Doğum Var Olmadan Var Olanların Doğumu
Sefa Yaşar

Doğum Var Olmadan Var Olanların Doğumu

Kendimle konuştuğum bir zamanda -vakit sabaha yakın- zıtlıklar aklıma düştü.

 

Kendimle konuştuğum bir zamanda -vakit sabaha yakın- zıtlıklar aklıma düştü.Her şey zıddıyla kaimdir vesselam.Yalnız zıtlıkları da Yaradan dışında.Bundan şüphem yoktu.Ama'sı vardı o kadar.Hayır hayır varlığı sorgulayan bir 'ama' değil bu.Biliyorum 'ama' ile devam eden her cümlenin öncesini tümden bertaraf ettiğini.Korkarım o yüzden 'ama' dan sonra başlayan her şeyden,gelmişinden,geçmişinden...



Zıtlıklar korkutuyor ya da yeniden yaşama bağlayabiliyor bizleri.Günahın pişmanlığı yakarken ta içimizi iyiliğin verdiği gülümseme bir hayli kalıyor yüzümüzde.Gitmek eğer bizim elimizden gelen bir şey değilse hayatın sonu zannederken bunu,çağırdığımız sesin geliyorum demesi yaşamayı sevdirebiliyor bizlere.

Ancak zıtlıklarda birbirleri içince yok olabiliyor bazen.Karanlıktan korkarken mesela bir gece dinlediğimiz bir radyo kanalı -taksicinin keyfine göre bir kanal- bakışlarımızı farklı bir yere çekiveriyor hemen.Aynı karanlıkta hem korkuyor insan hem de yeniden yaşama bağlanabiliyor.



Kaybetmek de ürkütüyor bizleri.Kaybetmemek için çok şeyimizi kaybettiğimiz anlar var.Öyle anlar da var ki farkında olmadan fikirlerimiz arasından uçup giden belki unuttuğumuz ya da Rahmet'in bize dokunuşu ile kaybettiğimiz acılarımız var.Ne kadar ferahlıyor,tutunuyoruz yeniden hayatın bir ucuna.

Kaybetmekten korksak da.



Doğum ve ölüm...İşte iki adam.Hangisinden korkacağımı bilmiyorum.Ölümü biraz erteledim tabi sonradan.Kendisini değil elbet -nerde o günler- sadece onu düşünmeyi.

Doğum o kadar mucizevi bir şey geldi ki bana...Ve onun da için de zıtlıklar buldum.Bir anne ve bir babanın isteği ve tabii Rahman'ın izniyle gelen doğum bu kadar mucizeviliği barındırırken için de ve yine Rahman'ın izniyle ancak anne babaya ihtiyaç duymadan ya da sadece annenin sayesinde var olan doğumlar daha mucizevi değil mi insanların gözünde ?




Kimlerden bahsettiğimi biliyorsunuz.Düşündüğünde insanlar aciz kalıyor akılları-doğal olarak-. Peki aciz kalmadan -her ne kadar acizliğini gizlese de- açıklanabilen doğum hadisesi hani şu çocuklara anlatamadığından uydurulan leyleklerin var ettiği doğum,hani şu bir kadının ayakları altına cenneti seren doğum...Bana daha mucizevi geliyor.

Nedir sizce bir bebeğin dünyaya gelişiyle etrafına yaydığı o mutluluk,o heyecan,o tarif edilemeyen duygu ? Merak ediyorum.



İnsanlar göremediği,dokunamadığı,duyamadığı ama var olduğunu bildiği şeyi hep merak eder ve ona ulaşmak onlara derin bir hissi bağışlar.Huzur duyar elde edince.Doğumla elde edilen bebeğin beraberinde getirdiği huzurun kaynağı buradan mı ?



Dünyaya geldiğinden bahsettim halbuki hep dünyada olan bir şeye.Her ne kadar ruh sonradan giydirilse de doğan bedene değil mi zaten sevinç ? O bedene dokunabilmek de değil mi ? Oysa anne karnındayken de ona dokunabiliyordunuz.Aradaki birden fazla katmandan oluşan et tabakası dokunamadığınız söylemesin.Çünkü telefonda konuştuğunuz kişiyi ahizeden öpebiliyor fotoğraftaki sevgilinizin saçlarını okşayabiliyorken hareketlerini hissettiğiniz bir bedene dokunamadığınızı söyleyemezsiniz.Bununla beraber tekmelerine dokunduğunuzu dahi söyleyebilirim.



O bedenin sesini -her ne sadece ağlamak da olsa ki ne kadar erken konuşursa o kadar çok övünecektiniz ilerde- duymakta mıydı o beden doğduğunda ? Halbuki kalp atışlarını da duyuyordunuz doğumdan da önce.

Yoksa sizi artık duyuyor olması mıydı doğduğunda ? Halbuki doğmadan da önce ona masallar anlatıyordunuz.Şarkılar söylediğiniz zaman da oldu dinlettiğiniz zaman da.Yani doğmadan da duyabiliyordu.

Görmesi diyemezdiniz çünkü yeni doğanın görememesi sevincinizden gözleriniz hiç bir şeyi görmese de fark edebileceğiniz bir şeydi.



Sizin onu görebilmeniz miydi yoksa o sizi göremese de doğumun cilvesi ? Belki biz zamanlar bunu söyleyebilirdiniz ancak şimdi bu mümkün değil çünkü onu doğmadan çoktan görmüş hatta patiklerinin rengini dahi belirlemiş,isimleri sıraya dizmiştiniz.Hatta isimlerin kavgasını dahi yaşamıştınız. 

Canınızdan kanınızdan bir varlık olması mıydı yoksa doğumun getirdiği ? Belki de.Ancak hayatınız boyunca sizden zerre dahi olmayan onca şey o kadar heyecana,mutluluğa boğdu ki sizi,sizden bir parçanın olması bahane de olamazdı.Çünkü buna gerek yoktu.



, Onu kucağınıza alabilmek kokusunu duyabilmek miydi heyecanın adı ? Belki de.Ancak bu da geçici bir hevesti.Çünkü günün birinde atıverebiliyordunuz aldığınız kollarınızdan.Kokusunu dahi unutabiliyordunuz bir zaman sonra.Geçici bir heves için bu kadar heyecan fazla kanımca.Yazık hatta daha ötesinde.

Anne ya da baba olmak mıydı yoksa ? Zannetmiyorum çünkü doğumdan önce de siz anne ve babaydınız.Kendinize böyle davranıyordunuz.Sadece yeni doğanın kimliğinde isminizin yazılması eksikti doğumdan önce ancak bu eksikliği tamamlıyor olmak olamazdı bu hengamenin sebebi.Tanıdık bir nüfus memuru bir süreliğine işinizi hallederdi, benden söylemesi.

Sahi neydi doğumun bu esrarı ? Mucizeviliği acaba sebebini bulamadığımdan mı ? 

Ya da bulan var mı ?



Dile getirdiğim şeylerde kusurum varsa eğer cahilliğime verin bu satırların sahibi bir anne veya baba değil.Hangisinin daha mucizevi olduğunu düşündüm o kadar ? 

Normal zannettiğimiz ve dünyada saniyelere sığan doğum mu ?

Yoksa hep şaşırıp kaldığımız, doğum var olmadan var olanların doğumu mu ?

Selam ve dua ile.

Vesselam

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tüfekle vurduğu genci ölüme terk etti
Tüfekle vurduğu genci ölüme terk etti
Aksaray’da minibüs devrildi: 1 ölü ,2 yaralı
Aksaray’da minibüs devrildi: 1 ölü ,2 yaralı