<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>ANTALYA</title>
         <link>https://www.karamanca.net/antalya/</link>
         <description></description><item>
			<title>İNTERPOL tarafından aranan cinayet şüphelisi yakalandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İNTERPOL ve EUROPOL tarafından hakkında 'Difüzyon mesajı ile cinayet' suçundan aranma kaydı bulunan Tunahan Çetkin (29), Antalya Alanya'da gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) ile yürütülen ortak çalışmalar sonucunda 'Difüzyon mesajı ile cinayet' suçundan İNTERPOL ve EUROPOL tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer alan Tunahan Çetkin, Antalya Alanya'da düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.

EYLEM HAZIRLIĞI YAPTIĞI ÖĞRENİLDİ

Tunahan Çetkin'e yönelik yapılan araştırmalarda, 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye Olma' ve 'Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama' suçlarından da kaydı olduğu belirlenen şüphelinin mesajlaşma uygulaması üzerinden bir eylem hazırlığı yaptığı öğrenildi. Gözaltına alınan Çetkin'in emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/interpol-tarafindan-aranan-cinayet-suphelisi-yakalandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/interpol-tarafindan-aranan-cinayet-suphelisi-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/interpol-tarafindan-aranan-cinayet-suphelisi-yakalandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/interpol-tarafindan-aranan-cinayet-suphelisi-yakalandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/interpol-tarafindan-aranan-cinayet-suphelisi-yakalandi/614319/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 07:18:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Lüks seyahat dünyası Belek'te buluşuyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA turizminin en lüks destinasyonlarından Belek, dünyanın önde gelen lüks seyahat etkinliklerinden Luxury Travel Mart'a (LTM) ev sahipliği yapacak.

Dünyanın en prestijli lüks seyahat etkinliklerinden biri olan LTM, bu yıl 1-4 Haziran tarihlerinde Antalya Belek'te düzenlenecek. 5 yıldızlı oteller, özel jetler, yat kiralama şirketleri ve butik seyahat tasarımcılarını bir araya getiren uluslararası bir platform olan etkinlik, lüks turizm profesyonellerine yeni iş birlikleri kurma ve yeni pazarlara ulaşma imkanı sunuyor. Belek Turizm Yatırımcıları Birliği'nden (BETUYAB) yapılan açıklamada, LTM'nin Belek'te gerçekleşmesinin, bölgenin yalnızca fiziksel altyapısıyla değil, vizyonu ve sunduğu çok katmanlı deneyimlerle de global ölçekte öne çıktığını açıkça ortaya koyduğu belirtildi.

SEKTÖR LİDERLERİ BİR ARAYA GELİYOR

LTM'nin bugüne kadar dünyanın en prestijli destinasyonlarında düzenlenerek, lüks seyahat dünyasının nabzını tutan seçkin bir platform haline geldiği belirtilen açıklamada, "Bu güçlü destinasyonlar arasına Belek'in de katılması, bölgenin artık global ölçekte aynı ligde konumlandığını net şekilde gösteriyor. LTM, dünyanın dört bir yanından üst segment seyahat acentelerini, tur operatörlerini ve sektör liderlerini bir araya getirerek, destinasyonların uluslararası görünürlüğünü artıran güçlü bir ticaret ve network platformu sunuyor" denildi.

ANTİK KENTLERİN YAKINLIĞI

Belek'in, eşsiz bir coğrafi avantaj sunduğuna dikkat çekilen açıklamada, antik dünyanın en önemli miraslarından Aspendos Antik Tiyatrosu'na yakınlığı ve burada yıl boyunca düzenlenen konserler, festivaller ve kültürel etkinliklerin, destinasyona sürekli dinamizm kattığı kaydedildi. Aynı şekilde Perge Antik Kenti, Silyon Antik Kenti ve Serik ile Manavgat çevresindeki otantik köylerin, ziyaretçilere yalnızca lüks tatil değil; tarih, kültür ve yerel yaşamla iç içe bir deneyim sunduğu ifade edildi. Bu anlamda Belek'in, nadir bulunan bir denge kurduğu dile getirildi.

BÜYÜK ORGANİZASYONLAR DÜZENLENİYOR

Belek'in global ölçekte en büyük organizasyonlara ev sahipliği yapan bir destinasyon olduğu da vurgulanan açıklamada, "G20 Antalya Zirvesi 2015 ile dünya liderlerini ağırlayan Antalya, uluslararası diplomasi ve etkinlik yönetimi konusunda güçlü bir referans oluşturdu. Bu yıl da Antalya Diplomasi Forumu Belek'te düzenlenerek bölgenin küresel diyalog platformu olma rolünü pekiştirdi. Önümüzdeki dönemde COP31 gibi sürdürülebilirlik odaklı büyük organizasyonlara ev sahipliği yapacak olması ise Belek'in yalnızca bugünün değil, geleceğin de destinasyonu olduğunu gösteriyor. Bunun yanında Belek, yıllar boyunca dünyaca ünlü sanatçıların sahne aldığı büyük etkinliklere ev sahipliği yaparak kültürel anlamda da güçlü bir çekim merkezi haline geldi" denildi.

BELEK'İN MARKA DEĞERİ

Belek'i benzersiz kılan en önemli unsurun, sunduğu deneyimin derinliği olduğu belirtilen açıklama, şöyle denildi: "Türk misafirperverliğinin zarif doğası, yüksek standartlı lüks hizmet anlayışıyla birleşerek dünyada eşi benzeri zor bulunan bir yapı oluşturuyor. 50'nin üzerinde nitelikli otelin bulunduğu bölgede, büyük ölçekli resortlarda kişiye özel butik deneyimler sunuluyor. SPA, wellness ve longevity odaklı hizmetler, gastronomi deneyimleri ve doğayla entegre yaşam alanları, Belek'i yalnızca bir tatil noktası değil, bir yaşam tarzı destinasyonu haline getiriyor.

Aynı zamanda Belek, yıl boyu turizmin sürdüğü nadir destinasyonlardan biri. Kongre turizmi, spor turizmi ve özellikle golf alanındaki uluslararası başarılarıyla, farklı segmentlerde güçlü bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Bu çok yönlü yapı, destinasyonun ekonomik sürdürülebilirliğini desteklerken, ziyaretçilere her mevsim farklı bir deneyim sunuyor Belek'in bu yükselişinin arkasında ise güçlü bir organizasyonel yapı bulunuyor. BETUYAB, destinasyonun marka değerini artırmak, uluslararası görünürlüğünü güçlendirmek ve sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturmak adına kritik bir rol üstleniyor. Belek'in kolektif gücünü organize eden bu yapı, destinasyonun global sahnede hak ettiği yeri almasının en önemli itici güçlerinden biri." ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/luks-seyahat-dunyasi-belek-te-bulusuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/luks-seyahat-dunyasi-belek-te-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/luks-seyahat-dunyasi-belek-te-bulusuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/05/luks-seyahat-dunyasi-belek-te-bulusuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/luks-seyahat-dunyasi-belek-te-bulusuyor/614318/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 07:16:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karamanlı akademisyenden girişimci adaylarına yol açan destek</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karamanlı akademisyen Doç. Dr. Davut Karaman, akademik birikimini toplumsal faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bünyesinde yürütülen anlamlı bir projede gönüllü olarak yer alan Karaman, depremden etkilenen kadınların istihdamına yönelik çalışmalara verdiği destekle hem bilim dünyasında hem de sahada örnek bir duruş sergiledi.

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Toplum Gönüllüleri Öğrenci Topluluğu, bugüne kadar birçok alanda yaptıkları gönüllü çalışmalar ile Alanya’ya katkı sunmaya devam ediyor. Topluluk öğrencilerinin hazırladığı ANKA (Alanya'da Nitelikli Kadın Atılımı) projesinde "Hayatın Kırıldığı Yerden, Geleceğe Kanatlan" sloganıyla yola çıkan öğrenciler 6 Şubat depreminden etkilenip Alanya’ya yerleşen ve sınırlı sayıdaki 18-35 yaş arası kadınlara yönelik turizmde istihdam projesi başlattı.

Proje koordinatörü Kader Kıraç topluluk olarak hem depremi unutturmamak hem de depremden etkilenen kadınlara yönelik turizmde istihdam olanakları oluşturabilmek amacıyla böyle bir çalışma başlattıklarını ve farklı alanlardaki gönüllü çalışmalarının daha fazla kişiye ulaşmasını amaçladıklarını söyledi.

Proje kapsamında kişisel gelişim farkındalığı ve kariyer planlamaları temalı eğitim, Alanya Gençlik Merkezi’nde ALKÜ Üretim Yönetimi ve Pazarlama Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Karaman tarafından verildi. Eğitimde 12 maddede hedefe giden yolda atılması gereken adımları güncel trendlerle ele alan Karaman, önce istihdam sonra girişimcilik vizyonu ile vagon yerine lokomotif olmanın ülke ekonomisi açısından önemini vurguladı. Özellikle kadın girişimcilerden örneklerle gerçek hayatta karşılaşılan zorlukların üstesinden nasıl geldikleri, günlük hayatta yaşanan sorunların nasıl girişimci fırsatlara dönüştürüldüğü aktarıldı.

Karaman, kişisel gelişimden toplumsal dönüşüme giden yolda katılımcıların yeni ürün geliştirme fikirleri, sorun çözme ve görünmeyenleri görebilme becerileri ile yaşamın her alanındaki farkındalıklarının arttırılmasını amaçladıklarını söyledi. Ayrıca herkesin içinde saklı olan cevherin gün yüzüne çıkarılması ile kişilerin gerçek kutup yıldızlarını bulabileceklerini aksi halde sahte kutup yıldızları ile kurdukları hayal dünyasında sanal bir hayat yaşayacaklarını belirtti.

Toplumun büyük bir çoğunluğunun bu temel sorunu yaşaması ise kişisel gelişim ve kariyer yönetimi farkındalığının önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca mazeret ve maharetin aynı yerde olamayacağını, bir kişide hangisi daha fazla ise hayatının ona göre şekillendiğini ifade eden Karaman; doğru soru sormanın bireyleri çözüme, yanlış soru sormanın ise çözümsüzlüğe götürdüğünü söyledi. “Yapabilir miyim” yerine “nasıl yapabilirim?” sorusunun birçok soruna reçete olduğu farklı örneklerle aktarıldı.

Ayrıca toplumda dezavantajlı kesimlerin her zaman pozitif ayırımcılıkla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Karaman, bu proje gibi gönüllü çalışmaların yaygınlaşmasının, toplum tarafından bilinirliğinin artmasının ve bu alandaki desteklerin büyütülmesinin gelecek nesiller için en büyük miras olduğunu ifade etti. Aynı zamanda proje katılımcılarından iki kişiye de gönüllü mentorluk desteği sözü veren Karaman, hayata dokunmanın kıymetini yaşayarak bilen biri olarak girişimci kadınlarımızın hedefine ulaşabilmesi için her zaman yanlarında olduklarını ve sürdürülebilir azimle yoğrulmuş hiçbir hayalin yarım kalmaması için yeni hayatlara dokunma misyonuyla ALKÜ olarak Alanya’ya her alanda desteklerinin devam edeceğini belirtti.

Eğitim sonunda Toplum Gönüllüleri Öğrenci Topluluğu Proje Koordinatörü Kader Kıraç tüm topluluk gönüllüleri adına; bu proje dışında da yeni gönüllü çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini ifade ederek, Kişisel Gelişim ve Kariyer Uzmanı Doç. Dr. Davut Karaman’a projeye gönüllü katkılarından ve sürpriz mentorluk desteğinden dolayı teşekkür etti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karamanli-akademisyenden-girisimci-adaylarina-yol-acan-destek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karamanli-akademisyenden-girisimci-adaylarina-yol-acan-destek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karamanli-akademisyenden-girisimci-adaylarina-yol-acan-destek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karamanli-akademisyenden-girisimci-adaylarina-yol-acan-destek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/karamanli-akademisyenden-girisimci-adaylarina-yol-acan-destek/614242/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:12:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Karar sonrası kalp krizinden öldü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da boşanma aşamasında olduğu Ukrayna asıllı Iryna Melnychuk Değer'i (37) sopayla darbettiği iddiasıyla tutuklu yargılanan Mehmet Ali Değer, 'Kadına ve eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 19 yıl hapis cezası aldı. Sanığın babası Hasan Değer, duruşma sonrası gittiği adliye tuvaletinde kalp krizi geçirip, hayatını kaybetti.

Olay, geçen yıl 5 Temmuz'da saat 01.00 sıralarında Konyaaltı ilçesi Liman Mahallesi'nde meydana geldi. Otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk Değer, mesai sonrası servisten inip evinin arka kapısından içeri gireceği sırada arkasında ses duydu. İddiaya göre; şapka ya da benzeri bir şeyle yüzünü kapatan uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Mehmet Ali Değer, hiçbir şey söylemeden Iryna Melnychuk Değer’in başına sopayla defalarca vurdu. Yere düşen ve elleriyle başını korumaya çalışan kadının sol elinde çok sayıda kırık, başında yarılma oluştu. Iryna Melnychuk Değer, telefonuyla KADES uygulamasını kullandı.

ŞÜPHELİ EŞ TUTUKLANDI

Komşuları tarafından çağrılan ambulansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Iryna Melnychuk Değer, 16 gün tedavi gördü. Değer'in sol eline platin takılırken, başında estetik müdahale gerektiren doku kayıpları oluştuğu belirlendi. Olay sonrası gözaltına alınan Mehmet Ali Değer, tutuklandı. Iryna Melnychuk Değer ile 1,5 yıl önce evlendiği belirlenen tutuklu eş, savcılıktaki ifadesinde suçlamaları kabul etmezken, olay anında başka bir evde olduğunu söyledi.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

'Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla tutuklanan Mehmet Ali Değer’in, Antalya 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamasına devam edildi. Duruşma savcısı, sanığın Iryna Melnychuk Değer’in kafasına birden fazla vurması nedeniyle 'Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs' suçunun işlendiğine kanaat getirerek cezalandırılmasını talep etti.

'AİLEMİN YÜZÜNE BAKMAKTA ZORLANIYORUM'

Suçlamaları kabul etmeyen sanık Mehmet Ali Değer, "Iryna’yı darbetmediğimi açıkça ifade ediyorum. Bu onursuz davranışı ben gerçekleştirmedim. 10 yaşındaki kızımın üzerine yemin ederim ki Iryna’yı ben darbetmedim. İnandığım tek kutsal kitap olan Kur'an-ı Kerim üzerine el basarak da yemin ederim ki bu suçu işlemedim. Yaklaşık 10 aydır tutukluyum. 10 yaşında kız çocuğum var. Iryna ile 2,5 yıl birlikte yaşadık. Savaş bölgesinde yaşayan kızımın, işlemediğim bir suç nedeniyle 10 aydır benden uzak kalmasını nasıl açıklayacağımı bilemiyorum. 5 Temmuz 2025 tarihinde de aynı şekilde, ‘Iryna’yı ben darbetmedim’ dedim. Ben, çocuklu bir kadına şiddet uygulayacak kadar onursuz biri değilim. Üzerime atılı suç nedeniyle gecelerce ağladım. Adalete sığındım, Kur'an-ı Kerim’i kalbime koyup ilahi adalete de sığındım. İşlemediğim bir suç yüzünden ailemin yüzüne bakmakta zorlanıyorum. Onların da boynu bükük kaldı. Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işleyecek kadar cani biri değilim. Bu nedenle beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, sanığı, 'Kadına ve eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 19 yıl hapis cezasına çarptırdı.

YAKINLARI SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Öte yandan duruşma sonrası sanığın babası Hasan Değer, adliye tuvaletine gitti. Tuvalete giren bir kişi yerde hareketsiz yatan Değer'i görünce durumu özel güvenlik personeline iletti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulurken, adliye polisi güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekibinin kontrolünde, Hasan Değer’in hayatını kaybettiği belirlendi. Adliyede bulunan Değer'in yakınları, acı haberi alınca sinir krizi geçirdi. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Hasan Değer'in cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karar-sonrasi-kalp-krizinden-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karar-sonrasi-kalp-krizinden-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karar-sonrasi-kalp-krizinden-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/04/karar-sonrasi-kalp-krizinden-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/karar-sonrasi-kalp-krizinden-oldu/614238/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 07:44:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'daki silahlı saldırının şüphelileri, Mersin'de yakalandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da baharatçı dükkanı işleten Süleyman Miran'ın (52) silahlı saldırıda yaralanmasına ilişkin soruşturmada 4 şüpheli, Mersin'de yakalandı.

Olay, 13 Mart'ta saat 15.30 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Teomanpaşa Mahallesi 2213 Sokak'taki Mısır Çarşısı avlusunda meydana geldi. Çarşıda baharatçı dükkanı bulunan Süleyman Miran, park ettiği otomobilinden inip, 3 metre ilerledikten sonra arkasından gelen kimliği belirsiz kişi tarafından tabancayla 4 yerinden vuruldu. Saldırgan yaya olarak kaçarken, çevredekiler Miran'ı kendi imkanlarıyla hastaneye götürdü. Olay Yeri İnceleme, Cinayet Büro Amirliği ve Kepez Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı incelemede olay yerinde 5 boş kovan bulundu.

SALDIRI KAMERADA

Diğer yandan saldırı, güvenlik kamerasına yansıdı. 18-20 yaşlarında, siyah kıyafetli kişinin, aracından inen Süleyman Miran'ın arkasından giderek tabanca ile ateş ettiği anlar görüntülerde yer aldı. Saldırganın, belinden çıkarttığı tabancayla 5 el ateş ettikten sonra yaya olarak kaçtığı görüldü. Miran'ın dükkanına 1 ay önce de silahla ateş edildiği bildirildi.

'HUSUMET' İDDİASI

Saldırıyla ilgili çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin hastanede ifadesine başvurduğu Süleyman Miran, eski eşi ile akraba olduklarını, boşandığı için akrabası Mustafa T.'nin (36) kendisine husumet beslediğini, olay günü sokakta yürüdüğü sırada arkasından gelen Mehmet B.'nin (22) tabancayla ateş ettiğini, olayın azmettiricisinin Mustafa T. olduğunu düşündüğünü belirtti.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER

Çalışmada şüphelilerin, Emirhan S. (39), Mehmet B. ve Canan T. (23) olduğu tespit edildi. 3 şüphelinin, Ş.N.T.'nin kullandığı otomobille Antalya'dan Mersin'e gittiği belirlendi. Mersin'de düzenlenen operasyonla şüpheliler yakalandı.

Antalya'ya getirilen Emirhan S., Mehmet B., Canan T. ve Ş.N.T., emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/antalya-daki-silahli-saldirinin-suphelileri-mersin-de-yakalandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/antalya-daki-silahli-saldirinin-suphelileri-mersin-de-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/antalya-daki-silahli-saldirinin-suphelileri-mersin-de-yakalandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/antalya-daki-silahli-saldirinin-suphelileri-mersin-de-yakalandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/antalya-daki-silahli-saldirinin-suphelileri-mersin-de-yakalandi/614162/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:56:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>O anneye 6 yıl hapis</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da 1 yaşındaki kızına eşinin şiddet uyguladığını gizli kamera görüntüleriyle ortaya çıkaran Osman Vesek'in şikayeti sonrası tutuklanan İmane Moti (25), 'Eziyet' suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

2023 yılında Fas uyruklu Imane Moti ile hayatını birleştiren Osman Vesek'in bu evlilikten geçen yıl bir kızı oldu. Kızının vücudundaki morlukları fark eden Vesek, eşine sorduğunda, çocuğun yürümeye yeni başladığı için sık sık düştüğü yönünde cevaplar aldı. Bir süredir hem çevresinden gelen uyarılar hem de kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Vesek, eve gizli kamera yerleştirdi. Görüntüleri izleyen Vesek, kızının annesinin şiddetine maruz kaldığını gördü. Osman Vesek, elindeki görüntüler ile eşi hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikayet sonrası gözaltına alınan Moti, işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Tutuklu sanık İmane Moti, 'Alt soya karşı eziyet ve basit yaralama' suçlarından 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yeniden hakim karşısına çıktı. Sanık, pişman olduğunu söyleyerek beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, sanık İmane Moti’nin 'Eziyet' suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Cezada indirim uygulanmadı.

'ÖLDÜRÜLME KASTI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

Duruşmanın ardından konuşan Osman Vesek, "Olayı gerçekleştiren şahıs, cezasını aldı ve 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yapılan olaylar, çocuğa karşı işlenen suçlar ortada. Eğer adalet nezdinde cezası buysa, biz takdiri Türk adaletine bıraktık. Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum" dedi.

'KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ"

Osman Vesek’in avukatı Onur Can Eroğlu, "Yargılama sonucunda sanık anne hakkında 'Eziyet' suçundan 6 yıl hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme, herhangi bir indirim uygulamadı. Ancak şunu belirtmek gerekir ki mahkeme, en başından beri araştırılmasını talep ettiğimiz bazı hususları araştırmadı. Bunların en önemlilerinden biri, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına dair alınması gereken rapordu. Ceza verirken üst sınırdan uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/o-anneye-6-yil-hapis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/o-anneye-6-yil-hapis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/o-anneye-6-yil-hapis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/o-anneye-6-yil-hapis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/o-anneye-6-yil-hapis/614129/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 06:24:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aşırı hava olayları normalleşti: 1 yıl kuraklık, 1 yıl sel</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ÇEVRE Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Güray Doğan, iklim değişikliği ile birlikte aşırı hava olaylarının arttığını belirterek, "1 sene kurak, 1 sene aşırı yağışlı dönemler artık normalleşti. Ciddi kuraklık dönemleri toprağın geçirgenliğini azalttı. Su toprağa işlemediği için yüzey akışı arttı. Bu da sel ve taşkın riskini büyüttü" dedi.

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Doç. Dr. Güray Doğan, son dönemde artan şiddetli yağışların artık normalleştiğini belirtti. Geçen yıl kuraklık yaşandığını, bu yıl da aşırı hava olaylarıyla birlikte yoğun ve şiddetli yağışların görüldüğünü belirten Doç. Dr. Doğan, sel, heyelan ve taşkınların da beraberinde geldiğini söyledi.

'SİSTEMATİK HAZIRLIK ŞART'

İklim değişikliği ile birlikte hava olaylarının daha sık yaşandığını vurgulayan Doç. Dr. Doğan, "Geçen sene kuraklık yaşamıştık, bu sene de aşırı hava olaylarıyla beraber şiddetli yağışları yaşadık. 1 sene kuru ve kurak, 1 sene çok yağışlı havalar görmemiz artık normalleşti. Halkımızın da buna göre sistematik hazırlık yapması gerekiyor" dedi. Taşkınlara karşı tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Doğan, sorunun başka alanlara taşınması halinde büyüyerek içinden çıkılmaz hale geleceğini ifade etti.

'KURUYAN GÖLLERİN CANLANMASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL'

Aşırı yağışlarla kuruyan göl ve çağlayanların yeniden canlandığını hatırlatan Doç. Dr. Doğan, bunun kalıcı olmadığına ve tek başına yeterli olmamasına dikkati çekti. Doç. Dr. Doğan, "Bunu uzun vadede nasıl sürdürülebilir kılacağımızı araştırmalıyız. Kaçak su kullanımı önemli bir parametre. Yer altı sularının denetim altına alınması gerekiyor ancak tarımsal üretim kaygısıyla bundan imtina edildiğini düşünüyorum" diye konuştu.

Tarımsal üretimle su kaynaklarının korunması arasında tercih yapılmaması gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Doğan, verimlilik esaslı ve hafıza bazlı planlamaya geçilmesi gerektiğini söyledi.

'BETONLAŞMA SUYU TOPRAKLA BULUŞTURMUYOR'

Kentleşme ile arazilerin büyük bölümünün betonla kaplandığını kaydeden Doç. Dr. Doğan, "Bir arazi imara açıldığında yaklaşık yüzde 90'ı betonlaşıyor. Kalan küçük bir alandan yüksek performans beklemek akılcı değil. Bu durum suyun toprağa süzülmesini engelliyor" diye konuştu.

