyorum. Bir sanatçı sahnesine nasıl hazırlanıyorsa ben de simide çıkarken öyle hazırlanıyorum. Halkın karşısına geçtiğimde beyefendi gibi görülmek istiyorum" ifadelerini kullandı]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/bu-simitci-cok-farkli-istihbaratci-zanneden-bile-var-20240507AW19.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/bu-simitci-cok-farkli-istihbaratci-zanneden-bile-var-20240507AW19.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/bu-simitci-cok-farkli-istihbaratci-zanneden-bile-var-20240507AW19-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2024/05/bu-simitci-cok-farkli-istihbaratci-zanneden-bile-var-20240507AW19.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-simitci-cok-farkli-istihbaratci-zanneden-bile-var/611371/</link>
			<pubDate>Tue, 07 May 2024 10:45:41 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>