Geçen yıllardaki kuraklığın toprağın yapısını olumsuz etkilediğini belirten Doç. Dr. Doğan, "Ciddi kuraklık dönemleri toprağın geçirgenliğini azalttı. Su toprağa işlemediği için yüzey akışı arttı. Bu da sel ve taşkın riskini büyüttü" ifadelerini kullandı.

DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Kent altyapısında eksiklikler bulunduğunu dile getiren Doç. Dr. Doğan, alternatif ve doğa temelli çözümlerin ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi. Su basar parklar, aşırı yağışlarda suyun birikebileceği geçici depolama alanları ve kuşaklama kanallarının önemli uygulamalar olduğunu belirten Doç. Dr. Doğan, kent ve kırsalın birlikte planlanması gerektiğini ifade etti. Kırsal alanlarda tarımsal üretimin planlı yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Doğan, "Seraların planlanması, drenaj kanallarının oluşturulması ve üretimin verimlilik esaslı yapılması gerekiyor" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/asiri-hava-olaylari-normallesti-1-yil-kuraklik-1-yil-sel.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/asiri-hava-olaylari-normallesti-1-yil-kuraklik-1-yil-sel.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/asiri-hava-olaylari-normallesti-1-yil-kuraklik-1-yil-sel_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/03/asiri-hava-olaylari-normallesti-1-yil-kuraklik-1-yil-sel.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/asiri-hava-olaylari-normallesti-1-yil-kuraklik-1-yil-sel/614124/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 06:08:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Su altından çıkan asma kilitler şaşırtıyor!</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya kıyılarında yaklaşık 4 yıl önce başladığı hobi amaçlı dalışlarda olta malzemeleri, cep telefonları, para ve birçok eşyayı toplayıp çıkaran Hüseyin Fırat, en çok karşılaştığı şeylerden birinin de üzerinde çeşitli yazılar bulunan büyü malzemeleri olduğunu belirterek, "Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz" dedi.

Dalgıç Hüseyin Fırat, Akdeniz'in Antalya kıyılarında yaklaşık 4 yıldır hobi amaçlı dalışlar yapıyor. Son dönemde yaptığı dalışları görüntüleyen ve denize düşürülen birçok değerli eşya ile çöpleri de toplayan Hüseyin Fırat, su altındaki anlarını 'Su altında hayat var' isimli sanal medya hesabından da paylaşıyor.

'EŞYALAR ÇOK DEĞİŞİK TÜRDEN'

Dalışa ilk başladığında limitinin 2 metre olduğunu, şimdi 16 metreye kadar inebildiğini belirten Fırat, "Aradan geçen bu zaman diliminde kendimi geliştirdim. 1 yıldır da bunu sanal medyada paylaşıyorum. Eşimin yönlendirmesiyle bir sayfa açtık, burada paylaşımlar yapıyoruz. Su altında bulduğumuz eşyalar çok değişik türden. Pahalı saatten tutun, altın, gümüş gibi değerli madenlere, olta balıkçılarının malzemelerinden araç parçalarına birçok şey buluyoruz" dedi.

BÜYÜ MALZEMELERİYLE ÇOK KARŞILAŞIYOR

Deniz altında en çok karşılaştığı şeylerden birinin büyü malzemeleri olduğunu dile getiren Fırat, "Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. Biz de sonradan öğrendik. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz" diye konuştu.

ÇIKARDIKLARINI SATIP MAMA ALIYOR

Çıkardıkları değerli eşyalar ve olta malzemelerini uygun fiyatlardan sattığını ifade eden Fırat, "Su altından çıkardıklarımızdan değerli maden olanları satıyoruz. Olta malzemesi olanları da sayfamızda uygun fiyatlar karşılığında paylaşıyoruz. Olta malzemelerinden kar amacımız yok. Buradan kazandığımız parayla da sokak hayvanlarına mama alıyoruz, kedi besliyoruz" dedi.

LÜKS SAATİ 3 BİN DOLARA SATTI

Bugüne kadar en ilginç karşılaştığı şeyin lüks marka bir saat olduğunu kaydeden Fırat, "Atatürk Parkı'nın altında yaptığım bir dalış sırasında tahminen 10-12 metre derinlikte karşıma bir saat çıktı. Saatin orijinal olduğuna o an inanmamıştım. Bir saatçiye gösterdiğimizde orijinal olduğunu söyledi. Bu saati 3 bin dolara ikinci el olarak sattık" dedi.

'TELEFON BULMAMA RAĞMEN HEPSİ HURDA'

Dalışlarda çok buldukları ürünlerden birinin de cep telefonları olduğunu anlatan Fırat, "Bulduğumuz telefonlar tuzlu suda uzun süre kaldığı için kullanılmaz halde oluyor. Telefonculardan öğrendiğimiz kadarıyla su geçirmeyen telefonların dahi ilk 24 saat içinde tuzlu sudan çıkartılması lazım.

Aksi takdirde su geçirmez özelliğinin anlamı kalmıyormuş. Benim bulduğum telefonlar 1 hafta önce, 10 gün önce, belki 2 ay önce düşmüş telefonlar. Değişik marka ve modelde çok fazla telefon bulmama rağmen hepsi hurda oluyor" diye konuştu.

DENİZ DİBİNDE ÇÖP VE CAN ÇEKİŞEN BALIKLAR

Su altının bir cennet gibi görünmesi gerekirken dalışlarında gözlerine inanamadığı manzaralarla karşılaştığını anlatan Fırat, deniz dibindeki çöp yığınlarını da görüntülediğini kaydetti.

Dalışlarda en çok çöp çıkarttığını dile getiren Fırat, "Bira şişeleri, teneke kutular. Dalışlarımız sırasında karşılaştığımız çöpleri çok büyük olmaması kaydıyla toplayıp, deniz temizliği yapıyoruz. Çok nadiren de olsa olta balıkçılarının yakaladığı, bir şekilde oltadan kaçmayı başaran balıklar kurşunun ağırlığıyla suda mahsur kalıyor. Suyun altında balık hala hayatta fakat kaçamıyor bir yere. Çaresiz bir şekilde ölümü bekliyor. O balıkları kurtarıyorum, denk gelirsem" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/su-altindan-cikan-asma-kilitler-sasirtiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/su-altindan-cikan-asma-kilitler-sasirtiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/su-altindan-cikan-asma-kilitler-sasirtiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/su-altindan-cikan-asma-kilitler-sasirtiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/su-altindan-cikan-asma-kilitler-sasirtiyor/614094/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 07:17:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Biri 70 plakalı 2 kamyon çarpıştı: 1 ağır yaralı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2 kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi ağır yaralandı.

Kaza, dün saat 16.00 sıralarında Manavgat ilçesine bağlı Beşkonak yolu üzerinde meydana geldi. A.R. idaresindeki 06 FOB 124 plakalı kamyon ile arkadan gelen Mısır uyruklu M.A. yönetimindeki 70 ABT 554 plakalı muz yüklü kamyon çarpıştı.

Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çarpmanın etkisiyle kamyonda sıkışan sürücü Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin yaklaşık yarım saat süren çalışması sonucu çıkarıldı.

Baş ve yüz bölgesinde ciddi yaralanmalar olduğu öğrenilen sürücü olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Durumu ağır olan yaralı daha sonra Antalya Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.

Jandarma kazayla ilgili inceleme başlatırken, diğer kamyonun şoförü A.R.'yi ifadesi için Taşağıl Jandarma Karakolu'na götürdü. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/biri-70-plakali-2-kamyon-carpisti-1-agir-yarali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/biri-70-plakali-2-kamyon-carpisti-1-agir-yarali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/biri-70-plakali-2-kamyon-carpisti-1-agir-yarali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/02/biri-70-plakali-2-kamyon-carpisti-1-agir-yarali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/biri-70-plakali-2-kamyon-carpisti-1-agir-yarali/614073/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 04:59:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Deniz suyu sıcaklığı, hava sıcaklığını geride bıraktı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[YURDUN büyük bölümünde soğuk ve yağışlı hava etkili olurken, Antalya’da deniz suyu sıcaklığı, hava sıcaklığını geride bıraktı. Kentte hava sıcaklığı ortalama 12 derece ölçülürken, deniz suyu sıcaklığı ise 19 derece oldu.

Güneşli havaya rağmen rüzgarın etkili olduğu kentte, rüzgarın hızının saatte ortalama 27 kilometreye, zaman zaman 47 kilometre hıza ulaşması nedeniyle hissedilen sıcaklık daha düşük seviyelerde seyretti. Kentte hava sıcaklığı ortalama 12 derece ölçülürken, deniz suyu sıcaklığı ise 19 derece oldu. Soğuk havaya aldırış etmeyen vatandaşlar Konyaaltı Sahili’ne gelerek, deniz manzarasının keyfini çıkardı.

Sahile gelenlerin bir bölümü kumsalda oturup denizi izlerken, bazıları sahil bandında yürüyüş yaptı. Kimi amatör balıkçılar ise sabah erken saatlerden itibaren sahilde oltasını salladı. Varyant Seyir Terasında bulunan Antalya çerçevesi ise bir yanda sahili, diğer yanda dağları görüntüleyenlerin yoğun ilgisini çekti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/deniz-suyu-sicakligi-hava-sicakligini-geride-birakti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/deniz-suyu-sicakligi-hava-sicakligini-geride-birakti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/deniz-suyu-sicakligi-hava-sicakligini-geride-birakti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/deniz-suyu-sicakligi-hava-sicakligini-geride-birakti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/deniz-suyu-sicakligi-hava-sicakligini-geride-birakti/614011/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 10:58:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski meclis üyesini öldüren eski başkan yardımcısına müebbet</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Serik ilçesindeki bir düğünde, eski ilçe belediye meclis üyesi Hasan Ali Tuncer'i (42) tabanca ile vurup öldüren eski Serik Belediyesi Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım (65), ömür boyu hapse çarptırıldı.

Serik'te 19 Ağustos 2024'te meydana gelen olayda, Serik Belediyesi'nde 2019-2024 yılları arasında başkan yardımcılığı ve MHP'den meclis üyeliği yapan Ziya Yıldırım ile aynı tarihte yine MHP'den meclis üyesi Hasan Ali Tuncer arasında düğünde tartışma çıktı. Tartışma sırasında Yıldırım, tabancayla Tuncer'e ateş edip kaçtı.

Vücuduna 2 kurşun isabet eden Hasan Ali Tuncer yaralandı. Düğündeki bir doktor tarafından ilk müdahalenin yapıldığı Hasan Ali Tuncer, sağlık ekibi tarafından Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Ancak Tuncer, doktorların çabasına rağmen kurtarılamadı. Avukatı tarafından ikna edilen Ziya Yıldırım, polise teslim oldu. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ziya Yıldırım, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Ziya Yıldırım poliste ve adliyede susma hakkını kullandı. Öldürülen Hasan Ali Yıldırım'ın lise yıllarından gittiği dershanede Ziya Yıldırım'dan matematik dersi aldığı belirtildi.

Serik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle Ziya Yıldırım hakkında Manavgat 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Kasten öldürme' suçundan dava açıldı.

KAÇMAYA ÇALIŞIRKEN DE ATEŞ ETMİŞ

Davanın karar duruşmasında sanık Ziya Yıldırım ile yakınları, ölen Hasan Ali Tuncer'in yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşma savcısı tarafından hazırlanan esas hakkındaki mütalaada şu ifadeler yer aldı:

“Sanık Ziya'nın geçmiş yıllarda maktulün öğretmeni olmasından dolayı birbirlerini tanıdıkları, yine sanık ile maktulün aynı siyasi partiden geçmiş dönemlerde belediye meclis üyeliği yaptıkları, sanık Ziya'nın maktul Hasan Ali ve maktulün babası Fatih'in Yükseköğrenim Bilim Vakfı'nın WhatsApp grubuna üye oldukları, 2024 yılının kurban bayramında Fatih tarafından gruba yazılan bayramlaşma mesajının sanık tarafından silindiği, devam eden süreçte sanığın Fatih ve maktulü hedef alarak vergi kaçırdıklarından bahisle küçük düşürücü nitelikte mesajlar yazdığı, olay günü maktulün bu hususu konuşmak üzere sanıkla görüşmek istediği, evleri yakın olduğundan önce sanığın evine gittiği, burada bulamayınca sanığın düğünde olduğunu öğrendiği ve kır düğün salonuna gittiği, sanığın yanına yaklaştığında aralarında tartışma yaşandığı ve sanık Ziya'nın yanında bulundurduğu ruhsatlı tabancası ile maktulü hedef alarak ateş ettiği, sanığın kaçmaya çalışan maktulü yine hedef alarak arkasından ateş ederek öldürdüğü, akabinde olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır."

Savcı, sanığın 'Kasten öldürme' suçundan ömür boyu hapisle cezalandırılmasını istedi.

'70 YAŞIMDAN SONRA ÇEKECEĞİM BİR ACI DEĞİL'

Duruşmada söz alan Hasan Ali Tuncer'in babası Fatih Tuncer, gözyaşlarıyla verdiği ifadede çok uzun yıllar süresince Serik'te eczacılık yaptığını belirterek, “Oğlum hiçbir suçu olmadığı halde katledilmiştir, sanık oğluma defalarca ateş etmiştir. Olayın ardından doktorların müdahalesi sırasında oğlumun ölmesini seyretmiş ve akabinde kendi arabasına binerek kaçmıştır. Bu benim 70 yaşımdan sonra çekeceğim bir acı değil. Yaşadığım olaydan sonra eczanemi devrettim, hayatımın bir anlamı kalmadı" dedi.

Fatih Tuncer sanığın daha önce verdiği ifadelerde kendisini eğitimci olarak tanımladığına dikkat çekerek, “Ben öğrencisini öldüren öğretmeni ilk defa görüyorum. Umarım bu son olsun. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.

Öldürülen Hasan Ali Tuncer'in eşi Yıldız Tuncer de şimdi 7 yaşında olan kızının olayın ardından çok ağır travma geçirdiğini belirterek, “Kızım babasının öldürülmesinden sonra hiçbir yerde tek başına kalamıyor. Dışarıda insanların katil olduğunu ve onu da öldüreceğini düşünüyor" dedi.

Sanık Ziya Yıldırım ise savunmasında olay gecesi düğün yerinde olduğunu, Hasan Ali Tuncer'in evine gelerek kendisini sorduğunu, ardından düğün yerine geldiğini söyleyerek, “Maktul gelince bana küfürler etti, beni tehdit etti. Bana vurdu ve sırtüstü düştüm. Sonra can havliyle 1 el ateş ettim. Hedef gözetmedim. Öldürme kastım yoktu, onun düğüne geleceğini bilseydim gitmezdim. Olayların buraya gelmesini istemezdim" dedi.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ziya Yıldırım'a ömür boyu hapis cezası verdi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/eski-meclis-uyesini-olduren-eski-baskan-yardimcisina-muebbet.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/eski-meclis-uyesini-olduren-eski-baskan-yardimcisina-muebbet.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/eski-meclis-uyesini-olduren-eski-baskan-yardimcisina-muebbet_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/eski-meclis-uyesini-olduren-eski-baskan-yardimcisina-muebbet.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/eski-meclis-uyesini-olduren-eski-baskan-yardimcisina-muebbet/614008/</link>
			<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 10:48:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ülke gündemine oturan cinayetler için istenen ceza belli oldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da, huzurevindeki 3 arkadaşını öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan İzzettin Süğüt (66) için mütalaasını veren savcı, 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis talep etti.

Olay, 3 Mayıs 2024'te Döşemealtı ilçesindeki Antalya Büyükşehir Belediyesi Halil Akyüz Huzurevi'nde meydana geldi. İzzettin Süğüt, kendisiyle aynı huzurevinde kalan, husumet yaşadığı ileri sürülen Selçuk Goncegül, Ali Serdar Batır ve Ahmet Özdemirel'e bıçakla saldırdı. Süğüt saldırı sonrası yangın merdiveninden kaçarken, Selçuk Goncegül ile Ali Serdar Batır olay yerinde, Ahmet Özdemirel ise hastanede hayatını kaybetti. Selçuk Goncegül'ün 30'a yakın, Ali Serdar Batır'ın göğüs bölgesinden 3, Ahmet Özdemirel'in de 20 bıçak darbesi aldığı belirlendi. İzzettin Süğüt, jandarma ekipleri tarafından yakalanıp, tutuklandı.

'Kasten öldürme' suçuyla yargılanan İzzettin Süğüt, 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde çıktığı ilk duruşmada, 5 yıldır huzurevinde kaldığını, epilepsi hastası olduğunu, daha önce ağır bir beyin kanaması geçirdiğini belirterek, hastane randevusu için kendisine huzurevi aracı verilmediğini, parası olmadığı halde taksiyle gönderilmek istendiğini söyledi. Bunun üzerine hemşirenin yüzüne eliyle dokunduğunu, ancak hemşirenin ‘Beni darbetti’ diye bağırdığını ifade eden Süğüt, daha sonra kurum müdürü ve hemşirelerle tartışma yaşadığını, tehdit edildiğini ve imza atmaya zorlandığını dile getirdi. Süğüt, ertesi gün huzurevinden ayrıldıktan sonra psikolojisinin bozulduğunu ve kendini kaybettiğini, sinirle mutfağa gidip eline geçen bıçağı aldığını, amacının müdürü korkutmak olduğunu ancak kendinden geçerek oda arkadaşları Ali Serdar Batır ve Ahmet Özdemirel’e saldırdığını, Selçuk’un ise kendisini durdurmaya çalıştığını söyledi.

YENİDEN HAKİM KARŞISINDA

Tutuklu sanık İzzettin Süğüt, 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile yeniden hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, “Olaya itirazım yok. Bu olayı yapan da yaptıran da başhemşire Funda Hanım ile şube müdürü Ethem Bey'dir. Bizi karşı karşıya getiren onlardır. Vedalaşacaktım, beni sürtüştürdüler" dedi.

SAVCI MÜTAALAYI AÇIKLADI

Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın Selçuk Goncegül ve Ali Serdar Batır'a yönelik ‘Tasarlayarak kasten öldürme’, Ahmet Özdemirel yönünden ise ‘Canavarca hisle kasten öldürme’ suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ulke-gundemine-oturan-cinayetler-icin-istenen-ceza-belli-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ulke-gundemine-oturan-cinayetler-icin-istenen-ceza-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ulke-gundemine-oturan-cinayetler-icin-istenen-ceza-belli-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ulke-gundemine-oturan-cinayetler-icin-istenen-ceza-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ulke-gundemine-oturan-cinayetler-icin-istenen-ceza-belli-oldu/613998/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 09:09:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan geliyor!</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da milyarlarca dolarlık arazilerin iki ana mirasçısından Arap Süleyman ve Hacı Bekirzade Mehmet Ağa’nın sahte mirasçıları, yaklaşık 70 yıldır devam eden davayı etkiliyor. Davanın avukatlarından Necati Yılmaz, “Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan her kimse geliyor bu dosyaya" dedi.

Kentte milyarlarca dolar değerinde, Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Hazine adına tescil edilen arazilere ilişkin 67 yıllık davada, sahte mirasçı ve bunların davalara müdahillik sorunu yaşanıyor. 2 milyon 400 bin metrekarelik bu alanda; Turizm Uygulama Oteli, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Falez ve Rixos otelleri, Cam Piramit Parkı, AKM, Atatürk Kültür Parkı, Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi, Antalya Tenis İhtisas Kulübü, akaryakıt istasyonu, Antalyaspor Tesisleri, Corendon Stadyumu, Antalya Adliyesi, Antalya Spor Salonu, sayısız sitedeki 10 bin civarında konut, Meltem Pazar Yeri, tesisler, okullar, parklar, Tapu Bölge Müdürlüğü, camiler, otoparklar, kooperatifler ve daha birçok yapı yer alıyor.

'NASIL MİRASÇI OLDUKLARI HAKKINDA FİKİRLERİ YOK’

Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman'ın bazı mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, bu dosyada taraf gibi gözüken yüzlerce insan olduğuna işaret etti. Yılmaz, “Bunlar 'Arap Süleyman'ın mirasçısıyız' diyorlar ama nasıl mirasçı oldukları hakkında en ufak fikirleri yok. Ailesinde 'Süleyman' ismi bulan her kimse geliyor bu dosyaya. Mahkemelerin de hatası var. Hiç incelemeden, buna ilişkin usul prosedürlerini yerine getirmeden, bu taleplerle ilgili asli müdahale taleplerinin kabulüne karar vermişler. Bir sürü insan asli olarak müdahil görünüyor dosyada ama gerçekte nasıl mirasçı olduklarını bile bilmiyorlar" diye konuştu.

'TARAF' OLMAYAN KİŞİNİN TALEBİ

Davada en son Hacı Bekirzade Mehmet Ağa mirasçısı olduğunu iddia eden kişinin talebinin reddine karar verildiğini belirten Necati Yılmaz, “Aslında davada henüz taraf değil. Yani onun müdahale talebiyle ilgili bir karar verilmeden, yani 'taraf' sıfatı kazanmadan talepte bulunması söz konusu değil. Mahkeme sehven böyle bir karar vermiş. Yani karar verilmesine yer olmamasına, herhangi bir karar vermesine gerek olmamasına rağmen reddine karar vermiş. Onlar da bunu kullanmışlar ve dosya tekrar Bölge Adliye Mahkemesi'nde. Halbuki Bölge Adliye Mahkemesi 3 ay önce zaten bir karar vermiş. Aynı kararı bir daha oraya göndermenin anlamı ne? Buradaki amaç dosyayı bir şekilde sürüncemede bırakmak. Çeşitli insanlar bundan yararlanmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

‘ANNESİNDEN ÖNCE DOĞMUŞ ÇOCUKLAR OLDUĞUNU İDDİA EDİYOLAR’

Arap Süleyman'ın kızı Hava'nın mirasçısı olduğu yönündeki iddialarla davaya müdahil olan ve evrakta sahtecilik suçu işlediği için ağır cezada yargılanan H.Y.'yi örnek gösteren Yılmaz, “H.Y. denilen kişi zamanında geldi, bu davaları geri çekme karşılığında taleplerde bulundu. Fakat tabii sadece H.Y.'nin talebini çekmesiyle ilgili bir şey söz konusu değil.

Yüzlerce insan var. Bir grup insan var. Mesela Süleyman Ağa'nın torunu Zeynep'in mirasçısı olduklarını iddia edenler var. Zeynep'in doğum tarihi 1877. Zeynep'in kızı yani sülalelerinde oldukları kızı, oğlu olduğu iddia ettikleri kişilerin doğum tarihi 1872. Yani annesinden önce doğmuş çocuklar olduğunu iddia ediyorlar. Bu kadar komik durumlar. Fakat mahkemeler de yeterince inceleme yapmadan, müdahale taleplerini kabul ediyor" dedi.

‘NE KADAR TARAF VAR, O KADAR ZORLU'

Dosyaya bu tür kişilerin müdahil olarak eklenmesinin davayı zorlaştırdığını dile getiren Necati Yılmaz, şöyle devam etti:

“Ne kadar taraf var, o kadar zorlu oluyor. Herkesin bir temyiz hakkı oluyor. İstinaf hakkı oluyor. İlgili, ilgisiz bir sürü insanın böyle hakları var. Usulsüz bu hakları vermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla dosya bu nedenle sürüncemeye uğruyor. İki duruşma arasında bir sürü insan ölüyor. Onların davalara katılması gerekiyor. Gerçekten mirasçı olup olmadığını bilmediğimiz insanların veraset ilamlarını, onların çoluğuyla çocuğunu davaya dahil etmeye çalışıyor mahkeme. Bunlar bu davaları sürüncemede bırakan durumlar."

ÇUVALLAR DOLUSU EVRAK

'Süleyman' ismi nedeniyle Serik ilçesindeki benzer bir olayda adı geçen 'Süleyman Ağa' mirasçılarının da müdahil olarak, karmaşaya yol açtığı bu davada, 67 yılda çuvallar dolusu evrak oluştu. Davanın uzun süredir avukatlığını yapan isimlerden Avukat Necati Yılmaz, 1958 yılından bu yana devam eden bu dava ve konu kapsamında açılan davalarla alakalı çuvallar dolusu evrak oluştuğunu da dile getirdi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ailesinde-suleyman-ismi-bulan-geliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ailesinde-suleyman-ismi-bulan-geliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ailesinde-suleyman-ismi-bulan-geliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2026/01/ailesinde-suleyman-ismi-bulan-geliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ailesinde-suleyman-ismi-bulan-geliyor/613963/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 07:01:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İskender'in surlarını aşamadığı kentte, aslan başlı çörten kırıldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ARKEOLOG Ümit Işın, Büyük İskender'in M.Ö. 333'te doğu seferinde surlarını aşamadığı tek şehir olarak bilinen Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde 1150 rakımda kurulu Termessos Antik Kenti'ndeki bir tarihi eser üzerinde yer alan aslan başlı çörtenin kırılarak yok edildiğini görüntüledi. Olayla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.

Antalya bölgesinin tanınmış arkeologlarından Ümit Işın, Büyük İskender'in doğu seferinde fethedemediği tek şehir olarak bilinen Termessos Antik Kenti üzerinde daha önceki gezilerinde fotoğrafını çektiği bir tarihi eser üzerinde yer alan aslan başlı çörtenin kırılarak yok edildiğini belirledi. Ümit Işın Termessos Antik Kenti'nde, tarihi yapıların çatılarından gelen suların aktığı oluktan akıp, deliğinden döküldüğü aslan başlı çörtenin ve bağlı olduğu üst yapı elemanı olan tarihi eserin, en az 2 bin yıllık olduğunu açıkladı.

'BU FOTOĞRAFA NE YAZILIR'

Kırılan ve yok edilen aslan başlı çörtenle ilgili sosyal medya hesabından da paylaşımda bulunan Ümit Işın, "Bu fotoğrafa ne yazılır? Cehalet mi, vurdumduymazlık mı, sahipsizlik mi? Sadece 'canı istedi' diye birinin verdiği zarar. Kırılan parçalar hâlâ yerde duruyor. Burası koca bir milli park” dedi.

Her yerde 'Kamera ile izlenmektedir' tabelasının asılı olduğunu belirten Işın, “O hâlde soruyorum; bu tahribatı yapanlar nerede? Neden bulunmuyor? 2 bin yıldır ayakta kalan bir miras, bir densizin elinde yok oldu. Doğa ve tarih zamana direndi ama ihmale direnemedi. Termessos'ta en sevdiğim detaylardan biriydi. Artık yok" diye konuştu.

BEKÇİ VE KAMERA SİSTEMİ ÇAĞRISI

Antik kentlerin korunamadığını aktaran Işın, "Ören yerlerinin hak ettiği şekilde korunması, sahada gezen bekçi sisteminin mutlaka yeniden tahsis edilmesi, güvenlik kameraları ve fotokapanlar kullanılması şart. Devletin tüm bu önlemleri alırken kamu spotları ile de bunları duyurması oldukça caydırıcı olacaktır" dedi.

EMEKLİ BEKÇİ: YENİ KIRILMIŞ

Termessos Antik Kenti'nde 32 yıl bekçilik yaptıktan sonra geçen yıl emekli olan Bekir Buyruk, emekli olduktan sonra da antik kente gitmeye devam ettiğini belirterek, "Tahminime göre yeni kırılmış, 10- 15 günlük gibi. Öğrenci grupları olabileceğini düşünüyorum. Çünkü geçenlerde gittim oraya. Çalışan bir çocuk vardı ve o zaman çörten sağlamdı, o ara öğrenciler gelmiş ve kırmış olabilir diye düşünüyorum. Taşa bakınca zaten önceden de çatlak, herhalde üzerine çıkmışlar ve kırılmış olabilir" diye konuştu.

İNCELEME VE SUÇ DUYURUSU

Termessos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Koçak, çörtenin kırıldığı alana müzeden uzmanlarla birlikte gittiklerini belirterek, "Tespit yaptık ve suç duyurusunda bulunduk. Kim olduğunu bilmiyoruz ama kameralardan bakılıyor. Parçaları orada. Muhtemelen birisi üzerine çıktı. Fotoğraflara bakılınca bu işlerden anlayan biri görür. Zaten çatlak, çatlağın arasında da pislik birikmiş. Belki biri üzerine çıktı. Hemen 'Geldi birisi kırdı' gibi bir şey söylemek istemiyoruz. Çünkü oraya lise öğrencileri de giriyor. Her antik kentte insanlar gidiyor, bir yerlerin üzerine çıkıyor, zıplıyor. Öyle kırılmış olabilir" ifadelerini kullandı.

ÇÖRTEN NEDİR?

Çörten veya gargoyle; mimaride, özellikle gotik mimaride, oyulmuş veya şekillendirilmiş grotesk bir yapıdır. Suyu bir çatıdan alıp binanın yanlarından uzaklaştırmak için tasarlanmış bir oluğa sahiptir. Böylece suyun duvarlardan aşağı akıp aralarındaki harcı aşındırmasını önler.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/iskender-in-surlarini-asamadigi-kentte-aslan-basli-corten-kirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/iskender-in-surlarini-asamadigi-kentte-aslan-basli-corten-kirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/iskender-in-surlarini-asamadigi-kentte-aslan-basli-corten-kirildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/iskender-in-surlarini-asamadigi-kentte-aslan-basli-corten-kirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/iskender-in-surlarini-asamadigi-kentte-aslan-basli-corten-kirildi/613908/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 07:30:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Abdulkadir Erkan ve Nurettin Süleyman Ertem'i öldürdü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde tekel bayisi sahibi Ö.Y. (51), iş yerinde tartıştığı Abdulkadir Erkan (33) ve Nurettin Süleyman Ertem'i (56) tabancayla vurup öldürdükten sonra olay yerine gelen polislere teslim oldu.

Mimar Sinan Mahallesi'nde tekel bayisi işleten Ö.Y., dün saat 23.00 sıralarında iş yerine gelen Abdulkadir Erkan ve Nurettin Süleyman Ertem ile iddiaya göre içki içmeye başladı. Bir süre sonra taraflar arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Ö.Y., ruhsatsız tabancasıyla Abdulkadir Erkan ve Nurettin Süleyman Ertem'e ateş etti. Büfeden gelen silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Abdulkadir Erkan ve Nurettin Süleyman Ertem'in hayatını kaybettiği belirlendi.

İş yeri sahibi Ö.Y. ise polis ekiplerine olayda kullandığı tabancasıyla teslim oldu. Polis merkezine götürülmek üzere iş yerinden çıkarılan Ö.Y.'nin, çevredekilere “İş yerime çökmek istediler, ondan öldürdüm” dediği belirtildi. Abdulkadir Erkan ve Nurettin Süleyman Ertem'in cenazeleri ise yapılan incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/abdulkadir-erkan-ve-nurettin-suleyman-ertem-i-oldurdu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/abdulkadir-erkan-ve-nurettin-suleyman-ertem-i-oldurdu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/abdulkadir-erkan-ve-nurettin-suleyman-ertem-i-oldurdu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/12/abdulkadir-erkan-ve-nurettin-suleyman-ertem-i-oldurdu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/abdulkadir-erkan-ve-nurettin-suleyman-ertem-i-oldurdu/613906/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 07:13:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Avrupa Birliği tabak kırmayı yasaklayınca milyonlar kazanmaya başladılar</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yunanistan'ın sirtaki olarak bilinen geleneksel dansında tabak kırmanın Avrupa Birliği'nce yasaklanması nedeniyle artık tavernalarda dans edenlerin başından, Türkiye'den ihracat edilen karanfiller dökülüyor. Bu yılbaşı için de Antalya'dan Yunanistan'a 3 milyon dolarlık karanfil çiçeği kafası gönderiliyor.

Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (OAİB) Başkanı İsmail Yılmaz, Yunanistan'ın geleneksel ve meşhur dansı sirtaki sırasında artık tabak kırmanın yasaklanmasıyla kadınların başına çiçek döküldüğünü söyledi. Yılmaz, tavernalarda son yıllarda tabak kırmanın yerini alan bu eğlencede kullanılan çiçeklerin Antalya'dan ihraç edildiğini, özellikle yılbaşı döneminde çok yoğun sevkiyat oluştuğunu açıkladı.

'SON 6-7 YILDIR YENİ BİR SEKTÖR OLUŞTU'

Avrupa Birliği'nin yasaklaması nedeniyle eğlence merkezlerinde tabak kırılmasından vazgeçildiğini anlatan İsmail Yılmaz, "Onun yerine artık bizim de yoğun gönderimini sağladığımız çiçekleri kullanıyorlar. Tavernada insanlar eğlenirken kafalarından aşağı bu çiçekleri döküyorlar. Açmış çiçeklerin kafa kısımları ayrılıyor. Bu kafa kısımları Yunanistan'a gönderiliyor. Orada eğlence amaçlı kullanılıyor. Son 6-7 yıldır yeni bir sektör oluştu" dedi.

'SADECE YUNANİSTAN PAZARI İÇİN GEÇERLİ'

Yılbaşı döneminde Yunanistan'a özel çiçek kafalarının hazırlandığını ifade eden Yılmaz, "Bu sadece Yunanistan pazarı için geçerli bir durum. Kadınların başından çiçeklerin döküldüğü bir eğlence yöntemi geliştirdiler. Kafa şeklindeki çiçek özellikle yılbaşı döneminde çok talep görüyor. Yaklaşık 5 milyona yakın dal çiçeğin sadece kafa kısımları Yunanistan'a ihraç ediliyor. 3 milyon dolar seviyelerinde bir ihracat gerçekleşiyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/avrupa-birligi-tabak-kirmayi-yasaklayinca-milyonlar-kazanmaya-basladilar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/avrupa-birligi-tabak-kirmayi-yasaklayinca-milyonlar-kazanmaya-basladilar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/avrupa-birligi-tabak-kirmayi-yasaklayinca-milyonlar-kazanmaya-basladilar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/avrupa-birligi-tabak-kirmayi-yasaklayinca-milyonlar-kazanmaya-basladilar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/avrupa-birligi-tabak-kirmayi-yasaklayinca-milyonlar-kazanmaya-basladilar/613826/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 05:14:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ormandan toplayıp Avrupa'ya gönderiyorlar, tanesi 30 lira</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da orman atıkları, kadınlar tarafından el emeğiyle Noel çelenklerine dönüşüyor. 20'den fazla ülkeye ihraç edilen çelenkler hem bölge ekonomisine katkı sağlıyor hem de kadın istihdamını güçlendiriyor. Bu yılki ihracattan 1,5-2 milyon dolar gelir bekleniyor.

Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Yeşildere Mahallesi'nde kadınlar tarafından özenle üretilen Noel çelenkleri, 24 Aralık'ta başlayacak Christmas ve yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmez süsü haline geldi. Mahallede yaklaşık 100 ailenin üretimiyle yapılan çelenkler, ağustos ayında başlayan çalışmalar ile aralık ayına kadar sürüyor.

Kadınlar günde ortalama 60 çelenk üretiyor. Başta mersin dalı, ardıç, kozalak, andız kozağı, tespih bitkisi, kuşburnu, kızılcık ve siyah yabani üzüm gibi orman bitkilerinden hazırlanan çelenklerin hammaddesi ormanlardan toplanarak, mahalleye getiriliyor. Kapı ve masa dekoru olarak kullanılan el emeği çelenkler, dini ritüellerde de büyük ilgi görüyor. Antalya'dan 20'den fazla ülkeye ihraç edilen ürünler, kente ekonomik ve kültürel değer kazandırıyor.

GÜNLÜK ÜRETİM 10 BİN ADET

Yeşildere Mahallesi Muhtarı Kemal Genbeş, üretimin bölgeye ekonomik katkı sağladığını belirterek, "Yapılan çelenkler hem mahallemize hem ekonomimize katkı sağlıyor. Avrupa'da dolar bazında satılıyor. Bu çelenkler Noel ayinlerinde, Paskalya Bayramı'nda kullanılıyor. Günlük üretim 10 bin adedi buluyor. Belediyelerimiz, emniyetimiz, kaymakamlığımız ve valiliğimiz de destek veriyor. Biz de muhtarlık olarak emekçi kadınlarımızın arkasındayız. Burada bir ekonomi dönüyor, bu ekonomiden mahalle halkı yararlanıyor" dedi.

'AİLECE YAPIYORUZ'

Üretici kadınlardan Canan Pehlivan (45), 10 yıldır çelenk yaptığını söyleyerek, "Önceden depolarda çalışıyorduk, sonra evlerimize verilmeye başlandı. Ailece, çocuklarımızla birlikte yapıyoruz. Çok zahmetli ama emeğimizin karşılığını alıyoruz. Günde 40-60 çelenk yapıyoruz. Erken başlarsak 60'ı buluruz" diye konuştu.

'EV EKONOMİSİNE KATKIMIZ OLUYOR'

Bir diğer üretici Derya Pehlivan (33), "Bu işi 5 yıldır ailece yapıyoruz. Çocuklar, eşler hep birlikte çalışıyoruz. Ağustos ayında başlıyoruz, aralık ayının 5'inde tamamlıyoruz. Ürünlerimiz yurt dışına gönderiliyor, satış oldukça biz de kazanç sağlıyoruz. Sabah 07.30'da başlıyorum, akşam 17.00'de bitiriyorum. Ev ekonomisine de katkımız oluyor" dedi.

ÇELENKLERİN TANESİ 30 LİRA

Geçimini çelenk yaparak sağlayan Gülay Pehlivan (60), "Firma bizlere ürünleri getiriyor, biz de hazırlıyoruz. Dağdan toplanan ürünleri çelenge dönüştürüyoruz. Ben günde 90 taneye kadar yapabiliyorum. Tanesi 30 lira, küçük çelenkler ise 25 lira. Başka bir gelirim olmadığı için sabah erkenden kalkıp çelenkleri yapmaya başlıyorum" diye konuştu.

1,5-2 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, "Noel çelengi her yıl aralık ayı içerisinde gönderdiğimiz bir ürün grubumuz. Özellikle Burdur ve çevresinde üretiliyor bu çelenkler. Başta Almanya, Hollanda, İngiltere olmak üzere Avrupa'da birçok ülkeye gönderiliyor. Bu yıl tahmin ediyorum ki 1,5-2 milyon dolarlık çelenk gönderimi olacaktır. Bu da 2-2,5 milyon adet demek. Sadece aralık ayı içerisinde yoğun oluyor. İyi bir ihracat geliri diyebilirim" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/ormandan-toplayip-avrupa-ya-gonderiyorlar-tanesi-30-lira.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/ormandan-toplayip-avrupa-ya-gonderiyorlar-tanesi-30-lira.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/ormandan-toplayip-avrupa-ya-gonderiyorlar-tanesi-30-lira_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/ormandan-toplayip-avrupa-ya-gonderiyorlar-tanesi-30-lira.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/ormandan-toplayip-avrupa-ya-gonderiyorlar-tanesi-30-lira/613819/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 06:14:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>3 torunuyla bir başına kalan dedeye evden tahliye şoku</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da oğlunun cezaevine girmesinin ardından önce gelinini ardından da 10 ay önce eşini kaybeden Kadri Övüş (70), 3 torunuyla bir başına kaldı. Oturdukları evden tahliye kararı verilmesiyle çaresiz kalan Övüş, “Çocuklarla perişan durumdayız. Başımızı sokacağımız bir ev arıyorum. Emekliyim, 19 bin lira maaşla geçinmeye çalışıyoruz” dedi.

Kepez ilçesinde yaşayan Kadri Övüş'ün oğlu D.Ö.'nün, 2 farklı eşinden 3 çocuğu oldu. D.Ö. bir süre önce cezaevine girince eşi Gülçin Övüş, 3 çocuğuyla birlikte kayınpederi ve kayınvalidesinin evlerine taşındı. Bir süre sonra Gülçin Övüş yakalandığı hastalık nedeniyle hayatını kaybedince 3 çocuğa, babaanne ve dedesi bakmaya başladı. Bu olaydan bir süre sonra ise babaanne Perinaz Övüş, beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.

Kadri Övüş, torunları Nil Peri (4), Doruk (6) ve Baran’ın (13) tüm bakımlarını üstlendi. Torunlarını sabah okula götürüp çıkışta da alan, yemeklerini hazırlayan Övüş, 8 bin lira kira öderken ev sahibinin fahiş artış talebiyle karşılaştı. 19 bin lira emekli maaşıyla torunlarını ve kendisini geçindirmeye çalışan Kadri Övüş, kira artışına itiraz edince ev sahibi tahliye davası açtı.

1 AYDA TAHLİYE EDİLECEK

Mahkeme geçen hafta verdiği kararla Övüş'ün 3 torunuyla birlikte yaşadığı evi 1 ay içerisinde tahliye etmesi yönünde karar verdi. Ne yapacağını bilemeyen Övüş, bir yandan ev ararken diğer yandan torunlarının yaşananlardan etkilenmemesi için uğraşıyor. Torunlarına koruyucu aile olmak için başvuruda bulunan Övüş, uzatılacak yardım eli bekliyor.

‘ÇOCUKLARA KORUYUCU AİLE OLMAK İSTİYORUM’

Torunları için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını söyleyen Kadri Övüş, “3 torunum var. 2'sinin annesi 2022'de vefat etti. Çocukların annesinin vefatının ardından eşim çocuklara bakmaya başladı. 10 ay önce eşim de vefat edince çocuklara ben bakıyorum. Çocukların babaları cezaevinde. Çocuklar benim vasiliğimde. Çocuklara koruyucu aile olmak istiyorum. Sabah kalkıyorum onlara kahvaltılarını hazırlıyorum, okula götürüyorum, çıkışta alıyorum" dedi.

'BAŞIMIZI SOKACAK BİR EV ARIYORUM'

Çaresiz durumda kaldıklarını belirten Övüş, “2021 yılında bu evi kiraladık. Son zam döneminde ev sahibi benden fahiş bir kira istedi. Bu bedeli veremediğim için beni mahkemeye verdi. Mahkeme tahliye kararı verdi. Çocuklarla perişan durumdayız. Başımızı sokacağımız bir ev arıyorum. Emekliyim, 19 bin lira maaşla geçinmeye çalışıyoruz" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/3-torunuyla-bir-basina-kalan-dedeye-evden-tahliye-soku.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/3-torunuyla-bir-basina-kalan-dedeye-evden-tahliye-soku.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/3-torunuyla-bir-basina-kalan-dedeye-evden-tahliye-soku_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/11/3-torunuyla-bir-basina-kalan-dedeye-evden-tahliye-soku.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/3-torunuyla-bir-basina-kalan-dedeye-evden-tahliye-soku/613775/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 06:42:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'nin en uzun yaşayan kalp nakillisi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden anne olan Hamide Akman (55), doğumdan kısa süre sonra kalp yetmezliği teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 28 yıl önce yapılan kalp nakliyle hayata tutunan ve o günden bu yana yaşamını ikinci kalbiyle sürdüren Hamide Akman, "'Bebeğimi bile göremem' diyordum ama şimdi bebeğimin bebeklerini görüyorum. Bu benim için tarifsiz bir mutluluk" dedi. Ameliyatı yapan Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman'ın Türkiye'nin en uzun süre yaşayan kalp nakillisi olduğunu söyledi.

Hamide Akman, 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden hamile kaldı. Kızını dünyaya getirdikten kısa süre sonra halsizlik, bitkinlik ve kilo kaybı yaşamaya başlayan Akman, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan muayenelerin ardından Akman'a kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid'in yönlendirmesiyle kalp nakli listesine alınan Akman, uygun donör beklemeye başladı. 1998 yılının yazında, beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki bir kadının alınan kalbi, Prof. Dr. Bayezid ve ekibi tarafından Hamide Akman'a başarıyla nakledildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin ilk kalp nakilli hastası olarak 28'inci yılına giren Hamide Akman, o günden bu yana sağlıklı bir yaşam sürdürüyor. Düzenli olarak yıllık kontrollerine gelen Akman, kızını büyütüp üniversiteye göndermenin ve evlendirmesinin ardından bugünlerde torunlarıyla vakit geçiriyor.

'BEBEĞİMİ GÖREMEM DİYORDUM, TORUNLARIMI BİLE GÖRDÜM'

Kalp nakli sürecinden bahseden Hamide Akman, "Akdeniz Üniversitesi'nin ilk kalp nakli hastasıyım. 28 yıldır başkasının kalbiyle yaşıyorum. Kalp rahatsızlığım varmış. Aslında doğum yapmamam gerekiyordu ama doğumdan sonra kalp yetmezliği gelişti. Uzun bir süre teşhis konulamadı. Daha sonra hocamla tanıştım, teşhis konuldu ve nakil listesine alındım, kısa sürede nakil oldum. Kızım büyüdü, okudu, mezun oldu ve evlendi. Şimdi 2 torunum var ve onlara bakıyorum. 'Bebeğimi bile göremem' diyordum ama şimdi bebeğimin bebeklerini görüyorum. Bu benim için tarifsiz bir mutluluk" dedi.

'ORGANLAR TOPRAK OLMASIN, HAYAT OLSUN'

Yeni nakil olan hastalar için umut olduğunu anlatan Hamide Akman, "Ev hanımıyım, evimin tüm işini yapıyorum. Çamaşırımı, bulaşığımı, temizliğimi kendim yapıyorum. Geziyorum, sosyalleşiyorum. Çok kaliteli, çok güzel bir hayatım var. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Organlar toprak olmasın, hayat olsun, can olsun. Çocuklar anne babasız kalmasın, anne babalar evlatsız kalmasın. Yaşamak çok güzel ama yaşatmak ondan da güzel. Ben kalbimi 24 yaşında bir genç kızdan aldım. Organ bağışı yaşa bakmaz. Donör bulunur, hayat yeniden başlar" diye konuştu.

'UZUN YAŞAMAK KADAR KONFORLU YAŞAMAK DA ÖNEMLİ'

AÜ Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman'ın Türkiye'nin en uzun yaşayan kalp nakillisi olduğunu belirterek, "Hamide'nin hastalığı 1998 yılında son evreye ilerleyince Sağlık Bakanlığı'na bildirip kalp nakli listesine aldık. Kısa sürede uygun bir kalp bulundu. Ameliyat sonrası son derece kaliteli, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdü. Nakil olduğunda 4 yaşında bir kızı vardı. Kızını büyüttü, okuttu, mezun etti, evlendirdi. Torunlarıyla birlikte gayet mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürüyor. Uzun yaşamak kadar konforlu yaşamak da çok önemli. Hamide bunu başarmış bir hasta" diye konuştu.

'AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ'NDE YAPILAN İLK KALP NAKLİYDİ'

1998 yılında ilk kalp nakli sürecinde tedirginlikler yaşandığını belirten Prof. Dr. Bayezid, "Akdeniz Üniversitesi'nde yapılan ilk kalp nakliydi. O dönemde doğal olarak bazı endişeler vardı, ancak başka bir tedavi seçeneği kalmamıştı. Hamide çok uyumlu, düzenli kontrole gelen, söylediğimiz her şeye dikkat eden bir hasta oldu. Artık ailemizin bir parçası gibi. Takip süreci boyunca son derece disiplinli davrandı. Türkiye genelinde şu anda 1540 hasta kalp bekliyor. Bunların 370'i, yaklaşık dörtte biri, Akdeniz Üniversitesi'nin bekleme listesinde. Bu da ülke genelindeki önemli merkezlerden biri olduğumuzu gösteriyor" diye konuştu.

7 BİNİN ÜZERİNDE ORGAN NAKLİ YAPMIŞ BİR MERKEZ

AÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "1998 yılında yapılan bir nakilden bahsediyoruz. Prof. Dr. Ömer Bayezid önderliğinde, yıllardır bu nakilleri başarılı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Hastalarımızı operasyon öncesinde titizlikle hazırlayan, sonrasında da düzenli olarak takip eden güçlü bir ekibimiz var. Çünkü burası, 7 binin üzerinde organ nakli yapmış bir merkez. Avrupa'nın da en fazla organ nakli gerçekleştiren merkezlerinden biriyiz. Yılbaşından bu yana sadece 13 kalp nakli yaptık. Bu sayı küçük gibi görünse de 13 hastaya umut olmak, onlara yeni bir yaşam kazandırmak bizim için çok büyük bir başarı" dedi.

AKCİĞER NAKLİ İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANMAK ÜZERE

Prof. Dr. Ömer Özkan, akciğer nakli ruhsatının alındığını da şu sözlerle belirtti:

"Her şeyimiz hazır, hastalarımız da hazırlanıyor. Çok iyi ve tecrübeli bir ekibimiz var. Bu arada, organ nakli merkezi olarak faaliyet gösterirken, hastanemizi de yeniliyoruz. Hem fiziksel ortamın hem de teknolojinin en güncel düzeyde kullanılacağı modern ve hijyenik bir hastane ortamında bu ameliyatları gerçekleştireceğiz. İnşallah önümüzdeki yıl içerisinde akciğer nakillerine de başlamış oluruz."

'TÜM NAKİL TÜRLERİ BU MERKEZDE YAPILABİLİYOR'

Nakil rekorunu kırmak istediklerini kaydeden Prof. Dr. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi'nde yılda yaklaşık 200 ila 300 böbrek nakli yapılıyor. Bu yıl da geçen seneki rekorumuzu egale etmeyi hedefliyoruz. Geneline baktığımızda, yılda 300 ila 400 arasında nakil gerçekleştiriyoruz. Bunlar arasında kalp, pankreas, ince bağırsak, böbrek, karaciğer gibi organlar bulunuyor. Ayrıca kol, yüz, rahim gibi nakilleri de başarıyla yapıyoruz. Burada yapılmayan bir nakil kalmadı. Yani dünyada gerçekleştirilebilen tüm nakil türleri artık bu merkezde yapılabiliyor. Sayılarımız oldukça iyi ama bizim için asıl önemli olan, hastalarımızın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesi" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/turkiye-nin-en-uzun-yasayan-kalp-nakillisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/turkiye-nin-en-uzun-yasayan-kalp-nakillisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/turkiye-nin-en-uzun-yasayan-kalp-nakillisi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/turkiye-nin-en-uzun-yasayan-kalp-nakillisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/turkiye-nin-en-uzun-yasayan-kalp-nakillisi/613709/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 06:19:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kruvaziyer turizmi 12 yılın zirvesinde</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[KRUVAZİYER turizminde Türkiye'deki 19 limanda, ocak- eylül döneminde 1 milyon 710 bin 454 yolcu hareketliliği yaşandı. Ocak- eylül döneminde limanlarda 2013'ten sonra en fazla yolcu sayısına ulaşıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre; ocak- eylül döneminde limanlara 1075 kruvaziyer demirledi. Bu gemilerle 1 milyon 710 bin 454 yolcu hareketliliği yaşandı. Kruvaziyer turizminde 19 limana demirleyen gemilerde, ocakta 32 bin 686, şubatta 29 bin 826, martta 39 bin 138, nisanda 104 bin 108, mayısta 232 bin 778, haziranda 293 bin 766, temmuzda 326 bin 450, ağustosta 357 bin 646, eylülde 294 bin 56 yolcu taşındı.

EN ÇOK EYLÜLDE YOLCU TAŞINDI

Kruvaziyer turizminde bu yıl, 2015'ten sonra en fazla yolcu taşınan eylül ayı oldu. Yıllara göre eylül ayı kruvaziyer yolcu sayısı şöyle: "2024'te 273 bin 814, 2023'te 190 bin 593, 2022'de 159 bin 232, 2021'de 7 bin 865, 2019'da 38 bin 418, 2018'de 35 bin 207, 2017'de 53 bin 870, 2016'da 83 bin 947, 2015'te 297 bin 389, 2014'te 283 bin 657, 2013'te 324 bin 275, 2012'de 304 bin 194, 2011'de 337 bin 668."

Bu yıl ocak- eylül döneminde limanlara gelen kruvaziyer ve yolcu sayısı şöyle: "Alanya 14 kruvaziyerle 15 bin 558 yolcu, Amasra 24 kruvaziyerle 22 bin 875 yolcu, Antalya 9 kruvaziyerle 10 bin 8 yolcu, Bodrum 96 kruvaziyerle 117 bin 985 yolcu, Bozcaada 10 kruvaziyerle 4 bin 870 yolcu, Çanakkale 28 kruvaziyerle 16 bin 107 yolcu, Çeşme 60 kruvaziyerle 45 bin 863 yolcu, Datça 1 kruvaziyerle 106 yolcu, Dikili 19 kruvaziyerle 4 bin 248 yolcu, Fethiye 5 kruvaziyerle 611 yolcu, Göcek 6 kruvaziyerle 752 yolcu, İstanbul 207 kruvaziyerle 495 bin 186 yolcu, İzmir 31 kruvaziyerle 56 bin 359 yolcu, Kaş 8 kruvaziyerle 15 bin 405 yolcu, Kuşadası 493 kruvaziyerle 825 bin 647 yolcu, Marmaris 30 kruvaziyerle 45 bin 364 yolcu, Samsun 17 kruvaziyerle 16 bin 740 yolcu, Sinop 1 kruvaziyerle 1076 yolcu, Trabzon 16 kruvaziyerle 15 bin 694 yolcu."

2013'TEN SONRA BİR İLK

Kruvaziyer turizmi verilerinin kaydedildiği 2011 yılı ve sonrasındaki ocak- eylül döneminde 2013'ten sonra ilk defa 1 milyon 700 bin yolcu sayısı aşıldı. Kruvaziyer turizminde yıllara göre ocak- eylül dönemi yolcu sayısı şöyle oldu:

"2011'de 1 milyon 681 bin 996, 2012'de 1 milyon 621 bin 324, 2013'te 1 milyon 726 bin 668, 2014'te 1 milyon 360 bin 669, 2015'te 1 milyon 524 bin 7, 2016'da 528 bin 374, 2017'de 267 bin 84, 2018'de 190 bin 156, 2019'da 230 bin 940, 2020'de 1824, 2021'de 25 bin 80, 2022'de 711 bin 813, 2023'te 1 milyon 97 bin 175, 2024'te 1 milyon 470 bin 431, 2025'te 1 milyon 710 bin 454."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/kruvaziyer-turizmi-12-yilin-zirvesinde.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/kruvaziyer-turizmi-12-yilin-zirvesinde.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/kruvaziyer-turizmi-12-yilin-zirvesinde_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/kruvaziyer-turizmi-12-yilin-zirvesinde.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kruvaziyer-turizmi-12-yilin-zirvesinde/613685/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 06:28:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Domuz avlarken babasını öldürdü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Serik ilçesinde domuz avında oğlunun kazara av tüfeğiyle vurduğu Ramazan Yılmaz (71), hayatını kaybetti.

Olay, dün saat 21.30 sıralarında Bozdoğan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, H.Y. (42) evinin çevresinde domuz avlarken av tüfeğiyle babası Ramazan Yılmaz'ı vurdu. Durumu fark eden H.Y.'nin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerinin yaptığı ilk müdahalede Ramazan Yılmaz'ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısının yaptığı incelemenin ardından Ramazan Yılmaz'ın cenazesi otopsi için Serik Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

H.Y., jandarma tarafından gözaltına alınırken, olayla inceleme başlatıldı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/domuz-avlarken-babasini-oldurdu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/domuz-avlarken-babasini-oldurdu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/domuz-avlarken-babasini-oldurdu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/10/domuz-avlarken-babasini-oldurdu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/domuz-avlarken-babasini-oldurdu/613641/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 07:34:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cinayet sanığı, 'akıllı' raporuna itiraz etti</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da, kuzeninin parasını alamadığı kahvehaneye görüşmeye giden Uğur Akyol’u (38), çıkan tartışmada tabancayla vurarak öldüren iş yeri sahibinin yeğeni Furkan Dere (34), ikinci duruşmada mahkemeye sunulan cezai ehliyetinin tam çıktığı akıl sağlığı raporuna itiraz etti. Sanığın, raporun yenilenmesi talebini mahkeme reddetti.

Olay, 28 Kasım 2024'te saat 18.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeni Mahalle 2447 Sokak'taki bir kahvehanede meydana geldi. Uğur Akyol, kuzeninin daha önce çalıştığı kahvehanenin sahibiyle sigorta işlemleri ve parasının verilmesi için telefonda görüştü. Akyol, bir süre sonra kuzeni Ahmet A. ile birlikte iş yeri sahibi A.D. ve yeğeni Furkan Dere'nin yanına gitti. Görüşme sırasında Uğur Akyol ve Furkan Dere arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Kahvehane dışına taşan kavga sonrası Dere, yanında taşıdığı tabancayla Akyol'a ateş etti. Yaralanan Uğur Akyol, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

SAVCIYA MEKTUP YAZDI

Olayın ardından Furkan Dere, suç aletini aynı mahallede 2442 Sokak'ta atarak taksiyle kaçmaya çalıştı. Motorize yunus ekipleri, taksiden inen ve yaya kaçmaya kalkışan Dere'yi yakaladı. Furkan Dere tutuklanırken, amcası A.D. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturmanın ardından 4’üncü Antalya Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuklu sanık Furkan Dere hakkında 'Tasarlayarak kasten öldürme', A.D. ile olay günü kahvehanede olan Akseven A. hakkında ise 'Azmettirme' suçlamasıyla dava açıldı.

Sanıklar ilk kez 8 Mayıs'ta hakim karşısına çıktı. Furkan Dere, cezaevindeyken yazıp savcıya gönderdiği; tüm suçun amcasında olduğu, bu cinayeti planladıkları, silahı onların verdiği, kendisinin tehdit altında cinayeti işlediğini belirttiği mektuptaki ifadelerinin doğru olmadığını ifade etti. Akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia eden Dere, yazdıklarının hayal ürünü olduğunu, ilacını alamadığı için mektubu buhran içinde yazdığını belirtti. Furkan Dere, şizofreni hastası olduğunu da iddia etti.

CİNAYETİ ANLATTI

İlk duruşmadaki savunmasında yüzde 72 görme engeli olduğunu anlatan Dere, “Olaydan 3 gün önce Antalya'ya gelip, bir pansiyona yerleştim. Amcam A.D.'nin işlettiği kahvehanede çalışmaya başladım. Olayda kullandığım silahı, nereye gidersem yanımda taşıyordum. Bu şahıslar, haraç istiyorlardı. Olay günü amcam A.D. tuvalete gitmişti. Bu sırada rahmetli Uğur geldi. Bana, 'Amcamın oğluna mı bakıyorsun? Kuzenimin yerine mi başladın?' dedi ve küfretti. Bir süre sonra dışarı çıktı. Bu esnada amcam da geldi, ikisi birlikte dışarı çıktılar. Orada bulunanlar bana küfretmeye devam etti. Ben de silahımı alıp peşlerinden gittim. Silahı, amcamlar elimden almasın diye koşarak gidip bu eylemi gerçekleştirdim. Rahmetli üzerime doğru gelince ben de geri geri kaçarak ateş etmeye devam ettim" diye konuştu.

'İÇİNE CİN KAÇTIĞINI DÜŞÜNDÜK'

Olayla ilgili bağlantısı olmadığını ileri süren tutuksuz sanık A.D., “Ahmet A. yanımda çalışıyordu. Olaydan yaklaşık 1 ay önce davranışları değişmeye başladı. İçine cin kaçtığını düşündük. Çevresindekileri rahatsız etmeye başladı, komşuların camlarını kırdı. Onu toparlamaya çalıştık ama vazgeçmedi, kontrolden çıktı. Sonra yollarımızı ayırdık. Yeğenim Furkan için de 'Biraz toparlandı' dediler. Bu süreçte yanımdan ayrılan Ahmet A. ile oturup konuştuk. Dükkanın ruhsatı onun üzerindeydi fakat sigortasını yaptıramamıştı. Bu yüzden sigorta parasını istedi. 'Seninle helalleşeceğim' dedim ve kahvehaneye çağırdım. Ahmet ve Mehmet A. benden 120 bin lira talep etti. Her ikisi de alkollüydü. Mehmet'le konuşmaya başladık, 40 bin lira verebileceğimi söyledim. Konuşarak inşaat alanına kadar yürüdük. Ahmet ve Mehmet, Furkan'a 'Deli, deli' diye bağırmaya başladı. Bunun üzerine Furkan silahla koşmaya başladı. Furkan'a 'Yapma' dememize rağmen ateş etti. Uğur vuruldu. Furkan'ın görme engeli var, ben ona silah verir miyim?" dedi.

'KONUŞMAK İÇİN GİTTİK, PUSUYA DÜŞÜRÜLDÜK'

Aylarca sigortasının yatırılmadığını, A.D. ile bu nedenle tartıştıklarını belirten Ahmet A., “Konuşmak için yanına gittik. A.D., '25 bin lira veririm' dedi ama kabul etmedim. 120 bin lira sigorta parasını ödemesi gerekiyordu. Daha sonra Mehmet A. ile A.D. konuşmak üzere gitti. Bu sırada Furkan, belinde silahla dükkanın önünde volta atıyordu. Akseven A. ve A.D., silahı Furkan'ın eline verip, 'Git bunlara sık' dedi. Bu olay planlıydı. Ben olayda bacağımdan yaralandım. Konuşmak için gittik, pusuya düşürüldük" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti Furkan Dere'nin tutukluluğunun devamına karar verip, akli dengesinin yerinde olup olmadığının anlaşılabilmesi için rapor istedi.

AKIL SAĞLIĞI RAPORUNA İTİRAZ

Davanın ikinci duruşmasında mahkeme başkanı, akıl sağlığı raporunda cezai sorumluluğun tam olduğu görüşünün belirtildiğini anlattı. Duruşmaya SEBGİS aracılığıyla bağlanan tutuklu sanık Furkan Dere, doktorların kendisini kısa süre dinlediğini ve muayene etmediğini öne sürdü. Dere, raporu kabul etmediğini söyledi. Sanık avukatı, raporda şizofreni rahatsızlığından bahsedilmediğini, yeniden rapor alınması istemiyle Furkan Dere'nin Adli Tıp Üst Kurulu’na sevkini talep etti. Tanık avukatları raporun bu haliyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tekrar rapor istenmesinin dava sürecinin uzamasına yönelik olduğunu savundu.

MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK

Duruşmada tanık olarak dinlenen Murat K., "Ahmet işten çıkarıldığında rahmetli, Furkan'a saldırdı. Dışarı çıkıp sakinleştirdiğimizde Ahmet, bana saldırdı. Ben darp raporu almaya gittiğimde olay olmuş" dedi. Maktulün kuzeni Ahmet A., Murat K.'nin beyanına itiraz etti. Sanık avukatları, Ahmet A.'nın tanık Murat K.'yi bakışlarıyla tehdit ettiği gerekçesiyle itiraz etti. Bu sırada duruşma salonunda taraf yakınları arasında sözlü atışma yaşandı. Ahmet A., Murat K.'ye yönelik “Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar" diye konuştu.

TEHDİT İDDİASI

Ahmet A., Murat K.'ye yönelik, 'Kafa sallama, tehdit etme' diye tepki gösterdi. Ahmet A., yanındakilere mahkeme heyetini kastederek, “Hadi boş ver, gidelim kendi aralarında halledin siz. Tüm delilleri size sunacağım” ifadelerini kullandı. Daha sonra Murat K., mahkeme salonundan çıkarıldı. Müşteki avukatı, Murat K.'nin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, yalan tanıklık nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Savcı, duruşmadaki gerginlik ve tartışma nedeniyle sonraki duruşmaların kapalı yapılmasına, tutukluluğun devamına, diğer sanıklar hakkında adli kontrol hükmünün devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti Furkan Dere'nin tutukluluk halinin, tutuksuz sanıkların adli kontrollerinin devamına karar verdi. Sanık avukatlarının Adli Tıp’tan yeniden akıl sağlığı raporu alınması talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 23 Ekim'e erteledi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/cinayet-sanigi-akilli-raporuna-itiraz-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/cinayet-sanigi-akilli-raporuna-itiraz-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/cinayet-sanigi-akilli-raporuna-itiraz-etti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/cinayet-sanigi-akilli-raporuna-itiraz-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/cinayet-sanigi-akilli-raporuna-itiraz-etti/613596/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 09:00:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Masum müzik dosyası değil, dijital uyuşturucu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) İletişim Fakültesi'nden Öğr. Gör. Dr. Ayşen Yalman, sosyal medya ve dijital oyunlarda yer alan bazı müziklerin içine yerleştirilen 'dijital uyuşturucu' olarak adlandırılan ses dosyalarının, gençleri bağımlılığa sürüklediğini söyledi.

AÜ İletişim Fakültesi'nden Öğr. Gör. Dr. Ayşen Yalman, teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni nesil bağımlılıkların tehlike yarattığına değindi. Dijital uyuşturucuların farklı frekansların birleştirilmesiyle oluşturulan ses dosyaları olduğuna dikkati çeken Yalman, "Sol ve sağ kulağın farklı ses frekanslarını duyduğu, beynin bu farkı algıladığı ve bir titreşim ortaya çıkardığı biliniyor.

Bu titreşim, kimyasal uyuşturucuların etkilediği beyin bölgesini uyarıyor. Beyin, bu hazzı simüle ediyor ve yeniden istemeye başlıyor. Basit bir ses dosyası gibi görünen bu içerikler, aslında kimyasal uyuşturucuların kullanımından önceki bir basamak olarak kabul edilmeye başlandı" diye konuştu.

DİJİTALDEN KİMYASALA CESARET ARTIYOR

Öğr. Gör. Dr. Yalman, dijital uyuşturucunun gençlerde bağımlılık yaptığını, bir sonraki adımda kimyasal uyuşturucu kullanımına cesaret verdiğini belirterek, "Bu ses dosyaları bağımlılığa dönüşüyor. Genç bireyler ulaştıkları bu hazzın ardından kimyasal uyuşturucuları denemek için çok daha cesur hale geliyor ve kullanım oranları artıyor" dedi.

'KULAKLIK KULLANIMINI TAKİP EDİN'

Bu içeriklere erişimin çok kolay olduğuna dikkati çeken Yalman, ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirtti. Yalman, "Müzik dosyalarının çoğu akıllı telefon uygulamalarında satılıyor. Özellikle kulaklıkla dinlenmesi etkisini 5 kata kadar artırıyor. Aileler, çocuklarının telefonlarındaki uygulamaları, uygulama içi satın alımları, harcadıkları paraları ve kulaklık kullanımını mutlaka takip etmeli. Aksi takdirde çocuklar kendi odalarında, güvenli sandıkları ortamda bu içeriklere kolayca ulaşabiliyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/masum-muzik-dosyasi-degil-dijital-uyusturucu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/masum-muzik-dosyasi-degil-dijital-uyusturucu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/masum-muzik-dosyasi-degil-dijital-uyusturucu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/masum-muzik-dosyasi-degil-dijital-uyusturucu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/masum-muzik-dosyasi-degil-dijital-uyusturucu/613590/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 06:30:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sumud Filosu’nda Antalya’dan 3 aktivist</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[GAZZE'ye yardımlara yönelik İsrail ablukasını kırmak için 44'ten fazla ülkenin desteğiyle oluşturulan Küresel Sumud Filosu’nda, Antalya’dan da 3 aktivist yer alıyor.

Filistin ile dayanışma ve İsrail ablukasını kırmak için gönüllülerin bir araya gelerek oluşturduğu uluslararası sivil yardım filosuna, İspanya'nın dışında İtalya, Yunanistan ve Tunus'tan tekneler katılıyor. 31 Ağustos'ta İspanya'nın Barselona kentinden yola çıkan Sumud Filosu Tunus’ta mola verdi. Sumud Filosu'na katılmak için Antalya’dan Tunus’a giden aktivistler Alpaslan Arslan, Hakan Şimşek ve İzzettin Yılgın, yola çıkacakları günü bekliyor.

Birkaç gün içinde yola çıkılmasının planlandığını belirten Antalya Kudüs Platformu’ndan Alpaslan Arslan, “Biz Gazze’ye ulaşsak da ulaşmasak da kazanmış olacağız. İsrail bizi engellese de engellemese de kaybetmiş olacak. Allah’ın izni ve sizin dualarınızla Gazze’ye ulaşacağız" dedi.

Antalya Kudüs Platformu’ndan İzzettin Yılgın ise “İnşallah hukuksuz ambargoyu delmek için uğraşacağız. İnşallah başaracağız. Rabb’im nasip ederse Gazzeli kardeşlerimize yardımlarımızı götüreceğiz" diye konuştu.

Aktivist Hakan Şimşek de Tunus’tan tüm Antalyalılara selam gönderdi, İspanya’dan yola çıkan filonun Tunus’a ulaştığını hatırlattı. Şimşek, “Buradaki kucaklaşma görülmeye değerdi" dedi. Aktivistlerin Tunus’ta bir araya gelmesinin adeta Gazze’deki Filistinlilerle kucaklaşırcasına büyük bir heyecan yaşattığını belirten Şimşek, “Gazzeli kardeşlerimiz bizi beklesin. Geliyoruz" dedi.

Antalyalı 3 aktivist, İspanya’dan Tunus’a ulaşan gönüllülerin bir iki gün dinlenmesinin ardından birlikte yola çıkacakları günü heyecanla beklediklerini kaydetti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/sumud-filosu-nda-antalya-dan-3-aktivist.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/sumud-filosu-nda-antalya-dan-3-aktivist.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/sumud-filosu-nda-antalya-dan-3-aktivist_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/09/sumud-filosu-nda-antalya-dan-3-aktivist.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sumud-filosu-nda-antalya-dan-3-aktivist/613541/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 07:11:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ölmeden bıçaklayanın adını vermiş</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da kızının eski sevgilisi Seyit Muhammet Talay'ı (27) bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Ömer Sıcak (50), suçlamayı reddetti. Duruşmada dinlenen polis memuru, "Seyit'e 'Seni kim bıçakladı' diye sorduğumda, Ömer Sıcak'ın adını verdi" dedi.

Olay, 25 Aralık 2024'te Aksu ilçesinde meydana geldi. Seyit Muhammet Talay, sevgilisi A.S. (24) ile ayrıldıktan sonra iddiaya göre kızın ailesi ile aralarında husumet başladı. Talay, olay günü A.S.'nin evinin önünden aracıyla geçtiği esnada eski sevgilisi ve kardeşleri ile tartıştı. Genç kızın babası Ömer Sıcak ve aile bireylerinin gelmesiyle tartışma kavgaya dönüştü. Arbede esnasında Seyit Muhammet Talay bıçaklandı. Talay, babası Ramazan Talay ve kuzeni Serdar Elgün'ü arayıp bıçaklandığını söyledi. Talay, ihbarla olay yerine gelen polise, bilincini kaybetmeden önce kendisini bıçaklayanın Ömer Sıcak olduğunu ifade etti. Kepez Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Talay, hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Ömer Sıcak tutuklanırken, kızları A.S. ile D.S. serbest bırakıldı. Ömer Sıcak ve kızları A.S, D.S. hakkında 'Kasten öldürme' suçlamasıyla iddianame hazırlandı. İddianamede; Ömer Sıcak, A.S. ve D.S.'nin birlikte hareket ettikleri, maktul yaralı haldeyken A.S. ve D.S.'nin saldırmaya devam ettiği belirtildi

'SEYİT'İN KENDİ KENDİNİ YARALADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'

Tutuklu sanık Ömer Sıcak ile tutuksuz sanıklar A.S. ve D.S., Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Olay günü maktulle yolda karşılaştıklarını belirten A.S., "Seyit Muhammet, benim eski erkek arkadaşımdır. Olaydan 1,5 ay önce ayrıldık. Seyit sürekli beni rahatsız etti. Olay günü eve dönerken yolda karşılaştık. Ona gitmesini söyledim. Babam beni korumak için geldi. Kız kardeşim babamı tuttu. Ben de Muhammet'i araca bindirdim. Telefonunu alıp, ailesini aradı. Polisi biz aradık. Seyit araca bindiğinde yaralı değildi. Seyit'in kendi kendini yaraladığını düşünüyorum" dedi.

SANIK BIÇAKLAMA İDDİALARINI REDDETTİ

Ömer Sıcak ise Talay'ın kızını rahatsız ettiğini, olay günü tartışma yaşandığını, ancak kendisine zarar vermediğini belirtti. Sıcak, "İnfazım vardı, uzak durmaya çalıştım, bahçeye girdim. Seyit'i bıçaklayanın babası ve kardeşleri olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Maktulün annesi Sevim Talay ise sanıkların en ağır cezayı almasını istediğini söyledi.

'BAĞIRSAKLARININ DIŞINA ÇIKTIĞINI GÖRDÜM'

Duruşmada tanık olarak dinlenen olaya müdahale eden polis memuru, "Seyit'e 'bıçaklandın mı' dedim. Bana üzerini gösterdi. Üstündeki elbiseyi kaldırdığında bağırsaklarının dışına çıktığını gördüm. 'Seni kim bıçakladı' diye sorduğumda, 'Ömer Sıcak' dedi. Ben de şahsın hayati tehlikesi oluştuğundan dolayı 112'nin gelmesini istedim. Sonra şüphelileri gözaltına aldık" dedi. Mahkeme heyeti, olay yerinde kullanılan bıçağın bulunamaması ve tarafların çelişkili ifadeleri nedeniyle 112 çağrı ve HTS kayıtlarının incelenmesine, sanık Ömer Sıcak'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

'İFADELERDE ÇELİŞKİLER BULUNMAKTADIR'

Duruşma sonrası değerlendirme yapan müşteki avukatı Celil Şenol, "Olayda, maktul evine giderken sanıklar tarafından önü kesilmiş. Bıçakla ve kafasına bir cisimle darbedilerek öldürülmüş. İfadelerde çelişkiler bulunmaktadır. Aile olay yerinde 6 kişi olduğunu belirtirken, görgü tanıkları 3 kişi olduğunu kesin olarak ifade etmektedir. İki kişinin kimliği ise kamera kaydı ve görgüye dayalı delil bulunmadığı için tespit edilememiştir" dedi.

'BİR İNSAN EVLADINI NASIL BIÇAKLAR, BU İFTİRA'

Sanıkların alacak anlaşmazlığı yüzünden kin tuttuğunu belirten maktulün babası Ramazan Talay, "Oğlum bu aileye çiftçilik işi yaptı. İşini yaptıktan, parasını istedi, uzun bir süre vermediler sonra parasını aldı. 6 kişilik bir grup onun önünü kesip darbetti, bıçakladı ve öldürdüler. Oğlum yaralıyken beni aradı. Olay yerine gittiğimizde çocuk ses çıkarmıyordu. Ambulans ve polis çağrıldı. Şu anda bir kişi tutuklu ama olayda 6 kişi vardı. Bazıları, oğlumu bıçaklamakla beni suçladı. Bir insan kendi evladını nasıl bıçaklar? Bu büyük bir iftiradır" diye konuştu.

'OĞLUMUN KANI YERDE'

Oğlunun ölümüyle yıkıldığını söyleyen Sevim Talay ise "Oğlum parasını istediğinde 'kendin gel, yanında kimse getirme, parayı almaya gel' dediler. O zaman tuzağı hazırlamışlardı zaten. Ben yine oğlumla gittim. 'Bu yoldan bir daha geçemezsin, buraya bir daha uğrayamazsın' dediler. 4 gün sonra önünü kestiler, darbettiler. O zaman şikayetçi olmuştuk. Tehdit ettikleri için şikayetimizi geri çektik. Olay günü ise ailece oğlumun ölümüne neden oldular. Oğlum bizi arayıp anlattı. Şimdi de iftira atıyorlar. Bir kişi hem kafasına darbe vurup hem bıçaklayıp hem arabayı paramparça yapamaz. Ben adalet istiyorum. Oğlumun kanı yerde" dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/olmeden-bicaklayanin-adini-vermis.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/olmeden-bicaklayanin-adini-vermis.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/olmeden-bicaklayanin-adini-vermis_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/olmeden-bicaklayanin-adini-vermis.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olmeden-bicaklayanin-adini-vermis/613381/</link>
			<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 09:26:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fedakar annenin 'küçük dünyası'ndaki büyük hayalleri</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da yaşayan Gülnur Küçük (43), ağır otizmli oğlu Yağız (17) ile ilgilenebilmek için çalışma hayatına katılamadı.

Evinin geçimini sağlayabilmek için Yağız uyuduktan sonra 'küçük dünyam' dediği odasında hazırladığı rengarenk erişte ve makarnaları satan Küçük, işlerini geliştirip, oğluna daha iyi bir yaşam sunmak istiyor.

Kepez ilçesinde yaşayan Gülnur ve Hakan Küçük çifti, 17 yıl önce Yağız ismini verdikleri bebeklerini kucaklarına aldı. Küçük çifti, Yağız 1 yaşına geldiğinde hareketlerinde değişiklik fark edince kontrol için doktora götürdü. Kontrollerin ardından Yağız'a, yüzde 98 ağır otizm teşhisi konuldu. Bu teşhisten sonra hayatları değişen Küçük çifti, yeni yaşamlarını çocuklarına göre şekillendirmeye başladı.

ODAYI ATÖLYEYE ÇEVİRDİ

Ancak Yağız büyüdükçe sorunları da büyümeye başladı. Son olarak yaşadığı sıkıntılardan sonra oğlunu özel eğitim aldığı okuldan almak zorunda kalan ailede çalışan tek kişi olan Hakan Küçük, Yağız ile ilgilenebilmek için işi bırakmak zorunda kaldı.

Bu süreçte Gülnur Küçük de kız kardeşine evde hazırlayıp, götürdüğü erişteleri iş yerindekilerin beğenmesi üzerine bu işi yapabileceğini düşündü. Oğluyla ilgilenen, her anında yanında olmaya çalışan Gülnur Küçük, evinin bir odasını 'küçük dünyam' dediği atölyeye çevirdi. Oğlu uyuduktan sonra geceleri rengarenk erişte ve makarnalar yapan Küçük, işini büyüterek Yağız'a daha iyi bir yaşam sunmak istiyor.

'KENDİMİ EVE KAPAMAMAK ZORUNDAYIM'

İlk başlarda çok zor günler yaşadıklarını belirten Gülnur Küçük, "Daha iyi olmak için çabalıyoruz. Gün boyu oğlumla vakit geçiriyoruz. Ablamın iş yerine götürdüğüm erişteleri bir hemşire almak istedi. Ona da hediye götürdüm ve sonrasında beni o teşvik etti.

Hiç aklımda yokken bu işe başladım. Kendimi ayakta tutmak, eve kapamamak zorundayım. Özel bir çocuğum var, kendimi de rahatlatmak zorundayım. Bununla uğraşmak bana çok iyi geliyor. 1,5 yıldır yapıyorum. Burası için küçük dünyamdaki küçük atölyem diyorum" dedi.

'HİKAYEMİ İNSANLAR DİNLESİN İSTİYORUM'

İşini büyük keyifle yaptığını söyleyen Küçük, "Otizmli bir çocuk annesiyim, bu nedenle bütün ürünlerimizi doğal tercih ediyorum. Oğlumu ihmal etmekten korktuğum için gün içerisinde iş yapmıyorum. Gece oğlum uyuduktan sonra işe başlıyorum.

Çocuğum çok erken uyanıyor ama ben ona ayak uyduruyorum. Bu seçimi kendim yaptım, asla çocuğumun düzenini bozmaya dayanamam. Hep bazı insanların hikayelerini dinledik. Ben de başarmak istiyorum, benim de hikayemi insanlar dinlesin istiyorum. Bir otizmli çocuk annesi olarak diğer annelere örnek olmak istiyorum. Benim ekmek kapım erişte olsun istiyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/fedakar-annenin-kucuk-dunyasi-ndaki-buyuk-hayalleri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/fedakar-annenin-kucuk-dunyasi-ndaki-buyuk-hayalleri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/fedakar-annenin-kucuk-dunyasi-ndaki-buyuk-hayalleri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/fedakar-annenin-kucuk-dunyasi-ndaki-buyuk-hayalleri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/fedakar-annenin-kucuk-dunyasi-ndaki-buyuk-hayalleri/613307/</link>
			<pubDate>Mon, 14 Jul 2025 11:30:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yılan derisine ilginç talep</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA Doğal Yaşam Parkı'nda bulunan yılanların deri değiştirme süreci ziyaretçilerin ilgisini çekerken, bazı vatandaşların bu derileri talep ettiği belirtildi. Veteriner Hekim Oğulcan Demir, “Yılan derisinin cilt hastalıklarına iyi geldiğine inanılıyor. Ancak bizim deriyi verme gibi bir prosedürümüz yok" dedi.

Antalya Doğal Yaşam Parkı'nda, yasa dışı yollarla Türkiye'ye sokulan pitonlar da dahil olmak üzere farklı yılan türlerinin bakım ve gözlemleri yapılıyor. Parkta görevli veteriner hekim Oğulcan Demir, yılanların deri değiştirme sürecinin ağız ve göğüs çevresinden başlayıp kuyruk kısmına ilerlediğini belirterek, “Bu süreç yılanın sağlıklı olduğunu gösterir. Ortalama 15-30 gün sürer" dedi. Parkta 3 türde toplam 20 civarında yılan bulunduğunu belirten Demir, “Yaşlı olan yılanımız 25 yaşında, en genci ise 3 aylık. Yılanlar haftada bir besleniyor, sıcaklık ile nem düzeyini doğal ortamlarına uygun şekilde koruyoruz" dedi.

'CİLT HASTALIKLARINA İYİ GELDİĞİ SÖYLENİYOR'

Yılan derisine yönelik dikkat çeken bir talep olduğunu belirten Demir, “Bazı dermatologlar yılan derisinin sedef, egzama gibi cilt hastalıklarına iyi geldiğini savunuyor. Bazı vatandaşlar sürüngen evine ya da idari binaya gelerek deriyi talep ediyor. Ancak bizim böyle dağıtım politikamız yok. Yalnızca parkta sergileme amacıyla kullanıyoruz" diye konuştu.

MİTOLOJİDE ÖLÜMSÜZLÜĞÜN SİMGESİ YILAN

Yılanın Türk mitolojisindeki sembolik önemine değinen Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Karadavut ise “Yılan hem iyiliğin hem kötülüğün simgesi. Deri değiştirmesi onun yeniden doğuşunu, dolayısıyla ölümsüzlüğü temsil eder. Bu yönüyle insanlar yılan derisine doğrudan temas etmeden, onun 'gömleğini' kullanarak şifa aramıştır" ifadelerini kullandı.

'YILAN DERİSİ TOZ HALİNE GETİRİLEREK İLAÇ GİBİ KULLANILDI'

Yılan derisinin geçmişte halk arasında yaygın biçimde tedavi amacıyla kullanıldığını belirten Prof. Dr. Karadavut, “Derisi toz haline getirilip draje veya merhem şeklinde uygulanırdı. Özellikle saç dökülmesi, sedef ve yaralarda fayda sağladığı düşünülüyordu.

Yılan yağı da zeytinyağı ve kekik yağı gibi doğal ürünlerle karıştırılarak halk arasında merhem haline getirilirdi. Yılan zehri, yılan yağı ve derisi bugün hem geleneksel hem modern tedavi yöntemlerinde yer buluyor. Bu da yılanın mitolojik ve kültürel değerinin ticari bir ürüne evrilmesine neden oluyor. Bugün yılan yağı ürünlerine çok sık rastlayabiliyoruz. Bunun nedeni de bu" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/yilan-derisine-ilginc-talep.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/yilan-derisine-ilginc-talep.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/yilan-derisine-ilginc-talep_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/07/yilan-derisine-ilginc-talep.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/yilan-derisine-ilginc-talep/613278/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jul 2025 10:12:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>15 bin halıyı tarlaya seriyorlar, Ekim'de satışa çıkartılacak</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da araziler, yazın kavurucu sıcağında halı tarlasına dönüşüyor. Türkiye'nin dört bir yanından toplanan, güneşe serilerek solgun ve pastel tonlara büründürülen halılar, başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. 100 yıl önce dokunmuş koleksiyon değeri taşıyan nadide halılar ise 8 bin dolara kadar alıcı buluyor.

Yaz aylarında Antalya'nın Döşemealtı ilçesindeki araziler, Türkiye'nin dört bir yanından getirilen el dokuması halıların serilmesiyle tabloyu anımsatan tarlalara dönüşüyor. Halılar, yüksek sıcaklıkta güneş altında bekletilerek hem mikroplardan arındırılıyor hem de doğal renklerine kavuşuyor.

Sentetik içermeyen, organik boyalarla dokunmuş halılar, bu işlemle ihracata hazırlanıyor. Güneşlenen halılar başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı noktalarına gönderiliyor. Aralarında 100 yıl önce dokunmuş, antika değerindeki bazı halılar ise 8 bin dolara kadar koleksiyonerlerden alıcı buluyor.

BABADAN OĞULA EL EMEĞİ HALICILIK

Halil Börekçi, 1971 yılından bu yana halı güneşlemesi işini yaptığını belirterek, "Bu işe yıllar önce başladım. Niğde'de de halılar sattım. Antalya'da ise 25 yıldır bu işi yapıyorum. 1988- 1989 yıllarında Türkiye'nin halı ihracatında üçüncülük madalyası aldım. Oğlum da bu işle uğraşıyor. Ben de babamdan devraldım. Oğlum işimizi babadan oğula sürdürecek.

Türkiye'nin dört bir yanından toplanan kullanılmış halılar sadece doğal boyalarla dokunmuş oluyor. Sentetik iplik kullanılmıyor. Çünkü Antalya'da sıcaklık zaman zaman 45- 48 dereceyi buluyor ve sentetik halılar bu sıcağa dayanmıyor, adeta suntaya dönüşüyor. Biz tamamen doğal orijinal ve güneşe dayanıklı halıları seriyoruz" dedi.

HALILARIN AYLAR SÜREN SERÜVENİ

Halıların güneşlenme ve temizlik aşamalarının nasıl yapıldığını anlatan Halil Börekçi, "Türkiye'nin çeşitli yerlerinden, kullanılmış ve miadı dolmuş olarak topluyoruz. Önce havuzlarımızda steril hale getiriyor, mikroplardan arındırıyoruz. Ardından sabun ve şampuanla yıkayıp güneşe seriyoruz. Bu halılar tamamen organik halılardır. İçlerinde sentetik iplik ya da krom boya bulunmaz. Çünkü sentetik halılar bu sıcaklıkta suntaya benzer şekilde sertleşiyor.

Antalya'da sıcaklık bazen 45-48 dereceye kadar çıkabiliyor. Boyama sırasında kullanılan indikatör gibi bazı maddeler, güneşin etkisi ve gece düşen çiğ sayesinde uçup gidiyor. Halıların doğallığı böylece ortaya çıkıyor. Renkler pastel ise pastel, canlıysa canlı kalıyor. Asitle soldurma gibi suni işlemler uygulanmıyor. Aynı zamanda bu yüksek sıcaklıkta mikroplar da barınamıyor" diye konuştu.

'HALILARI EN ÇOK AMERİKA ALIYOR'

Börekçi, halıların ekim ayının ortasında satışa gönderildiğini belirterek, "Bu sezon yaklaşık 15 bin halıyı tarlalara sereceğiz. Şu anda 7 bin halı serdik. Bu halıları dünyanın dört bir yanına gönderiyoruz. En çok ABD alıyor ama Avrupa, Japonya, Avustralya, hatta Güney Afrika'ya kadar birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Tarlamızı mayısın ilk haftasında hazırlıyoruz ve 15'inden itibaren halı sermeye başlıyoruz. Temmuz sonuna kadar serme işlemi devam ediyor. Halıları ise ağustos ortasından itibaren toplamaya başlıyoruz, bu işlem ekim ortasına kadar sürüyor" dedi.

'ORTA DOĞU'DAKİ SAVAŞLAR HALI SATIŞINI DÜŞÜRDÜ'

Halı satış fiyatlarının Orta Doğu'daki savaşlar nedeniyle düştüğünü belirten Börekçi, "Savaşlar nedeniyle satışlar azaldı. Asıl sezonumuz eylül- ekim aylarında başlıyor. Bir işçi günde yaklaşık 1000 liraya çalışıyor. 20-25 günde dokunan halı ise 25 bin liraya mal oluyor. İplik masrafı yaklaşık 7-8 bin lira. Yani bir halının maliyeti 32-33 bin liraya çıkıyor. Şu anda normal halılar 15 bin ile 20 bin lira arasında satılabiliyor" diye konuştu.

ANTİKA HALILAR KOLEKSİYONERLERİN GÖZDESİ

Koleksiyonluk halıların özelliklerinden de bahseden Börekçi, "Bunlar 50, 100, hatta 150 yıl önce dokunmuş antika halılar. Onlar dolar bazında satılıyor. Fiyatları 5 bin dolardan başlayıp 8 bin dolara kadar çıkıyor. Daha önce bu halılar 15- 20 bin dolara kadar satılabiliyordu ama şu anda o fiyatlar da düştü. Bu tür halıları genellikle koleksiyonerler ve özel alıcılar tercih ediyor" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/15-bin-haliyi-tarlaya-seriyorlar-ekim-de-satisa-cikartilacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/15-bin-haliyi-tarlaya-seriyorlar-ekim-de-satisa-cikartilacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/15-bin-haliyi-tarlaya-seriyorlar-ekim-de-satisa-cikartilacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/06/15-bin-haliyi-tarlaya-seriyorlar-ekim-de-satisa-cikartilacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/15-bin-haliyi-tarlaya-seriyorlar-ekim-de-satisa-cikartilacak/613248/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 12:51:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>4 il merkezli dolandırıcılık operasyonunda 35 şüpheli tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, 4 il merkezli düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 64 şüphelinin yakalandığını, 35'inin tutuklandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre; Antalya, Artvin, Adana ve Balıkesir merkezli 4 ayrı dolandırıcı organize suç örgütüne yönelik jandarma tarafından operasyon düzenlendi. Hesaplarında 1 milyar 785 milyon TL hareketlilik tespit edilen 64 şüpheli yakalanırken, ruhsatsız tabancalar ile çok sayıda sahte sağlık raporu, banka/kredi kartı, bilgisayar, telefon ve dijital materyal ele geçirildi.

Şüphelilere ait 402 banka hesabı, 18 kripto varlık hesabı, 5 araç ve 2 konut, sahte engelli raporu ile usulsüz olarak alınan 12 otomobile el konuldu. Şüphelilerden; 35'i tutuklandı, 29'u hakkında adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerin haklarında, 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak', 'Uyuşturucu/uyarıcı madde imal ve ticareti', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Rüşvet', 'Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi' ve 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması' suçlarından soruşturma başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/4-il-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-35-supheli-tutuklandi-215015.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/4-il-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-35-supheli-tutuklandi-215015.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/4-il-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-35-supheli-tutuklandi-215015-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/4-il-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-35-supheli-tutuklandi-215015.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/4-il-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-35-supheli-tutuklandi/613118/</link>
			<pubDate>Fri, 23 May 2025 05:52:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uzun yastık, yerini 'küstüm yastığı'na bıraktı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da, 1971 yılından bu yana yorgancılık yapan İbrahim Yılmaz, geçmişte gelinlerin çeyizinin vazgeçilmezi olan, uzun, 'Bir yastıkta kocayın' yastıkların artık kullanılmadığını söyledi. Yılmaz, uzun yastıkların yerini zamanla tekli 'küstüm yastıkları'nın aldığını belirtti.

Kentte, 1971'den beri yorgancılık yapan İbrahim Yılmaz, yıllarca çeyizlerin vazgeçilmez parçası olan, evliliğin simgesi sayılan, uzun 'Bir yastıkta kocayın' yastıkların yerini tek kişilik 'küstüm yastığı'na bıraktığını söyledi. 50 yılı aşkın süredir yorgancılık mesleğini sürdüren Yılmaz, bu dönüşümün geleneksel dokuyu etkilediğini aktardı. 2010'lu yıllardan itibaren bu geleneğin terk edildiğini belirten İbrahim Yılmaz, “Bir zamanların çift yastığı, yerini tek kişilik 'küstüm' yastıklarına bıraktı" dedi.

'Yıllar önce uzun yastıkların gelinlerin çeyizinde önemli yere sahip olduğunu anlatan Yılmaz, “Eskiden eşlerin birbirlerine sadık olmasını simgelemek için uzun yastık yaptırılırdı. Karyolanın genişliğine göre ölçüsünü alır, içine elyafını doldurur, kabartır, diker, teslim ederdik. Üzerine dantel işlenirdi. Her yastığın işlemeye göre bir ismi vardı" diye konuştu.

'GELENEKSEL BİR DUAYDI'

Her genç kızın çeyizinde uzun yastık olduğunu ifade eden Yılmaz, yastığın aynı zamanda 'bir temenni' olduğunu dile getirerek, “Yastığı verirken konu komşu toplanır, kızın eline verilir, 'İnşallah Allah seni bir yastıkta kocatsın' denilirdi. Bu geleneksel bir duaydı" ifadelerini kullandı.

Geleneğin artık uygulanmadığını belirten Yılmaz, “Ben 1971 yılında başladım bu işe. 2010'a kadar uzun yastık yapılırdı. Sonra azar azar azaldı, artık tamamen kalktı. Şimdi gençler böyle yastık kullanmıyor" dedi.

Yılmaz, “Şimdiki yastıklar ikiye bölünmüş yastıklar. Kimi zaman eşler arasında tartışma çıkınca kişiler yastığını alır uzaklaşır, yastıkları ayırırmış o yüzden bu isim verilmiş. Eskiden uzun yastıkla çiftler yatakta dahi ayrı olmasın isterdi, şimdi yastıklar da ayrıldı" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/uzun-yastik-yerini-kustum-yastigi-na-birakti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/uzun-yastik-yerini-kustum-yastigi-na-birakti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/uzun-yastik-yerini-kustum-yastigi-na-birakti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/uzun-yastik-yerini-kustum-yastigi-na-birakti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/uzun-yastik-yerini-kustum-yastigi-na-birakti/613102/</link>
			<pubDate>Mon, 19 May 2025 03:43:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kurdeleyle sarılı veya keselere sarılarak atılmış halde bulunuyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Sualtı Sporları Topluluğu üyelerinin yaptığı dalışta, deniz dibinde plastik poşetlere sarılmış Hıdırellez dilekleri ve bozuk paralar görüntülendi. Kağıtlara yazılanlar arasında ev, otomobil, aşk dilekleri öne çıktı.

AÜ Sualtı Sporları Topluluğu üyesi öğrenciler ile Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, eğitim ve temizlik için Antalya'nın farklı noktalarına dalışlar gerçekleştiriyor. Dalış yaptıkları noktalarda görüntü alan ekip, su altını kirleten çok sayıda nesneyle de karşılaşıyor. Geçen günlerde eğitim için Konyaaltı Sahili'nde dalış yapan ekip, su altında 6 Mayıs'ta Hıdırellez nedeniyle bazı kişilerin denize attığı dilekleri gördü. Dileklerin bazılarının plastik poşetlerde, kurdeleyle sarılı veya keselere sarılarak atıldığı görüldü. Açıkta bulunan kağıtlarda ise daha çok ev, araba, aşk dilekleri olduğu görüldü.

DENİZE ATILAN YÜZLERCE KAĞIT

Dalış yapan ekipte bulunan Sualtı Sporları Topluluğu üyesi Furkan Çeltik, “Konyaaltı'nda rutin eğitim dalışlarımızdan birini hocamızla birlikte gerçekleştirdik. Su altında Hıdırellez nedeniyle denize atılan yüzlerce kağıt gördük. Kağıtlarda genelde ev, araba üzerine dilekler vardı. Hatta birisi kadın resmi çizerek denize atmış. Bunu görünce çok şaşırdım. Otomobil isteyen hatta marka, model belirterek isteyen çok olmuş. Dilek kağıtlarını toplamadık" dedi.

Su altında yüzlerce kağıt görünce çok şaşırdığını belirten Çeltik, “Dileklerini plastik poşetlere koyanlar, kurdeleye sarıp, keselerin içerisine koyarak atanlar olmuş. Hıdırellez için dileklerin çoğu plastik poşetlerle denize atılmış. Bu tür atıklar deniz ekosistemine de zarar veriyor. Çok sayıda plastik atık da suyun altında, gözümüzün önündeydi. Denizdeki bu atıklar ekosistem açısından çok zararlı ve birçok canlının ölümüne neden oluyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/kurdeleyle-sarili-veya-keselere-sarilarak-atilmis-halde-bulunuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/kurdeleyle-sarili-veya-keselere-sarilarak-atilmis-halde-bulunuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/kurdeleyle-sarili-veya-keselere-sarilarak-atilmis-halde-bulunuyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/kurdeleyle-sarili-veya-keselere-sarilarak-atilmis-halde-bulunuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kurdeleyle-sarili-veya-keselere-sarilarak-atilmis-halde-bulunuyor/613075/</link>
			<pubDate>Sun, 11 May 2025 23:48:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>5 yıldızlı otelin gizli tüneli, müşteriler paylaşınca ortaya çıktı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da iki 5 yıldızlı otelin, müşterilerin denize ulaşımını sağlamak için kentin en önemli doğal değerlerinden falezlere gizli tünel yaptığı belirlendi. Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nihat Dipova'nın açıkladığı gizli tünellerin görüntülerini, otel müşterilerinin paylaştığı da ortaya çıktı.

Antalya Kent Konseyi'nin 200'ün üzerinde paydaşın iş birliğiyle hazırladığı ve mart ayında açılışı yapılan 21'inci Yüzyılda Antalya Çalıştayı'nın 'Kentsel Su Yönetimi ve Sürdürülebilirlik' başlıklı oturumu, önceki gün gerçekleşti. Kent Konseyi Toplantı Salonu'nda düzenlenen ve oturum başkanlığını Prof. Dr. İbrahim Atmaca'nın yaptığı toplantının öğleden sonraki oturumunda, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Nihat Dipova, 'Falezlerin Korunmasından Ne Anlıyoruz' başlıklı bir sunum yaptı.

Muratpaşa ilçe sınırları üzerindeki yoğun yapılaşma tehdidi altındaki falezlerle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Nihat Dipova, iki 5 yıldızlı otelin, tesislerden falezlere tünel yaparak, sahile ulaşım sağladığını anlattı.

'PLAJA ULAŞIMI SAĞLAYAN ASANSÖRLER VAR'

Prof. Dr. Nihat Dipova, falezler üzerinde yoğun yapılaşma olduğunun bilindiğini belirterek, ayrıca plaj kullanımının da talep edildiğini söyledi. Prof. Dr. Dipova, "Plaja ulaşımı sağlayan asansörler var. Buna ilave olarak tünellerin de olduğunu biliyoruz. Nereden biliyoruz? Bu çok uzun süredir kullanılan tüneller, seyahat acentelerinin tanıtımlarında veya otel müşterilerinin yorumlarında bahsettiği, videolarını çektiği, fotoğraflarını paylaştığı yapılar aslında" dedi.

'KAYMALAR, GÖÇMELER YAŞANIYOR'

Falezlerde önemli stabilite sorunu olduğunun bilindiğini kaydeden Prof. Dr. Dipova, "Kaymalar, göçmeler sık sık yaşanıyor. Bunlardan nasıl etkilenir bu asansörler, tüneller? İnsanların sağlığını etkileyecek bir sorun çıkar mı? Bu gözle baktık Altyapı Çalışma Grubu'nda ve bu konuyla ilgili bulgularımızı da çalıştayda paylaştık. Bu konuda çalışmalarımız devam edecek. Hatta önümüzdeki hafta bir toplantı daha yapacağız. Kent Konseyi 6-7 çalışma grubunda, daha çok mühendislik gözüyle bakacağız. Diğer çalışma grupları da muhtemelen bu konuda görüş hazırlayacaktır" diye konuştu.

'BURADA SORUN İNSAN KULLANIMI'

Falezlerin büyük bölümünün eski tabirle 'Birinci Derece Sit Alanı', şu anki tabirle 'Kesin Korunacak Hassas Alan' olduğunu dile getiren Prof. Dr. Dipova, "Ancak istisnalar da var. Bildiğiniz gibi 2004 yazında müzenin önündeki kesim birinci derece sit alanı olmaktan çıktı. Sit tanımına hiç alınmayan bölgeler de var. Ve mühendislik gözüyle bakarak, stabilite sorunları dediğimiz sorunlar, aslında falezlerin oluşum mekanizmalarıdır. Böyle oluştu. 'Bin yıllarca kırıldı' diyoruz ama bu dikliğin oluşma mekanizmalarından biri de kırılmalardır. O nedenle doğal yapı açısından bir sorun görmüyoruz. Burada sorun insan kullanımı" dedi.

ANTALYA'NIN SİMGE DEĞERİ

İnsan kullanımının nasıl düzenleneceği konusunu tartıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Dipova, "Herhangi bir ön yargımız yok. Bunları değerlendirmeye çalışıyoruz. İnsanlar ne amaçlarla kullanabilir veya kullanmalılar mı? Falezler üzerinden denize kadar inmek istiyor muyuz? Bunu nasıl regüle etmemiz gerekir? Şu andaki mevcut uygulamada çok sayıda asansör var, tüneller var. Bunların doğal yapıya özellikle Antalya'nın bu simge değerine zararı var mı? Belli bir azınlık, belli bir gezgin kitle, bir amaçla kullanacak diye bu simge değerden kaybımız olacaksa; bunların etraflıca tartışılması, değerlendirilmesi lazım. Bu amaçla da yetkililer, halk, sivil toplum örgütleri bu konuda kafa yormalı diye düşünüyoruz ve bunun da en uygun yerlerinden biri Kent Konseyi olduğu için burada tartışmayı açtık" diye konuştu.

'TARTIŞILMASI GEREKEN KONU'

Bu tünellerin kaçak olup olmadığına ilişkin bilgi olmadığını anlatan Prof. Dr. Nihat Dipova, şunları söyledi: "İlgili yerel yönetimler ya da kamu kurumları bu konuda bilgiye sahiptir. Yasal mevzuatını biz bilemeyiz. Ancak tartışılması gereken konu, buna görünüm de dahil, doğal proseslerin engellenmesi de dahil olmak üzere, doğal yapıya etkilerinin masaya yatırılması, değerlendirilmesi gerekiyor. Bir zarar ortaya çıkacaksa, zarar öngörülüyorsa, bu Antalya'nın en önemli simge değerine zarar vermek anlamına gelir. Küçük menfaatler için çok büyük menfaatlerden mahrum kalmış oluruz. Antalya'nın bildiğimiz gibi Konyaaltı plajı ve falezleri doğal yapı açısından en önemli simge değerleridir. Bu simge değerlere zarar gelmemesi gerekiyor."

'GİZLİ TÜNELLERİ HARİKA'

Seyahat acentelerine ait internet sitelerindeki müşteri değerlendirmelerinde; bu iki otelin falezlere açtığı tünellerle ilgili fotoğraflar ve videolar yer alıyor. Endonezya'dan gelen bir kadın turist, otelin falezlere açılan tünelinin fotoğrafıyla birlikte yaptığı paylaşımda, "Gizli tünelleri harika. Sadece 1 gece kaldım ve güzel bir deneyimdi. Ne yazık ki personelin çoğu, 5 yıldızlı bir otel olmasına rağmen İngilizce konuşmuyor. Giriş deneyimi hızlı ve iyiydi, saat 11.00 civarında vardığımızda erken giriş yaptık.

Bu otelin bahçe alanında dolaştığınızda sizi çok güzel bir uçurumun aşağısına götürecek gizli tüneli bulmaya çalışın. Gün batımını görmek gerçekten tavsiye edilir. Sadece 1 restoranları var ama oda servisi de var" dedi. Diğer yandan bir İngiliz YouTuber'ın Antalya tatil görüntülerinde; otelin tünel videolarını kullandığı görüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/5-yildizli-otelin-gizli-tuneli-musteriler-paylasinca-ortaya-cikti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/5-yildizli-otelin-gizli-tuneli-musteriler-paylasinca-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/5-yildizli-otelin-gizli-tuneli-musteriler-paylasinca-ortaya-cikti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/5-yildizli-otelin-gizli-tuneli-musteriler-paylasinca-ortaya-cikti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/5-yildizli-otelin-gizli-tuneli-musteriler-paylasinca-ortaya-cikti/613069/</link>
			<pubDate>Fri, 09 May 2025 22:47:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dalış yaptıktan sonra 'Sevgi Geçidi'nde hediyeleştiler</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Kemer ilçesinde sevdikleriyle dalış yapan yerli ve yabancı turistler, doğal kayadan oluşmuş, kalbe benzeyen 'Sevgi Geçidi'nden geçerek birbirlerine kalp şeklinde hediyeler verdi.

Kemer Kaymakamlığı öncülüğünde oluşturulan, belediye ve STK'ların da bulunduğu Kemer Turizm Komitesi tarafından mayısın 'Dalış Ayı' olarak belirlenmesinin ardından ikinci etkinlik 'Dökük Taşlar' olarak bilinen bölgede düzenlendi. 'Dive in May' sloganıyla düzenlenen etkinlik kapsamında dalış yapılan bölgenin adı da 'Sevgi Koyu' olarak değiştirildi. Koyda sevdikleriyle birlikte dalış yapan yerli ve yabancı turistler, doğal kayadan oluşmuş, kalbe benzeyen 'Sevgi Geçidi'nden geçerek birbirlerine kalp şeklinde hediyeler verdi. Bu anlar, su altı fotoğraf sanatçısı Adnan Büyük'ün objektifine yansıdı.

MAVİ SULAR ALTINDA ORGANİZASYON

Kaymakam Ahmet Solmaz, "Mayıs ayını 'Dalış Ayı' ilan etmiştik. 'Dive in May' sloganıyla başlatmış olduğumuz etkinliklerimizin bugün ikincisini gerçekleştiriyoruz. Şu anda içerisinde bulunduğumuz koyu yeni adıyla 'Sevgi Koyu' olarak adlandırıyoruz ve dalış ekiplerimizle birlikte belirlemiş olduğumuz 'Sevgi Geçidi'nden, kalbe benzer bir kayamızdan misafirlerimizle dalışlarımızı gerçekleştireceğiz. Mayısın ikinci haftasında kutlanan Anneler Günü'nü de esas alarak insanlığın en önemli duygusu olan sevginin en güzel şekilde emarelerinin gösterildiği bir ortamda ve bunu da dalış ayıyla birleştirip, mavi sular altında gerçekleştirmek için böyle bir organizasyon düzenledik" dedi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/dalis-yaptiktan-sonra-sevgi-gecidi-nde-hediyelestiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/dalis-yaptiktan-sonra-sevgi-gecidi-nde-hediyelestiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/dalis-yaptiktan-sonra-sevgi-gecidi-nde-hediyelestiler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/dalis-yaptiktan-sonra-sevgi-gecidi-nde-hediyelestiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dalis-yaptiktan-sonra-sevgi-gecidi-nde-hediyelestiler/613064/</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2025 22:32:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>şoförün serbest kalmasına tepki gösterdi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Alanya ilçesinde beton mikserinin çarpması sonucu hayatını kaybeden Aysel Yıldırım'ın (35) eşi Gencay Yıldırım (47), şoförün serbest kalmasına tepki gösterdi. 5 yaşındaki kızıyla psikolojilerinin bozulduğunu anlatan Yıldırım, "Adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Yoksa giden geri gelmiyor" dedi.

Alanya ilçesi Oba Mahallesi Fabrika Caddesi'nde 10 Nisan saat 17.00 sıralarında meydana gelen kazada, bisikletiyle hastaneden dönen Aysel Yıldırım'a, arkadan gelip sağ tarafa dönmek isteyen A.T. (61) idaresindeki 07 ASG 567 plakalı beton mikseri çarptı. Beton mikserinin altında kalan Yıldırım, hayatını kaybetti. Evli ve 5 yaşında kız çocuğu annesi Yıldırım'ın cenazesi, memleketi Gazipaşa ilçesinde toprağa verildi. Gencay Yıldırım, 8 yıllık eşinin 10 tonluk beton mikserinin üzerinden geçmesi sonucu öldüğünü belirterek, sürücünün serbest bırakılmasına tepki gösterdi.

'HEP PARKLARDA ZAMAN GEÇİRİYORUZ'

Yıldırım, kızı Elif Sare ile kazanın ardından psikolojilerinin bozulduğunu, eve giremediklerini anlattı. Gencay Yıldırım, "Sürücü hala dışarıda. Tutuklanmadı. Savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmesine rağmen nöbetçi hakimlik tutuksuz yargılama ve yurt dışı yasağı koyarak serbest bıraktı. O gün bu gündür dışarıda. Çocuğumun psikolojisi çok bozuk. Çocuğumu hiçbir yere bırakamıyorum. Bu sebeple işimi bıraktım. Çalışamıyorum. Kendi psikolojim de ona göre. Adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Beklentimiz, bu vahşinin bir an önce cezaevine konulup, vicdanımızın rahatlaması. Yoksa giden geri gelmiyor. Çocuğumu sabah kreşe götürüyor, öğle vakti alıp akşamüstü psikoloğa götürüyorum. Eve girmemek için hep parklarda zaman geçiriyoruz" diye konuştu.

'TUTANAKLA GÖRÜNTÜLER ÇELİŞKİLİ' İDDİASI

Kaza yerinde tutulan tutanakla güvenlik kamera görüntülerinin farklı olduğunu savunan Yıldırım, "Bisikletle kamyonun yan yana geldiği ve kör noktada kaldığı yönünde tutanak tutulmuş. Görüntülerde; kamyon, bisikletin 50- 60 metre arkasından geliyor. Kamyon ne sağa saparken sinyal veriyor ne de frene basıp, duruyor. Hukuk mücadelemize devam edeceğiz. Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi. Gencay Yıldırım, tutanak ile görüntünün farklı olduğu anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüsünü avukatı aracılığıyla emniyetten talep ettiğini de söyledi. Diğer yandan kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde; bisikletiyle kavşağa giren Aysel Yıldırım'a arkadan gelen beton mikserinin çarptığı ve üzerinden geçtiği görüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/soforun-serbest-kalmasina-tepki-gosterdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/soforun-serbest-kalmasina-tepki-gosterdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/soforun-serbest-kalmasina-tepki-gosterdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/soforun-serbest-kalmasina-tepki-gosterdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/soforun-serbest-kalmasina-tepki-gosterdi/613058/</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2025 22:18:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Jennifer Lopez, Antalya'da konser verecek</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ DÜNYACA ünlü pop yıldızı Jennifer Lopez (55), doğum gününden 1 gün önce 23 Temmuz'da Antalya'da konser verecek.

Dünyaca ünlü pop yıldızı Jennifer Lopez, Serik'e bağlı Belek Turizm Merkezi'ndeki Regnum Carya Golf & SPA Resort'ta sahneye çıkacak. Ünlü yıldız, dünya çapında büyük ilgi gören 'Jennifer Lopez: Up All Night Live In 2025' turnesi kapsamında 23 Temmuz'da Regnum'da hayranları ile buluşacak. 6 yıl aradan sonra Türkiye'ye gelecek olan Lopez'in özel performansı, sanatçının doğum gününden 1 gün önce gerçekleşecek.

1 Haziran'da kapılarını açacak olan Regnum The Crown Otel'in açılışında gerçekleşecek konseri, Regnum The Crown ve Regnum Carya misafirleri ücretsiz izleyebilecek. Konsere limitli sayıda bilet satışı ile dışarıdan katılım da mümkün olacak. Geçen yıllarda Regnum Carya Golf & SPA Resort'ta; Christina Aguilera, Ricky Martin, Tom Odell, Jason Derulo, Dua Lipa ve Tom Jones gibi dünya yıldızları konser vermişti.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/jennifer-lopez-antalya-da-konser-verecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/jennifer-lopez-antalya-da-konser-verecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/jennifer-lopez-antalya-da-konser-verecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/jennifer-lopez-antalya-da-konser-verecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/jennifer-lopez-antalya-da-konser-verecek/613057/</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2025 22:16:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Golfün dünya yıldızları Belek’te buluşacak</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DÜNYA golfünün yıldızlarını Belek’te buluşturacak Turkish Airlines Open, 8-11 Mayıs’ta Regnum Carya, Carya Golf Kulübü’nde düzenlenecek.

Turkish Airlines Open; 2016, 2017 ve 2018 yıllarındaki başarılı organizasyonların ardından, Regnum’un dünya standartlarındaki golf sahası olan Carya Golf Kulübü’ne geri dönüyor.

PGA Turu’ndan sonra dünyanın en önemli golf organizasyonu olan DP Dünya Turu (DP World Tour) kapsamında düzenlenecek Turkish Airlines Open bu yıl Avrupa kıtasındaki ilk turnuva olma özelliğini taşıyor. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvaya 156 profesyonel golfçü katılacak. Turnuvaya katılacak isimler arasında; 2025 Avrupa Ryder Cup kaptanı Luke Donald, 2018 yılı Turkish Airlines ikincisi Haotong Li, Ryder Cup’ın eski yıldızlarından ve 2017 yılı Turkish Airlines Open üçüncüsü Nicolas Colsaerts, 2019 Turkish Airlines Challenge şampiyonu Connor Syme ve 2013 yılı Turkish Airlines Open ikincisi Jamie Donaldson bulunuyor.

Bu yıl 8’inci kez düzenlenecek organizasyonda üç Türk profesyonel Ediz Kemaloğlu, Taner Yamaç ve Leon Açıkalın ile birlikte iki amatör oyuncu İbrahim Tarık Aslan ve Can Gürdenli de wild card ile mücadele edecek.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/golfun-dunya-yildizlari-belek-te-bulusacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/golfun-dunya-yildizlari-belek-te-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/golfun-dunya-yildizlari-belek-te-bulusacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/05/golfun-dunya-yildizlari-belek-te-bulusacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/golfun-dunya-yildizlari-belek-te-bulusacak/613029/</link>
			<pubDate>Thu, 01 May 2025 02:16:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Toros Dağları’nda şakayık zamanı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE'de, birçok bölgede farklı türü bulunan ve Antalya'da en çok kıyı Beydağları'nda görülen koruma altındaki şakayık çiçekleri, güzel görüntüler oluşturuyor. Çiçeği koparmanın cezası ise 557 bin 212 TL.

Anadolu'da 'ayı gülü' olarak bilinen ve birçok türü bulunan şakayık çiçeğinin Türkiye'de en çok görüldüğü illerin başında Antalya geliyor. Şakayık, Antalya'da 2016'da düzenlenen Expo Antalya'nın da simge çiçeği olarak belirlenmişti. Antalya'da her yıl doğa yürüyüş grupları ve gezi grupları, Beydağları'nın kıyı kısımlarında, özellikle Konyaaltı ilçesi Hisarçandır Ekizce Yaylası Sarıçınar bölgesindeki şakayıkları görmeye ve fotoğrafını çekmeye gidiyor.

LATİNCE İSMİNDE TÜRK KELİMESİ

İsminin içinde 'Türk' kelimesi geçen, tamamen Anadolu topraklarına özgü Paeonia Turcica, Toros Dağları’nın 1100 ve 1800 rakımları arasındaki ormanlık alanlarda yetişiyor. 'Yörük gülü' olarak da bilinen şakayıklar, mart ayında tomurcuklanıyor, nisan ayının ilk haftasında açmaya başlıyor. Nisan ayında şakayıkların açmasıyla birlikte Antalya ve çevre illerden pek çok doğa yürüyüş grubu ve fotoğraf tutkunları şakayıkları görmeye gidiyor.

Patika Yürüyüş Grubu, bu yıl şakayık çiçeklerinin bulunduğu bölgeye ilk doğa yürüyüşü düzenleyen gruplardan biri oldu. Patika'nın kurucusu Nusret Yakışıklı, mahalli adı ayı gülü olan çiçeğin, Türkiye'de Doğu Anadolu, Orta Anadolu gibi bölgelerde de görüldüğünü, familya aynı olmasına rağmen türlerinin farklılık gösterdiğini anlattı.

'BU ALANLARDA TAŞ OCAĞI AÇILMASIN'

Şakayıkların bulunduğu sedir ormanlarında taş ocakları nedeniyle sorunlar yaşandığına da dikkati çeken Nusret Yakışıklı, "Buralarda taş ocağı açılması Antalya'nın en önemli değerlerinden sedir ormanlarına zarar vermek, bindiğimiz dalı kesmek gibi bir şey. Çok önemli ekolojik ve turizm potansiyeli olan bu yerler, aynı zamanda birinci derecede heyelan bölgesi ve su kaynaklarının merkezi.

Dolayısıyla taş ocaklarının açılması telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Biz taş ocaklarına karşı değiliz, ama değerli orman alanlarında, su kaynaklarında, tarımsal alanlarda ve heyelan tehlikesi olan bölgelerde açılmaması gerekiyor. Bölgede geçmişte mahkeme tarafından iptal edilen bir taş ocağına yeniden izin verildiği duyumları alıyoruz. Eğer doğruysa Antalya için gerçekten çok üzücü" diye konuştu.

KOPARMANIN CEZASI 557 BİN 212 TL

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün, Türkiye genelinde koruma altına aldığı birçok endemik tür veya benzeri doğal değerlerin korunması amacıyla şakayık çiçeğini de doğal alanından koparmanın cezası bulunuyor. Çevre Kanunu kapsamında ekosisteme zarar verilmesi dolayısıyla doğal alanlarından şakayık çiçeğini koparmanın cezası 557 bin 212 TL olarak açıklandı. Koparma işlemi tüzel kişilik yani bir firma adına yapılırsa bu miktarın üç katı ceza uygulandığı belirtildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/toros-daglari-nda-sakayik-zamani.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/toros-daglari-nda-sakayik-zamani.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/toros-daglari-nda-sakayik-zamani_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/toros-daglari-nda-sakayik-zamani.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/toros-daglari-nda-sakayik-zamani/612960/</link>
			<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 00:01:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Denizhan Deniz'i öldüren Mahmut Eren Yılmaz tutuklandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde ırmak kenarında birlikte alkol aldığı Denizhan Deniz'i (23) bıçakla öldürüp, Uygur Özen'i ağır yaralayan Mahmut Eren Yılmaz, tutuklandı.

Sorgun Mahallesi Herford Caddesi Çevre Yolu Köprüsü yakınında alkol alan Denizhan Deniz ve Uygar Özen, dün saat 05.00 sıralarında bulundukları yere Mahmut Eren Yılmaz'ı davet etti. Bir süre sonra aralarında çıkan tartışma yumruklu, bıçaklı kavgaya dönüştü. Yılmaz, Deniz ve Özen'i meyve bıçağıyla defalarca bıçakladı. Kavgayı görenlerin ihbarıyla adrese ekipler sevk edildi. Ekipler, Denizhan Deniz'in yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaralı Özen de sağlık ekibinin müdahalesinin ardından Manavgat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Uygar Özen, buradaki müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Özen'in hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi.

ŞÜPHELİ TESLİM OLDU

Diğer yandan kaçan Mahmut Eren Yılmaz, Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldu. Yılmaz'ın, alkol almak için ırmak kenarına geldiğinde, bir otomobilin arkasında alkol alan tanımadığı 2 kişinin kendisini yanlarına davet ettiğini, aralarında çıkan tartışma sonrasında olayın yaşandığını söylediği belirtildi.

'GELİŞİGÜZEL SALLAMAYA BAŞLADIM'

Mahmut Eren Yılmaz, ifadesinde, "Alkolümüz bitince beraber içtiğimiz arkadaşlardan biri, benim motosikletimle gidip alkol alıp geldi. Bir süre daha alkol aldıktan sonra aramızda tartışma çıktı. Bana yumruk atıp üzerime yürüyünce ben de yerdeki bıçağı alıp, kendimi korumak için gelişigüzel sallamaya başladım. Kendimi korumaktan başka amacım yoktu. Olanlar için çok üzgünüm." Yılmaz, polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcı tarafından ifadesi alınan Yılmaz, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/denizhan-deniz-i-olduren-mahmut-eren-yilmaz-tutuklandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/denizhan-deniz-i-olduren-mahmut-eren-yilmaz-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/denizhan-deniz-i-olduren-mahmut-eren-yilmaz-tutuklandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/04/denizhan-deniz-i-olduren-mahmut-eren-yilmaz-tutuklandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/denizhan-deniz-i-olduren-mahmut-eren-yilmaz-tutuklandi/612921/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Apr 2025 22:47:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Biyokaçakçılar tanesini 900 liradan satıyordu, durduruldu</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da sadece Beydağları Sahil Milli Parkı'nda yetişen endemik bitki türü Olimpos safranı, biyokaçakçıların hedefi haline geldi. Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. Gökhan Deniz, gösterişli çiçekleriyle dikkati çeken bu nadir bitkinin yurt dışındaki koleksiyonerlere satıldığını belirterek, korunması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Kentte endemik bir tür olarak yetişen Olimpos safranı, biyokaçakçılar tarafından hedef alınıyor. AÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Antalya Orkidelerini ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Derneği (ANTOK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Deniz, bitkinin yalnızca Olimpos Beydağları Milli Parkı'nda yetiştiğini belirterek, korunması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Gökhan Deniz, Olimpos safranının dünya üzerinde sadece Beydağları Sahil Milli Parkı'nda görülen çok lokal bir tür olduğunu belirtti. Toprak altında yumrulu rizomu bulunan bu endemik bitkinin, sonbahar döneminde çiçek açtığını ve ilkbaharda meyve verdiğini söyleyen Prof. Dr. Deniz, "Bu bitki, gösterişli çiçekleri nedeniyle kaçakçılar tarafından hedef alınıyor. Olimpos safranı, biyokaçakçılar tarafından topraktan sökülerek yurt dışındaki koleksiyonerlere satılıyor" dedi.

Prof. Dr. Deniz, endemik türlerin korunması gerektiğini belirterek, Olimpos safranının da biyokaçakçılar için önemli hedef olduğunu söyledi. Türkiye'de yalnızca belirli hassas ekosistemlerde yetişebilen bitkilerin doğadan izinsiz toplanmasının yasalarla engellendiğini ifade eden Deniz, biyokaçakçılığın önlenmesi için çalışmalar yapıldığını kaydetti. Prof. Dr. Deniz, "Biz doğaseverler olarak bu türleri farklı ortamlarda yetiştirmek istesek bile, ekolojik koşullar nedeniyle bu mümkün olmuyor. Olimpos safranı da sadece belirli iklim ve topografya şartlarında varlığını sürdürebiliyor. Fakat biyokaçakçılıkta bu bitki türü, önemli bir hedef haline gelmiş durumda" diye konuştu.

TEK YUMRU 20 STERLİN

Biyokaçakçılık yapan kişilerin, Olimpos safranını yurt dışındaki çiçek koleksiyonerlerine sattığını belirten Prof. Dr. Deniz, "Geçmişte bir tane yumrunun 20 sterline yani yaklaşık 900 TL'ye satıldığını biliyoruz. Şu anda bu kaçakçılık büyük ölçüde durduruldu ancak tehdit hala devam ediyor" dedi.

Biyokaçakçılığın önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve milli park yetkililerinin çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Deniz, "Bu türlerin doğadan alınarak ticarete konu edilmesi ekosisteme büyük zarar veriyor. Genetik mirasımızı korumak için hepimizin bilinçli olması gerekiyor" diye konuştu.

Olimpos safranını koparmanın cezasının ise 557 bin 212 TL olduğu bildirildi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/biyokacakcilar-tanesini-900-liradan-satiyordu-durduruldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/biyokacakcilar-tanesini-900-liradan-satiyordu-durduruldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/biyokacakcilar-tanesini-900-liradan-satiyordu-durduruldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/biyokacakcilar-tanesini-900-liradan-satiyordu-durduruldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/biyokacakcilar-tanesini-900-liradan-satiyordu-durduruldu/612891/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 00:03:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kazada Buse Ceren Karacaoğlu öldü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da kaldırıma çarpan hafif ticari araçtan fırlayıp, hayatını kaybeden Buse Ceren Karacaoğlu'nun cenazesi, Adli Tıp Kurumu morgundan yakınları tarafından alındı.

Ayakta durmakta güçlük çeken baba Erol Karacaoğlu, başını cenaze aracına yaslayıp gözyaşı döktü.

Baba Karacaoğlu'nu yakınları, teskin etmeye çalıştı. Karacaoğlu'nun cenazesi, toprağa verilmek üzere Kepez'e bağlı Odabaşı Mahallesi'ndeki mezarlığa götürüldü.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kazada-buse-ceren-karacaoglu-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kazada-buse-ceren-karacaoglu-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kazada-buse-ceren-karacaoglu-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kazada-buse-ceren-karacaoglu-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kazada-buse-ceren-karacaoglu-oldu/612871/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Mar 2025 00:54:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kopya siteden alınca dolandırıldı: ''Tamamdır abla''</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da yaşayan A.O., kopyalanmış internet sitesinden elektrikli süpürge satın almak isterken 15 bin lira dolandırıldı. A.O.'nun avukatı İrem Melis Lök, "Bu tarz vakalarla çok karşılaşıyoruz. Her ne kadar yaygın siteler aracı olarak kullanılsa da alırken birçok kez kontrol ve teyit etmemiz gerekiyor" dedi.

Antalya'da yaşayan A.O., dolandırıcılar tarafından birebir kopyalanan ikinci el eşyaların satışa sunulduğu ilan sitesinden eşine elektrikli süpürge almak istedi. İlk etapta sitenin güvenilir olduğunu zanneden A.O., satıcı ile yazıştıktan sonra ürünün fotoğraflarını istedi ve 15 bin lira gönderdi. Tekrar ilan sitesine girmek istediğinde sayfanın açılmaması ile dolandırıldığını fark eden A.O., ürün, site görseli ve yazışma kayıtları ile savcılığa suç duyurusunda bulundu.

'ÜRÜNÜN FOTOĞRAFLARINI BİLE ÇEKİP GÖNDERİYOR'

Dolandırıcıların güven sağlamak için gerçek bir satıcı gibi davrandığını belirten A.O.'nun avukatı İrem Melis Lök, "İkinci el ev eşyası ve araç satılan bilindik bir internet sitesinin linki kopyalanarak ilan veriliyor. Müvekkilim de orijinal zannettiği linke inanarak piyasaya göre hem popüler hem de pahalı bir elektrikli süpürgeyi uygun fiyata satın alıyor.

Parasını gönderdikten sonra linke tıkladığında sayfanın açılmadığını fark ediyor ve dolandırıldığını anlıyor. Sayfanın gerçek bir ilan sitesi gibi görünmesi güven veriyor. Ürün satıcısı, dolandırıcı olduğunu asla belli etmemiş. Ürünün fotoğraflarını bile çekip gönderiyor. Son derece güven sağlıyor" dedi.

'TÜM BİLGİ VE BELGELERİN KAYITLI KALMASINI TAVSİYE EDİYORUZ'

Son zamanlarda oluşturulan kopya sitelerle vatandaşların mağdur edildiğini kaydeden Lök, "Biz de başsavcılığa suç duyurusunda bulunduk. Şu anda iddianame hazırlandı. Suç, 'Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması' suretiyle işlendiği için ağır cezada dosyası açıldı. Bu tarz vakalarla çok karşılaşıyoruz.

Her ne kadar yaygın siteler aracı olarak kullanılsa da alırken birçok kez kontrol ve teyit etmemiz gerekiyor. Ödemeyi yaptığınız şahsın bilgilerini saklamamız gerekiyor. Bu şekilde ikinci el alışverişler yapıldığında da WhatsApp kayıtları, banka dekontları, bulunabilecek tüm bilgi ve belgelerin kayıtlı kalmasını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

'SİTELER AMERİKA'DA AÇILIYOR'

Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise "Sahte ikinci el ilan siteleri oluşturarak vatandaşları düşük ücretlerle tuzağa düşürmeye çalışıyorlar. Ürünlerin birebir fotoğraflarını yerleştiriyorlar. Buradaki temel amaç; vatandaşların kişisel verilerini, bilgilerini, banka hesaplarını ele geçirmek. Bu linke tıklamanızla birlikte banka hesap bilgilerinizi, şifrelerinizi sisteme giriyorsunuz.

Genellikle sosyal medya ve internet sitelerine vermiş oldukları reklamlar aracılığıyla bu tuzağa düşürüyorlar. Dolandırıcılar bu siteleri kopyalarken Amerika'yı kullanıyor, siteleri oradan açıyorlar. Bilindik alışveriş sitesinin bir harfini iki harfini değiştiriyorlar. Genelde bu tarz sitelerde güvenlik sertifikası da bulunmuyor. Siz buralara giriş yaptığınızda tuzağa düşmüş oluyorsunuz" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kopya-siteden-alinca-dolandirildi-tamamdir-abla.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kopya-siteden-alinca-dolandirildi-tamamdir-abla.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kopya-siteden-alinca-dolandirildi-tamamdir-abla_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kopya-siteden-alinca-dolandirildi-tamamdir-abla.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kopya-siteden-alinca-dolandirildi-tamamdir-abla/612861/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 23:20:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dr. Kesici: 'Su Kanunu' bir an önce çıkarılmalı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, bir an önce Su Kanunu'nun çıkarılması gerektiğini belirterek, "1 litrelik şişelenmiş su için yaklaşık 17 litre su tüketiliyor. 17 litre suyun yüzde 61'i plastik ham madde üretiminde, yüzde 16'sı işlenme, yüzde 17'si enerji ve sadece yüzde 6'sı içtiğimiz su olarak tüketiliyor" dedi.

Göl uzmanı emekli akademisyen Dr. Erol Kesici, 22 Mart Dünya Su Günü öncesinde hatırlatmada bulunarak, dünyadaki her insanın temiz ve güvenli suya erişiminin insan hakkı olduğunu, sağlıklı ve huzurlu yaşamın ancak temiz ve güvenli suya erişimle sağlanabileceğini söyledi. Dr. Erol Kesici, dünyada temiz suya erişimi olmayan insan nüfusunun 3,8 milyarı bulduğuna dikkat çekti. Su sağlığı krizinin giderek arttığını kaydeden Dr. Kesici, erişilebilir tatlı su miktarının, dünyadaki toplam suyun yüzde 1'inden bile az olduğunu söyledi.

DÜNYANIN SADECE YÜZDE 3'Ü TATLI SU

Dünyadaki su oranının yüzde 70 olmasının yıllardır suya bakışta, onun tükenmez bir kaynak olduğunu düşünülmesine yol açtığını ifade eden Dr. Erol Kesici, "Oysa dünyadaki suyun yüzde 3'ü tatlı su olup, bunun 3'te 2'si donmuş buzullarda saklıdır. Tatlı su kaynaklarının aşırı oranda çekilmesi sonucu artan su krizi, sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini tehdit eden en önemli nedenlerin başında gelmektedir" dedi.

SU KULLANIMININ YÜZDE 70-80'İ TARIMSAL SULAMA

Neredeyse üretilen her şeyde suya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Dr. Kesici, su kaynaklarındaki yetersizliği ekonomik kalkınma, insan sağlığı, gıda güvenliği, enerji üretimi ve ekosistem açısından büyük tehlike olarak gösterdi. Tarımsal üretimde su kullanımının yüzde 70-80 oranlarına kadar çıktığına dikkat çeken Dr. Kesici, diğer kullanım alanlarının sanayi ve evsel olarak sıralandığını açıkladı.

'YAŞAMSAL KURAKLIK' UYARISI

Dünyada 50'den fazla ülkede, her 5 kişiden 1'inin su kıtlığı yaşadığını söyleyen Dr. Kesici, doğada insan dışındaki canlı türlerinin de suya ulaşımda çok ciddi sorunlar yaşadığını, dünya biyolojik çeşitliliğinin su azlığı ve kirliliği nedeniyle giderek azaldığını kaydetti. Dr. Kesici, "Su kaynaklarının bolluğuna güvenerek, suyun bütçesini koruyamayan ülkeler, su kıtlığına neden olmaktadır. Su yerel değil, küresel bir kaynaktır. Suyumuza göre yaşamımızı düzenlememek, arz ve talep dengesinin sapmasına neden olmaktadır. Suyun aşırı kirletilmesi, ekosistem kayıpları, sera gazlarının salınımındaki artış, suyun tekrar kullanımıyla ilgili ileri teknolojilerin sisteme dahil edilmemesi, kısaca altyapısal sorunların giderilememesi yaşamsal kuraklığa neden olmaktadır" diye konuştu.

SUYUN YÖNETİLMESİNDE 'OTORİTE' SORUNU

Dr. Kesici, yer altı sularının birçok yerde 200-300 metre derinliklere kadar inmesi, obruk sayılarının hızla artışı, yağışların ve kalıcı kar örtüsünün azalması ve sıcaklığın son yüzyılların ortalama değerinden yaklaşık 2 derece daha fazla olmasını da iklim değişiminin en önemli etkileri olarak gösterdi. Suya ulaşım ve kullanımda çok ciddi sorunlar yaşandığını belirten Dr. Kesici, "Bu krizin önlenmesinde, suyun adaletli dağıtımı ve önceliğinin doğru yönetilmesi, doğru yatırımların zaman geçirmeden başka krizlere yer vermemek ilkesiyle alınacak bilimsel önlemlerle gecikmeden alınmalıdır. Su hakkında söz sahibi olarak bakanlık, kurum, kuruluş vb. çok sayıda otorite olması, ne yazık ki uyum içerisinde olunamaması, suyun tüketimi ve kirlenmesini hızlandırmaktadır. Ülkemizde yıllardır gündemde olan suyun yönetiminde otorite sayısının en aza indirilmesini de öngören 'Su Kanunu' bir an önce çıkarılmalıdır" dedi.

1 TİŞÖRT İÇİN 2 BİN 720 LİTRE SU

Uluslararası alanda geç kalınmış İklim Yasası'nın ticari amaçtan daha çok doğayı, geleceği korumak amaçlı çıkarılması gerektiği çağrısında bulunan Dr. Kesici, "Tarımsal ya da endüstriyel bir ürünün üretim sürecinde kullanılan toplam su miktarı, o üründeki sanal su olarak adlandırılır. Örneğin, 1 litrelik şişelenmiş su için yaklaşık 17 litre su tüketiliyor. Bu 17 litre suyun yüzde 61'i plastik ham madde üretiminde, yüzde 16'sı işlenme, yüzde 17'si enerji ve sadece yüzde 6'sı içtiğimiz su olarak tüketiliyor. 1 bardak süt (250 ml) için 225 litre su, 1 kilo çikolata üretimi için 17 bin 196 litre su, 1 portakal için 50 litre, 1 adet pamuklu tişört için (250 gr) 2 bin 720 litre su tüketiliyor" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dr-kesici-su-kanunu-bir-an-once-cikarilmali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dr-kesici-su-kanunu-bir-an-once-cikarilmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dr-kesici-su-kanunu-bir-an-once-cikarilmali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/dr-kesici-su-kanunu-bir-an-once-cikarilmali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/dr-kesici-su-kanunu-bir-an-once-cikarilmali/612860/</link>
			<pubDate>Thu, 20 Mar 2025 23:14:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>'Olmaz' diyenlere aldırmadı, tanesini 300 liradan satıyor</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde seracı Ahmet Ünal (55), kış mevsiminde serasında kavun yetiştirdi. Kavunların kilosu 200 liraya alıcı bulduğunu belirten Ünal, "'Yapamazsın. Bu mevsimde kavun olmaz' dediler. Yaptım ve oldu" dedi.

Salur Mahallesi'nde seracılık yapan Ahmet Ünal, geçen yıl kasım ayında serasında kavun yetiştirmeye karar verdi. Kendisi gibi seracılık yapan çevresinin 'Yapma, olmaz, yetiştiremezsin' demelerine karşın vazgeçmeyen Ünal, başarıya ulaştı. Bu yıl mart ayında ürünleri olgunlaşan Ahmet Ünal, 2 ton kavun hasat etti. Toptancı halinde kavunları kilosu 200 liraya alıcı bulan Ünal, ikinci hasada hazırlanmaya başladı.

'YAPTIM VE OLDU'

Ahmet Ünal, "Kavun fidelerimi geçen yıl kasımda diktim. 'Yapma etme, yapamazsın' dediler. 'Bu mevsimde kavun olmaz. Soğukta kavun yetiştirmezsin' dediler. 'Yapacağım' dedim. Yaptım ve oldu. İşte burada. İlk hasadımı 1 hafta önce yaptım. Bu ikinci hasadım olacak. Piyasa iyi şu anda. Kilosuna 400 TL istedim ama 200 liradan satıyorum" diye konuştu.

KASIM AYI DİKİM ZAMANI İÇİN UYGUN

Kavunları hasat edip hale götürdüğünde komisyoncu ve tüccarların durumu şaşkınlıkla karşıladığını anlatan Ünal, "'İyi yetiştirmişsin' dediler. Isısını iyi verdik. Bakımını iyi yaptık ve oldu. Seramın olduğu yer güneşe karşı. Seram güneye bakan yamaçta. Güneşini iyi alıyor. Isıyı da güzel verdik ve oldu. Yapmak isteyenlere tavsiye ederim. Kasım dikim tarihi uygundur. Allah'ın izniyle tam 15 Mart'ta hasat ettik. Fiyatlardan memnunum. Tonajdan da memnunum. 2 bin 500 metrekare yerim var. Kilosu 200 liradan 2 ton kavun sattım" dedi.

'ADEDİNİ 300 LİRAYA SATIYORUM'

Kavunlarının tanesinin 1 kilo 600 gram civarında olduğunu söyleyen Ahmet Ünal, "Adedini 300 liraya satıyorum. Kavun seramın ısınmasına dikkat ediyorum. Plastik seramın içine daha sıcak olsun diye ince bir plastik ile ikinci kez kaplama yapıyorum. Soğuk havalarda sera içi sıcaklığı düşürmemek için sürekli soba yaktım. 1 hafta 10 gün şiddetli soğuk oldu ama çok iyi baktık. Soğuk aldırmadık. Önceki yıllarda bir sefer denedim oldu. Şimdi yine başardık. 'Olmaz' diyorlar. Ama ben emek veriyorum, Allah'ın izniyle olduruyorum" diye konuştu.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/olmaz-diyenlere-aldirmadi-tanesini-300-liradan-satiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/olmaz-diyenlere-aldirmadi-tanesini-300-liradan-satiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/olmaz-diyenlere-aldirmadi-tanesini-300-liradan-satiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/olmaz-diyenlere-aldirmadi-tanesini-300-liradan-satiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/olmaz-diyenlere-aldirmadi-tanesini-300-liradan-satiyor/612848/</link>
			<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 23:06:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doğa harikası şelale susuz kaldı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Gündoğmuş ilçesindeki doğa harikası Uçansu Şelalesi'nde su miktarı yok denecek kadar azaldı. Kurumaya yüz tutan şelalenin, karın erimesiyle yeniden canlanması bekleniyor.

Gündoğmuş ilçesinde Torosların zirvesinde doğup Akdeniz'e dökülen 80 kilometre uzunluğundaki Alara Çayı üzerinde yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülen Uçansu Şelalesi, neredeyse kurudu. Birkaç gün öncesine kadar hiç su akmayan şelaleden, Akdağ ve Geyik dağlarındaki karın erimeye başlamasıyla az miktarda akış başladı. Hem yağışların az olması hem yoğun don olayları gibi iklimsel faktörler nedeniyle şelalenin ilk defa bu yıl susuz kaldığı belirtildi.

Kayabükü Mahallesi Muhtarı Hacı İbrahim Taşer, Uçansu Şelalesi'nin ilk kez tamamen susuz kaldığını belirterek, "Bu yıl çok soğuk geçti ve don yaşandı. Yağışlar da önceki yıllara göre daha az oldu. Kar da henüz erimedi. Dün şelalede hiç su yoktu, bugün çok az akmaya başladı. Alara Çayı'nın suyu da çok azaldı. Havanın ısınması, karın erimeye başlamasıyla su miktarının yavaş yavaş artmasını bekliyoruz. Karın erimesiyle şelale yeniden patlar. Şelaleye özellikle yaz aylarında çok yoğun ziyaretçi geliyor. Alanya, Manavgat ve Antalya'dan yabancı turist gruplarına yönelik geziler düzenleniyor" dedi.

SAKLI CENNET

Henüz çok bilinmediğinden Torosların zirvesinde 'Gizemli Güzellik' ve 'Saklı Cennet' olarak da anılan, Gündoğmuş ilçesi Eskibağ ve Kayabükü sınırları içerisinde, Torosların zirveleri Geyik ve Akdağ'ın eriyen karlarının oluşturduğu Uçansu Şelalesi, yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülüyor. Rafting de yapılan Alara Çayı'nın kaynaklarından biri olan şelale, 1992 yılında birinci derecede doğal sit alanı ilan edildi.

Gündoğmuş'a 25, Alanya'ya 95, Antalya'ya 167 kilometre uzaklıktaki şelalenin etrafında yöresel tatların yer aldığı yemek ve pansiyon tarzı konaklama imkanı sunan tesisler bulunuyor. Şelalenin bembeyaz sularıyla döküldüğü Alara Çayı'nın etrafındaki asırlık çınar ağaçları, güzel görüntüler oluşturuyor.

Su sıcaklığı 15 derecenin üstüne çıkmayan Alara Çayı ise başladığı noktada ulu çınarlar ve ormanların içinden yaklaşık 80 kilometre sonra Manavgat ilçesi sınırlarından Akdeniz'e dökülüyor. Şelale, mart-ağustos aylarında en coşkun dönemini yaşarken, kırmızı benekli alabalığa da ev sahipliği yapıyor. Uçansu Şelalesi, oluşturduğu Alara Çayı ile yaklaşık 15 kırsal alana hayat veriyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/doga-harikasi-selale-susuz-kaldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/doga-harikasi-selale-susuz-kaldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/doga-harikasi-selale-susuz-kaldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/doga-harikasi-selale-susuz-kaldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/doga-harikasi-selale-susuz-kaldi/612839/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Mar 2025 23:33:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bacakları kesilen Aras'ın protez borcuna icra işlemi</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'da el ve ayak anomalisiyle dünyaya gelen, bu nedenle bacakları diz altından kesilen Aras Çelik'e (9) banka kredisiyle alınan 3'üncü protez bacakların borcu ödenemeyince, aile icralık oldu. Aras, büyüme süreci devam ettiği için, krediyle alınan protezleri de kullanamıyor.

Kepez ilçesinde yaşayan Özlem (43) ve Mehmet Ali Çelik (44) çiftinin ilk çocukları Hatice Nazlım (14), el ve ayak anomalisiyle dünyaya geldi. İkinci çocuklarının doğumunu bekleyen Çelik çiftine, gebelik sırasında bu bebekte de el ve ayak anomalisi olabileceği söylendi. Çift, dünyaya gelen ve Aras adını verdikleri çocuklarının iki bacağında, diz aşağısında kemik olmadığını öğrendi. Farklı şehirlerdeki doktorlara çocuklarını götüren anne-baba, çözüm bulamadı. Son olarak gittikleri doktor, Aras'ın kemik olmayan bacaklarının kesilmesinin daha uygun olduğunu söyledi. Tekerlekli sandalyeyle hayatına devam eden Aras'ın, evin penceresinden dışarıda oynayan çocukları izlerken, 'Ben de oynamak istiyorum' dediğini belirten çift, doktorun teklifini kabul etti.

PROTEZ İÇİN KREDİ ÇEKİLDİ

Protezle ayağa kalkıp yaşıtları gibi oynamak isteyen Aras, 3 yaşında ameliyata alınıp bacakları diz altından kesildi. Kısa sürede iyileşen Aras için gerekli protez, ailenin gücü yetmeyince toplanan yardımla alındı. Yaşıtlarıyla oynamaya başlayan Aras'ın protezleri, büyüdükçe kendisine küçük gelmeye başladı.

Toplanan yardımlarla alınan ikinci protez de kısa süre sonra işlevini yitirdi. Son olarak 2 yıl önce tekrar protez ihtiyacı ortaya çıktı. Protez için destek bulamayan Özlem Çelik, bankadan 235 bin lira kredi çekerek, oğlunun ihtiyacı olan protezi satın aldı. Bir süre ödenen kredinin taksitleri aksamaya başladı. Son olarak ödenemeyen taksitler nedeniyle anne Çelik icralık oldu. Banka avukatları tarafından Çelik'e, borcun ödenmemesi halinde cezaevine girebileceği söylendi. Çelik ailesi, protez borcunu ödemek ve yeni protez alınması için yardım bekliyor.

Oğlu Aras'ın pencereden yaşıtlarını izlemesine çok üzüldüğünü söyleyen Özlem Çelik, “Aras'ın durumunu ilk anne karnında fark ettiler. Aynı semptomlar kızımda da olduğu için 'Belki onun gibi olur' dediler. Ancak öyle olmadı. Doğduktan sonra fark edildi ki dizinin altında kemik yok. Biz şehir şehir çocuğumuzu doktorlara götürdük. Son gittiğimiz doktorumuz, kemik olmadığı için kesilmesi gerektiğini söyledi. Aras dışarıda oynayan çocukları görüp 'Ben de oynamak istiyorum' diyordu. Tekerlekli sandalyeyle bir yere kadar oynayabiliyordu. En azından protezle hareket edebilsin diye kesildi" dedi.

BORÇ ÖDENMEZSE CEZAEVİNE GİRECEK

Aras'ın çok neşeli bir çocuk olduğunu belirten Özlem Çelik, "Çok hareketli, çok neşeli, herkesle sohbet ediyor. İlk iki protezlerini yardım toplayarak yaptırdık. Büyümesi devam ettiği için yeniden yaptırmak gerekiyordu. Üçüncüsünde yardım toplayamayınca bankadan 235 bin lira kredi çekmek zorunda kaldık. Kredinin bir kısmını ödedik, bir kısmını ödeyemeyince icralık olduk. Avukatlar ödememiz gerektiğini yoksa hapse gireceğimi söyledi. Büyüdüğü için şu anki protezleri de kullanamıyor" diye konuştu.

Aras'ın okula tekerlekli sandalyesiyle gittiğini söyleyen Çelik, "Tekerlekli sandalye ile bir yere kadar hareket edebiliyor. Yaşıtları gibi yürümek, koşmak istiyor. Beden eğitimi dersine katılmak istiyor. Yapamayınca o da biz de çok üzülüyoruz. Yeni protezi için yeniden yardım toplamak zorundayız. Kendi bütçemizle altından kalkamıyoruz. Aras'ı rahat ettirmek istiyoruz" dedi.

'PROTEZ KÜÇÜLÜNCE BACAĞIMI ACITIYOR'

Protezleri olmadan hareket etmenin zor olduğunu söyleyen Aras Çelik ise "Okula tekerlekli sandalyemle gidiyorum. Protez küçülünce bacağımı acıtıyor. Akülü tekerlekli sandalyem olduğu için şanslıyım, okula kendim gidebiliyorum. Çok koştuğumda dizlerim kızarıyor" diye konuştu.

BORCU BİTMEDEN YENİ PROTEZ İHTİYAÇ OLDU

Aileye destek beklediklerini söyleyen Antalya Yardımlaşma Platformu üyesi Halit Mert, "Aras'ın yürümesi için gerekli protezleri alabilmek için ailenin kredi çekip icralık olduğunu öğrendik. Aras gelişim çağında olduğu için mevcut protezin borcu bitmeden, onu kullanamaz hale geldi.

Şu an yenisine ihtiyaç var. Öncelikle ailenin ödeyemediği borcu ödemek için hayırseverlerden destek bekliyoruz. Aras çok enerjik ve hayat dolu bir çocuk. Bu enerjisini spor dallarında kullanabilmesi için yönlendirilmeye ihtiyacı var. Aras'ın hayata kazandırılması ve protezi için destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bacaklari-kesilen-aras-in-protez-borcuna-icra-islemi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bacaklari-kesilen-aras-in-protez-borcuna-icra-islemi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bacaklari-kesilen-aras-in-protez-borcuna-icra-islemi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bacaklari-kesilen-aras-in-protez-borcuna-icra-islemi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bacaklari-kesilen-aras-in-protez-borcuna-icra-islemi/612786/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 23:21:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bir dönem ülke gündemine oturan 'Kesik Baş' cinayeti çözüldü</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde, 4 yıl önce başı gövdesinden ayrı, 12 dişi eksik halde cesedi bulunan Umut Can Arslan'ın (19) ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada, eski Varsak Belediye Başkanı H.A.'nın da aralarında olduğu 10 şüpheli, gözaltına alındı. Şüphelilerden 4'ü 'Kasten öldürme' suçundan tutuklandı.

Manavgat'ın Sağırin Mahallesi'ndeki ormanda 20 Mart 2021'de erkek cesedi bulundu. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede cesedin başının bedenden ayrılmış ve 12 dişinin de sökülmüş olduğu belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan ceset, incelemenin ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Olay yerinde jandarma tarafından yapılan araştırmalarda, cesedin yanında cep telefonu ve tabancanın yanı sıra bazı kişisel eşyalar bulundu. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından o dönem başlatılan soruşturma kapsamında ölen kişinin Umut Can Arslan olduğu tespit edildi, olayla ilgili sonuç elde edilemedi.

AĞGEDİK CİNAYETİ SONRASI DOSYA YENİDEN İŞLEME ALINDI

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı, 18 yıl önce ortadan kaybolan, 2013'te boş arazide gömülü cesedi bulunup defnedilen Ayhan Ağgedik'in geçen yıl cinayete kurban gittiğinin ortaya çıkması ve şüphelilerin yakalanıp tutuklanmasının ardından, ilçede önceki yıllarda yaşanan şüpheli ölümlerin yeniden incelenmesi için çalışma başlattı. Yapılan değerlendirmenin ardından Umut Can Arslan'ın dosyası yeniden işleme alındı.

Başsavcılığın talimatıyla Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından geçen yıl kasım ayında başlatılan çalışma sonucunda Umut Can Arslan'ın ölümüyle ilgili Halil Kara, Cüneyt Ceyhan, Hüseyin Kaya, Zeynep Kara ile H.E.K., İ.B.K., R.A.Ş., F.Z.A.K., D.A. ile eski Varsak belediye başkanı H.A.'nın şüpheli olduğu tespit edildi.

İŞKENCE EDİLEREK ÖLDÜRÜLMÜŞ

İddiaya göre, şüphelilerin koronavirüs salgını döneminde Sağırin Mahallesi'nde tarla aldıkları, tarım işi yapma bahanesiyle sık sık mahalleye geldikleri tespit edildi. Umut Can Arslan'ın da yanlarında olduğu şüphelilerin ormanda define aradıkları belirlendi.

Yapılan çalışmada gruptaki kadınlardan birinin yaklaşık 400 bin liralık ziynet eşyasının kaybolması üzerine şüphelilerin Umut Can Arslan'ı sorumlu tuttuğu ve işkence ederek öldürdüğü, bir süre cesedi sakladıkları, ardından cep telefonu ve kişisel eşyalarıyla bulunduğu yere bıraktıkları anlaşıldı.

Savcılığın talimatıyla 10 şüpheli polis tarafından 7 Mart'ta evlerine yapılan eş zamanlı baskında gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerindeki aramada 2 ruhsatsız tabanca, tabancalara ait 45 mermi ve 2 taşınabilir bellek bulundu.

Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde sorgulanan şüphelilerden 2'sinin olayla ilgili itiraflarda bulunduğu belirtildi. Dün geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen şüphelilerden D.A., F.Z.A.K. ve R.A.Ş. ifadelerinin ardından savcılıktan serbest bırakıldı. Diğer şüpheliler ise nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Halil Kara, Cüneyt Ceyhan, Hüseyin Kaya, Zeynep Kara, 'Kasten öldürme' suçundan tutuklanırken, İ.B.K., H.E.K. ve H.A. adli kontrolle bırakıldı. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bir-donem-ulke-gundemine-oturan-kesik-bas-cinayeti-cozuldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bir-donem-ulke-gundemine-oturan-kesik-bas-cinayeti-cozuldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bir-donem-ulke-gundemine-oturan-kesik-bas-cinayeti-cozuldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bir-donem-ulke-gundemine-oturan-kesik-bas-cinayeti-cozuldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bir-donem-ulke-gundemine-oturan-kesik-bas-cinayeti-cozuldu/612785/</link>
			<pubDate>Mon, 10 Mar 2025 23:07:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Denizin dibindeki 1100 yıllık amforadan çıkanlar heyecanlandırdı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1100 YIL önce Filistin’in Gazze kıyılarından yola çıkan ve Antalya açıklarında fırtınaya yakalanarak denize gömülen batıktan çıkanlar, bilim insanlarını heyecanlandırdı. Doç. Dr. Hakan Öniz ve ekibi, daha önce Türkiye kıyılarındaki su altı kazılarında hiç karşılaşılmamış zeytin çekirdekleri buldu. Tek bir amforadan çıkan 1100 yaşındaki zeytin çekirdekleri, Akdeniz Su Altı Arkeoloji Müzesi’nde sergilenecek.

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında 2024 yılında Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarındaki Besmi Adası'nın yaklaşık 45-50 metre derinliklerinde su altı kazı çalışmalarına başladıklarını belirtti.

Bakanlığın Kemer ilçesinde çalışmalarını yürüttüğü Su Altı Arkeoloji Müzesi kapsamında birkaç su altı kazısını birlikte yürüttüklerini aktaran Doç. Dr. Öniz, böylelikle hem bilimsel çalışmaların gerçekleştirildiğini hem de çıkarılan eserlerin bu müzede sergilenmesinin amaçlandığını söyledi. 12 ay boyunca kazı çalışmalarını yürütebildiklerini de vurgulayan Doç. Dr. Öniz, bu kapsamda Kaş ilçesindeki Besmi Adası’nda bulunan batıkta da bir çalışma başlattıklarını söyledi.

Bu batığın bilinen ve turizme açık bir batık olduğunu kaydeden Doç. Dr. Öniz, çok derinlerde olması nedeniyle herkesin dalabileceği bir batık olmadığını belirtti. Doç. Dr. Öniz, “Çalışmalarımızı batıkta bulunan M.S. 9-10’uncu yüzyıla ait 1100 yaşındaki amforalara yönelik gerçekleştirdik" dedi.

‘FİLİSTİN BATIĞI OLDUĞUNU SAPTADIK’

Yaptıkları çalışmalarda batığın, Filistin’in Gazze kıyılarından yola çıkan zeytinyağı yüklü bir gemi olduğunu belirlediklerini anlatan Doç. Dr. Öniz, şunları söyledi:

“Günümüzden 1100 sene önce o bölge zeytin üretiminde bilinen bir bölgeydi. Tabii maalesef şu an Gazze deyince aklımıza daha negatif şeyler geliyor ama inşallah bu da düzelecektir. Çalışmalar yürüttüğümüz bu gemi, Gazze'den amforalara yüklenen zeytinyağı ile henüz bilmediğimiz bir noktaya taşınırken Kaş açıklarında fırtınaya yakalanıyor. Oradaki bir küçük kayalığa ya da küçük bir adaya çarparak batıyor. Batık hem çok derinlerde olması hem de içindeki yüküyle hayli ilginçti. Zeytinyağı ve şarap eski çağda gemilerin taşıdığı şeylerdi. Ama bir amforanın içinden çıkanlar çok dikkat çekiciydi."

Antik çağda her bölgeye ait amforaların farklı özellikler taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Öniz, bu batığın Filistin’den yola çıkan bir gemi olduğunu da içindeki amforaların tipolojisinden anladıklarını kaydetti.

TÜRKİYE’DE İLK KEZ RASTLANDI

Amforaların birinde rastladıkları buluntuların kendilerini çok heyecanlandırdığını söyleyen Doç. Dr. Öniz, “Varlığı bilinmesine karşın amforalarda şimdiye kadar hiç görmediğimiz, dünyada ise birkaç örneğini okuduğumuz bu buluntular Türkiye'de bir ilk oldu" dedi. Batıktaki amforaları su altı robotlarını da kullanarak yüzeye çıkardıklarını ifade eden Doç. Dr. Öniz, “Son 1 yıldır derin sulara inen robotlarla su altı kazılarını uygulamaya başladık. Robotların yardımıyla çıkartmış olduğumuz amforalardan bir tanesinden zeytin, daha doğrusu zeytin çekirdekleri bulundu" diye konuştu.

ANTİK ÇAĞDA GEMİCİLERİN VAZGEÇİLMEZ YİYECEĞİ

Antik çağda gemilerle taşınan en önemli yüklerin zeytinyağı, şarap ve zeytin olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Öniz, “Tunç Çağı’ndan beri yaklaşık 5 bin yıldır Akdeniz'de gemicilerin değişmez yiyeceği zeytin olmuştur" dedi. Gemicilerin aylar süren yolculukta bozulmayan yiyeceklere ihtiyacı olduğunu anlatan Doç. Dr. Öniz, şöyle devam etti:

“Amforalara konulan zeytin, deniz suyu içerisinde bir haftada yiyecek hale gelir ve bozulmadan aylarca kalır. Bu nedenle vazgeçilmez yiyeceklerdendir. Ayrıca gemilerde canlı hayvan ve buğday taşıdıklarını, gemideki değirmenlerde un haline getirilip ekmek yapıldığını da biliyoruz."

Türkiye'deki su altı çalışmalarının büyük bölümünün Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütüldüğünü de vurgulayan Doç. Dr. Öniz, zeytin çekirdeklerinin Türkiye kıyılarında karşılaştıkları ilk buluntu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Öniz, buluntuların Kemer'de Kültür ve Turizm Bakanlığının temelini atmak üzere olduğu Akdeniz Su Arkeoloji Müzesi’nde sergileneceğini sözlerine ekledi. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/denizin-dibindeki-1100-yillik-amforadan-cikanlar-heyecanlandirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/denizin-dibindeki-1100-yillik-amforadan-cikanlar-heyecanlandirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/denizin-dibindeki-1100-yillik-amforadan-cikanlar-heyecanlandirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/denizin-dibindeki-1100-yillik-amforadan-cikanlar-heyecanlandirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/denizin-dibindeki-1100-yillik-amforadan-cikanlar-heyecanlandirdi/612774/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 22:16:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bu şehirde sokakta düğün, nişan, mevlit yasaklandı</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA Valisi Hulusi Şahin, il genelinde cadde, sokak ve parklarda düğün, nişan, kın gecesi, mevlit gibi etkinliklerin yasaklandığını açıkladı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tarık Hekimoğlu, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ve Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun'un katılımıyla Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda, sokaklarda gürültü ve yol kapatmaya sebep olan düğün, nişan, kın gecesi ve mevlit gibi etkinliklere yönelik alınan karar açıklandı.

Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte tüm Türkiye'de olduğu gibi Antalya'da da düğün mevsimiyle beraber 'sokak düğünü' sıkıntısının ortaya çıktığını söyledi. Sokaklarda yollar kapatılıp, büyük ses düzenleri kurularak insanlara rahatsızlık veren birtakım etkinlikler, eğlenceler yapıldığını dile getiren Şahin, bununla ilgili Antalya Valiliği olarak alınan kararı şöyle açıkladı:

“İlimiz sınırlarında yapılan düğün, nişan, kına gecesi, asker uğurlaması, mevlit merasimi, sabit araç üzerinde veya stant kurmak suretiyle ses yayını yapılması ve benzeri etkinliklerle ilgili olarak, açık alanlarda yapılan bu tür etkinlikler ulaşımın genel olarak aksamasına neden olmakla birlikte ambulans, itfaiye, güvenlik ekiplerinin intikallerini de engellemektedir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın yoğun şikayetlerine konu olmaktadır. Ayrıca gürültü nedeniyle vatandaşlarımızın yaşlı, bebek, hasta gibi okulların eğitime açık olması ile birlikte öğrencilerin mağduriyet yaşadığı da bilinmektedir.

Aynı zamanda açık alanlarda yapılan bu tür etkinlikler sonucunda yolun trafiğe kapatılması, geç saatlere kadar gürültü yaparak kişilerin huzur ve sükununu bozması gibi fiiller meydana gelmektedir. Gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi ve kamu sağlığının korunması için valiliğimiz tarafından alınan kararla, yapılacak olan bahse konu etkinliklerin düğün salonları ya da belediye başkanlığınca gösterilecek yerlerde yapılması, cadde, sokak, park ve diğer kamusal alanlarda yapılmaması kararlaştırılmıştır. Bu karara uymayanlar hakkında fiilleri suç oluşturuyorsa ilgili konularına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ayrıca 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu gereğince 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 32'nci maddesine göre hüküm ifa edilecektir"

‘SIKI BİR ŞEKİLDE DENETLEYECEĞİZ’

Bu konuda yasal düzenleme hazırlığı olduğunu da belirten Vali Hulusi Şahin, “Trafik kazaları sonrasında ortaya çıkacak kavgalar ya da meskun mahalde havaya ateş açılmasıyla ilgili çalışmalar da yasak koyucu tarafından yapılıyor. Onlar da devreye girecek ve biz bunu Antalya'da sıkı bir şekilde denetleyeceğiz.

Bu tür şenlikleri, eğlenceleri, düğünleri, nişanları, merasimleri yapacak vatandaşlarımız bunun için tahsis edilmiş alanlarda bunları yapacak. Vatandaşa ayrılmış sokak, park gibi yerlerde bu tür eğlencelere müsaade etmeyeceğiz. Bu kararı yıl boyunca devam ettireceğiz. Sokakları kapatmak zaten Karayolları Trafik Kanunu'na göre suçtur. Masalar, sandalyeler koyarak orayı düğün salonuna çeviriyorlar. Kimsenin böyle bir hakkı yok. Kimse yolları kapatamaz. Parklarda ses düzeni kurarak düğün yapmak usule aykırıdır. Belediyeler bu tür yerleri belirleyebilir. Dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Türkiye’mizde de Antalya’mızda da bu şekilde yapılacak. Artık şehir yaşamına herkesin alışması gerekiyor" diye konuştu.

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİNİN CEZASI AĞIR

Gürültü kirliliğine belli desibele göre Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından belirlenerek ceza yazıldığı ve cezaların ağır olduğuna da dikkati çeken vali Şahin, her fiilin kendi cezası olduğunu dile getirdi. Eski köy statüsündeki kırsal alanlar için de kendi belirlemelerini yapabileceklerini ifade eden Hulusi Şahin, “Kamusal alanlar var buralarda. Zaten taziye evleri var, okul bahçeleri var kullanılmayan okullar, buralarda yapılabilir. Bunları oradaki yöneticilerimiz, belediyelerimiz belirler ve yaparlar ama sokak sokaktır. Burası şehir, büyükşehir. Büyükşehrin artık köyü yok ama meskun mahal bir tanımımız var. Ateş edilmesinde de biz onu kullanıyoruz. Meskun mahal yani evlerin sıklıkla bulunduğu yere meskun mahal deniyor. Meskun mahaller burada esas olan" dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-sehirde-sokakta-dugun-nisan-mevlit-yasaklandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-sehirde-sokakta-dugun-nisan-mevlit-yasaklandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-sehirde-sokakta-dugun-nisan-mevlit-yasaklandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/bu-sehirde-sokakta-dugun-nisan-mevlit-yasaklandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/bu-sehirde-sokakta-dugun-nisan-mevlit-yasaklandi/612754/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 07:11:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kemer'de orman yangını</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA'nın Kemer ilçesinde orman yangını çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, yangına müdahale ediyor.

Kemer'e bağlı Tekirova Mahallesi'nde, saat 13.00 sıralarında orman yangını çıktı. Dumanı gören mahallelinin ihbarıyla bölgeye ekipler yönlendirildi. Yangına 4 arazöz, 2 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve çok sayıda yangın işçisi ile müdahale ediliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kemer-de-orman-yangini.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kemer-de-orman-yangini.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kemer-de-orman-yangini_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/kemer-de-orman-yangini.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/kemer-de-orman-yangini/612736/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:54:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sevgilisine şantaj yaptığı suçlamasıyla dava</title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ANTALYA’da kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Şengül A.'yı (46) özel görüntülerini yaymakla tehdit edip şantaj yaptığı öne sürülen CHP Kaş İlçe Başkanı Mehmet Vural A. (42) hakkında 'zincirleme şantaj' suçundan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Evli olan CHP Kaş İlçe Başkanı Mehmet Vural A. ile ilişki yaşayan Şengül A., 2023 yılında ayrılmak istediğini söyledi. Ancak Mehmet Vural A., bu duruma karşı çıkıp Şengül A.’yı özel görüntü ve fotoğraflarını yaymakla tehdit etti. Bunun üzerine Şengül A., kendisine gönderdiği tehdit ve hakaret içerikli mesajları delil gösterip Mehmet Vural A. hakkında suç duyurusunda bulundu. Mehmet Vural A., savcılıktaki ilk ifadesinde ilişkiyi ve suçlamaları reddetti. Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında BTK'dan istenen telefon kayıtlarında taraflar arasında iletişim olduğunun belirlenmesi üzerine Mehmet Vural A. ilişkileri olduğunu kabul etti, tehdit ve şantaj suçlamasını reddetti.

'BEN ERKEĞİM, SEN KADINSIN'

İddianamede; Mehmet Vural A.'nın Şengül A.'ya üzeri karalanmış bir fotoğraf paylaşımı göndererek, 'Her paylaşımına çıplak resmini atacağım. Çocukların ölüsünü görmek uğruna yemin ettim, hadi bir dene' yazdığının belirlendiği kaydedildi.

Mehmet Vural A.'nın ayrıca, 'Bak bakalım porno yıldızı yapıyor muyum, meşhur olacaksın, şımarıklığının bedelini en ağırı ile ödeyeceksin. Seni rezil etmezsem adam değilim', 'Ben erkeğim, sen kadınsın. Bak bakalım insan içine çıkabilecek misin hodri meydan' ifadeleri de iddianamede yer aldı.

Mehmet Vural A. hakkında 'Zincirleme şantaj' suçundan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenen iddianame Kaş Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Mehmet Vural A.'nın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/sevgilisine-santaj-yaptigi-suclamasiyla-dava.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/sevgilisine-santaj-yaptigi-suclamasiyla-dava.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/sevgilisine-santaj-yaptigi-suclamasiyla-dava_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.karamanca.net/images/haberler/2025/03/sevgilisine-santaj-yaptigi-suclamasiyla-dava.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.karamanca.net/sevgilisine-santaj-yaptigi-suclamasiyla-dava/612712/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 09:08:13 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>